Diyanet İşleri
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 135. ayet. قُلْ كُلٌّ مُّتَرَبِّصٌ فَتَرَبَّصُوا۟ فَسَتَعْلَمُونَ مَنْ أَصْحَٰبُ ٱلصِّرَٰطِ ٱلسَّوِىِّ وَمَنِ ٱهْتَدَىٰ
ḳul küllüm müterabbiṣun feterabbeṣû. feseta`lemûne men aṣḥâbu-ṣṣirâṭi-sseviyyi vemeni-htedâ.
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret Tâhâ 128–135 3
Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır.
İnanmayanlar, "Doğru söylediğine dair bize Rabbinden açık bir delil (bir mucize) getirse ya!" dediler. Önceki kitaplarda olanların apaçık delili (olan Kur'an) onlara gelmedi mi?
Eğer biz onları o Kur'an'dan önce bir azap ile helak etseydik mutlaka, "Ey Rabbimiz! Keşke bize bir peygamber gönderseydin de alçalıp rezil olmadan önce ayetlerine uysaydık" derlerdi.
Ey Muhammed, de ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yakında kimin düz yolun sahipleri olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu bileceksiniz!"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
135. Ey Muhammed, senin hakkında: Zamanın başına getireceği musibetleri bekleyin, diyen ve seni yalanlayan kimselere “De ki: Her birimiz gözetliyoruz.” Siz benim ölmemi bekleyin, ben de sizin başınıza gelecek olan azabı beklemekteyim. “De ki: Başımıza iki güzel şeyin birinden” zafer veya şehadetten “başkasının gelmesini mi bekliyorsunuz? Halbuki biz, Allah’ın size kendi katından yahut bizim ellerimizle bir azap getirmesini bekliyoruz.” (et-Tevbe, 9/52) “Siz de gözetleyin. Zira dosdoğru yolun sahiplerinin kim olduğunu da” o dosdoğru yolu izlemek suretiyle “hidayette olanların kim olduğunu da” ben miyim, siz misiniz “bileceksiniz.” İşte o dosdoğru yolu izleyen, asıl umduğuna kavuşacak olandır, doğru yol üzerinde bulunandır, kurtuluşa erecek olandır. O yoldan sapan kimse ise hüsrandadır, ziyandadır, azap görecektir. Elbette ki Allah Rasûlünün bu halde olduğu, düşmanlarının ise aksi durumda olduğu bilinen bir husustur. Doğrusunu en iyi bilen Allah’tır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Bu yalanlayanlara de ki: "Bizden ve sizden herkes Yüce Allah'ın yapmakta olduklarını beklemektedir. Siz de bekleyin. Hiç şüphesiz dosdoğru yolun sahiplerinin kim olduğunu ve sizin mi yoksa bizim mi hidayet üzerine olduğumuzu bileceksiniz."
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Allah, (şöyle) iki adamı da misal verdi: Onlardan biri dilsizdir, hiçbir şeye gücü yetmez, efendisine sadece bir yüktür. Nereye gönderse olumlu bir…
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
"Babacığım! Doğrusu, sana gelmeyen bir ilim bana geldi. Bana uy ki seni doğru yola ileteyim."
Aynı kök: صرط (45 geçiş) · Aynı kök: سوي (83 geçiş)
Hani Davud'un yanına girmişlerdi de Davud onlardan korkmuştu. Onlar, "Korkma! Biz, iki davacı grubuz. Birimiz diğerine haksızlık etmiştir. Aramızda…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Arkadaşı, ona cevap vererek dedi ki: "Seni topraktan, sonra bir damla döl suyundan yaratan, sonra da seni (eksiksiz) bir insan şeklinde düzenleyen…
Aynı kök: سوي (83 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Cehennemliklerle cennetlikler bir olmaz. Cennetlikler kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
Eşlerine yaklaşmamağa yemin edenler için dört ay bekleme süresi vardır. Eğer (bu süre içinde) dönerlerse, şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok…
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
Boşanmış kadınlar kendi kendilerine üç ay hali (hayız veya temizlik müddeti) beklerler. Eğer Allah'a ve ahiret gününe inanıyorlarsa, Allah'ın kendi…
Aynı kök: ربص (17 geçiş)
İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
De ki: "Herkes beklemektedir; siz de bekleyin! İleride düzgün yolda olan halkı ve doğru yola ulaşanların kimler olduğunu bileceksiniz!"
De ki: "Herkes (hak ettiği akıbeti) beklemektedir; o halde siz de bekleyiniz! Nasıl olsa, doğru dürüst bir yol seçenlerin kimler olduğunu; ve (bu tercih sonucunda Allah'ın) kimleri doğru yola yönelttiğini, günü gelince öğreneceksiniz.
De ki: "Herkes (geleceğin kendilerine getireceği şeyi) ümitle beklemektedir; öyleyse siz de bekleyin, bakalım; çünkü kimlerin düz yolu seçtiğini ve kimlerin doğru yolu bulduğunu yakında göreceksiniz!"
De ki: "Herkes bekleyip gözetlemekte; siz de gözetleyin! Düpedüz yolun ehli kimmiş, hakikate eren kimmiş yakında bileceksiniz!"
De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz."
De ki: Herkes beklemektedir: Öyle ise siz de bekleyin. Yakında anlayacaksınız; doğru düzgün yolun yolcuları kimmiş ve hidayette olan kimmiş!
De ki: "Herkes beklemede; artık, siz de bekleyin. Gerçeğin yolunun yoldaşlarının kim olduğunu ve doğru yola kimin eriştiğini sonunda göreceksiniz!"
De ki: "Herkes gözlemektedir;siz de gözleyiniz!Şüphesiz doğru-düzgün yolun yolcularının kimler olduğunu ve kimlerin doğru yolda bulunduğunu bileceksiniz.
De ki: "Herkes gözlemekte. Siz de gözleyin. Düzgün yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin hidayet üzerinde olduğunu ileride bileceksiniz!
De ki: 'Herkes gözlemekte. Siz de gözleyin. Düzgün yolun sahiplerinin kimler olduğunu ve kimlerin hidayet üzerinde olduğunu ileride bileceksiniz!'
De ki: "Hepimiz beklemekteyiz, siz de bekleyin bakalım; çünkü yakında, doğru yol sahiplerinin ve doğru gidenlerin kimler olduğunu bileceksiniz!
De ki hep beklemekte, bekleyin bakalım çünkü yakında bileceksiniz: doğru yol sahibleri kimler? ve doğru giden kim?
De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz."
De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz."
De ki: "Herkes beklemektedir. O halde siz de bekleyin. Kuşku yok ki kimin düzgün yolda olduğunu, kimin doğru yolu bulduğunu yakında bileceksiniz."
De ki: "Herkes gözetlemektedir; siz de gözleyip durun. Sonunda, dümdüz (dosdoğru) yolun sahipleri kimlermiş ve doğru yola ulaşan kimlermiş, pek yakında öğreneceksiniz."
De ki: "Hep (imiz) intizardeyiz. Siz de gözetleye durun. Çünkü dümdüz bir yolun saahibleri kimlermiş, hidayete (ve ebedi nimete) erenler kimlermiş, yakında bileceksiniz".
De ki: Herkes gözlemektedir, siz de gözleye durun. Şüphesiz kimlerin dosdoğru yolun sahipleri olduğunu ve kimlerin hidayete ermiş bulunduğunu yakında bileceksiniz.
(130-135) Her ne diyorlarsa sen sabret, güneş doğmadan önce ve o batmadan önce Allah'ı övgü ile üstün tut. Gecenin belli anlarında ve gündüzün belli taraflarında yine tesbih et. Böylelikle belki hoşnut olunursun / razı olunursun . Onlardan bazılarına sınama amaçlı dünya hayatının çiçeği olarak verdiğimiz eşlere ve geçimliklerine göz koyma. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve de süreklidir. Namazı, yakın çevrene / ehline emret, sen de sebatla ona devam et. Senden rızık sual etmiyoruz biz senin rızkını vereniz. Sonuçta / Akıbette sakınanlarındır / takvalılarındır. Rabbinden bir mucize / bir ayet getirse ya dediler. Önceki sayfalarda olan açıklayıcı şeyler onlara da verilmedi mi? Eğer ki onları daha öncesinden helak etseydik diyeceklerdi ki ey Rabbimiz keşke bize bir Resul gönderseydin de küçük düşme den / zelil duruma düşmeden, utanç haline girmeden önce ayetlerine uysaydık. Herkes pusuya yatmış gibi gözetliyor, siz de gözetleyin, düzgün yolun sahipleri kimmiş ve kimler de bu yola yönlendirilmiş, ilerde bileceksiniz de.
De ki: "Herkes beklemektedir. Siz de bekleyedurun. Yakında kimin doğru yolun sahipleri ve kimin doğru yolu bulmuş olduğunu göreceksiniz."
De ki: "Herkes gözetlemektedir. Gözetleyin, düzgün yolun sahipleri kimdir, doğru yolda olan kimdir, bileceksiniz!"
De ki: "Herkes beklemektedir, siz de bekleyin. Yolu düzgün olanların kimler olduğunu, kimlerin doğru yola geldiğini yakında öğreneceksiniz dipnot 1 ."
De ki "Herkes beklemededir, siz de bekleyin. Düz yolun yolcularının kimler olduğunu, kimlerin yola geldiğini yakında öğreneceksiniz."
De ki: Herkes beklemektedir. Siz de bekleye durun. Yakında kimin doğru yolun sahipleri ve kimin doğru yolu bulmuş olduğunu göreceksiniz.
De ki: -Herkes başına geleceği beklemektedir. Siz de bekleyedurun. Yakında kimin doğru yolun sahipleri ve kimin doğru yolu bulmuş olduğunu göreceksiniz.
De ki: "Herkes bekleyip gözetlemede; hadi siz de bekleyip gözetleyin! Yakında bileceksiniz dosdoğru yolu izleyenler kimlermiş, hidayete eren kimmiş!"
Say to them O Muhammad: "Each of us awaits his end and what lies for him in store; therefore, you wait -until The Eventful Day comes to pass- and then you shall come to know which of us had followed the path of righteousness and who had the world all before them and Providence their guide".
[Prophet], say, ‘We are all waiting, so you carry on waiting: you will come to learn who has followed the even path, and been rightly guided.’
Say: "Each one (of us) is waiting: wait ye, therefore, and soon shall ye know who it is that is on the straight and even way, and who it is that has received Guidance."
Tell them, (O Muhammad): "Everyone is waiting for his end. dipnot 1 Wait, then, and you will soon know who are the people of the Right Way, and are rightly-guided."
Say: ‘Everyone is waiting expectantly so wait expectantly. You will soon know who are the Companions of the Right Path and who is is guided.’
Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Each one (believer and disbeliever.) is waiting, so wait you too; and you shall know who are they that are on the Straight and Even Path (i.e. Allâh’s religion of Islâmic Monotheism), and who are they that have let themselves be guided (on the Right Path).
Say, ‘Each [of us] is waiting. So wait! Soon you will know who are the people of the right path, and who is guided.’
Say, `Each one (of us) awaits (the end), therefore wait you (also). You will soon come to know who are the people of the right path and who followed right guidance (and who do not)?'
Say: 'Everyone is waiting; so wait, and assuredly you shall know who are the travellers on the even path, and who is guided. '
Say: "We are all waiting. You, too wait. Pretty soon you will find out who is in the right path and who has got the guidance."
Say, ' Each one has to wait, so wait ye but in the end ye shall know who are the fellows of the level way, and who are guided!'
Say, "All are waiting, so wait, and you will come to know who the people upon the balanced path are and who are guided."
Say, each of us wait the issue: Wait therefore; for ye shall surely know hereafter who have been the followers of the even way, and who hath been rightly directed.
But had We destroyed them with doom before it, they would have said, "If only Thou had sent to us a messenger, that we might follow Thy signs before we were abased and put to shame. "
Say, "Everyone is awaiting, so await. Then you will soon know who are the companions on the level Path and who are guided."
Say: Each is awaiting; so await ye! Ye will come to know who are the owners of the path of equity, and who is right.
Say: "Each one awaits the consequence; so you wait. You will come to know soon who are the men of the straight path and who have come to guidance.
Say: "Everyone is hopefully waiting [for what the future may bring]: wait, then, [for the Day of Judgment] for then you will come to know as to who has followed the even path, and who has found guidance!"
Say ˹to them, O Prophet˺, "Each ˹of us˺ is waiting, so keep waiting! You will soon know who is on the Straight Path and is ˹rightly˺ guided."
Say: "All are waiting, so wait, and you will come to know who are the people upon the even path and who are guided. "
Say, "All of us are waiting, so wait; you will surely find out who are on the correct path, and who are truly guided."
Say, "Each [of us] is waiting; so wait. For you will know who are the companions of the sound path and who is guided."
Say thou: “All are waiting — so wait; and you will come to know who are the companions of the even path, and who is guided.”
Say, "Everyone is hopefully waiting (what the future may bring); wait then, for you will come to know who are on the even path, and who are rightly guided. " (6:136).
Say: "Each one (of us) is waiting: So you wait too, and you will know who are on the Even (and Straight) Path and those who have let themselves be guided. "
Say, "Everyone is waiting. So wait, then you will know who the people of the straight path are and who has followed the right guidance."
Say: "All are waiting, so wait, and you will come to know who are the people upon the even path and who are guided."