8. sure

Enfâl Suresi الأنفال

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 10 konu
  1. Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları 1–4 karşılaştır — Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları
  2. Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü 5–19 karşılaştır — Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü
  3. İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan 20–29 karşılaştır — İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan
  4. Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm 30–40 karşılaştır — Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm
  5. Ganimetin taksimi ve Bedir günü 41–44 karşılaştır — Ganimetin taksimi ve Bedir günü
  6. Savaşta sebat ve çekişmemek 45–48 karşılaştır — Savaşta sebat ve çekişmemek
  7. Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar 49–58 karşılaştır — Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar
  8. Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır 59–66 karşılaştır — Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır
  9. Esirler 67–71 karşılaştır — Esirler
  10. Muhacirler, ensar ve velâyet 72–75 karşılaştır — Muhacirler, ensar ve velâyet

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Ganimetler ve gerçek mü'minlerin vasıfları 1–4

  1. Enfâl suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 1. ayet. يَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْأَنفَالِ قُلِ ٱلْأَنفَالُ لِلَّهِ وَٱلرَّسُولِ فَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَأَصْلِحُوا۟ ذَاتَ بَيْنِكُمْ وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥٓ إِن كُنتُم مُّؤْمِنِينَ

    yes'elûneke `ani-l'enfâl. ḳuli-l'enfâlü lillâhi verrasûl. fetteḳu-llâhe veaṣliḥû ẕâte beyniküm. veeṭî`ü-llâhe verasûlehû in küntüm mü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Sana ganimetlerden soruyorlar. De ki: "Ganimetler Allah ve Elçisi içindir. Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun; aranızı düzeltin! Müminlerseniz Allah'a ve Elçisine itaat edin!" dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'a ve Elçi'ye itaatle ilgili benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:32, 132; Nisâ 4:59; Mâide 5:92; Enfâl 8:20, 46; Nûr 24:52, 54; Ahzâb 33:71; Muhammed 47:33; Fetih 48:17; Mücâdele 58:13; Teğâbun 64:12.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 1. ayet

  2. Enfâl suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 2. ayet. إِنَّمَا ٱلْمُؤْمِنُونَ ٱلَّذِينَ إِذَا ذُكِرَ ٱللَّهُ وَجِلَتْ قُلُوبُهُمْ وَإِذَا تُلِيَتْ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُهُۥ زَادَتْهُمْ إِيمَٰنًا وَعَلَىٰ رَبِّهِمْ يَتَوَكَّلُونَ

    inneme-lmü'minûne-lleẕîne iẕâ ẕükira-llâhü vecilet ḳulûbühüm veiẕâ tüliyet `aleyhim âyâtühû zâdethüm îmânev ve`alâ rabbihim yetevekkelûn.

    Mehmet Okuyan

    Müminler Allah anıldığı zaman yürekleri titreyen, kendilerine O'nun ayetleri tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman imanları artan dipnot 1 ve sadece Rablerine güvenen kişilerdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:173; Tevbe 9:124; Kehf 18:13; Meryem 19:76; Hacc 22:54; Ahzâb 33:22; Muhammed 47:17; Fetih 48:4; Müddessir 74:31.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 2. ayet

  3. Enfâl suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 3. ayet. ٱلَّذِينَ يُقِيمُونَ ٱلصَّلَوٰةَ وَمِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ يُنفِقُونَ

    elleẕîne yüḳîmûne-ṣṣalâte vemimmâ razaḳnâhüm yünfiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar, namazlarını doğru kılan ve kendilerine rızık olarak verdiğimiz (şeyler)den (Allah yolunda) infak edenlerdir (verenlerdir).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 3. ayet

  4. Enfâl suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 4. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُمْ دَرَجَٰتٌ عِندَ رَبِّهِمْ وَمَغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    ülâike hümü-lmü'minûne ḥaḳḳâ. lehüm deracâtün `inde rabbihim vemagfiratüv verizḳun kerîm.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 4. ayet

Bedir: meleklerle yardım ve savaş hükmü 5–19

  1. Enfâl suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 5. ayet. كَمَآ أَخْرَجَكَ رَبُّكَ مِنۢ بَيْتِكَ بِٱلْحَقِّ وَإِنَّ فَرِيقًا مِّنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ لَكَٰرِهُونَ

    kemâ aḫraceke rabbüke mim beytike bilḥaḳḳ. veinne ferîḳam mine-lmü'minîne lekârihûn.

    Mehmet Okuyan

    Nitekim müminlerden bir grup istemediği hâlde, Rabbin seni bir amaç uğrunda evinden çıkarmıştı.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 5. ayet

  2. Enfâl suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 6. ayet. يُجَٰدِلُونَكَ فِى ٱلْحَقِّ بَعْدَ مَا تَبَيَّنَ كَأَنَّمَا يُسَاقُونَ إِلَى ٱلْمَوْتِ وَهُمْ يَنظُرُونَ

    yücâdilûneke fi-lḥaḳḳi ba`de mâ tebeyyene keennemâ yüsâḳûne ile-lmevti vehüm yenżurûn.

    Mehmet Okuyan

    Gerçek ortaya çıktıktan sonra, sanki göz göre göre ölüme sürükleniyorlarmış gibi o amaçla ilgili olarak (savaş hakkında) seninle tartışıyorlardı.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 6. ayet

  3. Enfâl suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 7. ayet. وَإِذْ يَعِدُكُمُ ٱللَّهُ إِحْدَى ٱلطَّآئِفَتَيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدُّونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ ٱلشَّوْكَةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيدُ ٱللَّهُ أَن يُحِقَّ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَيَقْطَعَ دَابِرَ ٱلْكَٰفِرِينَ

    veiẕ ye`idükümü-llâhü iḥde-ṭṭâifeteyni ennehâ leküm veteveddûne enne gayra ẕâti-şşevketi tekûnü leküm veyürîdü-llâhü ey yüḥiḳḳa-lḥaḳḳa bikelimâtihî veyaḳṭa`a dâbira-lkâfirîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani Allah size, iki gruptan (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; dipnot 1 siz de güçsüz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. (Oysa) Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bedir Savaşı, Miladi 624 yılında meydana gelmişti. Suriye'den dönmekte olan kervan 30-40 kişi tarafından korunuyordu ve içinde Amr b. As ile Amr b. Hişâm gibilerin de bulunduğu Ebû Süfyân komutasındaydı. Müslümanları yurtlarından çıkarmış olan Kureyşlilerden öç almak ve onları mağlup etmek için bu durum çok önemli bir fırsat oluşturmuştu. Müslümanların 300 veya 310 kişilik bir orduyla kervanı vuracağı haberi kervana ulaşınca, Ebû Süfyan kervanı sahile yönlendirerek Mekke'den yardım talebinde bulunmuştu. Bunun üzerine Kureyşliler 1000 kişilik güçlü bir orduyla kervanı korumak amacıyla yola çıkmıştı. Durumu öğrenen müslümanlar artık 30-40 kişinin değil, kendilerinden üç kat daha fazla yani 1000 kişilik çok güçlü bir orduyla karşı karşıya kalmışlardı. Müslümanların ordusu yaklaşık 300 kişiydi. İşte Bedir'de böyle bir ortamda savaş yapılacaktı.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 7. ayet

  4. Enfâl suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 8. ayet. لِيُحِقَّ ٱلْحَقَّ وَيُبْطِلَ ٱلْبَٰطِلَ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

    liyüḥiḳḳa-lḥaḳḳa veyübṭile-lbâṭile velev kerihe-lmücrimûn.

    Mehmet Okuyan

    (Bütün bunlar), suçlular istemese de hakkı gerçekleştirmek ve batılı ortadan kaldırmak içindi.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 8. ayet

  5. Enfâl suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 9. ayet. إِذْ تَسْتَغِيثُونَ رَبَّكُمْ فَٱسْتَجَابَ لَكُمْ أَنِّى مُمِدُّكُم بِأَلْفٍ مِّنَ ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ مُرْدِفِينَ

    iẕ testegîŝûne rabbeküm festecâbe leküm ennî mümiddüküm bielfim mine-lmelâiketi mürdifîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani siz Rabbinizden yardım istiyordunuz. dipnot 1 O da "Şüphesiz ki ben peş peşe gelen bin melek ile size yardım edeceğim." (diyerek) size cevap vermişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Bedir Savaşı'ndan önce müslümanların kendisinden yardım istediklerini hatırlatmakta ve kendilerine bin melekle yardım edeceğini söylediğini ifade etmektedir. Savaş öncesi şartlara bakıldığında, görünen haliyle durum müslümanların kesin olarak aleyhindeydi. Çünkü müşrik ordusu yaklaşık bin kişi olduğu için müslümanların üç katından daha fazla bir sayıya ulaşmışlardı. Hem süvarileri itibariyle hem de mühimmat, techizat anlamında, belki daha da önemlisi büyük bir moral ve galibiyet havası içerisinde oluşları, ister istemez müslümanlarda bir tedirginliğe sebebiyet veriyordu. Bu yüzden Allah'tan yardım istemişlerdi.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 9. ayet

  6. Enfâl suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 10. ayet. وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ وَلِتَطْمَئِنَّ بِهِۦ قُلُوبُكُمْ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    vemâ ce`alehü-llâhü illâ büşrâ velitaṭmeinne bihî ḳulûbüküm. veme-nnaṣru illâ min `indi-llâh. inne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah bunu sadece müjde olsun ve onunla kalbiniz yatışsın diye yapmıştı. Zaten yardım, yalnızca Allah katındandır. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:126.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 10. ayet

  7. Enfâl suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 11. ayet. إِذْ يُغَشِّيكُمُ ٱلنُّعَاسَ أَمَنَةً مِّنْهُ وَيُنَزِّلُ عَلَيْكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً لِّيُطَهِّرَكُم بِهِۦ وَيُذْهِبَ عَنكُمْ رِجْزَ ٱلشَّيْطَٰنِ وَلِيَرْبِطَ عَلَىٰ قُلُوبِكُمْ وَيُثَبِّتَ بِهِ ٱلْأَقْدَامَ

    iẕ yügaşşîkümü-nnü`âse emenetem minhü veyünezzilü `aleyküm mine-ssemâi mâel liyüṭahhiraküm bihî veyüẕhibe `anküm ricze-şşeyṭâni veliyerbiṭa `alâ ḳulûbiküm veyüŝebbite bihi-l'aḳdâm.

    Mehmet Okuyan

    O zaman, katından bir güven olmak üzere sizi hafif bir uykuya daldırıyordu. Sizi onunla temizlemek için, şeytanın pisliğini (vesvesesini) sizden gidermek, kalplerinizi (birbirine) bağlamak ve onunla ayakları(nızı savaşta) sabit kılmak için üzerinize gökten su indiriyordu.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 11. ayet

  8. Enfâl suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 12. ayet. إِذْ يُوحِى رَبُّكَ إِلَى ٱلْمَلَٰٓئِكَةِ أَنِّى مَعَكُمْ فَثَبِّتُوا۟ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ سَأُلْقِى فِى قُلُوبِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلرُّعْبَ فَٱضْرِبُوا۟ فَوْقَ ٱلْأَعْنَاقِ وَٱضْرِبُوا۟ مِنْهُمْ كُلَّ بَنَانٍ

    iẕ yûḥî rabbüke ile-lmelâiketi ennî me`aküm feŝebbitü-lleẕîne âmenû. seülḳî fî ḳulûbi-lleẕîne keferü-rru`be faḍribû fevḳa-l'a`nâḳi vaḍribû minhüm külle benân.

    Mehmet Okuyan

    Hani Rabbin meleklere "Şüphesiz ki ben sizinle beraberim; iman edenlere destek olun! Ben kâfir olanların yüreğine korku salacağım. dipnot 1 Vurun boyunlarının üzerine! Onların bütün parmak uçlarını vurun!" diye vahyediyordu (bildiriyordu).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:151. Surenin 11 ve 12. ayetlerinde Yüce Allah'ın müminlere nasıl yardımda bulunduğuna dair bilgiler verilmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 12. ayet

  9. Enfâl suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 13. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ شَآقُّوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَمَن يُشَاقِقِ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ فَإِنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    ẕâlike biennehüm şâḳḳu-llâhe verasûleh. vemey yüşâḳiḳi-llâhe verasûlehû feinne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Bu (uygulama), onların Allah'a ve Elçisine karşı gelmelerinden ötürüdür. dipnot 1 Kim Allah'a ve Elçisine karşı gelirse, şüphesiz ki Allah azabı şiddetli olandır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu tür ayetlerde verilmek istenen mesaj, insanların bu türden azabı hak ettiklerine dikkat çekmektir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Haşr 59:4.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 13. ayet

  10. Enfâl suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 14. ayet. ذَٰلِكُمْ فَذُوقُوهُ وَأَنَّ لِلْكَٰفِرِينَ عَذَابَ ٱلنَّارِ

    ẕâliküm feẕûḳûhü veenne lilkâfirîne `aẕâbe-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    İşte (ey kâfirler, cezanız) bu; şimdi onu tadın! Şüphesiz ki kâfirler için ateş azabı vardır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 14. ayet

  11. Enfâl suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 15. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtümü-lleẕîne keferû zaḥfen felâ tüvellûhümü-l'edbâr.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Toplu hâlde kâfirlerle karşılaştığınız zaman onlara arkanızı dönmeyin (kaçmayın)!

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 15. ayet

  12. Enfâl suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 16. ayet. وَمَن يُوَلِّهِمْ يَوْمَئِذٍ دُبُرَهُۥٓ إِلَّا مُتَحَرِّفًا لِّقِتَالٍ أَوْ مُتَحَيِّزًا إِلَىٰ فِئَةٍ فَقَدْ بَآءَ بِغَضَبٍ مِّنَ ٱللَّهِ وَمَأْوَىٰهُ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمَصِيرُ

    vemey yüvellihim yevmeiẕin dübürahû illâ müteḥarrifel liḳitâlin ev müteḥayyizen ilâ fietin feḳad bâe bigaḍabim mine-llâhi veme'vâhü cehennem. vebi'se-lmeṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Tekrar savaşmak için bir tarafa çekilme veya diğer bölüğe ulaşıp mevzi tutma durumu dışında, dipnot 1 kim öyle bir günde onlara arka çevirirse (kaçarsa), elbette o, Allah'ın gazabını hak etmiş olarak döner. Onun barınağı cehennemdir. Ne kötü varış yeridir (orası)!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah savaş ortamında düşmanlara arkasını dönüp kaçmayı yasaklayınca, bunun iki istisnası olabileceğini ifade etmekte, bu istisnalara sahip değillerse ve geri dönüp kaçarlarsa ilahi gazabın kaçınılmaz olacağını haber vermektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 16. ayet

  13. Enfâl suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 17. ayet. فَلَمْ تَقْتُلُوهُمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ قَتَلَهُمْ وَمَا رَمَيْتَ إِذْ رَمَيْتَ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ رَمَىٰ وَلِيُبْلِىَ ٱلْمُؤْمِنِينَ مِنْهُ بَلَآءً حَسَنًا إِنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    felem taḳtülûhüm velâkinne-llâhe ḳatelehüm. vemâ rameyte iẕ rameyte velâkinne-llâhe ramâ. veliyübliye-lmü'minîne minhü belâen ḥasenâ. inne-llâhe semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    (Savaşta) onları siz öldürmemiştiniz fakat onları Allah öldürmüştü; attığın zaman da sen atmamıştın fakat Allah atmıştı. Bunu, müminleri güzel bir imtihanla denemek için (yapmıştı). Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 17. ayet

  14. Enfâl suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 18. ayet. ذَٰلِكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مُوهِنُ كَيْدِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    ẕâliküm veenne-llâhe mûhinü keydi-lkâfirîn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 18. ayet

  15. Enfâl suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 19. ayet. إِن تَسْتَفْتِحُوا۟ فَقَدْ جَآءَكُمُ ٱلْفَتْحُ وَإِن تَنتَهُوا۟ فَهُوَ خَيْرٌ لَّكُمْ وَإِن تَعُودُوا۟ نَعُدْ وَلَن تُغْنِىَ عَنكُمْ فِئَتُكُمْ شَيْـًٔا وَلَوْ كَثُرَتْ وَأَنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    in testeftiḥû feḳad câekümü-lfetḥ. vein tentehû fehüve ḫayrul leküm. vein te`ûdû ne`ud. velen tugniye `anküm fietüküm şey'ev velev keŝürat veenne-llâhe me`a-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    (Ey kâfirler)! Siz zafer istiyorsanız, elbette size zafer geldi! (İnkârdan) vazgeçerseniz bu sizin için daha iyidir. (Peygamber'e düşmanlığa) dönerseniz, biz de (ona yardıma) döneriz. Topluluğunuz çok bile olsa, sizden hiçbir şeyi savamaz. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah müminlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:249. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 19. ayet

İtaat; "size hayat verecek şeye" çağrı; furkan 20–29

  1. Enfâl suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 20. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَوَلَّوْا۟ عَنْهُ وَأَنتُمْ تَسْمَعُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû eṭî`ü-llâhe verasûlehû velâ tevellev `anhü veentüm tesme`ûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 20. ayet

  2. Enfâl suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 21. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ قَالُوا۟ سَمِعْنَا وَهُمْ لَا يَسْمَعُونَ

    velâ tekûnû kelleẕîne ḳâlû semi`nâ vehüm lâ yesme`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Duymadıkları hâlde "Duyduk!" diyenler gibi olmayın! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada hatırlatılmak istenenler İsrailoğullarıdır ve onlar Bakara 2:93 ve Nisâ 4:46'da belirtildiği gibi "işittikleri halde isyanı" tercih etmişlerdir. İşte Yüce Allah müslümanlara hitap etmekte ve İsrailoğulları gibi olmamalarını emretmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 21. ayet

  3. Enfâl suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 22. ayet. إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلصُّمُّ ٱلْبُكْمُ ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

    inne şerra-ddevâbbi `inde-llâhi-ṣṣummü-lbükmü-lleẕîne lâ ya`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah katında canlıların en kötüsü, akıl etmeyen dipnot 1 dilsizlerdir, sağırlardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer bir ayet için bkz. Yûnus 10:99.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayette bazı kişilerde var olan bedensel bir engel değil, bilgi ve ibret alınmamasıyla ilgili kınama ifadesi yer almaktadır. Benzer bir mesaj, Enfâl 8:55'te de söz konusu edilmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 22. ayet

  4. Enfâl suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 23. ayet. وَلَوْ عَلِمَ ٱللَّهُ فِيهِمْ خَيْرًا لَّأَسْمَعَهُمْ وَلَوْ أَسْمَعَهُمْ لَتَوَلَّوا۟ وَّهُم مُّعْرِضُونَ

    velev `alime-llâhü fîhim ḫayral leesme`ahüm. velev esme`ahüm letevellev vehüm mü`riḍûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah onlarda bir hayır bilseydi elbette onlara duyururdu. Fakat duyursaydı bile yine onlar yüz çevirerek dönerlerdi.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 23. ayet

  5. Enfâl suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 24. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱسْتَجِيبُوا۟ لِلَّهِ وَلِلرَّسُولِ إِذَا دَعَاكُمْ لِمَا يُحْيِيكُمْ وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ يَحُولُ بَيْنَ ٱلْمَرْءِ وَقَلْبِهِۦ وَأَنَّهُۥٓ إِلَيْهِ تُحْشَرُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenü-stecîbû lillâhi velirrasûli iẕâ de`âküm limâ yuḥyîküm. va`lemû enne-llâhe yeḥûlü beyne-lmer'i veḳalbihî veennehû ileyhi tuḥşerûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Size hayat verecek şeylere sizi çağırdığı zaman, Allah'a ve Elçisine (çağrısına) cevap verin! dipnot 1 Bilin ki Allah, kişi ile kalbi arasına girer dipnot 2 ve siz şüphesiz ki O'nun huzurunda toplanacaksınız.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada vahyin diriltici özelliğine dikkat çekilmekte ve ilahi davetin insanların dirilişine vesile olacağı bildirilmektedir. Kur'an'ın ruhları diriltici oluşuyla ilgili benzer mesajlar içeren ayetler için ayrıca bkz. Yâsîn 36:69-70; Şûrâ 42:53; Haşr 59:21.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın kullarına yakınlığıyla ilgili benzer mesajlar: Bakara 2:186; Hûd 11:61; Kâf 50:16; Vâkı‘a 56:85; Mücâdele 58:7.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 24. ayet

  6. Enfâl suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 25. ayet. وَٱتَّقُوا۟ فِتْنَةً لَّا تُصِيبَنَّ ٱلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ مِنكُمْ خَآصَّةً وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    vetteḳû fitnetel lâ tüṣîbenne-lleẕîne żalemû minküm ḫâṣṣah. va`lemû enne-llâhe şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Öyle bir fitneye (sıkıntı ve zor imtihana) karşı takvâlı (duyarlı) olun ki o, içinizden sadece haksızlık edenlere ulaşmakla (kalmaz). dipnot 1 Bilin ki şüphesiz Allah'ın azabı şiddetlidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah bu türden bir fitneye kaşı duyarlı olunması gerektiğini ifade ederek, eğer muhataplar bu noktada duyarsız davranırlarsa meydana gelecek sıkıntı ve felaketin sadece söz konusu fitneyi meydana getiren zalimlerle sınırlı kalmayacağını, o toplumun bütün fertlerini içereceğini haber vermektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 25. ayet

  7. Enfâl suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 26. ayet. وَٱذْكُرُوٓا۟ إِذْ أَنتُمْ قَلِيلٌ مُّسْتَضْعَفُونَ فِى ٱلْأَرْضِ تَخَافُونَ أَن يَتَخَطَّفَكُمُ ٱلنَّاسُ فَـَٔاوَىٰكُمْ وَأَيَّدَكُم بِنَصْرِهِۦ وَرَزَقَكُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ

    veẕkürû iẕ entüm ḳalîlüm müstaḍ`afûne fi-l'arḍi teḫâfûne ey yeteḫaṭṭafekümü-nnâsü feâvâküm veeyyedeküm binaṣrihî verazeḳaküm mine-ṭṭayyibâti le`alleküm teşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Hatırlayın ki hani siz yeryüzünde zayıf düşürülmüş az (bir toplum)dunuz; insanların sizi kapıp götürmesinden korkuyordunuz da şükredesiniz diye (Allah) sizi barındırmıştı; yardımıyla sizi desteklemişti ve sizi temiz şeylerden rızıklandırmıştı.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 26. ayet

  8. Enfâl suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 27. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَخُونُوا۟ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ وَتَخُونُوٓا۟ أَمَٰنَٰتِكُمْ وَأَنتُمْ تَعْلَمُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû lâ teḫûnü-llâhe verrasûle veteḫûnû emânâtiküm veentüm ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'a ve Elçi'ye ihanet etmeyin; (sonra) bilerek kendi emanetlerinize ihanet etmiş olursunuz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet "Ey iman edenler! Bilerek Allah'a, Elçi'ye ve emanetlerinize ihanet etmeyin!" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 27. ayet

  9. Enfâl suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 28. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَآ أَمْوَٰلُكُمْ وَأَوْلَٰدُكُمْ فِتْنَةٌ وَأَنَّ ٱللَّهَ عِندَهُۥٓ أَجْرٌ عَظِيمٌ

    va`lemû ennemâ emvâlüküm veevlâdüküm fitnetüv veenne-llâhe `indehû ecrun `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Bilin ki mallarınız ve çocuklarınız, sadece bir imtihandır ve şüphesiz ki büyük ödül yalnızca Allah'ın katındadır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Teğâbun 64:15.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 28. ayet

  10. Enfâl suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 29. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِن تَتَّقُوا۟ ٱللَّهَ يَجْعَل لَّكُمْ فُرْقَانًا وَيُكَفِّرْ عَنكُمْ سَيِّـَٔاتِكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ ذُو ٱلْفَضْلِ ٱلْعَظِيمِ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû in tetteḳu-llâhe yec`al leküm fürḳânev veyükeffir `anküm seyyiâtiküm veyagfir leküm. vellâhü ẕü-lfaḍli-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olursanız size furkân dipnot 1 verir; sizden günahlarınızı örter ve sizi bağışlar. Allah büyük lütuf sahibidir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki [furkân] "doğruyu yanlıştan ayırt etme yeteneği"dir. En‘âm 6:155'te de geçtiği üzere [takvâ] (duyarlılık) [Furkân] olan Kur'an'a tabi olmaktır. [Furkân] olan Kur'an'a uyanlar [muttakî] olur. [Takvâlı] olanlara Allah yeni bir [furkân] yaratır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 29. ayet

Mekkelilerin tuzağı ve Mescid-i Harâm 30–40

  1. Enfâl suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 30. ayet. وَإِذْ يَمْكُرُ بِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لِيُثْبِتُوكَ أَوْ يَقْتُلُوكَ أَوْ يُخْرِجُوكَ وَيَمْكُرُونَ وَيَمْكُرُ ٱللَّهُ وَٱللَّهُ خَيْرُ ٱلْمَٰكِرِينَ

    veiẕ yemküru bike-lleẕîne keferû liyüŝbitûke ev yaḳtülûke ev yuḫricûk. veyemkürûne veyemküru-llâh. vellâhü ḫayru-lmâkirîn.

    Mehmet Okuyan

    Hani kâfir olanlar seni tutup bağlamaları veya öldürmeleri veya seni (yurdundan) çıkarmaları için sana tuzak kuruyorlardı. Onlar (sana) tuzak kuruyorlar. Allah da (buna karşı) tuzak kuruyor. dipnot 1 Allah tuzak kuranların en hayırlısıdır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle "Allah onların tuzaklarını boşa çıkaracaktır" şeklinde anlaşılmalıdır. Bu tür ayetlerde kullanılan fiil insanlar için kullanıldığında olumsuz bir anlama gelirken, Allah için kullanıldığında kastedilen mesaj Allah'ın o fiilin cezasını vereceğini bildirmesidir. Benzer kullanımlar için bkz. Bakara 2:15; Al-i İmrân 3:54; Nisâ 4:142; Enfâl 8:18; Tevbe 9: 67, 79.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın tuzak kurması veya tuzakları boşa çıkarması bu ayet ışığında anlaşılmalıdır. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18; Ra‘d 13:42; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Mü'min 40:25; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 30. ayet

  2. Enfâl suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 31. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَٰتُنَا قَالُوا۟ قَدْ سَمِعْنَا لَوْ نَشَآءُ لَقُلْنَا مِثْلَ هَٰذَآ إِنْ هَٰذَآ إِلَّآ أَسَٰطِيرُ ٱلْأَوَّلِينَ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ ḳâlû ḳad semi`nâ lev neşâü leḳulnâ miŝle hâẕâ in hâẕâ illâ esâṭîru-l'evvelîn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara ayetlerimiz tilavet edildiği (okunup aktarıldığı) zaman şöyle demişlerdi: "Elbette duyduk; isteseydik biz de bunun benzerini elbette söyleyebilirdik. Bu, öncekilerin masallarından başka bir şey değildir." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkarcılar bu sözleriyle büyük bir çelişkide olduklarını göstermişlerdi. Çünkü Kur'an'da meydan okuma ayetleri bulunduğu için eğer böyle bir imkanları olsaydı o meydan okuma ayetlerine cevap verirlerdi. Bu ayet Bakara 2:23-24, Yûnus 10:38, Hûd 11:13, İsrâ 17:88 ve Tûr 52:34. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 31. ayet

  3. Enfâl suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 32. ayet. وَإِذْ قَالُوا۟ ٱللَّهُمَّ إِن كَانَ هَٰذَا هُوَ ٱلْحَقَّ مِنْ عِندِكَ فَأَمْطِرْ عَلَيْنَا حِجَارَةً مِّنَ ٱلسَّمَآءِ أَوِ ٱئْتِنَا بِعَذَابٍ أَلِيمٍ

    veiẕ ḳâlü-llâhümme in kâne hâẕâ hüve-lḥaḳḳa min `indike feemṭir `aleynâ ḥicâratem mine-ssemâi evi-'tinâ bi`aẕâbin elîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani (o kâfirler) bir zaman da şöyle demişlerdi: "Ey Allah'ım! Bu (Kur'an) senin katından ise üzerimize gökten taş yağdır veya bize elem verici bir azap getir!"

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 32. ayet

  4. Enfâl suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 33. ayet. وَمَا كَانَ ٱللَّهُ لِيُعَذِّبَهُمْ وَأَنتَ فِيهِمْ وَمَا كَانَ ٱللَّهُ مُعَذِّبَهُمْ وَهُمْ يَسْتَغْفِرُونَ

    vemâ kâne-llâhü liyü`aẕẕibehüm veente fîhim. vemâ kâne-llâhü mü`aẕẕibehüm vehüm yestagfirûn.

    Mehmet Okuyan

    Sen onların içindeyken Allah onlara azap edecek değildir. Onlar bağışlanma dileğinde bulunuyorken de Allah onlara azap edici değildir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet En‘âm 6:131, Hûd 11:117 ve Kasas 28:59. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 33. ayet

  5. Enfâl suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 34. ayet. وَمَا لَهُمْ أَلَّا يُعَذِّبَهُمُ ٱللَّهُ وَهُمْ يَصُدُّونَ عَنِ ٱلْمَسْجِدِ ٱلْحَرَامِ وَمَا كَانُوٓا۟ أَوْلِيَآءَهُۥٓ إِنْ أَوْلِيَآؤُهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُتَّقُونَ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    vemâ lehüm ellâ yü`aẕẕibehümü-llâhü vehüm yeṣuddûne `ani-lmescidi-lḥarâmi vemâ kânû evliyâh. in evliyâühû ille-lmütteḳûne velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlar gerçek dostları olmadıkları hâlde dipnot 1 (Müslümanları) Mescid-i Haram'dan engellerken Allah onlara ne diye azap etmeyecekmiş ki! Onun (Kâbe'nin) gerçek dostları, muttakîlerden başkası değildir. Fakat onların çoğu bilmez.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mekkeli müşriklerin "Biz Beytullâh'ın ve Harem'in sahipleriyiz, yöneticileriyiz. İstediklerimizi oraya girmekten engelleriz, istediklerimizin de oraya girmesine izin veririz" (Zemahşerî, [el-Keşşâf], II, 211) dedikleri aktarılmaktadır. Yüce Allah onların bu sözlerini reddetmekte, Mescid'in gerçek dostları olmadıklarını ilan etmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 34. ayet

  6. Enfâl suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 35. ayet. وَمَا كَانَ صَلَاتُهُمْ عِندَ ٱلْبَيْتِ إِلَّا مُكَآءً وَتَصْدِيَةً فَذُوقُوا۟ ٱلْعَذَابَ بِمَا كُنتُمْ تَكْفُرُونَ

    vemâ kâne ṣalâtühüm `inde-lbeyti illâ mükâev vetaṣdiyeh. feẕûḳu-l`aẕâbe bimâ küntüm tekfürûn.

    Mehmet Okuyan

    Ev'in (Kâbe'nin) yanındaki (sözde) ibadetleri, ıslık çalmak ve el çırpmaktan başka bir şey değildi. dipnot 1 İnkâr ettikleriniz nedeniyle azabı tadın!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Mâ‘ûn 107:4-7. ayetlerin açılımıdır. Onların ıslık çalarak ve el çırparak bu türden tapınmaları, manevi öğelerden yoksun, şekilci eylemler ve tapınma formları olmaktan başka bir değer taşımamaktadır. Müşrikler Kâbe'nin çevresinde yaptıkları hareketleri ibadet sanıyor, kulluk ettiklerini zannediyorlardı.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 35. ayet

  7. Enfâl suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 36. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ يُنفِقُونَ أَمْوَٰلَهُمْ لِيَصُدُّوا۟ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ فَسَيُنفِقُونَهَا ثُمَّ تَكُونُ عَلَيْهِمْ حَسْرَةً ثُمَّ يُغْلَبُونَ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِلَىٰ جَهَنَّمَ يُحْشَرُونَ

    inne-lleẕîne keferû yünfiḳûne emvâlehüm liyeṣuddû `an sebîli-llâh. feseyünfiḳûnehâ ŝümme tekûnü `aleyhim ḥasraten ŝümme yuglebûn. velleẕîne keferû ilâ cehenneme yuḥşerûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki kâfir olanlar, mallarını (insanları) Allah yolundan alıkoymak için harcıyorlar; daha da harcayacaklar. Sonunda bu, onlara pişmanlık olacak ve en sonunda yenileceklerdir. Kâfirler cehenneme sürüleceklerdir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 36. ayet

  8. Enfâl suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 37. ayet. لِيَمِيزَ ٱللَّهُ ٱلْخَبِيثَ مِنَ ٱلطَّيِّبِ وَيَجْعَلَ ٱلْخَبِيثَ بَعْضَهُۥ عَلَىٰ بَعْضٍ فَيَرْكُمَهُۥ جَمِيعًا فَيَجْعَلَهُۥ فِى جَهَنَّمَ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْخَٰسِرُونَ

    liyemîze-llâhü-lḫabîŝe mine-ṭṭayyibi veyec`ale-lḫabîŝe ba`ḍahû `alâ ba`ḍin feyerkümehû cemî`an feyec`alehû fî cehennem. ülâike hümü-lḫâsirûn.

    Mehmet Okuyan

    (Bu toplama), dipnot 1 Allah'ın kirliyi (kâfiri) temizden (müminden) ayıklaması ve (bütün) kötülerin bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup hepsini istifleyerek, hepsini cehenneme atması içindir. İşte onlar, kaybedenlerin ta kendileridir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [liyemîze] fiilindeki [lâm/li] edatı, "sonunda" anlamında da yorumlanabilir. Bu durumda ayet şöyle tercüme edilebilir: "Sonunda Allah kirliyi temizden ayıklayacak (mümini kâfirden ayıracak) ve (bütün) kötülerin bir kısmını diğer bir kısmının üstüne koyup hepsini istifleyerek, onu (hepsini) cehenneme atacaktır. İşte onlar ziyana uğrayanların ta kendileridir."

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 37. ayet

  9. Enfâl suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 38. ayet. قُل لِّلَّذِينَ كَفَرُوٓا۟ إِن يَنتَهُوا۟ يُغْفَرْ لَهُم مَّا قَدْ سَلَفَ وَإِن يَعُودُوا۟ فَقَدْ مَضَتْ سُنَّتُ ٱلْأَوَّلِينَ

    ḳul lilleẕîne keferû iy yentehû yugfer lehüm mâ ḳad selef. veiy ye`ûdû feḳad meḍat sünnetü-l'evvelîn.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlara de ki: (İnkârdan) vazgeçerlerse, geçmiş (günahları) bağışlanacaktır. dipnot 1 (İnkâra) geri dönerlerse öncekilere (uygulanan ilahi) kanun elbette geçmiştir (onlar için geçerlidir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:275; Mâide 5:95, 101.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 38. ayet

  10. Enfâl suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 39. ayet. وَقَٰتِلُوهُمْ حَتَّىٰ لَا تَكُونَ فِتْنَةٌ وَيَكُونَ ٱلدِّينُ كُلُّهُۥ لِلَّهِ فَإِنِ ٱنتَهَوْا۟ فَإِنَّ ٱللَّهَ بِمَا يَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    veḳâtilûhüm ḥattâ lâ tekûne fitnetüv veyekûne-ddînü küllühû lillâh. feini-ntehev feinne-llâhe bimâ ya`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Fitne (baskı ve zulüm) kalmayıncaya ve bütünüyle din de yalnızca Allah için oluncaya kadar onlarla savaşın! dipnot 1 (İnkârdan) vazgeçerlerse şüphesiz ki Allah onların yaptıklarını çok iyi görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Bakara 2:190-193, 256, Nisâ 4:89-91, Tevbe 9:2-4, 12, 36, 123; Hacc 22:39, Mümtehine 60:8-9 gibi ayetlerle birlikte okunmalıdır. Ayette dikkat çeken en önemli nokta, kimlerle savaşılacağının unutulmamasıdır. Ayette geçen [hum] "onlar" zamirinin kimleri karşıladığı bilinmez ve görülmezse, durduğu yerde duran, kimseyle savaşmamış, hiç kimseyi yerinden yurdundan etmemiş kişilerle de savaşılması gerektiği sanılabilmektedir. Oysa burada ayet bir bağlam içerisinde geçmekte ve müslümanlarla savaşan, onları yurtlarından çıkaran, dahası küfür ve şirkten vazgeçmeyip bunlarda ve düşmanlıkta kararlı ve ısrarcı olan, mabetten ve Allah yolundan engelleyen söz konusu saldırgan müşrik Mekkelilerle savaşılması gerektiği hükmü verilmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 39. ayet

  11. Enfâl suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 40. ayet. وَإِن تَوَلَّوْا۟ فَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّ ٱللَّهَ مَوْلَىٰكُمْ نِعْمَ ٱلْمَوْلَىٰ وَنِعْمَ ٱلنَّصِيرُ

    vein tevellev fa`lemû enne-llâhe mevlâküm. ni`me-lmevlâ veni`me-nneṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Yüz çevirirlerse, bilin ki Allah sizin mevlanızdır (efendinizdir). Ne güzel mevla (efendi)dir ve ne güzel yardımcıdır!

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 40. ayet

Ganimetin taksimi ve Bedir günü 41–44

  1. Buradan itibaren cüz 10

    Enfâl suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 41. ayet. وَٱعْلَمُوٓا۟ أَنَّمَا غَنِمْتُم مِّن شَىْءٍ فَأَنَّ لِلَّهِ خُمُسَهُۥ وَلِلرَّسُولِ وَلِذِى ٱلْقُرْبَىٰ وَٱلْيَتَٰمَىٰ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ وَمَآ أَنزَلْنَا عَلَىٰ عَبْدِنَا يَوْمَ ٱلْفُرْقَانِ يَوْمَ ٱلْتَقَى ٱلْجَمْعَانِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    va`lemû ennemâ ganimtüm min şey'in feenne lillâhi ḫumüsehû velirrasûli veliẕi-lḳurbâ velyetâmâ velmesâkîni vebni-ssebîli in küntüm âmentüm billâhi vemâ enzelnâ `alâ `abdinâ yevme-lfürḳâni yevme-lteḳe-lcem`ân. vellâhü `alâ külli şey'in ḳadîr.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve doğru ile yanlışın ayrıldığı gün, (yani) iki ordunun karşılaştığı gün (Bedir savaşında) kulumuza indirdiğimize inanmışsanız, bilin ki ganimet olarak aldığınız herhangi bir şeyin beşte biri, Allah, Elçi, yakınlık sahibi (olanlar), yetimler, yoksullar ve yolcu(lar) içindir. Allah her şeye gücü yetendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Enfâl 8:1 ve Haşr 59:7-9. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 41. ayet

  2. Enfâl suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 42. ayet. إِذْ أَنتُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلدُّنْيَا وَهُم بِٱلْعُدْوَةِ ٱلْقُصْوَىٰ وَٱلرَّكْبُ أَسْفَلَ مِنكُمْ وَلَوْ تَوَاعَدتُّمْ لَٱخْتَلَفْتُمْ فِى ٱلْمِيعَٰدِ وَلَٰكِن لِّيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا لِّيَهْلِكَ مَنْ هَلَكَ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَيَحْيَىٰ مَنْ حَىَّ عَنۢ بَيِّنَةٍ وَإِنَّ ٱللَّهَ لَسَمِيعٌ عَلِيمٌ

    iẕ entüm bil`udveti-ddünyâ vehüm bil`udveti-lḳuṣvâ verrakbü esfele minküm. velev tevâ`attüm laḫteleftüm fi-lmî`âdi velâkil liyaḳdiye-llâhü emran kâne mef`ûlel liyehlike men heleke `am beyyinetiv veyaḥyâ men ḥayye `am beyyineh. veinne-llâhe lesemî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani (Bedir savaşında) siz vadinin yakın kenarında (Medine tarafında)ydınız; onlar da uzak kenarında (Mekke tarafında)ydılar. Kervan ise sizden daha aşağıda (sahilde)ydi. dipnot 1 (Savaş için) sözleşmiş olsaydınız, zaman hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz. Fakat Allah, yapılması (gerekli) olan emri yerine getirmesi, helak olanın apaçık bir delille helak olması, yaşayanın da apaçık bir delille yaşaması için (böyle yapmıştı). dipnot 2 Şüphesiz ki Allah duyandır, bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki ifadelere göre müslümanların [el-‘udvetü'd-dünyâ] yani "yakın vadi"de, vadinin beri yakasında yani Medine'ye yakın yerinde, muhtemelen olumsuz şartları olan ve kuzeye düşen bir mekânda oldukları, müşriklerin ise [el-‘udvetü'l-kusvâ] yani "uzak vadi"de, öte yakada, muhtemelen bölgenin daha müsait bir yerinde Mekke'ye yakın tarafında ve güney kısımda bulunduğu ifade edilmektedir. Bu arada [er-rakb] yani Ebû Süfyân'ın başında bulunduğu ve Şam'dan dönmekte olan "kervan"ın ise daha aşağıda, sahilde bulunduğu, güney tarafa doğru hareket halinde olduğu hatırlatılmakta, yine de kervanın potansiyel bir tehlike oluşturduğuna dolaylı da olsa dikkat çekilmektedir. Demek ki gerek asker sayısı, gerek mühimmat, su kuyularına yakınlık, arazi durumu, gerekse savaş taktiği, araç, gereç, donanım bakımından müşriklerin çok daha avantajlı bir durumu söz konusuydu; çünkü iki taraf arasında gerçekten çok büyük bir üstünlük farkı vardı.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle kişinin delile dayalı olarak yaşaması gerektiğini göstermektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 42. ayet

  3. Enfâl suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 43. ayet. إِذْ يُرِيكَهُمُ ٱللَّهُ فِى مَنَامِكَ قَلِيلًا وَلَوْ أَرَىٰكَهُمْ كَثِيرًا لَّفَشِلْتُمْ وَلَتَنَٰزَعْتُمْ فِى ٱلْأَمْرِ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ سَلَّمَ إِنَّهُۥ عَلِيمٌۢ بِذَاتِ ٱلصُّدُورِ

    iẕ yürîkehümü-llâhü fî menâmike ḳalîlâ. velev erâkehüm keŝîral lefeşiltüm veletenâza`tüm fi-l'emri velâkinne-llâhe sellem. innehû `alîmüm biẕâti-ṣṣudûr.

    Mehmet Okuyan

    Hani Allah uykunda sana onları "az" göstermişti. Sana onları "çok" gösterseydi, elbette çekinecek ve bu iş hakkında elbette tartışmaya girişecektiniz. Fakat Allah (sizi bundan) kurtarmıştı. Şüphesiz ki O, göğüslerin (kalplerin) özünü bilendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 43. ayet

  4. Enfâl suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 44. ayet. وَإِذْ يُرِيكُمُوهُمْ إِذِ ٱلْتَقَيْتُمْ فِىٓ أَعْيُنِكُمْ قَلِيلًا وَيُقَلِّلُكُمْ فِىٓ أَعْيُنِهِمْ لِيَقْضِىَ ٱللَّهُ أَمْرًا كَانَ مَفْعُولًا وَإِلَى ٱللَّهِ تُرْجَعُ ٱلْأُمُورُ

    veiẕ yürîkümûhüm iẕi-tteḳaytüm fî a`yüniküm ḳalîlev veyüḳallilüküm fî a`yünihim liyaḳdiye-llâhü emran kâne mef`ûlâ. veile-llâhi türce`u-l'ümûr.

    Mehmet Okuyan

    Hani (Allah) yapılması (gerekli) olan emri yerine getirmesi için (savaş alanında) karşılaştığınız zaman size onları gözlerinizde az gösteriyor, sizi de onların gözlerinde azaltıyordu. Bütün işler, yalnızca Allah'a döndürülecektir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 44. ayet

Savaşta sebat ve çekişmemek 45–48

  1. Enfâl suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 45. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    yâ eyyühe-lleẕîne âmenû iẕâ leḳîtüm fieten feŝbütû veẕkürü-llâhe keŝîral le`alleküm tüfliḥûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey iman edenler! (Daha önce size savaş açan) herhangi bir topluluk ile karşılaştığınız zaman dayanıklı olun dipnot 1 ve Allah'ı çok hatırlayın dipnot 2 ki kurtulasınız!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah müminlere hitap etmekte ve kendilerine savaş açanlarla savaş ortamında karşılaştıkları topluluğa karşı sebat göstermelerini, dayanmalarını, yılmamalarını emretmektedir. Burada saldırmaktan söz edilmemektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Ahzâb 33:41; Cum‘a 62:10.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 45. ayet

  2. Enfâl suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 46. ayet. وَأَطِيعُوا۟ ٱللَّهَ وَرَسُولَهُۥ وَلَا تَنَٰزَعُوا۟ فَتَفْشَلُوا۟ وَتَذْهَبَ رِيحُكُمْ وَٱصْبِرُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    veeṭî`ü-llâhe verasûlehû velâ tenâza`û fetefşelû veteẕhebe rîḥuküm vaṣbirû. inne-llâhe me`a-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a ve Elçisine itaat edin; birbirinizle çekişmeyin; sonra korkuya kapılırsınız da gücünüz gider. dipnot 1 Sabredin (direnç gösterin)! Şüphesiz ki Allah sabredenlerle beraberdir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:103, 105; En‘âm 6:159; Mü'minûn 23:53; Rûm 30:30-32.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 46. ayet

  3. Enfâl suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 47. ayet. وَلَا تَكُونُوا۟ كَٱلَّذِينَ خَرَجُوا۟ مِن دِيَٰرِهِم بَطَرًا وَرِئَآءَ ٱلنَّاسِ وَيَصُدُّونَ عَن سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ بِمَا يَعْمَلُونَ مُحِيطٌ

    velâ tekûnû kelleẕîne ḫaracû min diyârihim beṭarav veriâe-nnâsi veyeṣuddûne `an sebîli-llâh. vellâhü bimâ ya`melûne müḥîṭ.

    Mehmet Okuyan

    Çalım satmak, insanlara gösteriş yapmak ve (insanları) Allah yolundan alıkoymak için yurtlarından çıkanlar (saldıran kâfirler) gibi olmayın! Allah onların yaptıklarını çepeçevre kuşatandır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 47. ayet

  4. Enfâl suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 48. ayet. وَإِذْ زَيَّنَ لَهُمُ ٱلشَّيْطَٰنُ أَعْمَٰلَهُمْ وَقَالَ لَا غَالِبَ لَكُمُ ٱلْيَوْمَ مِنَ ٱلنَّاسِ وَإِنِّى جَارٌ لَّكُمْ فَلَمَّا تَرَآءَتِ ٱلْفِئَتَانِ نَكَصَ عَلَىٰ عَقِبَيْهِ وَقَالَ إِنِّى بَرِىٓءٌ مِّنكُمْ إِنِّىٓ أَرَىٰ مَا لَا تَرَوْنَ إِنِّىٓ أَخَافُ ٱللَّهَ وَٱللَّهُ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veiẕ zeyyene lehümü-şşeyṭânü a`mâlehüm veḳâle lâ gâlibe lekümü-lyevme mine-nnâsi veinnî cârul leküm. felemmâ terâeti-lfietâni nekeṣa `alâ `aḳibeyhi veḳâle innî berîüm minküm innî erâ mâ lâ teravne innî eḫâfü-llâh. vellâhü şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Hani şeytan onlara yaptıklarını güzel göstermiş ve "Bugün insanlardan size galip gelecek kimse yoktur; şüphesiz ki ben de sizin yardımcınızım!" demişti. Ne zaman ki iki ordu birbirini görünce (şeytan) iki topuğunun üzerine geriye dönmüş ve "Şüphesiz ki ben sizden uzağım; şüphesiz ben sizin göremediğinizi görüyorum; gerçek şu ki ben Allah'tan korkuyorum. dipnot 1 Allah'ın azabı şiddetlidir." demişti.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Haşr 59:16.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 48. ayet

Münafıklar, Firavun ailesinin durumu ve ahdi bozanlar 49–58

  1. Enfâl suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 49. ayet. إِذْ يَقُولُ ٱلْمُنَٰفِقُونَ وَٱلَّذِينَ فِى قُلُوبِهِم مَّرَضٌ غَرَّ هَٰٓؤُلَآءِ دِينُهُمْ وَمَن يَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ فَإِنَّ ٱللَّهَ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    iẕ yeḳûlü-lmünâfiḳûne velleẕîne fî ḳulûbihim meraḍun garra hâülâi dînühüm. vemey yetevekkel `ale-llâhi feinne-llâhe `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Hani münafıklar ve kalplerinde hastalık bulunanlar, (Bedir'e giden müslümanlar için) "Bunları dinleri aldatmış!" diyorlardı. dipnot 1 (Oysa) kim Allah'a güvenirse, dipnot 2 şüphesiz ki Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah müslümanlar sayıca ve mühimmat bakımından kendilerinden çok daha fazla ve güçlü olan Mekkeli müşriklere karşı savaşa çıktıkları için çevrelerinde bulunan münafıkların ve kalplerinde hastalık bulunanların sözlerine yer vermekte ve onlara göre dinlerinin yani Hz. Muhammed'in risalet öğretilerinin Bedir'de savaşa giden müslümanları aldattığını söylediklerini hatırlatmaktadır.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Tevekkül], elden gelen fedakârlıkların ve sorumluluklarının gereğini yerine getirdikten sonra Yüce Allah'a güveni esas almak demektir. Müminlerden istenen de böyle bir güveni hayatlarında kurmalarıdır. [Tevekkül] sadece Yüce Allah'a yönelik gerçekleştirilmelidir; çünkü [vekîl] yani "güven kaynağı" olarak Allah yeter; her şeye [vekîl] olan O'dur; O en güzel vekildir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 49. ayet

  2. Enfâl suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 50. ayet. وَلَوْ تَرَىٰٓ إِذْ يَتَوَفَّى ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَضْرِبُونَ وُجُوهَهُمْ وَأَدْبَٰرَهُمْ وَذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْحَرِيقِ

    velev terâ iẕ yeteveffe-lleẕîne keferü-lmelâiketü yaḍribûne vucûhehüm veedbârahüm. veẕûḳû `aẕâbe-lḥarîḳ.

    Mehmet Okuyan

    Hani melekler dipnot 1 yüzlerine ve arkalarına vurarak ve "Tadın yakıcı azabı!" (diyerek) o kâfir olanların canlarını alırken onları bir görseydin!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ölüm melekleriyle ilgili benzer kullanımlar için bkz. Nisâ 4:97; En‘âm 6:61, 93; A‘râf 7:37; Nahl 16:28, 32; Muhammed 47:27.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 50. ayet

  3. Enfâl suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 51. ayet. ذَٰلِكَ بِمَا قَدَّمَتْ أَيْدِيكُمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ لَيْسَ بِظَلَّٰمٍ لِّلْعَبِيدِ

    ẕâlike bimâ ḳaddemet eydîküm veenne-llâhe leyse biżallâmil lil`abîd.

    Mehmet Okuyan

    İşte bu, ellerinizin öne sunduğu şeyler yüzündendir. Şüphesiz ki Allah kullarına asla haksızlık edici değildir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada vurgulanan husus insanların zulmetmelerinin "sebep", azaba uğratılmalarının ise "sonuç" olduğuna dikkat çekilmesidir. Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:182; Hacc 22:10.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 51. ayet

  4. Enfâl suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 52. ayet. كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَفَرُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَأَخَذَهُمُ ٱللَّهُ بِذُنُوبِهِمْ إِنَّ ٱللَّهَ قَوِىٌّ شَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    kede'bi âli fir`avne velleẕîne min ḳablihim. keferû biâyâti-llâhi feeḫaẕehümü-llâhü biẕünûbihim. inne-llâhe ḳaviyyün şedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    (Bunların durumu) tıpkı Firavun'un ailesi (destekçileri) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. (Onlar da) Allah'ın ayetlerini inkâr etmişlerdi de Allah onları günahları sebebiyle yakalamıştı. Şüphesiz ki Allah güçlüdür, azabı şiddetli olandır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:11, 116; Enfâl 8:54.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 52. ayet

  5. Enfâl suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 53. ayet. ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ لَمْ يَكُ مُغَيِّرًا نِّعْمَةً أَنْعَمَهَا عَلَىٰ قَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَأَنَّ ٱللَّهَ سَمِيعٌ عَلِيمٌ

    ẕâlike bienne-llâhe lem yekü mügayyiran ni`meten en`amehâ `alâ ḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim veenne-llâhe semî`un `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Bunun sebebi, bir toplum kendilerinde bulunanı değiştirinceye kadar Allah'ın onlara verdiği nimeti değiştirmemesi ve şüphesiz ki Allah'ın duyan ve bilen olmasıdır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah önceki azgın ve sapkın kavimleri cezalandırmasını ve helak etme sebebini dile getirmek üzere [zâlike bi] ifadesiyle cümleye başlamaktadır. Yüce Allah gerekçesini çok önemli bir sosyolojik hakikat üzerinden vermekte ve bir kavmi, bir topluluğu oluşturan fertler kendilerinde bulunanı değiştirmedikçe onlara verdiği nimeti değiştirmeyeceğini ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 53. ayet

  6. Enfâl suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 54. ayet. كَدَأْبِ ءَالِ فِرْعَوْنَ وَٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ رَبِّهِمْ فَأَهْلَكْنَٰهُم بِذُنُوبِهِمْ وَأَغْرَقْنَآ ءَالَ فِرْعَوْنَ وَكُلٌّ كَانُوا۟ ظَٰلِمِينَ

    kede'bi âli fir`avne velleẕîne min ḳablihim. keẕẕebû biâyâti rabbihim. feehleknâhüm biẕünûbihim veagraḳnâ âle fir`avn. veküllün kânû żâlimîn.

    Mehmet Okuyan

    (Bunların durumu) tıpkı Firavun'un ailesi (destekçileri) ve onlardan öncekilerin durumu gibidir. dipnot 1 Onlar Rablerinin ayetlerini yalanlamışlardı; biz de onları günahları nedeniyle helak etmiş dipnot 2 ve Firavun'un ailesini (destekçilerini denizde) boğmuştuk. Hepsi de zalimdiler.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:11; Enfâl 8:52.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada yalanlamak "sebep", helak ise "sonuç"tur.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 54. ayet

  7. Enfâl suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 55. ayet. إِنَّ شَرَّ ٱلدَّوَآبِّ عِندَ ٱللَّهِ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ فَهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne şerra-ddevâbbi `inde-llâhi-lleẕîne keferû fehüm lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki Allah katında canlıların en kötüsü, kâfir olanlardır. (Çünkü) onlar, iman etmezler. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Enfâl 8:22. ayetle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 55. ayet

  8. Enfâl suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 56. ayet. ٱلَّذِينَ عَٰهَدتَّ مِنْهُمْ ثُمَّ يَنقُضُونَ عَهْدَهُمْ فِى كُلِّ مَرَّةٍ وَهُمْ لَا يَتَّقُونَ

    elleẕîne `âhette minhüm ŝümme yenḳuḍûne `ahdehüm fî külli merrativ vehüm lâ yetteḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Kendileriyle antlaşma yaptığın, sonra her defasında takvâlı (duyarlı) davranmayıp sözleşmelerini bozanlar(a gelince),

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 56. ayet

  9. Enfâl suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 57. ayet. فَإِمَّا تَثْقَفَنَّهُمْ فِى ٱلْحَرْبِ فَشَرِّدْ بِهِم مَّنْ خَلْفَهُمْ لَعَلَّهُمْ يَذَّكَّرُونَ

    feimmâ teŝḳafennehüm fi-lḥarbi feşerrid bihim men ḫalfehüm le`allehüm yeẕẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Savaşta onları yakalarsan, onları darmadağın et ki arkalarından gelenler için (gerçeği) hatırlamaları noktasında (bir ders olsun).

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 57. ayet

  10. Enfâl suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 58. ayet. وَإِمَّا تَخَافَنَّ مِن قَوْمٍ خِيَانَةً فَٱنۢبِذْ إِلَيْهِمْ عَلَىٰ سَوَآءٍ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُحِبُّ ٱلْخَآئِنِينَ

    veimmâ teḫâfenne min ḳavmin ḫiyâneten fembiẕ ileyhim `alâ sevâ'. inne-llâhe lâ yüḥibbü-lḫâinîn.

    Mehmet Okuyan

    (Antlaşma yaptığın) bir kavmin ihanet etmesinden korkarsan, sen de (onlarla yaptığın antlaşmayı) aynı şekilde bozduğunu kendilerine bildir! Şüphesiz ki Allah hainleri sevmez.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 58. ayet

Kuvvet hazırlamak, barışa yanaşmak ve sabır 59–66

  1. Enfâl suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 59. ayet. وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ سَبَقُوٓا۟ إِنَّهُمْ لَا يُعْجِزُونَ

    velâ yaḥsebenne-lleẕîne keferû sebeḳû. innehüm lâ yü`cizûn.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 59. ayet

  2. Enfâl suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 60. ayet. وَأَعِدُّوا۟ لَهُم مَّا ٱسْتَطَعْتُم مِّن قُوَّةٍ وَمِن رِّبَاطِ ٱلْخَيْلِ تُرْهِبُونَ بِهِۦ عَدُوَّ ٱللَّهِ وَعَدُوَّكُمْ وَءَاخَرِينَ مِن دُونِهِمْ لَا تَعْلَمُونَهُمُ ٱللَّهُ يَعْلَمُهُمْ وَمَا تُنفِقُوا۟ مِن شَىْءٍ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ يُوَفَّ إِلَيْكُمْ وَأَنتُمْ لَا تُظْلَمُونَ

    vee`iddû lehüm me-steṭa`tüm min ḳuvvetiv vemir ribâṭi-lḫayli türhibûne bihî `adüvve-llâhi ve`adüvveküm veâḫarîne min dûnihim. lâ ta`lemûnehüm. allâhü ya`lemühüm. vemâ tünfiḳû min şey'in fî sebîli-llâhi yüveffe ileyküm veentüm lâ tużlemûn.

    Mehmet Okuyan

    Onlara (düşmanlara) karşı gücünüz yettiği kadar kuvvet ve bağlanıp beslenen atlar hazırlayın ki dipnot 1 onunla Allah'ın düşman(lar)ını, sizin düşman(lar)ınızı ve onlardan başka sizin bilmediğiniz, Allah'ın bildiği diğerlerini korkutursunuz. Allah yolunda ne infak ederseniz (verirseniz) size eksiksiz ödenir; siz asla haksızlığa uğratılmazsınız. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu emir, düşmana karşı saldıran olmayı değil, hazırlıklı olmayı içerir. Yüce Allah düşmanlara karşı güç hazırlamanın gerekliliğine değinmekte ve tarihsel şartları içeren, ancak bütün zamanları kapsayacak evrensel bir hükme değinmektedir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Konuyla ilgili ayetlerden anlaşılıyor ki iyiliklerin ödülleri "en az" o iyilik kadar, hatta sınırsız olabilir. Kötülüklerin karşılığı ise affedilmezse "en fazla" o kötülük kadardır. Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 60. ayet

  3. Enfâl suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 61. ayet. وَإِن جَنَحُوا۟ لِلسَّلْمِ فَٱجْنَحْ لَهَا وَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّهُۥ هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    vein ceneḥû lisselmi fecnaḥ lehâ vetevekkel `ale-llâh. innehû hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Mehmet Okuyan

    Onlar barışa yanaşırlarsa sen de ona (barışa) yanaş ve Allah'a güven! Şüphesiz ki yalnızca O duyandır, bilendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 61. ayet

  4. Enfâl suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 62. ayet. وَإِن يُرِيدُوٓا۟ أَن يَخْدَعُوكَ فَإِنَّ حَسْبَكَ ٱللَّهُ هُوَ ٱلَّذِىٓ أَيَّدَكَ بِنَصْرِهِۦ وَبِٱلْمُؤْمِنِينَ

    veiy yürîdû ey yaḫde`ûke feinne ḥasbeke-llâh. hüve-lleẕî eyyedeke binaṣrihî vebilmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Sana hile yapmak isterlerse, sana Allah yeter. O seni yardımıyla ve müminlerle destekleyendir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Ahzâb 33:43 ve 56'daki Yüce Allah'ın ve meleklerin müminlere ve Hz. Muhammed'e [salât] etmesinin "destek vermek" anlamına geldiğinin delilidir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 62. ayet

  5. Enfâl suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 63. ayet. وَأَلَّفَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ لَوْ أَنفَقْتَ مَا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا مَّآ أَلَّفْتَ بَيْنَ قُلُوبِهِمْ وَلَٰكِنَّ ٱللَّهَ أَلَّفَ بَيْنَهُمْ إِنَّهُۥ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    veellefe beyne ḳulûbihim. lev enfaḳte mâ fi-l'arḍi cemî`am mâ ellefte beyne ḳulûbihim velâkinne-llâhe ellefe beynehüm. innehû `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    (Allah) onların kalplerinin arasını birleştirmiştir. dipnot 1 Sen yeryüzünde bulunan her şeyi verseydin, yine onların kalplerinin arasını birleştiremezdin fakat Allah onların arasını kaynaştırdı. Şüphesiz ki O güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Al-i İmrân 3:103.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 63. ayet

  6. Enfâl suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 64. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَسْبُكَ ٱللَّهُ وَمَنِ ٱتَّبَعَكَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḥasbüke-llâhü vemeni-ttebe`ake mine-lmü'minîn.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Sana ve sana uyan müminlere Allah yeter!

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 64. ayet

  7. Enfâl suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 65. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ حَرِّضِ ٱلْمُؤْمِنِينَ عَلَى ٱلْقِتَالِ إِن يَكُن مِّنكُمْ عِشْرُونَ صَٰبِرُونَ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفًا مِّنَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِأَنَّهُمْ قَوْمٌ لَّا يَفْقَهُونَ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḥarriḍi-lmü'minîne `ale-lḳitâl. iy yeküm minküm `işrûne ṣâbirûne yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm mietüy yaglibû elfem mine-lleẕîne keferû biennehüm ḳavmül lâ yefḳahûn.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! (Saldırıya karşılık) müminleri savaşa teşvik et! Sizden sabırlı yirmi (kişi) olursa, iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden yüz (kişi) olursa, (gerçeği) anlamayan bir topluluk olmaları sebebiyle kâfir olanlardan bin (kâfir)e galip gelebilir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle savaşta kalabalıkların değil, inanmış kaliteli kişilerin galip geleceğini göstermektedir. Benzer mesajlar: Bakara 2:249; Enfâl 8:19; Tevbe 9:25.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 65. ayet

  8. Enfâl suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 66. ayet. ٱلْـَٰٔنَ خَفَّفَ ٱللَّهُ عَنكُمْ وَعَلِمَ أَنَّ فِيكُمْ ضَعْفًا فَإِن يَكُن مِّنكُم مِّا۟ئَةٌ صَابِرَةٌ يَغْلِبُوا۟ مِا۟ئَتَيْنِ وَإِن يَكُن مِّنكُمْ أَلْفٌ يَغْلِبُوٓا۟ أَلْفَيْنِ بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ مَعَ ٱلصَّٰبِرِينَ

    el'âne ḫaffefe-llâhü `anküm ve`alime enne fîküm ḍa`fâ. feiy yeküm minküm mietün ṣâbiratüy yaglibû mieteyn. veiy yeküm minküm elfüy yaglibû elfeyni biiẕni-llâh. vellâhü me`a-ṣṣâbirîn.

    Mehmet Okuyan

    Şimdi Allah yükünüzü hafifletti; sizde zayıflık olduğunu bildi. Sizden sabırlı yüz (kişi) olursa, (onlardan) iki yüz (kâfir)e galip gelebilir. Sizden bin (kişi) olursa, Allah'ın izniyle (onlardan) iki bin (kâfir)e galip gelebilir. Allah sabredenlerle beraberdir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu iki ayet arasında [nesh] yani "hüküm iptali" yoktur. Kaliteli olan az sayıdaki mümin grubun bu özellikte olmayan çok sayıdaki insanlara galip gelebileceği müjdelenmekte, oran yarı yarıya gelince de savaştan kaçılmaması gerektiği hükme bağlanmaktadır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 66. ayet

Esirler 67–71

  1. Enfâl suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 67. ayet. مَا كَانَ لِنَبِىٍّ أَن يَكُونَ لَهُۥٓ أَسْرَىٰ حَتَّىٰ يُثْخِنَ فِى ٱلْأَرْضِ تُرِيدُونَ عَرَضَ ٱلدُّنْيَا وَٱللَّهُ يُرِيدُ ٱلْـَٔاخِرَةَ وَٱللَّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ

    mâ kâne linebiyyin ey yekûne lehû esrâ ḥattâ yüŝḫine fi-l'arḍ. türîdûne `araḍa-ddünyâ. vellâhü yürîdü-l'âḫirah. vellâhü `azîzün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Hiçbir peygambere yeryüzünde ağır basıncaya (kesin bir zafere ulaşıncaya) kadar, (yanında) esirler bulundurmak yakışmaz. dipnot 1 Siz geçici dünya malını istiyorsunuz, Allah ise (sizin için) ahireti istiyor. Allah güçlüdür, doğru hüküm verendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle kölelik-cariyelik kurumunun bitirilmesi için en önemli ilkeyi içermektedir. Ayrıca kölelerin bedelli veya bedelsiz bırakılmaları (Muhammed 47:4), durumu müsait olanlarla özgürlük sözleşmesi denilen [mükâtebe] yapılması (Nûr 24:33), mümin köle ve cariyelerin müşrik erkek ve kadınlardan hayırlı olduğu ifade edilerek kendileriyle evlenmenin teşvik edilmesi (Bakara 2:221), bazı kefaret uygulamalarında bazen ilk sırada olmak üzere seçenek olarak sunulması (Nisâ 4:92; Mâide 5:89; Mücâdele 58:3), zekât verilecek sekiz gruptan biri olması (Tevbe 9:60), iyilik ve [takvâ]da (duyarlılıkta) onlara yardımın öne çıkartılması (Bakara 2:177; Nisâ 4:36; Nûr 24:33) ve [akabe] denen sarp yokuşu aşmanın ilk uygulaması olarak belirlenmesi (Beled 90:13) bu noktada elbette hatırlanmalıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 67. ayet

  2. Enfâl suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 68. ayet. لَّوْلَا كِتَٰبٌ مِّنَ ٱللَّهِ سَبَقَ لَمَسَّكُمْ فِيمَآ أَخَذْتُمْ عَذَابٌ عَظِيمٌ

    levlâ kitâbüm mine-llâhi sebeḳa lemesseküm fîmâ eḫaẕtüm `aẕâbün `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Allah tarafından (bir hüküm) geçmiş olmasaydı, aldığınız (ganimet)le ilgili size mutlaka büyük bir azap dokunurdu.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 68. ayet

  3. Enfâl suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 69. ayet. فَكُلُوا۟ مِمَّا غَنِمْتُمْ حَلَٰلًا طَيِّبًا وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    fekülû mimmâ ganimtüm ḥalâlen ṭayyibâ. vetteḳu-llâh. inne-llâhe gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Artık elde ettiğiniz ganimetten temiz, helal olarak yiyin! Allah'a karşı takvâlı (duyarlı) olun! Şüphesiz ki Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 69. ayet

  4. Enfâl suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 70. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ قُل لِّمَن فِىٓ أَيْدِيكُم مِّنَ ٱلْأَسْرَىٰٓ إِن يَعْلَمِ ٱللَّهُ فِى قُلُوبِكُمْ خَيْرًا يُؤْتِكُمْ خَيْرًا مِّمَّآ أُخِذَ مِنكُمْ وَيَغْفِرْ لَكُمْ وَٱللَّهُ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    yâ eyyühe-nnebiyyü ḳul limen fî eydîküm mine-l'esrâ iy ya`lemi-llâhü fî ḳulûbiküm ḫayray yü'tiküm ḫayram mimmâ üḫiẕe minküm veyagfir leküm. vellâhü gafûrur raḥîm.

    Mehmet Okuyan

    Ey Peygamber! Elinizdeki esirlere de ki: Allah kalplerinizde hayır olduğunu bilirse, sizden alınandan daha hayırlısını size verir ve sizi bağışlar. Allah çok bağışlayandır, çok merhametlidir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah Bedir savaşı sonrasında müslümanların ellerinde bulunan esirlerle ilgili olarak Hz. Muhammed'in onlara bir hakikati iletmesini emretmektedir. Bu çerçevede Yüce Allah onların kalplerinde hak ve hakikate yani imana ve İslam'a dair bir meyil olduğunu bilirse, Bedir'de kaybettiklerinden, verdikleri fidyelerden, ellerinden alınmış olan mal, servet ve ganimetlerden, yitirdikleri itibarlarından çok daha hayırlılarının kendilerine verileceği bildirilmektedir. İşte bu ifade, savaşta ele geçirilen tutsakların öldürülmemesi gerektiğinin en net gerekçesini ortaya koymaktadır. Çünkü içlerinden birilerinin tevbe edebileceği, bu durumda Bedir'de kaybettiklerinden daha fazlasının onlara hem dünyada hem de mahşerde verileceği müjdelenmektedir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 70. ayet

  5. Enfâl suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 71. ayet. وَإِن يُرِيدُوا۟ خِيَانَتَكَ فَقَدْ خَانُوا۟ ٱللَّهَ مِن قَبْلُ فَأَمْكَنَ مِنْهُمْ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ

    veiy yürîdû ḫiyâneteke feḳad ḫânü-llâhe min ḳablü feemkene minhüm. vellâhü `alîmün ḥakîm.

    Mehmet Okuyan

    Sana ihanet (etmek) isterlerse -ki daha önce Allah'a da ihanet etmişlerdi- ve Allah onlar nedeniyle (sana) imkân vermişti. Allah bilendir, doğru hüküm verendir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 71. ayet

Muhacirler, ensar ve velâyet 72–75

  1. Enfâl suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 72. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ بِأَمْوَٰلِهِمْ وَأَنفُسِهِمْ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَلَمْ يُهَاجِرُوا۟ مَا لَكُم مِّن وَلَٰيَتِهِم مِّن شَىْءٍ حَتَّىٰ يُهَاجِرُوا۟ وَإِنِ ٱسْتَنصَرُوكُمْ فِى ٱلدِّينِ فَعَلَيْكُمُ ٱلنَّصْرُ إِلَّا عَلَىٰ قَوْمٍۭ بَيْنَكُمْ وَبَيْنَهُم مِّيثَٰقٌ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ بَصِيرٌ

    inne-lleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû biemvâlihim veenfüsihim fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. velleẕîne âmenû velem yühâcirû mâ leküm miv velâyetihim min şey'in ḥattâ yühâcirû. veini-stenṣarûküm fi-ddîni fe`aleykümü-nnaṣru illâ `alâ ḳavmim beyneküm vebeynehüm mîŝâḳun. vellâhü bimâ ta`melûne beṣîr.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki iman edip hicret edenler, Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad eden (fedakârlık yapan muhacir)ler ve (onları) barındırıp yardım edenler (ensar) var ya, işte onlar birbirlerinin dostudur. dipnot 1 İman edip hicret etmeyenlere gelince, onlar hicret edinceye kadar size onların sahiplenip korunmalarıyla ilgili hiçbir sorumluluk yoktur. Onlar din hakkında sizden yardım isterlerse, sizinle aralarında sözleşme bulunan bir toplum aleyhine olmaksızın dipnot 2 (o müslümanlara) yardım etmek üzerinize borçtur. dipnot 3 Allah yapmakta olduğunuz her şeyi görendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mâide 5:55-56; Tevbe 9:71.
    2. metne dön, dipnot 2
      Burada antlaşmalara sadık kalmanın ne kadar önemli ve toplumlar arasındaki ilişkilerde ne kadar belirleyici olduğuna dikkat çekilmektedir.
    3. metne dön, dipnot 3
      İslam fetih hareketlerinin dayandığı ayet budur ve dünyanın neresinde bulunursa bulunsunlar, eğer müslümanlar herhangi bir baskı altındaysalar ve diğer müslümanlardan yardım istemişlerse onlara yardım etmek bir din kardeşliği görevidir ve kendilerine mutlak surette yardım edilmelidir.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 72. ayet

  2. Enfâl suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 73. ayet. وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بَعْضُهُمْ أَوْلِيَآءُ بَعْضٍ إِلَّا تَفْعَلُوهُ تَكُن فِتْنَةٌ فِى ٱلْأَرْضِ وَفَسَادٌ كَبِيرٌ

    velleẕîne keferû ba`ḍuhüm evliyâü ba`ḍ. illâ tef`alûhü tekün fitnetün fi-l'arḍi vefesâdün kebîr.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar da birbirlerinin dostudur. dipnot 1 Siz onu (o dostluk birlikteliğini) yerine getirmezseniz, dipnot 2 yeryüzünde bir fitne ve büyük bir bozgunculuk olur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Küfrün tek millet oluşu gerçeği işte burada bir kez daha dile getirilmiş olmakta, münafıkların birbirinden görünmelerinden söz eden Tevbe 9:67'deki ifadeyle buradaki bilgiler örtüşmektedir. Benzer mesajlar: Mâide 5:51; Tevbe 9:67.
    2. metne dön, dipnot 2
      Buradaki [illâ] edatı istisna değil, [in] ve [lâ] edatlarından oluşan bir şart cümlesi başlangıcıdır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 73. ayet

  3. Enfâl suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 74. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱلَّذِينَ ءَاوَوا۟ وَّنَصَرُوٓا۟ أُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلْمُؤْمِنُونَ حَقًّا لَّهُم مَّغْفِرَةٌ وَرِزْقٌ كَرِيمٌ

    velleẕîne âmenû vehâcerû vecâhedû fî sebîli-llâhi velleẕîne evev veneṣarû ülâike hümü-lmü'minûne ḥaḳḳâ. lehüm magfiratüv verizḳun kerîm.

    Mehmet Okuyan

    İman edip Allah yolunda hicret ve cihad edenler (fedakârlık yapanlar), (muhacirleri) barındırıp yardım edenler (ensar) var ya, işte gerçek müminler onlardır. Onlar için bağışlanma ve değerli bir rızık vardır.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 74. ayet

  4. Enfâl suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Enfâl suresi, 75. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ مِنۢ بَعْدُ وَهَاجَرُوا۟ وَجَٰهَدُوا۟ مَعَكُمْ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مِنكُمْ وَأُو۟لُوا۟ ٱلْأَرْحَامِ بَعْضُهُمْ أَوْلَىٰ بِبَعْضٍ فِى كِتَٰبِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ بِكُلِّ شَىْءٍ عَلِيمٌۢ

    velleẕîne âmenû mim ba`dü vehâcerû vecâhedû me`aküm feülâike minküm. veülü-l'erḥâmi ba`ḍuhüm evlâ biba`ḍin fî kitâbi-llâh. inne-llâhe bikülli şey'in `alîm.

    Mehmet Okuyan

    Sonradan iman edecek olan ve hicret edip sizinle birlikte cihad edecekler (fedakârlık yapacaklar) da sizdendir. Allah'ın kitabına göre yakınlık sahibi olanlar birbirlerine daha uygundur. dipnot 1 Şüphesiz ki Allah her şeyi bilendir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Ahzâb 33:6.

    Ayet detayı — Enfâl suresi, 75. ayet