Yûnus suresi

Yûnus suresi, 58. ayet

Yûnus suresi, 58. ayet. قُلْ بِفَضْلِ ٱللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِۦ فَبِذَٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا۟ هُوَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

ḳul bifaḍli-llâhi vebiraḥmetihî febiẕâlike felyefraḥû. hüve ḫayrum mimmâ yecme`ûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 55–61 · surenin 58. ayeti / 109

Konu Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak Yûnus 54–60 3

  1. Yûnus 55

    Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

  2. Yûnus 56

    O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.

  3. Yûnus 57

    Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur'an) geldi.

  4. 58

    De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

  5. Yûnus 59

    De ki: "Allah'ın size indirdiği; sizin de, bir kısmını helal, bir kısmını haram kıldığınız rızıklar hakkında ne dersiniz?" De ki: "Bunun için Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

  6. Yûnus 60

    Allah'a karşı yalan uyduranların, kıyamet günü hakkındaki zanları nedir? Şüphesiz Allah insanlara karşı çok lütufkardır, fakat onların çoğu (O'nun nimetlerine) şükretmezler.

  7. Yûnus 61

    (Ey Muhammed!) Sen hangi işte bulunursan bulun, ona dair Kur'an'dan ne okursan oku ve (ey insanlar, sizler de) hangi şeyi yaparsanız yapın, siz ona daldığınızda biz sizi mutlaka görürüz. Ne yerde, ne de gökte, zerre ağırlığınca, (hatta) bu zerreden daha küçük veya daha büyük olsun, hiçbir şey Rabbinden uzak (ve gizli) olmaz; hepsi muhakkak apaçık bir kitapta (Levh-i Mahfuz'da yazılı)dır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

58. “De ki: Allah’ın lütfu” yani Allah’ın kullarına lütfedip ihsan buyurduğu nimetlerinin ve lütuflarının en büyüğü olan Kur’an-ı Kerim “ve” din, iman, Allah’a ibadet, O’nu sevmek ve O’nu tanımak olan “rahmeti ile işte yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların topladıklarından” dünya mallarından ve zevklerinden “daha hayırlıdır.” Çünkü hem dünya hem âhiret mutluluğunu içeren din nimeti, gelip geçici ve kısa bir süre sonra zeval bulacak olan tüm dünya mülkü kıyas bile kabul etmez. Şanı Yüce Allah’ın, kendi lütuf ve rahmeti ile sevinmeyi emretmesi, sevincin ruhun rahatlamasını, gayrete gelmesini, Yüce Allah’a şükredip güçlenmesini ve bunların daha da artmasını sağlayan ilim ve imana rağbeti artırmasına vesile olmasındandır. Bu, övülen bir sevinmedir ve dünyanın arzu ve lezzetleri dolayısı ile yahut da batıl ile sevinmekten farklıdır. Zira bu sonuncusu (şımarıklıktır ve) yerilen bir şeydir. Nitekim Yüce Allah, Kârûn’un kavminin ona: “Şımarma! Çünkü Allah şımaranları sevmez.” (el-Kasas, 28/76) dediklerini nakletmektedir. Yine Yüce Allah, peygamberlerin getirdikleri hakka zıt olan batılla sevinip şımaranlarla ilgili olarak da şöyle buyurmaktadır: “Peygamberleri onlara apaçık deliller ile geldiklerinde onlar sahip oldukları ilim dolayısı ile şımardılar.” (el-Mü’min, 40/83)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- İnsanlara de ki; size Kur'an ile getirdiklerim Allah'tan bir lütuf ve rahmettir. O halde sizler, Allah'ın size karşı lütfu ve O'ndan bir rahmet olan bu Kur'an'ın inişi ile sevinin, bu ikisi dışında başka bir şey ile değil. Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Rabbinden size getirmiş olduğu, sizin toplamış olduğunuz fani dünya metasından/malından daha hayırlıdır.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. بِفَضْلِ bifedli lütfuyla kök: فضل
  3. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  4. وَبِرَحْمَتِهِۦ ve birahmetihi ve rahmetiyle kök: رحم
  5. فَبِذَٰلِكَ febizalike işte bununla
  6. فَلْيَفْرَحُوا۟ felyefrahu sevinsinler kök: فرح
  7. هُوَ huve bu
  8. خَيْرٌۭ hayrun hayırlıdır kök: خير
  9. مِّمَّا mimma şeylerden
  10. يَجْمَعُونَ yecmeune biriktirdikleri kök: جمع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf)

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hayır

    Ne Kitab ehlinden inkar edenler ve ne de Allah'a ortak koşanlar, Rabbinizden size bir iyilik gelmesini isterler. Oysa Allah, rahmetini dilediğine…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hayır

    Allah'ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir…

  • Aynı kök: فضل (104 geçiş) · Ortak kavram: Fazl (lütuf) · Ortak kavram: Hayır

    Bir şey söylemediklerine dair Allah'a yemin ediyorlar. Halbuki o küfür sözünü söylediler ve (sözde) müslüman olduktan sonra inkar ettiler. Ayrıca…

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş) · Ortak kavram: Hayır

    (Elçilerin sözcüsü) Süleyman'ın huzuruna gelince, Süleyman ona şöyle dedi: "Siz beni mal ile desteklemek (ve böylece etkilemek) mi istiyorsunuz? Oysa…

  • Aynı kök: فرح (22 geçiş)

    Size bir iyilik dokunursa, bu onları üzer. Başınıza bir kötülük gelse, ona sevinirler. Eğer siz sabırlı olur, Allah'a karşı gelmekten sakınırsanız,…

  • Ortak kavram: Hayır

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Ortak kavram: Hayır

    Hani, "Ey Musa! Biz bir çeşit yemeğe asla katlanamayız. O halde, bizim için Rabbine yalvar da, o bize yerden biten sebze, kabak, sarımsak, mercimek,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

88 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Ancak Allah'ın lütfu ve merhametiyle, işte bunlarla sevinsinler! Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır."

Mustafa İslamoğlu

Söyle (onlara): Allah'ın ihsanı ve rahmetiyle, evet işte bunlarla sevinsinler artık; (ki) bu onların tüm birikimlerinden daha hayırlıdır.

Muhammed Esed

Söyle (onlara), Allah'ın bu cömertliği ve rahmetiyle işte böylece sevinsinler: (sevinsinler ki,) bu onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstün, daha iyidir!

Ahmed Hulusi

De ki: "Allah fazlı olarak ve O'nun rahmetiyle, işte onunla (yukarıda sayılanlarla) sevinip ferahlasınlar (boş ve geçici zevklerle değil)!. . O (rahmet ile yaşanası şeyler), onların topladıklarından (dünyalıklardan) daha hayırlıdır. "

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."

Ali Özek ve heyeti

De ki: Ancak Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah'ın lütfu ve O'nun rahmetiyle, işte artık sevinsinler!" Bu, onların toplayıp biriktirdiklerinden daha iyidir.

Bayraktar Bayraklı

Söyle onlara, Allah'ın bu lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstündür.

Edip Yüksel

De ki: "Sadece, ALLAH'ın lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, topladıkları her şeyden daha hayırlıdır."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Sadece, ALLAH'ın lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, topladıkları herşeyden daha hayırlıdr.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Allah'ın lütfuyla, rahmetiyle; yalnızca O'nunla sevinç duyun! O, onların toplayıp durduklarından hayırlıdır!"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: Allahın fadlile, rahmetile, ancak onunla artık ferahlanın, o onların toplayıb durduklarından hayırlıdır

Erhan Aktaş

De ki: "Allah'ın fazlı dipnot 1 ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Allah'ın fazlı dipnot 1 ve rahmetiyle gönül huzuruna kavuşsunlar. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Lütuf, ihsan, ikram, cömertlik, hayır, iyilik.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Allah'ın fazlı dipnot 1 ve rahmetiyle rahata ersinler. Bu onların toplayıp biriktirdiklerinden daha hayırlıdır."

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hayır, iyilik, lütuf, kerem.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın bol ihsanıyla (fazlıyla) ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp yığmakta olduklarından hayırlıdır."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ancak Allahın fazl (-u keremi) ile, rahmetiyle, işte yalınız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıb durdukları (bütün dünyalıklar) ından hayırlıdır".

İbni Kesir

De ki: Bunlar Allah'ın lütfu ve rahmeti iledir. Sadece bunlarla sevinsinler. O, bütün toplayıp yığdıklarından daha hayırlıdır.

Mehmet Alagaş

(57-70) Ey insanlar sizlere muhakkak ki bir öğüt / bir vaaz, göğüslerde olana / kalplere bir şifa geldi, O, iman edenlere bir yol göstericidir ve esirgemedir / rahmettir. De ki Allah ’ın zenginliğinden / fazlından ve onun rahmetinden dolayı işte bu nedenle artık rahatlayın / ferahlayın, O, Allah’ın fazlı, tüm topladıkları / biraraya getirdikleri şeylerden hayırlıdır. De ki Allah’ın size rızık olarak indirdiklerin i gördünüz de mi onlardan helal ve haram yap tınız, de ki Allah, size izin mi verdi yahut O’na iftira mı e diyorsunuz? Allaha yalan yere iftira atanlar kalkış gününü / kıyamet gününü ne sanıyorlar? Kesinlikle Allah , İnsanlar üzerinde maddi ve manevi zenginliği / fazlı vardır ve lakin onların çoğunluğu teşekkür etmiyorlar. Her ne ile meşgul olsan, Kurandan her ne yi sözlü olarak okursan / tilavet edersen, bizim izin verdiğimiz ve sizin yapmaya odaklandığınız her ne varsa, biz sizlere şahit oluruz, zerre miktar da olsa yahut ondan daha küçük veya ondan daha büyük, yeryüzünde ve de semada her ne varsa Rabbin den kaçamaz, ayrıca apaçık bir kitaptadır. Dikkat edin! Allah’ın dostlarına korku da hüzün de yoktur, ki onlar iman ettiler ve sakınan oldular, onlara dünyada da ahirette de müjde vardır , Allah'ın kelimesinin yerine bir başka kelime koyamazsınız işte bu büyük başarı dır. Onların sözlerine hüzünlenme, şanın / şöhretin / izzetin hepsi Allah ’ındır O, işitendir ve bilendir. Dikkat edin! semalarda ve arzda kim varsa hepsi Allah’ındır. (Semalarda başka birileri de mi var?) Allah’tan başka ortak olarak dua edilenlere uyanlar / tabi olanlar ancak sandıkları şeylere uyuyorlar / zanna uyarlar, onlar sadece saçmalıyorlar. O ki size, içinde sakinlemeniz için geceyi ve görmek için gündüzü yapandır , işiten bir kavim için elbet bunda ayetler vardır. Dediler ki Allah evlat edindi, O üstündür, O zengindir , semalarda ve arzda ne varsa (tüm evlatlar dahil) O’nundur, s izin yanınızda bunu ispatlayıcı bir delil dayanağı / bir sultan var mı ki Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylüyorsunuz? De ki yalanı Allaha iftira edenler kurtuluşa eremezler. Dünyada geçim / tüketim var, sonra gerisin geri dönüşleri bizedir, sonra da etkili / şiddetli bir işkenceyi / azabı onlara, inkâr etmelerinden dolayı tattırırız.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: Ancak Allah’ın lütfu ve rahmetiyle, işte bunlarla sevinsinler. Bu, onların (dünya malı olarak) topladıklarından daha hayırlıdır.

Süleyman Ateş

De ki: "Allah'ın lutfiyle, rahmetiyle (evet) ancak onunla ferahlansınlar. O onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."

Süleymaniye Vakfı

De ki: (Kur'an'ın gelişi) Allah'ın lütfu, iyilik ve ikramıyladır. Bununla sevinsinler. Bu, onların biriktirebileceği her şeyden daha hayırlıdır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Onlara, Allah'ın lütfunu ve ikramını anlat; içleri onunla rahatlasın. Bu, onların biriktirdiği her şeyden değerlidir."

Şaban Britch

De ki: Bunlar, Allah’ın fazlı ve O’nun rahmetiyledir. İşte buna sevinsinler. Bu onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.

Şaban Piriş

De ki: -Bunlar, Allah'ın fazlı ve O'nun rahmetiyledir. İşte buna sevinsinler. Bu onların biriktirdiklerinden hayırlıdır.

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Allah'ın lütfuyla, O'nun rahmetiyle, sadece onunla sevinip ferahlasınlar! O, onların toplayıp yığdıklarından hayırlıdır."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: You people ought to rejoice at Allah's grace and mercy - His guidance to the path of righteousness, the illumination and enlightenment, reason, sense and endless advantages summed up in you and outweighing all that you accumulate of the mundane things of this life.

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘In God’s grace and mercy let them rejoice: these are better than all they accumulate.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "In the bounty of Allah. And in His Mercy,- in that let them rejoice": that is better than the (wealth) they hoard.

Abul A'la Maududi

Tell them (O Prophet!): 'Let them rejoice in Allah's grace and mercy through which this (Book) has come to you. It is better than all the riches that they accumulate.

Aisha Bewley

Say: ‘It is the favour of Allah and His mercy that should be the cause of their rejoicing. That is better than anything they accumulate.’

Al-Hilali & Khan

Say: "In the Bounty of Allâh, and in His Mercy (i.e. Islâm and the Qur’ân); - therein let them rejoice." That is better than what (the wealth) they amass.

Ali Quli Qarai

Say, ‘In Allah’s grace and His mercy— let them rejoice in that! It is better than what they amass. ’

Amatul Rahman Omar

Say, `All this (revelation of the Qur'ân) is through the grace of Allâh and His mercy. In this, therefore, let them rejoice, (because) this (Qur'ân) is better than all that they hoard.'

Arthur John Arberry

Say: 'In the bounty of God, and His mercy -- in that let them rejoice; it is better than that they amass.

Bijan Moeinian

Say: "It is in account of the generosity and mercy of the Lord that you have received this Qur’an. May them enjoy it as it is better than what they come up with themselves (such as civil laws.)

E. Henry Palmer

Say, 'By the grace of God and by His mercy,- and in that let them rejoice! It is better than that which they collect!'

Edip-Layth

Say, "By God's grace and His mercy." For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

George Sale

Say, through the grace of God, and his mercy: Therein therefore let them rejoice; this will be better than what they heap together of worldly riches.

Hamid S. Aziz

O mankind! There has come to you a direction (guidance, exhortation) from your Lord, and a healing for the disease in your breasts, and a guidance and a mercy for believers.

Mahmoud Ghali

Say, "By the Grace of Allah, and by His mercy; so with that let them exult; it is more charitable (i. e., better) than whatever they (heap) together. (Literally: whatever they gather)

Marmaduke Pickthall

Say: In the bounty of Allah and in His mercy: therein let them rejoice. It is better than what they hoard.

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "It is the blessing and mercy of God; so rejoice in it. It is better than all that you amass."

Muhammad Asad

Say: "In [this] bounty of God and in His grace-in this, then, let them rejoice: it is better than all [the worldly wealth] that they may amass!"

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "In Allah’s grace and mercy let them rejoice. That is far better than whatever ˹wealth˺ they amass."

Progressive Muslims

Say: "By God's grace and His mercy. " For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

Rashad Khalifa

Say, "With GOD's grace and with His mercy they shall rejoice." This is far better than any wealth they can accumulate.

Sahih International

Say, "In the bounty of Allah and in His mercy - in that let them rejoice; it is better than what they accumulate. "

Sam Gerrans

Say thou: “At the bounty of God, and at His mercy: —” At that let them exult; it is better than what they amass.

Shabbir Ahmed

Say, "In this Bounty of Allah and in His Grace - in this, then, let them rejoice. It is better than all the treasures that they may amass."

Syed Vickar Ahamed

Say: "In the Bounty of Allah and in His Mercy— In that let them find joy (and happiness):" That is better than (the wealth) they (greedily) save.

Taqi Usmani

Say, "With the grace of Allah and with His mercy (this book has been revealed). So they should rejoice in it. It is much better than that (wealth) which they accumulate.

The Monotheist Group

Say: "By the grace of God and His mercy." For that let them rejoice, that is better than all that they gather.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 58. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 58. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 58. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩