Diyanet İşleri
İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde, nasıl oluyor da (Hak'tan) döndürülüyorsunuz?
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 32. ayet. فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ ٱلْحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ
feẕâlikümü-llâhü rabbükümü-lḥaḳḳ. femâẕâ ba`de-lḥaḳḳi ille-ḍḍalâl. feennâ tuṣrafûn.
İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde, nasıl oluyor da (Hak'tan) döndürülüyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3
"Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter."
Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler ve (ilah diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.
De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"
İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde, nasıl oluyor da (Hak'tan) döndürülüyorsunuz?
Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar artık imana gelmezler" sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.
De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?" De ki: "Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O halde, nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?"
De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan hakka iletecek olan bir kimse var mı?" De ki: "Hakka Allah iletir." Öyle ise, hakka ileten mi uyulmaya daha layıktır, yoksa iletilmedikçe doğru yolu bulamayan kimse mi? Ne oluyor size? Nasıl hüküm veriyorsunuz?"
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
32. “İşte” kendi zatını nitelendirdiği bu vasıflara sahip “gerçek rabbiniz olan” kendisine ibadet olunan, hamd olunan, bütün yaratıkları nimetleri ile besleyip büyüten “Allah budur.” O hakkın, gerçeğin ta kendisidir. “Artık haktan sonra sapıklıktan başka ne vardır ki?” Çünkü tek başına yaratan, her şeyi çekip çeviren, idare eden, kulların sahip olduğu bütün nimetleri yalnız kendisi veren O’dur. İyilikleri O’ndan başka veren olmadığı gibi, kötülükleri de O’ndan başka kimse bertaraf edemez. En güzel isimlere, en kâmil ve yüce vasıflara sahip olan, celal ve ikram sahibi olan O’dur.
“O halde nasıl oluyor da” bu sıfatlara sahip olana ibadet etmekten “döndürülüyorsunuz” da, gerçek bir varlığa sahip olmayan, kendisine dahi fayda ve zararı olmayan, hiçbir şekilde ölüme, hayata ve öldükten sonra diriltme imkânına sahip bulunmayan varlıklara ibadete yöneliyorsunuz? Bu gibi batıl varlıkların zerre ağırlığı kadar bir şeye mülkiyetleri söz konusu değildir. Hiçbir şekilde bunların Allah’a ortaklıkları da yoktur. Allah nezdinde ise O’nun izni ile olmadıkça hiçbir kimse şefaatçi olamayacaktır. Yazıklar olsun O’na ortak koşanlara, vay haline O’nu inkâr edenlerin! Çünkü bunlar önce dinlerini kaybettiler, sonra akıllarını, hatta dünyalarını da âhiretlerini de kaybettiler. Bu bakımdan Yüce Allah haklarında şöyle buyurmaktadır:
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Ey insanlar! İşte bunların hepsini yapan ve sizin işlerinizi çekip çeviren sizi yaratan tek hak ilah olan Allah'tır. Hakkı öğrendikten sonra haktan uzaklaşıp zayi olmaktan başka ne vardır? Akıllarınız, bu apaçık haktan ayrılıp nereye gidiyor?
Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)
O, sizi bir tek nefisten yarattı. Sonra ondan eşini var etti. Sizin için hayvanlardan (erkek ve dişi olarak) sekiz eş yarattı. Sizi annelerinizin…
Aynı kök: صرف (30 geçiş) · Aynı kök: اني (36 geçiş)
Allah'ın ayetleri hakkında tartışanları görmedin mi? Nasıl da döndürülüyorlar?
Aynı kök: صرف (30 geçiş)
Şüphesiz, göklerin ve yerin yaratılışında, gece ile gündüzün birbiri ardınca gelişinde, insanlara yarar sağlayacak şeylerle denizde seyreden…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Peygamberleri onlara, "Allah, size Talut'u hükümdar olarak gönderdi" dedi. Onlar, "O bizim üzerimize nasıl hükümdar olabilir? Biz hükümdarlığa ondan…
Aynı kök: اني (36 geçiş)
Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Artık gerçek(ler)den sonra sapkınlıktan başka ne kalır ki! dipnot 1 Nasıl da (sapkınlığa) döndürülüyorsunuz!"
Halbuki, işte bu Allah'tır sizin gerçek ve tek Rabbiniz! Şimdi söyler misiniz: hakikati çıkarırsanız, geriye sapıklıktan başka ne kalır? Buna rağmen, nasıl oluyor da (hakikate) böylesine mesafeli durabiliyorsunuz?
(Hem de) O'nun, sizin rabbiniz Allah olduğunu, mutlak ve nihai hakikat olduğunu bildiğiniz halde! Çünkü, hakikat (terk edildik)ten sonra, geriye sapıklıktan başka ne kalır? Öyleyse, hakikati nasıl gözden kaçırabilirsiniz?"
İşte Allah! Hak olan Rabbiniz. . . Gerçek olan dışında kabulleneceğiniz, dalalden (sapık fikirden) başka ne olabilir? (O halde) nasıl saparsınız?
İşte bu, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hala çevriliyorsunuz?
İşte hak olan Rabbınız Allah budur. Hakkın dışında ise, sadece sapıklık vardır. O halde (haktan ve hidâyetten) nasıl saptırılıyorsunuz?
Gerçek Efendiniz Allah, işte böyledir. Gerçekten sonra, sapkınlıktan başka artık ne kalır? Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
İşte O, gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Artık haktan sonra sapıklıktan ne kalır ki? O halde nasıl döndürülüyorsunuz?
İşte Gerçek Efendiniz ALLAH budur. Öyleyse gerçeği terk ettikten sonra sapıklıktan başka ne kalır? Nasıl da çevriliyorsunuz?
İşte Gerçek Rabbiniz ALLAH budur. Öyleyse gerçekten (yüz çevirmenizden) sonra sapıklıktan başka ne kalır? Nasıl da (bunları düşünmekten) çevriliyorsunuz?
İşte O Allah sizin gerçek Rabbinizdir. Gerçeğin ötesinde sapıklıktan başka ne vardır? O halde (sapıklığa) nasıl çevriliyorsunuz?
İşte o Allah, sizin hak rabbınız; haktan sonra da dalalden başka ne vardır? O halde nasıl çevrilirsiniz?
İşte bu gerçek Rabb'iniz Allah'tır. Hakikatten sonra sapkınlıktan başka ne vardır? Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
İşte bu gerçek Rabb'iniz Allah'tır. Hakikatten sonra sapkınlıktan başka ne vardır? Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
İşte O, gerçek Rabb'iniz Allah'tır. Haktan sonra sapkınlıktan başka ne vardır? Öyleyse nasıl çevriliyorsunuz?
İşte bu, sizin gerçek rabbiniz olan Tanrı'dır. Öyleyse haktan sonra sapıklıktan başka ne var? Peki, nasıl hala çevriliyorsunuz?
İşte bu (nları yapan) sizin gerçek Rabbiniz olan Allahdır. Artık hakdan (ayrıldıkdan) sonra Sapıklıkdan başka ne kalır O halde nasıl olub da (bunca bürhanlara rağmen imandan) döndürülüyorsunuz?
İşte gerçek Rabbınız olan Allah budur. Haktan sonra dalaletten başka ne vardır? O halde nasıl çevriliyorsunuz?
(24-36) Dünya hayatının misali tıpkı gökten indirdiğimiz su gibidir, arzın bitkileri / nebatı onunla karışır / harmanlanır ve ondan da insanlar ve hayvanlar yerler , ne zaman ki arz takılarını alıp süslendiğinde ehli / kullanıcıları buna onların muktedir olduklarını sanarlar, gece veya gündüz oraya emrimiz geldiğinde onu, sanki hiçbir şeyi yokmuş hale / hasat edilmiş hale getiririz, adeta dün ki zenginliği kalmamış gibidir, f ikir üreten kavim için ayetlerimizi böyle ayrıntılı açıklarız, Allah sizi teslimiyet yurduna / teslimiyet alanına davet eder ve istediğini de doğru yola yönlendirir. Güzel davranışlılara daha güzeli ve de ilavesi / ziyadesi vardır , yüzlerine ne toz ne de zillet bulaşır , işte onlar cennet halkıdırlar orada ebedi kalıcıdırlar. Kötülük kazanmış olanların cezası benzeri şekilde bir kötülüktür , onları ise zillet kaplar, onlar için Allahtan başka k urtarıcı da / asım da yoktur, gecenin karanlığından bir parça yüzlerini kaplamış gibidirler, işte bunlar Ateş halkıdır onlar orada kalıcıdırlar. O gün onları bir araya toplayacağız , sonra ortak koşanlara işte sizin ve ortaklarınızın mekanlarınız diyeceğiz ve aralarını da ayıracağız, onların ortakları; sizler bize ibadet eder değildiniz diyecekler, Allah’ın sizinle bizim aramızdaki şahitliği yeterlidir ki bizler sizin bize olan ibadetinizden gafil idik / farkında değildik. İşte o rada her kişiye geçmiş te yaptıklarıyla ilgili bilgilendirilecek / tebliğ edilecek, gerçek dostları olan Allah’a döndürülürl er ve iftira ettikleri şeyler ise onlardan sapar gider ler. De ki k im sizi semalardan ve arzdan rızıklandırıyor? kim işitmelere ve görmelere maliktir? Kim ölüden diri çıkarıyor, kim diriden ölüyü çıkarıyor? kim işleri idare ediyor? Allah diyecekler, hemen deki o halde sakınmaz mısınız? Bu sizin Allah’ınızdır gerçek rabbinizdir, Haktan sonrası ise sadece sapmışlıktır, nasıl olurda savrulursunuz. İşte böylelikle Rabbinin, yoldan çıkmışlar / fasıklar hakkında ki kelimesi gerçekleşti , kesinlikle onlar inanmıyorl ar. De ki ortak koştuklarınızdan yaratmaya başlay an ve onu tekrarlayacak olan var mı? Deki Allah yaratmaya başlar ve onu tekrarlar , nasıl olurda uydurursunuz? De ki ortak koştuklarınızdan gerçeğe / hakka yönlendirecek olan var mı? Deki Allah gerçeğe yönlendirir. Gerçeğe yönlendirene mi uyulur yoksa yönlendirilmediği sürece yön bulamaya kimseye mi tabi olunur? Ne oluyor size , nasıl yargıda bulunuyorsunuz / nasıl hüküm veriyorsunuz. Onların çoğu sanmalarına / zanlarına u yuyorlar muhakkak ki sanmak, gerçek olandan / hakikatten bir fayda sağlamaz, Allah yaptıklarınızı kesinlikle çok iyi bilendir.
İşte hak olan Rabbiniz Allah budur. Haktan sonra da sapıklıktan başka ne vardır? O halde nasıl (haktan) çevriliyorsunuz.
İşte sizin gerçek Rabbiniz Allah budur. Gerçekten sonra sapıklıktan başka ne var? Öyleyse nasıl (hak'tan sapıklığa) çevriliyorsunuz?
İşte (bütün bunları yapan) Allah, sizin gerçek Rabbinizdir dipnot 1 . Peki gerçeğin ötesi sapıklık değildir de nedir? Nasıl oluyor da başka tarafa döndürülüyorsunuz?
Sizin gerçek Rabbiniz dipnot 1 olan Allah işte budur. Gerçeğin ötesi sapıklık değildir de ya nedir? Nasıl oluyor da halden hale sokuluyorsunuz?
İşte hak olan Rabbiniz Allah budur. Hakdan sonra da sapıklıktan başka ne vardır? O halde nasıl (Ondan başkasına ibadet etmeye) çevriliyorsunuz.
İşte gerçek Rabbiniz Allah budur. Haktan sonra dalaletten başka ne vardır? O halde nasıl sırt çeviriyorsunuz.
İşte bu Allah'tır sizin Hak Rabbiniz. Hak'tan sonra, sapıklıktan başka ne kalır ki? Peki, nasıl oluyor da yüz geri döndürülüyorsunuz?
This, then, is Allah, your Creator, Who is truth personified. If you disregard the truth, there remains only false beliefs and departure from moral righteousness. Therefore, how do you people counsel deaf and turn away from the truth!
That is God, your Lord, the Truth. Apart from the Truth, what is there except error? So how is it that you are dissuaded?’
Such is Allah, your real Cherisher and Sustainer: apart from truth, what (remains) but error? How then are ye turned away?
Such, then, is Allah, your true Lord. dipnot 1 And what is there after truth but error? How, then, are you being turned away? dipnot 2
That is Allah, your Lord, the Truth, and what is there after truth except misguidance? So how have you been distracted?
Such is Allâh, your Lord in truth. So after the truth, what else can there be, save error? How then are you turned away?
That, then, is Allah, your true Lord. So what is there after the truth except error? Then where are you being led away?
`Such, then, is Allâh, your true Lord; so what (would you have) after (discarding) the truth save perdition? Whither are you being turned away (from the truth)?'
That then is God, your Lord, the True; what is there, after truth, but error? Then how are you turned about?
As you admit, your true Lord is God. If you are not following the truth, you are naturally following what is wrong. Why are you then following those who are misleading you?
That is God, your true Lord! and what is there after the truth but error? how then can ye turn away?
Such is God, your true Lord. So what is after the truth except straying! How then you are turned away!
This is therefore God, your true Lord: And what remaineth there after truth, except error? How therefore are ye turned aside from the truth?
Say, "Who provides you from the heaven and the earth? Who has power over hearing and sight? And who brings forth the living from the dead, and brings forth the dead from the living? And who governs all affairs (or regulates, directs the course of events)?" And they will say, "Allah. " Then say, "Do you not then fear (be pious or dutiful)?"
That then is Allah, your Lord, The True; so what is there, after the Truth, except error? Then wherever are you turned about?.
Such then is Allah, your rightful Lord. After the Truth what is there saving error? How then are ye turned away!
Such then is God, your true Lord; and when truth is gone what is left but error? So why do you turn away?
seeing that He is God, your Sustainer, the Ultimate Truth? For, after the truth [has been forsaken], what is there [left] but error? How, then, can you lose sight of the truth?"
That is Allah—your True Lord. So what is beyond the truth except falsehood? How can you then be turned away?"
Such is God, your true Lord. So what is after the truth except straying! Why then do you turn away
Such is GOD, your rightful Lord. What is there after the truth, except falsehood? How could you disregard all this?
For that is Allah, your Lord, the Truth. And what can be beyond truth except error? So how are you averted?
For that is God, your Lord, the Truth; then what is there after the truth but error? How then are you diverted?
Such is Allah, your Rightful Lord. After the Truth what is there but error? How could you then turn away?
Such is Allah, your true Cherisher and Sustainer: Apart from Truth, what (remains) but wrong? Then why are you turned away?
So, that is Allah, your Lord in truth. And what is there after truth but error? To where, then, are you being diverted (by your whims)?
Such is God, your true Lord. So what is after the truth except straying! Why then do you turn away?