Yûnus suresi

Yûnus suresi, 107. ayet

Yûnus suresi, 107. ayet. وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضْلِهِۦ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

veiy yemseske-llâhü biḍurrin felâ kâşife lehû illâ hû. veiy yüridke biḫayrin felâ râdde lifaḍlih. yüṣîbü bihî mey yeşâü min `ibâdih. vehüve-lgafûru-rraḥîm.

Diyanet İşleri

Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 104–109 · surenin 107. ayeti / 109

Konu "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret Yûnus 104–109 3

  1. Yûnus 104

    De ki: "Ey insanlar, eğer benim dinimden herhangi bir şüphede iseniz, bilin ki ben, Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam, fakat sizin canınızı alacak olan Allah'a kulluk ederim. Bana mü'minlerden olmam emrolundu."

  2. Yûnus 105–106

    (105-106) Yine bana şöyle emredildi: "Hakka yönelen bir kimse olarak yüzünü dine çevir. Sakın Allah'a ortak koşanlardan olma. Allah'ı bırakıp da sana ne fayda ve ne de zarar verebilecek olan şeylere yalvarma. Eğer böyle yaparsan, şüphesiz ki sen zalimlerden olursun."

  3. 107

    Eğer Allah sana herhangi bir zarar verecek olursa, bil ki onu, O'ndan başka giderebilecek yoktur. Eğer sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu engelleyebilecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

  4. Yûnus 108

    De ki: "Ey insanlar, size Rabbinizden gerçek (Kur'an) gelmiştir. Artık kim doğru yola girerse, ancak kendisi için girer. Kim de saparsa ancak kendi aleyhine sapar. Ben sizden sorumlu değilim."

  5. Yûnus 109

    (Ey Muhammed!) Sana vahyolunana uy ve Allah hükmünü verinceye kadar sabret. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

107. Bu, Yüce Allah’ın tek başına ibadete layık olduğunun en büyük delillerindendir. Fayda sağlayan, zarar veren, bağışlayan, vermeyip alıkoyan O’dur. Fakirlik, sıkıntı ve buna benzer herhangi bir darlık gelip çattığında “onu O’ndan başka hiç kimse kaldıramaz.” Çünkü bütün yaratıklar herhangi bir hususta faydalı olmak üzere toplansalar Allah’ın yazdığı kadarı müstesna, bir fayda sağlayamazlar. Eğer herhangi bir kimseye zarar vermek için bir araya toplansalar Allah dilememiş ise o kimseye en ufak bir zarar vermeye güçleri yetmez. İşte bu nedenle Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Eğer senin için bir hayır murat ederse O’nun lütfuna engel olacak hiç kimse yoktur.” Yarattıklarından hiç kimse O’nun lütuf ve ihsanını geri çeviremez. Nitekim Yüce Allah bir başka yerde şöyle buyurmaktadır: “Allah insanlara herhangi bir rahmeti açacak olursa onu engelleyecek olmaz, engellediğini de O’ndan başka salıverecek bulunmaz.” (Fâtır, 35/2)

“O, lütfunu kullarından dilediğine eriştirir.” Yani rahmetini yaratıklarından dilediği kimseye tahsis eder. Çünkü Allah pek büyük lütuf sahibidir.

“O, çok bağışlayıcıdır,” bütün hataları affeder. Kuluna, mağfirete nail olmak için gerekli sebepleri gerçekleştirme tevfikini ihsan eder, kul bunları yerine getirecek olursa da küçüğü ile büyüğü ile onun bütün günahlarını bağışlar. “pek merhametlidir.” O’nun rahmeti her şeyi kuşatmıştır. O’nun ihsanı bütün varlıklara ulaşmıştır. Öyle ki bu varlıklar, göz açıp kapayacak kadar bir süre dahi O’nun ihsanı olmadan varlıklarını sürdüremezler.

Kul, kesin bir delille nimetleri ihsan edenin, sıkıntıları açıp giderenin, iyilikleri verenin, kötülükleri ve bunalımları kaldıranın yalnızca Yüce Allah olduğunu, yaratılmışlardan hiçbir kimsenin bunlardan hiçbirini -Allah’ın onun vasıtası ile geçerli olacağını takdir ettikleri müstesna- yapamayacaklarını bilecek olursa hakkın ta kendisinin Allah olduğuna, O’nun dışında dua ve ibadet edilenlerin batıl olduğuna kesin olarak kanaat getirir. Bundan dolayı Yüce Allah, bu açık delili beyan ettikten sonra şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey peygamber!- Eğer Yüce Allah senin başına bir musibet verecek olursa ve musibetin senden uzaklaşmasını istersen, onu senden Allah -Subhânuhu ve Teâlâ-'dan başkası uzaklaştıracak değildir. Eğer Yüce Allah, sana bir iyilik dilerse O'nun dilediği iyiliği kimse engelleyemez. O, iyiliği kullarından dilediğine eriştirir. O'nu bu hususta zorlayacak yoktur. O kullarından, tövbe edenlere karşı merhamet edendir.

Kelimeler

24 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِن ve in eğer
  2. يَمْسَسْكَ yemseske sana verirse kök: مسس
  3. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  4. بِضُرٍّۢ bidurrin bir sıkıntı kök: ضرر
  5. فَلَا fela yoktur
  6. كَاشِفَ kaşife giderecek kök: كشف
  7. لَهُۥٓ lehu onu
  8. إِلَّا illa başka
  9. هُوَ ۖ huve O'ndan
  10. وَإِن ve in ve eğer
  11. يُرِدْكَ yuridke senin için dilerse kök: رود
  12. بِخَيْرٍۢ bihayrin bir iyilik kök: خير
  13. فَلَا fela yoktur
  14. رَآدَّ radde geri çevirecek kök: ردد
  15. لِفَضْلِهِۦ ۚ lifedlihi O'nun lütfunu kök: فضل
  16. يُصِيبُ yusibu verir kök: صوب
  17. بِهِۦ bihi bunu
  18. مَن men kimseye
  19. يَشَآءُ yeşa'u dilediği kök: شيا
  20. مِنْ min -ndan
  21. عِبَادِهِۦ ۚ ibadihi kulları- kök: عبد
  22. وَهُوَ ve huve ve O
  23. ٱلْغَفُورُ l-gafuru bağışlayıcıdır kök: غفر
  24. ٱلرَّحِيمُ r-rahimu merhamet edicidir kök: رحم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Şayet Allah sana bir zarar dokundursa, bunu O'ndan başka giderecek yoktur. Fakat sana bir hayır dokunduracak olsa onu da kimse gideremez. Bil ki O,…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    İnsana bir sıkıntı dokundu mu, gerek yan üstü yatarken, gerek otururken, gerekse ayakta iken (her halinde bu sıkıntıdan kurtulmak için) bize dua…

  • Aynı kök: كشف (20 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş)

    Andolsun, eğer onlara, "Gökleri ve yeri kim yarattı?" diye sorsan elbette, "Allah", derler. De ki: "Peki söyleyin bakalım? Allah'ı bırakıp da ibadet…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Aynı kök: رود (148 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Evlenmeye güçleri yetmeyenler de, Allah kendilerini lütfuyla zengin edinceye kadar iffetlerini korusunlar. Sahip olduğunuz kölelerden "mükatebe"…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…

  • Aynı kök: صوب (77 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer Allah'tan size bir lütuf (zafer) erişse, bu sefer de; sizinle kendisi arasında hiç tanışıklık yokmuş gibi şöyle der: "Keşke ben de onlarla…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Eğer onlara mehir tespit eder de kendilerine el sürmeden boşarsanız, tespit ettiğiniz mehrin yarısı onlarındır. Ancak kadının, ya da nikah bağı…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    Bundan dolayı Allah'tan bir nimet ve lütufla kendilerine hiçbir fenalık dokunmadan geri döndüler ve Allah'ın rızasına uydular. Allah, büyük lütuf…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah sana bir sıkıntı dokundurursa, onu O'ndan başka açıp (giderecek) yoktur. Sana bir iyilik dilerse, lütfunu geri çevirebilecek de yoktur. dipnot 1 Onu kullarından dilediğine (layık olana) ulaştırır. O çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah'ın eşsiz gücüyle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:17; Enbiyâ 21:42; Ahzâb 33:17; Fâtır 35:2; Mülk 67:20-21, 28.

Mustafa İslamoğlu

Yine (unutma ki), eğer Allah sana bir darlık musallat ederse, onu O'ndan başka kimse savuşturamaz! Fakat eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun lütuf ve kereminin önüne gerilecek kimse yoktur. O lütuf ve keremini, kullarından dileyen kimselere bağışlamak ister: Zira O mutlak bağış sahibidir, sonsuz rahmet kaynağıdır.

Muhammed Esed

Ve (bil ki,) eğer senin başına Allah bir darlık, bir sıkıntı saracak olsa, O'ndan başka onu giderecek yoktur: Ve eğer hakkında iyilik, genişlik diliyorsa, O'nun lütuf ve cömertliğini engelleyebilecek kimse de yoktur; O lütuf ve cömertliğini kullarından dilediğine nasip eder. Çünkü çok acıyan, esirgeyen gerçek bağışlayıcı O'dur.

Ahmed Hulusi

Allah sende bir sıkıntı açığa çıkarırsa, onu O'ndan başka kaldıracak yoktur! Eğer sende bir hayır irade ederse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur! O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. . . O Ğafur'dur, Rahıym'dir.

Ali Bulaç

Allah sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Ali Özek ve heyeti

(Bana denildi ki:) "Eğer Allah sana bir sıkıntı verirse, yine O'ndan başka o sıkıntıyı giderecek yoktur. Eğer sana bir hayır murad ederse, O'nun lûtfunu geri çevirecek yoktur. O hayra da, kullarından dilediği kavuşur. O, çok bağışlayıcıdır; çok merhametlidir."

Ali Rıza Safa

Allah, sana bir zorluk verirse, Kendisinden başka, onu Gideren yoktur. Ve eğer sana bir iyilik dilerse, O'nun lütfunu, geri çevirebilecek yoktur. Onu, dilediği kuluna verir. Çünkü O, Sınırsız Bağışlayandır; Merhametlidir.

Bayraktar Bayraklı

Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer Allah sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine ulaştırır. O, affedicidir; merhamet sahibidir.

Edip Yüksel

ALLAH sana bir zarar dokundurursa O'ndan başka onu ortadan kaldıracak yoktur. Senin için bir iyilik dilerse de, O'nun lütfunu geri çevirecek yoktur. Kullarından dilediğine bunu verir. O, Bağışlayandır, Rahimdir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

ALLAH sana bir zarar dokundurursa onu, O'ndan başka ortadan kaldıracak yoktur. Senin için bir iyilik dilerse, O'nun lütfunu da geri çevirecek yoktur. Kullarından dilediğine bunu verir. O, Bağışlayandır, Rahimdir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa, onu O'ndan başka açacak yoktur; ve eğer O, sana bir hayır dilerse o zaman da O'nun lütfunu reddedecek yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine nasip eder. O çok bağışlayan, çok merhamet edendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve eğer Allah sana bir keder dokunduracak olursa onu ondan başka açacak yoktur ve eğer o sana bir hayır murad ederse o vakıt de onun fadlını reddedecek yoktur, o, onu kullarından dilediğine nasib eder, o öyle gafur, öyle rahimdir

Erhan Aktaş

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını dipnot 1 geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından hak edene dipnot 2 nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Üstünlük, fazilet, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
  2. metne dön, dipnot 2
    Kelimesi kelimesine, "dilediğine."

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını dipnot 1 geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından hak edene nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Üstünlük, fazilet, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
  2. metne dön, dipnot 2
    Literal olarak dilediğine: Dilediğine demek; hak edeni, doğru yolu bulma çabasında olanı anlamındadır. Allah, sapkınlığı gerektiren şeyleri yapanı saptırır; doğru yola iletilmeyi gerektiren şeyleri yapanı da doğru yola iletir, demektir. Kimin neyi hak ettiğine kararı Allah verir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Eğer Allah, sana bir sıkıntı verirse onu Kendisinden başka giderebilecek yoktur. Eğer senin için bir hayır dilerse, O'nun fazlını dipnot 1 geri çevirebilecek yoktur. O, onu kullarından dilediğine dipnot 2 nasip eder. O, Çok Bağışlayıcı'dır, Rahmeti Kesintisiz'dir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Üstünlük, fazilet, lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.
  2. metne dön, dipnot 2
    Uygun gördüğünü. Hak edeni, dileyeni; elde etme çabasında olanı.

Gültekin Onan

Tanrı sana bir zarar dokunduracak olsa, O'ndan başka bunu senden kaldıracak yoktur. Ve eğer sana bir hayır isterse, O'nun bol fazlını geri çevirecek de yoktur. Kullarından dilediğine bundan isabet ettirir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Hasan Basri Çantay

Eğer Allah sana (her hangi yüzden bir keder,) bir zarar dokundurursa onu kendinden başka hiç bir açıcı (giderici) yokdur. Eğer sana bir hayır da dilerse Onun fazl (-u kerem) ini geri çevirici hiç bir (kuvvet) de yokdur. O, bunu kullarından dilediğine erişdirir. O, çok yarlığayıcı çok esirgeyicidir.

İbni Kesir

Allah sana bir sıkıntı verirse; onu yine ancak Allah giderir. Sana biri iyilik dilediği takdirde; onun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, bunu kullarından dilediğine verir. O, Gafur'dur, Rahim'dir.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başka giderecek yoktur. Sana bir iyilik dilerse; O’nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

Süleyman Ateş

Eğer Allah sana bir zarar dokundursa onu, yine O'ndan başka kaldıracak yoktur ve eğer sana bir hayır dilese, O'nun keremini de geri çevirecek yoktur. Hayrını, kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, esirgeyendir.

Süleymaniye Vakfı

Allah sana bir zarar verecek olursa onu ondan başka giderebilecek olan yoktur. Sana iyilik etmek isterse onun lütfunu engelleyebilecek olan da yoktur dipnot 1 . Allah, lütfunu kullarından tercih ettiğine ulaştırır. O, çok bağışlayan ve ikramı bol olandır.

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah, sana bir zarar verecek olsa onu ondan başka giderebilecek yoktur. Sana iyilik etmek istese onun ikramına engel olabilecek de yoktur. Allah ikramını, tercih ettiği kullarına verir. O, çok bağışlar ve ikramı boldur.

Şaban Britch

Allah sana bir zarar dokundurursa onu O’ndan başkası giderecek yoktur. Sana bir iyilik dilerse; O’nun lütfunu geri çevirecek te yoktur. Onu kullarından dilediğine eriştirir. O, çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

Şaban Piriş

Allah sana bir sıkıntı verirse, onu O'ndan başkası gideremez. Sana bir iyilik dilerse; O'nun nimetini engelleyecek yoktur. Onu kullarından dilediğine verir. O, bağışlayandır, merhametlidir.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah sana bir zarar dokundurursa, onu kaldıracak olan başkası değil, yine O'dur. O sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu reddedecek yoktur. Kullarından dilediğini lütfuyla nasiplendirir. Gafur'dur O, Rahim'dir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

"You must realize that should Allah befall you with a misfortune or wed you to a calamity, no one shall be able to cancel it but Him. And if He mercifully befalls you with a good fortune, no one can obstruct His bounty with which He graces whom He will among His servants, and He is Ghafurun (Forgiving), and Rahimun (Merciful),

Abdul Haleem

If God inflicts harm on you, no one can remove it but Him, and if He intends good for you, no one can turn His bounty away; He grants His bounty to any of His servants He will. He is the Most Forgiving, the Most Merciful.

Abdullah Yusuf Ali

If Allah do touch thee with hurt, there is none can remove it but He: if He do design some benefit for thee, there is none can keep back His favour: He causeth it to reach whomsoever of His servants He pleaseth. And He is the Oft-Forgiving, Most Merciful.

Abul A'la Maududi

If Allah afflicts you with any hardship, none other than He can remove it; and if He wills any good for you, none can avert His bounty. He bestows good upon whomsoever of His servants He wills. He is AllForgiving, All-Merciful.'

Aisha Bewley

If Allah afflicts you with harm, no one can remove it except Him. If He desires good for you, no one can avert His favour. He bestows it on whichever of His slaves He wills. He is Ever-Forgiving, Most Merciful.

Al-Hilali & Khan

And if Allâh touches you with harm, there is none who can remove it but He, and if He intends any good for you, there is none who can repel His Favour which He causes it to reach whomsoever of His slaves He wills. And He is the Oft-Forgiving, the Most Merciful.

Ali Quli Qarai

Should Allah visit you with some distress, there is no one to remove it except Him; and should He desire any good for you, none can stand in the way of His grace: He grants it to whomever He wishes of His servants, and He is the All-forgiving, the All-merciful.

Amatul Rahman Omar

And if Allâh afflicts you with harm, none can remove it but He, and if He desires any good for you, none can stop His bounty. He bestows it on whomsoever of His servants He wishes. And He is the Great Protector, the Ever Merciful.

Arthur John Arberry

And if God visits thee with affliction, none can remove it but He; and if He desires any good for thee, none can repel His bounty; He causes it to fall upon whomsoever He will of His servants. " He is the All-forgiving, the All-compassionate.'

Bijan Moeinian

If God decides that you have to go through a hardship, none except He Himself can remove it. Likewise, If He decides to shower you with a blessing, none can deprive you of that favor. He favors whoever among His servants that He wishes; He is the Most Forgiving, He is the Most Merciful.

E. Henry Palmer

And should God touch thee with harm, there is none to remove it save He; and if He wish thee well, there is none to repel His grace; He makes it fall on whom He will of His servants; for He is pardoning and merciful!

Edip-Layth

If God afflicts you with any harm, then none can remove it except Him; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace. He bestows it to whom He wishes of His servants. He is the Forgiver, the Compassionate.

George Sale

If God afflict thee with hurt, there is none who can relieve thee from it, except He; and if He willeth thee any good, there is none who can keep back his bounty: He will confer it on such of his servants as He pleaseth; and He is gracious and merciful.

Hamid S. Aziz

And call not besides Allah on what can neither profit you nor harm you; for if you do, verily, you are then of the wrong-doers (or unjust). "

Mahmoud Ghali

And in case Allah touches you with adversity, then none (can) lift it off except He; and in case He wills any charity for you, then none (can) turn back His Grace; He causes it to alight on whomever He decides of His bondmen; and He is The Ever-Forgiving, The Ever-Merciful.

Marmaduke Pickthall

If Allah afflicteth thee with some hurt, there is none who can remove it save Him; and if He desireth good for thee, there is none who can repel His bounty. He striketh with it whom He will of his bondmen. He is the Forgiving, the Merciful.

Mohamed Ahmed - Samira

Should God bring you harm there is none but He who could deliver you from it, and if He wish you good there is none who could take away His blessings: He showers them on those of His creatures as He please, and He is forgiving and kind. "

Muhammad Asad

And [know that] if God should touch thee with misfortune, there is none who could remove it save Him; and if He intends good for thee, there is none who could turn away His bounty: He causes it to alight upon whomsoever He wills of His servants. And He alone is truly forgiving, truly a dispenser of grace.

Mustafa Khattab

and ‘If Allah touches you with harm, none can undo it except Him. And if He intends good for you, none can withhold His bounty. He grants it to whoever He wills of His servants. And He is the All-Forgiving, Most Merciful.’"

Progressive Muslims

And if God afflicts you with any harm, then none can remove it except Him; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace, He brings it to whom He wishes of His servants. And He is the Forgiver, the Merciful.

Rashad Khalifa

If GOD touches you with a hardship, none can relieve it except He. And when He blesses you, no force can prevent His grace. He bestows it upon whomever He chooses from among His servants. He is the Forgiver, Most Merciful.

Sahih International

And if Allah should touch you with adversity, there is no remover of it except Him; and if He intends for you good, then there is no repeller of His bounty. He causes it to reach whom He wills of His servants. And He is the Forgiving, the Merciful

Sam Gerrans

And if God should touch thee with affliction, then is there none to remove it save He; and if He should desire good for thee, then is there none to repel His bounty: He causes it to fall upon whom He wills of His servants; and He is the Forgiving, the Merciful.

Shabbir Ahmed

If Allah's Law afflicts you, there is none who can remove it contrary to His Laws. And when He blesses you, no power can hinder His Grace. He bestows His Grace upon His servants according to His Laws. And He is Forgiving, Merciful.

Syed Vickar Ahamed

And if Allah touches you with harm, there is no one who can remove it except He: And if He plans some benefit for you, then there is no one who can keep back His mercy: He makes it reach whoever of His servants that He pleases. And He is the Often Forgiving (Al-Ghafoor), the Most Merciful (Ar-Raheem).

Taqi Usmani

If Allah brings some harm to you, there is none to remove it except He. And if He intends to bring some good to you, there is none to turn His grace back. He brings it to whomever He wills from among His servants. He is the Most-Forgiving, the Very Merciful.

The Monotheist Group

And if God afflicts you with any harm, then none can remove it except He; and if He wanted good for you, then none can turn away His grace, He brings it to whom He wishes of His servants. And He is the Forgiver, the Merciful.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 107. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 107. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 107. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩