10. sure

Yûnus Suresi يونس

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 11 konu
  1. Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup 1–10 karşılaştır — Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup
  2. İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği 11–20 karşılaştır — İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği
  3. Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar 21–33 karşılaştır — Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar
  4. Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir" 34–40 karşılaştır — Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir"
  5. Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti 41–53 karşılaştır — Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti
  6. Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak 54–60 karşılaştır — Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak
  7. Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası 61–70 karşılaştır — Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası
  8. Nûh 71–74 karşılaştır — Nûh
  9. Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş 75–93 karşılaştır — Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş
  10. Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi 94–103 karşılaştır — Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi
  11. "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret 104–109 karşılaştır — "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup 1–10

  1. Yûnus suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 1. ayet. الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيمِ

    elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 İşte şu(nlar), doğru hükümler içeren Kitabın ayetleridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 1. ayet

  2. Yûnus suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 2. ayet. أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

    ekâne linnâsi `aceben en evḥaynâ ilâ racülim minhüm en enẕiri-nnâse vebeşşiri-lleẕîne âmenû enne lehüm ḳademe ṣidḳin `inde rabbihim. ḳâle-lkâfirûne inne hâẕâ lesâḥirum mübîn.

    Mehmet Okuyan

    İçlerinden bir adama "İnsanları uyar ve iman edenlere, Rableri katında onlar için (yüksek) bir doğruluk makamı dipnot 1 olduğunu müjdele!" diye vahyetmemiz insanlar için şaşılacak bir şey mi oldu ki o kâfirler "Bu elbette apaçık bir büyücüdür" dipnot 2 dediler! dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bir benzeri de Kamer 54:55'te geçen [kademe sıdkın] tamlaması "büyük itibar gören yüksek bir makam", "doğruluk, sadakat kademesi, makamı", "ileri geçen mertebe" ve "yüksek bir itibar" gibi anlamlar içermektedir. Ayette dünyada bu tür fedakârlıklar yapanların mahşerde Allah katında özel ve yüksek bir konumlarının bulunacağı yani ödül olarak cennete gidecekleri belirtilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer bir ayet için bkz. Sâd 38:4.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Sâd 38:4; Kâf 50:2.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 2. ayet

  3. Yûnus suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 3. ayet. إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ إِذْنِهِۦ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    inne rabbekümü-llâhü-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ `ale-l`arşi yüdebbiru-l'emr. mâ min şefî`in illâ mim ba`di iẕnih. ẕâlikümü-llâhü rabbüküm fa`büdûh. efelâ teẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı günde (dönemde) yaratan, dipnot 1 sonra da her işi düzenleyip yöneterek arşa istiva dipnot 2 eden Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse şefaatçi olamaz. dipnot 3 İşte O Rabbiniz Allah'tır. O'na kulluk edin! (Gerçeği) hatırlamıyor musunuz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:54; Hûd 11:7; Furkân 25:59; Secde 32:4; Kâf 50:38; Hadîd 57:4.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.
    3. metne dön, dipnot 3
      Şefaatle ilgili bu cümle, Zümer 39:43-44. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 3. ayet

  4. Yûnus suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 4. ayet. إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا إِنَّهُۥ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلْقِسْطِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

    ileyhi merci`uküm cemî`â. va`de-llâhi ḥaḳḳâ. innehû yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti bilḳisṭ. velleẕîne keferû lehüm şerâbüm min ḥamîmiv ve`aẕâbün elîmüm bimâ kânû yekfürûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın gerçek bir vaadi olarak hepinizin dönüşü yalnızca O'nadır. Şüphesiz ki O, yaratılanları önce (yoktan) yaratır; sonra da iman edip iyi işler yapanlara adaletle karşılık vermek için (onları mahşerde) yeniden yaratır. Kâfir olanlara gelince, inkar ettiklerinden dolayı onlar için kaynar sudan bir içecek ve elem verici bir azap vardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 4. ayet

  5. Yûnus suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 5. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلشَّمْسَ ضِيَآءً وَٱلْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    hüve-lleẕî ce`ale-şşemse ḍiyâev velḳamera nûrav veḳadderahû menâzile lita`lemû `adede-ssinîne velḥisâb. mâ ḫaleḳa-llâhü ẕâlike illâ bilḥaḳḳ. yüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy ya`lemûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 5. ayet

  6. Yûnus suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 6. ayet. إِنَّ فِى ٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَّقُونَ

    inne fi-ḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ ḫaleḳa-llâhü fi-ssemâvâti vel'arḍi leâyâtil liḳavmiy yetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki gece ve gündüzün değişmesinde, dipnot 1 Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde takvâlı (duyarlı) bir toplum için dersler vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:164; Al-i İmrân 3:190; Mü'minûn 23:80; Nûr 24:44; Furkân 25:62; Câsiye 45:5.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 6. ayet

  7. Yûnus suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 7. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱطْمَأَنُّوا۟ بِهَا وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنْ ءَايَٰتِنَا غَٰفِلُونَ

    inne-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ veraḍû bilḥayâti-ddünyâ vaṭmeennû bihâ velleẕîne hüm `an âyâtinâ gâfilûn.

    Mehmet Okuyan

    Bizimle karşılaşacaklarını ummayanlar, dipnot 1 dünya hayatına razı olup onunla huzur bulanlar ve ayetlerimizden habersizmiş gibi davrananlar var ya,

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Allah'a kavuşmaya inanmamak" ifadesi, "O'nun huzuruna varmayı, orada hesaba çekilmeyi inkâr etmek" demektir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 7. ayet

  8. Yûnus suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 8. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ülâike me'vâhümü-nnâru bimâ kânû yeksibûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte kazanmakta oldukları (günahlar) yüzünden onların barınağı ateştir!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 8. ayet

  9. Yûnus suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 9. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُم بِإِيمَٰنِهِمْ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti yehdîhim rabbühüm biîmânihim. tecrî min taḥtihimü-l'enhâru fî cennâti-nne`îm.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlara gelince, Rableri onları imanları sebebiyle doğru yola ulaştırır. Nimetlerle dolu cennetlerde altlarından ırmaklar akar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ateş azabına atılmak nasıl kişinin kendi kazanımlarının sonucu ise cennet ödülleriyle buluşturulmak da kişinin iman etmesinin ve iyi işler yapmasının sonucudur. Tercihler ve fedakârlıklar "sebep", ateş veya ödüllerle buluşturulmak ise "sonuç"tur. 8. ayetteki [yeksibûne] fiili kişinin hem inanç anlamında kazanımlarını, hem de davranış olarak ortaya koyduklarını kapsamaktadır. Bu ifade kişinin kalbinin kazandıklarını da elbette içermektedir. Bkz. Bakara 2:225, 284.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 9. ayet

  10. Yûnus suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 10. ayet. دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    da`vâhüm fîhâ sübḥâneke-llâhümme veteḥiyyetühüm fîhâ selâm. veâḫiru da`vâhüm eni-lḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Onların oradaki duası şudur: "Ey Allah'ım! Sen yücesin!" Orada birbirlerine esenlik dilekleri ise ‘selam'dır. dipnot 1 Dualarının sonu da "Hamd (övgü), âlemlerin Rabbi olan Allah içindir." şeklindedir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Ahzâb 33:44.
    2. metne dön, dipnot 2
      Namazların ilk rekâtlarında [sübhânekellâhumme ve bi hamdike] şeklinde okunan [sübhâneke] duasının ilk kısmının delili bu cümlededir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 10. ayet

İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği 11–20

  1. Yûnus suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 11. ayet. وَلَوْ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسْتِعْجَالَهُم بِٱلْخَيْرِ لَقُضِىَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    velev yü`accilü-llâhü linnâsi-şşerra-sti`câlehüm bilḫayri leḳuḍiye ileyhim ecelühüm. feneẕeru-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ fî ṭugyânihim ya`mehûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah (inkârcı) insanlara, hayrı acele istedikleri gibi şerri de acele verseydi, elbette onların süreleri bitirilmiş olurdu. Bizimle karşılaşacaklarını ummayanları (ahirete inanmayanları) azgınlıkları içerisinde bocalar hâlde bırakırız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:15, En‘âm 6:110; A‘râf 7:186; Hicr 15:72; Mü'minûn 23:75; Neml 27:4.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 11. ayet

  2. Yûnus suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 12. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَآ إِلَىٰ ضُرٍّ مَّسَّهُۥ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    veiẕâ messe-l'insâne-ḍḍurru de`ânâ licembihî ev ḳâ`iden ev ḳâimen. felemmâ keşefnâ `anhü ḍurrahû merra keel lem yed`unâ ilâ ḍurrim messeh. keẕâlike züyyine lilmüsrifîne mâ kânû ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    (İnkârcı) insana bir sıkıntı dokunduğu zaman, yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak bize dua eder. Fakat ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir sıkıntı yüzünden bize yalvarmamış gibi geçip gider. dipnot 1 İşte böylece yapmakta oldukları şeyler haddi aşanlara güzel gösterilmiştir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da pek çok ayette ele alındığı üzere nankör insana yönelik bir tahlile yer verilmekte, daha çok menfaatperestlik boyutuna vurgu yapılmaktadır. Benzer mesajlar: Nahl 16:54; İsrâ 17:67; ‘Ankebût 29:65; Rûm 30:33; Lokmân 31:32; Zümer 39:8, 49; Şûrâ 42:48.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 12. ayet

  3. Yûnus suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 13. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ

    veleḳad ehlekne-lḳurûne min ḳabliküm lemmâ żalemû vecâethüm rusülühüm bilbeyyinâti vemâ kânû liyü'minû. keẕâlike neczi-lḳavme-lmücrimîn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki haksızlık ettikleri için sizden önce nice nesilleri helak etmiştik. Elçileri kendilerine apaçık deliller getirmiş, (ancak) onlar iman etmemişlerdi. İşte suçlu toplumları böyle cezalandırırız.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 13. ayet

  4. Yûnus suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 14. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكُمْ خَلَٰٓئِفَ فِى ٱلْأَرْضِ مِنۢ بَعْدِهِمْ لِنَنظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

    ŝümme ce`alnâküm ḫalâife fi-l'arḍi mim ba`dihim linenżura keyfe ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra da nasıl davranacağınızı görmemiz için onların ardından sizi yeryüzünde halifeler (sorumlular) olarak görevlendirdik.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 14. ayet

  5. Yûnus suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 15. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâle-lleẕîne lâ yercûne liḳâene-'ti biḳur'ânin gayri hâẕâ ev beddilh. ḳul mâ yekûnü lî en übeddilehû min tilḳâi nefsî. in ettebi`u illâ mâ yûḥâ ileyy. innî eḫâfü in `aṣaytü rabbî `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Onlara ayetlerimiz açıkça tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman, (öldükten sonra) bizimle karşılaşmayı ummayanlar (ahirete inanmayanlar), "Ya bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir!" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştirmem benim için olacak şey değildir. Ben, bana vahyolunandan başkasına uymam. dipnot 1 Rabbime isyan edersem elbette büyük günün azabından korkarım." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En'âm 6:15; Zümer 39:13.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 15. ayet

  6. Yûnus suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 16. ayet. قُل لَّوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوْتُهُۥ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَدْرَىٰكُم بِهِۦ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرًا مِّن قَبْلِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    ḳul lev şâe-llâhü mâ televtühû `aleyküm velâ edrâküm bih. feḳad lebiŝtü fîküm `umüram min ḳablih. efelâ ta`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah dileseydi onu size tilavet edemezdim (okuyup aktaramazdım); (Allah da) onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür içinizde kalmıştım. Akıl etmiyor musunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 16. ayet

  7. Yûnus suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 17. ayet. فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    femen ażlemü mimmeni-fterâ `ale-llâhi keẕiben ev keẕẕebe biâyâtih. innehû lâ yüfliḥu-lmücrimûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 17. ayet

  8. Yûnus suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 18. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰٓؤُلَآءِ شُفَعَٰٓؤُنَا عِندَ ٱللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّـُٔونَ ٱللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lâ yeḍurruhüm velâ yenfe`uhüm veyeḳûlûne hâülâi şüfe`âünâ `inde-llâh. ḳul etünebbiûne-llâhe bimâ lâ ya`lemü fi-ssemâvâti velâ fi-l'arḍ. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Allah'ın peşi sıra kendilerine zarar da yarar da sağlamayacak şeylere tapıyorlar ve "Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir." diyorlar. dipnot 1 De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilemeyeceği bir şeyi mi bildiriyorsunuz! dipnot 2 O, onların ortak koştuklarından yüce ve uzaktır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Zümer 39:3 ile birlikte okunmalıdır. Kişinin kendisini Yüce Allah'a yaklaştıracak aracılar edinmesi şirktir ve eğer tevbe edilmezse, şirk denen kabul Nisâ 4:48 ve 116'da da belirtildiği gibi Allah tarafından affedilmeyecek tek günah olarak tanıtılmaktadır. Müşriklerin Yüce Allah katında putlardan şefaat beklemesi onların bir kısmının da olsa ahirete inandığını gösterebileceği gibi, bu şefaat beklentisinin dünyada durumlarının düzeltilmesi beklentisi olduğu da ifade edilmektedir. Bu durumda müşrikler içerisinde bu türden şefaata inananların ahirete inanmadıkları belirtilmiş olur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Ra‘d 13:33 ve Hucurât 49:16. ayetlerle birlikte okunmalıdır. Amaç insanların hadlerini aşarak Yüce Allah'a din öğretmeye kalkışmamasına dikkat çekmek ve O'nun bilmediği hiçbir şeyin olmadığını vurgulamaktır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 18. ayet

  9. Yûnus suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 19. ayet. وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    vemâ kâne-nnâsü illâ ümmetev vâḥideten faḫtelefû. velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike leḳuḍiye beynehüm fîmâ fîhi yaḫtelifûn.

    Mehmet Okuyan

    İnsanlar sadece tek bir ümmetti; dipnot 1 sonradan ayrılığa düştüler. Rabbinden bir söz geçmemiş olsaydı, ayrılığa düştükleri konuda aralarında elbette (hemen) hüküm verilirdi. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Enbiyâ 21:92; Mü'minûn 23:52.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzeri Hûd 11:110, Tâhâ 20:129, Fussilet 41:45 ve Şûrâ 42:21'de de geçen bu ifade gereği, "Yüce Allah'tan bir kelimenin geçmiş olması" azabın mahşere ertelenmesi ve inkârcılara zaman tanınmasıyla ilgili ezeli hüküm vermesi anlamına gelmektedir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 19. ayet

  10. Yûnus suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 20. ayet. وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

    veyeḳûlûne levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. feḳul inneme-lgaybü lillâhi fenteżirû. innî me`aküm mine-lmünteżirîn.

    Mehmet Okuyan

    "Ona (Muhammed'e) Rabbinden bir ayet (mucize) indirilse ya!" diyorlar. dipnot 1 De ki: "Gayb (bilinemeyen her şey) yalnızca Allah'ın kontrolündedir. Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkarcıların Hz. Peygamber'den istediği sıra dışı şeylerle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:7, 27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 20. ayet

Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar 21–33

  1. Yûnus suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 21. ayet. وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

    veiẕâ eẕaḳne-nnâse raḥmetem mim ba`di ḍarrâe messethüm iẕâ lehüm mekrun fî âyâtinâ. ḳuli-llâhü esra`u mekrâ. inne rusülenâ yektübûne mâ temkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra o (nankör) insanlara bir merhamet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında bir tuzak (kurmuşlar). dipnot 1 De ki: "Allah'ın tuzağı daha hızlıdır." dipnot 2 Şüphesiz ki elçilerimiz (meleklerimiz) kurduğunuz tuzakları yazıyorlar. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah inkârcı insanın başına herhangi bir sıkıntı geldikten sonra kendisine rahmet ve merhametini ulaştırdığında hemen eski nankörlüğüne geri döndüğünü ve ayetlere karşı düşmanca tavırlarına devam ettiğini haber vermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın tuzak kurması, tuzakları boşa çıkarması anlamına gelir. Bu konu Enfâl 8:18, 30. ayetler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:181; Nisâ 4:81; İsrâ 17:13; Kehf 18:49; Meryem 19:79; Enbiyâ 21:94; Yâsîn 36:12; Zuhruf 43:80; Câsiye 45:29; Kâf 50:18; Kamer 54:53; İnfitâr 82:10-12; Târık 86:4.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 21. ayet

  2. Yûnus suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 22. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُسَيِّرُكُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمْ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَرَيْنَ بِهِم بِرِيحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا۟ بِهَا جَآءَتْهَا رِيحٌ عَاصِفٌ وَجَآءَهُمُ ٱلْمَوْجُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ أُحِيطَ بِهِمْ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنْ أَنجَيْتَنَا مِنْ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

    hüve-lleẕî yüseyyiruküm fi-lberri velbaḥr. ḥattâ iẕâ küntüm fi-lfülk. vecerayne bihim birîḥin ṭayyibetiv veferiḥû bihâ câethâ rîḥun `âṣifüv vecâehümü-lmevcü min külli mekâniv veżannû ennehüm üḥîṭa bihim de`avu-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîn. lein enceytenâ min hâẕihî lenekûnenne mine-şşâkirîn.

    Mehmet Okuyan

    Sizi karada ve denizde yürüten (gezdiren) O'dur. Hatta siz gemilerde bulunduğunuz, gemiler de içindekileri tatlı bir rüzgârla alıp götürdüğü ve (yolcular) bu yüzden neşelendikleri zaman, ona (gemiye) şiddetli bir fırtına gelip çatar; her yerden onlara dalgalar hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatıldıklarını anlarlar da işte o zaman, dini yalnız O'na (Allah'a) özgü kılarak "Bizi bundan kurtarırsan elbette şükredenlerden olacağız" dipnot 1 diye Allah'a yalvarırlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: En‘âm 6:63.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 22. ayet

  3. Yûnus suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 23. ayet. فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    felemmâ encâhüm iẕâ hüm yebgûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳ. yâ eyyühe-nnâsü innemâ bagyüküm `alâ enfüsiküm metâ`a-lḥayâti-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uküm fenünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) kendilerini kurtarınca bir de bakarsın ki onlar yeryüzünde haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız dünya hayatının menfaatini elde etmek üzere ancak kendi aleyhinizedir. Sonunda dönüşünüz sadece bizedir. Yaptıklarınızı size bildireceğiz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 23. ayet

  4. Yûnus suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 24. ayet. إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    innemâ meŝelü-lḥayâti-ddünyâ kemâin enzelnâhü mine-ssemâi faḫteleṭa bihî nebâtü-l'arḍi mimmâ ye'külü-nnâsü vel'en`âm. ḥattâ iẕâ eḫaẕeti-l'arḍu zuḫrufehâ vezzeyyenet veżanne ehlühâ ennehüm ḳâdirûne `aleyhâ etâhâ emrunâ leylen ev nehâran fece`alnâhâ ḥaṣîden keel lem tagne bil'ems. keẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy yetefekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki insanların ve hayvanların yiyeceklerinden olan yer bitkileri o (su) sayesinde (gürleşip) birbirine karışır. Sonunda yeryüzü, süsünü takınıp (rengârenk) zinetlendiği ve sahipleri de onun üzerinde güç sahibi olduklarını sandıkları sırada, bir gece veya gündüz ona (azap) emrimiz gelir de onu sanki dün (orada bir zenginlik) yokmuş gibi hasat edilmiş bir hale getiririz. dipnot 1 Düşünen bir toplum için ayetlerimizi ayrıntılı bir şekilde işte böyle açıklıyoruz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Dünya hayatının geçiciliğiyle ilgili benzer mesajlar: Kehf 18:45; Zümer 39:21; Hadîd 57:20.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 37; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 24. ayet

  5. Yûnus suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 25. ayet. وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    vellâhü yed`û ilâ dâri-sselâm. veyehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah kullarını barış yurduna (cennete) dipnot 1 çağırıyor dipnot 2 ve dileyeni (layık gördüğünü) doğru yola ulaştırıyor.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada geçen [dâru's-selâm] ifadesi "barış yurdu" anlamında "dünya hayatındaki İslam ve Kur'an yurdu" olarak da yorumlanabilir. Benzer mesaj: En‘âm 6:126.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 25. ayet

  6. Yûnus suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 26. ayet. لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ ٱلْحُسْنَىٰ وَزِيَادَةٌ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    lilleẕîne aḥsenü-lḥusnâ veziyâdeh. velâ yerheḳu vucûhehüm ḳateruv velâ ẕilleh. ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine herhangi bir toz (leke) ve aşağılanma bulaşmaz. dipnot 1 İşte onlar cennet halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Onların yüzlerine ne bir toz (kara leke) bulaşır ne de bir horluk (gelir)."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 26. ayet

  7. Yûnus suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    velleẕîne kesebü-sseyyiâti cezâü seyyietim bimiŝlihâ veterheḳuhüm ẕilleh. mâ lehüm mine-llâhi min `âṣim. keennemâ ugşiyet vucûhühüm ḳiṭa`am mine-lleyli mużlimâ. ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    Kötülük yapanlara gelince, herhangi bir kötülüğün karşılığı misli iledir. dipnot 1 Onları aşağılanma kaplayacaktır. Kendilerini Allah'tan (gelecek herhangi bir cezaya karşı) koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Enfâl 8:60; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 27. ayet

  8. Yûnus suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 28. ayet. وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ مَكَانَكُمْ أَنتُمْ وَشُرَكَآؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَآؤُهُم مَّا كُنتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ

    veyevme naḥşüruhüm cemî`an ŝümme neḳûlü lilleẕîne eşrakû mekâneküm entüm veşürakâüküm. fezeyyelnâ beynehüm veḳâle şürakâühüm mâ küntüm iyyânâ ta`büdûn.

    Mehmet Okuyan

    Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah'a) ortak koşmuş olanlara "Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!" diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışız (olacağız). Onların ortakları şöyle diyecektir: "Siz bize ibadet etmiyordunuz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe' 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 28. ayet

  9. Yûnus suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 29. ayet. فَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِن كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَٰفِلِينَ

    fekefâ billâhi şehîdem beynenâ vebeyneküm in künnâ `an `ibâdetiküm legâfilîn.

    Mehmet Okuyan

    Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin (bize) tapmanızdan tamamen habersizdik."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 29. ayet

  10. Yûnus suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 30. ayet. هُنَالِكَ تَبْلُوا۟ كُلُّ نَفْسٍ مَّآ أَسْلَفَتْ وَرُدُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ مَوْلَىٰهُمُ ٱلْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    hünâlike teblû küllü nefsim mâ eslefet veruddû ile-llâhi mevlâhümü-lḥaḳḳi veḍalle `anhüm mâ kânû yefterûn.

    Mehmet Okuyan

    Orada herkes geçmişte yaptıklarını karşısında bulacaktır. (Artık) onlar gerçek sahipleri dipnot 1 olan Allah'a döndürülmüş (olacaklar)dır. Uydurmakta oldukları şeyler (putlar) da onlardan kaybolup gitmiş (olacak)tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:62; Yûnus 10:32; Kehf 18:44; Hacc 22:6, 62; Mü'minûn 23:116; Nûr 24:25; Lokmân 31:30.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 30. ayet

  11. Yûnus suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 31. ayet. قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَمَن يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُ فَقُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    ḳul mey yerzüḳuküm mine-ssemâi vel'arḍi emmey yemlikü-ssem`a vel'ebṣâra vemey yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi vemey yüdebbiru-l'emr. feseyeḳûlûne-llâh. feḳul efelâ tetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Veya işitme (duyu)suna ve gözlere kim hâkim bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor; diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor?" Hemen "Allah" diyecekler. dipnot 1 De ki: "(Hâlâ) takvâlı (duyarlı) olmayacak mısınız?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:84-89; ‘Ankebût 29:61, 63; Lokmân 31:25; Zümer 39:38; Zuhruf 43:9, 87.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 31. ayet

  12. Yûnus suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 32. ayet. فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ ٱلْحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

    feẕâlikümü-llâhü rabbükümü-lḥaḳḳ. femâẕâ ba`de-lḥaḳḳi ille-ḍḍalâl. feennâ tuṣrafûn.

    Mehmet Okuyan

    İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Artık gerçek(ler)den sonra sapkınlıktan başka ne kalır ki! dipnot 1 Nasıl da (sapkınlığa) döndürülüyorsunuz!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:185; Câsiye 45:6; Mürselât 77:50.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 32. ayet

  13. Yûnus suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ فَسَقُوٓا۟ أَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    keẕâlike ḥaḳḳat kelimetü rabbike `ale-lleẕîne feseḳû ennehüm lâ yü'minûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 33. ayet

Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir" 34–40

  1. Yûnus suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 34. ayet. قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ قُلِ ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ

    ḳul hel min şürakâiküm mey yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdüh. ḳuli-llâhü yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû feennâ tü'fekûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "(Allah'a) ortak koştuklarınız arasında (yoktan) yaratmayı başlatacak, sonra onu (tekrar) iade edebilecek biri var mı?" De ki: "Allah (yoktan) yaratmayı başlatır; sonra onu (tekrar) iade eder. Nasıl oluyor da (gerçeklerden) döndürülüyorsunuz!" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:29; Enbiyâ 21:104; Neml 27:64; ‘Ankebût 29:19, 20; Rûm 30:11, 27; Burûc 85:13.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 34. ayet

  2. Yûnus suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 35. ayet. قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ قُلِ ٱللَّهُ يَهْدِى لِلْحَقِّ أَفَمَن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ أَحَقُّ أَن يُتَّبَعَ أَمَّن لَّا يَهِدِّىٓ إِلَّآ أَن يُهْدَىٰ فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    ḳul hel min şürakâiküm mey yehdî ile-lḥaḳḳ. ḳuli-llâhü yehdî lilḥaḳḳ. efemey yehdî ile-lḥaḳḳi eḥaḳḳu ey yüttebe`a emmel lâ yehiddî illâ ey yühdâ. femâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ortak koştuklarınızdan gerçeğe ulaştıracak olan var mı?" De ki: "Allah gerçeğe ulaştırır. Gerçeğe ulaştıran mı uyulmaya daha layıktır; yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Ne oluyor size? Nasıl (böyle) hükmediyorsunuz?" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Sâffât 37:154; Kalem 68:36.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 35. ayet

  3. Yûnus suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 36. ayet. وَمَا يَتَّبِعُ أَكْثَرُهُمْ إِلَّا ظَنًّا إِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

    vemâ yettebi`u ekŝeruhüm illâ żannâ. inne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â. inne-llâhe `alîmüm bimâ yef`alûn.

    Mehmet Okuyan

    Onların çoğu zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz ki zan, gerçeklik bakımından hiçbir şey ifade etmez. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah onların yapmakta olduklarını bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:66; Câsiye 45:24; Necm 53:28.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 36. ayet

  4. Yûnus suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 37. ayet. وَمَا كَانَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ أَن يُفْتَرَىٰ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ kâne hâẕe-lḳur'ânü ey yüfterâ min dûni-llâhi velâkin taṣdîḳa-lleẕî beyne yedeyhi vetefṣîle-lkitâbi lâ raybe fîhi mir rabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Bu Kur'an, Allah'ın peşi sıra (varlıklar tarafın)dan (tasarlanıp) uydurulabilecek (bir söz) değildir. dipnot 1 Ancak (o) kendinden öncekini doğrulayan ve o Kitab'ı (Tevrat'ı) açıklayandır. dipnot 2 Onda şüphe yoktur; o âlemlerin Rabbindendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Kur'an'ın birileri tarafından meydana getirilemeyeceğini, çünkü Kur'an'ın iftira edilebilecek bir metin olmadığını meydan okumaya konu edinmekte, dolayısıyla vahyini sahiplenmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayetlerin açıkça ortaya konulmasıyla ilgili bkz. En‘âm 6:55, 97, 98, 114, 119, 126, 154; A‘râf 7:32, 52, 145, 174; Tevbe 9:11; Yûnus 10:5, 24; Hûd 11:1; Yûsuf 12:111; Ra‘d 13:2; İsrâ 17:12; Rûm 30:28; Fussilet 41:3, 44.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 37. ayet

  5. Yûnus suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 38. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    em yeḳûlûne-fterâh. ḳul fe'tû bisûratim miŝlihî ved`û meni-steṭa`tüm min dûni-llâhi in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    Yoksa "Onu (Muhammed) uydurdu!" dipnot 1 mu diyorlar? De ki: "Doğruysanız Allah'tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırın da onun benzeri bir sure getirin!" dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Muhammed'e "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet [tehaddî] denen "meydan okuma" ayetlerinin dördüncüsüdür. Bütün Kur'an'la ilgili herhangi bir meydan okuma olmamıştır. Meydan okuma ayetleri, sırasına göre (yaklaşık 60-70 surelik meydan okuma için) İsrâ 17:88, Tûr 52:34, (on surelik için) Hûd 11:13, (tek surelik olan ise) Yûnus 10:38 ve Bakara 2:23-24'tedir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 38. ayet

  6. Yûnus suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 39. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِمَا لَمْ يُحِيطُوا۟ بِعِلْمِهِۦ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُۥ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

    bel keẕẕebû bimâ lem yüḥîṭû bi`ilmihî velemmâ ye'tihim te'vîlüh. keẕâlike keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fenżur keyfe kâne `âḳibetu-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Aksine onlar bilgisini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan (Kur'an'ı) yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl olmuştu!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 39. ayet

  7. Yûnus suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 40. ayet. وَمِنْهُم مَّن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن لَّا يُؤْمِنُ بِهِۦ وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِٱلْمُفْسِدِينَ

    veminhüm mey yü'minü bihî veminhüm mel lâ yü'minü bih. verabbüke a`lemü bilmüfsidîn.

    Mehmet Okuyan

    İçlerinden ona (Kur'an'a) inanan da var; inanmayacak olan da. Rabbin bozguncuları çok iyi bilendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 40. ayet

Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti 41–53

  1. Yûnus suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 41. ayet. وَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل لِّى عَمَلِى وَلَكُمْ عَمَلُكُمْ أَنتُم بَرِيٓـُٔونَ مِمَّآ أَعْمَلُ وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

    vein keẕẕebûke feḳul lî `amelî veleküm `amelüküm. entüm berîûne mimmâ a`melü veenâ berîüm mimmâ ta`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar seni yalanlamaya devam ederlerse, de ki: "Benim işim bana, sizin işiniz de size aittir. dipnot 1 Siz benim yaptığımdan uzaksınız; ben de sizin yaptığınızdan uzağım."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Furkân 25:63, 72; Kasas 28:55; Şûrâ 42:15; kâfirûn 109:6.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 41. ayet

  2. Yûnus suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 42. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَعْقِلُونَ

    veminhüm mey yestemi`ûne ileyk. efeente tüsmi`u-ṣṣumme velev kânû lâ ya`ḳilûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 42. ayet

  3. Yûnus suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 43. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يُبْصِرُونَ

    veminhüm mey yenżuru ileyk. efeente tehdi-l`umye velev kânû lâ yübṣirûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 43. ayet

  4. Yûnus suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 44. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظْلِمُ ٱلنَّاسَ شَيْـًٔا وَلَٰكِنَّ ٱلنَّاسَ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    inne-llâhe lâ yażlimü-nnâse şey'ev velâkinne-nnâse enfüsehüm yażlimûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 44. ayet

  5. Yûnus suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 45. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

    veyevme yaḥşüruhüm keel lem yelbeŝû illâ sâ`atem mine-nnehâri yete`ârafûne beynehüm. ḳad ḫasira-lleẕîne keẕẕebû biliḳâi-llâhi vemâ kânû mühtedîn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) o gün onları, (dünyada) sanki günün ancak aralarında birbirleriyle tanışabilecekleri bir saati kadar kalmış gibi toplayacaktır. dipnot 1 Allah ile karşılaşmayı yalanlayıp doğru yola gelmemiş olanlar elbette zarara uğramışlardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tâhâ 20:103; Mü'minûn 23:112-114; Rûm 30:55; Ahkâf 46:35; Nâzi‘ât 79:46.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 45. ayet

  6. Yûnus suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 46. ayet. وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ ٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ

    veimmâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feileynâ merci`uhüm ŝümme-llâhü şehîdün `alâ mâ yef`alûn.

    Mehmet Okuyan

    Ya onları uyardığımız şeylerin bir kısmını sana gösteririz ya da seni vefat ettiririz. dipnot 1 Dönüşleri sadece bizedir. Sonra Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:40; Mü'min 40:77.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 46. ayet

  7. Yûnus suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 47. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    velikülli ümmetir rasûl. feiẕâ câe rasûlühüm ḳuḍiye beynehüm bilḳisṭi vehüm lâ yużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    Her ümmetin bir elçisi vardır. dipnot 1 Elçileri geldiği zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara haksızlık edilmez.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Ra‘d 13:7; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Fâtır 35:24; Zuhruf 43:6. Ayrıca İsrâ 17:15'te geçtiği üzere, vahiy birilerine hiç ulaşmamış veya doğru ulaşmamış ise o kişilere de vahiyle ilgili azap edilmeyeceği ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 47. ayet

  8. Yûnus suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 48. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 48. ayet

  9. Yûnus suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 49. ayet. قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى ضَرًّا وَلَا نَفْعًا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ إِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

    ḳul lâ emlikü linefsî ḍarrav velâ nef`an illâ mâ şâe-llâh. likülli ümmetin ecelün. iẕâ câe ecelühüm felâ yeste'ḫirûne sâ`atev velâ yestaḳdimûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah'ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir zarar veya yarar sağlayacak güce sahip değilim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri geldiği zaman artık ne bir saat (bir an) geri kalabilir ne de ileri gidebilirler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:34; Hicr 15:5; Nahl 16:61; Mü'minûn 23:43.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 49. ayet

  10. Yûnus suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 50. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوْ نَهَارًا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    ḳul era'eytüm in etâküm `aẕâbühû beyâten ev nehâram mâẕâ yesta`cilü minhü-lmücrimûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Hiç düşündünüz mü O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız)!" Suçlular bunun hangisini istemekte acele ediyorlar!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 50. ayet

  11. Yûnus suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 51. ayet. أَثُمَّ إِذَا مَا وَقَعَ ءَامَنتُم بِهِۦٓ ءَآلْـَٰٔنَ وَقَدْ كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

    eŝümme iẕâ mâ veḳa`a âmentüm bih. âl'âne veḳad küntüm bihî testa`cilûn.

    Mehmet Okuyan

    (Azap) başınıza geldikten sonra mı ona inanmış (olacak)sınız? Şimdi mi (iman ettiniz)? Onu (azabı) istemekte acele ediyordunuz!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 51. ayet

  12. Yûnus suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 52. ayet. ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

    ŝümme ḳîle lilleẕîne żalemû ẕûḳû `aẕâbe-lḫuld. hel tüczevne illâ bimâ küntüm teksibûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra (kendilerine) haksızlık edenlere "Ebedî azabı tadın!" denmiş (olacak)tır. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 52. ayet

  13. Yûnus suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 53. ayet. وَيَسْتَنۢبِـُٔونَكَ أَحَقٌّ هُوَ قُلْ إِى وَرَبِّىٓ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ

    veyestembiûneke eḥaḳḳun hû. ḳul î verabbî innehû leḥaḳḳuv vemâ entüm bimü`cizîn.

    Mehmet Okuyan

    (Bazı inkârcılar) "O (azap) gerçek midir?" diye senden haber bekliyorlar. dipnot 1 De ki: "Evet, Rabbime yemin olsun: Şüphesiz ki o gerçektir ve siz asla (O'nu) aciz bırakıcılar değilsiniz." dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece burada geçen [yestenbiûne] fiili "haber sormak", "bilgi teyit etmek", "soru sormak" demektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:134; Enfâl 8:59; Tevbe 9:2, 3; Hûd 11:20, 33; Nahl 16:46; Nûr 24:57; ‘Ankebût 29:22; Fâtır 35:44; Zümer 39:51; Şûrâ 42:31; Ahkâf 46:32.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 53. ayet

Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak 54–60

  1. Yûnus suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 54. ayet. وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    velev enne likülli nefsin żalemet mâ fi-l'arḍi leftedet bih. veeserrü-nnedâmete lemmâ raevu-l`aẕâb. veḳuḍiye beynehüm bilḳisṭi vehüm lâ yużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    Haksızlık eden kişi yeryüzündeki (her şeye) sahip olsaydı (azaptan kurtulmak için) elbette onu fidye olarak verirdi. dipnot 1 Azabı gördüklerinde, pişmanlık gizlemiş (veya pişmanlıklarını açıklamış) dipnot 2 olacaklardır. Aralarında adaletle hükmedilecektir ve kendilerine haksızlık edilmeyecektir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Ra‘d 13:18; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [eserrû] fiili [ezdâd] (çift anlamlı) kelimelerdendir. Anlamı hem pişmanlığı "gizlemek" hem de onu "açıklamak"tır. Benzer mesaj: Sebe' 34:33.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 54. ayet

  2. Yûnus suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 55. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    elâ inne lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. elâ inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Dikkat edin! Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'a aittir. Dikkat edin! Allah'ın vaadi gerçektir fakat onların çoğu bilmez.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 55. ayet

  3. Yûnus suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 56. ayet. هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    hüve yuḥyî veyümîtü veileyhi türce`ûn.

    Mehmet Okuyan

    O, diriltir, öldürür; yalnızca O'na döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 56. ayet

  4. Yûnus suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 57. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    yâ eyyühe-nnâsü ḳad câetküm mev`iżatüm mir rabbiküm veşifâül limâ fi-ṣṣudûri vehüdev veraḥmetül lilmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey insanlar! Elbette size Rabbinizden bir öğüt, göğüslerdeki (kalplerdeki inançsızlığa) bir şifa, dipnot 1 müminler için bir rehber ve rahmet gelmiştir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: İsrâ 17:82; Fussilet 41:44.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 57. ayet

  5. Yûnus suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 58. ayet. قُلْ بِفَضْلِ ٱللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِۦ فَبِذَٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا۟ هُوَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

    ḳul bifaḍli-llâhi vebiraḥmetihî febiẕâlike felyefraḥû. hüve ḫayrum mimmâ yecme`ûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ancak Allah'ın lütfu ve merhametiyle, işte bunlarla sevinsinler! Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 58. ayet

  6. Yûnus suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 59. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَٰلًا قُلْ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ أَمْ عَلَى ٱللَّهِ تَفْتَرُونَ

    ḳul era'eytüm mâ enzele-llâhü leküm mir rizḳin fece`altüm minhü ḥarâmev veḥalâlâ. ḳul ellâhü eẕine leküm em `ale-llâhi tefterûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah'ın size indirdiği rızıktan (bir kısmını) helâl, (bir kısmını da) haram kıldığınızı gördünüz mü?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:87; En‘âm 6:143-146; Nahl 16:116-117; Tahrîm 66:1; Hâkka 69:44-47.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 59. ayet

  7. Yûnus suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 60. ayet. وَمَا ظَنُّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ

    vemâ żannü-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe yevme-lḳiyâmeh. inne-llâhe leẕû faḍlin `ale-nnâsi velâkinne ekŝerahüm lâ yeşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a yalan uyduranların kıyamet günü hakkındaki kanaati nedir? Şüphesiz ki Allah insanlara karşı lütuf sahibidir. Fakat onların çoğu şükretmezler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 60. ayet

Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası 61–70

  1. Yûnus suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 61. ayet. وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    vemâ tekûnü fî şe'niv vemâ tetlû minhü min ḳur'âniv velâ ta`melûne min `amelin illâ künnâ `aleyküm şühûden iẕ tüfîḍûne fîh. vemâ ya`zübü `ar rabbike mim miŝḳâli ẕerratin fi-l'arḍi velâ fi-ssemâi velâ aṣgara min ẕâlike velâ ekbera illâ fî kitâbim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Her ne işte bulunsan, o işle ilgili Kur'an'dan her ne tilâvet edersen (okuyup aktarsan) dipnot 1 ve siz her ne iş yapıyorsanız o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidiz. Yerde de gökte de zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. dipnot 2 Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da [tilâvet] ifadesi vahyin tebliğ edilmesi, vahyin herhangi bir konunun gündeme getirilmesi, izinin sürülmesi, takip edilmesi anlamlarına gelmektedir. [Tilâvet] kavramının anlamları arasında "gündeme getirmek", "hayatın merkezine almak", "gündem yapmak" da bulunmaktadır. Dolayısıyla ayette sözü edilen [tilavet] ile kastedilen Hz. Muhammed'in vahyi muhataplarına tebliğ etmesi olarak anlaşılmalıdır. Ayetin ilk cümlesinde "her ne iş yaparsan" ifadesinin kapsamında Kur'an [tilavet]i de yer almasına rağmen bunun ayrı olarak kullanılmasının sebebi öneminden kaynaklanmaktadır. Kur'an'da her işle ilgili doğrudan veya dolaylı olarak, hüküm açısından veya mesaj açısından bir Kur'an göndermesi vardır. Kur'an'dan o işle ilgili kısmın [tilavet] edilmesi, o konuda Kur'an'ın dediğinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Kur'an, hayatla ilgili esaslar içerdiği için onun [tilavet]i de ayetleri hayata aktarılmasıdır, hayata taşınmasıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Sebe' 34:3.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 61. ayet

  2. Yûnus suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 62. ayet. أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    elâ inne evliyâe-llâhi lâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Mehmet Okuyan

    Dikkat edin! Allah'ın dostlarına dipnot 1 korku yoktur; onlar üzülmeyecek de.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın dostu olabilmek için önce Tevbe 9:71'de ifade edildiği gibi müminlerin birbirlerinin dostu olması gerekir. Bunun sonrasında Yüce Allah müminlerin dostu olduğunu Bakara 2:257'de ifade etmektedir. Fussilet 41:31'de belirtildiği gibi melekler de müminlerin dostudurlar. Mâide 5:55'te ise gerçek dostların Yüce Allah, Elçisi ve namaz kılan, zekâtı veren ve (Allah'ın emirlerine) boyun eğen müminler olduğu belirtilmektedir. Bu üç ayet Yüce Allah'ın dostlarının kimler olduğunu içermekte, bu kavramı belli bazı isimlere indirgemenin doğru olmadığı anlaşılmaktadır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 62. ayet

  3. Yûnus suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 63. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

    elleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, iman edip takvâlı olanlardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 63. ayet

  4. Yûnus suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 64. ayet. لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَا تَبْدِيلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    lehümü-lbüşrâ fi-lḥayâti-ddünyâ vefi-l'âḫirah. lâ tebdîle likelimâti-llâh. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Dünya hayatında da ahirette de müjde onlarındır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. Asıl büyük kurtuluş işte budur.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 64. ayet

  5. Yûnus suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 65. ayet. وَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ إِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    velâ yaḥzünke ḳavlühüm. inne-l`izzete lillâhi cemî`â. hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 65. ayet

  6. Yûnus suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 66. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا يَتَّبِعُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُرَكَآءَ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

    elâ inne lillâhi men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍ. vemâ yettebi`u-lleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi şürakâ'. iy yettebi`ûne ille-żżanne vein hüm illâ yaḫruṣûn.

    Mehmet Okuyan

    Dikkat edin! Göklerde ve yerde kim varsa (hepsi) yalnızca Allah'a aittir. dipnot 1 Allah'ın peşi sıra ortaklara yalvaranlar neyin peşine düşüyorlar! Onlar, zandan başka bir şeye uymuyorlar ve onlar yalandan başka bir şey de söylemiyorlar. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın dışında, O'nun peşi sıra müşriklerin tapındığı varlıkların kendilerinin müstakil varlıklar olmadıkları, dolayısıyla onlara ait özel herhangi bir mekân bulunmadığı, onlardan herhangi bir şey beklememek gerektiği, ayrıca kendilerine kulluk etmeyenleri cezalandırabilecekleri bir ahiretlerinin olmadığı, onlara tapınmamaları durumunda yersiz korkulara kapılmalarının da gereksizliği üzerinde durulmaktadır. Tapındıkları varlıklar genelde melek veya cinler üzerinden ürettikleri varlıklar ve putlar olduğu için, Yüce Allah ayette [mâ] edatı değil de canlı ve ruhu olan varlıklar için kullanılan [men] edatını tercih etmiştir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:116, 148; Yûnus 10:36; Câsiye 45:24; Necm 53:28.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 66. ayet

  7. Yûnus suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 67. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-lleyle liteskünû fîhi vennehâra mübṣirâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yesme`ûn.

    Mehmet Okuyan

    O, içinde dinlenesiniz diye sizin için geceyi yaratan, (çalışıp kazanmanız için de) gündüzü aydınlık kılandır. dipnot 1 Şüphesiz ki bunda, dinleyen bir toplum için dersler vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Kasas 28:73; Mü'min 40:61.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 67. ayet

  8. Yûnus suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 68. ayet. قَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ هُوَ ٱلْغَنِىُّ لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنْ عِندَكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بِهَٰذَآ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    ḳâlü-tteḫaẕe-llâhü veleden sübḥâneh. hüve-lganiyy. lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. in `indeküm min sülṭânim bihâẕâ. eteḳûlûne `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler:) "Allah çocuk edindi!" dediler. dipnot 1 (Haşa)! O yücedir. O, (gerçek) zengindir. Göklerde ve yerde ne varsa yalnızca O'na aittir. Bu konuda yanınızda herhangi bir delil yoktur. Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri mi söylüyorsunuz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekkelilerin Yüce Allah'a çocuk yakıştırmalarıyla ilgili bilgi içeren Benzer mesajlar: Bakara 2:116; Nisâ 4:171; En‘âm 6:101; Nahl 16:57-62; İsrâ 17:111; Kehf 18:4; Meryem 19:87-92; Enbiyâ 21:26; Furkân 25:2; Sâffât 37:151-153; Zuhruf 43:15-19; Tûr 52:39; Necm 53:21; Cinn 72:3.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 68. ayet

  9. Yûnus suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 69. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

    ḳul inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Allah'a yalan uyduranlar kurtulamazlar."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 69. ayet

  10. Yûnus suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 70. ayet. مَتَٰعٌ فِى ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذِيقُهُمُ ٱلْعَذَابَ ٱلشَّدِيدَ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

    metâ`un fi-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uhüm ŝümme nüẕîḳuhümü-l`aẕâbe-şşedîde bimâ kânû yekfürûn.

    Mehmet Okuyan

    Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar); sonra dönüşleri sadece bizedir; ardından da inkâr etmekte oldukları şeyler nedeniyle onlara şiddetli azabı tattırırız. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin sonundaki [bimâ kânû yekfurûne] (inkâr etmeleri sebebiyle) ifadesi dikkat çekicidir. Yüce Allah hiç kimseyi haksız yere azaba uğratmayacağı için, azaba çarptırılma nedenleri "Yüce Allah'ı, vahyi, risaleti, ahireti, sorgulamayı, cenneti, cehennemi vs. hususları inkâr etmeleri" olarak belirlenmiştir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 70. ayet

Nûh 71–74

  1. Yûnus suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 71. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِى وَتَذْكِيرِى بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَعَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُوٓا۟ أَمْرَكُمْ وَشُرَكَآءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ ٱقْضُوٓا۟ إِلَىَّ وَلَا تُنظِرُونِ

    vetlü `aleyhim nebee nûḥ. iẕ ḳâle liḳavmihî yâ ḳavmi in kâne kebüra `aleyküm meḳâmî veteẕkîrî biâyâti-llâhi fe`ale-llâhi tevekkeltü feecmi`û emraküm veşürakâeküm ŝümme lâ yekün emruküm `aleyküm gummeten ŝümme-ḳḍû ileyye velâ tünżirûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara Nuh'un haberini tilavet et (okuyup aktar)! Hani o, kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Benim konumum ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geldi ise -ki ben yalnızca Allah'a güvenirim-; siz de ortaklarınızla birlikte işinizle ilgili olarak toplanın! Sonra işiniz başınıza dert olmasın! Bundan sonra (vereceğiniz) hükmü bana uygulayın ve bana zaman da tanımayın!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 71. ayet

  2. Yûnus suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 72. ayet. فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَأَلْتُكُم مِّنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    fein tevelleytüm femâ seeltüküm min ecr. in ecriye illâ `ale-llâhi veümirtü en ekûne mine-lmüslimîn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 72. ayet

  3. Yûnus suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 73. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fekeẕẕebûhü fenecceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki vece`alnâhüm ḫalâife veagraḳne-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Mehmet Okuyan

    (Yine de) onu yalanlamışlardı. Biz de hem onu hem de onunla birlikte gemide bulunanları kurtarmış ve onları (yeryüzünde) halifeler (sorumlular olarak) görevlendirmiştik. Ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl olmuş!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 73. ayet

  4. Yûnus suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 74. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ بِمَا كَذَّبُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ كَذَٰلِكَ نَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلْمُعْتَدِينَ

    ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihî rusülen ilâ ḳavmihim fecâûhüm bilbeyyinâti femâ kânû liyü'minû bimâ keẕẕebû bihî min ḳabl. keẕâlike naṭbe`u `alâ ḳulûbi-lmü`tedîn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra onun arkasından elçileri kendi toplumlarına göndermiştik. Onlara deliller getirmişlerdi. Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi. İşte haddi aşanların kalplerini biz böyle mühürleriz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcıların kalplerinin mühürlenmesinin sebebi, inkârlarında ısrarcı olmalarıdır. Yani inkâr "sebep", mühürlenme ise "sonuç"tur. Benzer mesajlar: Bakara 2:7, 88; Nisâ 4:155; A‘râf 7:100, 101; Tevbe 9:87, 93; Nahl 16:108; Rûm 30:59; Mü'min 40:35; Muhammed 47:16; Münâfikûn 63:3.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 74. ayet

Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş 75–93

  1. Yûnus suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 75. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَٰرُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihim mûsâ vehârûne ilâ fir`avne vemeleihî biâyâtinâ festekberû vekânû ḳavmem mücrimîn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra onların ardından da Musa ile Harun'u delillerimizle Firavun'a ve yöneticilerine göndermiştik; (fakat) onlar kibirlenmiş ve suçlu bir toplum olmuşlardı.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 75. ayet

  2. Yûnus suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 76. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰذَا لَسِحْرٌ مُّبِينٌ

    felemmâ câehümü-lḥaḳḳu min `indinâ ḳâlû inne hâẕâ lesiḥrum mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Katımızdan onlara gerçek (bilgi) gelince "Elbette bu, apaçık bir büyüdür!" demişlerdi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 76. ayet

  3. Yûnus suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 77. ayet. قَالَ مُوسَىٰٓ أَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَكُمْ أَسِحْرٌ هَٰذَا وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّٰحِرُونَ

    ḳâle mûsâ eteḳûlûne lilḥaḳḳi lemmâ câeküm. esiḥrun hâẕâ. velâ yüfliḥu-ssâḥirûn.

    Mehmet Okuyan

    Musa "Size gerçek (bilgi) geldiğinde onun için ‘Bu bir büyü müdür? (Hep böyle mi) dersiniz? (Oysa) büyücüler başarılı olamazlar!" diye sormuştu.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 77. ayet

  4. Yûnus suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 78. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِنِينَ

    ḳâlû eci'tenâ litelfitenâ `ammâ vecednâ `aleyhi âbâenâ vetekûne leküme-lkibriyâü fi-l'arḍ. vemâ naḥnü lekümâ bimü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar "Babalarımızı üzerinde bulduğumuz (dinden) bizi döndüresin dipnot 1 ve yeryüzünde yücelik sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz size asla inanacak değiliz." demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Firavun ve adamları taklide battıkları için, atalarını neyin üzerinde bulmuşlarsa o yolu, yani o dini, hayat tarzını takip edeceklerini ifade etmiş, o yoldan vazgeçirme gerekçesi nedeniyle Hz. Musa'ya ve Hz. Harun'a itibar etmeyeceklerini belirtmişlerdi. "Atalarımızı üzerinde bulmuştuk" sözü taklitçiliğin göstergesidir ve bu ümmet içerisinde öncelikle Mekkeli müşrikler bu hatalı yolu izleyenler olmuştur. Ancak mesaj elbette onlarla sınırlı değildir. Şeytanın izini takip eden herkesin bu noktada muhatap olduğu unutulmamalıdır. Taklitle ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sebe' 34:43; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 78. ayet

  5. Yûnus suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 79. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ ٱئْتُونِى بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٍ

    veḳâle fir`avnü-'tûnî bikülli sâḥirin `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Firavun şöyle demişti: "Bilgili bütün büyücüleri bana getirin!"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 79. ayet

  6. Yûnus suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 80. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

    felemmâ câe-sseḥaratü ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 80. ayet

  7. Yûnus suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 81. ayet. فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئْتُم بِهِ ٱلسِّحْرُ إِنَّ ٱللَّهَ سَيُبْطِلُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ ٱلْمُفْسِدِينَ

    felemmâ elḳav ḳâle mûsâ mâ ci'tüm bihi-ssiḥr. inne-llâhe seyübṭilüh. inne-llâhe lâ yuṣliḥu `amele-lmüfsidîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar (iplerini) atınca Musa şunu söylemişti: "Sizin getirdiğiniz şey (bilinen bir) büyüdür. Şüphesiz ki Allah onu boşa çıkaracaktır." Şüphesiz ki Allah bozguncuların işini düzeltmez.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 81. ayet

  8. Yûnus suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 82. ayet. وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

    veyüḥiḳḳu-llâhü-lḥaḳḳa bikelimâtihî velev kerihe-lmücrimûn.

    Mehmet Okuyan

    Suçluların hoşuna gitmese de Allah sözleriyle gerçeği açığa çıkaracaktır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 82. ayet

  9. Yûnus suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 83. ayet. فَمَآ ءَامَنَ لِمُوسَىٰٓ إِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِّن قَوْمِهِۦ عَلَىٰ خَوْفٍ مِّن فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِمْ أَن يَفْتِنَهُمْ وَإِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    femâ âmene limûsâ illâ ẕürriyyetüm min ḳavmihî `alâ ḫavfim min fir`avne vemeleihim ey yeftinehüm. veinne fir`avne le`âlin fi-l'arḍ. veinnehû lemine-lmüsrifîn.

    Mehmet Okuyan

    Firavun ve yöneticilerinin kendilerine fitne (sıkıntı) vermelerinden korkmaları nedeniyle, kavminden bir grup insandan başka kimse Musa'ya iman etmemişti. Şüphesiz ki Firavun yeryüzünde kibirlenen biriydi ve elbette o, haddi aşanlardandı. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Zuhruf 43:54.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 83. ayet

  10. Yûnus suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 84. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰقَوْمِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُوٓا۟ إِن كُنتُم مُّسْلِمِينَ

    veḳâle mûsâ yâ ḳavmi in küntüm âmentüm billâhi fe`aleyhi tevekkelû in küntüm müslimîn.

    Mehmet Okuyan

    Musa şöyle demişti: "Ey kavmim! Allah'a inandıysanız, O'na teslim olduysanız yalnızca O'na güvenin!" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet imanın bir iddia değil, bilinç ve kararlılık olduğunun delilidir. Dahası iman bir güven kurumudur. Bir insan Yüce Allah'a ne kadar güveniyorsa O'na o kadar inanıyor demektir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 84. ayet

  11. Yûnus suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 85. ayet. فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

    feḳâlû `ale-llâhi tevekkelnâ. rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilḳavmi-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar da şöyle demişlerdi: "Yalnızca Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu için deneme konusu kılma! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette geçen [fitneh] kelimesi "deneme" anlamına gelse de burada bağlam gereği zalimlere karşı herhangi bir şekilde "rezil ve rüsva" edilmeme anlamını da içermektedir. Bu duanın bir benzeri Mümtehine 60:5'te Hz. İbrahim'in duası olarak yer almaktadır. Benzer mesaj: Bakara 2:256.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 85. ayet

  12. Yûnus suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 86. ayet. وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    veneccinâ biraḥmetike mine-lḳavmi-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Bizi merhametinle o kâfirler topluluğundan kurtar!"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 86. ayet

  13. Yûnus suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 87. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veevḥaynâ ilâ mûsâ veeḫîhi en tebevveâ liḳavmikümâ bimiṣra büyûtev vec`alû büyûteküm ḳibletev veeḳîmu-ṣṣalâh. vebeşşiri-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz de Musa ve kardeşine "Kavminiz için şehirde evler hazırlayın! Evlerinizi kıble yapın! dipnot 1 Namazınızı da doğru kılın! dipnot 2 (Ey Musa)! Müminleri müjdele!" diye vahyetmiştik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle ayetin bağlamı dikkate alınarak Hz. Musa ve Hz. Harun'un kavmine tebliğ etmesi istenen bir buyruk olarak şöyle de tercüme edilebilir: "Evlerinizi güney tarafa bakacak şekilde yapın."
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu buyruk namaz, oruç, zekât, kurban vs. ibadetlerin eski ümmetlerden beri farz olduğunun delillerindendir. Benzer mesajlar: Bakara 2:83, 183; Al-i İmrân 3:39; Mâide 5:12; İbrâhîm 14:40; Kehf 18:21; Meryem 19:31, 55, 59; Tâhâ 20:14; Hacc 22:26-30, 34-37; Enbiyâ 21:73; Lokmân 31:17; Şûrâ 42:13.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 87. ayet

  14. Yûnus suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 88. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    veḳâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir`avne vemeleehû zînetev veemvâlen fi-lḥayâti-ddünyâ rabbenâ liyüḍillû `an sebîlik. rabbene-ṭmis `alâ emvâlihim veşdüd `alâ ḳulûbihim felâ yü'minû ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Mehmet Okuyan

    Musa şöyle demişti: "Rabbimiz! Şüphesiz ki sen Firavun ve yöneticilerine dünya hayatında ziynet ve mallar verdin. dipnot 1 Rabbimiz! (Onlara bu nimetleri) insanları senin yolundan saptırsınlar (diye mi verdin?) dipnot 2 Rabbimiz! Onların mallarını sil, kalplerine sıkıntı ver! Onlar o elem verici azabı görünceye kadar iman etmeyecekler." dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Hz. Musa Yüce Allah'ın Firavun'a ve onun yönetici seçkinlerine dünya hayatında çeşitli zinetler, bolca mal ve servet verdiğini ifade etmiş, bir anlamda bunların veriliş amacına uygun değerlendirilmediğine dikkat çekmiş olmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle "Rabbimiz! Sonuçta onlar senin yolundan saptırıyorlar" şeklinde de tercüme edilebilir. Bu tercümenin gerekçesi, [li yudıllû] ifadesinin başındaki [lâm/li] edatına "akıbet" anlamı verilmesidir ki bunun Kur'an'da çeşitli örnekleri vardır.
    3. metne dön, dipnot 3
      "Kalplerine şiddet ver" ifadesi "kalplerinin mühürlenmesi, sıkıntılarla daraltılması, imana muvaffak olamamaları, kalplerinin katılaşması, malı kaybetme sonrası bunun acısını kalplerine oturtması" anlamlarını içermektedir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 88. ayet

  15. Yûnus suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 89. ayet. قَالَ قَدْ أُجِيبَت دَّعْوَتُكُمَا فَٱسْتَقِيمَا وَلَا تَتَّبِعَآنِّ سَبِيلَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳâle ḳad ücîbet da`vetükümâ festeḳîmâ velâ tettebi`ânni sebîle-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) "İkinizin duasına da elbette cevap verilmiştir. Siz doğru yolda olun ve o (gerçekleri) bilmeyenlerin yoluna uymayın!" demişti.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 89. ayet

  16. Yûnus suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 90. ayet. وَجَٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    vecâveznâ bibenî isrâîle-lbaḥra feetbe`ahüm fir`avnü vecünûdühû bagyev ve`advâ. ḥattâ iẕâ edrakehü-lgaraḳu ḳâle âmentü ennehû lâ ilâhe ille-lleẕî âmenet bihî benû isrâîle veenâ mine-lmüslimîn.

    Mehmet Okuyan

    Biz İsrailoğullarını denizden geçirmiştik de Firavun ve askerleri haksızlık etmek ve saldırmak üzere onları takip etmişti. Sonunda (denizde) boğulma zamanı gelince (Firavun) "İsrailoğullarının inandığı ilahtan başka ilah olmadığına ben de iman ettim. Ben de müslümanlardanım!" demişti.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 90. ayet

  17. Yûnus suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 91. ayet. ءَآلْـَٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنتَ مِنَ ٱلْمُفْسِدِينَ

    âl'âne veḳad `aṣayte ḳablü vekünte mine-lmüfsidîn.

    Mehmet Okuyan

    (Ona şöyle denmişti): "Şimdi mi (iman ettin)! dipnot 1 (Oysa) daha önce isyan etmiş ve bozgunculardan olmuştun."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah ölüm anındaki tevbeyi kabul etmeyeceğini bildirmektedir. Çünkü bu tür tevbe girişimlerinin samimiyet noktasında ispat edilme imkânı yoktur. İman iddiası eğer salih amellerle desteklenmez veya ispat edilmezse o inanç iman adını alamaz. Dolayısıyla Firavun'un da iman ifadeleri ispat edilme zamanı kalmadığı için kabul edilmemiştir. Benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Secde 32:29; Sebe' 34:52; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 91. ayet

  18. Yûnus suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 92. ayet. فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

    felyevme nüneccîke bibedenike litekûne limen ḫalfeke âyeh. veinne keŝîram mine-nnâsi `an âyâtinâ legâfilûn.

    Mehmet Okuyan

    Senden sonra geleceklere bir ibret olması için dipnot 1 bugün senin bedenini (cansız olarak) kurtaracağız. Şüphesiz ki insanlardan birçoğu delillerimizden habersizmiş gibi davranır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Firavun'un takip ettiği ve boğulmuş olacağına dair tereddütleri bulunan Hz. Musa'nın yanındaki müminlere gösterilmesi için cesedinin korunacağı mesajını da verebilir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 92. ayet

  19. Yûnus suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 93. ayet. وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veleḳad bevve'nâ benî isrâîle mübevvee ṣidḳiv verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibât. feme-ḫtelefû ḥattâ câehümü-l`ilm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki biz İsrailoğullarını güzel bir yurda yerleştirmiştik ve onlara temiz nimetlerden rızık vermiştik. Kendilerine ilim gelinceye kadar ayrılığa düşmemişlerdi. dipnot 1 Şüphesiz ki Rabbin, anlaşmazlığa düştüğü şeyler hakkında kıyamet günü aralarında hükmedecektir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:213; Al-i İmrân 3:19; Şûrâ 42:14; Câsiye 45:17; Beyyine 98:4.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:113; Nahl 16:124; Secde 32:25; Câsiye 45:17.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 93. ayet

Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi 94–103

  1. Yûnus suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 94. ayet. فَإِن كُنتَ فِى شَكٍّ مِّمَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ فَسْـَٔلِ ٱلَّذِينَ يَقْرَءُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكَ لَقَدْ جَآءَكَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

    fein künte fî şekkim mimmâ enzelnâ ileyke fes'eli-lleẕîne yaḳraûne-lkitâbe min ḳablik. leḳad câeke-lḥaḳḳu mir rabbike felâ tekûnenne mine-lmümterîn.

    Mehmet Okuyan

    Sana indirdiğimizden şüphedeysen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor! Şüphesiz ki Rabbinden sana gerçek (bilgi) gelmiştir. Sakın şüphelenenlerden olma! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:147; Al-i İmrân 3:60.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 94. ayet

  2. Yûnus suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 95. ayet. وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    velâ tekûnenne mine-lleẕîne keẕẕebû biâyâti-llâhi fetekûne mine-lḫâsirîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; sonra kaybedenlerden olursun. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu uyarılar Hz. Muhammed'in şahsında ümmete yönelik olarak anlaşılmalıdır; çünkü Hz. Muhammed'in kendisine vahyedilenlerle ilgili herhangi bir şüphesi olamazdı. Zaten Yûnus 10:104'te verilen bilgi de bunun delilidir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 95. ayet

  3. Yûnus suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne-lleẕîne ḥaḳḳat `aleyhim kelimetü rabbike lâ yü'minûn.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 96. ayet

  4. Yûnus suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 97. ayet. وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    velev câethüm küllü âyetin ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine her bir delil gelmiş olsa bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmayacaklardır). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yûnus 10:33, 96 ve 97 gibi ayetler, Yüce Allah'ın gelecekte kimlerin inanmayacağını bildiğinin apaçık delillerindendir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe' 34:31.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 97. ayet

  5. Yûnus suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 98. ayet. فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ ءَامَنَتْ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُوا۟ كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ ٱلْخِزْىِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    felevlâ kânet ḳaryetün âmenet fenefe`ahâ îmânühâ illâ ḳavme yûnüs. lemmâ âmenû keşefnâ `anhüm `aẕâbe-lḫizyi fi-lḥayâti-ddünyâ vemetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Mehmet Okuyan

    Yunus'un dipnot 1 kavmi hariç, herhangi bir şehir (halkı), keşke iman etmiş olsaydı da bu imanları kendilerine yarar sağlasaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, kendilerinden dünya hayatındaki rezillik azabını kaldırmış ve onları bir süre (daha) yararlandırmıştık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kitâb-ı Mukaddes (Yunus, Bap 1)'deki bilgilere göre, Hz. Yunus, Asur Devleti'nin başkenti olan Nineve/Ninova'ya gönderilmiş bir peygamberdi. Hz. Yunus'un MÖ. 860-784 yılları arasında yaşadığı ifade edilmektedir. Buradaki görevinde arzu edilen sonucu alamayınca, başka bir yere (Tarşiş'e) gitmek üzere bir gemiye binmiş ve -kısmen Kur'an'la da örtüşen bilgilere göre- zorlu bir süreç yaşamıştı (Ömer Faruk Harman, "Yunus md.," DİA, XLIII, 597-599). Kur'an'da Hz. Yunus'la ilgili kıssa Yûnus 10:98 ve Sâffât 37:139'da Hz. Yunus'un adı verilerek, Enbiyâ 21:87 ([zü'n-Nûn]) ve Kalem 68:48'de ([sâhıbü'l-hût]) ifadeleri kullanılarak yer almaktadır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 98. ayet

  6. Yûnus suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 99. ayet. وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    velev şâe rabbüke leâmene men fi-l'arḍi küllühüm cemî`â. efeente tükrihü-nnâse ḥattâ yekûnû mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Rabbin dileseydi yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. (Şimdi) sen inanmaları için insanları zorlayacak mısın! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Hz. Muhammed'e hitap etmekte ve onun aslında insanlar üzerinde herhangi bir tasarruf yetkisinin bulunmadığını ifade etmektedir. Gerçek anlamda etki insanın kendi iradesi ve o iradenin tercihini yaratacak olan Yüce Allah'tır. Teğâbun 64:11'de de belirtildiği gibi insan kendisi iman edecek ki Yüce Allah da onun kalbine hidayet etsin. Çünkü iman "sebep"tir; hidayet ise "sonuç"tur. Bakara 2:256'da da belirtildiği gibi "dinde zorlama yoktur." Çünkü iman öncelikle bir kalp eylemidir. Kalbinde iman olmayanın zorlama ile iman sahibi kılınması mümkün değildir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 99. ayet

  7. Yûnus suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 100. ayet. وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تُؤْمِنَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَجْعَلُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

    vemâ kâne linefsin en tü'mine illâ biiẕni-llâh. veyec`alü-rricse `ale-lleẕîne lâ ya`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın izni olmadan kimse inanamaz. dipnot 1 Akıllarını kullanmayanlara pislik verir (yağdırır). dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayette sözü edilen [iznillâhi] tamlaması "Allah'ın izni, müsaadesi, yol göstermesi, gerçeği duyurması, yardım etmesi, kolaylaştırması ve hüküm vermesi" manalarını içermektedir. Rabbimiz, insanlara vicdan, fıtrat, akıl ve irade verip peygamberler görevlendirmesi ve kitap göndermesi ile bu konudaki buyruklarını insanlara duyurmuştur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Enfâl 8:22. Bu ayet akıl etmenin dindeki vazgeçilmez yerinin ve öneminin en açık ifadelerindendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 100. ayet

  8. Yûnus suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 101. ayet. قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا تُغْنِى ٱلْـَٔايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

    ḳuli-nżurû mâẕâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vemâ tugni-l'âyâtü vennüẕüru `an ḳavmil lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın!" İnanmayacak bir topluma deliller ve uyarılar yarar sağlamaz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 101. ayet

  9. Yûnus suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 102. ayet. فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

    fehel yenteżirûne illâ miŝle eyyâmi-lleẕîne ḫalev min ḳablihim. ḳul fenteżirû innî me`aküm mine-lmünteżirîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, kendilerinden önce geçmiş toplumların (felaket) günlerinin benzerlerinden başkasını mı bekliyorlar? De ki: "Bekleyin! Şüphesiz ki ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 102. ayet

  10. Yûnus suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 103. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    ŝümme nüneccî rusülenâ velleẕîne âmenû keẕâlik. ḥaḳḳan `aleynâ nünci-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra biz elçilerimizi ve iman edenleri kurtarırız. İşte böylece, üzerimize bir borç olarak inananları kurtaracağız.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 103. ayet

"İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret 104–109

  1. Yûnus suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 104. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى شَكٍّ مِّن دِينِى فَلَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِنْ أَعْبُدُ ٱللَّهَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُمْ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî şekkim min dînî felâ a`büdü-lleẕîne ta`büdûne min dûni-llâhi velâkin a`büdü-llâhe-lleẕî yeteveffâküm. veümirtü en ekûne mine-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    (104, 105) De ki: "Ey insanlar! Benim (tebliğ ettiğim) dinimden şüphedeyseniz, ben Allah'ın peşi sıra tapmakta olduklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam ve ‘hanîf (Allah'ı birleyen) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma!' diye emredildi."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 104. ayet

  2. Yûnus suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 105. ayet. وَأَنْ أَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    veen eḳim vecheke lildîni ḥanîfâ. velâ tekûnenne mine-lmüşrikîn.

    Mehmet Okuyan

    (104, 105) De ki: "Ey insanlar! Benim (tebliğ ettiğim) dinimden şüphedeyseniz, ben Allah'ın peşi sıra tapmakta olduklarınıza tapmam. Ancak sizi öldürecek olan Allah'a taparım. Bana müminlerden olmam ve ‘hanîf (Allah'ı birleyen) olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma!' diye emredildi."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 105. ayet

  3. Yûnus suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 106. ayet. وَلَا تَدْعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَ فَإِن فَعَلْتَ فَإِنَّكَ إِذًا مِّنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    velâ ted`u min dûni-llâhi mâ lâ yenfe`uke velâ yeḍurruk. fein fe`alte feinneke iẕem mine-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın peşi sıra sana yarar da zarar da veremeyecek şeylere yalvarma! Bunu yaparsan, o takdirde şüphesiz ki zalimlerden olursun.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 106. ayet

  4. Yûnus suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 107. ayet. وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضْلِهِۦ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    veiy yemseske-llâhü biḍurrin felâ kâşife lehû illâ hû. veiy yüridke biḫayrin felâ râdde lifaḍlih. yüṣîbü bihî mey yeşâü min `ibâdih. vehüve-lgafûru-rraḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O'ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. dipnot 1 Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın eşsiz gücüyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:17; Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Mülk 67:20-21, 28.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 107. ayet

  5. Yûnus suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 108. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü ḳad câekümü-lḥaḳḳu mir rabbiküm. femeni-htedâ feinnemâ yehtedî linefsih. vemen ḍalle feinnemâ yeḍillü `aleyhâ. vemâ ene `aleyküm bivekîl.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ey insanlar! Rabbinizden size elbette gerçek gelmiştir. Kim doğru yola gelirse yalnızca kendisi için gelmiş olur; kim de saparsa sadece kendi aleyhine sapmış olur. dipnot 1 Ben sizin üzerinize asla vekil (güven kaynağı) değilim."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: İsrâ 17:15, 97; Kehf 18:17; Zümer 39:41.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 108. ayet

  6. Yûnus suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 109. ayet. وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

    vettebi` mâ yûḥâ ileyke vaṣbir ḥattâ yaḥküme-llâh. vehüve ḫayru-lḥâkimîn.

    Mehmet Okuyan

    Sana vahyolunana uy dipnot 1 ve Allah (aranızda) hükmedinceye kadar sabret! O, hüküm verenlerin en iyisidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Vahye uymayla ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:103, dipnot 1.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 109. ayet