Tâhâ suresi

Tâhâ suresi, 106. ayet

Tâhâ suresi, 106. ayet. فَيَذَرُهَا قَاعًا صَفْصَفًا

feyeẕeruhâ ḳâ`an ṣafṣafâ.

Diyanet İşleri

"Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Tâhâ 103–109 · surenin 106. ayeti / 135

Konu Geçmişin haberleri, kıyamet sahnesi ve Arapça Kur'an Tâhâ 99–114 3

  1. Tâhâ 103–104

    (103-104) Aralarında birbirlerine "(Dünya'da) sadece on (gün) kaldınız" diye gizli gizli konuşacaklar. -Onların, hakkında konuşacakları şeyi biz daha iyi biliriz.- O vakit içlerinden en aklı başında olanları, "Siz sadece bir gün kaldınız" diyecektir.

  2. Tâhâ 105

    (Ey Muhammed!) Sana dağların (kıyamet günündeki) halini soruyorlar. De ki: "Rabbim onları toz edip savuracak."

  3. 106

    "Onların yerlerini dümdüz, boş bir alan halinde bırakacaktır."

  4. Tâhâ 107

    "Orada hiçbir çukur, hiçbir tümsek göremeyeceksin."

  5. Tâhâ 108

    O gün kendisinden yan çizmek mümkün olmayan davetçiye (İsrafil'e) uyarlar. Sesler, Rahman'ın azametinden dolayı kısılmıştır. Artık sadece fısıltı işitebilirsin.

  6. Tâhâ 109

    O gün, Rahman'ın izin verdiği ve sözünden razı olduğu kimseden başkasının şefaati fayda vermez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 105–107. ayetler için yazılmıştır.

105-107. Yüce Allah, Kıyamet gününün dehşetli hallerini ve bu gündeki sarsıntıları haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Sana dağlardan” Yani kıyamet gününde dağlara ne yapılacak? Oldukları gibi mi kalacak? diye “soruyorlar. De ki: Rabbim onları kökünden koparıp parça parça savuracak.” Yani onları yerlerinden söküp kopartacak ve onlar, atılmış renkli yün gibi ve kum tanecikleri gibi olacaklar. Sonra da bunları darmadağın edip saçıp savuracaktır. Böylelikle dağlar yok olacak ve yeryüzünü dümdüz edeceği gibi onların da “yerlerini dümdüz ve bomboş bırakacak.” Oraya bakan bir kimse “ne alçak ne de yüksek bir yer” göremeyecektir. Çünkü yeryüzü tamamıyla dümdüz olacaktır. Orada vadi ve alçak yerler yahut yükseklikler, tepeler bulunmayacaktır. Yeryüzü olduğu gibi ortaya çıkacak, bütün insanları alacak kadar genişleyecek, Yüce Allah onu bir deri gibi yayacaktır. Hepsi de aynı yerde durdurulacak, onları çağıracak olan kimse hepsine seslerini işittirecek ve göz hepsini görecektir. Bundan dolayı Allah şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

(Allah Teâlâ) Dağları üzerinde taşıyan yeryüzünü, üzerinde ne bir bina ve ne de bir bitki olmadan dümdüz bırakacaktır.

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَيَذَرُهَا feyezeruha bırakacaktır kök: وذر
  2. قَاعًۭا kaan yerlerini kök: قوع
  3. صَفْصَفًۭا safsafen boş, dümdüz kök: صفصف

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قوع (2 geçiş)

    İnkar edenlere gelince; onların amelleri ıssız bir çöldeki serap gibidir. Susamış kimse onu su sanır. Yanına geldiğinde hiçbir şey bulamaz. (Tıpkı…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    İçinizden ölenlerin geride bıraktıkları eşleri, kendi kendilerine dört ay on gün (iddet) beklerler. Sürelerini bitirince artık kendileri için meşru…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    İçinizden ölüp geriye dul eşler bırakan erkekler, eşleri için, evden çıkarılmaksızın bir yıla kadar geçimlerinin sağlanmasını vasiyet etsinler. Ama…

  • Aynı kök: وذر (45 geçiş)

    Ey iman edenler! Allah'a karşı gelmekten sakının ve eğer gerçekten iman etmiş kimselerseniz, faizden geriye kalanı bırakın.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

74 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Orayı (yerlerini) dümdüz, bomboş bırakacaktır.

Mustafa İslamoğlu

ve arzı çırılçıplak, kupkuru bir düzlük olarak bırakacak;

Muhammed Esed

yeri dümdüz ve çıplak bir hale getirecek,

Ahmed Hulusi

"Onların yerlerini boş, dümdüz halde bırakır. "

Ali Bulaç

"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."

Ali Özek ve heyeti

Böylece yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.

Ali Rıza Safa

"Yerlerini dümdüz ve bomboş bırakacaktır!"

Bayraktar Bayraklı

"Böylece yerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."

Edip Yüksel

"Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

'Yerlerini dümdüz, bomboş bırakacaktır.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Yerlerini dümdüz bomboş bir halde bırakacak:

Elmalılı Hamdi Yazır

Yerlerini düpedüz bomboş bırakacak

Erhan Aktaş

"Onları dümdüz araziye çevirecektir."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

"Onları dümdüz araziye çevirecektir."

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dümdüz araziye çevirecektir.

Gültekin Onan

"Yerlerini bomboş, çırçıplak bırakacaktır."

Hasan Basri Çantay

"(Savuracak) da yerlerini dümdüz bir toprak haalinde bırakacak".

İbni Kesir

Yerlerini düz, kuru bir toprak haline getirecek.

Mehmet Alagaş

(99-114) Kesin olan şu ki sana katımızdan bir zikir de verdik, kim ondan yüz çevirirse kesinlikle o, kıyamet günü sorumlulu ğunu taşır, orada kalıcıdır, kıyamet günü onlar için ne kötü bir yüktür. Sur'a üfürüldüğü gün suçluları gözlerinin akı çıkmış şekilde toplayacağız, Aralarında gizli gizli sadece on gün kaldınız diye konuşurlar. Biz ne dediklerini biliyoruz, yine aynı yolda olanlar / yoldaşları ise siz ancak bir gün kaldınız diyorlar. Sana dağlardan soruyorlar de Rabbim onları toz haline getirip savuracaktır. Onları tümseksiz, düz bir ova şeklinde bırakacaktır. Orada / dünyada tepelik bir yer herhangi bir kıvrım göremeyeceksin. O gün işinde herhangi bir yanlış yapmayan çağırıcıya tabi olurlar. Rahman'a karşı sesleri kesiktir. Soluk sesleri /nefes hırıltıları dışında bir şey işitmezler. O gün Allah'ın sözlerinden hoşnut olup ta izin verdiği kimsenin ki hariç şefaatin de faydası yoktur. Onların elleriyle sunduklarını ve geri de bıraktıklarını bili r, onu ilmen kuşatamazlar. Yüzleri, ayakta olana, diri olana / Allah’a boyun eğmiştir. Zulüm taşıyan lar / zulüm yüklenenler kesin olarak mahvolmuştur. Her kim de iman ederek salih amel işliyorsa onun zulmedilme ve hakkının çiğnenmesi korkusu yoktur. Bu şekilde biz sana o Kur'an'ı Arapça / bedevi diliyle indirdik, onda vaatlerimizden bahsettik, böylelikle belki sakınırlar veya onlara anlatılan bir öğüt / yahut hatırlatma olur. Gerçek saltanat sahibi olan Allah, yücedir, Vahyin sana gerçekleşmesi tamamlanmadan önce Kuran da acele etme, Rabbim ilmimi artır de.

Rowwad Tercüme Merkezi

Yerlerini de dümdüz edecektir.

Süleyman Ateş

Yerlerini boş, dümdüz bırakacaktır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yerlerini de aynı seviyede dümdüz bırakacaktır.

Şaban Britch

Yerlerini de dümdüz, bomboş bırakacak.

Şaban Piriş

Yerlerini de dümdüz, kuru bir toprak haline getirecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

"Yerlerini bomboş, dümdüz bırakacaktır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

So that He leaves them leveled with the ground smooth - faced surface"

Abdul Haleem

and leave a flat plain,

Abdullah Yusuf Ali

"He will leave them as plains smooth and level;

Abul A'la Maududi

and leave the earth a levelled plain

Aisha Bewley

He will leave them as a barren, level plain

Al-Hilali & Khan

"Then He shall leave them as a level smooth plain.

Ali Quli Qarai

Then He will leave it a level plain.

Amatul Rahman Omar

`And He will render them a desolate and a level plane.

Arthur John Arberry

then He will leave them a level hollow

Bijan Moeinian

"Making them flat. "

E. Henry Palmer

and He will leave them a level plain,

Edip-Layth

"Then He will leave it as a smooth plain.

George Sale

and he will leave them a plain equally extended:

Hamid S. Aziz

They will ask you about the mountains; say, "My Lord will break them into scattered dust,

Mahmoud Ghali

So He will leave them behind as a desolate spacious plain.

Marmaduke Pickthall

And leave it as an empty plain,

Mohamed Ahmed - Samira

And turn them into a level plain,

Muhammad Asad

and leave the earths level and bare,

Mustafa Khattab

leaving the earth level and bare,

Progressive Muslims

"Then He will leave it as a smooth plain. "

Rashad Khalifa

"He will leave them like a barren, flat land.

Sahih International

And He will leave the earth a level plain;

Sam Gerrans

“And leave it a level plain.”

Shabbir Ahmed

And leave the earth plain and level. " (Falsehood, deception and treachery shall vanish from the land).

Syed Vickar Ahamed

"Then He will leave it like smooth and level plains;

Taqi Usmani

then will turn them into a leveled plain

The Monotheist Group

"Then He will leave it as a smooth plain."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 106. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 106. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Tâhâ suresi, 106. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩