34. sure

Sebe' Suresi سبإ

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 7 konu
  1. Kıyamet gelecektir; inkâr edenlerin iddiaları 1–9 karşılaştır — Kıyamet gelecektir; inkâr edenlerin iddiaları
  2. Dâvûd ve Süleymân 10–14 karşılaştır — Dâvûd ve Süleymân
  3. Sebe' halkı ve Arim seli 15–21 karşılaştır — Sebe' halkı ve Arim seli
  4. Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber 22–30 karşılaştır — Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber
  5. Büyüklük taslayanlarla zayıf görülenlerin çekişmesi 31–38 karşılaştır — Büyüklük taslayanlarla zayıf görülenlerin çekişmesi
  6. Rızkın ölçüsü ve meleklerin şahitliği 39–45 karşılaştır — Rızkın ölçüsü ve meleklerin şahitliği
  7. "Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi 46–54 karşılaştır — "Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyamet gelecektir; inkâr edenlerin iddiaları 1–9

  1. Sebe' suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 1. ayet. ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ ٱلَّذِى لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَهُ ٱلْحَمْدُ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

    elḥamdü lillâhi-lleẕî lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍi velehü-lḥamdü fi-l'âḫirah. vehüve-lḥakîmü-lḫabîr.

    Mehmet Okuyan

    Hamd (övgü), göklerde ve yerde bulunanlar kendisine ait olan Allah içindir. Ahirette de hamd (övgü) yalnızca O'na aittir. dipnot 1 O, doğru hüküm verendir, haberdardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Kasas 28:70.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 1. ayet

  2. Sebe' suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 2. ayet. يَعْلَمُ مَا يَلِجُ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا يَخْرُجُ مِنْهَا وَمَا يَنزِلُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ وَمَا يَعْرُجُ فِيهَا وَهُوَ ٱلرَّحِيمُ ٱلْغَفُورُ

    ya`lemü mâ yelicü fi-l'arḍi vemâ yaḫrucü minhâ vemâ yenzilü mine-ssemâi vemâ ya`rucü fîhâ. vehüve-rraḥîmü-lgafûr.

    Mehmet Okuyan

    Yerin içine gireni ve ondan çıkanı, gökten ineni ve oraya yükseleni bilir. dipnot 1 O, çok merhametlidir; çok bağışlayandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Hadîd 57:4.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 2. ayet

  3. Sebe' suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 3. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَا تَأْتِينَا ٱلسَّاعَةُ قُلْ بَلَىٰ وَرَبِّى لَتَأْتِيَنَّكُمْ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ لَا يَعْزُبُ عَنْهُ مِثْقَالُ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَلَآ أَصْغَرُ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرُ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    veḳâle-lleẕîne keferû lâ te'tîne-ssâ`ah. ḳul belâ verabbî lete'tiyenneküm `âlimi-lgaybi. lâ ya`zübü `anhü miŝḳâlü ẕerratin fi-ssemâvâti velâ fi-l'arḍi velâ aṣgaru min ẕâlike velâ ekberu illâ fî kitâbim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar, "O (Son) Saat bize gelmeyecektir!" demişlerdi. De ki: "Hayır! Gaybı (bilinemeyeni) bilen dipnot 1 Rabbime yemin olsun ki o (Son Saat) mutlaka size gelecektir." Göklerde ve yerde zerre miktarı bir şey bile O'ndan uzak (ve gizli) kalmaz. Bundan daha küçük ve daha büyük (hiçbir şey) yoktur ki apaçık bir kitapta (ilahi kanunda) bulunmasın. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:73; Tevbe 9:94, 105; Ra‘d 13:9; Mü'minûn 23:92; Secde 32:6; Fâtır 35:38; Zümer 39:46; Haşr 59:22; Cum‘a 62:8; Teğâbun 64:18; Cinn 72:26.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada verilmek istenen mesaj her şeyin bir yasasının bulunduğunu bildirmektir. Benzer mesaj: Yûnus 10:61.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 3. ayet

  4. Sebe' suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 4. ayet. لِّيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti. ülâike lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) iman edip iyi işler yapanlara karşılık vermek için (bunu yapacaktır). Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 4. ayet

  5. Sebe' suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 5. ayet. وَٱلَّذِينَ سَعَوْ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عَذَابٌ مِّن رِّجْزٍ أَلِيمٌ

    velleẕîne se`av fî âyâtinâ mü`âcizîne ülâike lehüm `aẕâbüm mir riczin elîm.

    Mehmet Okuyan

    Ayetlerimizi aciz bırakmak için karşılıklı olarak uğraşanlar için de en kötüsünden elem verici azap vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetlerin iptal edilmesi ve işlevsiz bırakılması anlamına gelen klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51, Sebe' 34:38 ve Fussilet 41:42. ayetler ışığında değerlendirilmelidir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 5. ayet

  6. Sebe' suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 6. ayet. وَيَرَى ٱلَّذِينَ أُوتُوا۟ ٱلْعِلْمَ ٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ هُوَ ٱلْحَقَّ وَيَهْدِىٓ إِلَىٰ صِرَٰطِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَمِيدِ

    veyere-lleẕîne ûtü-l`ilme-lleẕî ünzile ileyke mir rabbike hüve-lḥaḳḳa veyehdî ilâ ṣirâṭi-l`azîzi-lḥamîd.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine bilgi verilenler, Rabbinden sana indirilenin (Kur'an'ın) gerçek olduğunu ve onun güçlü, övgüye layık olan (Allah'ın) yoluna ulaştırdığını görürler (bilirler).

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 6. ayet

  7. Sebe' suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 7. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَلْ نَدُلُّكُمْ عَلَىٰ رَجُلٍ يُنَبِّئُكُمْ إِذَا مُزِّقْتُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّكُمْ لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ

    veḳâle-lleẕîne keferû hel nedüllüküm `alâ racüliy yünebbiüküm iẕâ müzziḳtüm külle mümezzeḳin inneküm lefî ḫalḳin cedîd.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar (kendi aralarında) şöyle demişlerdi: "Çürüyüp paramparça olduğunuz zaman yeni bir yaratılışta olacağınızı dipnot 1 bildiren adamı size gösterelim mi?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mahşerde yeniden diriltilmeyi inkar edenlerin sözleriyle ilgili benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; İsrâ 17:49, 98; Meryem 19:66; Mü'minûn 23:35, 82; Neml 27:67; Yâsîn 36:78; Sâffât 37:16, 53; Duhân 44:35; Kâf 50:3, 15; Vâkı‘a 56:47; Teğâbun 64:7; Nâzi‘ât 79:11.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 7. ayet

  8. Sebe' suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 8. ayet. أَفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَم بِهِۦ جِنَّةٌۢ بَلِ ٱلَّذِينَ لَا يُؤْمِنُونَ بِٱلْـَٔاخِرَةِ فِى ٱلْعَذَابِ وَٱلضَّلَٰلِ ٱلْبَعِيدِ

    efterâ `ale-llâhi keẕiben em bihî cinneh. beli-lleẕîne lâ yü'minûne bil'âḫirati fi-l`aẕâbi veḍḍalâli-lbe`îd.

    Mehmet Okuyan

    Acaba o, Allah'a yalan mı uydurmuştur? dipnot 1 Yoksa onda cinlenmişlik dipnot 2 mi var?" Hayır! Ahirete inanmayanlar (orada) azapta (olacaklar)dır ve derin bir sapkınlık içindedir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetin başındaki [efterâ] ifadesi [e ifterâ] sorusunu içermektedir. Hz. Muhammed'e "müfteri" suçlamasıyla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:38; Hûd 11:13; Nahl 16:101; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4; Secde 32:3; Sebe' 34:8; Şûrâ 42:24; Ahkâf 46:8.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Hicr 15:6; Mü'minûn 23:70; Sâffât 37:36; Duhân 44:14; Tûr 52:29; Kalem 68:51.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 8. ayet

  9. Sebe' suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 9. ayet. أَفَلَمْ يَرَوْا۟ إِلَىٰ مَا بَيْنَ أَيْدِيهِمْ وَمَا خَلْفَهُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ إِن نَّشَأْ نَخْسِفْ بِهِمُ ٱلْأَرْضَ أَوْ نُسْقِطْ عَلَيْهِمْ كِسَفًا مِّنَ ٱلسَّمَآءِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَةً لِّكُلِّ عَبْدٍ مُّنِيبٍ

    efelem yerav ilâ mâ beyne eydîhim vemâ ḫalfehüm mine-ssemâi vel'arḍ. in neşe' naḫsif bihimü-l'arḍa ev nüsḳiṭ `aleyhim kisefem mine-ssemâ'. inne fî ẕâlike leâyetel likülli `abdim münîb.

    Mehmet Okuyan

    Onlar gökten ve yerden, önlerinde ve arkalarında (olup bitenlere) hiç bakmıyorlar mı? Dilesek onları yere batırır veya üzerlerine gökten parçalar düşürürüz. Şüphesiz ki bunda (Rabbine) yönelen her kul için bir ders vardır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 9. ayet

Dâvûd ve Süleymân 10–14

  1. Sebe' suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 10. ayet. وَلَقَدْ ءَاتَيْنَا دَاوُۥدَ مِنَّا فَضْلًا يَٰجِبَالُ أَوِّبِى مَعَهُۥ وَٱلطَّيْرَ وَأَلَنَّا لَهُ ٱلْحَدِيدَ

    veleḳad âteynâ dâvûde minnâ faḍlâ. yâ cibâlü evvibî me`ahû veṭṭayr. veelennâ lehü-lḥadîd.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki Davud'a tarafımızdan bir ikramda bulunmuştuk (ve) "Ey dağlar! (Beni tesbih ederek) onunla (Davud'la) birlikte yankıyla ses verin!" (demiştik); kuşlara da (aynısını söylemiştik). dipnot 1 Ona (onun için) demiri yumuşatmıştık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:79; Neml 27:15-17; Sâd 38:18-19.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 10. ayet

  2. Sebe' suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 11. ayet. أَنِ ٱعْمَلْ سَٰبِغَٰتٍ وَقَدِّرْ فِى ٱلسَّرْدِ وَٱعْمَلُوا۟ صَٰلِحًا إِنِّى بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    eni-`mel sâbigâtiv veḳaddir fi-sserdi va`melû ṣâliḥâ. innî bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    "Geniş zırhlar yap; dokumasında ölçülü davran!" dipnot 1 diye (vahyetmiştik). (Siz de) iyi işler yapın! Şüphesiz ki ben yaptıklarınızı görenim.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Enbiyâ 21:80.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 11. ayet

  3. Sebe' suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 12. ayet. وَلِسُلَيْمَٰنَ ٱلرِّيحَ غُدُوُّهَا شَهْرٌ وَرَوَاحُهَا شَهْرٌ وَأَسَلْنَا لَهُۥ عَيْنَ ٱلْقِطْرِ وَمِنَ ٱلْجِنِّ مَن يَعْمَلُ بَيْنَ يَدَيْهِ بِإِذْنِ رَبِّهِۦ وَمَن يَزِغْ مِنْهُمْ عَنْ أَمْرِنَا نُذِقْهُ مِنْ عَذَابِ ٱلسَّعِيرِ

    velisüleymâne-rrîḥa gudüvvuhâ şehruv veravâḥuhâ şehr. veeselnâ lehû `ayne-lḳiṭr. vemine-lcinni mey ya`melü beyne yedeyhi biiẕni rabbihî. vemey yezig minhüm `an emrinâ nüẕiḳhü min `aẕâbi-sse`îr.

    Mehmet Okuyan

    Sabah (gidişi) bir ay(lık mesafe), (akşam) dönüşü bir ay(lık mesafe) olan rüzgârı da Süleyman'a (onun hizmetine) vermiştik dipnot 1 ve onun için erimiş bakırı, kaynağından sel gibi akıtmıştık. Rabbinin izniyle cinlerden dipnot 2 bir kısmı onun (gözünün) önünde çalışırdı. Onlardan kim emrimizden sapsa ona alevli azabı tattırırdık.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Enbiyâ 21:81; Sâd 38:36. Hz. Süleyman, yaşadığı dönem itibariyle deniz yolculuklarını ve deniz taşımacılığını sürdürdüğü için Yüce Allah onun bu yolculuklarını estirdiği bir rüzgâr sayesinde normalde "kara yolculuğu olarak" gidişi bir ay, dönüşü de bir ay sürecek mesafeleri kısa sürede katettiğini bildirmiş olmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada geçen cinlerin bilinen anlamda insanlar ve meleklerden farklı olarak üçüncü bir yaratık türü olabileceği gibi, "asi ve yabancı kavimlere mensup insanlar", "bilinmeyen tanınmayan insanlar" olduğu da ifade edilmektedir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 12. ayet

  4. Sebe' suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 13. ayet. يَعْمَلُونَ لَهُۥ مَا يَشَآءُ مِن مَّحَٰرِيبَ وَتَمَٰثِيلَ وَجِفَانٍ كَٱلْجَوَابِ وَقُدُورٍ رَّاسِيَٰتٍ ٱعْمَلُوٓا۟ ءَالَ دَاوُۥدَ شُكْرًا وَقَلِيلٌ مِّنْ عِبَادِىَ ٱلشَّكُورُ

    ya`melûne lehû mâ yeşâü mim meḥârîbe vetemâŝîle vecifânin kelcevâbi veḳudûrir râsiyât. i`melû âle dâvûde şükrâ. veḳalîlüm min `ibâdiye-şşekûr.

    Mehmet Okuyan

    Onlar (cinler) Süleyman için mabedlerden, heykellerden, havuzlar gibi (geniş) leğenlerden, sabit (ağır) kazanlardan ne dilerse yaparlardı. Ey Davud ailesi! Şükür için çalışın! Kullarımdan şükreden(ler) ne kadar da azdır!

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 13. ayet

  5. Sebe' suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 14. ayet. فَلَمَّا قَضَيْنَا عَلَيْهِ ٱلْمَوْتَ مَا دَلَّهُمْ عَلَىٰ مَوْتِهِۦٓ إِلَّا دَآبَّةُ ٱلْأَرْضِ تَأْكُلُ مِنسَأَتَهُۥ فَلَمَّا خَرَّ تَبَيَّنَتِ ٱلْجِنُّ أَن لَّوْ كَانُوا۟ يَعْلَمُونَ ٱلْغَيْبَ مَا لَبِثُوا۟ فِى ٱلْعَذَابِ ٱلْمُهِينِ

    felemmâ ḳaḍaynâ `aleyhi-lmevte mâ dellehüm `alâ mevtih illâ dâbbetü-l'arḍi te'külü minseeteh. felemmâ ḫarra tebeyyeneti-lcinnü el lev kânû ya`lemûne-lgaybe mâ lebiŝû fi-l`aẕâbi-lmühîn.

    Mehmet Okuyan

    (Süleyman'ın) ölümüne hükmettiğimiz zaman, onun öldüğünü ancak bastonunu kemiren bir ağaç kurdu göstermişti. dipnot 1 (Süleyman) yıkılınca, ortaya çıktı ki cinler gaybı (bilinemeyeni) bilselerdi, dipnot 2 o küçük düşürücü azap içinde kalmazlardı.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki amaç Hz. Süleyman'ın iktidarının içten içe yıkıldığına dikkat çekmektir. [Minseeh] (baston) kelimesi iktidarı, [dâbbetü'l-ard] (ağaç kurdu) ise o iktidarı içten içe kemiren hainleri sembolize edebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle gaybı sadece Yüce Allah'ın bildiğinin belirtildiği Neml 27:65'le birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 14. ayet

Sebe' halkı ve Arim seli 15–21

  1. Sebe' suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 15. ayet. لَقَدْ كَانَ لِسَبَإٍ فِى مَسْكَنِهِمْ ءَايَةٌ جَنَّتَانِ عَن يَمِينٍ وَشِمَالٍ كُلُوا۟ مِن رِّزْقِ رَبِّكُمْ وَٱشْكُرُوا۟ لَهُۥ بَلْدَةٌ طَيِّبَةٌ وَرَبٌّ غَفُورٌ

    leḳad kâne lisebein fî meskenihim âyeh. cennetâni `ay yemîniv veşimâl. külû mir rizḳi rabbiküm veşkürû leh. beldetün ṭayyibetüv verabbün gafûr.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki sağdan ve soldan iki bahçeye sahip olan sebe' kavmi için oturdukları yerde bir ders vardır. (Onlara:) "Rabbinizin rızkından yiyin ve O'na şükredin!" (demiştik). İşte güzel bir şehir ve çok bağışlayan bir Rab!

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 15. ayet

  2. Sebe' suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 16. ayet. فَأَعْرَضُوا۟ فَأَرْسَلْنَا عَلَيْهِمْ سَيْلَ ٱلْعَرِمِ وَبَدَّلْنَٰهُم بِجَنَّتَيْهِمْ جَنَّتَيْنِ ذَوَاتَىْ أُكُلٍ خَمْطٍ وَأَثْلٍ وَشَىْءٍ مِّن سِدْرٍ قَلِيلٍ

    fea`raḍû feerselnâ `aleyhim seyle-l`arimi vebeddelnâhüm bicenneteyhim cenneteyni ẕevâtey ükülin ḫamṭiv veeŝliv veşey'im min sidrin ḳalîl.

    Mehmet Okuyan

    (Ancak) onlar yüz çevirmişlerdi. Bu yüzden üzerlerine Arim Seli'ni dipnot 1 göndermiştik. Onların iki bahçesini, acı meyveli, ılgınlı ve içinde biraz da sedir ağacı bulunan iki (harap) bahçeye çevirmiştik.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Arim seli", büyük barajları su altında bırakabilen, onları yıkabilen hacimde, çok büyük bir felaketti. [el-‘Arim] kelimesine "köstebek" diyenler olduğu gibi, bunun seddin veya vadinin adı olduğunu söyleyenler de vardır. Bu barajı, Sebelilerin, Belkıs'ın, Himyer'in veya Lokman b. Ad'in yaptığı rivayet edilmektedir. Tarihte bu olayın tam olarak ne zaman gerçekleştiği bilinmemekte, ancak Me'rib Barajı'nın ilk yıkılış tarihinin MS 2. yüzyıl olabileceği bildirilmektedir. Bu olaydan sonra Sebe Krallığı büyük ölçüde harap olmuş, yöre halkının önemli bir bölümü kuzeye doğru göç etmek zorunda kalmıştı (Esed, [Kur'an Mesajı], s. 876'da 24. not).

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 16. ayet

  3. Sebe' suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 17. ayet. ذَٰلِكَ جَزَيْنَٰهُم بِمَا كَفَرُوا۟ وَهَلْ نُجَٰزِىٓ إِلَّا ٱلْكَفُورَ

    ẕâlike cezeynâhüm bimâ keferû. vehel nücezî ille-lkefûra.

    Mehmet Okuyan

    Nankörlük ettikleri için onları böyle cezalandırmıştık. Nankör olandan başkasını cezalandırır mıyız hiç!

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 17. ayet

  4. Sebe' suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 18. ayet. وَجَعَلْنَا بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ ٱلْقُرَى ٱلَّتِى بَٰرَكْنَا فِيهَا قُرًى ظَٰهِرَةً وَقَدَّرْنَا فِيهَا ٱلسَّيْرَ سِيرُوا۟ فِيهَا لَيَالِىَ وَأَيَّامًا ءَامِنِينَ

    vece`alnâ beynehüm vebeyne-lḳura-lletî bâraknâ fîhâ ḳuran żâhiratev veḳaddernâ fîhe-sseyr. sîrû fîhâ leyâliye veeyyâmen âminîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar(ın yurdu) ile kendilerini bereketlendirdiğimiz şehirler arasında, kolayca görünen şehirler var etmiş ve bunlar arasında (kolayca) yürümelerini (seyahat etmelerini) mümkün kılmıştık. (Onlara) "Oralarda geceleri ve gündüzleri güven içinde yürüyün (seyahat edin!" demiştik).

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 18. ayet

  5. Sebe' suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 19. ayet. فَقَالُوا۟ رَبَّنَا بَٰعِدْ بَيْنَ أَسْفَارِنَا وَظَلَمُوٓا۟ أَنفُسَهُمْ فَجَعَلْنَٰهُمْ أَحَادِيثَ وَمَزَّقْنَٰهُمْ كُلَّ مُمَزَّقٍ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّكُلِّ صَبَّارٍ شَكُورٍ

    feḳâlû rabbenâ bâ`id beyne esfârinâ veżalemû enfüsehüm fece`alnâhüm eḥâdîŝe vemezzaḳnâhüm külle mümezzeḳ. inne fî ẕâlike leâyâtil likülli ṣabbârin şekûr.

    Mehmet Okuyan

    (Bunun üzerine) "Rabbimiz! Seferlerimizin (yolculuk yaptığımız şehirlerin) arasını uzaklaştır!" demişler ve kendilerine yazık etmişlerdi. (Biz de) onları sözlere (ibretlik anılara) çevirmiş ve onları tamamen parçalamıştık. Şüphesiz ki bunda çok sabreden, çok şükreden herkes için dersler vardır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 19. ayet

  6. Sebe' suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 20. ayet. وَلَقَدْ صَدَّقَ عَلَيْهِمْ إِبْلِيسُ ظَنَّهُۥ فَٱتَّبَعُوهُ إِلَّا فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veleḳad ṣaddeḳa `aleyhim iblîsü żannehû fettebe`ûhü illâ ferîḳam mine-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki İblis, onlar hakkındaki tahminini doğrulamıştı. İnanan az bir grubun dışında hepsi ona uymuşlardı.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 20. ayet

  7. Sebe' suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 21. ayet. وَمَا كَانَ لَهُۥ عَلَيْهِم مِّن سُلْطَٰنٍ إِلَّا لِنَعْلَمَ مَن يُؤْمِنُ بِٱلْـَٔاخِرَةِ مِمَّنْ هُوَ مِنْهَا فِى شَكٍّ وَرَبُّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ حَفِيظٌ

    vemâ kâne lehû `aleyhim min sülṭânin illâ lina`leme mey yü'minü bil'âḫirati mimmen hüve minhâ fî şekkin. verabbüke `alâ külli şey'in ḥafîż.

    Mehmet Okuyan

    (Oysa) onun (İblis'in), onlar üzerinde hiçbir etkisi yoktu. dipnot 1 Ancak ahirete inananı, şüphe içinde kalandan bil(dir)ip (ortaya çıkaralım) diye dipnot 2 (ona bu fırsatı vermiştik). Rabbin her şeyi koruyandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:12-18; Hicr 15:42; Nahl 16:99; İsrâ 17:61-63; Sâd 38:75-82.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Yüce Allah'ın bilmesi" ifadesiyle ilgili izahımız ve ilgili ayetler için bkz. Al-i İmrân 3:140, dipnot 2.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 21. ayet

Şefaat, rızık ve bütün insanlara gönderilen peygamber 22–30

  1. Sebe' suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 22. ayet. قُلِ ٱدْعُوا۟ ٱلَّذِينَ زَعَمْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ لَا يَمْلِكُونَ مِثْقَالَ ذَرَّةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا لَهُمْ فِيهِمَا مِن شِرْكٍ وَمَا لَهُۥ مِنْهُم مِّن ظَهِيرٍ

    ḳuli-d`ü-lleẕîne za`amtüm min dûni-llâh. lâ yemlikûne miŝḳâle ẕerratin fi-ssemâvâti velâ fi-l'arḍi vemâ lehüm fîhimâ min şirkiv vemâ lehû minhüm min żahîr.

    Mehmet Okuyan

    (Müşriklere) de ki: "Allah'ın peşi sıra (ilah) sandıklarınıza yalvarın! Onlar göklerde ve yerde zerre ağırlığınca (hiçbir şeye) sahip değillerdir. Onların bu ikisinde (göklerde ve yerde) hiçbir ortaklığı yoktur; O'nun (Allah'ın) onlardan herhangi bir destekçisi de yoktur."

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 22. ayet

  2. Sebe' suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 23. ayet. وَلَا تَنفَعُ ٱلشَّفَٰعَةُ عِندَهُۥٓ إِلَّا لِمَنْ أَذِنَ لَهُۥ حَتَّىٰٓ إِذَا فُزِّعَ عَن قُلُوبِهِمْ قَالُوا۟ مَاذَا قَالَ رَبُّكُمْ قَالُوا۟ ٱلْحَقَّ وَهُوَ ٱلْعَلِىُّ ٱلْكَبِيرُ

    velâ tenfe`u-şşefâ`atü `indehû illâ limen eẕine leh. ḥattâ iẕâ füzzi`a `an ḳulûbihim ḳâlû mâẕâ ḳâle rabbüküm. ḳâlü-lḥaḳḳ. vehüve-l`aliyyü-lkebîr.

    Mehmet Okuyan

    O'nun (Allah'ın) huzurunda, izin verdiği kimseden başkasına şefaat yarar sağlamaz. dipnot 1 Sonunda onların (iyilerin) yüreklerinden korku giderilince (melekler) "Rabbiniz ne buyurdu?" diye soracaklardır. Onlar (cennetlikler) de "Gerçeği!" diyeceklerdir. O yücedir, büyüktür.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Tâhâ 20:109, Enbiyâ 21:27, Zümer 39:43-44, Zuhruf 43:88 ve Necm 53:26. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 23. ayet

  3. Sebe' suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 24. ayet. قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ وَإِنَّآ أَوْ إِيَّاكُمْ لَعَلَىٰ هُدًى أَوْ فِى ضَلَٰلٍ مُّبِينٍ

    ḳul mey yerzüḳuküm mine-ssemâvâti vel'arḍ. ḳuli-llâhü veinnâ ev iyyâküm le`alâ hüden ev fî ḍalâlim mübîn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Size göklerden ve yerden kim rızık veriyor?" De ki: "Allah! dipnot 1 Biz veya siz (ikimizden biri) doğru yol üzerindedir veya apaçık bir sapkınlık içindedir."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:12; Ra‘d 13:16.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 24. ayet

  4. Sebe' suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 25. ayet. قُل لَّا تُسْـَٔلُونَ عَمَّآ أَجْرَمْنَا وَلَا نُسْـَٔلُ عَمَّا تَعْمَلُونَ

    ḳul lâ tüs'elûne `ammâ ecramnâ velâ nüs'elü `ammâ ta`melûn.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 25. ayet

  5. Sebe' suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 26. ayet. قُلْ يَجْمَعُ بَيْنَنَا رَبُّنَا ثُمَّ يَفْتَحُ بَيْنَنَا بِٱلْحَقِّ وَهُوَ ٱلْفَتَّاحُ ٱلْعَلِيمُ

    ḳul yecme`u beynenâ rabbünâ ŝümme yefteḥu beynenâ bilḥaḳḳ. vehüve-lfettâḥu-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Rabbimiz hepimizi bir araya toplayacak, sonra aramızda hak ile (adaletle) hükmedecektir. O, (hükmü) apaçık (adil) verendir, bilendir."

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 26. ayet

  6. Sebe' suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 27. ayet. قُلْ أَرُونِىَ ٱلَّذِينَ أَلْحَقْتُم بِهِۦ شُرَكَآءَ كَلَّا بَلْ هُوَ ٱللَّهُ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ

    ḳul erûniye-lleẕîne elḥaḳtüm bihî şürakâe kellâ. bel hüve-llâhü-l`azîzü-lḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "O'na (Allah'a) kattığınız ortaklarınızı dipnot 1 bana gösterin!" Hayır, aksine! Güçlü, doğru hüküm veren yalnızca Allah'tır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "O'na kattığınız ortaklarınız" ifadesi O'na atfettiğiniz ortaklarınız demektir. Yüce Allah müşriklere meydan okumakta ve kendisine ortaklar koşup ilah gibi kabul ettikleri varlıkları Hz. Muhammed'e göstermelerini istemektedir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 27. ayet

  7. Sebe' suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 28. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَٰكَ إِلَّا كَآفَّةً لِّلنَّاسِ بَشِيرًا وَنَذِيرًا وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    vemâ erselnâke illâ kâffetel linnâsi beşîrav veneẕîrav velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 28. ayet

  8. Sebe' suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 29. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 29. ayet

  9. Sebe' suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 30. ayet. قُل لَّكُم مِّيعَادُ يَوْمٍ لَّا تَسْتَـْٔخِرُونَ عَنْهُ سَاعَةً وَلَا تَسْتَقْدِمُونَ

    ḳul leküm mî`âdü yevmil lâ teste'ḫirûne `anhü sâ`atev velâ testaḳdimûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Size öyle bir gün vadedilmiştir ki ondan ne bir saat (bir an) geri kalabilir, ne de ileri geçebilirsiniz."

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 30. ayet

Büyüklük taslayanlarla zayıf görülenlerin çekişmesi 31–38

  1. Sebe' suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 31. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ بِهَٰذَا ٱلْقُرْءَانِ وَلَا بِٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذِ ٱلظَّٰلِمُونَ مَوْقُوفُونَ عِندَ رَبِّهِمْ يَرْجِعُ بَعْضُهُمْ إِلَىٰ بَعْضٍ ٱلْقَوْلَ يَقُولُ ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ لَوْلَآ أَنتُمْ لَكُنَّا مُؤْمِنِينَ

    veḳâle-lleẕîne keferû len nü'mine bihâẕe-lḳur'âni velâ billeẕî beyne yedeyh. velev terâ iẕi-żżâlimûne mevḳûfûne `inde rabbihim. yerci`u ba`ḍuhüm ilâ ba`ḍin-lḳavle. yeḳûlü-lleẕîne-stuḍ`ifû lilleẕîne-stekberû levlâ entüm lekünnâ mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar şöyle demişlerdi: "Biz hiçbir zaman bu Kur'an'a ve bundan önce gelen (kitaplara) inanmayacağız." dipnot 1 Sen o zalimleri, Rablerinin huzurunda tutuklanmış, birbirlerine söz atarlarken bir görsen! dipnot 2 Zayıf bırakılanlar kibirlenenlere "Siz olmasaydınız elbette biz inananlar olurduk!" diyeceklerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah mahşerdeki sorgulama esnasında veya sonrasında haklarında kesin hüküm verdiği inkârcıların birbirlerini suçlayacaklarını haber vermektedir. Benzer mesajlar: A‘râf 7:38-39; Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:21-22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe' 34:41; Fâtır 35:14; Sâffât 37:27; Ahkâf 46:6; Kalem 68:30.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 31. ayet

  2. Sebe' suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 32. ayet. قَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوٓا۟ أَنَحْنُ صَدَدْنَٰكُمْ عَنِ ٱلْهُدَىٰ بَعْدَ إِذْ جَآءَكُم بَلْ كُنتُم مُّجْرِمِينَ

    ḳâle-lleẕîne-stekberû lilleẕîne-stuḍ`ifû enaḥnü ṣadednâküm `ani-lhüdâ ba`de iẕ câeküm bel küntüm mücrimîn.

    Mehmet Okuyan

    Kibirlenenler zayıf bırakılanlara (kıyamet gününde) "Size hidayet geldikten sonra sizi ondan biz mi çevirdik? Aksine siz suç işliyordunuz!" diyeceklerdir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 32. ayet

  3. Sebe' suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 33. ayet. وَقَالَ ٱلَّذِينَ ٱسْتُضْعِفُوا۟ لِلَّذِينَ ٱسْتَكْبَرُوا۟ بَلْ مَكْرُ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ إِذْ تَأْمُرُونَنَآ أَن نَّكْفُرَ بِٱللَّهِ وَنَجْعَلَ لَهُۥٓ أَندَادًا وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَجَعَلْنَا ٱلْأَغْلَٰلَ فِىٓ أَعْنَاقِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ هَلْ يُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    veḳâle-lleẕîne-stuḍ`ifû lilleẕîne-stekberû bel mekru-lleyli vennehâri iẕ te'mürûnenâ en nekfüra billâhi venec`ale lehû endâdâ. veeserrü-nnedâmete lemmâ raevu-l`aẕâb. vece`alne-l'aglâle fî a`nâḳi-lleẕîne keferû. hel yüczevne illâ mâ kânû ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    Zayıf bırakılanlar kibirlenenlere "Hayır! (İşiniz gücünüz) gece gündüz tuzak kurmaktı. Çünkü siz daima Allah'ı inkâr etmemizi, O'na ortaklar koşmamızı bize emrederdiniz!" diyeceklerdir. dipnot 1 Azabı gördüklerinde pişmanlık(larını içinde) gizlemiş dipnot 2 olacaklardır. Biz de o kâfir olanların boyunlarına demir halkalar takacağız. dipnot 3 Onlar yaptıklarından başka (bir şeyle) mi cezalandırılacaklar ki!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:38-39; İbrâhîm 14:21.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada geçen [eserrû] fiili [ezdâd] yani çift anlamlı kelimelerdendir; dolayısıyla anlamı hem "gizlemek" hem de "açıklamak"tır. Benzer mesaj: Yûnus 10:54.
    3. metne dön, dipnot 3
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:5; Hacc 22:21; Yâsîn 36:8; Mü'min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 33. ayet

  4. Sebe' suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 34. ayet. وَمَآ أَرْسَلْنَا فِى قَرْيَةٍ مِّن نَّذِيرٍ إِلَّا قَالَ مُتْرَفُوهَآ إِنَّا بِمَآ أُرْسِلْتُم بِهِۦ كَٰفِرُونَ

    vemâ erselnâ fî ḳaryetim min neẕîrin illâ ḳâle mütrafûhâ innâ bimâ ürsiltüm bihî kâfirûn.

    Mehmet Okuyan

    Biz ne zaman bir şehre bir uyarıcı gönderdiysek oranın şımarıkları dipnot 1 mutlaka "Biz size gönderilmiş olan her şeyi inkâr edicileriz!" demişlerdi. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Kur'an'da çoğul kalıpta [mütrefû/mütrefî] şeklinde geçen [mutraf] kelimesi "şımarık, nimet ve refah içindeki zenginler, seçkinler, zorbalar" demektir. Bu kelimenin nimetler içerisinde bulunarak, zevkü safa içerisinde kibirlenmek ve dolayısıyla Yüce Allah'ın emirlerini terk etmek gibi bir anlam boyutu da vardır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: A‘râf 7:76; Zuhruf 43:23.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 34. ayet

  5. Sebe' suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 35. ayet. وَقَالُوا۟ نَحْنُ أَكْثَرُ أَمْوَٰلًا وَأَوْلَٰدًا وَمَا نَحْنُ بِمُعَذَّبِينَ

    veḳâlû naḥnü ekŝeru emvâlev veevlâdev vemâ naḥnü bimü`aẕẕebîn.

    Mehmet Okuyan

    (Onlar) "Biz mal ve evlat bakımından daha çoğuz; dipnot 1 biz asla azaba uğratılacak da değiliz" dipnot 2 demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Kehf 18:34; Meryem 19:75, 77.
    2. metne dön, dipnot 2
      Önceki nesillerdeki kâfirlerin peygamberlerine yönelik olarak birbirine benzer tepkiler vermeleri nedeniyle Kur'an'da onların bu durumu aynı anda yaşanmış gibi sunulmakta, küfrün tek millet olduğuna dikkat çekilmektedir. Bu konuda bkz. A‘râf 7:94-102; İbrâhîm 14:9-18; Sebe' 34:34-35; Yâsîn 36:13-32; Fussilet 41:14; Teğâbun 64:5; Fecr 89:11-12.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 35. ayet

  6. Sebe' suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 36. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳul inne rabbî yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdiru velâkinne ekŝera-nnâsi lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Rabbim rızkı dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, kısarak (dar) da verir fakat insanların çoğu bilmezler."

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 36. ayet

  7. Sebe' suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 37. ayet. وَمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَلَآ أَوْلَٰدُكُم بِٱلَّتِى تُقَرِّبُكُمْ عِندَنَا زُلْفَىٰٓ إِلَّا مَنْ ءَامَنَ وَعَمِلَ صَٰلِحًا فَأُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ جَزَآءُ ٱلضِّعْفِ بِمَا عَمِلُوا۟ وَهُمْ فِى ٱلْغُرُفَٰتِ ءَامِنُونَ

    vemâ emvâlüküm velâ evlâdüküm billetî tüḳarribüküm `indenâ zülfâ illâ men âmene ve`amile ṣâliḥâ. feülâike lehüm cezâu-ḍḍi`fi bimâ `amilû vehüm fi-lgurufâti âminûn.

    Mehmet Okuyan

    Sizi huzurumuza yaklaştıracak olan, mallarınız da değildir; çocuklarınız da değildir. Ancak iman edip iyi iş(ler) yapanlar hariç! Onlara, (dünyada) yaptıklarının kat kat fazlası karşılık (ödül) vardır. Onlar (cennet) odalarında güven içinde (olacaklar)dır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 37. ayet

  8. Sebe' suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 38. ayet. وَٱلَّذِينَ يَسْعَوْنَ فِىٓ ءَايَٰتِنَا مُعَٰجِزِينَ أُو۟لَٰٓئِكَ فِى ٱلْعَذَابِ مُحْضَرُونَ

    velleẕîne yes`avne fî âyâtinâ mü`âcizîne ülâike fi-l`aẕâbi muḥḍarûn.

    Mehmet Okuyan

    Ayetlerimizi aciz bırakmak için karşılıklı olarak uğraşanlara gelince, onlar da azapta hazır kılınacaklardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetlerin iptal edilmesi ve işlevsiz bırakması anlamına gelen klasik [nesh] anlayışı Nisâ 4:82, Hacc 22:51, Sebe' 34:5 ve Fussilet 41:42. ayetler ışığında değerlendirilmelidir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 38. ayet

Rızkın ölçüsü ve meleklerin şahitliği 39–45

  1. Sebe' suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 39. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَيَقْدِرُ لَهُۥ وَمَآ أَنفَقْتُم مِّن شَىْءٍ فَهُوَ يُخْلِفُهُۥ وَهُوَ خَيْرُ ٱلرَّٰزِقِينَ

    ḳul inne rabbî yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü min `ibâdihî veyaḳdiru leh. vemâ enfaḳtüm min şey'in fehüve yuḫlifüh. vehüve ḫayru-rrâziḳîn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Rabbim rızkı kullarından dilediğine (layık olana) açarak (bol) da verir, ona kısarak (dar) da verir. dipnot 1 Siz iyiliğe ne infak ederseniz (verirseniz), O yerine (yenisini) hemen verir. O rızık verenlerin en hayırlısıdır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Ra‘d 13:26; İsrâ 17:30; Kasas 28:82; ‘Ankebût 29:62; Rûm 30:37; Sebe' 34:36; Zümer 39:52; Şûrâ 42:12.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 39. ayet

  2. Sebe' suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 40. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ يَقُولُ لِلْمَلَٰٓئِكَةِ أَهَٰٓؤُلَآءِ إِيَّاكُمْ كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ

    veyevme yaḥşüruhüm cemî`an ŝümme yeḳûlü lilmelâiketi ehâülâi iyyâküm kânû ya`büdûn.

    Mehmet Okuyan

    O gün (Allah) onların hepsini toplayacak; sonra meleklere "Size tapanlar bunlar mıydı?" diye (sora)caktır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 40. ayet

  3. Sebe' suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 41. ayet. قَالُوا۟ سُبْحَٰنَكَ أَنتَ وَلِيُّنَا مِن دُونِهِم بَلْ كَانُوا۟ يَعْبُدُونَ ٱلْجِنَّ أَكْثَرُهُم بِهِم مُّؤْمِنُونَ

    ḳâlû sübḥâneke ente veliyyünâ min dûnihim. bel kânû ya`büdûne-lcinn. ekŝeruhüm bihim mü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    (Melekler dipnot 1 de) "Sen yücesin; bizim dostumuz onlar değil, sensin. Aslında onlar cinlere tapıyorlardı. Çoğu onlara inanmıştı." diyeceklerdir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Meleklerin sorgulanması onları şirklerine konu edinenleri yalanlamak içindir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Sorgulanma esnasında yaşanacaklarla ilgili benzer mesajlar: Yûnus 10:28-29; İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 41. ayet

  4. Sebe' suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 42. ayet. فَٱلْيَوْمَ لَا يَمْلِكُ بَعْضُكُمْ لِبَعْضٍ نَّفْعًا وَلَا ضَرًّا وَنَقُولُ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلنَّارِ ٱلَّتِى كُنتُم بِهَا تُكَذِّبُونَ

    felyevme lâ yemlikü ba`ḍuküm liba`ḍin nef`av velâ ḍarrâ. veneḳûlü lilleẕîne żalemû ẕûḳû `aẕâbe-nnâri-lletî küntüm bihâ tükeẕẕibûn.

    Mehmet Okuyan

    Bugün birbirinize yarar da zarar da vermeye gücünüz yetmez. Haksızlık edenlere "(Dünyada) yalanlamış olduğunuz ateş azabını tadın!" diyeceğiz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: secde' 32:20.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 42. ayet

  5. Sebe' suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 43. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّا رَجُلٌ يُرِيدُ أَن يَصُدَّكُمْ عَمَّا كَانَ يَعْبُدُ ءَابَآؤُكُمْ وَقَالُوا۟ مَا هَٰذَآ إِلَّآ إِفْكٌ مُّفْتَرًى وَقَالَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَهُمْ إِنْ هَٰذَآ إِلَّا سِحْرٌ مُّبِينٌ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâlû mâ hâẕâ illâ racülüy yürîdü ey yeṣuddeküm `ammâ kâne ya`büdü âbâüküm. veḳâlû mâ hâẕâ illâ ifküm müfterâ. veḳâle-lleẕîne keferû lilḥaḳḳi lemmâ câehüm in hâẕâ illâ siḥrum mübîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara apaçık ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: "Bu, sizi babalarınızın taptığı (ilahlardan) dipnot 1 çevirmek isteyen bir adamdan başkası değildir. Bu (Kur'an) da uydurulmuş bir yalandan başka bir şey değildir!" demişlerdi. Gerçek kendilerine geldiğinde onu inkâr edenler "Bu (Kur'an) apaçık bir büyüden başka bir şey değildir!" demişlerdi.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ataları taklitle ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:170; Mâide 5:104; A‘râf 7:28; Yûnus 10:78; Hûd 11:53-54, 62, 87; Enbiyâ 21:52-53; Şu‘arâ 26:70-74; Lokmân 31:21; Sâffât 37:69-74; Zuhruf 43:22, 23.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 43. ayet

  6. Sebe' suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 44. ayet. وَمَآ ءَاتَيْنَٰهُم مِّن كُتُبٍ يَدْرُسُونَهَا وَمَآ أَرْسَلْنَآ إِلَيْهِمْ قَبْلَكَ مِن نَّذِيرٍ

    vemâ âteynâhüm min kütübiy yedrusûnehâ vemâ erselnâ ileyhim ḳableke min neẕîr.

    Mehmet Okuyan

    Biz onlara okuyacakları kitaplar vermemiştik. Senden önce onlara herhangi bir uyarıcı da göndermemiştik. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Kasas 28:46; Secde 32:3. Bu üç ayetin mesajı Yâsîn 36:6'dakinden farklıdır. Çünkü Yâsîn 36:6'da "ataların uyarılması"ndan söz edilmekteyken, diğer ayetlerde "Hz. Muhammed'in yaşadığı dönemde Mekke'ye peygamber gelmediği"nden söz edilmektedir.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 44. ayet

  7. Sebe' suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 45. ayet. وَكَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ وَمَا بَلَغُوا۟ مِعْشَارَ مَآ ءَاتَيْنَٰهُمْ فَكَذَّبُوا۟ رُسُلِى فَكَيْفَ كَانَ نَكِيرِ

    vekeẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim vemâ belegû mi`şâra mâ âteynâhüm fekeẕẕebû rusülî. fekeyfe kâne nekîr.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan öncekiler de (peygamberlerini) yalanlamışlardı. Bunlar, öncekilere verdiklerimizin (gücün) onda birine bile ulaşamamışlardı. (Önceki toplumlar da) elçilerimi yalanlamışlardı. Cezalandırmam (bak) nasıl olmuştu!

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 45. ayet

"Size tek bir şeyi öğütlüyorum"; hak geldi 46–54

  1. Sebe' suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 46. ayet. قُلْ إِنَّمَآ أَعِظُكُم بِوَٰحِدَةٍ أَن تَقُومُوا۟ لِلَّهِ مَثْنَىٰ وَفُرَٰدَىٰ ثُمَّ تَتَفَكَّرُوا۟ مَا بِصَاحِبِكُم مِّن جِنَّةٍ إِنْ هُوَ إِلَّا نَذِيرٌ لَّكُم بَيْنَ يَدَىْ عَذَابٍ شَدِيدٍ

    ḳul innemâ e`iżuküm bivâḥideh. en teḳûmû lillâhi meŝnâ vefürâdâ ŝümme tetefekkerû. mâ biṣâḥibiküm min cinneh. in hüve illâ neẕîrul leküm beyne yedey `aẕâbin şedîd.

    Mehmet Okuyan

    (Onlara) de ki: "Size tek bir öğüt vereceğim: (İster) ikişer ikişer (toplu halde, isterse) yalnız başınızayken Allah'ın huzurunda (olduğunuzun bilincinde) olun!" Sonra (şunu) düşünün: Arkadaşınızda (Muhammed'de) hiçbir cinlenmişlik yoktur! O ancak şiddetli bir azabın öncesinde sizin için bir uyarıcıdır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 46. ayet

  2. Sebe' suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 47. ayet. قُلْ مَا سَأَلْتُكُم مِّنْ أَجْرٍ فَهُوَ لَكُمْ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ

    ḳul mâ seeltüküm min ecrin fehüve leküm. in ecriye illâ `ale-llâh. vehüve `alâ külli şey'in şehîd.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Ben sizden herhangi bir ücret istemişsem o sizin olsun. Ücretim yalnızca Allah'a aittir. O her şeye şahittir."

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 47. ayet

  3. Sebe' suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 48. ayet. قُلْ إِنَّ رَبِّى يَقْذِفُ بِٱلْحَقِّ عَلَّٰمُ ٱلْغُيُوبِ

    ḳul inne rabbî yaḳẕifü bilḥaḳḳ. `allâmü-lguyûb.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 48. ayet

  4. Sebe' suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 49. ayet. قُلْ جَآءَ ٱلْحَقُّ وَمَا يُبْدِئُ ٱلْبَٰطِلُ وَمَا يُعِيدُ

    ḳul câe-lḥaḳḳu vemâ yübdiü-lbâṭilü vemâ yü`îd.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 49. ayet

  5. Sebe' suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 50. ayet. قُلْ إِن ضَلَلْتُ فَإِنَّمَآ أَضِلُّ عَلَىٰ نَفْسِى وَإِنِ ٱهْتَدَيْتُ فَبِمَا يُوحِىٓ إِلَىَّ رَبِّىٓ إِنَّهُۥ سَمِيعٌ قَرِيبٌ

    ḳul in ḍaleltü feinnemâ eḍillü `alâ nefsî. veini-htedeytü febimâ yûḥî ileyye rabbî. innehû semî`un ḳarîb.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "(Gerçeklerden) saparsam, sadece kendi aleyhime sapmış olurum. Doğru yolu bulursam bu da Rabbimin bana vahyettiği (Kur'an) sayesindedir. dipnot 1 Şüphesiz ki O duyandır, yakındır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet hidayete erebilmenin yolunun vahiy ile buluşmaktan geçtiğinin açık delilidir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:51, 70; İbrahim 14:52; Enbiyâ 21:45; Furkân 25:52; Kâf 50:45.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 50. ayet

  6. Sebe' suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 51. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ فَزِعُوا۟ فَلَا فَوْتَ وَأُخِذُوا۟ مِن مَّكَانٍ قَرِيبٍ

    velev terâ iẕ fezi`û felâ fevte veüḫiẕû mim mekânin ḳarîb.

    Mehmet Okuyan

    Telaşa düştükleri zaman (onları) bir görsen! Artık kurtuluş yoktur; yakın bir yerden yakalanmışlardır.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 51. ayet

  7. Sebe' suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 52. ayet. وَقَالُوٓا۟ ءَامَنَّا بِهِۦ وَأَنَّىٰ لَهُمُ ٱلتَّنَاوُشُ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

    veḳâlû âmennâ bih. veennâ lehümü-ttenâvuşü mim mekânim be`îd.

    Mehmet Okuyan

    "Ona inandık!" demişlerdir. Ama uzak bir yerden (imana) ulaşmak onlar için nasıl mümkün olur ki! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zamanında gerçekleştirilmeyen imanın fayda vermeyeceğiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:18; En‘âm 6:158; Yûnus 10:90-91; Secde 32:29; Mü'min 40:85; Duhân 44:13; Muhammed 47:18.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 52. ayet

  8. Sebe' suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 53. ayet. وَقَدْ كَفَرُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ وَيَقْذِفُونَ بِٱلْغَيْبِ مِن مَّكَانٍۭ بَعِيدٍ

    veḳad keferû bihî min ḳabl. veyaḳẕifûne bilgaybi mim mekânim be`îd.

    Mehmet Okuyan

    Daha önce (dünyada) onu (gerçeği) inkâr etmişlerdi. Uzak bir yerden gayb (bilinemeyen) hakkında atıp tutuyorlardı.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 53. ayet

  9. Sebe' suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Sebe' suresi, 54. ayet. وَحِيلَ بَيْنَهُمْ وَبَيْنَ مَا يَشْتَهُونَ كَمَا فُعِلَ بِأَشْيَاعِهِم مِّن قَبْلُ إِنَّهُمْ كَانُوا۟ فِى شَكٍّ مُّرِيبٍۭ

    veḥîle beynehüm vebeyne mâ yeştehûne kemâ fu`ile bieşyâ`ihim min ḳabl. innehüm kânû fî şekkim mürîbün.

    Mehmet Okuyan

    Bundan önce benzerlerine yapıldığı gibi, kendileriyle arzu ettikleri şey dipnot 1 arasına perde çekilmiş (olacak)tır. Şüphesiz ki onlar kuşkulandıran bir şüphe içindeydiler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkârcıların arzu ettikleri ancak artık ulaşamadıkları şey, vaktinde yapmadıkları, zamanını geçirdikleri "hak ve hakikate iman etmeleri"ydi.

    Ayet detayı — Sebe' suresi, 54. ayet