Diyanet İşleri
Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 80. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ
felemmâ câe-sseḥaratü ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.
Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş Yûnus 75–93 3
Musa: "Size hak gelince, onun hakkında böyle mi diyorsunuz? Bu bir sihir midir? Oysa sihirbazlar, iflah olmazlar!" dedi.
Dediler ki: "Bizi atalarımızı üzerinde bulduğumuz yoldan döndüresin de yeryüzünde hakimiyet (devlet) ikinizin eline geçsin diye mi bize geldin? Biz ikinize de inanmıyoruz."
Firavun, "Bütün usta sihirbazları bana getirin" dedi.
Sihirbazlar gelince Musa onlara, "Atacağınızı atın (hünerinizi ortaya koyun)" dedi.
Sihirbazlar atacaklarını atınca, Musa dedi ki: "Sizin bu yaptığınız sihirdir. Allah, onu elbette boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah, bozguncuların işini düzeltmez.
Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir."
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
80. “Nihâyet sihirbazlar” Mûsâ ile yarışmak üzere “gelince Mûsâ onlara: Atacağınızı atın, dedi” Yani siz neyi atmak istiyorsanız atabilirsiniz. Ben size, belirli bir şeyi atın, demiyorum. Çünkü Mûsâ kesin olarak galip geleceğini biliyordu. Onlara ve onların neler yapacaklarına da hiç aldırış etmiyordu.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Firavun, sihirbazlar ile gelince Musa -aleyhisselam- onlara karşı yardım olunacağından emin bir şekilde sihirbazlara şöyle dedi: "Ne atacaksanız atın!"
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
(16-17) (Bunlar), "Rabbimiz, biz iman ettik. Bizim günahlarımızı bağışla. Bizi ateş azabından koru" diyenler, sabredenler, doğru olanlar, huzurunda…
Aynı kök: سحر (63 geçiş)
O gün Allah, şöyle diyecek: "Ey Meryem oğlu İsa! Senin üzerindeki ve annen üzerindeki nimetimi düşün. Hani, seni Ruhu'l-Kudüs (Cebrail) ile…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Büyücüler gelince Musa onlara "Ne atacaksanız atın!" demişti. dipnot 1
Sihirbazlar gelince, Musa onlara dedi ki: "Atın atacaklarınızı!"
Sihirbazlar gelince Musa onlara: "Haydi atın atmak (istediğinizi)!" dedi.
Ne zaman ki sihirbazlar toplandı, Musa onlara: "Atacağınızı atın" dedi.
Büyücüler geldiğinde Musa: "Atacağınız şeyleri atın" dedi.
Sihirbazlar gelince Musa onlara: Atacağınızı atın, dedi.
Büyücüler geldiğinde, Musa, dedi ki: "Ne atacaksanız atın!"
Büyücüler gelince Musa onlara,"Atacağınızı atın!" dedi.
Büyücüler gelince, Musa onlara, "Ne atacaksanız atın!" dedi.
Büyücüler gelince, Musa onlara, 'Ne atacaksanız atın!,' dedi.
Bunun üzerine büyücüler gelince Musa onlara: "Ne atacaksanız ortaya siz atın!" dedi.
Bunun üzerine sihirbazlar geldiği vakıt Musa onlara ne ortaya atacaksınız siz atın dedi
Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.
Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.
Sihirbazlar gelince, Musa onlara: "Atacaklarınızı atın." dedi.
Büyücüler geldiğinde Musa: "Atacağınız şeyleri atın" dedi.
Nihayet sihirbazlar geldiği zaman Musa onlara (ortaya) ne atacaksanız atın" dedi.
Sihirbazlar gelince, Musa onlara: Atacağınızı atın, dedi.
(75-93) Sonra o nların ardından Musa ve Harun ’u Firavun ve seçkinlerine yolladık, büyüklendiler ve suçlu kavim oldular , yanımızdan bir gerçek geldiğinde dediler ki bu apaçık bir büyüdür / sihirdir , Musa, size hak geldiği için mi böyle söylüyorsunuz? Sihir mi bu? Sihirbazlar iflah olmazlar / kurtuluşa eremezler dedi. Dediler ki babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan, dikkatimizi başka yöne çevirmeye ve arzın büyüklerinden olmaya mı geldiniz? Bizler her ikinize de iman etmiyoruz . Firavun dedi ki bilge tüm büyücüleri bana getirin , s ihirbazlar geldiğinde Musa onlara dedi ki, ne atacaksanız atın, attıkları zaman Musa dedi ki sizin bu getirdiğiniz sihirdir, muhakkak ki Allah, onu iptal edecektir. Kesin olan şu ki Allah bozguncuların / ifsat edenlerin amellerini ıslah etmez. Allah, kelimelerinin / ifade ettiklerinin gerçek olduğunu / hakikat olduğunu suçlular hoşlanmasa da gerçekleştir ir. Musa’ya sadece kavminden zürriyeti / soydaşları, onlar da firavun ve seçkinlerinin onları sınayacakları / fitneye düşürecekleri korkularından dolayı iman etti. Muhakkak ki Firavu n, arzda yüceydi ve de kesinlikle savurganlardandı / müsrif ti. Musa dedi ki ey kavmim Eğer Allaha iman ettiyseniz eğer ki tam teslim olduysanız vekaleti ona veriniz. Dediler ki Allaha tevekkül ettik , Rabbimiz Zalim kavme bizleri sınama yapma / fitne yapma, rahmetinle bizleri, örtbas eden kavimden / kafir kavimden kurtar. Musa’ya ve kardeşine Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evleriniz kıbleli olsun , namazları kılın ve de müminleri müjdele yin şeklinde vahyettik. Musa dedi ki Rabbimiz sen Firavuna ve se çkinlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin, Rabbimiz! yolundan sapmaları için mi verdin? Rabbimiz onların mallarını sil süpür / kazı, kalplerini şiddetlendir, onlar acı veren azabı görünceye kadar sana iman etmezler. Her ikinizin de duasına icabet edildi , İstikamet üzere kalın, bilmeyenlerin yoluna uymayın dedi. İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve ordusu kin ve düşmanlık içinde onları takip ettiler, Firavun boğulduğunu idrak ettiğinde dedi ki kesinlikle İsrail oğullarının iman ettiği ilahlarından başka ilah olmadığına iman ettim ve ben Müslümanlardanım dedi, yani şimdi mi? sen önceden kesinlikle i syan etmiştin, bozgunculardandın, bugün senin bedenini s enin ardından gelenlere gösterge olsun / ayet olsun diye kurtaracağız , İnsanların çoğu ayetlerimize karşı dikkatsizdirler / gafildirler. Kesin olan şu ki biz, İ srail oğullarını güvenli yerleşim yerlerine yerleştirdik , hoş olan şeylerden onları rızıklandırdık , ne zaman ki onlara ilim geldi / bilgi geldi karşıtlığa / ihtilafa düştüler, muhakkak ki Rabbin aralarındaki ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü hükmünü gerçekleştirecektir.
Sihirbazlar gelince Mûsâ onlara: "Atacağınızı atın!" dedi.
Büyücüler gelince Musa onlara: "Atacağınızı atın (hünerinizi gösterin)." dedi.
Sihirbazlar gelince Musa onlara "Haydi atın atacağınızı!" dedi dipnot 1 .
Sihirbazlar gelince Musa onlara: "Ne atacaksanız atın!" dedi.
Sihirbazlar gelince Musa onlara: Atacağınızı atın, dedi.
Sihirbazlar gelince Musa onlara: -Ne ortaya koyacaksanız koyun! dedi.
Büyücüler gelince, Musa onlara şöyle dedi: "Ortaya koyma gücünde olduğunuz şeyleri sergileyin."
When all the skilled sorcerers assembled themselves unto Pharaoh. Mussa said to them: "Throw forth what you have up your sleeves"
When the sorcerers came, Moses said to them, ‘Throw down whatever you have.’
When the sorcerers came, Moses said to them: "Throw ye what ye (wish) to throw!"
And when the sorcerers came Moses said to them: 'Cast whatever you wish to cast.'
When the magicians came, Musa said to them, ‘Throw whatever you have to throw!’
And when the sorcerers came, Mûsâ (Moses) said to them: "Cast down what you want to cast!"
So when the magicians came, Moses said to them, ‘Throw down what you have to throw. ’
Now when the sorcerers came, Moses said to them, `Present whatever you have to present. '
Then, when the sorcerers came, Moses said to them, 'Cast you down what you will cast. '
When the magician gathered, Moses said: "Come with your best tricks. "
and when the sorcerers came, Moses said to them, 'Throw down what ye have to throw!'
When the magicians came, Moses said to them: "Cast what you will cast."
And when the magicians were come, Moses said unto them, cast down that which ye are about to cast down.
And Pharaoh said, "Bring me every expert sorcerer;"
So, as soon as the sorcerers came, Mûsa said, "Cast down whatever you are casting. "
And when the wizards came, Moses said unto them: Cast your cast!
So when the magicians arrived, Moses said to them: "Cast whatever (spell) you have to cast. "
And when the sorcerers came, Moses said unto them: "Throw whatever you may [wish to] throw!"
When the magicians came, Moses said to them, "Cast whatever you wish to cast!"
So, when the magicians came, Moses said to them: "Cast what you will cast. "
When the magicians came, Moses said to them, "Throw whatever you are going to throw."
So when the magicians came, Moses said to them, "Throw down whatever you will throw. "
And when the sorcerers came, Moses said to them: “Cast what you will cast!”
And when they came, Moses said to them, "Begin with your presentation. "
And when the magicians came, Musa (Moses) said to them: "You throw whatever you (want) to throw!"
So, when the magicians came, Mūsā said to them, "Cast what you have to cast."
So, when the magicians came, Moses said to them: "Cast what you will cast."