Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 56. ayet

Tâhâ suresi, 56. ayet. وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ

veleḳad eraynâhü âyâtinâ küllehâ fekeẕẕebe veebâ.

Diyanet İşleri

Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 53–59 · surenin 56. ayeti / 135

Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3

  1. Tâhâ 53

    "Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.

  2. Tâhâ 54

    Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.

  3. Tâhâ 55

    (Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.

  4. 56

    Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.

  5. Tâhâ 57

    Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"

  6. Tâhâ 58

    "Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."

  7. Tâhâ 59

    Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

56. Allah Teala, Firavun’a gözle görülen afakî (dış dünyada) ve nefsî (insanın iç aleminde) bütün çeşitleriyle pek çok âyet, ibret ve kat’i delilleri göstermiş olduğunu, ancak Firavun’un bir türlü doğru yola gelmeyip aklını başına almadığını, aksine yalanlayıp yüz çevirdiğini haber vermektedir. Firavun verilen bu ilâhi haberleri yalanladığı gibi, ilâhi emir ve yasaklarından da yüz çevirdi, hakkı batıl, batılı hak yerine koydu, insanları saptırmak maksadıyla batılı ileri sürerek hakka karşı mücadele verdi ve şöyle dedi:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ant olsun biz Firavun'a dokuz ayetimizin hepsini gösterdik, bunları görmesine rağmen yalanladı ve Allah'a imana icabet etmekten imtina etti.

Kelimeler

6 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَقَدْ velekad ve andolsun
  2. أَرَيْنَـٰهُ eraynahu biz ona gösterdik kök: راي
  3. ءَايَـٰتِنَا ayatina ayetlerimizin kök: ايي
  4. كُلَّهَا kulleha hepsini kök: كلل
  5. فَكَذَّبَ fekezzebe yine de yalanladı kök: كذب
  6. وَأَبَىٰ ve eba ve dayattı kök: ابي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş)

    Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş)

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: ابي (13 geçiş)

    Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü)…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.

  • Aynı kıssa: Hz. Mûsâ

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

71 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Doğrusu Biz (Firavun'a) mucizevi belgelerimizin her türünü gösterdik; fakat o yalanladı ve küstahça yüz çevirdi.

Muhammed Esed

Gerçek şu ki, Biz Firavun'u mesajlarımızın hepsinden haberdar kıldık; ama o bunları yalan saydı ve kabule yanaşmadı.

Ahmed Hulusi

Andolsun ki biz ona (Firavun'a) işaretlerimizin hepsini gösterdik. . . (Fakat o) yalanladı ve kabulden kaçındı.

Ali Bulaç

Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.

Ali Özek ve heyeti

Andolsun biz ona (Firavuna) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.

Ali Rıza Safa

Gerçek şu ki, tüm ayetlerimizi ona gösterdik; yine de yalanladı ve dayattı.

Bayraktar Bayraklı

Andolsun biz, Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı, kabul etmemekte diretti.

Edip Yüksel

Ona tüm işaret ve delillerimizi göstermemize rağmen yalanlayıp reddetti.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ona tüm işaret ve delillerimizi göstermemize rağmen yalanlayıp reddetti.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Andolsun ki. Biz Firavuna bütün mucizelerimizi gösterdik; öyle iken o, yine yalanladı ve dayattı.

Elmalılı Hamdi Yazır

Kasem olsun biz, ona ayetlerimizin hepsini gösterdik, öyle iken o yine yalan dedi dayattı

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ant olsun ki; ayetlerimizin dipnot 1 hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Belgelerimizin, göstergelerimizin, kanıtlarımızın.

Gültekin Onan

Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.

Hasan Basri Çantay

Andolsun ki biz ona ayetlerimizin hepsini gösterdik de, (Buna rağmen) o, yine tekzib etdi, dayatdı.

İbni Kesir

Andolsun ki ona bütün ayetlerimizi gösterdik ama yalanlayıp kaçtı.

Mehmet Alagaş

(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve diretti.

Süleyman Ateş

Andolsun biz o(Fir'av)n'a ayetlerimizin hepsini gösterdik, yine de yalanladı ve dayattı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Firavun'a bütün belgelerimizi (ayetlerimizi) gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi.

Şaban Britch

Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.

Şaban Piriş

Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.

Yaşar Nuri Öztürk

Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We presented Pharaoh with all Our evident and convincing signs but he simply denied them and counselled deaf and suspected Mussa of falsehood.

Abdul Haleem

We showed Pharaoh all Our signs, but he denied them and refused [to change].

Abdullah Yusuf Ali

And We showed Pharaoh all Our Signs, but he did reject and refuse.

Abul A'la Maududi

Indeed We showed Pharaoh Our Signs, dipnot 1 all of them, but he declared them to be false and rejected them.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Signs" comprised those arguments which were based on natural phenomena and human life and those miracles which were given to Prophet Moses (peace be upon him). These arguments are contained in the speeches of Prophet Moses (peace be upon him) which he delivered before Pharaoh, and the miracles which he showed and are mentioned at several places in the Quran.

Aisha Bewley

We showed him all of Our Signs, but he denied and spurned them.

Al-Hilali & Khan

And indeed We showed him [Fir‘aun (Pharaoh)] all Our Ayât (signs and evidence), but he denied and refused.

Ali Quli Qarai

Certainly We showed him all Our signs. But he denied [them] and refused [to believe them].

Amatul Rahman Omar

And We showed him (- Pharaoh) all sorts of Our signs, but (even then) he went on denying (them) and refused (to believe).

Arthur John Arberry

So We showed Pharaoh all Our signs, but he cried lies, and refused.

Bijan Moeinian

I presented many proofs to Pharaoh; yet he denied them all and chose the disbelief.

E. Henry Palmer

We did show him our signs, all of them, but he called them lies and did refuse.

Edip-Layth

We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.

George Sale

And we shewed Pharaoh all our signs which we had empowered Moses to perform: But he accused him of imposture, and refused to believe;

Hamid S. Aziz

From it have We created you and into it will We return you, and from it will We bring you forth again. "

Mahmoud Ghali

And indeed We already showed him (Firaawn) all Our signs, yet he cried lies and refused.

Marmaduke Pickthall

And We verily did show him all Our tokens, but he denied them and refused.

Mohamed Ahmed - Samira

So We showed him all Our signs, but he denied them and refused,

Muhammad Asad

AND, INDEED, We made Pharaoh aware of all Our messages-but he gave them the lie and refused [to heed them].

Mustafa Khattab

And We certainly showed Pharaoh all of Our signs,[1] but he denied them and refused ˹to believe˺.

Progressive Muslims

And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.

Rashad Khalifa

We showed him all our proofs, but he disbelieved and refused.

Sahih International

And We certainly showed Pharaoh Our signs - all of them - but he denied and refused.

Sam Gerrans

And We showed him all Our proofs, but he denied and refused.

Shabbir Ahmed

And (through Moses) We made Pharaoh aware of all Our Messages. (The Message plainly refuted Pharaoh's long-standing claim that he was the high lord of people since he owned the land, the rivers and the resources of Egypt (43:46-54), (79:17-26)). But he stubbornly rejected the Message.

Syed Vickar Ahamed

And indeed, We showed Firon (Pharaoh) all Our Signs, but he rejected and refused (them).

Taqi Usmani

And We showed him (Pharaoh) all Our signs, yet he rejected and refused.

The Monotheist Group

And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 56. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 56. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 56. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩