13. sure

Ra'd Suresi الرعد

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6 karşılaştır — Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz
  2. Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18 karşılaştır — Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli
  3. Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26 karşılaştır — Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri
  4. Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31 karşılaştır — Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği
  5. Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37 karşılaştır — Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm
  6. "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43 karşılaştır — "Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Direksiz yükselen gökler ve dirilişe itiraz 1–6

  1. Ra'd suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 1. ayet. الٓمٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ وَٱلَّذِىٓ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَ ٱلنَّاسِ لَا يُؤْمِنُونَ

    elif-lâm-mîm-râ. tilke âyâtü-lkitâb. velleẕî ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu velâkinne ekŝera-nnâsi lâ yü'minûn.

    Mehmet Okuyan

    Elif. Lâm. Mîm. Râ. dipnot 1 İşte şu(nlar), Kitabın ayetleridir. Sana Rabbinden indirilen gerçektir fakat insanların çoğu inanmazlar.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Mukatta‘a harfleri hakkında bilgi için bkz. Bakara 2:1, dipnot 1.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 1. ayet

  2. Ra'd suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 2. ayet. ٱللَّهُ ٱلَّذِى رَفَعَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ بِغَيْرِ عَمَدٍ تَرَوْنَهَا ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لَعَلَّكُم بِلِقَآءِ رَبِّكُمْ تُوقِنُونَ

    allâhü-lleẕî rafe`a-ssemâvâti bigayri `amedin teravnehâ ŝümme-stevâ `ale-l`arşi veseḫḫara-şşemse velḳamer. küllüy yecrî liecelim müsemmâ. yüdebbiru-l'emra yüfeṣṣilü-l'âyâti le`alleküm biliḳâi rabbiküm tûḳinûn.

    Mehmet Okuyan

    Allah gökleri görebileceğiniz direkler olmadan yükseltmiş, dipnot 1 sonra arşa istiva etmiş, güneşi ve ayı emri altına almıştır. (Bunların) her biri belirlenmiş bir süreye kadar akıp gitmektedir. Rabbinizle karşılaşacağınıza kesin olarak inanmanız için her işi düzenleyip ayetleri açıklamaktadır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle "Allah gökleri gördüğünüz üzere direksiz yükseltti" şeklinde de tercüme edilmektedir. Ancak bizim tercihimiz, göklerin direklerinin görünmez de olsa varlığı esasına dayalıdır ve "zamirlerin kendilerine en yakın ilgili kelimeyle ilişkili görülmesi" şeklindeki dil bilgisi kuralının da öncelikli sonucudur. Benzer mesaj: Lokmân 31:10.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Arş]a [istivâ] ile ilgili detaylı bilgi için bkz. A‘râf 7:54, dipnot 5.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 2. ayet

  3. Ra'd suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 3. ayet. وَهُوَ ٱلَّذِى مَدَّ ٱلْأَرْضَ وَجَعَلَ فِيهَا رَوَٰسِىَ وَأَنْهَٰرًا وَمِن كُلِّ ٱلثَّمَرَٰتِ جَعَلَ فِيهَا زَوْجَيْنِ ٱثْنَيْنِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    vehüve-lleẕî medde-l'arḍa vece`ale fîhâ ravâsiye veenhârâ. vemin külli-ŝŝemerâti ce`ale fîhâ zevceyni-ŝneyni yugşi-lleyle-nnehâr. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yetefekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Yeri döşeyen, onda ağırlıklar dipnot 1 ve ırmaklar yaratan ve orada bütün meyvelerden çifter çifter yaratan O'dur. Geceyi de gündüzün üzerine O örtüyor. Şüphesiz ki bunlarda düşünen bir toplum için dersler vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yerin içine ağırlıklar yerleştirilmesiyle ilgili bkz. Hicr 15:19; Nahl 16:15; Enbiyâ 21:31; Neml 27:61; Lokmân 31:10; Fussilet 41:10; Kâf 50:7; Mürselât 77:27.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 3. ayet

  4. Ra'd suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 4. ayet. وَفِى ٱلْأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَٰوِرَٰتٌ وَجَنَّٰتٌ مِّنْ أَعْنَٰبٍ وَزَرْعٌ وَنَخِيلٌ صِنْوَانٌ وَغَيْرُ صِنْوَانٍ يُسْقَىٰ بِمَآءٍ وَٰحِدٍ وَنُفَضِّلُ بَعْضَهَا عَلَىٰ بَعْضٍ فِى ٱلْأُكُلِ إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَعْقِلُونَ

    vefi-l'arḍi ḳiṭa`um mütecâvirâtüv vecennâtüm min a`nâbiv vezer`uv veneḫîlün ṣinvânüv vegayru ṣinvâniy yüsḳâ bimâiv vâḥid. venüfeḍḍilü ba`ḍahâ `alâ ba`ḍin fi-l'ükül. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy ya`ḳilûn.

    Mehmet Okuyan

    Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış (çatallı ve çatalsız) hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. Yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına farklı kılarız. dipnot 1 İşte bunlarda, akıl eden bir toplum için dersler vardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümlede geçen [nüfaddılü] fiili "üstün kılmak" değil de "farklı kılmak" şeklinde anlaşılmalıdır. Çünkü meyvelerde üstünlük, fazilet değil de renk, tat, koku, besleyicilik, görüntü vs. noktalarda farklılıklar söz konusudur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 4. ayet

  5. Ra'd suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 5. ayet. وَإِن تَعْجَبْ فَعَجَبٌ قَوْلُهُمْ أَءِذَا كُنَّا تُرَٰبًا أَءِنَّا لَفِى خَلْقٍ جَدِيدٍ أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ بِرَبِّهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْأَغْلَٰلُ فِىٓ أَعْنَاقِهِمْ وَأُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    vein ta`ceb fe`acebün ḳavlühüm eiẕâ künnâ türâben einnâ lefî ḫalḳin cedîd. ülâike-lleẕîne keferû birabbihim. veülâike-l'aglâlü fî a`nâḳihim. veülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Mehmet Okuyan

    (Kâfirlerin seni yalanlamalarına) şaşıyorsan, asıl şaşılacak şey, onların "Biz toprak olduğumuz zaman yeni bir yaratılışta mı olacağız!" demeleridir. İşte onlar, Rablerini inkâr edenlerdir; işte onlar (kıyamet gününde) boyunlarında halkalar bulunanlardır. dipnot 1 İşte onlar ateş halkıdır. Onlar orada ebedî kalacaklardır!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Hacc 22:21; Sebe' 34:33; Mü'min 40:71; Hâkka 69:32; Müzzemmil 73:12; İnsân 76:4.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 5. ayet

  6. Ra'd suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 6. ayet. وَيَسْتَعْجِلُونَكَ بِٱلسَّيِّئَةِ قَبْلَ ٱلْحَسَنَةِ وَقَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهِمُ ٱلْمَثُلَٰتُ وَإِنَّ رَبَّكَ لَذُو مَغْفِرَةٍ لِّلنَّاسِ عَلَىٰ ظُلْمِهِمْ وَإِنَّ رَبَّكَ لَشَدِيدُ ٱلْعِقَابِ

    veyesta`cilûneke bisseyyieti ḳable-lḥaseneti veḳad ḫalet min ḳablihimü-lmeŝülât. veinne rabbeke leẕû magfiratil linnâsi `alâ żulmihim. veinne rabbeke leşedîdü-l`iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    (Müşrikler) senden, iyilikten önce kötülüğü acele istiyorlar. (Oysa) onlardan önce nice örnekler geçmiştir. Şüphesiz ki haksızlıklarına rağmen Rabbin insanlar için bağışlama sahibidir. Şüphesiz ki Rabbinin azabı da çok şiddetlidir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 6. ayet

Her kavme bir yol gösterici; sel ve köpük meseli 7–18

  1. Ra'd suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 7. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦٓ إِنَّمَآ أَنتَ مُنذِرٌ وَلِكُلِّ قَوْمٍ هَادٍ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. innemâ ente münẕiruv velikülli ḳavmin hâd.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" dipnot 1 (Oysa) sen sadece bir uyarıcısın; her toplumun da bir rehberi vardır. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      İnkarcıların Hz. Peygamber'den istediği sıra dışı şeylerle ilgili benzer mesajlar: En‘âm 6:7-8; Yûnus 10:15-16, 20; Hûd 11:12; Ra‘d 13:27; Hicr 15:7, 14-15; İsrâ 17:59, 90-93; Enbiyâ 21:5; Furkân 25:4-5, 7, 21; ‘Ankebût 29:50-51; Zuhruf 43:53.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:42; Yûnus 10:47; Hicr 15:10; Nahl 16:36, 63; Fâtır 35:24; Zuhruf 43:6.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 7. ayet

  2. Ra'd suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 8. ayet. ٱللَّهُ يَعْلَمُ مَا تَحْمِلُ كُلُّ أُنثَىٰ وَمَا تَغِيضُ ٱلْأَرْحَامُ وَمَا تَزْدَادُ وَكُلُّ شَىْءٍ عِندَهُۥ بِمِقْدَارٍ

    allâhü ya`lemü mâ taḥmilü küllü ünŝâ vemâ tegîḍu-l'erḥâmü vemâ tezdâd. veküllü şey'in `indehû bimiḳdâr.

    Mehmet Okuyan

    Allah her dişinin neyi taşımakta olduğunu (neye gebe olduğunu), rahimlerin neyi eksilttiğini ve neyi artırdığını bilir. dipnot 1 O'nun katında her şey bir ölçü iledir. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada rahimlerdeki yavruların sayısı, tam veya eksiklikle dünyaya gelmesi, rahimde kalış süresi, erken veya vaktinde doğum, yavrunun normal doğması veya düşük yaşanması gibi olaylar söz konusudur.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Kamer 54:49 ve Rahmân 55:7. ayetlerle birlikte okunmalıdır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 8. ayet

  3. Ra'd suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 9. ayet. عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ

    `âlimü-lgaybi veşşehâdeti-lkebîru-lmüte`âl.

    Mehmet Okuyan

    Görünmeyeni de görüneni de bilendir, büyüktür, çok yücedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 9. ayet

  4. Ra'd suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 10. ayet. سَوَآءٌ مِّنكُم مَّنْ أَسَرَّ ٱلْقَوْلَ وَمَن جَهَرَ بِهِۦ وَمَنْ هُوَ مُسْتَخْفٍۭ بِٱلَّيْلِ وَسَارِبٌۢ بِٱلنَّهَارِ

    sevâüm minküm men eserra-lḳavle vemen cehera bihî vemen hüve müstaḫfim billeyli vesâribüm binnehâr.

    Mehmet Okuyan

    Sizden, sözü gizleyenle onu açığa vuran, geceleyin gizlenenle gündüzün yürüyen (onun bilgisinde) eşittir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 10. ayet

  5. Ra'd suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 11. ayet. لَهُۥ مُعَقِّبَٰتٌ مِّنۢ بَيْنِ يَدَيْهِ وَمِنْ خَلْفِهِۦ يَحْفَظُونَهُۥ مِنْ أَمْرِ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُغَيِّرُ مَا بِقَوْمٍ حَتَّىٰ يُغَيِّرُوا۟ مَا بِأَنفُسِهِمْ وَإِذَآ أَرَادَ ٱللَّهُ بِقَوْمٍ سُوٓءًا فَلَا مَرَدَّ لَهُۥ وَمَا لَهُم مِّن دُونِهِۦ مِن وَالٍ

    lehû mü`aḳḳibâtüm mim beyni yedeyhi vemin ḫalfihî yaḥfeżûnehû min emri-llâh. inne-llâhe lâ yügayyiru mâ biḳavmin ḥattâ yügayyirû mâ bienfüsihim. veiẕâ erâde-llâhü biḳavmin sûen felâ meradde leh. vemâ lehüm min dûnihî miv vâl.

    Mehmet Okuyan

    (Her insanın) önünden ve arkasından Allah'ın emriyle onu koruyan takipçiler (melekler) vardır. dipnot 1 (Kişiler) kendilerindekini değiştirinceye kadar Allah hiçbir toplumu değiştirmez. dipnot 2 Allah bir topluma kötülük diledi mi, artık onun için geri döndürülme diye bir şey yoktur. Onların O'ndan (Allah'tan) başka yardımcıları da yoktur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet En‘âm 6:61. ayetle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesaj: Enfâl 8:53. Bu ayet "Fertler teker teker kendilerini değiştirmedikçe Allah da onların oluşturduğu toplumu dönüştürmez" şeklindeki sosyolojik bir kural gündeme getirilmektedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 11. ayet

  6. Ra'd suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 12. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُرِيكُمُ ٱلْبَرْقَ خَوْفًا وَطَمَعًا وَيُنشِئُ ٱلسَّحَابَ ٱلثِّقَالَ

    hüve-lleẕî yürîkümü-lberḳa ḫavfev veṭame`av veyünşiü-sseḥâbe-ŝŝiḳâl.

    Mehmet Okuyan

    Size korku ve ümit olarak dipnot 1 şimşeği gösteren ve ağır bulutları meydana getirip (sevk eden) de O'dur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Şimşek bir taraftan "büyük bir fırtınanın gelmesi"nin ve 13. ayette de dile getirildiği üzere "yıldırımların gönderilmesi"nin habercisi olabileceği için insanlara "korku" verir; diğer taraftan da yağmur bekleyen insanlar için de "ümit" vesilesidir. Şimşek hem sebep olacağı tahribatın korkusunu içerir; hem de yağmurun habercisi olduğu için insanların ona karşı ümit beslemelerini beraberinde bulundurur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 12. ayet

  7. Ra'd suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 13. ayet. وَيُسَبِّحُ ٱلرَّعْدُ بِحَمْدِهِۦ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ مِنْ خِيفَتِهِۦ وَيُرْسِلُ ٱلصَّوَٰعِقَ فَيُصِيبُ بِهَا مَن يَشَآءُ وَهُمْ يُجَٰدِلُونَ فِى ٱللَّهِ وَهُوَ شَدِيدُ ٱلْمِحَالِ

    veyüsebbiḥu-rra`dü biḥamdihî velmelâiketü min ḫîfetih. veyürsilu-ṣṣavâ`iḳa feyüṣîbü bihâ mey yeşâü vehüm yücâdilûne fi-llâh. vehüve şedîdü-lmiḥâl.

    Mehmet Okuyan

    Gök gürültüsü (Allah'ı) hamd (övgü) ile, melekler ise O'ndan korktukları için tesbih ederler (yüceltirler). dipnot 1 Onlar Allah hakkında tartışıp dururken, O yıldırımlar gönderip onlarla dilediğini çarpar. O, azabı (tuzağı) çok şiddetli olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet İsrâ 17:44. ayetle birlikte okunmalıdır. Ayrıca meleklerin [tesbih]i ve ibadetiyle ilgili benzer mesajlar: Nisâ 4:172; A‘râf 7:206; Nahl 16:49; Enbiyâ 21:19, 20; Zümer 39:75; Mü'min 40:7; Fussilet 41:38.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 13. ayet

  8. Ra'd suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 14. ayet. لَهُۥ دَعْوَةُ ٱلْحَقِّ وَٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِهِۦ لَا يَسْتَجِيبُونَ لَهُم بِشَىْءٍ إِلَّا كَبَٰسِطِ كَفَّيْهِ إِلَى ٱلْمَآءِ لِيَبْلُغَ فَاهُ وَمَا هُوَ بِبَٰلِغِهِۦ وَمَا دُعَآءُ ٱلْكَٰفِرِينَ إِلَّا فِى ضَلَٰلٍ

    lehû da`vetü-lḥaḳḳ. velleẕîne yed`ûne min dûnihî lâ yestecîbûne lehüm bişey'in illâ kebâsiṭi keffeyhi ile-lmâi liyeblüga fâhü vemâ hüve bibâligih. vemâ dü`âü-lkâfirîne illâ fî ḍalâl.

    Mehmet Okuyan

    Gerçek dua yalnızca O'na (Allah'a)dır. dipnot 1 O'nun peşi sıra dua ettikleri varlıklar onlara asla cevap veremezler. (Onların durumu, kendisi) ona ulaşamamışken ağzına ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir. dipnot 2 Kâfirlerin yalvarması şaşkınlıkta olmaktan başka bir şey değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle "Gerçek duaya layık olan ancak O'dur" şeklinde de tercüme edilebilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu cümle "(Onların durumu, kendisi) ona (suya) ulaşamamışken ağzına (gelip) ulaşsın diye iki avucunu suya uzatan kimse gibidir" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 14. ayet

  9. Ra'd suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 15. ayet. وَلِلَّهِ يَسْجُدُ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ طَوْعًا وَكَرْهًا وَظِلَٰلُهُم بِٱلْغُدُوِّ وَٱلْـَٔاصَالِ secde ayeti

    velillâhi yescüdü men fi-ssemâvâti vel'arḍi ṭav`av vekerhev veżilâlühüm bilgudüvvi vel'eṣâl.

    Mehmet Okuyan

    Göklerde ve yerde bulunanlar da onların gölgeleri dipnot 1 de sabah akşam ister istemez (zorunlu olarak) yalnızca Allah'a secde ederler. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayet Nahl 16:48-49. ayetlerle okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Bu ayet Kur'an'daki 14 [tilavet] secdesinden birisidir. Secde ayetleri için bkz. A‘râf 7:206; Ra‘d 13:15; Nahl 16:49; İsrâ 17:107; Meryem 19:58; Hacc 22:18; Furkân 25:60; Neml 27:25; Secde 32:15; Sâd 38:24; Fussilet 41:37; Necm 53:62; İnşikâk 84:21; ‘Alak 96:19.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 15. ayet

  10. Ra'd suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 16. ayet. قُلْ مَن رَّبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ قُلِ ٱللَّهُ قُلْ أَفَٱتَّخَذْتُم مِّن دُونِهِۦٓ أَوْلِيَآءَ لَا يَمْلِكُونَ لِأَنفُسِهِمْ نَفْعًا وَلَا ضَرًّا قُلْ هَلْ يَسْتَوِى ٱلْأَعْمَىٰ وَٱلْبَصِيرُ أَمْ هَلْ تَسْتَوِى ٱلظُّلُمَٰتُ وَٱلنُّورُ أَمْ جَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ خَلَقُوا۟ كَخَلْقِهِۦ فَتَشَٰبَهَ ٱلْخَلْقُ عَلَيْهِمْ قُلِ ٱللَّهُ خَٰلِقُ كُلِّ شَىْءٍ وَهُوَ ٱلْوَٰحِدُ ٱلْقَهَّٰرُ

    ḳul mer rabbü-ssemâvâti vel'arḍ. ḳuli-llâh. ḳul efetteḫaẕtüm min dûnihî evliyâe lâ yemlikûne lienfüsihim nef`av velâ ḍarrâ. ḳul hel yestevi-l'a`mâ velbeṣîru em hel testevi-żżulümâtü vennûr. em ce`alû lillâhi şürakâe ḫaleḳû keḫalḳihî feteşâbehe-lḫalḳu `aleyhim. ḳuli-llâhü ḫâliḳu külli şey'iv vehüve-lvâḥidü-lḳahhâr.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Göklerin ve yerin Rabbi kimdir?" (Cevaben de) de ki: "Allah'tır." De ki: "O'nun peşi sıra kendilerine bile yarar ve zarar verme gücüne sahip olamayan dostlar mı edindiniz!" De ki: "Körle gören bir olur mu hiç! Veya karanlıklarla aydınlık eşit olur mu! Yoksa Allah'a O'nun yarattığı gibi (şeyler) yaratan ortaklar buldular da bu yaratma onlar tarafından birbirine benzer mi göründü!" De ki: "Allah her şeyin yaratıcısıdır. O, tektir; ezici güç sahibidir." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah En‘âm 6:12 ve Sebe' 34:24'te olduğu gibi, bazı ayetlerde hem soru sormakta hem de cevabı kendisi vermektedir. Bu tür sorular muhatabı düşündürtmeyi ve ilgili konuda yanlış bir tavır içerisinde olduklarını kendilerine bildirmeyi amaçlamaktadır. Kur'an'da Mekkeli müşriklerin yaratıcı Allah inancı, O'nun rızık vericiliği, duyu organlarını insanlarda yaratması, diriden ölü, ölüden diri çıkarması ve kâinatı idare edişi gibi noktalarda dile getirdikleri pek çok itiraflarından söz edilmektedir. Bu ayette de Yüce Allah göklerin ve yerin Rabbinin kim olduğunu sormakta, cevabı onların da itiraf ettiği gibi kendisi vererek "yaratıcının ve idare edicinin Allah olduğunu" ifade etmektedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 16. ayet

  11. Ra'd suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 17. ayet. أَنزَلَ مِنَ ٱلسَّمَآءِ مَآءً فَسَالَتْ أَوْدِيَةٌۢ بِقَدَرِهَا فَٱحْتَمَلَ ٱلسَّيْلُ زَبَدًا رَّابِيًا وَمِمَّا يُوقِدُونَ عَلَيْهِ فِى ٱلنَّارِ ٱبْتِغَآءَ حِلْيَةٍ أَوْ مَتَٰعٍ زَبَدٌ مِّثْلُهُۥ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ وَٱلْبَٰطِلَ فَأَمَّا ٱلزَّبَدُ فَيَذْهَبُ جُفَآءً وَأَمَّا مَا يَنفَعُ ٱلنَّاسَ فَيَمْكُثُ فِى ٱلْأَرْضِ كَذَٰلِكَ يَضْرِبُ ٱللَّهُ ٱلْأَمْثَالَ

    enzele mine-ssemâi mâen fesâlet evdiyetüm biḳaderihâ faḥtemele-sseylü zebeder râbiyâ. vemimmâ yûḳidûne `aleyhi fi-nnâri-btigâe ḥilyetin ev metâ`in zebedüm miŝlüh. keẕâlike yaḍribü-llâhü-lḥaḳḳa velbâṭil. feemme-zzebedü feyeẕhebü cüfââ. veemmâ mâ yenfe`u-nnâse feyemküŝü fi-l'arḍ. keẕâlike yaḍribü-llâhü-l'emŝâl.

    Mehmet Okuyan

    O, gökten su indirir de vadiler kendi hacimlerince sel olup akar. Bu sel, üste çıkan bir köpüğü yüklenip (götürür). Süs veya eşya yapmak için ateşte yak(ıp erit)tikleri şeylerden de buna benzer köpük olur. İşte Allah gerçekle batıla böyle örnek vermektedir. Köpük atılıp gider. İnsanlara yarar sağlayan şeye gelince o, yeryüzünde kalır. İşte Allah böyle örnekler vermektedir. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette geçici, gereksiz şeylerle kalıcı, yararlı şeylerin kıyaslamasına yer verilmektedir. Gerçek, kalıcı olandır ve insanlara fayda verendir; batıl ise yararsız ve geçici olandır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 17. ayet

  12. Ra'd suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 18. ayet. لِلَّذِينَ ٱسْتَجَابُوا۟ لِرَبِّهِمُ ٱلْحُسْنَىٰ وَٱلَّذِينَ لَمْ يَسْتَجِيبُوا۟ لَهُۥ لَوْ أَنَّ لَهُم مَّا فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَمِثْلَهُۥ مَعَهُۥ لَٱفْتَدَوْا۟ بِهِۦٓ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ سُوٓءُ ٱلْحِسَابِ وَمَأْوَىٰهُمْ جَهَنَّمُ وَبِئْسَ ٱلْمِهَادُ

    lilleẕîne-stecâbû lirabbihimü-lḥusnâ. velleẕîne lem yestecîbû lehû lev enne lehüm mâ fi-l'arḍi cemî`av vemiŝlehû me`ahû leftedev bih. ülâike lehüm sûü-lḥisâbi veme'vâhüm cehennem. vebi'se-lmihâd.

    Mehmet Okuyan

    Rablerinin davetine uyanlar için en güzel (ödül) vardır. Ona uymayanlara gelince, yeryüzünde ne varsa hepsi ve onunla birlikte bir benzeri daha onların olsaydı, (azaptan kurtulmak için) elbette onu fidye verirlerdi (feda ederlerdi). dipnot 1 İşte hesabın en kötüsü onlaradır. Onların barınağı cehennemdir. (Orası) ne kötü bir yataktır!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Bakara 2:48, 123; Al-i İmrân 3:91; Mâide 5:36; En‘âm 6:70; Yûnus 10:54; Zümer 39:47; Hadîd 57:15; Me‘âric 70:11-14.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 18. ayet

Akıl sahiplerinin vasıfları ve Adn cennetleri 19–26

  1. Ra'd suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 19. ayet. أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    efemey ya`lemü ennemâ ünzile ileyke mir rabbike-lḥaḳḳu kemen hüve a`mâ. innemâ yeteẕekkeru ülü-l'elbâb.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 19. ayet

  2. Ra'd suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 20. ayet. ٱلَّذِينَ يُوفُونَ بِعَهْدِ ٱللَّهِ وَلَا يَنقُضُونَ ٱلْمِيثَٰقَ

    elleẕîne yûfûne bi`ahdi-llâhi velâ yenḳuḍûne-lmîŝâḳa.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 20. ayet

  3. Ra'd suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 21. ayet. وَٱلَّذِينَ يَصِلُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيَخْشَوْنَ رَبَّهُمْ وَيَخَافُونَ سُوٓءَ ٱلْحِسَابِ

    velleẕîne yeṣilûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyaḫşevne rabbehüm veyeḫâfûne sûe-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Allah'ın gözetilmesini emrettiği şeyleri gözetirler; Rablerine saygı duyar ve hesabın kötüsünden korkarlar.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 21. ayet

  4. Ra'd suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 22. ayet. وَٱلَّذِينَ صَبَرُوا۟ ٱبْتِغَآءَ وَجْهِ رَبِّهِمْ وَأَقَامُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنفَقُوا۟ مِمَّا رَزَقْنَٰهُمْ سِرًّا وَعَلَانِيَةً وَيَدْرَءُونَ بِٱلْحَسَنَةِ ٱلسَّيِّئَةَ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    velleẕîne ṣaberü-btigâe vechi rabbihim veeḳâmu-ṣṣalâte veenfeḳû mimmâ razaḳnâhüm sirrav ve`alâniyetev veyedraûne bilḥaseneti-sseyyiete ülâike lehüm `uḳbe-ddâr.

    Mehmet Okuyan

    Onlar Rablerinin rızasını isteyerek sabreden, namazı doğru kılan, kendilerine rızık olarak verdiğimiz şeylerden gizli ve açık olarak (Allah yolunda) infak eden (veren) ve kötülüğü iyilikle savan dipnot 1 kişilerdir. İşte onlar var ya, (dünya) yurdunun (güzel) sonu sadece onlarındır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'minûn 23:96; Kasas 28:54; Fussilet 41:34.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 22. ayet

  5. Ra'd suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 23. ayet. جَنَّٰتُ عَدْنٍ يَدْخُلُونَهَا وَمَن صَلَحَ مِنْ ءَابَآئِهِمْ وَأَزْوَٰجِهِمْ وَذُرِّيَّٰتِهِمْ وَٱلْمَلَٰٓئِكَةُ يَدْخُلُونَ عَلَيْهِم مِّن كُلِّ بَابٍ

    cennâtü `adniy yedḫulûnehâ vemen ṣaleḥa min âbâihim veezvâcihim veẕürriyyâtihim velmelâiketü yedḫulûne `aleyhim min külli bâb.

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) (O yurt) durmaya değer cennetlerdir; oraya babalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla birlikte gireceklerdir. dipnot 1 Melekler de "Sabretmenize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir!" (diyerek) her kapıdan onların yanına varacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'min 40:8; Tûr 52:21; İnşikâk 84:9.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 23. ayet

  6. Ra'd suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 24. ayet. سَلَٰمٌ عَلَيْكُم بِمَا صَبَرْتُمْ فَنِعْمَ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    selâmün `aleyküm bimâ ṣabertüm feni`me `uḳbe-ddâr.

    Mehmet Okuyan

    (23, 24) (O yurt) durmaya değer cennetlerdir; oraya babalarından, eşlerinden ve çocuklarından iyi olanlarla birlikte gireceklerdir. dipnot 1 Melekler de "Sabretmenize karşılık size selam olsun! Dünya yurdunun sonu (cennet) ne güzeldir!" (diyerek) her kapıdan onların yanına varacaklardır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Mü'min 40:8; Tûr 52:21; İnşikâk 84:9.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 24. ayet

  7. Ra'd suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 25. ayet. وَٱلَّذِينَ يَنقُضُونَ عَهْدَ ٱللَّهِ مِنۢ بَعْدِ مِيثَٰقِهِۦ وَيَقْطَعُونَ مَآ أَمَرَ ٱللَّهُ بِهِۦٓ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِدُونَ فِى ٱلْأَرْضِ أُو۟لَٰٓئِكَ لَهُمُ ٱللَّعْنَةُ وَلَهُمْ سُوٓءُ ٱلدَّارِ

    velleẕîne yenḳuḍûne `ahde-llâhi mim ba`di mîŝâḳihî veyaḳṭa`ûne mâ emera-llâhü bihî ey yûṣale veyüfsidûne fi-l'arḍi ülâike lehümü-lla`netü velehüm sûü-ddâr.

    Mehmet Okuyan

    Allah'a verdikleri sözü sözleştikten sonra bozanlar, Allah'ın birleştirilmesini (gözetilmesini) emrettiği şeyleri kesenler (terk edenler) ve yeryüzünde bozgunculuk çıkaranlar var ya, işte lanet onlar içindir; kötü yurt (cehennem) de onlar içindir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 25. ayet

  8. Ra'd suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 26. ayet. ٱللَّهُ يَبْسُطُ ٱلرِّزْقَ لِمَن يَشَآءُ وَيَقْدِرُ وَفَرِحُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَا فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ إِلَّا مَتَٰعٌ

    allâhü yebsüṭu-rrizḳa limey yeşâü veyaḳdir. veferiḥû bilḥayâti-ddünyâ. veme-lḥayâtü-ddünyâ fi-l'âḫirati illâ metâ`.

    Mehmet Okuyan

    Allah rızkı dileyene (layık gördüğüne) açarak (bol) da verebilir, kısarak (dar) da. dipnot 1 Onlar dünya hayatıyla şımardılar. Oysa ahirete göre dünya hayatı, geçici bir yarardan başka bir şey değildir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: İsrâ 17:30; Kasas 28:82; ‘Ankebût 29:62; Rûm 30:37; Sebe' 34:36, 39; Zümer 39:52; Şûrâ 42:12.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 26. ayet

Kalpler Allah'ı anmakla huzur bulur; mucize isteği 27–31

  1. Ra'd suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 27. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ قُلْ إِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِىٓ إِلَيْهِ مَنْ أَنَابَ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. ḳul inne-llâhe yüḍillü mey yeşâü veyehdî ileyhi men enâb.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar diyorlar ki: "Ona Rabbinden bir ayet (mucize) indirilseydi ya!" De ki: "Şüphesiz ki Allah dileyeni (layık gördüğünü) saptırır (sapkınlığını onaylar); kendisine yöneleni ise doğru yola ulaştırır." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle şöyle de tercüme edilebilir: "De ki: Şüphesiz ki Allah dilediğini (layık olanı) saptırır, kendisine yöneleni ise doğru yola ulaştırır." Benzer mesajlar: Bakara 2:284; Al-i İmrân 3:129; Mâide 5:18, 40; İbrâhîm 14:4; Nahl 16:93; Hacc 22:16; ‘Ankebût 29:21; Fâtır 35:8; Fetih 48:14; Müddessir 74:31.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 27. ayet

  2. Ra'd suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 28. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَتَطْمَئِنُّ قُلُوبُهُم بِذِكْرِ ٱللَّهِ أَلَا بِذِكْرِ ٱللَّهِ تَطْمَئِنُّ ٱلْقُلُوبُ

    elleẕîne âmenû vetaṭmeinnü ḳulûbühüm biẕikri-llâh. elâ biẕikri-llâhi taṭmeinnü-lḳulûb.

    Mehmet Okuyan

    (Bunlar), iman edenler ve Allah'ı hatırlamayla kalpleri huzur bulanlardır. Dikkat edin! Kalpler ancak Allah'ı hatırlamakla huzur bulur. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette hayatı Allah bilinciyle ve O'nun şahitliğinde yaşamanın ve kalp huzurunun Yüce Allah'ı anmayla, Kur'an'la elde edileceği bildirilmektedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 28. ayet

  3. Ra'd suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 29. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ طُوبَىٰ لَهُمْ وَحُسْنُ مَـَٔابٍ

    elleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti ṭûbâ lehüm veḥusnü meâb.

    Mehmet Okuyan

    İman edip iyi işler yapanlara ne mutlu! dipnot 1 Varılacak güzel yurt da (onlar içindir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      [Tûbâ] kelimesi hem cennetteki bir ağacın adıdır; hem misk gibi kokan temiz şey demektir; hem de "ne mutlu" manasına gelmektedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 29. ayet

  4. Ra'd suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 30. ayet. كَذَٰلِكَ أَرْسَلْنَٰكَ فِىٓ أُمَّةٍ قَدْ خَلَتْ مِن قَبْلِهَآ أُمَمٌ لِّتَتْلُوَا۟ عَلَيْهِمُ ٱلَّذِىٓ أَوْحَيْنَآ إِلَيْكَ وَهُمْ يَكْفُرُونَ بِٱلرَّحْمَٰنِ قُلْ هُوَ رَبِّى لَآ إِلَٰهَ إِلَّا هُوَ عَلَيْهِ تَوَكَّلْتُ وَإِلَيْهِ مَتَابِ

    keẕâlike erselnâke fî ümmetin ḳad ḫalet min ḳablihâ ümemül litetlüve `aleyhimü-lleẕî evḥaynâ ileyke vehüm yekfürûne birraḥmân. ḳul hüve rabbî lâ ilâhe illâ hû. `aleyhi tevekkeltü veileyhi metâb.

    Mehmet Okuyan

    Böylece seni, kendilerinden önce nice ümmetlerin geçtiği bir ümmete gönderdik ki sana vahyettiğimizi onlara tilavet edesin (okuyup aktarasın). (Oysa) onlar Rahmân'ı inkâr ediyorlar. De ki: "O benim Rabbimdir. O'ndan başka ilah yoktur. Yalnızca O'na güvendim; dönüşüm de yalnızca O'nadır."

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 30. ayet

  5. Ra'd suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 31. ayet. وَلَوْ أَنَّ قُرْءَانًا سُيِّرَتْ بِهِ ٱلْجِبَالُ أَوْ قُطِّعَتْ بِهِ ٱلْأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ ٱلْمَوْتَىٰ بَل لِّلَّهِ ٱلْأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَا۟يْـَٔسِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَن لَّوْ يَشَآءُ ٱللَّهُ لَهَدَى ٱلنَّاسَ جَمِيعًا وَلَا يَزَالُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ تُصِيبُهُم بِمَا صَنَعُوا۟ قَارِعَةٌ أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِمْ حَتَّىٰ يَأْتِىَ وَعْدُ ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُخْلِفُ ٱلْمِيعَادَ

    velev enne ḳur'ânen süyyirat bihi-lcibâlü ev ḳuṭṭi`at bihi-l'arḍu ev küllime bihi-lmevtâ. bel lillâhi-l'emru cemî`â. efelem yey'esi-lleẕîne âmenû el lev yeşâü-llâhü lehede-nnâse cemî`â. velâ yezâlü-lleẕîne keferû tüṣîbühüm bimâ ṣane`û ḳâri`atün ev teḥullü ḳarîbem min dârihim ḥattâ ye'tiye va`dü-llâh. inne-llâhe lâ yuḫlifü-lmî`âd.

    Mehmet Okuyan

    Okunan bir (kitapla) dağlar yürütülseydi veya onunla yer parçalansaydı veya onunla ölüler konuşturulsaydı (o kitap yine bu Kur'an olurdu). dipnot 1 Fakat bütün işler, Allah'a aittir. İman edenler (şunu) bilmediler mi: Allah dileseydi bütün insanları doğru yola ulaştırırdı! dipnot 2 Allah'ın vaadi gelinceye kadar kâfir olanlara, yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir bela dipnot 3 gelmeye devam edecek veya o (bela) evlerinin yakınına inecek. Allah vaadinden (sözünden) dönmez. dipnot 4

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade müşriklerin mucize istekleri bağlamında şöyle de anlaşılabilir: "Bu Kur'an'la dağlar yürütülseydi, yeryüzü yarılıp parçalansaydı veya ölüler konuşturulsaydı ya! (Buna karşılık Allah şöyle buyurmuştur): Aksine işler bütünüyle ve sadece Allah'a aittir."
    2. metne dön, dipnot 2
      Benzer mesajlar: Mâide 5:48; En‘âm 6:35, 107, 149; Yûnus 10:99; Hûd 11:118-119; Nahl 16:9, 93; Secde 32:13; Şûrâ 42:8.
    3. metne dön, dipnot 3
      Ayette geçen [kâri‘a] kelimesi başında [eliflâm] olmadığı için herhangi bir bela, çarpıp gelen şey demektir. Başında [eliflâm] olan kullanımlarda ise kastedilen Kâkka 69:4 ve Kâri‘a 101:1-3'te olduğu gibi Son Saat'in şiddetli çarpmasıdır.
    4. metne dön, dipnot 4
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:9, 194; İbrâhîm 14:47; Hacc 22:47; Rûm 30:6; Zümer 39:20.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 31. ayet

Alaya alınan peygamberler ve Arapça hüküm 32–37

  1. Ra'd suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 32. ayet. وَلَقَدِ ٱسْتُهْزِئَ بِرُسُلٍ مِّن قَبْلِكَ فَأَمْلَيْتُ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ ثُمَّ أَخَذْتُهُمْ فَكَيْفَ كَانَ عِقَابِ

    veleḳadi-stühzie birusülim min ḳablike feemleytü lilleẕîne keferû ŝümme eḫaẕtühüm. fekeyfe kâne `iḳâb.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki senden önceki elçilerle de alay edilmişti de ben kâfir olanlara zaman tanımış, sonra da onları yakalamıştım. dipnot 1 Benim azabım (bak) nasıl olmuştu!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: En‘âm 6:10; Ra‘d 13:32; Hicr 15:11, 95; Enbiyâ 21:41.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 32. ayet

  2. Ra'd suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 33. ayet. أَفَمَنْ هُوَ قَآئِمٌ عَلَىٰ كُلِّ نَفْسٍۭ بِمَا كَسَبَتْ وَجَعَلُوا۟ لِلَّهِ شُرَكَآءَ قُلْ سَمُّوهُمْ أَمْ تُنَبِّـُٔونَهُۥ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلْأَرْضِ أَم بِظَٰهِرٍ مِّنَ ٱلْقَوْلِ بَلْ زُيِّنَ لِلَّذِينَ كَفَرُوا۟ مَكْرُهُمْ وَصُدُّوا۟ عَنِ ٱلسَّبِيلِ وَمَن يُضْلِلِ ٱللَّهُ فَمَا لَهُۥ مِنْ هَادٍ

    efemen hüve ḳâimün `alâ külli nefsim bimâ kesebet. vece`alû lillâhi şürakâ'. ḳul semmûhüm. em tünebbiûnehû bimâ lâ ya`lemü fi-l'arḍi em biżâhirim mine-lḳavl. bel züyyine lilleẕîne keferû mekruhüm veṣuddû `ani-ssebîl. vemey yuḍlili-llâhü femâ lehû min hâd.

    Mehmet Okuyan

    Herkesin kazandığının başında duran (onları gözetleyen kişi, hiç böyle yapamayan kişi gibi olur) mu! (Buna rağmen) onlar Allah'a ortaklar koştular. De ki: "Onlara isim verin (onlar neciymiş bakalım)! Yoksa siz O'na (Allah'a) yeryüzünde bilemeyeceği bir şeyi mi bildiriyorsunuz? dipnot 1 Veya boş laf mı ediyorsunuz?" Doğrusu kâfir olanlara hileleri süslü gösterildi ve onlar (doğru) yoldan alıkonuldular. Allah kimi saptırırsa (sapkınlığını onaylarsa, artık) ona hiçbir yol gösteren olamaz. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu cümle Yûnus 10:18 ve Hucurât 49:16. ayetlerle birlikte okunmalıdır.
    2. metne dön, dipnot 2
      Yüce Allah'ın saptırdığını yani sapma kararı verenin bu kararını onayladığı hiç kimsenin artık doğru yola ulaşamayacağıyla ilgili benzer mesajlar: A‘râf 7:186; Rûm 30:29; Zümer 39:23, 36; Mü'min 40:33; Câsiye 45:23.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 33. ayet

  3. Ra'd suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 34. ayet. لَّهُمْ عَذَابٌ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَلَعَذَابُ ٱلْـَٔاخِرَةِ أَشَقُّ وَمَا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِن وَاقٍ

    lehüm `aẕâbün fi-lḥayâti-ddünyâ vele`aẕâbü-l'âḫirati eşeḳḳ. vemâ lehüm mine-llâhi miv vâḳ.

    Mehmet Okuyan

    Dünya hayatında onlara bir azap vardır. Ahiret azabı ise çok daha şiddetlidir. dipnot 1 Onları Allah'tan (O'nun azabından) koruyacak kimse de yoktur.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayette hayat "dünya" ve "ahiret" için kullanıldığı gibi azap da "dünya azabı" ve "ahiret azabı" olarak iki farklı şekilde belirlenmektedir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 34. ayet

  4. Ra'd suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 35. ayet. مَّثَلُ ٱلْجَنَّةِ ٱلَّتِى وُعِدَ ٱلْمُتَّقُونَ تَجْرِى مِن تَحْتِهَا ٱلْأَنْهَٰرُ أُكُلُهَا دَآئِمٌ وَظِلُّهَا تِلْكَ عُقْبَى ٱلَّذِينَ ٱتَّقَوا۟ وَّعُقْبَى ٱلْكَٰفِرِينَ ٱلنَّارُ

    meŝelü-lcenneti-lletî vu`ide-lmütteḳûn. tecrî min taḥtihe-l'enhâr. ükülühâ dâimüv veżillühâ. tilke `uḳbe-lleẕîne-tteḳav. ve`uḳbe-lkâfirîne-nnâr.

    Mehmet Okuyan

    Muttakîlere (duyarlı olanlara) vadolunan cennetin örneği şöyledir: Altından ırmaklar akar. Yemişleri ve gölgesi devamlıdır. İşte şu, takvâlı (duyarlı) olanların (mutlu) sonudur. Kâfirlerin sonu ise ateştir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 35. ayet

  5. Ra'd suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 36. ayet. وَٱلَّذِينَ ءَاتَيْنَٰهُمُ ٱلْكِتَٰبَ يَفْرَحُونَ بِمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ وَمِنَ ٱلْأَحْزَابِ مَن يُنكِرُ بَعْضَهُۥ قُلْ إِنَّمَآ أُمِرْتُ أَنْ أَعْبُدَ ٱللَّهَ وَلَآ أُشْرِكَ بِهِۦٓ إِلَيْهِ أَدْعُوا۟ وَإِلَيْهِ مَـَٔابِ

    velleẕîne âteynâhümü-lkitâbe yefraḥûne bimâ ünzile ileyke vemine-l'aḥzâbi mey yünkiru ba`ḍah. ḳul innemâ ümirtü en a`büde-llâhe velâ üşrike bih. ileyhi ed`û veileyhi meâb.

    Mehmet Okuyan

    Kendilerine kitap verdiğimiz kişiler, sana indirilene (Kur'an'a) sevinirler. Fakat (diğer) gruplardan onun bir kısmını inkâr eden de vardır. De ki: "Bana, yalnızca Allah'a kulluk etmem ve O'na ortak koşmamam emrolundu. Ben yalnız O'na çağırıyorum dipnot 1 ve dönüşüm de yalnız O'nadır."

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:193; Yûnus 10:25; Yûsuf 12:108; Ra‘d 13:36; İbrâhîm 14:1; Nahl 16:125; Hacc 22:67; Kasas 28:87; Ahzâb 33:46; Fussilet 41:33; Cinn 72:20.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 36. ayet

  6. Ra'd suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 37. ayet. وَكَذَٰلِكَ أَنزَلْنَٰهُ حُكْمًا عَرَبِيًّا وَلَئِنِ ٱتَّبَعْتَ أَهْوَآءَهُم بَعْدَ مَا جَآءَكَ مِنَ ٱلْعِلْمِ مَا لَكَ مِنَ ٱللَّهِ مِن وَلِىٍّ وَلَا وَاقٍ

    vekeẕâlike enzelnâhü ḥukmen `arabiyyâ. veleini-tteba`te ehvâehüm ba`de mâ câeke mine-l`ilmi mâ leke mine-llâhi miv veliyyiv velâ vâḳ.

    Mehmet Okuyan

    Böylece biz onu Arapça, doğru bir hüküm olarak indirdik. Sana gelen bilgiden sonra onların arzularına uyarsan, Allah'tan (gelecek azaba karşı) senin için herhangi bir dost ve koruyucu olmayacaktır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 37. ayet

"Her ecelin bir kitabı vardır"; şahitlik 38–43

  1. Ra'd suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 38. ayet. وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا رُسُلًا مِّن قَبْلِكَ وَجَعَلْنَا لَهُمْ أَزْوَٰجًا وَذُرِّيَّةً وَمَا كَانَ لِرَسُولٍ أَن يَأْتِىَ بِـَٔايَةٍ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ لِكُلِّ أَجَلٍ كِتَابٌ

    veleḳad erselnâ rusülem min ḳablike vece`alnâ lehüm ezvâcev veẕürriyyeh. vemâ kâne lirasûlin ey ye'tiye biâyetin illâ biiẕni-llâh. likülli ecelin kitâb.

    Mehmet Okuyan

    Yemin olsun ki senden önce de elçiler göndermiştik ve onlara da eşler ve çocuklar vermiştik. Allah'ın izni olmadan hiçbir elçi için bir ayet (mucize) getirme imkânı yoktur. Her sürenin yazıldığı bir kitap (yasa) vardır.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 38. ayet

  2. Ra'd suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 39. ayet. يَمْحُوا۟ ٱللَّهُ مَا يَشَآءُ وَيُثْبِتُ وَعِندَهُۥٓ أُمُّ ٱلْكِتَٰبِ

    yemḥü-llâhü mâ yeşâü veyüŝbit. ve`indehû ümmü-lkitâb.

    Mehmet Okuyan

    Allah dilediğini siler ve dilediğini sabit bırakır. dipnot 1 Kitabın anası (esası) O'nun yanındadır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada doğaya dair Yüce Allah'ın [sünnetüllâh] denilen "kanunu"na değinilmektedir. Sanıldığı veya iddia edildiği gibi konunun klasik [nesh] anlayışıyla hiçbir ilgisi yoktur.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 39. ayet

  3. Ra'd suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 40. ayet. وَإِن مَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِنَّمَا عَلَيْكَ ٱلْبَلَٰغُ وَعَلَيْنَا ٱلْحِسَابُ

    veim mâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feinnemâ `aleyke-lbelâgu ve`aleyne-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Biz onlara vadettiğimiz (azab)ın bir kısmını sana göstersek de veya (ondan önce) seni öldürürsek de dipnot 1 sana ancak (Allah'ın emirlerini) tebliğ etmek düşer. dipnot 2 Hesap, yalnız bize aittir.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Yûnus 10:46; Mü'min 40:77.
    2. metne dön, dipnot 2
      Tebliğle ilgili olarak bkz. Mâide 5:67, 99; Nahl 16:35, 82; Nûr 24:54; ‘Ankebût 29:18; Yâsîn 36:17; Şûrâ 42:48; Teğâbun 64:12; Ğâşiye 88:21.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 40. ayet

  4. Ra'd suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 41. ayet. أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَأْتِى ٱلْأَرْضَ نَنقُصُهَا مِنْ أَطْرَافِهَا وَٱللَّهُ يَحْكُمُ لَا مُعَقِّبَ لِحُكْمِهِۦ وَهُوَ سَرِيعُ ٱلْحِسَابِ

    evelem yerav ennâ ne'ti-l'arḍa nenḳuṣuhâ min aṭrâfihâ. vellâhü yaḥkümü lâ mü`aḳḳibe liḥukmih. vehüve serî`u-lḥisâb.

    Mehmet Okuyan

    Yeryüzüne gelip, onu uçlarından eksilttiğimizi görmediler mi? dipnot 1 Allah (dilediği gibi) hükmeder, O'nun hükmünü bozacak kimse yoktur. dipnot 2 O, hesabı hızlı olandır.

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Enbiyâ 21:44. Bu ayet yeryüzünün çeşitli şekillerde değişime tabi tutulduğunu gösterdiği gibi inkârcıların konumlarını gittikçe kaybettiklerini de mesaj olarak içerebilir. Bu cümlede yer alan "Allah'ın gelmesi" mecaz bir ifadedir ve amaç O'nun gücünün ve hayata müdahale edişinin bildirilmesidir.
    2. metne dön, dipnot 2
      "Hükmünün [mu‘akkıbı] yoktur" demek "O'nun verdiği hükmü bozabilecek hiçbir kuvvet yoktur; olamayacaktır" demektir.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 41. ayet

  5. Ra'd suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 42. ayet. وَقَدْ مَكَرَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَلِلَّهِ ٱلْمَكْرُ جَمِيعًا يَعْلَمُ مَا تَكْسِبُ كُلُّ نَفْسٍ وَسَيَعْلَمُ ٱلْكُفَّٰرُ لِمَنْ عُقْبَى ٱلدَّارِ

    veḳad mekera-lleẕîne min ḳablihim felillâhi-lmekru cemî`â. ya`lemü mâ teksibü küllü nefs. veseya`lemü-lküffâru limen `uḳbe-ddâr.

    Mehmet Okuyan

    Onlardan öncekiler de (peygamberlerine) tuzak kurmuşlardı; (oysa) bütün tuzaklar Allah'a aittir. dipnot 1 Çünkü O, herkesin ne kazanacağını bilir. Kâfirler, bu yurdun (dünyanın) sonunun kimin olduğunu yakında bileceklerdir!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:54; En‘âm 6:123; Enfâl 8:18, 30; İbrâhîm 14:46; Fâtır 35:10, 43; Mü'min 40:25; Tûr 52:42; Târık 86:15-16.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 42. ayet

  6. Ra'd suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Ra'd suresi, 43. ayet. وَيَقُولُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَسْتَ مُرْسَلًا قُلْ كَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنِى وَبَيْنَكُمْ وَمَنْ عِندَهُۥ عِلْمُ ٱلْكِتَٰبِ

    veyeḳûlü-lleẕîne keferû leste mürselâ. ḳul kefâ billâhi şehîdem beynî vebeyneküm vemen `indehû `ilmü-lkitâb.

    Mehmet Okuyan

    Kâfir olanlar "Sen elçi değilsin." derler. De ki: "Benimle sizin aranızda şahit olarak Allah ve yanında Kitabın bilgisi olan yeter." dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ayete göre ümmetin Hz. Muhammed'e karşı en önemli görevlerinden birisi onun peygamberliğine şahit olmalarıdır. Bunun yolu Kur'an'ı doğru anlamaktan ve onu hayatında yaşamaktan geçer.

    Ayet detayı — Ra'd suresi, 43. ayet