Diyanet İşleri
Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 56. ayet. وَلَقَدْ أَرَيْنَٰهُ ءَايَٰتِنَا كُلَّهَا فَكَذَّبَ وَأَبَىٰ
veleḳad eraynâhü âyâtinâ küllehâ fekeẕẕebe veebâ.
Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
"Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
Andolsun, biz ona (Firavun'a) bütün mucizelerimizi gösterdik de o bunları yalanladı ve reddetti.
Şöyle dedi: "Ey Musa! Sihrin ile bizi yurdumuzdan çıkarmak için mi geldin?"
"Biz de mutlaka sana karşı onun gibi bir sihir yapacağız. Bunun için seninle bizim aramızda; uygun bir yerde, senin de, bizim de caymayacağımız bir buluşma vakti belirle."
Musa, "Buluşma vaktimiz, bayram günü, insanların toplandığı kuşluk vaktidir" dedi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
56. Allah Teala, Firavun’a gözle görülen afakî (dış dünyada) ve nefsî (insanın iç aleminde) bütün çeşitleriyle pek çok âyet, ibret ve kat’i delilleri göstermiş olduğunu, ancak Firavun’un bir türlü doğru yola gelmeyip aklını başına almadığını, aksine yalanlayıp yüz çevirdiğini haber vermektedir. Firavun verilen bu ilâhi haberleri yalanladığı gibi, ilâhi emir ve yasaklarından da yüz çevirdi, hakkı batıl, batılı hak yerine koydu, insanları saptırmak maksadıyla batılı ileri sürerek hakka karşı mücadele verdi ve şöyle dedi:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ant olsun biz Firavun'a dokuz ayetimizin hepsini gösterdik, bunları görmesine rağmen yalanladı ve Allah'a imana icabet etmekten imtina etti.
Aynı kök: ابي (13 geçiş)
Hani meleklere, "Adem için saygı ile eğilin" demiştik de İblis hariç bütün melekler hemen saygı ile eğilmişler, İblis (bundan) kaçınmış, büyüklük…
Aynı kök: ابي (13 geçiş)
Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…
Aynı kök: ابي (13 geçiş)
Onların bir ahdi nasıl olabilir ki! Eğer onlar size üstün gelselerdi, sizin hakkınızda ne akrabalık (bağlarını), ne de antlaşma (yükümlülüğünü)…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yemin olsun ki ona (Firavun'a) bütün delillerimizi dipnot 1 göstermiştik; o ise yalanlamış ve yüz çevirmişti.
Doğrusu Biz (Firavun'a) mucizevi belgelerimizin her türünü gösterdik; fakat o yalanladı ve küstahça yüz çevirdi.
Gerçek şu ki, Biz Firavun'u mesajlarımızın hepsinden haberdar kıldık; ama o bunları yalan saydı ve kabule yanaşmadı.
Andolsun ki biz ona (Firavun'a) işaretlerimizin hepsini gösterdik. . . (Fakat o) yalanladı ve kabulden kaçındı.
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.
Andolsun biz ona (Firavuna) bütün (bu) delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı ve diretti.
Gerçek şu ki, tüm ayetlerimizi ona gösterdik; yine de yalanladı ve dayattı.
Andolsun biz, Firavun'a bütün delillerimizi gösterdik; yine de yalanladı, kabul etmemekte diretti.
Ona tüm işaret ve delillerimizi göstermemize rağmen yalanlayıp reddetti.
Ona tüm işaret ve delillerimizi göstermemize rağmen yalanlayıp reddetti.
Andolsun ki. Biz Firavuna bütün mucizelerimizi gösterdik; öyle iken o, yine yalanladı ve dayattı.
Kasem olsun biz, ona ayetlerimizin hepsini gösterdik, öyle iken o yine yalan dedi dayattı
Ant olsun ki; ayetlerimizin dipnot 1 hepsini ona dipnot 2 gösterdik. Buna rağmen yalanlamakta diretti.
Ant olsun ki; ayetlerimizin dipnot 1 hepsini ona dipnot 2 gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.
Ant olsun ki; ayetlerimizin dipnot 1 hepsini ona gösterdik. Buna rağmen yalanlamada diretti.
Andolsun, biz ona ayetlerimizin tümünü gösterdik; fakat o, yalanladı ve ayak diretti.
Andolsun ki biz ona ayetlerimizin hepsini gösterdik de, (Buna rağmen) o, yine tekzib etdi, dayatdı.
Andolsun ki ona bütün ayetlerimizi gösterdik ama yalanlayıp kaçtı.
(56-76) Kesinlikle ona / firavuna ayetlerimizin hepsini gösterdik yalanladı ve di klendi. Ey Musa! Sihrinle bizi arzımızdan çıkarmaya mı geldin? dedi. Senin sihrinin benzerini biz de getireceğiz. Bizimle sen, aramızda ihtilaf etmeyeceğimiz uygun bir mekânda randevulaşalım. Buluşma günümüz / randevu günümüz insanların toplandığı süs gününün / ziynet gününün kuşluk vakti olsun dedi ve f iravun sırtını döndü gitti , sonrasında tuzak kurgusunu toparlayıp randevuya geldi. Musa onlara dedi ki yazıklar olsun / veyl olsun size, yalanı Alla h'a iftira etmeyin azapla kökünüzü kurutur, kim iftira ederse asla umduğuna ulaşamaz. Aralarında işleri ile ilgili tartıştılar gizli gizli fısıldaştılar. Dediler ki her hâlükârda bu iki sihirbaz, sihirleri ile sizi yerinizden çıkarmak, örnek aldığınız yolunuzu gidermek istiyorlar. Kurduğunuz tuzakları toparlayın sonra saf haline gelin, bugün yüce olan başarıya ulaşır. Dediler ki ey Musa ya sen bırak veya ilk bırakan biz olalım. Tamam siz bırakın dedi. İplerine ve asaları na, sihirleriyle, onlara doğru koştukları hayalini verdi rdiler. Musa kendisinde bir korku hissetti. Biz de ona korkma dedik , sen yücesin. Bırak elindekini, onların tüm ürettiklerini yutacaktır. Onların ürettikleri sadece büyücülerin kurgusal bir tuzağıdır. S ihirbazlar hangi tarafa ulaşırlarsa ulaşsınlar, hiçbir şekilde iflah olmazlar. Sihirbazlar kendilerini secdeye bıraktılar, Harun ve Musa'nın Rabbine iman ettik dediler. Firavun s ize izin vermeden önce iman mı ettiniz dedi ? Kesinlikle o size sihri öğreten büyüğünüzdür. Ellerinizi ve ayaklarınızı çapraz olarak keseceğim hurma direklerinde sizi asarak idam edeceğim. Hangimizin azabı şiddetlidir ve kalıcıdır bileceksiniz. Dediler ki açıklamaların bize gelmesi üzerine, artık seni asla tercih etmeyeceğiz ki O bizi yarattı, neyi gerçekleştireceksen gerçekleştir artık. Muhakkak ki sen bu dünya hayatındakileri gerçekleştirebilirsin. Günahlarımızdan ve bizi zorladığın sihirle alakalı şeylerden dolayı, bizleri bağışlaması amacıyla Rabbimize güvendik / O’na iman ettik, Allah hayırlıdır ve baki olandır. Muhakkak ki suç işlemiş olarak Rabbine gelen kim ise kesinlikle onun için cehennem vardır, içerisinde ne ölür ne de diri kalır. Kim de mümin olarak ve salih amel işlemiş olarak gelirse işte onlara yüce dereceler vardır. Altlarından n ehirler akan ebedi kalınan adn cennetleri , işte bu, arınanların karşılığıdır / cezasıdır.
Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve diretti.
Andolsun biz o(Fir'av)n'a ayetlerimizin hepsini gösterdik, yine de yalanladı ve dayattı.
(Musa'nin getirdiği) mucizelerimizin tümünü Firavun'a gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi dipnot 1 .
Firavun'a bütün belgelerimizi (ayetlerimizi) gösterdik ama o yalana sarıldı ve direndi.
Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.
Ona ayetlerimizin hepsini göstermiştik. Fakat o yalanladı ve kabul etmedi.
Yemin olsun, o Firavun'a ayetlerimizin tamamını gösterdik ama yalanlayıp inadını sürdürdü.
We presented Pharaoh with all Our evident and convincing signs but he simply denied them and counselled deaf and suspected Mussa of falsehood.
We showed Pharaoh all Our signs, but he denied them and refused [to change].
And We showed Pharaoh all Our Signs, but he did reject and refuse.
Indeed We showed Pharaoh Our Signs, dipnot 1 all of them, but he declared them to be false and rejected them.
We showed him all of Our Signs, but he denied and spurned them.
And indeed We showed him [Fir‘aun (Pharaoh)] all Our Ayât (signs and evidence), but he denied and refused.
Certainly We showed him all Our signs. But he denied [them] and refused [to believe them].
And We showed him (- Pharaoh) all sorts of Our signs, but (even then) he went on denying (them) and refused (to believe).
So We showed Pharaoh all Our signs, but he cried lies, and refused.
I presented many proofs to Pharaoh; yet he denied them all and chose the disbelief.
We did show him our signs, all of them, but he called them lies and did refuse.
We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.
And we shewed Pharaoh all our signs which we had empowered Moses to perform: But he accused him of imposture, and refused to believe;
From it have We created you and into it will We return you, and from it will We bring you forth again. "
And indeed We already showed him (Firaawn) all Our signs, yet he cried lies and refused.
And We verily did show him all Our tokens, but he denied them and refused.
So We showed him all Our signs, but he denied them and refused,
AND, INDEED, We made Pharaoh aware of all Our messages-but he gave them the lie and refused [to heed them].
And We certainly showed Pharaoh all of Our signs,[1] but he denied them and refused ˹to believe˺.
And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.
We showed him all our proofs, but he disbelieved and refused.
And We certainly showed Pharaoh Our signs - all of them - but he denied and refused.
And We showed him all Our proofs, but he denied and refused.
And (through Moses) We made Pharaoh aware of all Our Messages. (The Message plainly refuted Pharaoh's long-standing claim that he was the high lord of people since he owned the land, the rivers and the resources of Egypt (43:46-54), (79:17-26)). But he stubbornly rejected the Message.
And indeed, We showed Firon (Pharaoh) all Our Signs, but he rejected and refused (them).
And We showed him (Pharaoh) all Our signs, yet he rejected and refused.
And We showed him Our signs, all of them, but he denied and refused.