Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 129. ayet

Tâhâ suresi, 129. ayet. وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَكَانَ لِزَامًا وَأَجَلٌ مُّسَمًّى

velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike lekâne lizâmev veecelüm müsemmâ.

Diyanet İşleri

Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 126–132 · surenin 129. ayeti / 135

Konu Öncekilerden ibret; sabret ve namazı emret Tâhâ 128–135 3

  1. Tâhâ 126

    Allah, "Evet, öyle. Ayetlerimiz sana geldi de sen onları unuttun. Aynı şekilde bugün de sen unutuluyorsun" der.

  2. Tâhâ 127

    Haddi aşan ve Rabbi'nin ayetlerine inanmayanları işte böyle cezalandırırız. Şüphesiz ahiret azabı daha şiddetli ve daha kalıcıdır.

  3. Tâhâ 128

    Yurtlarında dolaşıp durdukları, kendilerinden önceki nice nesilleri helak etmiş olmamız, onları doğru yola iletmedi mi? Şüphesiz bunda akıl sahipleri için ibretler vardır.

  4. 129

    Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir hüküm ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar da hemen cezalandırılırlardı.

  5. Tâhâ 130

    O halde, onların söylediklerine sabret ve güneşin doğuşundan ve batışından önce Rabbini hamd ile tespih et. Gece vakitlerinde ve gündüzün uçlarında da tespih et ki hoşnut olasın.

  6. Tâhâ 131

    Onlardan bazı kesimlere, kendilerini sınamak için dünya hayatının süsü olarak verdiğimiz şeylere gözünü dikme. Rabbinin rızkı daha hayırlı ve daha kalıcıdır.

  7. Tâhâ 132

    Ailene namazı emret ve kendin de ona devam et. Senden rızık istemiyoruz. Sana da biz rızık veriyoruz. Güzel sonuç, Allah'a karşı gelmekten sakınmanındır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

129. Bu buyruklar, Rasûlullah sallallahu aleyhi ve sellem’e bir teselli ve yalanlayıp yüz çevirenlerin çabucak helâk edilmesi isteğine karşı sabırlı davranmasına dair bir irşaddır. Şüphesiz onların küfürleri ve yalanlamaları, azabın başlarına gelip çatmasına ve azabın onlardan ayrılmamasına yeterli bir sebeptir. Çünkü Yüce Allah, günahları cezaya sebep kılmıştır. Ceza, günahlardan dolayıdır ve günahlardan ayrı değildir. İşte bunlar da cezanın sebebini yerine getirmiş bulunuyorlar. Fakat bu cezanın onlara gelmesini geciktiren sebep, onlara mühlet verip onları ertelemeyi ve onların helâki için belli bir vakit tayin etmiş olmayı ihtiva eden Rabbinin sözüdür. O halde onlara gelecek cezayı tayin edilmiş olan vakte kadar erteleyen, bu husustaki Allah’ın sözünün yerine gelmesi ve onlar için tayin edilmiş bulunan belli bir vadenin bulunmasıdır. Belki Allah’ın emrine dönerler, Allah da onların tevbelerini kabul eder ve üzerlerine azap sözü hak olmayınca da onlardan cezayı kaldırır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Resul!- Hiçbir kimseye hüccet ikame edilmeden azap edilmeyeceğine dair Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve O'nun katında takdir edilen bir ecel olmasaydı onlar azabı hak ettiklerinden dolayı bir an önce azapla cezalandırılırlardı.

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْلَا velevla eğer olmasaydı
  2. كَلِمَةٌۭ kelimetun söylenmiş bir söz kök: كلم
  3. سَبَقَتْ sebekat daha önce kök: سبق
  4. مِن min tarafından
  5. رَّبِّكَ rabbike Rabbin kök: ربب
  6. لَكَانَ lekane şüphesiz olurdu kök: كون
  7. لِزَامًۭا lizamen (azap) gerekli kök: لزم
  8. وَأَجَلٌۭ ve ecelun ve bir süre kök: اجل
  9. مُّسَمًّۭى musemmen belirtilmiş kök: سمو

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Onlar, kendilerine bilgi geldikten sonra, aralarındaki kıskançlık yüzünden ayrılığa düştüler. Eğer (azabın) belli bir süreye kadar (ertelenmesi ile…

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş) · Aynı kök: كلم (75 geçiş)

    Hani inkar edenler kalplerine taassubu, cahiliye taassubunu yerleştirmişlerdi. Allah ise, Peygamberine ve inananlara huzur ve güvenini indirmiş ve…

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

  • Aynı kök: سبق (37 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş)

    Nuh dedi ki: "Ey Kavmim! Söyleyin bakalım; şayet ben Rabbimden gelen apaçık bir delil üzerinde isem ve O, kendi katından bana bir rahmet vermiş de…

  • Aynı kök: لزم (5 geçiş)

    Her insanın amelini boynuna yükledik. Kıyamet günü kendisine, açılmış olarak karşılaşacağı bir kitap çıkaracağız.

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman, ya onları iyilikle tutun yahut iyilikle bırakın. Haklarına tecavüz edip…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Kadınları boşadığınız ve onlar da bekleme sürelerini bitirdikleri zaman kendi aralarında aklın ve dinin gereklerine uygun olarak güzellikle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

67 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rabbinin sözü ve belirlenmiş bir süre olmasaydı (azap) kaçınılmaz olurdu.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesaj: Tâhâ 20:54.

Mustafa İslamoğlu

Ve eğer Rabbin tarafından -belirli bir süreye kadar (fırsat tanınacağına) dair- başlangıçta konulmuş bir yasa olmasaydı, (günahkarları) hemen cezalandırmak kaçınılmaz olurdu.

Muhammed Esed

Rabbinin (her günahkara tevbe için tanınan) belirli süre konusunda önceden verilmiş bir kararı olmasaydı, (günah işleyenlerin derhal cezalandırılması) kaçınılmaz olurdu.

Ahmed Hulusi

Eğer Rabbinden, önceden verilmiş bir hüküm ve tayin edilmiş bir ömür olmasaydı, azap (vefat derhal) kaçınılmaz olurdu!

Ali Bulaç

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş (belirlenmiş) bir süre (ecel) olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

Ali Özek ve heyeti

Eğer Rabbinden, daha önce sâdır olmuş bir söz ve tayin edilmiş bir vâde olmasaydı, (ceza onlar için de dünya da) kaçınılmaz olurdu.

Ali Rıza Safa

Efendin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, kesinlikle kaçınılmaz olurdu.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Rabbin tarafından önceden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, onlar dünyada da kesinlikle azap görürlerdi.

Edip Yüksel

Efendinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Rabbinin verilmiş bir sözü ve önceden belirlediği plan olmasaydı bunların da icabına hemen bakılırdı.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Eğer Rabbin tarafından önceden vermiş bir söz olmasaydı, mutlaka azap derhal yapışırdı; fakat belirlenmiş bir süre var.

Elmalılı Hamdi Yazır

Rabbından bir kelime sebketmiş olmasa idi her halde azab lizam olurdu fakat müsemma bir ecel var

Erhan Aktaş

Ve eğer Rabb'inden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette, suçluların bu dünyada hemen cezalandırılmamasını; onlara hiç ceza verilmeyeceği anlamına gelmediğini, cezanın belirlenmiş bir süreye bırakıldığı ifade edilmektedir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve eğer Rabbinden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette, suçluların bu dünyada hemen cezalandırılmamasını; onlara hiç ceza verilmeyeceği anlamına gelmediğini, cezanın belirlenmiş bir süreye bırakıldığı ifade edilmektedir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve eğer Rabb'inden daha önce kararlaştırılmış bir hüküm ve adı konmuş bir süre olmasaydı elbette ceza kaçınılmaz olurdu. dipnot 1

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayet, suçluların bu dünyada hemen cezalandırılmamasını; onlara hiç ceza verilmeyeceği anlamına gelmediğini, cezanın belirlenmiş bir süreye bırakıldığını ifade etmektedir.

Gültekin Onan

Eğer rabbinden geçmiş bir söz ve adı konulmuş bir ecel olmasaydı muhakkak (yıkım azabı) kaçınılmaz olurdu.

Hasan Basri Çantay

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve ta'yin edilmiş bir va'de olmasaydı her halde (onlara da azab) gelib yapışırdı.

İbni Kesir

Şayet Rabbının verilmiş bir sözü ve tayin ettiği bir vakit olmasaydı; hemen azaba uğrarlardı.

Mehmet Alagaş

(124-129) Kim benim hatırlatmamdan / zikrimden yüz çevirirse muhakkak ki ona dar / sıkışık bir geçim var ve de onu kıyamet günü kör olarak / gözünün akı çıkmış şekilde toparlayacağız / haşredeceğiz. Der ki niçin beni kör olarak / âmâ olarak toparladın / haşrettin. Halbuki ben görebilen biri idim. Bir şekilde sana ayetlerimiz geldi , sen de onu unuttun dedi Bugün de aynı şekilde sen unutulacaksın. Kim aşırılık eder / israf eder ve de Rabbinin ayetlerine iman etmez ise bu şekilde cezalandırırız. Ahiretteki işkence / sonraki azap daha şiddetli ve süreklidir. Onlardan önceki memleketlerden nicelerini ki onlar da meskenlerinde gezip dolaşıyorlardı helak etmemiz onları yola iletmedi mi / hidayete erdirmedi mi? Kesinlikle bunda merak edenler için ayetler vardır (nehimün meraklı demek) Rabbinin daha önceden söylenmiş belli bir süre verileceğine dair sözü olmasa onlara gereken yapılırdı.

Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azap) kaçınılmaz olurdu.

Süleyman Ateş

Eğer Rabbin tarafından söylenmiş bir söz ve belirtilmiş bir süre olmasaydı. (bunların da hemen helak edilmeleri) gerekli olurdu.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Rabbinin tarafından evvelce verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir ecel dipnot 1 olmasaydı hemen yakalarına yapışılırdı.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bkz. En'am 6/2 ve dipnotu

Şaban Britch

Eğer Rabbinden geçmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre/ecel olmasaydı, kuşkusuz (azab) kaçınılmaz olurdu.

Şaban Piriş

Eğer, Rabbinden verilmiş bir söz ve belirlenmiş bir süre olmasaydı, hemen yakalarına yapışılırdı.

Yaşar Nuri Öztürk

Eğer Rabbin tarafından daha önce söylenmiş bir söz, belirlenmiş bir süre olmasaydı, bunlar için de helak kaçınılmaz olurdu.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Had it not been for Allah's word proclaimed beforehand -to put punishment in respite- it would have been timely to plant their Hereafter in the now, but We grant them respite up to a predetermined point of time.

Abdul Haleem

If it were not for a preordained Word from your Lord [Prophet], they would already have been destroyed. Their time has been set,

Abdullah Yusuf Ali

Had it not been for a Word that went forth before from thy Lord, (their punishment) must necessarily have come; but there is a Term appointed (for respite).

Abul A'la Maududi

Were it not for a word already gone from your Lord, the decree (of their destruction) would have come to pass.

Aisha Bewley

And were it not for a prior word from your Lord, and a specified term, it would inevitably have already taken place.

Al-Hilali & Khan

And had it not been for a Word that went forth before from your Lord, and a term determined, (their punishment) must necessarily have come (in this world).

Ali Quli Qarai

And were it not for a prior decree of your Lord and a specified time, it was inevitable.

Amatul Rahman Omar

But for a word (of promise) already made by your Lord and the term (already) fixed (for them), the inevitable would surely have befallen them by now.

Arthur John Arberry

And but for a word that preceded from thy Lord, and a stated term, it had been fastened.

Bijan Moeinian

If it was not in account of a pre-determined plan of your Lord (to give man some time and try him in his freedom of choice, ) they would have immediately been sentenced.

E. Henry Palmer

And had it not been for thy Lord's word already passed (the punishment) would have been inevitable and (at) an appointed time.

Edip-Layth

Had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.

George Sale

And unless a decree had previously gone forth from thy Lord for their respite, verily their destruction had necessarily followed: But there is a certain time determined by God for their punishment.

Hamid S. Aziz

Is it not guidance for them to know how many generations We have destroyed before them, amidst whose dwelling-places they walk? Verily, in that are signs to men of thought (or intelligence).

Mahmoud Ghali

And had it not been for a Word that had gone before from your Lord and a stated term, indeed (torment) (i. e., torment for disobedience) would have been an imposition.

Marmaduke Pickthall

And but for a decree that had already gone forth from thy Lord, and a term already fixed, the judgment would have been inevitable (in this world).

Mohamed Ahmed - Samira

If the decree (of respite) had not been pronounced by your Lord, (the inevitable judgement would have ensued); but a term is fixed (for everything).

Muhammad Asad

Now were it not for a decree that has already gone forth from thy Sustainer, setting a term [for each sinner's repentance], it would inescapably follow [that all who sin must be doomed at once].

Mustafa Khattab

Had it not been for a prior decree from your Lord[1] ˹O Prophet˺ and a term already set, their ˹instant˺ doom would have been inevitable.

Progressive Muslims

And had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.

Rashad Khalifa

If it were not for your Lord's predetermined plan, they would have been judged immediately.

Sahih International

And if not for a word that preceded from your Lord, punishment would have been an obligation [due immediately], and [if not for] a specified term [decreed].

Sam Gerrans

And were it not for a word that preceded from thy Lord and a stated term it would have been requisite.

Shabbir Ahmed

Now if it were not for a decree that has already been issued by your Lord, setting a term, (the Law of Respite), the Ultimate Requital would have come upon them at once.

Syed Vickar Ahamed

And if it was not for a Word that came before from your Lord, (the punishment) must necessarily have come: But there is a time appointed (for respite).

Taqi Usmani

But for a word from your Lord that had passed earlier, and an appointed time that had been fixed, it (the punishment) would have been inevitable (for them).

The Monotheist Group

And had it not been for a word already given by your Lord, they would have been held to account immediately.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 129. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 129. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 129. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩