Yûnus suresi

Yûnus suresi, 70. ayet

Yûnus suresi, 70. ayet. مَتَٰعٌ فِى ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذِيقُهُمُ ٱلْعَذَابَ ٱلشَّدِيدَ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

metâ`un fi-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uhüm ŝümme nüẕîḳuhümü-l`aẕâbe-şşedîde bimâ kânû yekfürûn.

Diyanet İşleri

Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 67–73 · surenin 70. ayeti / 109

Konu Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası Yûnus 61–70 3

  1. Yûnus 67

    O, içinde dinlenesiniz diye geceyi sizin için (karanlık); gündüzü ise aydınlık kılandır. Şüphesiz bunda işiten bir toplum için ibretler vardır.

  2. Yûnus 68

    "Allah, bir çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. O, her bakımdan sınırsız zengindir. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O'nundur. Bu konuda elinizde hiçbir delil de yoktur. Allah'a karşı bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

  3. Yûnus 69

    De ki: "Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa eremezler."

  4. 70

    Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.

  5. Yûnus 71

    Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah'a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!

  6. Yûnus 72

    Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."

  7. Yûnus 73

    Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 69–70. ayetler için yazılmıştır.

69-70. “De ki: Allah’a karşı yalan söyleyip iftira edenler asla kurtuluşa eremeyeceklerdir.” Hiçbir zaman isteklerini elde edemeyecekler, hiçbir zaman maksatları gerçekleşmeyecektir. Onlar, küfür ve yalanlarında sadece dünya hayatında az bir süre faydalanırlar. Sonra da Yüce Allah’ın huzuruna gidecekler, O’na döndürülecekler. O da kâfir olmaları sebebi ile oldukça çetin azabı onlara tattıracaktır. “Allah onlara zulmetmedi, fakat onlar kendi kendilerine zulmediyorlar.” (Âl-i İmrân, 3/117)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Dünyanın, istifade ettikleri lezzetleri ve nimetleri ile aldanmasınlar. Dünyanın lezzetleri ve nimetleri geçicidir. Sonra kıyamet günü onların dönüşü bizedir. Sonra biz, Allah'ı inkâr etmeleri ve Allah'ın resulünü de yalanlamaları sebebi ile onlara şiddetli bir azap tattırırız.

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. مَتَـٰعٌۭ metaun bir geçim sürerler kök: متع
  2. فِى fi
  3. ٱلدُّنْيَا d-dunya dünyada kök: دنو
  4. ثُمَّ summe sonra
  5. إِلَيْنَا ileyna bizedir
  6. مَرْجِعُهُمْ merciuhum dönüşleri kök: رجع
  7. ثُمَّ summe sonra
  8. نُذِيقُهُمُ nuzikuhumu tattırırız kök: ذوق
  9. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  10. ٱلشَّدِيدَ ş-şedide şiddetli kök: شدد
  11. بِمَا bima dolayı
  12. كَانُوا۟ kanu olmalarından kök: كون
  13. يَكْفُرُونَ yekfurune inkâr ediyor(lar) kök: كفر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş)

    Haccı da, umreyi de Allah için tamamlayın. Eğer (düşman, hastalık ve benzer sebeplerle) engellenmiş olursanız artık size kolay gelen kurbanı…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Her canlı ölümü tadacaktır. Ancak kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim cehennemden uzaklaştırılıp cennete…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Andolsun, dönsünler diye biz onlara (ahiretteki) en büyük azaptan önce (dünyadaki) yakın azabı elbette tattıracağız.

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Daha önce kendilerine, "(savaşmaktan) ellerinizi çekin, namazı kılın, zekatı verin" denilenleri görmedin mi? Üzerlerine savaş yazılınca, hemen…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    (Ey münafıklar!), siz de tıpkı sizden öncekiler gibisiniz: Onlar sizden daha güçlü, malları ve çocukları daha fazlaydı. Onlar paylarına düşenden…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: شدد (102 geçiş)

    İnkar edenlere mutlaka şiddetli bir azabı tattıracağız ve onları yaptıklarının en kötüsü ile cezalandıracağız.

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Ama siz, birbirinizi öldüren, içinizden bir kesime karşı kötülük ve zulümde yardımlaşarak; size haram olduğu halde onları yurtlarından çıkaran, size…

  • Aynı kök: شدد (102 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar); sonra dönüşleri sadece bizedir; ardından da inkâr etmekte oldukları şeyler nedeniyle onlara şiddetli azabı tattırırız. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetin sonundaki [bimâ kânû yekfurûne] (inkâr etmeleri sebebiyle) ifadesi dikkat çekicidir. Yüce Allah hiç kimseyi haksız yere azaba uğratmayacağı için, azaba çarptırılma nedenleri "Yüce Allah'ı, vahyi, risaleti, ahireti, sorgulamayı, cenneti, cehennemi vs. hususları inkâr etmeleri" olarak belirlenmiştir.

Mustafa İslamoğlu

Yalnızca dünya ile sınırlı geçici bir haz. Sonunda onların dönüşü Bize olacak: en nihayet ısrarlı inkarlarından dolayı onlara şiddetli azabı tattıracağız.

Muhammed Esed

(Kısa süren) bir tutunmadır bu dünyadaki; ve sonra onların dönüşü er geç Bize olacak: Ve Biz de, hakkı inat ve ısrarla inkar etmelerinin karşılığı olarak onlara o çok yoğun, çok şiddetli acıyı tattıracağız.

Ahmed Hulusi

Dünyadan geçici bir yararlanma; sonra dönüşleri bizedir! Sonra hakikati inkar etmeleri nedeniyle şiddetli azabı onlara yaşatacağız.

Ali Bulaç

(Onlar için) Dünyada geçici bir meta (vardır). Sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkara sapışları dolayısıyla onlara şiddetli azabı taddıracağız.

Ali Özek ve heyeti

Dünyada bir miktar geçim (sağlarlar), sonra dönüşleri bizedir; sonra da inkâr etmekte oldukları şeylerden ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.

Ali Rıza Safa

Dünyada bir geçinme; sonra, Bize dönecekler. Sonra da nankörlük ettikleri için, yaman bir ceza tattıracağız.

Bayraktar Bayraklı

"Dünyada biraz nimetlenme vardır; ardından dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar ettiklerinden dolayı şiddetli azabı onlara tattıracağız."

Edip Yüksel

Dünyada paylarını alırlar, sonra dönüşleri bizedir. Sonra da inkarlarından ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Dünyada paylarını alırlar, sonra dönüşleri bizedir. Sonra da inkarlarından ötürü onlara şiddetli azabı tattırırız.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Dünyada (ki nasipleri) cüz'i bir zevk, sonra dönüşleri Bizedir; sonra da Biz onlara, inkar ettiklerinden dolayı, azabı tattıracağız!

Elmalılı Hamdi Yazır

Dünyada cüz'i bir zevk, sonra dönüşleri bizedir, sonra biz onlara o küfürlerinden dolayı azabı tattıracağız

Erhan Aktaş

Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri Bize'dir. Sonra da küfr etmelerinden dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri Bizedir. Sonra da inkar etmelerinden dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Dünyada geçici bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri Biz'edir. Sonra da gerçeği yalanlayan nankörler olmalarından dolayı onlara şiddetli azabı tattırırız.

Gültekin Onan

(Onlar için) Dünyada geçici bir meta (vardır). Sonra dönüşleri bizedir; sonra da küfretmeleri dolayısıyla onlara şiddetli azabı tattıracağız.

Hasan Basri Çantay

(Onların bu yalanları kendilerine belki) dünyada (cüz'i) bir faide (sağlayabilir). En son dönüşleri ise ancak bizedir. (Bundan) sonra da küfr (-ü inkar) da ısraar etmekde olduklarına mukaabil onlara çetin azabı (mızı) tatdıracağız.

İbni Kesir

Dünyada biraz faydalanma vardır. Sonra dönüşleri Bizedir. Sonra Biz de küfreder olmalarından dolayı onlara şiddetli azabı tattıracağız.

Mehmet Alagaş

(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

Dünyada biraz geçimlik, sonra dönüşleri yine bize olacaktır. Biz de onlara kâfir olmaları sebebiyle şiddetli azabı tattıracağız.

Süleyman Ateş

Dünyada biraz geçinir, sonra bize dönerler. Sonra da biz, inkarlarından dolayı onlara şiddetli azabı taddırırız.

Süleymaniye Vakfı

Bu sayede dünyevi bir kazançları olur. Sonunda dönüp gelecekleri yer huzurumuzdur. Kafirlik etmelerine karşılık, çetin dipnot 1 azabı onlara o zaman tattıracağız dipnot 2 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Çetin, ayetteki (شديد) şedid'in karşılığıdır. Şedid, 'güçlü bağla bağlı' anlamındadır. Allah, vereceği cezayı, kulunun suçuna bağlamıştır (En'am 6/160).
  2. metne dön, dipnot 2

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Dünyada kendilerine yarar sağlarlar. Sonra dönüşleri bize olacaktır. Sonra da ayetleri görmezlikten gelmelerine (kafirlik etmelerine) karşılık onlara ağır bir azap tattıracağız.

Şaban Britch

Dünyada biraz geçimlik; sonra dönüşleri yine bize olacaktır. Biz de onlara kâfir olmaları sebebiyle şiddetli azabı tattıracağız.

Şaban Piriş

Dünyada biraz geçimlik; sonra dönüşleri yine bize olacaktır. Biz de onlara inkar etmiş olmaları sebebiyle şiddetli azabı tattıracağız.

Yaşar Nuri Öztürk

Dünyada biraz nimetlenme, ardından dönüşleri bize! Sonra biz, inkar ettiklerinden ötürü şiddetli azabı onlara tattıracağız.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Possessions here and all that affords pleasure shall not be enjoyed for long; life here is a scene of evanescent and fleeting glory. Then back to us they return and there and then shall We afflict them with the torment laid upon the damned who thrived on denying Allah and on disobeying His commands.

Abdul Haleem

They may have a little enjoyment in this world, but then they will return to Us. Then We shall make them taste severe punishment for persisting in blasphemy.

Abdullah Yusuf Ali

A little enjoyment in this world!- and then, to Us will be their return, then shall We make them taste the severest penalty for their blasphemies.

Abul A'la Maududi

They may enjoy the life of this world, but in the end they must return to Us, and then We shall cause them to taste severe chastisement for their disbelieving.'

Aisha Bewley

There is the enjoyment of this world. Then they will return to Us. Then We will let them taste the terrible punishment because they were kafir.

Al-Hilali & Khan

(A brief) enjoyment in this world! - and then unto Us will be their return, then We shall make them taste the severest torment because they used to disbelieve [in Allâh, belie His Messengers, deny and challenge His Ayât (proofs, signs, verses, etc.)].

Ali Quli Qarai

An enjoyment in this world; then to Us shall be their return, then We shall make them taste the severe punishment because of what they used to defy.

Amatul Rahman Omar

(They will have) some provision (to enjoy) in this world then to Us shall be their return, then We shall make them suffer a terrible punishment because of their hiding (the truth) and because they continue to disbelieve.

Arthur John Arberry

Some enjoyment in this world; then unto Us they shall return; then We shall let them taste the terrible chastisement, for that they were unbelievers.

Bijan Moeinian

Such people will enjoy the world for a while and then will return to Me. I will then subject them to the most sever punishment for their choosing the disbelief.

E. Henry Palmer

A provision in this world - then unto us is their return! then we will make them taste keen torment for that they misbelieved.

Edip-Layth

A short pleasure in this world… Then to Us is their return and We will make them taste the severe retribution for what they were rejecting.

George Sale

They may enjoy a provision in this world; but afterwards unto Us shall they return, and We will then cause them to taste a grievous punishment, for that they were unbelievers.

Hamid S. Aziz

Say, "Verily, those who invent a lie concerning Allah will not succeed. "

Mahmoud Ghali

Enjoyment in the present (life) (Literally: the lowly life i. e., the life of this world) (is theirs); thereafter to Us will be their return; thereafter We will let them taste the strict torment because for that they used to disbelieve.

Marmaduke Pickthall

This world's portion (will be theirs), then unto Us is their return. Then We make them taste a dreadful doom because they used to disbelieve.

Mohamed Ahmed - Samira

Let them profit by the world (while they may): In the end they will come back to Us. Then We shall make them taste severe punishment for having denied (the truth).

Muhammad Asad

[A brief] enjoyment in this world-and thereafter unto Us they must return: and then We shall let them taste suffering severe as an outcome of their persistent denial of the truth.

Mustafa Khattab

˹It is only˺ a brief enjoyment in this world, then to Us is their return, then We will make them taste the severe punishment for their disbelief.

Progressive Muslims

A short pleasure in this world, then to Us is their return and We will make them taste the severe retribution for what they were rejecting.

Rashad Khalifa

They get their temporary share in this world, then to us is their ultimate return, then we commit them to severe retribution for their disbelieving.

Sahih International

[For them is brief] enjoyment in this world; then to Us is their return; then We will make them taste the severe punishment because they used to disbelieve

Sam Gerrans

An enjoyment in the World, then to Us is their return; then will We let them taste the severe punishment because of what they denied.

Shabbir Ahmed

They get their fleeting share in this world, but then unto Us is their return. Our Law of Requital will have them effectively taste a dreadful doom, for they chose to live in the darkness of falsehood.

Syed Vickar Ahamed

(A little) enjoyment in this world! And then, their return will be to Us. Then We shall make them taste the harshest penalty for their lies (and falsehood about Allah).

Taqi Usmani

It will be a little enjoyment in this world; thereafter to Us they are bound to return; then We shall make them taste the severe punishment, because they used to disbelieve.

The Monotheist Group

A short pleasure in this world, then to Us is their return and We will make them taste the severe retribution for what they were rejecting.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 70. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 70. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 70. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩