Yûnus suresi

Yûnus suresi, 31. ayet

Yûnus suresi, 31. ayet. قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَمَن يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُ فَقُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

ḳul mey yerzüḳuküm mine-ssemâi vel'arḍi emmey yemlikü-ssem`a vel'ebṣâra vemey yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi vemey yüdebbiru-l'emr. feseyeḳûlûne-llâh. feḳul efelâ tetteḳûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 28–34 · surenin 31. ayeti / 109

Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3

  1. Yûnus 28

    Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

  2. Yûnus 29

    "Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter."

  3. Yûnus 30

    Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler ve (ilah diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.

  4. 31

    De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"

  5. Yûnus 32

    İşte O, sizin gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Hak'tan sonra sadece sapıklık vardır. O halde, nasıl oluyor da (Hak'tan) döndürülüyorsunuz?

  6. Yûnus 33

    Rabbinin yoldan çıkanlar hakkındaki, "Onlar artık imana gelmezler" sözü, işte böylece gerçekleşmiştir.

  7. Yûnus 34

    De ki: "Allah'a koştuğunuz ortaklarınızdan, başlangıçta yaratmayı yapacak, sonra onu tekrarlayacak kimse var mı?" De ki: "Allah, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra onu tekrar eder. O halde, nasıl oluyor da (haktan) çevriliyorsunuz?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

31. Yani Allah’a hakkında herhangi bir delil indirmediği şeyleri ortak koşan şu kimselere, ulûhiyetin tevhidini inkâr etmelerine rağmen rubûbiyetin tevhidini kabul etmelerini karşı bir delil getirmek sureti ile “De ki: Size gökten” rızıkları indirmek sureti ile “ve yerden” türlü rızıkları çıkarmak sureti ile ve rızık sebeplerini kolaylaştırmak yoluyla “rızık veren kimdir?”

“Ya o gözlere ve kulaklara malik olan kimdir?” Bunları yaratan ve bunlara mutlak sahip olan kimdir? Özellikle bunların söz konusu edilmesi, daha değerli ve üstün olanları zikredip daha aşağıdakilere dikkat çekmek kabilindendir. Bir de bunların değer ve faydalarına işaret etmek içindir.

“Ölüden diriyi çıkartan” tane ve tohumlardan çeşitli ağaç ve bitkileri, kâfirden mü’mini, yumurtadan kuşu vb. çıkaran “ve diriden de ölüyü” sözü geçenlerin aksini “çıkaran kimdir?”

“İşleri” gerek ulvi âlemde gerek süfli âlemde “yerli yerince kim yönetiyor?” Bu ise bütün ilâhî tedbir ve idare çeşitlerinin hepsini kapsamaktadır. İşte sen onlara bütün bunları soracak olursan: “Hemen: Allah, diyeceklerdir.” Çünkü onlar, bütün bunları itiraf etmekte, Yüce Allah’ın sözü geçen bu hususların hiç birisinde ortağı bulunmadığını kabul etmektedirler.

O halde sen de onlara susturucu delili getirerek: “De ki: O halde” Allah’tan “korkmaz mısınız?” O’ndan korup da ibadetinizi hiçbir kimseyi ortak koşmaksızın yalnızca O’na ihlasla yapmayacak ve O’nun dışında tapındığınız her türlü ortak ve putları bir kenara itmeyecek misiniz?!

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Allah'a ortak koşan o müşriklere de ki: Üzerinize gökten yağmuru indirmek suretiyle sizi rızıklandıran kimdir? Yeryüzünde her türlü bitkiyi bitirmek suretiyle ve içerisinde barındırdığı madenler ile yerden sizi rızıklandıran kimdir? Nutfeden insanı, yumurtadan kuşları çıkarmasında olduğu gibi ölüden diriyi çıkaran kimdir? Aynı şekilde insandan nutfeyi ve kuşlardan da yumurtayı çıkarmasında olduğu gibi diriden ölüyü çıkaran kimdir? Göklerin, yerin ve bunlarda bulunan mahlukatın işlerini çekip çeviren kimdir? Onlar, bunların hepsini yapan Allah'tır, diye cevap vereceklerdir. Onlara de ki: Bunu bilmez misiniz ve emirlerini yerine getirip yasaklarından kaçınarak Allah'tan sakınmaz mısınız?

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. مَن men kimdir?
  3. يَرْزُقُكُم yerzukukum sizi rızıklandıran kök: رزق
  4. مِّنَ mine
  5. ٱلسَّمَآءِ s-semai gökten kök: سمو
  6. وَٱلْأَرْضِ vel'erdi ve yerden kök: ارض
  7. أَمَّن emmen yahut kimdir?
  8. يَمْلِكُ yemliku sahip olan kök: ملك
  9. ٱلسَّمْعَ s-sem'a kulaklara kök: سمع
  10. وَٱلْأَبْصَـٰرَ vel'ebsara ve gözlere kök: بصر
  11. وَمَن ve men ve kimdir?
  12. يُخْرِجُ yuhricu çıkaran kök: خرج
  13. ٱلْحَىَّ l-hayye diriyi kök: حيي
  14. مِنَ mine -den
  15. ٱلْمَيِّتِ l-meyyiti ölü- kök: موت
  16. وَيُخْرِجُ ve yuhricu ve çıkaran kök: خرج
  17. ٱلْمَيِّتَ l-meyyite ölüyü kök: موت
  18. مِنَ mine -den
  19. ٱلْحَىِّ l-hayyi diri- kök: حيي
  20. وَمَن ve men ve kimdir?
  21. يُدَبِّرُ yudebbiru düzene koyan kök: دبر
  22. ٱلْأَمْرَ ۚ l-emra işleri kök: امر
  23. فَسَيَقُولُونَ feseyekulune diyecekler kök: قول
  24. ٱللَّهُ ۚ llahu Allah kök: اله
  25. فَقُلْ fekul de ki kök: قول
  26. أَفَلَا efela öyleyse
  27. تَتَّقُونَ tettekune sakınmıyor musunuz? kök: وقي

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    "Geceyi gündüze sokarsın, gündüzü geceye sokarsın. Ölüden diriyi çıkarırsın, diriden ölüyü çıkarırsın. Dilediğine de hesapsız rızık verirsin."

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    (169-170) Allah yolunda öldürülenleri sakın ölüler sanma. Bilakis onlar diridirler, Rableri katında Allah'ın, lütfundan kendilerine verdiği…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık · Ortak kavram: Ölüm

    Allah, sizi yaratan, sonra size rızık veren, sonra sizi öldürecek ve daha sonra da diriltecek olandır. Allah'a koştuğunuz ortaklardan, bunlardan…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Allah, kendisine hükümdarlık verdi diye (şımarıp böbürlenerek) Rabbi hakkında İbrahim ile tartışanı görmedin mi? Hani İbrahim, "Benim Rabbim…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Ey insanlar! Şüphesiz ben, yer ve göklerin hükümranlığı kendisine ait olan Allah'ın hepinize gönderdiği peygamberiyim. O'ndan…

  • Ortak kavram: Ölüm · Ortak kavram: Hayat · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    Şüphesiz göklerin ve yerin hükümranlığı yalnız Allah'ındır. O, diriltir ve öldürür. Sizin için Allah'tan başka ne bir dost, ne de bir yardımcı vardır.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Şüphesiz sen ölülere duyuramazsın. Arkalarına dönüp kaçarlarken sağırlara da çağrıyı duyuramazsın.

  • Aynı kök: دبر (44 geçiş) · Ortak kavram: Ölüm

    Şüphesiz, sen ölülere işittiremezsin. Dönüp gittikleri zaman çağrıyı sağırlara da işittiremezsin.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? Veya işitme (duyu)suna ve gözlere kim hâkim bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor; diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor?" Hemen "Allah" diyecekler. dipnot 1 De ki: "(Hâlâ) takvâlı (duyarlı) olmayacak mısınız?

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:84-89; ‘Ankebût 29:61, 63; Lokmân 31:25; Zümer 39:38; Zuhruf 43:9, 87.

Mustafa İslamoğlu

(Ey Peygamber)! De ki: "Göğün ve yerin ürünleriyle sizi rızıklandıran kimdir? Peki, işitme ve görme duyularınız üzerinde kim mutlak söz sahibidir? Dahası kimdir ölüden diriyi çıkaran? Ve diriden ölüyü çıkaran kim? Ya bir düzen içerisinde devinen bütün bir varlığa talimatı kim veriyor? Derhal diyecekler ki: "(Elbette) Allah!" O halde sen de (onlara) de ki: "Hala sorumsuzca davranmayı sürdürecek misiniz?"

Muhammed Esed

De ki: "Sizi göğün ve yerin ürünleriyle rızıklandıran kimdir? Yahut kimdir, işitme ve görme yetisi üzerinde mutlak egemen olan? Kimdir, ölüden diriyi, diriden de ölüyü çıkaran? Ve (yine) kimdir var olan her şeyi çekip çeviren?" Şüphesiz, diyecekler ki: "(Elbette) Allah!" Öyleyse, de ki: "Peki, O'na karşı artık gereken duyarlığı göstermeyecek misiniz?

Ahmed Hulusi

(Müşriklere) de ki: "Sizi semadan ve arzdan kim rızıklandırıyor? Yahut işitme ve görme kuvvelerinin sahibi kim? Ölüden (ölü hükmündeki kendini sırf beden sanma yaşamından) diriyi (Hayy olanın Esma'sıyla diri olduğu bilincini) kim çıkarıyor ve diriden (Hakikati itibarıyla diri iken) ölüyü (kendi veya karşısındakinin hakikatini görememe veya kendini sırf beden olarak kabullenip, toprak olup yok olacağını sanma halini) kim oluşturuyor? Kim Hükmü tedbir ediyor?". . . "Allah" diyecekler. . . De ki: "O halde niye korunanlardan olmuyorsunuz?"

Ali Bulaç

De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızık veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve işleri evirip çeviren kimdir? Onlar: "Allah" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?

Ali Özek ve heyeti

(Rasûlüm!) de ki: Sizi gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? Ya da kulaklara ve gözlere kim mâlik (ve hakim) bulunuyor? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Her türlü) işi kim idare ediyor? «Allah» diyecekler. De ki: Öyle ise (Ona âsi olmaktan) sakınmıyor musunuz?

Ali Rıza Safa

De ki: "Hem gökten hem de yeryüzünden size geçimlikler veren kimdir? Duyma ve görme yetinizin egemeni kimdir? Diriyi ölüden; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Tüm işleri yöneten kimdir?" O zaman, şöyle diyecekler: "Allah!" De ki: "Yine de sorumluluk bilincine erişmeyecek misiniz?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor, ya da gözleri ve kulakları yaratan, koruyan kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? İşi kim idare ediyor?" Hemen "Allah" diyecekler. De ki: "Hala sakınmıyor musunuz?"

Edip Yüksel

De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?" "ALLAH" diyecekler. De ki: "Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki, 'Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? İşitme ve görme duyularınızı kim kontrol ediyor? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Tüm işleri kim yönetiyor?' 'ALLAH,' diyecekler. De ki: 'Öyleyse neden erdemli davranmıyorsunuz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor? O kulak ve gözlerin sahibi kim? Kim ölüden diriyi çıkarıyor, diriden de ölüyü çıkarıyor? Kim bütün işleri düzenliyor?" Hemen diyecekler: "Allah!" De ki: "O halde (O'nun azabından) sakınmaz mısınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: size gökten ve yerden kim rızk veriyor? Ya o sem' u ebsar kimin milki bulunuyor? Ve kim o ölüden diri çıkarıyor ve diriden ölü çıkarıyor? Ve emri kim tebdir ediyor? Derhal diyecekler ki Allah, de ki, o halde sakınmaz mısınız?

Erhan Aktaş

De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir? dipnot 1 " Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı olmayacak mısınız?" de.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koyduğu yasalar ile evreni düzenleyen, yöneten.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?" dipnot 1 Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı dipnot 2 olmayacak mısınız?" de.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Koyduğu yasalar ile evreni düzenleyen, yöneten.
  2. metne dön, dipnot 2
    Takva, korunmak, önlemek, saklamak. Kişinin vahye içtenlikle uyarak kendisini kötü, zararlı ve tehlikeli şeylere karşı koruması ve güvene almasıdır. Takva, sözcük olarak zarar verecek şey ile korunacak şey arasına konan engel demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Sizleri gökten ve yerden rızıklandıran kimdir? İşitme ve görme gücünü veren kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü çıkaran kimdir? Bütün işleri düzenleyen kimdir?" Diyecekler ki: "Allah'tır." O halde, "O'na karşı takvalı olmayacak mısınız!" de.

Gültekin Onan

De ki: "Göklerden ve yerden sizlere rızk veren kimdir? Kulaklara ve gözlere malik olan kimdir? Diriyi ölüden çıkaran ve ölüyü diriden çıkaran kimdir? Ve buyruğu evirip çeviren / yöneten / yönlendiren kimdir? Onlar: "Tanrı" diyeceklerdir. Öyleyse de ki: "Peki siz yine de korkup sakınmayacak mısınız?

Hasan Basri Çantay

(Habibim) de ki: "Size gökden ve yerden rızık veren kim? O kulaklara ve gözlere (onların hilkat ve hizmetlerine) malik (ve haakim) olan kim? Ölüden diriyi kim çıkarıyor, diriden ölüyü kim çıkarıyor? (Hülasa) işi (kainatın ve hilkatin bütün umurunu) kim tedbir (ve idare) ediyor"? Derhal diyecekler ki: "Allah". De ki: "O halde (onun ıkaabından) sakınmaz mısınız?

İbni Kesir

De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere kim hükmeder? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: Allah'tır, diyecekler. O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.

Mehmet Alagaş

(24-36) Dünya hayatının misali tıpkı gökten indirdiğimiz su gibidir, arzın bitkileri / nebatı onunla karışır / harmanlanır ve ondan da insanlar ve hayvanlar yerler , ne zaman ki arz takılarını alıp süslendiğinde ehli / kullanıcıları buna onların muktedir olduklarını sanarlar, gece veya gündüz oraya emrimiz geldiğinde onu, sanki hiçbir şeyi yokmuş hale / hasat edilmiş hale getiririz, adeta dün ki zenginliği kalmamış gibidir, f ikir üreten kavim için ayetlerimizi böyle ayrıntılı açıklarız, Allah sizi teslimiyet yurduna / teslimiyet alanına davet eder ve istediğini de doğru yola yönlendirir. Güzel davranışlılara daha güzeli ve de ilavesi / ziyadesi vardır , yüzlerine ne toz ne de zillet bulaşır , işte onlar cennet halkıdırlar orada ebedi kalıcıdırlar. Kötülük kazanmış olanların cezası benzeri şekilde bir kötülüktür , onları ise zillet kaplar, onlar için Allahtan başka k urtarıcı da / asım da yoktur, gecenin karanlığından bir parça yüzlerini kaplamış gibidirler, işte bunlar Ateş halkıdır onlar orada kalıcıdırlar. O gün onları bir araya toplayacağız , sonra ortak koşanlara işte sizin ve ortaklarınızın mekanlarınız diyeceğiz ve aralarını da ayıracağız, onların ortakları; sizler bize ibadet eder değildiniz diyecekler, Allah’ın sizinle bizim aramızdaki şahitliği yeterlidir ki bizler sizin bize olan ibadetinizden gafil idik / farkında değildik. İşte o rada her kişiye geçmiş te yaptıklarıyla ilgili bilgilendirilecek / tebliğ edilecek, gerçek dostları olan Allah’a döndürülürl er ve iftira ettikleri şeyler ise onlardan sapar gider ler. De ki k im sizi semalardan ve arzdan rızıklandırıyor? kim işitmelere ve görmelere maliktir? Kim ölüden diri çıkarıyor, kim diriden ölüyü çıkarıyor? kim işleri idare ediyor? Allah diyecekler, hemen deki o halde sakınmaz mısınız? Bu sizin Allah’ınızdır gerçek rabbinizdir, Haktan sonrası ise sadece sapmışlıktır, nasıl olurda savrulursunuz. İşte böylelikle Rabbinin, yoldan çıkmışlar / fasıklar hakkında ki kelimesi gerçekleşti , kesinlikle onlar inanmıyorl ar. De ki ortak koştuklarınızdan yaratmaya başlay an ve onu tekrarlayacak olan var mı? Deki Allah yaratmaya başlar ve onu tekrarlar , nasıl olurda uydurursunuz? De ki ortak koştuklarınızdan gerçeğe / hakka yönlendirecek olan var mı? Deki Allah gerçeğe yönlendirir. Gerçeğe yönlendirene mi uyulur yoksa yönlendirilmediği sürece yön bulamaya kimseye mi tabi olunur? Ne oluyor size , nasıl yargıda bulunuyorsunuz / nasıl hüküm veriyorsunuz. Onların çoğu sanmalarına / zanlarına u yuyorlar muhakkak ki sanmak, gerçek olandan / hakikatten bir fayda sağlamaz, Allah yaptıklarınızı kesinlikle çok iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: “Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlerin sahibi kimdir? Diriyi ölüden çıkaran, ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir?” Onlar, “Allah'tır!” diyecekler. O halde “O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız?” de.

Süleyman Ateş

De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da o kulak(lar)ın ve gözlerin sahibi kimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? Kim buyruğu(nu) yürütüyor (kainatı yönetiyor)?" "Allah." diyecekler. "O halde, korunmuyor musunuz?" de.

Süleymaniye Vakfı

Bunlara bir sor: "Gökten ve yerden size rızık veren kim dipnot 1 ? Dinleme ve görme (basiret) yetenekleri üzerinde hakim olan kim? Ya ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Bütün işleri çekip çeviren kim?" Hepsi de "Allah'tır!" diyecekler. Öyleyse de ki "Ona karşı yanlış yapmaktan sakınmaz mısınız dipnot 2 ?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Desen ki "Size gökten ve yerden size rızık veren kim? Dinleme ve ileri görüşlü olma (basiret) özelliklerinize hakim olan kim?Ya ölüden diriyi çıkaran, diriden de ölüyü çıkaran kim? Kimdir o bütün işleri çekip çeviren?" "Allah'tır" diyeceklerdir. De ki "Hiç çekinmez misiniz?"

Şaban Britch

De ki: Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere malik olan kimdir? Ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi çekip çeviren kimdir? Onlar: Allah’tır! diyecekler. De ki: O halde O’na (şirk koşmaktan) sakınmaz mısınız?

Şaban Piriş

De ki: -Gökten ve yerden size rızık veren kimdir? Kulak ve gözlere hükmeden kimdir? ölüden diriyi çıkaran; ölüyü de diriden çıkaran kimdir? Her işi düzenleyen kimdir? Onlar: -Allah'tır! diyecekler. -O halde O'na karşı gelmekten sakınmaz mısınız? de.

Yaşar Nuri Öztürk

Sor: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya o işitme gücünün ve gözlerin sahibi kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? Kim çekip çeviriyor iş ve oluşu?" Hemen, "Allah!" diyecekler. De ki: "Hala kendinize gelmiyor musunuz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them -the infidels- O Muhammad: "Who supplies you with the provisions from the Heavens and the earth and with the means of sustaining your lives? Who has control over the faculties of hearing and sight, faculties divine? Who causes the living* to egress from the dead and causes the dead to fall from the living? And Who conducts all affairs? Ironically, they will say: "Allah". Then say to them: "Will you, then, not entertain the profound reverence dutiful to Him!"

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘Who provides for you from the sky and the earth? Who controls hearing and sight? Who brings forth the living from the dead and the dead from the living, and who governs everything?’ They are sure to say, ‘God.’ Then say, ‘So why do you not take heed of Him?

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Who is it that sustains you (in life) from the sky and from the earth? or who is it that has power over hearing and sight? And who is it that brings out the living from the dead and the dead from the living? and who is it that rules and regulates all affairs?" They will soon say, "Allah". Say, "will ye not then show piety (to Him)?"

Abul A'la Maududi

Ask them: 'Who provides you with sustenance out of the heavens and the earth? Who holds mastery over your hearing and sight? Who brings forth the living from the dead and the dead from the living? Who governs all affairs of the universe?' They will surely say: 'Allah.' Tell them: 'Will you, then, not shun (going against reality)?"

Aisha Bewley

Say: ‘Who provides for you out of heaven and earth? Who controls hearing and sight? Who brings forth the living from the dead and the dead from the living? Who directs the whole affair?’ They will say, ‘Allah. ’ Say, ‘So will you not have taqwa?’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "Who provides for you from the sky and the earth? Or who owns hearing and sight? And who brings out the living from the dead and brings out the dead from the living? And who disposes the affairs?" They will say: "Allâh." Say: "Will you not then be afraid of Allâh’s punishment (for setting up rivals in worship with Allâh)?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Who provides for you out of the sky and the earth? Who controls [your] hearing and sight, and who brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living, and who directs the command?’ They will say, ‘Allah. ’ Say, ‘Will you not then be wary [of Him]?’

Amatul Rahman Omar

Ask, `Who provides you sustenance from the heaven and the earth? Or who controls hearing and sight? And who brings forth the living out of the dead and brings forth the dead out of the living? And who directs and regulates all the affairs (of the universe)?' They will certainly say thereupon, `It is Allâh. ' Then say, `Will you not even then guard against evil (doings).

Arthur John Arberry

Say: 'Who provides you out of heaven and earth, or who possesses hearing and sight, and who brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living, and who directs the affair?' They will surely say, 'God. ' Then say: 'Will you not be godfearing?'

Bijan Moeinian

Ask them: "Who provides your means of existence from the sky above (such as oxygen for breathing and rain for cultivation) and the earth below (such as food and running water?) Who has given you the ability to hear and to see? Who makes life appear from death and replaces death with life?" They will answer: “God. ” Say: “Why then you do not respect the Lord (and do not obey His Commandments?)”

E. Henry Palmer

Say, 'Who provides you from the heaven and the earth? who has dominion over hearing and sight? and who brings forth the living from the dead, and brings forth the dead from the living? and who governs the affair?' And they will say, 'God. ' Say, 'Do ye not then fear?'

Edip-Layth

Say, "Who provides for you from the sky and the land? Who possesses the hearing and the eyesight? Who brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living? Who controls all affairs?" They will say, "God." Say, "Why then you do not show awareness!"

George Sale

Say, who provideth you food from heaven and earth? Or who hath the absolute power over the hearing and the sight? And who bringeth forth the living from the dead, and bringeth forth the dead from the living? And who governeth all things? They will surely answer, God. Say, will ye not therefore fear Him?

Hamid S. Aziz

There shall every soul experience what it did (or has sent on) before; and they shall be returned unto Allah, their rightful Lord, and that which they used to invent shall fail them.

Mahmoud Ghali

Say, "Who provides you from the heaven and the earth, or even who possesses hearing and beholdings, (i. e., eyesights) and who brings out the living from the dead and brings out the dead from the living, and who conducts the Command?" Then will they soon say, " Allah." So say, "Then will you not be pious?".

Marmaduke Pickthall

Say (unto them, O Muhammad): Who provideth for you from the sky and the earth, or Who owneth hearing and sight; and Who bringeth forth the living from the dead and bringeth forth the dead from the living; and Who directeth the course? They will say: Allah. Then say: Will ye not then keep your duty (unto Him)?

Mohamed Ahmed - Samira

Ask them: "Who gives you food and sustenance from the skies and the earth? Or, who is the lord of ear and eye? And who brings forth the living from the dead, the dead from the living? And who directs all affairs?" They will say: "God. " So tell them: "Why do you not fear Him?"

Muhammad Asad

SAY: "Who is it that provides you with sustenance out of heaven and earth, or who is it that has full power over [your] hearing and sight? And who is it that brings forth the living out of that which is dead, and brings forth the dead out of that which is alive? And who is it that governs all that exists?" And they will [surely] answer: "[It is] God. " Say, then: "Will you not, then, become [fully] conscious of Him-

Mustafa Khattab

Ask ˹them, O  Prophet˺, "Who provides for you from heaven and earth? Who owns ˹your˺ hearing and sight? Who brings forth the living from the dead and the dead from the living? And who conducts every affair?" They will ˹surely˺ say, “Allah.” Say, “Will you not then fear ˹Him˺?

Progressive Muslims

Say: "Who provides for you from the sky and the land Who possesses the hearing and the eyesight, and who brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living, and who controls all affairs" They will Say: "God. " Say: "Will you not be righteous!"

Rashad Khalifa

Say, "Who provides for you from the heaven and the earth? Who controls all the hearing and the eyesight? Who produces the living from the dead, and the dead from the living? Who is in control of all things?" They would say, "GOD." Say, "Why then do you not observe the commandments?"

Sahih International

Say, "Who provides for you from the heaven and the earth? Or who controls hearing and sight and who brings the living out of the dead and brings the dead out of the living and who arranges [every] matter?" They will say, " Allah," so say, "Then will you not fear Him?"

Sam Gerrans

Say thou: “Who provides for you from the heaven and the earth?” If He who owns the hearing and the sight, and He who brings forth the living from the dead and brings forth the dead from the living, and He who directs the matter — then will they say: “God” — then say thou: “Will you then not be in prudent fear!”

Shabbir Ahmed

(Now is the time for them to think. ) Say (O Messenger), "Who is it that provides for you from the heaven and the earth, or who is it that has full power over your hearing and sight? And who is it that brings forth the living from the dead, and the dead from the living? And who is it that directs the Order of the Universe?" They will say, "Allah." Say, "Will you not then be mindful of His Laws?"

Syed Vickar Ahamed

Say: "Who is it that provides you (for life) from the sky and from the earth? Or who is it that has power over hearing and sight? And who is it that brings out the living from the dead, and the dead from the living and who is it that rules and controls all affairs?" They will soon say, "Allah!" Say: "Then will you not show piety (to Him)?"

Taqi Usmani

Say, "Who gives you sustenance from the heavens and the earth? Or, who controls the (powers of) hearing and seeing? And who brings forth the living from the dead, and brings forth the dead from the living? And who manages everything?" They will say, “Allah.” Then, (you) say, “Would you not, then, fear Allah (by desisting from holding others as gods)?”

The Monotheist Group

Say: "Who provides for you from the heavens and the earth? Who possesses the hearing and the eyesight? And who brings the living out from the dead and brings the dead out from the living? And who manages all affairs?" They will say: "God." Say: "Will you not be righteous!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 31. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 31. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 31. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩