Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 95. ayet

Tâhâ suresi, 95. ayet. قَالَ فَمَا خَطْبُكَ يَٰسَٰمِرِىُّ

ḳâle femâ ḫaṭbüke yâ sâmiriyy.

Diyanet İşleri

Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 92–98 · surenin 95. ayeti / 135
  1. Tâhâ 92–93

    (92-93) Musa, (Tur'dan dönünce) şöyle dedi: "Ey Harun! Saptıklarını gördüğün zaman bana uymana ne engel oldu? Yoksa emrime karşı mı geldin?"

  2. Tâhâ 94

    Harun: "Ey anam oğlu! Saçımı sakalımı çekme. Şüphesiz ben, İsrailoğullarının arasını açtın, sözüme uymadın demenden korktum" dedi.

  3. 95

    Musa, "Ya senin derdin neydi ey Samiri?" dedi.

  4. Tâhâ 96

    Samiri, şöyle dedi: "Ben onların görmediği şeyi gördüm. Elçinin izinden bir avuç avuçladım da onu attım. Böyle yapmayı bana nefsim güzel gösterdi."

  5. Tâhâ 97

    Musa, "Çekil git! Artık sen hayatın boyunca (hastalanıp) "Bana dokunmak yok!" diyeceksin. Senin için, asla kaçamayacağın bir ceza daha var. Hele şu ibadet edip durduğun ilahına bak! Biz onu elbette yakacağız ve onu muhakkak denize savuracağız.

  6. Tâhâ 98

    Sizin ilahınız ancak kendisinden başka hiçbir ilah bulunmayan Allah'tır. O, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 95–96. ayetler için yazılmıştır.

95-96. “Senin maksadın nedir ey Sâmirî?” Yani sen bu işi ne diye yaptın? Bunun üzerine Sâmirî şunları söyledi: “Onların görmediklerini ben gördüm.” Gördüğü, İsrailoğulları denizden çıkıp da Firavun ve askerleri suda boğulduklarında -müfessirlerin dediklerine göre- bir at üzerinde olan Cebrail idi. “Onun için elçinin” atının toynağının “izinden bir avuç” toprak “aldım ve onu” buzağının üzerine “attım. Nefsim bana bu şekilde (yapmamı)” o toprağı alıp sonra da oraya atmayı “hoş gösterdi.” Ve olanlar oldu.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Musa -aleyhisselam- Samiri'ye şöyle dedi: "Senin bu yaptığın nedir ey Samiri? Seni bunu yapmaya iten nedir?" dedi.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قَالَ kale dedi ki kök: قول
  2. فَمَا fema nedir?
  3. خَطْبُكَ hatbuke senin amacın kök: خطب
  4. يَـٰسَـٰمِرِىُّ ya samiriyyu Samiri kök: سمر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سمر (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.

  • Aynı kök: سمر (4 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Şöyle dediler: "Sana verdiğimiz sözden kendi isteğimizle caymış değiliz. Fakat biz Mısır halkının mücevheratından yüklü miktarlarda takınmıştık. İşte…

  • Aynı kök: سمر (4 geçiş)

    (66-67) Çünkü ayetlerim size okunurdu da siz buna karşı büyüklük taslayarak arkanızı döner, geceleyin toplanıp hezeyanlar savururdunuz.

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Medyen suyuna varınca, suyun başında (hayvanlarını) sulamakta olan bazı insanlar gördü. Bunların yanında da koyunlarını suya salmamak için uğraşan…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Aynı kök: خطب (12 geçiş)

    "Gözetimimiz altında ve vahyimize göre gemiyi yap. Zulmedenler hakkında bana bir şey söyleme. Çünkü onlar suda boğulacaklardır."

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

72 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Musa) "Ey Samiri! Ya senin durumun (derdin) nedir?" dipnot 1 demişti.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hz. Musa'nın bu sözü, hiç kimseyi yargısız infaza tabi tutmamak gerektiğinin delilidir.

Mustafa İslamoğlu

(Musa) "Peki, ya senin derdin neydi ey Samiri!" dedi.

Muhammed Esed

(Musa:) "Peki, ya senin amacın neydi, ey Samiri?" dedi.

Ahmed Hulusi

(Musa) dedi ki: "Senin amacın nedir, ya Samiri?"

Ali Bulaç

(Musa) Dedi ki: "Ya senin amacın nedir ey Samiri?"

Ali Özek ve heyeti

Musa: Ya senin zorun nedir, ey Sâmirî? dedi.

Ali Rıza Safa

Dedi ki: "Öyleyse senin amacın neydi; ey Samiri?"

Bayraktar Bayraklı

Musa, "Ey Samiri! Ya senin yaptığın nedir?" dedi.

Edip Yüksel

Dedi ki, "Peki, senin savunman nedir, Samiri?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dedi ki, 'Peki, senin savunman nedir, Samiri?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Musa: "Ya senin derdin ne ey Samiri?" dedi.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ya ey samiri, senin derdin ne?

Erhan Aktaş

Musa: "Ey Samiri! Sen ne yapmak istiyorsun?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Musa: "Ey Samiri! Sen ne yapmak istiyorsun?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Musa: "Ey Samiri! Sen ne yapmak istiyorsun?"

Gültekin Onan

(Musa) Dedi ki: "Ya senin amacın nedir ey Samiri?"

Hasan Basri Çantay

(Musa) "Ya senin zorun ne idi ey Samiriy?" dedi.

İbni Kesir

Ya senin zorun neydi ey Samiri? dedi.

Mehmet Alagaş

(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Senin bu yaptığın nedir ey Sâmirî?

Süleyman Ateş

(Musa, Samiri'ye döndü): "Ey Samiri, ya senin amacın nedir?" dedi.

Süleymaniye Vakfı

Musa, Samiri'ye: "Ey Samiri! Senin hedefin ne idi?" dedi.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Musa, Samiri'ye dönerek: "Senin derdin ne?" dedi.

Şaban Britch

Ya senin zorun neydi ey Samiri? dedi.

Şaban Piriş

-Ya senin zorun neydi ey Samiri? dedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Musa dedi: "Senin derdin neydi, ey Samiri?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Turning to the Samiri, Mussa ask: "What is on your mind O Samiri!"

Abdul Haleem

Moses said, ‘And what was the matter with you, Samiri?’

Abdullah Yusuf Ali

(Moses) said: "What then is thy case, O Samiri?"

Abul A'la Maududi

Moses said: "What, then, is your case, O Samiri?"

Aisha Bewley

He said, ‘What do you think you were doing, Samiri?’

Al-Hilali & Khan

[Mûsâ (Moses)] said: "And what is the matter with you. O Sâmirî? (i.e. why did you do so?)"

Ali Quli Qarai

He said, ‘What is your business, O Sāmirī?’

Amatul Rahman Omar

(Moses now called upon Sâmirî to account for it and) said, `What were you after (by acting as you did) O Sâmirî?'

Arthur John Arberry

Moses said, 'And thou, Samaritan, what was thy business?'

Bijan Moeinian

Moses turned to Samarian and said: "What do you say for yourself?"

E. Henry Palmer

Said he, 'What was thy design, O Samariy?'

Edip-Layth

He said, "So what do you have to say O Samarian?"

George Sale

Moses said unto al Sameri, what was thy design, O Sameri?

Hamid S. Aziz

Said he, "O son of my mother! Seize me not by my beard, or my head! Verily, I feared lest you should say, 'You have made a division amongst the children of Israel, and have not waited for my word. '"

Mahmoud Ghali

He (M?s'a) said, "Then what is your concern, O Samiriyy?"

Marmaduke Pickthall

(Moses) said: And what hast thou to say, O Samiri?

Mohamed Ahmed - Samira

Moses asked: "O Sameri, what was the matter?"

Muhammad Asad

Said [Moses]: "What, then, didst thou have in view, O Samaritan?"

Mustafa Khattab

Moses then asked, "What did you think you were doing, O  Sâmiri?"

Progressive Muslims

He said: "So what do you have to say O Samarian"

Rashad Khalifa

He said, "What is the matter with you, O Samarian?"

Sahih International

[Moses] said, "And what is your case, O Samiri?"

Sam Gerrans

He said: “And what is thy case, O Sāmiriyy?”

Shabbir Ahmed

Moses now turned to Samiri, "What do you have to say O Samiri?"

Syed Vickar Ahamed

[Musa (Moses)] said: "Then, what is your case, O Samiri?"

Taqi Usmani

He (Mūsā) said, "What then is your case, O Sāmiriyy?"

The Monotheist Group

He said: "So what do you have to say O Sumerian?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 95. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 95. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 95. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩