Diyanet İşleri
Musa, şöyle dedi: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 52. ayet. قَالَ عِلْمُهَا عِندَ رَبِّى فِى كِتَٰبٍ لَّا يَضِلُّ رَبِّى وَلَا يَنسَى
ḳâle `ilmühâ `inde rabbî fî kitâb. lâ yeḍillü rabbî velâ yensâ.
Musa, şöyle dedi: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Firavun'la konuşma ve sihirbazların iman edişi Tâhâ 49–76 3
Firavun, "Sizin Rabbiniz kim, ey Musa?" dedi.
Musa, "Rabbimiz, her şeye hilkatini (yaratılış özelliklerini) veren, sonra onlara yol gösterendir" dedi.
Firavun, "Ya geçmiş nesillerin hali ne olacak?" dedi.
Musa, şöyle dedi: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır. Rabbim, yanılmaz ve unutmaz."
"Rabbim, yeryüzünü size beşik yapan, orada size yollar açan ve size gökten yağmur indirendir." Böylece onunla sizin için yerden türlü türlü bitkileri çift çift çıkardık.
Yiyin, hayvanlarınızı yayın. Şüphesiz bunda akıl sahipleri için (Allah'ın varlığını ve birliğini gösteren) deliller vardır.
(Ey insanlar!) Sizi topraktan yarattık, (ölümünüzle) sizi oraya döndüreceğiz ve sizi bir kere daha oradan çıkaracağız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
52. Bunun üzerine Mûsâ: “Dedi ki: Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim şaşmaz ve unutmaz.” Yani Rabbim, hayır ve şer bütün amellerini tek tek tespit etmiş bulunuyor. Onu nezdindeki bir kitapta kaydetmiştir. Bu ise Levh-i Mahfuzdur. Onun bilgisi, onların yaptıklarını kuşatmıştır ve O, yapıp ettiklerinden haberdardır. Bunlardan hiçbir şey kaybolmuş değildir ve bunlara dair bilgisinden hiçbir şeyi unutmaz. Bu zımnen şunu içermektedir: Onlar dünyada iken ne yaptılarsa onu görecek, amelleriyle karşılaşacak ve onların karşılığını göreceklerdir. Ey Firavun, senin onlar hakkında soru sormanın bir anlamı yoktur. Çünkü onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandığınız da sizindir. Eğer bizim sana getirmiş olduğumuz delillerin ve gösterdiğimiz mucizelerin doğru oldukları ve kesin bilgi ifade ettikleri senin açından açıkça ortaya çıkmış ise -ki öyledir- o halde sen hakka itaat et, küfrü ve zulmü bırak. Batılı ileri sürerek çokça tartışmaktan vazgeç. Eğer sen bunlar hakkında şüphe ediyor yahut da bunların inanılacak türden olmadığı görüşünde isen önünde yol açıktır, araştırma kapısı da kapalı değildir. Sen de delili delille, belgeyi belgeyle reddet. Ama kainat var olduğu sürece böyle bir şey yapman mümkün olmayacaktır. Nasıl olsun ki? Zira Yüce Allah, onun, ayetlerin kesin olarak doğru olduğuna inandığı halde onları bile bile inkâr ettiğini haber vermiştir: “Kalpleri onlara inandığı halde zulme saparak ve büyüklenerek onları inkâr ettiler.” (en-Neml, 27/14) Mûsâ da ona şöyle demişti: “Gayet iyi biliyorsun ki bunları birer ibret olmak üzere göklerin ve yerin Rabbinden başka kimse indirmemiştir.” (el-İsra, 17/102) Böylece onun, yeryüzünde üstünlük sağlamak kasdıyla giriştiği bu tartışmada zalim ve haksız olduğu anlaşılmaktadır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Musa -aleyhisselam- Firavun'a şöyle dedi: "Bu geçmiş ümmetlerin bilgisi Rabbimin katındadır, Levh-i Mahfuz'da yazılıdır. Bunun ilmi hakkında Rabbim yanılmaz ve bununla ilgili bildiği bir şeyi de unutmaz."
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Aynı kıssa: Hz. Mûsâ
Böylece (Samiri) onlar için böğürmesi olan bir buzağı heykeli ortaya çıkardı. (Samiri ve adamları) "Bu sizin de ilahınızdır, Musa'nın da ilahıdır.…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Onlar ise ancak, ("Görelim bakalım!" diyerek) Kur'an'ın bildirdiği sonucu (te'vilini) bekliyorlar. Onun bildirdiği sonuç gelip çattığı gün, önceden…
Aynı kök: نسي (45 geçiş) · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Ona dedik ki: "Ey Davud! Gerçekten biz seni yeryüzünde halife yaptık. İnsanlar arasında hak ile hüküm ver. Nefis arzusuna uyma, yoksa seni Allah'ın…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İsrailoğulları (yaptıklarına) pişman olup, gerçekten sapmış olduklarını görünce, "Eğer Rabbimiz bize acımaz ve bizi bağışlamazsa, mutlaka ziyana…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Musa, kavminden, belirlediğimiz yere gitmek için yetmiş adam seçti. Onları sarsıntı yakalayınca (bayıldılar). Musa, "Ey Rabbim! Dileseydin onları da…
Aynı kıssa: Hz. Mûsâ · Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, "Şüphesiz, biz senden sonra halkını sınadık; Samiri onları saptırdı" dedi.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Musa ise) şöyle demişti: "Onlar hakkındaki bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz." dipnot 1
(Musa): "Onların ne olacağının bilgisi Rabbim katında bir yasaya bağlı kılınmıştır: benim Rabbim ne yanılır, ne de unutur" dedi.
(Musa:) "Onlar hakkındaki bilgi yalnızca Rabbimin katında, (O'nun, toplumları bağlı kıldığı) yasalar örgüsünde (yazılı)dır; benim Rabbim asla yanılmaz ve asla unutmaz."
(Musa) dedi ki: "Onların ilmi Rabbimin indindeki bilgidir. . . Rabbim yanlış yapmaz ve unutmaz. "
Dedi ki: "Bunun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim şaşırmaz ve unutmaz."
Musa: Onlar hakkındaki bilgi, Rabbimin yanında bir kitapta bulunur. Rabbim, ne yanılır ne de unutur, dedi.
"Onun bilgisi, Efendimin katındaki bir Kitap'ta kayıtlıdır. Benim Efendim, yanılmaz ve unutmaz!"
Musa, "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim yanılmaz ve unutmaz" dedi.
"Onların bilgisi Efendimin yanında kayıtlıdır. Efendim yanılmaz, unutmaz!"
'Onların bilgisi Rabbimin yanında kayıtlıdır. Rabbim yanılmaz, unutmaz.'
Musa: "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır; Rabbim şaşmaz ve unutmaz.
Onun dedi: ılmi rabbımın ındinde bir kitabdadır, rabbım şaşmaz ve unutmaz
"Onun bilgisi Rabb'imin yanında yazılıdır. Rabb'im yanlış yapmaz ve unutmaz." dedi.
"Onun bilgisi Rabb'imin yanında yazılıdır. Rabb'im yanlış yapmaz ve unutmaz." dedi.
"Onun bilgisi Rabb'imin yanında yazılıdır. Rabb'im yanlış yapmaz ve unutmaz." dedi.
Dedi ki: "Bunun bilgisi rabbimin katında bir kitaptadır. Benim rabbim şaşırmaz ve unutmaz."
(Musa): "Onların ilmi, dedi, Rabbimin nezdindeki bir kitabdadır. Benim Rabbim hataa da etmez, unutmaz da".
Dedi ki: Onların bilgisi Rabbımın katında bir kitabdadır. Benim Rabbım şaşırmaz, unutmaz.
(42-55) Sen ve kardeşin ayetlerimizle gidin. Beni hatırlamakta gevşeklik göstermeyin. İkiniz de firavuna gidin O muhakkak ki taşkınlık etti. İkiniz de ona yumuşak şekilde söz söyleyin, böylelikle belki hatırlayıp anar veyahut ürperir. Rabbimiz, bize karşı aşırılığından yahut taşkınlık yapmasından dedi. İkiniz de k orkmayın, mutlaka ben sizinle beraberim, işitirim ve görürüm dedi. Ona gidin ve deyin ki muhakkak ki Rabbinin elçileriyiz, beraberimizde İsrail oğullarını gönder ve onlara azap etme. Bizler Rabbinden ayetl erle sana geldik. Kılavuzluğa / Hidayete tabi olan her kişiye esenlik olsun / selam olsun. Bize vahy olmuştur ki yalanlayana ve yüz çevirene azap vardır. Firavun dedi ki ikinizin de Rabbi kimdir Ey Musa? Rabbimiz her şeye yaratılışını veren sonrada yarattığını yola iletendir dedi. Peki önceki memleketlerin durumu nedir? dedi. Onun bilgisi Rabbimin yanında bir kitaptadır. Rabbim şaşırmaz ve unutmaz dedi. Öyle ki arzı size beşik yapmıştır, onda sizlere yollar açmıştır , s uyu gökten indirmiştir, saçılmış bitkil erden çiftleri, on unla çıkarmıştır. Yiyiniz ve hayvanlarınızı otlatınız, muhakkak ki bunda aklı başında olanlar için göstergeler / ayetler vardır. Orada / arzda sizi yarattık, sizi oraya iade edeceğiz, başka bir kere daha sizi oradan tekrar çıkaracağız.
"Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır." dedi. "Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz."
Dedi ki: "Onların bilgisi Rabbimin yanında bir Kitaptadır. Rabbim şaşmaz ve unutmaz."
Musa "Onların bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır dipnot 1 . Benim Rabbim ne yanlış yapar ne de unutur." dedi.
(Musa:) "Onun bilgisi Rabbimin katında bir kitaptadır. Benim Rabbim ne yanılır ne de unutur."
Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır, dedi. Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz.
-Onlarla ilgili bilgi Rabbimin katında bir kitaptadır. Rabbim, şaşırmaz ve unutmaz, dedi.
"Onlara ilişkin bilgi, Rabbim katında bir Kitap'tadır. Rabbim ne şaşırır ne de unutur."
"Only Allah knows what happened to them", they said " knowledge of the hidden is an attribute of Him, Our Creator, Who puts everything on record. and never goes wrong nor does He forget".
Moses said, ‘My Lord alone has knowledge of them, all in a record; my Lord does not err or forget.’
He replied: "The knowledge of that is with my Lord, duly recorded: my Lord never errs, nor forgets,-
Moses said: "Its knowledge is with my Lord, recorded in the Book. My Lord does not err, nor does He forget." dipnot 1
He said, ‘Knowledge of them is with my Lord in a Book. My Lord does not misplace nor does He forget.’
[Mûsâ (Moses)] said: "The knowledge thereof is with my Lord, in a Record. My Lord neither errs nor He forgets."
He said, ‘Their knowledge is with my Lord, in a Book. My Lord neither makes any error nor forgets.’
(Moses) said, `The knowledge of that is with my Lord (recorded) in a book. My Lord neither errs nor forgets.
Said Moses, 'The knowledge of them is with my Lord, in a Book; my Lord goes not astray, nor forgets --
Moses said: "It is the Lord’s business. I simply know that my Lords records everything and that He forgets nothing."
He said 'The knowledge of them is with my Lord in a Book; my Lord misleads not, nor forgets!
He said, "Its knowledge is with my Lord, in a record. My Lord does not err or forget."
Moses answered, the knowledge thereof is with my Lord, in the book of his decrees: My Lord erreth not, neither doth he forget.
Said he (Pharaoh), "And what of the former generations?"
He said, "The knowledge of them is in the Providence of my Lord, in a Book; my Lord does not err, nor does He forget. "
He said: The knowledge thereof is with my Lord in a Record. My Lord neither erreth nor forgetteth,
(Moses) replied: "Knowledge of that is with my Lord (recorded) in the Book. My Lord neither errs nor forgets."
[Moses] answered: "Knowledge thereof rests with my Sustainer [alone, and is laid down] in His decree; my Sustainer does not err, and neither does He forget. "
He replied, "That knowledge is with my Lord in a Record. My Lord neither falters nor forgets ˹anything˺."
He said: "It's knowledge is with my Lord, in a record. My Lord does not err or forget."
He said, "The knowledge thereof is with my Lord in a record. My Lord never errs, nor does He forget."
[Moses] said, "The knowledge thereof is with my Lord in a record. My Lord neither errs nor forgets."
He said: “The knowledge thereof is with my Lord in a writ; my Lord neither errs, nor forgets.”
(Pharaoh expected Moses to say that they would be in Hellfire, and that would infuriate the courtiers. ) Moses responded, "The knowledge of that is with my Lord in a Record. My Lord neither errs nor forgets.
He replied: "The knowledge of that is with my Lord, (all) properly written out: My Lord never makes mistakes, nor forgets—
He replied, "The knowledge about those is with my Lord in a Book. My Lord does neither err nor forget."
He said: "The knowledge of it is with my Lord, in a record. My Lord does not err or forget."