Yûnus suresi

Yûnus suresi, 61. ayet

Yûnus suresi, 61. ayet. وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

vemâ tekûnü fî şe'niv vemâ tetlû minhü min ḳur'âniv velâ ta`melûne min `amelin illâ künnâ `aleyküm şühûden iẕ tüfîḍûne fîh. vemâ ya`zübü `ar rabbike mim miŝḳâli ẕerratin fi-l'arḍi velâ fi-ssemâi velâ aṣgara min ẕâlike velâ ekbera illâ fî kitâbim mübîn.

Diyanet İşleri

(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 58–64 · surenin 61. ayeti / 109

Konu Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası Yûnus 61–70 3

  1. Yûnus 58

    De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

  2. Yûnus 59

    De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

  3. Yûnus 60

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun nimetlerine) şükretmezler.

  4. 61

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

  5. Yûnus 62

    Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına hiçbir korku yoktur. Onlar üzülmeyeceklerdir de.

  6. Yûnus 63

    Onlar iman etmiş ve Allah'a karşı gelmekten sakınmış olanlardır.

  7. Yûnus 64

    Dünya hayatında da, ahirette de onlar için müjde vardır. Allah'ın sözlerinde hiçbir değişme yoktur. İşte bu büyük başarıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

61. Yüce Allah, her şeyi müşahade ettiğini, kulların hareket hallerinde, hareketsizlik hallerinde bütün durumlarına muttali olduğunu haber vermektedir. Bildirdiği bu gerçeğin kapsamı içerisine sürekli olarak Allah’ın gözetimi altında olduğunu (murakabe) hatırdan uzak tutmamaya bir çağrı vardır. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sen, herhangi bir işte bulunsan” dinî ya da dünyevî herhangi bir iş yapsan “Kur’ân’dan herhangi bir şey okusan” Allah’ın sana vahyetmiş olduğu Kur’ân’dan bir bölüm okusan “ve siz (ey insanlar)” küçük ya da büyük “herhangi bir iş yapsanız, o işe daldığınızda” o işe başladığınızda ve onu işlemeye devam ettiğinizde “Biz mutlaka üzerinize şahidizdir.” O halde siz amellerinizde Allah’ın gözetimi altında olduğunuzu bilin. O bakımdan amellerinizi samimi olarak, ihlasla ve bu konuda bütün gayretinizi ortaya koyarak edâ edin. Yüce Allah’ın hoşlanmadığı şeylerden de alabildiğine sakının. Çünkü O, sizi görür ve sizin açığa vurduğunuzu da gizlediğinizi de bilir.

“Zira yerde olsun, gökte olsun zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden” onun ilminden, işitmesinden, görmesinden ve gözetmesinden “gizli kalmaz. Bundan daha küçük ya da daha büyük her ne varsa mutlaka hepsi apaçık bir kitaptadır.” Yani Yüce Allah’ın ilmi onu kuşatmış ve kalemi de bunu yazmıştır. Bunlar, Yüce Allah’ın çoğunlukla bir arada söz konusu ettiği kaza ve kaderin iki ayrı mertebesidir. Bu mertebelerin biri, Yüce Allah’ın her şeyi kuşatan ilmidir, diğeri ise bütün olayları çevreleyen yazısıdır. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Bilmez misin ki Allah, gökte ve yerde olan her şeyi bilir. Şüphesiz ki bütün bunlar bir kitaptadır. Gerçekten bu, Allah’a çok kolaydır.” (el-Hacc, 22/70)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ey Peygamber! Sen herhangi bir işte olsan, Kur'an'dan bir şey okusan ve sizler -Ey müminler!- herhangi bir amelde bulunsanız biz, sizin ne yaptığınızı bilir, sizi görür ve işitiriz. Göklerde ve yerde zerre (ufak karınca) ağırlığınca yahut ondan daha hafif ya da daha ağır da olsa hiçbir şey Rabbinden gizli kalmaz. Bunların hepsi küçük büyük hiçbir şeyi bırakmadan her şeyi yazan apaçık bir kitapta kayıtlıdır.

Kelimeler

42 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma ve ne
  2. تَكُونُ tekunu olsanız kök: كون
  3. فِى fi
  4. شَأْنٍۢ şe'nin durumda kök: شان
  5. وَمَا ve ma ve ne
  6. تَتْلُوا۟ tetlu okusanız kök: تلو
  7. مِنْهُ minhu onun hakkında
  8. مِن min -dan
  9. قُرْءَانٍۢ kur'anin Kur'an- kök: قرا
  10. وَلَا ve la ne ne
  11. تَعْمَلُونَ tea'melune yapsanız kök: عمل
  12. مِنْ min -lardan
  13. عَمَلٍ amelin yapılacak- kök: عمل
  14. إِلَّا illa ancak
  15. كُنَّا kunna biz kök: كون
  16. عَلَيْكُمْ aleykum sizin üzerinize
  17. شُهُودًا şuhuden şahidiz kök: شهد
  18. إِذْ iz zaman
  19. تُفِيضُونَ tufidune siz daldığınız kök: فيض
  20. فِيهِ ۚ fihi ona
  21. وَمَا ve ma değildir
  22. يَعْزُبُ yea'zubu gizli kök: عزب
  23. عَن an -den
  24. رَّبِّكَ rabbike Rabbin- kök: ربب
  25. مِن min (bir şey)
  26. مِّثْقَالِ miskali ağırlığınca kök: ثقل
  27. ذَرَّةٍۢ zerratin zerre kök: ذرر
  28. فِى fi
  29. ٱلْأَرْضِ l-erdi yerde kök: ارض
  30. وَلَا ve la ne de
  31. فِى fi
  32. ٱلسَّمَآءِ s-semai gökte kök: سمو
  33. وَلَآ ve la ne de
  34. أَصْغَرَ esgara daha küçüğü kök: صغر
  35. مِن min
  36. ذَٰلِكَ zalike bundan
  37. وَلَآ ve la ve ne de
  38. أَكْبَرَ ekbera daha büyüğü kök: كبر
  39. إِلَّا illa ancak
  40. فِى fi
  41. كِتَـٰبٍۢ kitabin kitaptadır kök: كتب
  42. مُّبِينٍ mubinin apaçık kök: بين

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عزب (2 geçiş) · Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Aynı kök: ثقل (28 geçiş)

    İnkar edenler, "Kıyamet bize gelmeyecektir" dediler. De ki: "Hayır, öyle değil, gaybı bilen Rabbime andolsun ki, Kıyamet size mutlaka gelecektir. Ne…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Şahitlik

    (O sayılı günler), insanlar için bir hidayet rehberi, doğru yolun ve hak ile batılı birbirinden ayırmanın apaçık delilleri olarak Kur'an'ın…

  • Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma) · Ortak kavram: Şahitlik

    De ki: "Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?" De ki: "Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur'an bana, onunla sizi ve eriştiği…

  • Aynı kök: صغر (13 geçiş) · Ortak kavram: Şahitlik · Ortak kavram: Kibir

    Ey iman edenler! Belli bir süre için birbirinize borçlandığınız zaman bunu yazın. Aranızda bir yazıcı adaletle yazsın. Yazıcı, Allah'ın kendisine…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    Ayetlerimiz kendilerine apaçık birer delil olarak okunduğunda, (öldükten sonra) bize kavuşmayı ummayanlar, "Ya (bize) bundan başka bir Kur'an getir…

  • Aynı kök: تلو (63 geçiş) · Aynı kök: قرا (88 geçiş) · Ortak kavram: Kıraat (Okuma)

    (91-92) De ki: "Bana ancak, bu beldenin (Mekke'nin); onu mukaddes kılan ve her şey kendisine ait olan Rabbine kulluk yapmam emredildi. Yine bana,…

  • Aynı kök: شان (4 geçiş)

    Mü'minler ancak Allah'a ve peygamberine inanan, onunla beraber toplumu ilgilendiren bir iş üzerindeyken ondan izin almadan çekip gitmeyen…

  • Aynı kök: شان (4 geçiş)

    Göklerde ve yerde bulunanlar, (her şeyi) O'ndan isterler. O, her an yeni bir ilahi tasarruftadır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Her ne işte bulunsan, o işle ilgili Kur'an'dan her ne tilâvet edersen (okuyup aktarsan) dipnot 1 ve siz her ne iş yapıyorsanız o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidiz. Yerde de gökte de zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. dipnot 2 Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kur'an'da [tilâvet] ifadesi vahyin tebliğ edilmesi, vahyin herhangi bir konunun gündeme getirilmesi, izinin sürülmesi, takip edilmesi anlamlarına gelmektedir. [Tilâvet] kavramının anlamları arasında "gündeme getirmek", "hayatın merkezine almak", "gündem yapmak" da bulunmaktadır. Dolayısıyla ayette sözü edilen [tilavet] ile kastedilen Hz. Muhammed'in vahyi muhataplarına tebliğ etmesi olarak anlaşılmalıdır. Ayetin ilk cümlesinde "her ne iş yaparsan" ifadesinin kapsamında Kur'an [tilavet]i de yer almasına rağmen bunun ayrı olarak kullanılmasının sebebi öneminden kaynaklanmaktadır. Kur'an'da her işle ilgili doğrudan veya dolaylı olarak, hüküm açısından veya mesaj açısından bir Kur'an göndermesi vardır. Kur'an'dan o işle ilgili kısmın [tilavet] edilmesi, o konuda Kur'an'ın dediğinin yapılmasını zorunlu kılmaktadır. Kur'an, hayatla ilgili esaslar içerdiği için onun [tilavet]i de ayetleri hayata aktarılmasıdır, hayata taşınmasıdır.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Sebe' 34:3.

Mustafa İslamoğlu

Ve sen (ey peygamber); hangi konumda bulunursan bulun, Kur'an'dan hangi mesajı gündeme getirirsen getir; sizler de hangi işe el atarsanız atın: Ona giriştiğiniz her an (ve) mekanda Biz sizin üzerinizde tarife sığmaz bir şahidiz. Nitekim ne yerde ne de gökte zerre miktarı bir şey bile Rabbinin bilgisinden saklı kalamaz. Ne bunun daha küçüğü ne de büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir fermanda kayıtlı olmasın.

Muhammed Esed

Ve (sen, ey Peygamber) hangi koşullarda olursan ol, bu (ilahi kitaptan) okunacak hangi konuyu dile getirirsen getir ve (siz ey insanlar) hangi işi yaparsanız yapın, (unutmayın ki) siz bu işlere giriştiğiniz an(dan itibaren) Biz üzerinizde gözlemci bulunuyoruz: çünkü ne yerde, ne de gökte tartıya gelmeyecek kadar küçük şeyler bile senin Rabbinin bilgisinden kaçamaz; ne bundan daha da küçüğü, ne de bundan büyüğü yoktur ki (O'nun) apaçık takdirinde kaydedilmiş olmasın.

Ahmed Hulusi

Hangi şe'nde (hal) olursan ol; o halin ister Kur'an okumak, ister bir şeyler yapmak olsun, onunla meşgulken, hep sizin üzerinize şahitlerdik. . . Arzda (bedende) veya semada (bilinç boyutunda) olsun zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden gizli kalmaz! (Hatta) ondan daha küçüğü veya daha büyüğü bile, Kitab-ı Mubiyn'dedir (tüm varlığın şekillenmemiş, varlıklara dönüşmemiş orijinali olan dalga okyanusu - DATA planı)!

Ali Bulaç

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kur'an'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey Rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.

Ali Özek ve heyeti

Ne zaman sen bir işte bulunsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü yoktur ki apaçık kitapta (levhi mahfuzda) bulunmasın.

Ali Rıza Safa

Hangi işle uğraşırsanız, Kur'an'dan bir şey okursanız ve ne yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda, kesinlikle üzerinizde tanık oluruz. Yeryüzünde ve gökte en küçük ağırlığı olan bir şey, Efendinden gizli kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük hiçbir şey yoktur ki, Apaçık Kitap'ta olmasın.

Bayraktar Bayraklı

Ne zaman sen bir iş yapsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre miktarı bir şey Rabbinden gizli kalabilir! Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de apaçık bir kitapta kayıtlıdır.

Edip Yüksel

Ne durumda bulunursanız bulunun, Kuran'dan ne okursanız okuyun, hangi işi yaparsanız yapın, siz onlarla uğraşırken biz mutlaka size tanık oluruz. Göklerde ve yerde bulunan bir atom ağırlığı bile Efendinin kontrolünün dışına çıkamaz. Atomdan da küçük olsun büyük olsun, her şey apaçık bir kitapta kayıtlıdır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ne durumda bulunursanız bulunun, Kuran'dan ne okursanız okuyun, hangi işi yaparsanız yapın, siz onlarla uğraşırken biz mutlaka size tanık oluruz. Göklerde ve yerde bulunan bir atom ağırlığı bile Rabbinin kontrolünün dışına çıkamaz. Atomdan da küçük olsun büyük olsun, her şey apaçık bir kitapta kayıtlıdır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Hangi durumda bulunsan, Kur'an'dan her ne okusan ve her ne iş yapsanız, siz ona dalıp coşarken Biz üzerinizde şahidiz. Rabbinden ne yerde, ne gökte zerre kadar; ondan ne küçük, ne büyük hiçbir şey kaçmaz. Bunların hepsi apaçık bir Kitaptadır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Her hangi bir şe'nde bulunsan, Kur'andan her ne okusan ve her hangi bir amel yapsanız, siz ona dalıb coşarken mutlak biz üzerinizde şahid bulunuruz, rabbından ne Yerde ne Gökte zerre miskali ve ondan ne daha küçük ne daha büyük hiç bir şey kaçmaz hepsi bir kitabı mübindedir

Erhan Aktaş

Ne durumda olursanız olun ve Kur'an'dan onun hakkında ne okursanız okuyun; hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın, unutmayın ki Biz mutlaka yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb'inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitap'ta olmasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ne durumda olursanız olun ve Kur'an'dan onun hakkında ne okursanız okuyun; hangi işle uğraşıyorsanız uğraşın, unutmayın ki Biz mutlaka yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb'inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitap'ta dipnot 1 olmasın.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Korunmuş levha. İlahi koruma. Yazı yazmaya uygun, düzgün yüzey demek olan lefvh ile korunmuş demek olan mahfuz sözcüklerinden oluşan Levh-i Mahfuz, Allah'ın sonsuz ilm ve takdirini ifade eden, her şeyin mevcut olduğu kayıt demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Hangi işle meşgul olursan ol; o işe dair Kur'an'dan ne okursan oku; hangi işle meşgul olursanız olun, unutmayın ki, siz ona daldığınızda biz yaptıklarınıza tanığız. Göklerde ve yerde zerre ağırlığınca hiçbir şey Rabb'inizden gizli kalamaz. Ne bundan daha küçüğü ne de daha büyüğü yoktur ki, hepsi apaçık bir kitapta olmasın.

Gültekin Onan

Senin içinde olduğun herhangi bir durum, onun hakkında Kuran'dan okuduğun herhangi bir şey ve sizin işlediğiniz herhangi bir iş yoktur ki, ona (iyice) daldığınızda, biz sizin üzerinizde şahidler durmuş olmayalım. Yerde ve gökte zerre ağırlığınca hiç bir şey rabbinden uzakta (saklı) kalmaz. Bunun daha küçüğü de, daha büyüğü de yoktur ki, apaçık bir kitapta (kayıtlı) olmasın.

Hasan Basri Çantay

Sen her hangi bir işde bulunmaya dur, onun hakkında Kur'andan bir şey okumayadur ve sizler de hiç bir iş işlemeye durun ki onun içine daldığınız vakit biz başınızda şahidizdir. Ne yerde, ne gökde zerre ağırlığınca bir şey Rabbinden uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçüğü ve daha büyüğü de haaric olmamak üzere (hepsi) muhakkak apaçık bir kitabda (yazılı) dır.

İbni Kesir

Ne işte bulunsan, Kur'an'dan ne okusan ve siz ne iş yaparsanız; yaptıklarınıza daldığınızda mutlaka Biz üzerinizde şahidiz. Yerde ve gökte hiç bir zerre Rabbından gizli değildir. Bundan daha küçüğü de, daha büyüğü de şüphesiz apaçık kitabdadır.

Mehmet Alagaş

(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur’an’dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz. Hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Süleyman Ateş

Ne işte bulunsan, Kur'an'dan ne okusan ve siz ne iş yapsanız mutlaka biz, içine daldığınız an üzerinizde şahidiz (her yaptığınızı görürüz). Ne yerde, ne de gökte zerre ağırlığınca bir şey, Rabbin(in bilgisin)den kaçmaz. Ne bundan küçük, ne de büyük hiçbir şey yoktur ki, hepsi apaçık bir Kitapta olmasın.

Süleymaniye Vakfı

Ne durumda olursan ol, bir ayet kümesinin peşinde de olsan, bir iş yapıyor da olsanız o işe daldığınızda mutlaka size şahit oluruz dipnot 1 . Yerde ve gökte, ister zerre ağırlığında ister ondan daha küçük, ister büyük olsun, hiçbir şey Rabbinin bilgisinden kaçmaz dipnot 2 . Hepsinin apaçık yazılı bir kaydı tutulur dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Herhangi bir durumdayken, Kur'an'dan bir şey okuyorken ya da sizler bir iş yapıyorken, ona dalıp gittiğinizde mutlaka size şahit oluruz. Yerde ve gökte zerre ağırlığında bir şey bile Rabbinden gizli kalmaz. Bunların küçüğü de büyüğü de mutlaka açık bir defterdedir.

Şaban Britch

(Ey Rasûlüm), sen herhangi bir işte bulunsan, Kur'an'dan her ne okusan, siz ne zaman bir iş yapsanız, siz onu yapıp dururken, muhakkak biz üzerinizde şâhid bulunuruz. Yerde ve gökte zerre kadar bir şey; bundan küçüğü de büyüğü de Rabbinden gizli değildir, apaçık bir kitaptadır.

Şaban Piriş

Ne durumda olursan ol, Kur'an'dan ne okursanız okuyun ve ne yaparsanız yapın; yaptıklarınıza daldığınız anda kesinlikle biz sizin üzerinizde şahit olmuşuzdur. Yerde ve gökte zerre kadar bir şey; bundan küçüğü de büyüğü de Rabbinden gizli değildir, apaçık bir kitaptadır.

Yaşar Nuri Öztürk

Bir iş ve oluşta bulunsan, Kur'an'dan bir şey okusan; herhangi bir iş yapsanız, siz ona dalıp gitmişken biz üstünüzde mutlaka tanıklarız. Ne yerde ne gökte zerre ağırlığınca bir şey, ondan daha küçüğü de daha büyüğü de Rabbinden uzakta/gizli kalmaz; tümü apaçık bir Kitap'tadır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We do know that you -the Messenger- have delivered the divine message, no matter whether you are engaged in the affairs of mankind or in the ordinary pursuits of life or in any other concern, and no matter how little, or how much you recite of the Quran, and no matter what you people do or undo or accomplish but We are witnesses thereof. We experience it by personal observation as you busy yourselves for good or ill. Nor is there anything in an atom's weight on earth or in heaven that escapes your Creator's knowledge nor lesser or larger in amount or degree but is recorded in a documentary book that furnishes evidence of facts and events.

Abdul Haleem

In whatever matter you [Prophet] may be engaged and whatever part of the Quran you are reciting, whatever work you [people] are doing, We witness you when you are engaged in it. Not even the weight of a speck of dust in the earth or sky escapes your Lord, nor anything lesser or greater: it is all written in a clear record.

Abdullah Yusuf Ali

In whatever business thou mayest be, and whatever portion thou mayest be reciting from the Qur'an,- and whatever deed ye (mankind) may be doing,- We are witnesses thereof when ye are deeply engrossed therein. Nor is hidden from thy Lord (so much as) the weight of an atom on the earth or in heaven. And not the least and not the greatest of these things but are recorded in a clear record.

Abul A'la Maududi

(O Prophet!) Whatever you may be engaged in, whether you recite any portion of the Qur'an, or whatever else all of you are doing, We are witnesses to whatever you may be occupied with. Not even an atom's weight escapes your Lord on the earth or in the heaven, nor is there anything smaller or bigger than that, except that it is on record in a Clear Book. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    These things have been mentioned here in order to comfort the Prophet (peace be upon him) and give a warning to his enemies. These are meant to lessen his worry and to strengthen him, as if to say: We see all that you are doing in propagating the Message of the truth with great patience and fortitude, and exerting your utmost to reform mankind. Rest assured that We have not left you alone after entrusting you with this arduous duty. We are not unaware of whatever you are doing for the performance of your mission, and also whatever your enemies are doing to oppose you. On the other hand, a warning has also been administered to his opponents: Don’t remain under the delusion that no one is seeing what you are doing in opposing the Messenger of the truth and the reformer of mankind? We are seeing whatever mischief you are doing and whatever obstacles you are placing in the way of the mission. We are keeping a detailed and accurate record of all these things. Therefore beware that you shall be called upon to render an account of all your doings.

Aisha Bewley

You do not engage in any matter or recite any of the Qur’an or do any action without Our witnessing you while you are occupied with it. Not even the smallest speck eludes your Lord, either on earth or in heaven. Nor is there anything smaller than that, or larger, which is not in a Clear Book.

Al-Hilali & Khan

Neither you (O Muhammad صلى الله عليه وسلم) do any deed nor recite any portion of the Qur’ân, - nor you (mankind) do any deed (good or evil) but We are Witness thereof, when you are doing it. And nothing is hidden from your Lord (so much as) the weight of an atom (or small ant) on the earth or in the heaven. Not what is less than that or what is greater than that but is (written) in a Clear Record. (Tafsir At-Tabarî).

Ali Quli Qarai

You do not engage in any work, neither do you recite any part of the Qur’ān, nor do you perform any deed without Our being witness over you when you are engaged therein. Not an atom’s weight escapes your Lord in the earth or in the sky, nor [is there] anything smaller than that nor bigger, but it is in a manifest Book.

Amatul Rahman Omar

And (O Prophet!) in whatever state you may be and whatever portion of the Qur'ân you recite from Him, and (O people!) you do no work but We are watching over you when you are engrossed therein. There does not escape from your Lord even so much as an atom's weight in the earth or in the heavens, neither is there anything smaller than that nor greater but it is recorded in a plain book (of divine law and is governed thereby).

Arthur John Arberry

Thou art not upon any occupation, neither recitest thou any Koran of it, nor do you any work, without that We are witnesses over you when you press on it; and not so much as the weight of an ant in earth or heaven escapes from thy Lord, neither is aught smaller than that, or greater, but in a Manifest Book.

Bijan Moeinian

God witnesses whatever you (Mohammad) do; be it reciting from the Qur’an or getting yourself into a situation. God also witnesses whatever everyone else does. There is nothing hidden from the Lord; be it an atom or something, smaller (sub-atomic particles), or bigger than that (the galaxies.) Everything is registered in the Book (computer) of God.

E. Henry Palmer

Nor shalt thou be in any affair, nor shalt thou recite concerning it a Qur'an - nor shall ye do a work, without our being witness against you, when ye are engaged therein: nor does the weight of an atom escape thy Lord in earth or in heaven; nor is there less than that or greater, but it is in the perspicuous Book.

Edip-Layth

You do not engage in any business, nor do you recite any from the Quran, nor do you do any work; without us being witnesses over you when you undertake it. Nothing is hidden from your Lord, not even an atom's weight on earth or in the heavens, nor smaller than that nor larger, but is in a clear book.

George Sale

Thou shalt be engaged in no business, neither shalt thou be employed in meditating on any passage of the Koran; nor shall ye do any action, but We will be witnesses over you, when ye are employed therein. Nor is so much as the weight of an ant hidden from thy Lord, in earth or in heaven: Neither is there any thing lesser than that, or greater, but it is written in the perspicuous book.

Hamid S. Aziz

What will those who invent lies concerning Allah think on the Day of Resurrection? Verily, Allah is truly Bountiful towards mankind, but most of them give no thanks!

Mahmoud Ghali

And in no way are you (i. e., the prophet) upon any affair, (i.e., doing anything) and in no way are you reciting from the Qur'an, nor do you (i.e., mankind) do any deed without that We are witnessing over you as you press on it. (i.e., as you are doing it) And in no way (can) as much as even an atom's weight, either in the earth or in the heaven. shift away from your Lord, nor is anything smaller than that, or greater, without that it is in an Evident Book.

Marmaduke Pickthall

And thou (Muhammad) art not occupied with any business and thou recitest not a Lecture from this (Scripture), and ye (mankind) perform no act, but We are Witness of you when ye are engaged therein. And not an atom's weight in the earth or in the sky escapeth your Lord, nor what is less than that or greater than that, but it is (written) in a clear Book.

Mohamed Ahmed - Samira

There is no state you are in, whether reading from the Qur'an, or doing something else, but We are watching you as you are engaged in it. There is not the weight of an atom on the earth and in the heavens that is hidden from your Lord, nor is there anything smaller or greater than this but is recorded in the perspicuous Book.

Muhammad Asad

AND IN whatever condition thou mayest find thyself, [O Prophet,] and whatever discourse of this [divine writ] thou mayest be reciting, and whatever work you [all, O men,] may do -[remember that] We are your witness [from the moment] when you enter upon it: for, not even an atom's weight [of whatever there is] on earth or in heaven escapes thy Sustainer's knowledge; and neither is there anything smaller than that, or larger, but is recorded in [His] clear decree.

Mustafa Khattab

There is no activity you may be engaged in ˹O Prophet˺ or portion of the Quran you may be reciting, nor any deed you ˹all˺ may be doing except that We are a Witness over you while doing it. Not ˹even˺ an atom’s weight is hidden from your Lord on earth or in heaven; nor anything smaller or larger than that, but is ˹written˺ in a perfect Record.[1]

Progressive Muslims

And any matter you are in, or any recitation you do of the Quran, or any work you do; We are witnesses over you when you undertake it. Nothing is hidden from your Lord, not even an atoms weight on Earth or in the heavens, nor smaller than that nor larger, but is in a clear record.

Rashad Khalifa

You do not get into any situation, nor do you recite any Quran, nor do you do anything, without us being witnesses thereof as you do it. Not even an atom's weight is out of your Lord's control, be it in the heavens or the earth. Nor is there anything smaller than an atom, or larger, that is not recorded in a profound record.

Sahih International

And, [O Muúammad], you are not [engaged] in any matter or recite any of the Qur'an and you [people] do not do any deed except that We are witness over you when you are involved in it. And not absent from your Lord is any [part] of an atom's weight within the earth or within the heaven or [anything] smaller than that or greater but that it is in a clear register.

Sam Gerrans

And thou art not in any matter, and thou recitest not from it any recital, and you do no deed save that We are over you witnesses when you are engaged therein; and there does not escape thy Lord the weight of an atom in the earth or in the heaven. Whether less than that, or greater, it is in a clear writ.

Shabbir Ahmed

In whatever condition you may find yourself (O Prophet), and whatever of the Qur'an you are reciting and preaching, and whatever work or business you believers are occupied with, remember that We are your Witness from the moment you enter upon it. Not an atom's weight in the Low nor in the Height escapes your Lord's knowledge. Nor, a thing smaller or bigger, everything in the Universe is recorded in His Clear Decree.

Syed Vickar Ahamed

Whatever business you may be in— Whatever part of the Quran you may be saying— And whatever act you may be doing— Still, We are witnesses to them (all); When you are deep in thought about them. And there is nothing (as little as) the weight of an atom that is hidden from your Lord on the earth or in the heaven. And not the least, and not the greatest of these things happen except what are recorded in a clear Record.

Taqi Usmani

In whatever condition you are, and whatever portion of the Qur’ān you recite therein, and whatever work you all do, We are present before you when you are engaged in it. Hidden from your Lord is nothing even to the measure of a particle on the earth or in the heavens. And there is nothing smaller or greater that is not in the clear Book.

The Monotheist Group

And any matter you are in, or any reciting you do of the Qur'an, or any work you do; We are witnesses over you when you undertake it. Nothing is hidden from your Lord, not even the weight of an atom on the earth or in the heavens, nor smaller than that nor larger, except it is in a clear record.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 61. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 61. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 61. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩