Diyanet İşleri
Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 55. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ
elâ inne lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. elâ inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.
Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak Yûnus 54–60 3
Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.
"O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."
(O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.
Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.
Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur'an) geldi.
De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
55. “İyi bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.” Allah onlar hakkında dinî ve kaderî hükmünü vermektedir. Pek yakında da onlara amellerinin karşılığını vermek sureti ile cezaî hükmünü de verecektir. Bundan dolayı daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şunu da iyi bilin ki şüphesiz Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı da Allah’ın huzuruna çıkacakları vakte hazırlanmazlar. Hatta buna iman etmiyorlar belki de. Oysa bu konuda kat’i deliller ardı arkasına gelmiştir. Aklî ve naklî belgeler sayılamayacak kadar pek çoktur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Muhakkak ki göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Allah'ın, kâfirleri cezalandıracağına dair vaadi haktır, bunda şüphe yoktur ve bu gerçekleşecektir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. Onlar şüphe etmektedirler.
Ortak kavram: Vaad
Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.
Ortak kavram: Vaad
(Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…
Ortak kavram: Vaad
Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Dikkat edin! Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'a aittir. Dikkat edin! Allah'ın vaadi gerçektir fakat onların çoğu bilmez.
Unutmayın ki, göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'a aittir! Unutmayın ki, Allah'ın vaadi kesinlikle gerçekleşecek olan bir hakikattir: velakin onların çoğu bunun bilincinde değildir.
Dikkat edin! Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır! Dikkat edin! Allah'ın vaadi, başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir; ne var ki, onların çoğu bunu bilmez!
Kesinlikle bilin ki, semalar ve arzda ne varsa, muhakkak ki Allah içindir (O'nun Esma'sının işaret ettiği manaların açığa çıkışıdır). Kesinlikle bilin ki Allah'ın bildirimi Hak'tır. . . Fakat onların çoğunluğu bilmezler.
Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır. Haberin olsun; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; ancak onların çoğu bilmezler.
Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.
İyi bilin ki, göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. İyi bilin ki, Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Fakat onların çoğu bilmez.
Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.
Göklerde ve yerde olanlar elbette ALLAH'ındır. ALLAH'ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat onların çoğu bilmez.
Göklerde ve yerde olanlar elbette ALLAH'ındır. ALLAH'ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat onların çoğu bilmez.
Uyan! Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Uyan! Allah'ın va'di muhakkak gerçektir; ne var ki çoğu bilmezler.
Uyan Göklerde ve Yerde ne varsa Allahındır, uyan Allahın va'di muhakkak haktır ve lakin ekserisi bilmezler
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamıyor.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamıyor.
İyi bilin ki, gökte ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamamaktadırlar.
Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Tanrı'nındır. Haberin olsun; şüphesiz Tanrı'nın va'di haktır ancak onların çoğu bilmezler.
Haberiniz olsun ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi şüphesiz Allahındır. Haberiniz olsun ki Allahın va'di şeksiz bir hakdır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.
Dikkat edin, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Dikkat edin, Allah'ın vaadi şüphesiz bir gerçektir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.
(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.
Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.
İyi bil ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. İyi bil ki Allah'ın va'di gerçektir, fakat çokları bilmiyorlar.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır dipnot 1 . Şunu da bilin ki Allah'ın vaadi gerçektir. Ne var ki insanların çoğu bunu bilmiyor dipnot 2 .
Bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine bilin ki Allah'ın tehdidi gerçekleşecektir ama onların çoğu bunu bilmezler.
İyi bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. İyi bilin ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmez.
-İyi bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. İyi bilin ki, Allah'ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmez.
Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları bilmiyorlar.
Indeed, to Allah alone belongs all that exists, be it visible or invisible, in the heavens and on earth. In point of fact the promise uttered by Allah is the truth personified but most of them -the infidels- do not seem to realize this fact.
It is to God that everything in the heavens and the earth truly belongs: God’s promise is true, but most people do not realize it.
Is it not (the case) that to Allah belongeth whatever is in the heavens and on earth? Is it not (the case) that Allah's promise is assuredly true? Yet most of them understand not.
Indeed all that is in the heavens and the earth belongs to Allah. And most certainly Allah's promise will be fulfilled, though most men are not aware.
Yes, everything in the heavens and earth belongs to Allah. Yes, Allah’s promise is true but most of them do not know it.
No doubt, surely, all that is in the heavens and the earth belongs to Allâh. No doubt, surely, Allâh’s Promise is true. But most of them know not.
Look! To Allah indeed belongs whatever is in the heavens and the earth. Look! Allah’s promise is indeed true; but most of them do not know.
Behold! whatever is in the heavens and the earth belongs to Allâh. Behold! surely Allâh's promise is true, though most of them do not know (this truth).
Why, surely to God belongs everything that is in the heavens and earth. Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge
The fact of the matter is, whatever there is in the heavens and the earth belongs to the Lord. Know that the Lord’s word is true. What a shame that most disbelievers do not believe Him.
Is not indeed what is in the heavens and what is in the earth God's? is not indeed the promise of God true? Though most of them know not.
To God is what is in the heavens and the earth. God's promise is true, but most of them do not know.
Doth not whatsoever is in heaven and on earth belong unto God? Is not the promise of God true? But the greater part of them know it not.
Every soul that has done wrong, if it had whatever is in the earth, would seek to ransom itself therewith. They will utter their repentance when they see the torment; but it shall be decided between them with justice, nor shall they be wronged.
Verily, to Allah surely (belongs) whatever is in the heavens and the earth. Verily, the promise of Allah surely is true; but most of them do not know.
Lo! verily all that is in the heavens and the earth is Allah's. Lo! verily Allah's promise is true. But most of them know not.
For all that is in the heavens and the earth belongs to God. Remember, the promise of God is true. But most of them do not know.
Oh, verily, unto God belongs all that is in the heavens and on earth! Oh, verily, God's promise always comes true-but most of them know it not!
Surely to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. Surely Allah’s promise is ˹always˺ true, but most of them do not know.
To God is what is in the heavens and the Earth. God's promise is true, but most of them do not know.
Absolutely, to GOD belongs everything in the heavens and the earth. Absolutely, GOD's promise is truth, but most of them do not know.
Unquestionably, to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. Unquestionably, the promise of Allah is truth, but most of them do not know
In truth, to God belongs what is in the heavens and the earth. In truth, the promise of God is true; but most of them know not.
Oh, verily, To Allah belongs all that is in the heavens and the earth. His Promise is unwaveringly True but most of them never learn.
Is it not that to Allah belongs whatever that is in the heavens and on the earth? Is it not that Allah’s promise is definitely true? But most of them do not understand.
Look! To Allah belongs all that is in the heavens and the earth. Look! Allah’s promise is certainly true, but most of them do not know.
To God is what is in the heavens and the earth. The promise of God is true, but most of them do not know.