Diyanet İşleri
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
Tâhâ suresi
Tâhâ suresi, 80. ayet. يَٰبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ قَدْ أَنجَيْنَٰكُم مِّنْ عَدُوِّكُمْ وَوَٰعَدْنَٰكُمْ جَانِبَ ٱلطُّورِ ٱلْأَيْمَنَ وَنَزَّلْنَا عَلَيْكُمُ ٱلْمَنَّ وَٱلسَّلْوَىٰ
yâ benî isrâîle ḳad enceynâküm min `adüvviküm veve`adnâküm cânibe-ṭṭûri-l'eymene venezzelnâ `aleykümü-lmenne vesselvâ.
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizden geçiş ve İsrâiloğullarına hitap Tâhâ 77–82 3
(Firavun'un imana yanaşmaması üzerine) Musa'ya, "Kullarımı (İsrailoğullarını) geceleyin (Mısır'dan) yürütüp çıkar. Yakalanmaktan korkmaksızın, endişe etmeksizin onlara denizde kuru bir yol aç" diye vahyettik.
Bunun üzerine Firavun askerleriyle birlikte onların peşine düştü de, deniz onları görülmedik bir şekilde kuşatıp yuttu.
Firavun, halkını saptırdı, onlara doğru yolu göstermedi.
(Allah, şöyle dedi:) "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık, size Tur'un sağ yanını va'dettik ve size kudret helvası ile bıldırcın indirdik."
"Size rızık olarak verdiğimiz şeylerin temiz ve helal olanlarından yiyin. Bu konuda aşırı da gitmeyin, yoksa üzerinize gazabım iner. Gazabım da kimin üzerine inerse, o muhakkak helak olmuş demektir."
"Şüphe yok ki ben, tövbe edip inanan ve salih ameller işleyen, sonra da doğru yol üzere devam eden kimse için son derece affediciyim."
(Musa, Tur'a varınca): "Seni, acele ile kavminden uzaklaştıran nedir, ey Musa?" (dedik.)
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 80–81. ayetler için yazılmıştır.
80. Yüce Allah, İsrailoğullarına düşmanlarını helâk ettiğini, Mûsâ aleyhisselam’a içinde çok üstün hükümlerin ve pek güzel haberlerin bulunduğu o ilâhi kitabı indirmek için onunla Tûr’un sağ yanında sözleşmiş olduğunu hatırlatmaktadır. Bu suretle dünyevi nimetini onlara tamamladıktan sonra bir de dini nimetini tamamlamış oldu. Yüce Allah, onlara Tîh’de bulundukları sırada üzerlerine bıldırcın ve kudret helvası indirdiğini, herhangi bir zorluk ve sıkıntıyla karşılaşmaksızın afiyetle, rahat ve huzur içerisinde onlara rızık verme lütfunda bulunduğunu da hatırlatmaktadır.
81. Ayrıca onlara: “Size verdiğimiz hoş ve temiz rızıklardan yiyin” dediğini de hatırlatmaktadır. Yani siz O’na size ihsan etmiş olduğu nimetlere karşılık şükredin “ve bu hususta” yani O’nun size ihsan ettiği rızık hususunda o rızkı O’na isyan olacak hususlarda kullanmak ve nimetine karşı da nankörlük etmek suretiyle “haddi aşmayın.” Böyle yapmayın ki “sonra üzerinize gazabım iner.” Yani size gazap, sonra da azap ederim. “Her kimin üzerine de gazabım inerse o, helake (ve cehenneme) yuvarlanır.” Helak olur, hüsrana uğrar. Çünkü o, Allah’ın rıza ve ihsanında mahrum kalmış, gazap ve hüsrana uğramıştır.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
İsrailoğulları'nı Firavun ve ordusundan kurtardıktan sonra onlara: "Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur dağının sağ yanındaki vadide Musa ile konuşmayı size vadettik. Çölde size nimet olarak bal gibi tatlı bir içecek ve eti lezzetli bıldırcına benzeyen küçük bir kuş indirdik.
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş) · Aynı kök: يمن (71 geçiş)
Ona, Tur dağının sağ tarafından seslendik ve kendisi ile gizlice konuşmak için kendimize yaklaştırdık.
Aynı kök: سلو (3 geçiş) · Aynı kök: منن (27 geçiş)
Bulutu üstünüze gölge yaptık. Size, kudret helvası ile bıldırcın indirdik. "Verdiğimiz rızıkların iyi ve güzel olanlarından yiyin" (dedik). Onlar…
Aynı kök: سلو (3 geçiş) · Aynı kök: منن (27 geçiş)
Biz onları on iki kabile halinde topluluklara ayırdık. (Tih sahrasında susuzluktan sıkılan) kavmi Musa'dan su istediğinde biz ona, "Asanı taşa vur"…
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Musa, süreyi tamamlayıp ailesiyle yola çıkınca, Tur tarafında bir ateş görmüş ve ailesine, "Siz burada kalın, ben bir ateş gördüm, (oraya gidiyorum).…
Aynı kök: طور (11 geçiş) · Aynı kök: جنب (33 geçiş)
Yine biz (Musa'ya) seslendiğimiz zaman Tur'un yan tarafında da değildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak, senden önce kendilerine hiçbir uyarıcı…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Gizlice konuşmaktan menedilip de, menedildikleri şeyi işleyen ve günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşanları görmedin mi? Sana geldiklerinde…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: عدو (106 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Ey iman edenler! Siz baş başa gizlice konuştuğunuz zaman, günah, düşmanlık ve peygambere isyanı konuşmayın. İyilik ve takvayı konuşun ve huzuruna…
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Vaad
Sonra onlara verdiğimiz sözü yerine getirdik. Kendilerini ve dilediğimiz kimseleri kurtardık. Haddi aşanları ise helak ettik.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Ey İsrailoğulları! Elbette sizi düşmanınızdan kurtarmıştık; Tûr'un (Sînâ Dağı'nın) sağ tarafında (oraya gelmeniz için) sizinle sözleşmiş ve size kudret helvası ile bıldırcın eti ikram etmiştik. dipnot 1
Siz ey İsrailoğulları! Doğrusu sizi düşmanlarınızdan kurtarmış ve (Sina) Dağı'nın sağ yamacında sizden söz almıştık; üstelik bir de size menn ve selva indirmiştik:
Ey İsrailoğulları! (Böylece) sizi düşmanınızın elinden kurtardık ve (sonra) Sina Dağı'nın sağ yamacında sizinle bir andlaşma yaptık; ve size kudret helvası ve bıldırcın indirdik;
Ey İsrailoğulları! Gerçekten biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tur'un (Sina Dağı) sağ yanında size vadettik. . . Sizin üzerinize kudret helvası ve bıldırcın kuşu tenzil ettik.
Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtardık; Tûr'un sağ tarafına (gelmeniz için) size vâde tanıdık ve size kudret helvası ile bıldırcın eti lütfettik.
"Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtardık ve dağın sağ tarafında size söz verdik. Üzerinize de güç helvası ve bıldırcın indirdik!" dipnot 255
"Ey İsrailoğulları!Sizi düşmanınızın elinden kurtarmış, sizinle Tur'un sağ tarafında sözleşmiş ve size kudret helvasıyla bıldırcın eti indirmiştik."
Ey İsrail oğullar, sizi düşmanlarınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yanında size söz vermiş ve üzerinize bal ve bıldırcın indirmiştik.
Ey İsrail oğulları, sizi düşmanlarınızdan kurtarmış, Sina dağının sağ yanında size söz vermiş ve üzerinize Menna ve bıldırcın indirmiştik.
Ey İsrail oğulları! Sizi gerçekten düşmanınızdan kurtardık, Tur dağının sağ yanında size söz verdik ve sizlere kudret helvası ile bıldırcın indirdik.
Ey Beni İsrail! Sizi düşmanınızdan kurtardık ve size Turun sağ tarafına va'd verdik ve üzerinize kudret helvası ve bıldırcın indirdik
Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn dipnot 1 ve bıldırcın bağışlamıştık. dipnot 2
Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size menn dipnot 1 ve bıldırcın bağışlamıştık. dipnot 2
Ey İsrailoğulları! Sizi, düşmanınızdan kurtarmış ve dağın sağ yanında sizden söz almıştık. Ve size kudret helvası ve bıldırcın bağışlamıştık. dipnot 1
Ey İsrailoğulları, andolsun, sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında sizinle vaadleştik ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
Ey İsrail oğulları, sizi düşmanınızdan kurtardık. "Tuur" un sağ yanında size va'de verdik ve sizin üstünüze kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları; sizleri düşmanınızdan kurtardık ve size Tur'un sağ yanını vaad eetik. Ve üzerinize kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
(77-98) Musa'ya kullarımı yürütmesi için vahyettik, vur! onlar için denizde kuru bir yol aç. Yakalanmaktan korkmayın ve de ürpermeyin. Firavun ve ordusu onları taki p etti. Onları denizden ne kaplayacaksa sarıp kapladı. Firavun ordusunu saptırdı, onlar da yolu bulamadılar. Ey İsrail oğulları sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Sizle Tur'un sağ tarafında vaatleştik, size helva ve bıldırcın indirdik. Sizi rızıklandırdıklarımızın hoş olanlarından yiyin, bu konuda taşkınlık etmeyin yoksa üzerinize öfkem / gazabım size uyg un hale gelir / helal olur. Kim azabım a uygun hale gelirse artık boşlu ğa dönüşür. Ben vazgeçip salih amel işleyeni ve sonrasında doğruya yöneleni her defasında bağışlayanım. Soy topluluğun / Kavmin konusunda seni acele ettiren nedir ? Ey Musa! Dedi ki işte onlar izim üzere ler, acelem de hoşnut olman / razılığını kazanmak için Rabbim sanadır. Dedi ki senden sonra biz kavmini sınadık, samiri onları saptırdı. Musa kavmine yakıştıramamış halde ve öfkeli bir şekilde geri döndü. Dedi ki Ey kavmim Rabbinizden size güzel bir vaatte bulunulmadı mı? V aatleşmede ki süre mi uz un geldi? Ya da muradınız Rabbinizden öfke sinin gelmesi mi? ki sözleşmemizden caydınız? Sana olan vaadimizden caymadık lakin biz kavmin ziynet eşyalarından yüklenmiştik işte onları ateşe fırlatıp attık, samiri de aynı şekilde ateşe bıraktı dediler. Onlardan bir buzağı bedeni / cesedi çıkardı onun böğürmesi de vardı, dediler ki sizin ilahınız da ve Musa ’nın unuttuğu ilah da bu işte. Peki görmüyorlar mı ki onlara bir söz geri döndüremi yor, onlara zarara yahut faydaya güç yetiremiyor. Kesin olan şu ki öncesinde Harun onlara ey kavmim bununla sınanıyorsunuz, Rabbiniz acıyandır bana uyun emirime boyun eğin diye söylemişti. Musa gelinceye kadar adanmış bir şekilde / tutkun bir şekilde bunu yapmaya / buzağıya tapmaya devam edeceğiz dediler. dedi ki Ey Harun sen onların sapıttığını gördüğünde sana ne engel oldu / ne mâni oldu da bana uymadın, emrime baş mı kaldırdın? isyan mı ettin? Dedi ki ey anamın oğlu sakalımı da başımı da tutma. Gerçekten ben, niye sözümü gözetmedin de İsrail oğulları arasında ayrılık çıkardın ? demenden ürktüm. Peki ya, senin amacın neydi ey samiri? Dedi. Onların göremedikleri şeyleri ben gördüm dedi. Ve de Resul'ün izinden bir avuç avuçladım. Onu da Ateşe attım böyle bir şey i yapmaya beni nefsim sürükleyiverdi. Dedi ki git! muhakkak ki sen hayatında artık temas yok diyeceksin, sana vaat edilene de muhalefet edilmeyecek, t utkulu bir şekilde üzerinde ısrar ettiğin ilahına bir bak, muhakkak onu yakacağız tozunu Derya'ya savur acağız. Sizin ilahınız kesinlikle Allah'tır ve ondan başka ilah ta yoktur, her şeyi ilmen kaplamıştır. Bu şekilde sana, geçmişte öne çıkan haberleri anlatıyoruz.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Ey İsrail oğulları, biz sizi düşmanınızdan kurtardık ve Tur'un sağ yanında, (Musa ile konuşmayı) size va'dettik; üzerinize kudret helvasıyle bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları! Böylece sizi düşmanınızdan kurtarmış, Tur'un /Sina Dağı'nın sağ yanında sizinle sözleşmiş, üzerinize men /ekmek dipnot 1 ile bıldırcın indirmiştik.
Eski Ahit · Çölde Sayım 11:8
Halk çıkıp onu toplar, değirmende öğütür ya da havanda döverdi. Çömlekte haşlayıp pide yaparlardı. Tadı zeytinyağında pişirilmiş yiyeceklere benzerdi. Kutsal Kitap (Yeni Çeviri) — Kitab-ı Mukaddes Şirketi · Yeni Yaşam Yayınları. tam metin
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanınızdan kurtarmış ve Tur'un sağ yamacında sizinle sözleşmiştik dipnot 1 . Üzerinize de kudret helvası dipnot 2 ile bıldırcın yağdırmıştık.
Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tûr’un sağ tarafını size vadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
-Ey İsrailoğulları! Sizi düşmanlarınızdan kurtardık. Tur'un sağ tarafını size vaadettik. Size kudret helvası ve bıldırcın indirdik.
Ey İsrailoğulları, şu bir gerçek ki, biz sizi düşmanınızdan kurtardık. Tur'un sağ yanında size vaatte bulunduk. Ve üstünüze kudret helvasıyla bıldırcın indirdik.
O Children of Israel: We delivered you from your enemy and We ordained for you the divine assignation -through Mussa on the right side of Mount Sinai to receive the commandments- and We provisioned you with Al Manna, the continual dew of the blessed victuals, and with the Quails.
Children of Israel, We rescued you from your enemies. We made a pledge with you on the right-hand side of the mountain. We sent down manna and quails for you,
O ye Children of Israel! We delivered you from your enemy, and We made a Covenant with you on the right side of Mount (Sinai), and We sent down to you Manna and quails:
Children of Israel! dipnot 1 We saved you from your enemy and made a covenant with you on the right side of the Mount dipnot 2 dipnot 3 and sent down on you manna and quails, dipnot 4
Tribe of Israel! We rescued you from your enemy and made an appointment with you on the right hand side of the Mount and sent down manna and quails for you.
O Children of Israel! We delivered you from your enemy, and We made a covenant with you on the right side of the Mount, and We sent down to you Al-Manna [1] and quails,
O Children of Israel! We delivered you from your enemy, and We appointed with you a tryst on the right side of the Mount and We sent down to you manna and quails:
O Children of Israel! We delivered you from your enemy and made a covenant with you on the right and blessed side of the Mount (Sinai), and We got Manna and quail to be sent down to you.
Children of Israel, We delivered you from your enemy; and We made covenant with you upon the right side of the Mount, and sent down on you manna and quails:
Children of Israel! I am the One Who saved you from your enemy. I am the One Who took a promise from you on the eastern side of the Mount Sinai. I am the One Who sent down to you manna & quails.
O children of Israel! We have saved you from your enemy; and we made an appointment with you on the right side of the mount; and we sent down upon you the manna and the quails.
O Children of Israel, We have saved you from your enemy, and We summoned you at the right side of the mount, and We sent down to you manna and quail.
Thus, O children of Israel, we delivered you from your enemy; and we appointed you the right side of mount Sinai to discourse with Moses and to give him the law; and we caused manna and quails to descend upon you,
Pharaoh had led his people astray instead of guiding them right.
"O Seeds (Or: sons) of Israel) We have already delivered you from your enemy; and We fixed an appointment with you upon the right side of At-Tûr, (The Mount) and We kept sending down on you manna and quails.
O Children of Israel! We delivered you from your enemy, and we made a covenant with you on the holy mountain's side, and sent down on you the manna and the quails,
O children of Israel, We delivered you from your enemy, and made a covenant with you on the right side of the Mount, and sent down for you manna and quails,
O children of Israel! [Thus] We saved you from your enemy, and [then] We made a covenant with you on the right-hand slope of Mount Sinai, and repeatedly sent down manna and quails unto you, [saying,]
O Children of Israel! We saved you from your enemy, and made an appointment with you[1] on the right side of Mount Ṭûr, and sent down to you manna and quails,[2]
O Children of Israel, We have saved you from your enemy, and We summoned you at the right side of the mount, and We sent down to you manna and quail.
O Children of Israel, we delivered you from your enemy, summoned you to the right side of Mount Sinai, and we sent down to you manna and quails.
O Children of Israel, We delivered you from your enemy, and We made an appointment with you at the right side of the mount, and We sent down to you manna and quails,
O children of Israel: We delivered you from your enemy; and We made an appointment with you on the right side of the mount; and We sent down upon you manna and quails:
O Children of Israel! We saved you from your enemy, and then made a Covenant with you by the right-hand slope of Mount Sinai, and gave you ample provision, meats and wholesome vegetation. (2:57), right slope (19:52).
O you Children of Israel! We delivered you from your enemy and We made a promise to you on the right side of Mount (Sinai) and We sent down to you manna and quails:
O children of Isrā’īl , We delivered you from your enemy and appointed for you the right side of the mount Tūr (Sinai), and sent down for you the Mann and Salwā :
O Children of Israel, We have saved you from your enemy, and We summoned you at the right side of the mount, and We sent down to you manna and quail.