Diyanet İşleri
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 73. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ
fekeẕẕebûhü fenecceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki vece`alnâhüm ḫalâife veagraḳne-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Nûh Yûnus 71–74 3
Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı tattıracağız.
Nuh'un haberini onlara oku. Hani o, bir vakit kavmine şöyle demişti: "Ey kavmim! Eğer benim konumum ve Allah'ın ayetleriyle öğüt vermem size ağır geliyorsa, (biliniz ki) ben sadece Allah'a dayanıp güvenmişim. Artık siz de (bana) ne yapacağınızı ortaklarınızla beraber kararlaştırın ki, işiniz size dert olmasın! Bundan sonra bana hükmünüzü uygulayın; bana mühlet de vermeyin!
Eğer yüz çeviriyorsanız, sizden zaten hiçbir ücret istemedim. Benim ücretim, ancak Allah'a aittir. Bana müslümanlardan olmam emredildi."
Onu yine de yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları ötekilerin yerine geçirdik. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Bak, uyarılan (fakat söz anlamayan)ların sonu nasıl oldu!
Sonra, onun ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara apaçık mucizeler getirdiler. Fakat onlar önceden yalanlamakta oldukları şeye inanacak değillerdi. İşte biz haddi aşanların kalplerini böylece mühürleriz.
Sonra bunların ardından Firavun ile ileri gelenlerine de Musa ve Harun'u mucizelerimizle gönderdik. Ama büyüklük tasladılar ve suçlu bir toplum oldular.
Katımızdan kendilerine hak (mucize) gelince, "Şüphesiz bu, apaçık bir sihirdir" dediler.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
73. Nûh aleyhisselam onları gece gündüz, gizli ve açık davet etmekle birlike onun bu daveti, onların kaçışlarından başka bir şeylerini artırmadı ve “onu yalanladılar, biz de onu ve onunla birlikte” gözümüzün önünde yapmasını emrettiğimiz “gemide bulunanları kurtardık” Ve ona tandırın kaynayacağı zaman: “Her birinden çifter çifter ve -aleyhinde söz geçmiş olanlar hariç- aile efradını ve iman edenleri içine yükle.” (Hud, 11/40) diye emir verdik. O da verilen bu emri yerine getirdi. Yüce Allah da semaya sağnak sağnak yağmur yağdırmasını emretti, yeryüzünden de pınarlar fışkırttı. Su, takdir edilmiş bir seviyeye geldi ve “onu levhaları ve çivileri olan (gemi) üzerinde taşıdık. O gemi gözümüzün önünde, korumamız altında akıyordu.” (el-Kamer, 54/13-14)
“Ve onları halifeler kıldık.” Yalanlayanların helâk edilmesinden sonra yeryüzünde onları halife yaptık. Daha sonra Yüce Allah, onun zürriyetini mübarek kıldı ve geriye kalanlar onun zürriyeti oldu. Böylece Allah onları yeryüzünün dört bir yanında yaydı.
“Âyetlerimizi” bunca açıklamadan ve delillerin ortaya konulmasından sonra “yalanlayanları da boğduk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak!” Bu son, rüsvay edici bir helâk ve onlardan sonra gelen bütün nesiller arasında ardı arkası kesilmeyen bir lanettir. Sonradan gelen nesiller arasında onlar hakkında kınamadan başka bir şey işitilmez, onların tenkit ve yerilmelerinden başka bir şeye rastlanmaz. İşte bu yalanlayanlar da bundan önce yalanlayan kavimlerin başına gelen helâk, rezillik ve ibretlik cezaların kendilerini gelip bulmasından sakınsınlar.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kavmi onu (Nuh -aleyhisselam-'ı) yalanladılar, onu tasdik etmediler. Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunan Müminleri kurtardık. Onları kendilerinden öncekilere halifeler kıldık ve onun getirmiş olduğu ayetleri ve delilleri yalanlayanları ise tufan ile boğduk. -Ey Peygamber!- Nuh -aleyhisselam-'ın kendilerini uyardığı, iman etmeyen o kavmin sonunun nasıl olduğuna bir bak!
Aynı kök: عقب (80 geçiş) · Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نذر (130 geçiş)
Bak, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: فلك (25 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş)
Derken kavmi onu yalanladı. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Çünkü onlar…
Aynı kök: غرق (23 geçiş) · Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş)
Hani, sizin için denizi yarmış, sizi kurtarmış, gözlerinizin önünde Firavun ailesini suda boğmuştuk.
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)
Dediler ki: "Sen bize gelmeden önce de bize işkence edildi, geldikten sonra da." Musa, "Umulur ki, Rabbiniz düşmanınızı helak edecek ve sizi bu yerde…
Aynı kök: كيف (83 geçiş) · Aynı kök: نظر (129 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş)
Sonra, nasıl davranacağınızı görelim diye, onların ardından yeryüzünde sizi onların yerine getirdik.
Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş
Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
İnsanlar tek bir ümmetti. Allah, müjdeciler ve uyarıcılar olarak peygamberler gönderdi ve beraberlerinde, insanların anlaşmazlığa düştükleri şeyler…
Aynı kök: نذر (130 geçiş) · Aynı kök: خلف (127 geçiş) · Ortak kavram: Uyarı (Nezâret)
"Sizi uyarması için içinizden bir adam aracılığıyla Rabbinizden size bir zikir (vahy ve öğüt) gelmesine şaştınız mı? Hatırlayın ki, Allah sizi Nuh…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(Yine de) onu yalanlamışlardı. Biz de hem onu hem de onunla birlikte gemide bulunanları kurtarmış ve onları (yeryüzünde) halifeler (sorumlular olarak) görevlendirmiştik. Ayetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğmuştuk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl olmuş!
Derken, onu yalanladılar; bunun üzerine Biz de onu ve onunla birlikte gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünün) varisleri kıldık. Ayetlerimizi ısrarla yalan sayan kimseleri ise boğulmaya terk ettik. Dön de bir bak: uyarılan (ama uyanmayan) kimselerin akıbeti nice olurmuş?
(Bütün bu uyarılara rağmen) o'nu yalanlamaya kalkıştılar! Ve Biz de o'nu ve gemide o'nunla birlikte olanların hepsini kurtarıp (yeryüzüne) mirasçı kıldık; ayetlerimizi yalanlamaya kalkışanları ise suda boğduk: İmdi, bir bak, uyarıldıkları halde uymayan insanların sonu nasıl olurmuş!
(Yine de) Onu yalanladılar. . . Biz de Onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. . . İşaretlerimizi yalanlamış olanları ise boğduk! Uyarılanların sonu nasıl oldu bir bak!
Fakat onu yalanladılar; biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak.
Yine de onu yalanladılar, biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları (yeryüzünde) halifeler kıldık; âyetlerimizi yalanlayanları da (denizde) boğduk. Bak ki uyarılanların (fakat inanmayanların) sonu nasıl oldu!
Yine de Onu yalanladılar. Sonunda, Onu ve Onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve onların yerine geçirdik; ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Artık, uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bir bak?
Yine de onu yalanladılar; biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları iktidar sahibi yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak ki, uyarılanların sonu nasıl oldu!
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları yöneticiler yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et.
Onu yalanladılar. Bunun üzerine onu ve gemide onunla beraber olanları kurtardık. Onları (yeryüzünün) yöneticileri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise boğduk. Uyarılanların akıbetine dikkat et.
Buna rağmen yine ona yalan söylüyorsun, dediler. Biz de onu gemide kendisiyle beraber olanları kurtarıp, onları yeryüzünün halifeleri yaptık; ayetlerimizi inkar edenleri ise suda boğduk. Bak işte uyarılanların akibeti nasıl oldu?
Bunun üzerine yine onu tekzib ettiler. Biz de onu ve beraberindekileri gemide necate çıkarıb bunları Yer yüzünün halifeleri kıldık, ayetlerimizi tekzib edenleri ise gark ettik, bak işte inzar olunanların akibeti nasıl oldu
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri dipnot 1 yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri dipnot 1 yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
Onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla beraber gemide bulunanları kurtardık. Ve onları yeryüzünün halifeleri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak! Uyarılanların sonu nice oldu!
Fakat onu yalanladılar; biz de onu ve gemide onunla birlikte olanları kurtardık ve onları halifeler kıldık. Ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk. Uyarılanların nasıl bir sonuca uğratıldıklarına bir bak.
Yine onlar kendisini tekzib etdiler. Biz de hem onu, hem gemide beraberinde bulunan kimseleri selamete erdirdik ve bunları (yer yüzünün) halifeler (i) yapdık. Ayetlerimizi yalan sayanları ise (suda) boğduk. Bak, (Allahın azabiyle) korkutul (ub da doğru yolu tutmay) anların sonu nice olmuşdur!.
Onu yalanladılar; ama Biz, onu ve gemide beraberinde bulunanları kurtardık. Bunları yeryüzünün halifeleri yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğduk. Bir bak uyarılanların sonu nice oldu.
(71-74) Onlara Nuh’un haberini sözlü oku, kavmine bir vakit demişti ki ey kavmim pozisyonum / makamım ve Allah’ın ayetlerini hatırlatmam size büyük geliyorsa , ben Allaha tevekkül ettim / onun müvekkiliyim , işlerinizi ve ortaklarınızı bir araya toparlayın, sonra işlerinize dair herhangi bir gamınız / tasanız da olmasın , sonra da bana dair olan hükmünüzü gerçekleştirin ve de beni bekletmeyin, eğer siz yüz çeviriyorsanız, sizden bir ücret sor madım / sual etmedim , benim ücretim/ ecrim Allaha aittir ve bana Müslümanlardan olmam işi verildi / emrolundum. Onu yalanladılar, Onu ve gemide beraberinde kim varsa kurtardık, onları devralanlar / halifeler yaptık, ayetlerimizi yalanlayanları da suda boğduk, bak! uyarılanların sonu / akıbeti nasıl oldu. Sonra Onun ardından elçiler i onların kavimlerine tekrardan gönderdik, onlara apaçık delillerle geldiler ve onlarda ona, tıpkı önceden yalanladıkları şeye iman etmediler, işte böylece haddi aşanların kalplerini mühürleriz.
Onu yalanlamışlardı. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
Yine de onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları egemen yaptık ve ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak işte uyarıl(ıp da yola gelmey)enlerin sonu nice oldu!
Yine de onu yalancı saydılar. Sonra onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve hakimiyeti onlara verdik. Ayetlerimiz karşısında yalana sarılanları suda boğduk. Uyarılan o kimselerin sonunun ne olduğuna bir bak! dipnot 1
Buna rağmen onu yalanladılar. Biz de onu ve onunla birlikte gemide olanları kurtardık ve diğerlerinin yerine geçirdik. Ayetlerimiz karşısında yalan yanlış şeylere sarılanları da suda boğduk. Uyarılan o kimselerin sonunun ne olduğunu bir düşün.
O’nu yalanlamışlardı. Biz de O’nu ve O’nunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
O'nu yalanlamışlardı. Biz de O'nu ve O'nunla birlikte gemide olanları kurtarmış, ayetlerimizi yalanlayanları ise suda boğmuştuk. Uyarılanların sonunun nasıl olduğuna bak!
Bunun üzerine, onu yalanladılar. Biz de onu ve gemide onunla beraber bulunanları kurtardık, onları yöneticiler yaptık; ayetlerimizi yalanlayanları da batırıp boğduk. Bak da gör, önceden uyarılanların sonu nice oluyor!
Yet they charged him with falsehood, and by consequence We rescued him by putting him together with those who fell in line with him on board ship -The Ark- and made them the successors. We drowned those who denied Our divine Message and signs. Now look to see what was the fate of those who were warned of impending danger and misfortune and they refused to pay heed.
But they rejected him. We saved him and those with him on the Ark and let them survive; and We drowned those who denied Our revelations- see what was the end of those who were forewarned!
They rejected Him, but We delivered him, and those with him, in the Ark, and We made them inherit (the earth), while We overwhelmed in the flood those who rejected Our Signs. Then see what was the end of those who were warned (but heeded not)!
But they rejected Noah, calling him a liar. So We saved him and those who were with him in the Ark, and made them successors (to the authority in the land), and drowned all those who had rejected Our signs as false. Consider, then, the fate of those who had been warned (and still did not believe).
But they denied him so We rescued him, and all those with him, in the Ark and We made them the successors and We drowned the people who denied Our Signs. See the final fate of those who were warned!
They denied him, but We delivered him, and those with him in the ship, and We made them generations replacing one after another, while We drowned those who belied Our Ayât (proofs, evidence, lessons, signs, revelations, etc.). Then see what was the end of those who were warned.
But they impugned him. So We delivered him and those who were with him in the ark and We made them the successors, and We drowned those who denied Our signs. So observe how was the fate of those who were warned!
But still they cried lies to him. So We saved him (-Noah) and all those who were with him in the Ark and We made them rulers while We drowned those who had cried lies to Our Messages. Behold then, how evil was the end of those who had been warned (beforehand).
But they cried him lies; so We delivered him, and those with him, in the Ark, and We appointed them as viceroys, and We drowned those who cried lies to Our signs; then behold how was the end of them that were warned!
Thus, they chose to disbelieve. I saved Noah and those who joined him in the arc and let them to inherit the earth. I drowned those who disregarded My Commandments. Note the consequences; they had already been warned.
But they called him a liar; and we saved him, and those with him, in the ark; and we made these successors, and drowned those who had said our signs were lies; see then how was the end of those who had been warned!
They denied him, so We saved him and those with him in the Ship, and We made them to succeed each other, and We drowned those who denied Our signs. So see how the punishment of those who were warned was!
But they accused him of imposture; wherefore We delivered him, and those who were with him in the ark, and We caused them to survive the flood, but We drowned those who charged our signs with falsehood. Behold therefore, what was the end of those who were warned by Noah.
But if you turn your backs, (remember) I asked you not for wages; my wages are only due from Allah, and I am bidden to be of those who Surrender (i. e. accept Islam)"
Yet they cried him lies; so We safely delivered him and the ones with him in the ship (s), (The word fulk (ship) can mean singular or plural) and We made them succeeding each other, and We drowned the ones who cried lies to Our signs; so look into how was the end of them that were constantly warned.
But they denied him, so We saved him and those with him in the ship, and made them viceroys (in the earth), while We drowned those who denied Our revelations. See then the nature of the consequence for those who had been warned.
Even then they denied him; so We saved him and those with him, in the ark, and established them in the land, and drowned those who denied Our signs. So think of the fate of those who were warned (and took no heed).
And yet they gave him the lie! And so We saved him and all who stood by him, in the ark, and made them inherit [the earth], the while We caused those who gave the lie to Our messages to drown: behold, then, what happened in the end to those people who had been warned [in vain]!
But they still rejected him, so We saved him and those with him in the Ark and made them successors, and drowned those who rejected Our signs. See then what was the end of those who had been warned!
They denied him, so We saved him and those with him in the Ship, and We made them to succeed each other, and We drowned those who denied Our revelations. So see how was the punishment of those who were warned!
They rejected him and, consequently, we saved him and those who joined him in the ark; we made them the inheritors. And we drowned those who rejected our revelations. Note the consequences; they have been warned.
And they denied him, so We saved him and those with him in the ship and made them successors, and We drowned those who denied Our signs. Then see how was the end of those who were warned.
Then they denied him; so We delivered him, and those with him in the ship, and made them successors, and We drowned those who denied Our proofs. Then see thou how was the final outcome of those who had been warned!
But, they persisted in their denial, and We saved Noah and his companions who boarded the ship, and made them successors in the land. (The deniers thought of the flood warning as a laughing matter. The Tigris and the Euphrates rivers flooded with torrential rains) and We drowned those who had rejected Our Messages. See then what happened to those who had been given sufficient warning.
They rejected him, but We saved him, and those with him in the Ark, and We made them take over (the earth), generation replacing one after another while We overpowered in the Flood those who rejected Our Signs (verses). Then, see what was the end of those who were warned. (But did not pay attention)!
Then they rejected him, and We saved him and those with him in the Ark and made them the successors, and drowned those who gave the lie to Our signs. So look how was the fate of those who were warned.
They denied him, so We saved him and those with him in the ship, and We made them successors, and We drowned those who denied Our revelations. So see how was the punishment of those who were warned!