Yûnus suresi

Yûnus suresi, 52. ayet

Yûnus suresi, 52. ayet. ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

ŝümme ḳîle lilleẕîne żalemû ẕûḳû `aẕâbe-lḫuld. hel tüczevne illâ bimâ küntüm teksibûn.

Diyanet İşleri

Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 49–55 · surenin 52. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 49

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

  2. Yûnus 50

    De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

  3. Yûnus 51

    (Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).

  4. 52

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

  5. Yûnus 53

    "O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."

  6. Yûnus 54

    (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.

  7. Yûnus 55

    Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

52. “Sonra da zulmedenlere” kıyamet gününde amellerinin karşılığı kendilerine verileceği sırada: “Ebedi azabı” yani içinde ebediyyen kalacağınız ve bir an dahi asla dindirilmeyecek olan bu azabı “tadın! Siz ancak” küfür, yalanlamak ve masiyet türünden “kazanmakta olduklarınızın karşılığı ile cezalandırılacaksınız?”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onlar azaba sokulduktan sonra oradan çıkmayı isterler. Bunun üzerine onlara şöyle denir: Ahirette devamlı olan azabı tadın. Küfür ve masiyet olarak yapmış olduğunuzdan başka bir karşılık bulamayacaksınız?

Kelimeler

13 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. ثُمَّ summe sonra
  2. قِيلَ kile denilir kök: قول
  3. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  4. ظَلَمُوا۟ zelemu zulmeden(lere) kök: ظلم
  5. ذُوقُوا۟ zuku tadın kök: ذوق
  6. عَذَابَ azabe azabı kök: عذب
  7. ٱلْخُلْدِ l-huldi sonsuz kök: خلد
  8. هَلْ hel musunuz?
  9. تُجْزَوْنَ tuczevne cezalandırılıyor kök: جزي
  10. إِلَّا illa başkasıyla
  11. بِمَا bima
  12. كُنتُمْ kuntum olduklarınızdan kök: كون
  13. تَكْسِبُونَ teksibune kazanıyor(lar) kök: كسب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İşte onların mükafatı Rab'leri tarafından bağışlanma ve içinden ırmaklar akan cennetlerdir ki orada ebedi kalacaklardır. (Allah yolunda) çalışanların…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Kim bir mü'mini kasten öldürürse, cezası, içinde ebedi kalacağı cehennemdir. Allah, ona gazap etmiş, lanet etmiş ve onun için büyük bir azap…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Dedikleri bu söze karşılık Allah onlara, devamlı kalacakları, içinden ırmaklar akan cennetleri mükafat olarak verdi. İşte bu, iyilik yapanların…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    (Onlara şöyle denilecek:) "O halde, bu gününüze kavuşmayı unutmanıza karşılık azabı tadın. Biz de sizi unuttuk. Yapmakta olduklarınıza karşılık ebedi…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Karşılık (cezâ)

    Ey iman edenler! İhramlı iken (karada) av hayvanı öldürmeyin. Kim (ihramlı iken) onu kasten öldürürse (kendisine) bir ceza vardır. (Bu ceza),…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Sonra (kendilerine) haksızlık edenlere "Ebedî azabı tadın!" denmiş (olacak)tır. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Mustafa İslamoğlu

Sonunda, bilinci ters dönmüş kimselere denilecek ki: "Tadın bitimsiz azabı! Kazanıp durduğunuz şeyler dışında bir karşılık mı bekliyorsunuz?"

Muhammed Esed

O Gün ki, (dünya hayatında) haksızlık yapmaya eğilim gösterenlere, 'Tadın bitmeyen azabı' denecek, yapageldiğiniz işlerin karşılığından başkasıyla mı cezalandırılıyorsunuz sanki?;

Ahmed Hulusi

Sonra zulmedenlere: "Sonsuz azabı tadın!" denildi. . . "Sadece yapmış olduklarınızın getirisi olarak sonuçlarını yaşamıyor musunuz?"

Ali Bulaç

Sonra o zulmetmekte olanlara: "Sürekli azabı tadın" denilecek. Kazandıklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Ali Özek ve heyeti

Sonra o (kendilerine) zulmedenlere, «Ebedî azabı tadın!» denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Ali Rıza Safa

Sonra, haksızlık yapanlara, şöyle denilir: "Tadın, sürekli cezayı; hak ettiğinizden başka bir şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Bayraktar Bayraklı

Sonra zulmedenlere, "Süreli azabı tadınız" denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Edip Yüksel

Sonra zulmedenlere: "Ebedî azabı tadın" denir, "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sonra zulmedenlere: 'Ebedi azabı tadın,' denir, 'Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Sonra o zulmedenlere denilecek ki: "Tadın bakalım o sonsuz azabı! Vaktiyle kazandığınızın dışında bir sebeple cezalandırılacak da değilsiniz?"

Elmalılı Hamdi Yazır

Sonra denilecek o zulm edenlere ki tadın bakalım huld azabını, vaktile kazandığınızdan başka bir sebeble cezalandırılacak değilsiniz?

Erhan Aktaş

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. "Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Sonra zulmedenlere, "Süresiz azabı tadın." denir. Kazandığınızdan başka bir karşılık mı bekliyordunuz?

Gültekin Onan

Sonra o zulmetmekte olanlara: "Sürekli azabı tadın" denilecek. "Kazandıklarınız dışında, bir başka şeyle mi cezalandırılacaktınız?"

Hasan Basri Çantay

Sonra, o zulmedenlere "Ebedi azabı tadın, denilecek, (vaktiyle) ne kazanıyor idiyseniz ondan başkasıyle mi cezalandırılacakdınız ya"?.

İbni Kesir

Sonra zulmetmiş olanlara denilir ki: Sürekli azabı tadın. Yalnız kazanır olduğunuz şeylerle cezalandırılmıyor musunuz?

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Sonra zalimlere şöyle denir: "Sonsuz azabı tadın, kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?"

Süleyman Ateş

Sonra zulmedenlere: "Sürekli azabı tadın!" denilecek, "Yalnız kazandığınız şeylerle cezalandırılmıyor musunuz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İlerisinde yanlışlar içindeki o kimselere şöyle denecektir: "Kalıcı azabı tadın bakalım. Kazandığınızın karşılığından başka ne görecektiniz!"

Şaban Britch

Sonra zalimlere şöyle denir: Sonsuz azabı tadın, Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

Şaban Piriş

Sonra zalimlere şöyle denir: -Sonsuz azabı tadın! Kazandıklarınızdan başkasıyla mı cezalandırılacaksınız? denir.

Yaşar Nuri Öztürk

Sonra, zulmedenlere şöyle denecek: "Sonsuzluğun azabını/sonsuz azabı tadın! Kazandığınız şeyler dışında bir şeyle cezalandırılmayacaksınız!"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then shall the wrongful of actions be told: "Now taste the eternal punishment laid on the damned; shall you be requited but with what is commensurate with your evil deeds!"

Abdul Haleem

It will be said to the evildoers, ‘Taste lasting punishment. Why should you be rewarded for anything but what you did?’

Abdullah Yusuf Ali

"At length will be said to the wrong-doers: 'Taste ye the enduring punishment! ye get but the recompense of what ye earned!'"

Abul A'la Maududi

The wrong-doers will then be told: 'Suffer now the abiding chastisement. How else can you be rewarded except according to your deeds?'

Aisha Bewley

Then it will be said to those who did wrong, ‘Taste the punishment of eternity! Have you been repaid for anything other than what you earned?’

Al-Hilali & Khan

Then it will be said to them who wronged themselves: "Taste you the everlasting torment! Are you recompensed (aught) save what you used to earn?"

Ali Quli Qarai

Then it will be said to those who were wrongdoers, ‘Taste the everlasting punishment. Shall you be requited except for what you used to earn?’

Amatul Rahman Omar

At that time it will be said to the wrong doers, `Suffer the abiding punishment. You are only repaid (with punishment) for those actions of yours that you deliberately committed.'

Arthur John Arberry

Then it will be said to the evildoers: 'Taste the chastisement of eternity! Are you recompensed for aught but that you have been earning?'

Bijan Moeinian

When the criminals are subjected to their punishment, they will be told: "Now taste this everlasting torture. What else did you expect to earn for your evil deeds?"

E. Henry Palmer

Then shall it be said to those who have done wrong, Taste ye the torment of eternity! shall ye be recompensed except for that which ye have earned?'

Edip-Layth

Then it will be said to the wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

George Sale

Then shall it be said unto the wicked, taste ye the punishment of eternity: Would ye receive other than the reward of that which ye have wrought?

Hamid S. Aziz

And when it has fallen on you, will you believe in it. What! Believe now, when you wished to hasten it through unbelief.

Mahmoud Ghali

Thereafter it will be said to the ones who did injustice, "Taste the torment of eternity! Are you recompensed anything except for what you were earning?"

Marmaduke Pickthall

Then will it be said unto those who dealt unjustly Taste the torment of eternity. Are ye requited aught save what ye used to earn?

Mohamed Ahmed - Samira

Then will the sinners be told: "Now taste everlasting torment. Should you be rewarded for anything else but what you did?"

Muhammad Asad

-whereupon those who [in their lifetime] were bent on evildoing will be told, `Taste suffering abiding! Is this requital anything but the just due for what you were wont to do?"

Mustafa Khattab

Then the wrongdoers will be told, "Taste the torment of eternity! Are you not rewarded except for what you used to commit?"

Progressive Muslims

Then it will be said to those who were wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

Rashad Khalifa

It will be said to the transgressors, "Taste the eternal retribution. Are you not requited precisely for what you have earned?"

Sahih International

Then it will be said to those who had wronged, "Taste the punishment of eternity; are you being recompensed except for what you used to earn?"

Sam Gerrans

Then will it be said to those who did wrong: “Taste the punishment of eternity!” Are you to be rewarded save for what you earned?

Shabbir Ahmed

It will be said to the oppressors and violators of human rights, "Taste the eternal torment, the exact reward of what you earned. "

Syed Vickar Ahamed

In the end, (it) will be said to them, the wrongdoers: "You taste the lasting punishment! You get only the repayment of what you earned!"

Taqi Usmani

Then it will be said to the unjust, "Taste the punishment lasting for ever. You shall not be punished except for what you have been earning."

The Monotheist Group

Then it will be said to those who were wicked: "Taste the everlasting retribution. You are only recompensed for what you have earned!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 52. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 52. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 52. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩