14. sure

İbrâhîm Suresi ابراهيم

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür 1–8 karşılaştır — Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür
  2. Geçmiş kavimler ve peygamberlerin yardım istemesi 9–17 karşılaştır — Geçmiş kavimler ve peygamberlerin yardım istemesi
  3. Kül meseli ve şeytanın mahşerdeki konuşması 18–23 karşılaştır — Kül meseli ve şeytanın mahşerdeki konuşması
  4. Güzel söz ve kötü söz meselleri 24–27 karşılaştır — Güzel söz ve kötü söz meselleri
  5. Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler 28–34 karşılaştır — Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler
  6. İbrâhim'in duası 35–41 karşılaştır — İbrâhim'in duası
  7. Zalimlerin âkıbeti ve yerin başka yere dönüşmesi 42–52 karşılaştır — Zalimlerin âkıbeti ve yerin başka yere dönüşmesi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Karanlıklardan aydınlığa; Mûsâ ve şükür 1–8

  1. İbrâhîm suresi, 1. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 1. ayet. الٓر كِتَٰبٌ أَنزَلْنَٰهُ إِلَيْكَ لِتُخْرِجَ ٱلنَّاسَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ بِإِذْنِ رَبِّهِمْ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

    elif-lâm-râ. kitâbün enzelnâhü ileyke lituḫrice-nnâse mine-żżulümâti ile-nnûri biiẕni rabbihim ilâ ṣirâṭi-l`azîzi-lḥamîd.

    Mehmet Okuyan

    (1, 2) Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, dipnot 2 yani güçlü, övgüye layık, göklerdekiler ve yerdekiler kendisine ait olan Allah'ın yoluna dipnot 3 çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay hâllerine!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:257; Mâide 5:16; Ahzâb 33:43; Hadîd 57:9; Talâk 65:11.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 1. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 2. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 2. ayet. ٱللَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَوَيْلٌ لِّلْكَٰفِرِينَ مِنْ عَذَابٍ شَدِيدٍ

    allâhi-lleẕî lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. veveylül lilkâfirîne min `aẕâbin şedîd.

    Mehmet Okuyan

    (1, 2) Elif. Lâm. Râ. dipnot 1 (Bu Kur'an), Rablerinin izniyle insanları karanlıklardan aydınlığa, dipnot 2 yani güçlü, övgüye layık, göklerdekiler ve yerdekiler kendisine ait olan Allah'ın yoluna dipnot 3 çıkarman için sana indirdiğimiz bir kitaptır. Şiddetli azaptan dolayı kâfirlerin vay hâllerine!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Bakara 2:257; Mâide 5:16; Ahzâb 33:43; Hadîd 57:9; Talâk 65:11.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 2. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 3. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يَسْتَحِبُّونَ ٱلْحَيَوٰةَ ٱلدُّنْيَا عَلَى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَيَبْغُونَهَا عِوَجًا أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ضَلَٰلٍۭ بَعِيدٍ

    elleẕîne yesteḥibbûne-lḥayâte-ddünyâ `ale-l'âḫirati veyeṣuddûne `an sebîli-llâhi veyebgûnehâ `ivecâ. ülâike fî ḍalâlim be`îd.

    Mehmet Okuyan

    Onlar dünya hayatını ahirete tercih eder; dipnot 1 Allah yolundan alıkoyar ve o (yol)un eğriliğini isterler. İşte onlar uzak bir sapkınlık içindedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:23; Nahl 16:107; Fussilet 41:17.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 3. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 4. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 4. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا مِن رَّسُولٍ إِلَّا بِلِسَانِ قَوْمِهِۦ لِيُبَيِّنَ لَهُمْ فَيُضِلُّ ٱللَّهُ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ وَهُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    vemâ erselnâ mir rasûlin illâ bilisâni ḳavmihî liyübeyyine lehüm. feyüḍillü-llâhü mey yeşâü veyehdî mey yeşâ'. vehüve-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    (Allah'ın emirlerini) onlara açıklasın diye her elçiyi yalnız kendi kavminin diliyle gönderdik. dipnot 1 Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır, dileyeni (layık gördüğünü) de doğru yola ulaştırır. dipnot 2 O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümlede Yüce Allah'ın peygamber görevlendirmedeki sistemine dikkat çekilmekte, her peygamberin yalnızca kendi kavminin diliyle görevlendirildiği ifade edilmektedir. Bu ayette dillerin birbirinden üstün olmadığına, vahyin ilk muhataplarının dilinin tercih edildiğine dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "Allah dilediğini (layık olanı) saptırır, dilediğini (layık olanı) ise doğru yola ulaştırır."; "Allah (azabı tercih edip) dileyeni (layık gördüğünü) saptırır, (bağışlanmayı) dileyeni (layık gördüğünü) ise doğru yola ulaştırır." Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; Ra‘d 13:27; Nahl 16:93; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fâtır 35:8; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 4. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 5. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 5. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ أَنْ أَخْرِجْ قَوْمَكَ مِنَ ٱلظُّلُمَٰتِ إِلَى ٱلنُّورِ وَذَكِّرْهُم بِأَيَّىٰمِ ٱللَّهِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

    veleḳad erselnâ mûsâ biâyâtinâ en aḫric ḳavmeke mine-żżulümâti ile-nnûri veẕekkirhüm bieyyâmi-llâh. inne fî ẕâlike leâyâtil likülli ṣabbârin şekûr.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki Musa'yı da "Kavmini karanlıklardan aydınlığa çıkar ve onlara Allah'ın (geçmiş toplumların başına getirdiği felaket) günlerini hatırlat!" dipnot 1 diye delillerimizle göndermiştik. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:140; Câsiye 45:14.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Lokmân 31:31; Sebe' 34:19; Şûrâ 42:33.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 5. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 6. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 6. ayet. وَإِذْ قَالَ مُوسَىٰ لِقَوْمِهِ ٱذْكُرُوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ عَلَيْكُمْ إِذْ أَنجَىٰكُم مِّنْ ءَالِ فِرْعَوْنَ يَسُومُونَكُمْ سُوٓءَ ٱلْعَذَابِ وَيُذَبِّحُونَ أَبْنَآءَكُمْ وَيَسْتَحْيُونَ نِسَآءَكُمْ وَفِى ذَٰلِكُم بَلَآءٌ مِّن رَّبِّكُمْ عَظِيمٌ

    veiẕ ḳâle mûsâ liḳavmihi-ẕkürû ni`mete-llâhi `aleyküm iẕ encâküm min âli fir`avne yesûmûneküm sûe-l`aẕâbi veyüẕebbiḥûne ebnâeküm veyestaḥyûne nisâeküm. vefî ẕâliküm belâüm mir rabbiküm `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani Musa kavmine demişti ki: "Allah'ın üzerinizdeki nimet(ler)ini hatırlayın! Çünkü sizi işkencenin en kötüsüne sürmekte ve oğullarınızı kestirip, kadınlarınızı sağ bırakmakta olan Firavun ailesinden O kurtarmıştı." İşte bunda Rabbinizden büyük bir imtihan vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:49; A‘râf 7:127, 141; Kasas 28:4; Mü'min 40:25.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 6. ayet

  7. İbrâhîm suresi, 7. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 7. ayet. وَإِذْ تَأَذَّنَ رَبُّكُمْ لَئِن شَكَرْتُمْ لَأَزِيدَنَّكُمْ وَلَئِن كَفَرْتُمْ إِنَّ عَذَابِى لَشَدِيدٌ

    veiẕ teeẕẕene rabbüküm lein şekertüm leezîdenneküm velein kefertüm inne `aẕâbî leşedîd.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbiniz size "Şükrederseniz elbette size (nimetimi) artıracağım; nankörlük ederseniz şüphesiz ki azabım çok şiddetlidir!" dipnot 1 diye bildirmişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Neml 27:40; Rûm 30:44; Lokmân 31:12; Fâtır 35:39; Zümer 39:7.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 7. ayet

  8. İbrâhîm suresi, 8. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 8. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰٓ إِن تَكْفُرُوٓا۟ أَنتُمْ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا فَإِنَّ ٱللَّهَ لَغَنِىٌّ حَمِيدٌ

    veḳâle mûsâ in tekfürû entüm vemen fi-l'arḍi cemî`an feinne-llâhe leganiyyün ḥamîd.

    Mehmet Okuyan

    Musa şöyle demişti: "Siz ve yeryüzünde olanların hepsi nankörlük etseniz bile, Allah (gerçek) zengindir, övgüye layıktır." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Lokmân 31:14; Zümer 39:7.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 8. ayet

Geçmiş kavimler ve peygamberlerin yardım istemesi 9–17

  1. İbrâhîm suresi, 9. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 9. ayet. أَلَمْ يَأْتِكُمْ نَبَؤُا۟ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِكُمْ قَوْمِ نُوحٍ وَعَادٍ وَثَمُودَ وَٱلَّذِينَ مِنۢ بَعْدِهِمْ لَا يَعْلَمُهُمْ إِلَّا ٱللَّهُ جَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَرَدُّوٓا۟ أَيْدِيَهُمْ فِىٓ أَفْوَٰهِهِمْ وَقَالُوٓا۟ إِنَّا كَفَرْنَا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ وَإِنَّا لَفِى شَكٍّ مِّمَّا تَدْعُونَنَآ إِلَيْهِ مُرِيبٍ

    elem ye'tiküm nebeü-lleẕîne min ḳabliküm ḳavmi nûḥiv ve`âdiv veŝemûd. velleẕîne mim ba`dihim. lâ ya`lemühüm ille-llâh. câethüm rusülühüm bilbeyyinâti feraddû eydiyehüm fî efvâhihim veḳâlû innâ kefernâ bimâ ürsiltüm bihî veinnâ lefî şekkim mimmâ ted`ûnenâ ileyhi mürîbün.

    Mehmet Okuyan

    Sizden öncekilerin yani Nuh, Âd ve Semûd kavimleri ile onlardan sonrakilerin haberleri size gelmedi mi? Onları Allah'tan başkası bilemez. dipnot 1 Elçileri kendilerine deliller getirmişti dipnot 2 de onlar ellerini onların (peygamberlerin) ağızlarına koyup tıkamışlar dipnot 3 ve demişlerdi ki: "Biz size gönderileni inkâr ettik dipnot 4 ve bizi kendisine çağırdığınız şeye karşı derin bir şüphe içindeyiz." dipnot 5

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada sayılan kavimler insanlık tarihinden seçilmiş birkaç kavimdir. Onlardan önce de sonra da başka azgın kavimler yaşamıştı; onların durumunu sadece Yüce Allah bilir denerek örneklendirme yapıldığına dikkat çekilmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Tevbe 9:70.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Tevbe 9:32; Saff 61:7-8; Nûh 71:7.
    4. metne dön, dipnot 4
      Önceki nesillerdeki kâfirlerin peygamberlerine yönelik olarak birbirine benzer tepkiler vermeleri nedeniyle Kur'an'da onların bu durumu aynı anda yaşanmış gibi sunulmakta, küfrün tek millet olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu konuda bkz. A‘râf 7:94-102; İbrâhîm 14:9-18; Mü'minûn 23:51-53; Sebe' 34:34-35; Yâsîn 36:13-32; Fussilet 41:14; Teğâbun 64:5; Fecr 89:11-12.
    5. metne dön, dipnot 5
      Benzer mesaj: Hûd 11:62.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 9. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 10. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 10. ayet. قَالَتْ رُسُلُهُمْ أَفِى ٱللَّهِ شَكٌّ فَاطِرِ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَدْعُوكُمْ لِيَغْفِرَ لَكُم مِّن ذُنُوبِكُمْ وَيُؤَخِّرَكُمْ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى قَالُوٓا۟ إِنْ أَنتُمْ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُنَا تُرِيدُونَ أَن تَصُدُّونَا عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُنَا فَأْتُونَا بِسُلْطَٰنٍ مُّبِينٍ

    ḳâlet rusülühüm efi-llâhi şekkün fâṭiri-ssemâvâti vel'arḍ. yed`ûküm liyagfira leküm min ẕünûbiküm veyüeḫḫiraküm ilâ ecelim müsemmâ. ḳâlû in entüm illâ beşerum miŝlünâ. türîdûne en teṣuddûnâ `ammâ kâne ya`büdü âbâünâ fe'tûnâ bisülṭânim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Elçileri şöyle demişti: "Gökleri ve yeri yoktan yaratan dipnot 1 Allah hakkında şüphe mi var? (Oysa) O, sizin günahlarınızdan bir kısmını bağışlamak ve sizi belirlenmiş bir vakte kadar ertelemek için sizi (gerçeğe) çağırıyor." Onlar da şöyle demişlerdi: "Siz de ancak bizim gibi bir insansınız. dipnot 2 Siz bizi atalarımızın tapmış olduğu şeylerden döndürmek istiyorsunuz. dipnot 3 (Öyleyse) bize apaçık bir delil getirin!"

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:14; Yûsuf 12:101; Fâtır 35:1; Zümer 39:46; Şûrâ 42:11.
    2. metne dön, dipnot 2
      İnkarcıların bir insan olan peygamberle alay edişleriyle ilgili bkz. Hûd 11:27; İbrâhîm 14:10-11; İsrâ 17:94; Enbiyâ 21:3, 36; Mü'minûn 23:24, 33-34, 47; Furkân 25:41; Şu‘arâ 26:154, 186; Yâsîn 36:15; Sâd 38:8; Kamer 54:24-25; Teğâbun 64:6.
    3. metne dön, dipnot 3
      Taklitçilik her zaman aynı şekilde varlığını devam ettirmekte, yeni şeyler söyleyenler daima aynı tepkiyle karşılaşmaktadır. Peygamberlere hitaben alaycılık içerisinde bulunan taklitçilerin izinden gidenlerin bugün bundan farklı bir durumda oldukları söylenemez.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 10. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 11. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 11. ayet. قَالَتْ لَهُمْ رُسُلُهُمْ إِن نَّحْنُ إِلَّا بَشَرٌ مِّثْلُكُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ يَمُنُّ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَمَا كَانَ لَنَآ أَن نَّأْتِيَكُم بِسُلْطَٰنٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُؤْمِنُونَ

    ḳâlet lehüm rusülühüm in naḥnü illâ beşerum miŝlüküm velâkinne-llâhe yemünnü `alâ mey yeşâü min `ibâdih. vemâ kâne lenâ en ne'tiyeküm bisülṭânin illâ biiẕni-llâh. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Elçileri ise onlara şöyle demişti: "(Evet) biz de ancak sizin gibi bir insanız. Fakat Allah ( vahyi) kullarından dilediğine (layık olana) lütfeder. Allah'ın izni olmadan bizim size herhangi bir delil getirmemiz mümkün değildir. Müminler yalnızca Allah'a güvensinler!

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 11. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 12. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 12. ayet. وَمَا لَنَآ أَلَّا نَتَوَكَّلَ عَلَى ٱللَّهِ وَقَدْ هَدَىٰنَا سُبُلَنَا وَلَنَصْبِرَنَّ عَلَىٰ مَآ ءَاذَيْتُمُونَا وَعَلَى ٱللَّهِ فَلْيَتَوَكَّلِ ٱلْمُتَوَكِّلُونَ

    vemâ lenâ ellâ netevekkele `ale-llâhi veḳad hedânâ sübülenâ. velenaṣbiranne `alâ mâ âẕeytümûnâ. ve`ale-llâhi felyetevekkeli-lmütevekkilûn.

    Mehmet Okuyan

    Hem bize yollarımızı göstermiş olduğu hâlde ne diye biz Allah'a güvenmeyelim! Sizin bize verdiğiniz eziyete elbette direneceğiz. Güvenenler yalnızca Allah'a güvensinler!"

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 12. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 13. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 13. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِرُسُلِهِمْ لَنُخْرِجَنَّكُم مِّنْ أَرْضِنَآ أَوْ لَتَعُودُنَّ فِى مِلَّتِنَا فَأَوْحَىٰٓ إِلَيْهِمْ رَبُّهُمْ لَنُهْلِكَنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ

    veḳâle-lleẕîne keferû lirusülihim lenuḫricenneküm min arḍinâ ev lete`ûdünne fî milletinâ. feevḥâ ileyhim rabbühüm lenühlikenne-żżâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14) Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" dipnot 1 Rableri de "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz" dipnot 2 diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:88.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:129, 137; Enbiyâ 21:105; Nûr 24:55; Kasas 28:5.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 13. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 14. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 14. ayet. وَلَنُسْكِنَنَّكُمُ ٱلْأَرْضَ مِنۢ بَعْدِهِمْ ذَٰلِكَ لِمَنْ خَافَ مَقَامِى وَخَافَ وَعِيدِ

    velenüskinennekümü-l'arḍa mim ba`dihim. ẕâlike limen ḫâfe meḳâmî veḫâfe ve`îd.

    Mehmet Okuyan

    (13, 14) Kâfir olanlar elçilerine şöyle demişlerdi: "Elbette sizi ya yurdumuzdan çıkaracağız ya da mutlaka dinimize döneceksiniz!" dipnot 1 Rableri de "Zalimleri mutlaka helak edeceğiz! Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerleştireceğiz" dipnot 2 diye onlara vahyetmişti. İşte bu (durum) makamımdan korkan ve tehdidimden sakınanlar içindir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: A‘râf 7:88.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:129, 137; Enbiyâ 21:105; Nûr 24:55; Kasas 28:5.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 14. ayet

  7. İbrâhîm suresi, 15. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 15. ayet. وَٱسْتَفْتَحُوا۟ وَخَابَ كُلُّ جَبَّارٍ عَنِيدٍ

    vestefteḥû veḫâbe küllü cebbârin `anîd.

    Mehmet Okuyan

    (Peygamberler) zafer istemişlerdi (Allah da vermişti). Her inatçı zorba kaybetmiş (olacak)tır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu kalıpta Kur'an'da sadece bu ayette geçen [vesteftehû] "zafer istemek" fiili "peygamberler" için kullanılmışsa ayette "icabet ettim; kabul ettim, fetih verdim, amaçlarına ulaştılar" anlamında gizli bir fiilin bulunduğu kabul edilmelidir. Bu fiilin faili "azgın insanlar" da olabilir. Bu durumda söz konusu inkârcıların "kendileri peygamberlere karşı fetih istediler; ancak her inatçı zorba hüsrana uğramış oldu" anlamı söz konusu edilmiş olur.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 15. ayet

  8. İbrâhîm suresi, 16. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 16. ayet. مِّن وَرَآئِهِۦ جَهَنَّمُ وَيُسْقَىٰ مِن مَّآءٍ صَدِيدٍ

    miv verâihî cehennemü veyüsḳâ mim mâin ṣadîd.

    Mehmet Okuyan

    Ardından da (o inatçı zorbaya) cehennem vardır; kendisine irinli su içirilecektir!

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 16. ayet

  9. İbrâhîm suresi, 17. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 17. ayet. يَتَجَرَّعُهُۥ وَلَا يَكَادُ يُسِيغُهُۥ وَيَأْتِيهِ ٱلْمَوْتُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَمَا هُوَ بِمَيِّتٍ وَمِن وَرَآئِهِۦ عَذَابٌ غَلِيظٌ

    yetecerra`uhû velâ yekâdü yüsîguhû veye'tîhi-lmevtü min külli mekâniv vemâ hüve bimeyyit. vemiv verâihî `aẕâbün galîż.

    Mehmet Okuyan

    Onu yudumlamaya çalışacak fakat neredeyse boğazından geçiremeyecektir. dipnot 1 Ona her yandan ölüm gelecek, oysa o asla ölecek değildir. dipnot 2 Bundan ötede ağır bir azap daha vardır. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:56; Hacc 22:19-20; Mü'minûn 23:104; Muhammed 47:15; Müzzemmil 73:13; Ğâşiye 88:6.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah cehennemliklerin oradaki korkunç durumunu ifade bağlamında kendilerine her yönden ve vücutlarının her zerresine ölümün her sebebi yağmasına rağmen hiçbir şekilde ölemeyeceklerini, böylece azaptan kurtulamayacaklarını haber vermektedir. Furkân 25:13'te "kâfirlerin yok olma" isteklerini, "bir defa yok olma isteği"nin yeterli olmayacağı, bunun defalarca yapılması gerektiği ifade edilmektedir. Bu tür ifadeler, ateş azabının ne kadar korkunç bir durum arz edeceğini, "oradan kurtulup nimete ulaştırılma arzusu" bir yana, yok olup gitmenin büyük bir özlem halini alacağı bildirilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Yüce Allah ateş azabının "ötesi"nde, "arkası"nda ağır bir azabın olduğunu ifade ederek aslında azabın kesintisizliğini ve ebediliğini vurgulamış olabilir. Ayrıca azabın her bir aşamasının öncekinden çok daha ağır olacağı veya nefeslerin kesilip bedenlere hapsedilmesi manası da muhtemeldir. Azabın hafifletilmeyeceğinden söz eden ayetlerde de verilmek istenen mesaj budur.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 17. ayet

Kül meseli ve şeytanın mahşerdeki konuşması 18–23

  1. İbrâhîm suresi, 18. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 18. ayet. مَّثَلُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ أَعْمَٰلُهُمْ كَرَمَادٍ ٱشْتَدَّتْ بِهِ ٱلرِّيحُ فِى يَوْمٍ عَاصِفٍ لَّا يَقْدِرُونَ مِمَّا كَسَبُوا۟ عَلَىٰ شَىْءٍ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلضَّلَٰلُ ٱلْبَعِيدُ

    meŝelü-lleẕîne keferû birabbihim a`mâlühüm keramâdin-şteddet bihi-rrîḥu fî yevmin `âṣif. lâ yaḳdirûne mimmâ kesebû `alâ şey'. ẕâlike hüve-ḍḍalâlü-lbe`îd.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 18. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 19. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 19. ayet. أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ إِن يَشَأْ يُذْهِبْكُمْ وَيَأْتِ بِخَلْقٍ جَدِيدٍ

    elem tera enne-llâhe ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa bilḥaḳḳ. iy yeşe' yüẕhibküm veye'ti biḫalḳin cedîd.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın gökleri ve yeri bir amaç ile dipnot 1 yarattığını görmüyor musun? Dilerse sizi giderir ve (yerinize) yepyeni bir halk getirir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Yûnus 10:5; Hicr 15:85; Nahl 16:3; ‘Ankebût 29:44; Rûm 30:8; Zümer 39:5; Duhân 44:39; Câsiye 45:22; Ahkâf 46:3; Teğâbun 64:3.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Nisâ 4:133; Mâide 5:54; En‘âm 6:133; Tevbe 9:39; Hûd 11:57; Fâtır 35:16; Muhammed 47:38.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 19. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 20. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 20. ayet. وَمَا ذَٰلِكَ عَلَى ٱللَّهِ بِعَزِيزٍ

    vemâ ẕâlike `ale-llâhi bi`azîz.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 20. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 21. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 21. ayet. وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ جَمِيعًا فَقَالَ ٱلضُّعَفَٰٓؤُا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوٓا۟ إِنَّا كُنَّا لَكُمْ تَبَعًا فَهَلْ أَنتُم مُّغْنُونَ عَنَّا مِنْ عَذَابِ ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ قَالُوا۟ لَوْ هَدَىٰنَا ٱللَّهُ لَهَدَيْنَٰكُمْ سَوَآءٌ عَلَيْنَآ أَجَزِعْنَآ أَمْ صَبَرْنَا مَا لَنَا مِن مَّحِيصٍ

    veberazû lillâhi cemî`an feḳâle-ḍḍu`afâü lilleẕîne-stekberû innâ künnâ leküm tebe`an fehel entüm mugnûne `annâ min `aẕâbi-llâhi min şey'. ḳâlû lev hedâne-llâhü lehedeynâküm. sevâün `aleynâ ecezi`nâ em ṣabernâ mâ lenâ mim meḥîṣ.

    Mehmet Okuyan

    (Kıyamet gününde) hepsi Allah'ın huzuruna çıkmış (olacak) ve zayıf olanlar kibirlenenlere diyecekler ki: "Şüphesiz ki biz size uymuştuk. Şimdi siz Allah'ın azabından herhangi bir şeyi bizden savabilir misiniz?" Onlar da şöyle diyeceklerdir: "Allah bizi doğru yola ulaştırsaydı biz de sizi doğru yola ulaştırırdık. dipnot 1 Şimdi sızlansak da sabretsek de birdir. Artık bizim için hiçbir sığınak yoktur."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:148; Nahl 16:35.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 21. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 22. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 22. ayet. وَقَالَ ٱلشَّيْطَٰنُ لَمَّا قُضِىَ ٱلْأَمْرُ إِنَّ ٱللَّهَ وَعَدَكُمْ وَعْدَ ٱلْحَقِّ وَوَعَدتُّكُمْ فَأَخْلَفْتُكُمْ وَمَا كَانَ لِىَ عَلَيْكُم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّآ أَن دَعَوْتُكُمْ فَٱسْتَجَبْتُمْ لِى فَلَا تَلُومُونِى وَلُومُوٓا۟ أَنفُسَكُم مَّآ أَنَا۠ بِمُصْرِخِكُمْ وَمَآ أَنتُم بِمُصْرِخِىَّ إِنِّى كَفَرْتُ بِمَآ أَشْرَكْتُمُونِ مِن قَبْلُ إِنَّ ٱلظَّٰلِمِينَ لَهُمْ عَذَابٌ أَلِيمٌ

    veḳâle-şşeyṭânü lemmâ ḳuḍiye-l'emru inne-llâhe ve`adeküm va`de-lḥaḳḳi veve`attüküm feaḫleftüküm. vemâ kâne liye `aleyküm min sülṭânin illâ en de`avtüküm festecebtüm lî. felâ telûmûnî velûmû enfüseküm. mâ ene bimuṣriḫiküm vemâ entüm bimuṣriḫîy. innî kefertü bimâ eşraktümûni min ḳabl. inne-żżâlimîne lehüm `aẕâbün elîm.

    Mehmet Okuyan

    (Hesapları görülüp) iş bitirilince, şeytan şöyle diyecektir: "Şüphesiz ki Allah size gerçek olanı vadetmişti; ben de size (bir şeyler) vadetmiş ve size tersini yapmıştım. (Zaten) benim size karşı hiçbir gücüm yoktu. Sadece sizi (inkâra) çağırmıştım; siz de hemen bana (çağrıma) koşmuştunuz. (Şimdi) beni kınamayın; kendinizi kınayın! Ben sizin feryadınıza yetişemem; siz de benim feryadıma yetişemezsiniz! Şüphesiz ki daha önce ben, beni (Allah'a) ortak koşmanızı da reddetmiştim." dipnot 1 Şüphesiz ki zalimler için elem verici bir azap vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe' 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 22. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 23. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 23. ayet. وَأُدْخِلَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ جَنَّٰتٍ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ خَٰلِدِينَ فِيهَا بِإِذْنِ رَبِّهِمْ تَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ

    veüdḫile-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti cennâtin tecrî min taḥtihe-l'enhâru ḫâlidîne fîhâ biiẕni rabbihim. teḥiyyetühüm fîhâ selâm.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlar Rablerinin izniyle içinde ebedî kalacakları ve altlarından ırmaklar akan cennetlere konulmuş (olacak)lardır. Orada esenlik dilekleri "selam"dır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:10; Ahzâb 33:44.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 23. ayet

Güzel söz ve kötü söz meselleri 24–27

  1. İbrâhîm suresi, 24. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 24. ayet. أَلَمْ تَرَ كَيْفَ ضَرَبَ ٱللَّهُ مَثَلًا كَلِمَةً طَيِّبَةً كَشَجَرَةٍ طَيِّبَةٍ أَصْلُهَا ثَابِتٌ وَفَرْعُهَا فِى ٱلسَّمَآءِ

    elem tera keyfe ḍarabe-llâhü meŝelen kelimeten ṭayyibeten keşeceratin ṭayyibetin aṣlühâ ŝâbitüv vefer`uhâ fi-ssemâ'.

    Mehmet Okuyan

    Görmüyor musun Allah nasıl bir örnek verdi! Güzel bir sözü, kökü (yerde) sabit, dalları yüksekte dipnot 1 olan güzel bir ağaca (benzetti). dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [es-semâ'] kelimesi "gök" değil de "yüksek" anlamını vermektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Ayette geçen [kelime-i tayyibeh] (güzel söz) tamlaması [lâ ilâhe illellâh] "kelime-i tevhîd" anlamına alınabilir. Çünkü [kelime-i tevhîd]de herhangi bir eksiklik ve fazlalık söz konusu değildir. Bunun "müminin imanı" olma ihtimali de vardır. İbn Abbâs'tan gelen bir rivayete göre [kelime-i tayyibeh] tamlaması Yüce Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmektir. [Şecere-i tayyibeh] (güzel ağaç) ise mümindir. "Kökü (yerde) sabittir" ifadesi [lâ ilâhe illellâhu] (Allah'tan başka ilah yoktur) kabulü şeklinde müminin kalbinde sabittir. Dallarının yüksekte oluşu ise müminin amellerinin yüceliğini, ilahi rızaya yükselebileceğini ve kötü niyetli müdahalelerden korunmuş olduğunu sembolize etmektedir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 24. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 25. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 25. ayet. تُؤْتِىٓ أُكُلَهَا كُلَّ حِينٍۭ بِإِذْنِ رَبِّهَا وَيَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ لِلنَّاسِ لَعَلَّهُمْ يَتَذَكَّرُونَ

    tü'tî ükülehâ külle ḥînim biiẕni rabbihâ. veyaḍribü-llâhü-l'emŝâle linnâsi le`allehüm yeteẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    (O ağaç), Rabbinin izniyle her zaman (her yıl) yemişini verir. (Gerçeği) hatırlasınlar diye Allah insanlara örnekler vermektedir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 25. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 26. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 26. ayet. وَمَثَلُ كَلِمَةٍ خَبِيثَةٍ كَشَجَرَةٍ خَبِيثَةٍ ٱجْتُثَّتْ مِن فَوْقِ ٱلْأَرْضِ مَا لَهَا مِن قَرَارٍ

    vemeŝelü kelimetin ḫabîŝetin keşeceratin ḫabîŝetin-ctüŝŝet min fevḳi-l'arḍi mâ lehâ min ḳarâr.

    Mehmet Okuyan

    Kötü bir sözün örneği, gövdesi yerden koparılmış, (o yüzden) sabit olmayan (ayakta duramayan) bir ağaç gibidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [kelime-i habîseh] (kötü kelime) yani çirkin sözler, [şecera-i habîseh] (kötü, verimsiz, kuru bir ağaca) benzetilmektedir. "Kötü kelime" insanı kâfirliğe ve müşrikliğe sürükleyen, insanın hem kendisinin hem de başkalarının sapmasına neden olan olumsuz içerikteki her bir ifadedir. İşte Yüce Allah "kötü sözleri" kökü yerden sökülmüş, ekili olduğu toprağın üzerine çıkartılmış, bütünüyle kararsız, dayanaksız, çürük ve kuru bir ağaca benzetmektedir. Son üç ayette dile getirilen konulardan anlaşılıyor ki iyi, temiz ve yararlı kelimeler gücünü kaynağından ve gösterdiği hedeften alırlar. Kötü kelimelerin ise kökü olmadığı için onların insan inşa etmeye ve bir medeniyet oluşturmaya dair herhangi bir duruşu da gücü de yoktur. Kökü ve beslendiği değer vahiy olmayanların medeniyet adına söyleyebilecek fazla bir şeyleri olamaz.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 26. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 27. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 27. ayet. يُثَبِّتُ ٱللَّهُ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ بِٱلْقَوْلِ ٱلثَّابِتِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَيُضِلُّ ٱللَّهُ ٱلظَّٰلِمِينَ وَيَفْعَلُ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ

    yüŝebbitü-llâhü-lleẕîne âmenû bilḳavli-ŝŝâbiti fi-lḥayâti-ddünyâ vefi-l'âḫirah. veyüḍillü-llâhu-żżâlimîne veyef`alü-llâhü mâ yeşâ'.

    Mehmet Okuyan

    Allah iman edenleri sağlam sözle dipnot 1 hem dünya hayatında hem de ahirette sapasağlam tutar; zalimleri ise saptırır. dipnot 2 Allah dilediğini yapar. dipnot 3

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sabit söz" ile kastedilen, [kelime-i tevhid] olmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle Yüce Allah'ın hak etmeyen veya kulun kendisi istemediği sürece hiç kimseyi saptırmayacağının en açık delillerindendir. "Zalimleri saptırması", uyguladığı imtihan gereği onların zulüm tercihlerine fırsat vermesi ve onların o durumunu bildirmesidir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Bakara 2:253; Al-i İmrân 3:40, 47; Mâide 5:1; Hûd 11:107; Hacc 22:14, 18; Burûc 85:16.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 27. ayet

Nimeti küfre değişenler; sayılamayan nimetler 28–34

  1. İbrâhîm suresi, 28. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 28. ayet. أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ بَدَّلُوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ كُفْرًا وَأَحَلُّوا۟ قَوْمَهُمْ دَارَ ٱلْبَوَارِ

    elem tera ile-lleẕîne beddelû ni`mete-llâhi küfrav veeḥallû ḳavmehüm dâra-lbevâr.

    Mehmet Okuyan

    Allah'ın nimetine nankörlükle karşılık veren ve toplumlarını helak yurduna sürükleyenleri görmüyor musun?

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 28. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 29. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 29. ayet. جَهَنَّمَ يَصْلَوْنَهَا وَبِئْسَ ٱلْقَرَارُ

    cehennem. yaṣlevnehâ. vebi'se-lḳarâr.

    Mehmet Okuyan

    Onlar cehenneme girecekler. (O) ne kötü bir karargâhtır!

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 29. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 30. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 30. ayet. وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ أَندَادًا لِّيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِهِۦ قُلْ تَمَتَّعُوا۟ فَإِنَّ مَصِيرَكُمْ إِلَى ٱلنَّارِ

    vece`alû lillâhi endâdel liyüḍillû `an sebîlih. ḳul temette`û feinne meṣîraküm ile-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    (İnsanları) O'nun yolundan saptırmak için Allah'a ortaklar koştular. De ki: "(İstediğiniz gibi) yaşayın! Şüphesiz ki varışınız ateşedir." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Zümer 39:8.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 30. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 31. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 31. ayet. قُل لِّعِبَادِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ يُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَيُنفِقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً مِّن قَبْلِ أَن يَأْتِىَ يَوْمٌ لَّا بَيْعٌ فِيهِ وَلَا خِلَٰلٌ

    ḳul li`ibâdiye-lleẕîne âmenû yüḳîmu-ṣṣalâte veyünfiḳû mimmâ razaḳnâhüm sirrav ve`alâniyetem min ḳabli ey ye'tiye yevmül lâ bey`un fîhi velâ ḫilâl.

    Mehmet Okuyan

    İman eden kullarıma söyle: "Namazlarını doğru kılsınlar, kendisinde alışverişin de dostluğun da bulunmadığı bir günün gelmesinden önce kendilerini rızıklandırdıklarımızdan bir kısmını (Allah için) gizli de açık da infak etsinler (versinler)." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:274, 254.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 31. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 32. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 32. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ وَأَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَأَخْرَجَ بِهِۦ مِنَ ٱلثَّمَرَٰتِ رِزْقًا لَّكُمْ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْفُلْكَ لِتَجْرِىَ فِى ٱلْبَحْرِ بِأَمْرِهِۦ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلْأَنْهَٰرَ

    allâhü-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa veenzele mine-ssemâi mâen feaḫrace bihî mine-ŝŝemerâti rizḳal leküm. veseḫḫara lekümü-lfülke litecriye fi-lbaḥri biemrih. veseḫḫara lekümü-l'enhâr.

    Mehmet Okuyan

    Allah gökleri ve yeri yaratan, gökten su indirip onunla size rızık olarak türlü meyveler çıkarandır. dipnot 1 İzni ile denizde yüzüp gitmeleri için gemileri emrinize vermiş, nehirleri sizin (yararlanmanız için) hizmetinize sunmuştur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah önce gökleri ve yeri yarattığını ifade etmiştir ki gökler olmasaydı yani uzay veya yükseklikler yaratılmamış olsaydı oradan yağmur yağdırılamazdı. Aynı şekilde yeryüzü de olmasaydı yağmurun yağacağı ve bitkilerin meydana getirileceği bir mekan olmayacaktı. Bu nedenledir ki yaratma her şeyin başıdır ve Yüce Allah da kudretiyle ilgili bilgi verirken söze yaratıcı oluşuyla başlamıştır. Benzer mesaj: Bakara 2:22.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 32. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 33. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 33. ayet. وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ دَآئِبَيْنِ وَسَخَّرَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ وَٱلنَّهَارَ

    veseḫḫara lekümü-şşemse velḳamera dâibeyn. veseḫḫara lekümü-lleyle vennehâr.

    Mehmet Okuyan

    Düzenli seyreden (sistemi gereği) güneşi ve ayı sizin hizmetinize vermiş, geceyi ve gündüzü de hizmetinize sunmuştur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah İbrâhîm 14:32-34'te evrende insana sunduğu çeşitli nimetleri hatırlatmaktadır.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 33. ayet

  7. İbrâhîm suresi, 34. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 34. ayet. وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ

    veâtâküm min külli mâ seeltümûh. vein te`uddû ni`mete-llâhi lâ tuḥṣûhâ. inne-l'insâne leżalûmün keffâr.

    Mehmet Okuyan

    O, size istediğiniz her şeyden bir kısmını vermiştir. Allah'ın nimet(ler)ini sayacak olsanız onları sayamazsınız. dipnot 1 Şüphesiz ki insan çok zalimdir, çok nankördür!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Nahl 16:18.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 34. ayet

İbrâhim'in duası 35–41

  1. İbrâhîm suresi, 35. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 35. ayet. وَإِذْ قَالَ إِبْرَٰهِيمُ رَبِّ ٱجْعَلْ هَٰذَا ٱلْبَلَدَ ءَامِنًا وَٱجْنُبْنِى وَبَنِىَّ أَن نَّعْبُدَ ٱلْأَصْنَامَ

    veiẕ ḳâle ibrâhîmü rabbi-c`al hâẕe-lbelede âminev vecnübnî vebenîye en na`büde-l'aṣnâm.

    Mehmet Okuyan

    Hani İbrahim şöyle demişti: "Rabbim! Bu şehri (Mekke'yi) güvenli kıl; dipnot 1 beni ve oğullarımı putlara tapmamızdan uzak tut!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Bakara 2:126.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 35. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 36. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 36. ayet. رَبِّ إِنَّهُنَّ أَضْلَلْنَ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ فَمَن تَبِعَنِى فَإِنَّهُۥ مِنِّى وَمَنْ عَصَانِى فَإِنَّكَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    rabbi innehünne aḍlelne keŝîram mine-nnâs. femen tebi`anî feinnehû minnî. vemen `aṣânî feinneke gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Rabbim, onlar (putlar) insanlardan birçoğunu saptırdılar. Şimdi kim bana uyarsa o bendendir. Kim de bana karşı gelirse, sen çok bağışlayansın, çok merhamet edensin. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:118; Câsiye 45:14.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 36. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 37. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 37. ayet. رَّبَّنَآ إِنِّىٓ أَسْكَنتُ مِن ذُرِّيَّتِى بِوَادٍ غَيْرِ ذِى زَرْعٍ عِندَ بَيْتِكَ ٱلْمُحَرَّمِ رَبَّنَا لِيُقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ فَٱجْعَلْ أَفْـِٔدَةً مِّنَ ٱلنَّاسِ تَهْوِىٓ إِلَيْهِمْ وَٱرْزُقْهُم مِّنَ ٱلثَّمَرَٰتِ لَعَلَّهُمْ يَشْكُرُونَ

    rabbenâ innî eskentü min ẕürriyyetî bivâdin gayri ẕî zer`in `inde beytike-lmüḥarrami rabbenâ liyüḳîmu-ṣṣalâte fec`al ef'idetem mine-nnâsi tehvî ileyhim verzuḳhüm mine-ŝŝemerâti le`allehüm yeşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Ben neslimden bir kısmını senin Saygın Ev'inin (Kâbe'nin) yanında, tarım yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. dipnot 1 Rabbimiz! Namazı doğru kılmaları için (böyle yaptım). dipnot 2 İnsanlardan bir kısmının gönüllerini onlara eğilimli kıl ve ürünlerden onlara rızık ver! dipnot 3 Umulur ki şükrederler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Hz. İbrahim'in, eşi Hz. Hacer ve oğlu Hz. İsmail'i ıssız bir yere yerleştirdiği iddiasının doğru olmadığının delilidir. Çünkü ayette olumsuzlanan konu tarımdır. Orada mabedin varlığı ve insanların yoğunluğu zaten ayette dile getirilmektedir ki Hz. İbrahim'in duasında da dikkat çekilen nokta budur. "Tarım yapılmaması" ifadesi ailesinin bakımı endişesi nedeniyledir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Hz. İbrahim'in bu duası evlerin mabetlere yakın yapılmasını ve ibadetlerin ihmal edilmemesi gerektiğini göstermektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesaj: Bakara 2:126.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 37. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 38. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 38. ayet. رَبَّنَآ إِنَّكَ تَعْلَمُ مَا نُخْفِى وَمَا نُعْلِنُ وَمَا يَخْفَىٰ عَلَى ٱللَّهِ مِن شَىْءٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ

    rabbenâ inneke ta`lemü mâ nuḫfî vemâ nü`lin. vemâ yaḫfâ `ale-llâhi min şey'in fi-l'arḍi velâ fi-ssemâ'.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 38. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 39. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 39. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى وَهَبَ لِى عَلَى ٱلْكِبَرِ إِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِنَّ رَبِّى لَسَمِيعُ ٱلدُّعَآءِ

    elḥamdü lillâhi-lleẕî vehebe lî `ale-lkiberi ismâ`île veisḥâḳ. inne rabbî lesemî`u-ddü`â'.

    Mehmet Okuyan

    İhtiyar hâlimde bana İsmail'i ve İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun! Şüphesiz ki Rabbim elbette duayı duyandır.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 39. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 40. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 40. ayet. رَبِّ ٱجْعَلْنِى مُقِيمَ ٱلصَّلَوٰةِ وَمِن ذُرِّيَّتِى رَبَّنَا وَتَقَبَّلْ دُعَآءِ

    rabbi-c`alnî müḳîme-ṣṣalâti vemin ẕürriyyetî. rabbenâ veteḳabbel dü`â'.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 40. ayet

  7. İbrâhîm suresi, 41. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 41. ayet. رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ

    rabbene-gfir lî velivâlideyye velilmü'minîne yevme yeḳûmü-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Rabbimiz! Hesabın gerçekleşeceği gün, beni, ana babamı ve müminleri bağışla!" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu dua bir müslümanın sadece kendisini değil bütün müminleri düşünmesi gerektiğini gösterir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 41. ayet

Zalimlerin âkıbeti ve yerin başka yere dönüşmesi 42–52

  1. İbrâhîm suresi, 42. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 42. ayet. وَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ غَٰفِلًا عَمَّا يَعْمَلُ ٱلظَّٰلِمُونَ إِنَّمَا يُؤَخِّرُهُمْ لِيَوْمٍ تَشْخَصُ فِيهِ ٱلْأَبْصَٰرُ

    velâ taḥsebenne-llâhe gâfilen `ammâ ya`melu-żżâlimûne. innemâ yü'eḫḫiruhüm liyevmin teşḫaṣu fîhi-l'ebṣâr.

    Mehmet Okuyan

    Sakın zalimlerin yaptıklarından Allah'ı habersiz sanma! Şüphesiz ki (Allah) onları (cezalandırmayı), korkudan gözlerin dışarı fırlayacağı bir güne erteliyor.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 42. ayet

  2. İbrâhîm suresi, 43. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 43. ayet. مُهْطِعِينَ مُقْنِعِى رُءُوسِهِمْ لَا يَرْتَدُّ إِلَيْهِمْ طَرْفُهُمْ وَأَفْـِٔدَتُهُمْ هَوَآءٌ

    mühti`îne muḳni`î ruûsihim lâ yerteddü ileyhim ṭarfühüm. veef'idetühüm hevâ'.

    Mehmet Okuyan

    Kalpleri bomboş olarak bakışlarını kontrol edemez şekilde, başları yukarı dikilmiş bir durumda (davetçiye doğru) seğirtip koşarlar. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Kamer 54:8.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 43. ayet

  3. İbrâhîm suresi, 44. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 44. ayet. وَأَنذِرِ ٱلنَّاسَ يَوْمَ يَأْتِيهِمُ ٱلْعَذَابُ فَيَقُولُ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ رَبَّنَآ أَخِّرْنَآ إِلَىٰٓ أَجَلٍ قَرِيبٍ نُّجِبْ دَعْوَتَكَ وَنَتَّبِعِ ٱلرُّسُلَ أَوَلَمْ تَكُونُوٓا۟ أَقْسَمْتُم مِّن قَبْلُ مَا لَكُم مِّن زَوَالٍ

    veenẕiri-nnâse yevme ye'tîhimü-l`aẕâbü feyeḳûlü-lleẕîne żalemû rabbenâ eḫḫirnâ ilâ ecelin ḳarîbin nücib da`veteke venettebi`i-rrusül. evelem tekûnû aḳsemtüm min ḳablü mâ leküm min zevâl.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine azabın geleceği, bu yüzden zalimlerin "Rabbimiz! Yakın bir süreye kadar bizi ertele (bize süre ver) dipnot 1 de senin davetine icabet edelim ve elçilere uyalım!" diyecekleri gün hakkında insanları uyar! (Onlara şöyle denecek:) "Daha önce, sizin için bir yok oluş olmadığına yemin etmemiş miydiniz?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Münâfikûn 63:10.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 44. ayet

  4. İbrâhîm suresi, 45. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 45. ayet. وَسَكَنتُمْ فِى مَسَٰكِنِ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ وَتَبَيَّنَ لَكُمْ كَيْفَ فَعَلْنَا بِهِمْ وَضَرَبْنَا لَكُمُ ٱلْأَمْثَالَ

    vesekentüm fî mesâkini-lleẕîne żalemû enfüsehüm vetebeyyene leküm keyfe fe`alnâ bihim veḍarabnâ lekümü-l'emŝâl.

    Mehmet Okuyan

    (Sizden önce) kendilerine haksızlık edenlerin yurtlarında yerleşmiştiniz. Onlara nasıl davrandığımız size apaçık belli olmuştu. (Böylece) size (pek çok) örnekler de vermiştik."

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 45. ayet

  5. İbrâhîm suresi, 46. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 46. ayet. وَقَدْ مَكَرُوا۟ مَكْرَهُمْ وَعِندَ ٱللَّهِ مَكْرُهُمْ وَإِن كَانَ مَكْرُهُمْ لِتَزُولَ مِنْهُ ٱلْجِبَالُ

    veḳad mekerû mekrahüm ve`inde-llâhi mekruhüm. vein kâne mekruhüm litezûle minhü-lcibâl.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 46. ayet

  6. İbrâhîm suresi, 47. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 47. ayet. فَلَا تَحْسَبَنَّ ٱللَّهَ مُخْلِفَ وَعْدِهِۦ رُسُلَهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ ذُو ٱنتِقَامٍ

    felâ taḥsebenne-llâhe muḫlife va`dihî rusüleh. inne-llâhe `azîzün ẕü-ntiḳâm.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 47. ayet

  7. İbrâhîm suresi, 48. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 48. ayet. يَوْمَ تُبَدَّلُ ٱلْأَرْضُ غَيْرَ ٱلْأَرْضِ وَٱلسَّمَٰوَٰتُ وَبَرَزُوا۟ لِلَّهِ ٱلْوَٰحِدِ ٱلْقَهَّارِ

    yevme tübeddelü-l'arḍu gayra-l'arḍi vessemâvâtü veberazû lillâhi-lvâḥidi-lḳahhâr.

    Mehmet Okuyan

    O gün, yer başka bir yer, gökler de (başka gökler) hâline getirilecek, dipnot 1 (insanlar) tek, ezici güç sahibi olan Allah'ın huzuruna çıkacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet değişim geçirseler de mahşerde de göklerin ve yerin mevcut kılınacaklarını göstermektedir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 48. ayet

  8. İbrâhîm suresi, 49. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 49. ayet. وَتَرَى ٱلْمُجْرِمِينَ يَوْمَئِذٍ مُّقَرَّنِينَ فِى ٱلْأَصْفَادِ

    vetera-lmücrimîne yevmeiẕim müḳarranîne fi-l'aṣfâd.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 49. ayet

  9. İbrâhîm suresi, 50. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 50. ayet. سَرَابِيلُهُم مِّن قَطِرَانٍ وَتَغْشَىٰ وُجُوهَهُمُ ٱلنَّارُ

    serâbîlühüm min ḳaṭirâniv vetagşâ vucûhehümü-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Onların gömlekleri katrandandır; yüzlerini de ateş kaplayacaktır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da sadece bu ayette geçen [katırân] kelimesi "[ebhel]" adlı bir ağaçtan alınıp uyuz olmuş develerin yaralarına sürülen yakıcı bir "reçine"dir. Bunun cehennemliklerin derilerine sürüleceği ve adeta bir gömlek gibi üzerlerine yapışacağı, çok kolay tutuştuğu için kişilere ekstra acılar vereceği, pis kokulu ve iğrenç bir renkte olacağı ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 50. ayet

  10. İbrâhîm suresi, 51. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 51. ayet. لِيَجْزِىَ ٱللَّهُ كُلَّ نَفْسٍ مَّا كَسَبَتْ إِنَّ ٱللَّهَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    liyecziye-llâhü külle nefsim mâ kesebet. inne-llâhe serî`u-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Allah herkese kazandığının karşılığını vermek için (onları diriltecektir). dipnot 1 Şüphesiz ki Allah hesabı hızlı olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle "Sonunda Allah her nefse kazandığının karşılığını verecektir" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 51. ayet

  11. İbrâhîm suresi, 52. ayet — tek başına aç

    İbrâhîm suresi, 52. ayet. هَٰذَا بَلَٰغٌ لِّلنَّاسِ وَلِيُنذَرُوا۟ بِهِۦ وَلِيَعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا هُوَ إِلَٰهٌ وَٰحِدٌ وَلِيَذَّكَّرَ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    hâẕâ belâgul linnâsi veliyünẕerû bihî veliya`lemû ennemâ hüve ilâhüv vâḥidüv veliyeẕẕekkera ülü-l'elbâb.

    Mehmet Okuyan

    İşte bu (Kur'an) kendisiyle uyarılsınlar, dipnot 1 (Allah'ın) ancak tek bir ilah olduğunu bilsinler ve öz akıl sahipleri de gerçeği hatırlasınlar diye insanlara (gönderilmiş) bir bildiridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki mesaj Kur'an'ın insanların vahiy ile uyarılmak için gönderildiğiyle ilgilidir. Anlaşılıyor ki insanları uyarırken vahyin rehber edinilmesi seçeneklerden biri değil, vazgeçilemez, ötelenemez ve daima ilk sırada yer verilmesi bir zorunluluktur. Her kim din adına uyarıcılık yapmak istiyorsa, onun sarılacağı vazgeçilmez kaynak Kur'an'dır; Hz. Muhammed'in risalet hayatındaki devamlı sünneti yani uygulaması bu olmuştur. Vahyin ihmal edildiği her tebliğ eksiktir, yanlıştır, sonuçsuzdur. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Sebe' 34:50; Kâf 50:45.

    Ayet detayı — İbrâhîm suresi, 52. ayet