Yûnus suresi

Yûnus suresi, 55. ayet

Yûnus suresi, 55. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

elâ inne lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. elâ inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

Diyanet İşleri

Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 52–58 · surenin 55. ayeti / 109

Konu Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak Yûnus 54–60 3

  1. Yûnus 52

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

  2. Yûnus 53

    "O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."

  3. Yûnus 54

    (O gün) zulmetmiş olan herkes, eğer yeryüzündeki her şeye sahip olsa, kendini kurtarmak için onu fidye verir. Azabı gördüklerinde, için için derin bir pişmanlık duyarlar. Onlara zulmedilmeksizin aralarında adaletle hükmedilir.

  4. 55

    Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın va'di haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

  5. Yûnus 56

    O, diriltir ve öldürür; ancak O'na döndürüleceksiniz.

  6. Yûnus 57

    Ey insanlar! İşte size Rabbinizden bir öğüt, kalplere bir şifa ve inananlar için yol gösterici bir rehber ve rahmet (olan Kur'an) geldi.

  7. Yûnus 58

    De ki: "Ancak Allah'ın lütuf ve rahmetiyle, yalnız bunlarla sevinsinler. Bu, onların toplayıp durduklarından daha hayırlıdır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

55. “İyi bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah’ındır.” Allah onlar hakkında dinî ve kaderî hükmünü vermektedir. Pek yakında da onlara amellerinin karşılığını vermek sureti ile cezaî hükmünü de verecektir. Bundan dolayı daha sonra Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Şunu da iyi bilin ki şüphesiz Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmezler.” Bundan dolayı da Allah’ın huzuruna çıkacakları vakte hazırlanmazlar. Hatta buna iman etmiyorlar belki de. Oysa bu konuda kat’i deliller ardı arkasına gelmiştir. Aklî ve naklî belgeler sayılamayacak kadar pek çoktur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Muhakkak ki göklerin ve yerin mülkü sadece Allah'ındır. Allah'ın, kâfirleri cezalandıracağına dair vaadi haktır, bunda şüphe yoktur ve bu gerçekleşecektir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler. Onlar şüphe etmektedirler.

Kelimeler

16 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَلَآ ela iyi bilin ki
  2. إِنَّ inne şüphesiz
  3. لِلَّهِ lillahi Allah'ındır kök: اله
  4. مَا ma olanların tümü
  5. فِى fi
  6. ٱلسَّمَـٰوَٰتِ s-semavati göklerde kök: سمو
  7. وَٱلْأَرْضِ ۗ vel'erdi ve yerde kök: ارض
  8. أَلَآ ela İyi bilin ki
  9. إِنَّ inne şüphesiz
  10. وَعْدَ vea'de vaadettiği kök: وعد
  11. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  12. حَقٌّۭ hakkun gerçektir kök: حقق
  13. وَلَـٰكِنَّ velakinne ancak
  14. أَكْثَرَهُمْ ekserahum onların çoğu kök: كثر
  15. لَا la
  16. يَعْلَمُونَ yea'lemune bilmiyorlar kök: علم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Ortak kavram: Vaad

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Ortak kavram: Vaad

    (Vefat iddeti beklemekte olan) kadınlara kendileri ile evlenmek istediğinizi üstü kapalı olarak anlatmanızda veya bu isteğinizi içinizde saklamanızda…

  • Ortak kavram: Vaad

    Şeytan sizi fakirlikle korkutur ve size, çirkinliği ve hayasızlığı emreder. Allah ise size kendi katından mağfiret ve bol nimet va'dediyor. Şüphesiz…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Dikkat edin! Göklerde ve yerde olan her şey yalnızca Allah'a aittir. Dikkat edin! Allah'ın vaadi gerçektir fakat onların çoğu bilmez.

Mustafa İslamoğlu

Unutmayın ki, göklerde ve yerde bulunan her şey Allah'a aittir! Unutmayın ki, Allah'ın vaadi kesinlikle gerçekleşecek olan bir hakikattir: velakin onların çoğu bunun bilincinde değildir.

Muhammed Esed

Dikkat edin! Göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır! Dikkat edin! Allah'ın vaadi, başa gelmesinden şüphe edilmeyecek bir gerçektir; ne var ki, onların çoğu bunu bilmez!

Ahmed Hulusi

Kesinlikle bilin ki, semalar ve arzda ne varsa, muhakkak ki Allah içindir (O'nun Esma'sının işaret ettiği manaların açığa çıkışıdır). Kesinlikle bilin ki Allah'ın bildirimi Hak'tır. . . Fakat onların çoğunluğu bilmezler.

Ali Bulaç

Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Allah'ındır. Haberin olsun; şüphesiz Allah'ın va'di haktır; ancak onların çoğu bilmezler.

Ali Özek ve heyeti

Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.

Ali Rıza Safa

İyi bilin ki, göklerde ve yeryüzünde olan her şey, Allah'ın malıdır. İyi bilin ki, Allah'ın sözünü verdiği kesinlikle gerçektir. Fakat onların çoğu bilmez.

Bayraktar Bayraklı

Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.

Edip Yüksel

Göklerde ve yerde olanlar elbette ALLAH'ındır. ALLAH'ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat onların çoğu bilmez.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Göklerde ve yerde olanlar elbette ALLAH'ındır. ALLAH'ın sözü tamamıyla gerçektir; fakat onların çoğu bilmez.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Uyan! Göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır. Uyan! Allah'ın va'di muhakkak gerçektir; ne var ki çoğu bilmezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

Uyan Göklerde ve Yerde ne varsa Allahındır, uyan Allahın va'di muhakkak haktır ve lakin ekserisi bilmezler

Erhan Aktaş

İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamıyor.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İyi bilin ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamıyor.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İyi bilin ki, gökte ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine iyi bilin ki, Allah'ın uyarısı gerçektir. Fakat onların çoğu bu gerçeği anlamamaktadırlar.

Gültekin Onan

Haberin olsun, göktekilerin ve yerdekilerin tümü gerçekten Tanrı'nındır. Haberin olsun; şüphesiz Tanrı'nın va'di haktır ancak onların çoğu bilmezler.

Hasan Basri Çantay

Haberiniz olsun ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi şüphesiz Allahındır. Haberiniz olsun ki Allahın va'di şeksiz bir hakdır. Fakat onların çoğu (bunu) bilmezler.

İbni Kesir

Dikkat edin, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Dikkat edin, Allah'ın vaadi şüphesiz bir gerçektir. Fakat onların çoğu bunu bilmezler.

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bilesiniz ki, göklerdeki her şey, yerdeki her şey Allah’ındır. Yine bilesiniz ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bunu bilmez.

Süleyman Ateş

İyi bil ki, göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. İyi bil ki Allah'ın va'di gerçektir, fakat çokları bilmiyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bilin ki göklerde ve yerde ne varsa hepsi Allah'ındır. Yine bilin ki Allah'ın tehdidi gerçekleşecektir ama onların çoğu bunu bilmezler.

Şaban Britch

İyi bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah’ındır. İyi bilin ki, Allah’ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmez.

Şaban Piriş

-İyi bilin ki, göklerde ve yerde olanlar Allah'ındır. İyi bilin ki, Allah'ın vaadi haktır. Fakat onların çoğu bilmez.

Yaşar Nuri Öztürk

Gözünüzü açın, göklerde ve yerde ne varsa Allah'ındır! Gözünüzü açın, Allah'ın vaadi haktır! Ama onların çokları bilmiyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Indeed, to Allah alone belongs all that exists, be it visible or invisible, in the heavens and on earth. In point of fact the promise uttered by Allah is the truth personified but most of them -the infidels- do not seem to realize this fact.

Abdul Haleem

It is to God that everything in the heavens and the earth truly belongs: God’s promise is true, but most people do not realize it.

Abdullah Yusuf Ali

Is it not (the case) that to Allah belongeth whatever is in the heavens and on earth? Is it not (the case) that Allah's promise is assuredly true? Yet most of them understand not.

Abul A'la Maududi

Indeed all that is in the heavens and the earth belongs to Allah. And most certainly Allah's promise will be fulfilled, though most men are not aware.

Aisha Bewley

Yes, everything in the heavens and earth belongs to Allah. Yes, Allah’s promise is true but most of them do not know it.

Al-Hilali & Khan

No doubt, surely, all that is in the heavens and the earth belongs to Allâh. No doubt, surely, Allâh’s Promise is true. But most of them know not.

Ali Quli Qarai

Look! To Allah indeed belongs whatever is in the heavens and the earth. Look! Allah’s promise is indeed true; but most of them do not know.

Amatul Rahman Omar

Behold! whatever is in the heavens and the earth belongs to Allâh. Behold! surely Allâh's promise is true, though most of them do not know (this truth).

Arthur John Arberry

Why, surely to God belongs everything that is in the heavens and earth. Why, surely God's promise is true; but the most of them have no knowledge

Bijan Moeinian

The fact of the matter is, whatever there is in the heavens and the earth belongs to the Lord. Know that the Lord’s word is true. What a shame that most disbelievers do not believe Him.

E. Henry Palmer

Is not indeed what is in the heavens and what is in the earth God's? is not indeed the promise of God true? Though most of them know not.

Edip-Layth

To God is what is in the heavens and the earth. God's promise is true, but most of them do not know.

George Sale

Doth not whatsoever is in heaven and on earth belong unto God? Is not the promise of God true? But the greater part of them know it not.

Hamid S. Aziz

Every soul that has done wrong, if it had whatever is in the earth, would seek to ransom itself therewith. They will utter their repentance when they see the torment; but it shall be decided between them with justice, nor shall they be wronged.

Mahmoud Ghali

Verily, to Allah surely (belongs) whatever is in the heavens and the earth. Verily, the promise of Allah surely is true; but most of them do not know.

Marmaduke Pickthall

Lo! verily all that is in the heavens and the earth is Allah's. Lo! verily Allah's promise is true. But most of them know not.

Mohamed Ahmed - Samira

For all that is in the heavens and the earth belongs to God. Remember, the promise of God is true. But most of them do not know.

Muhammad Asad

Oh, verily, unto God belongs all that is in the heavens and on earth! Oh, verily, God's promise always comes true-but most of them know it not!

Mustafa Khattab

Surely to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. Surely Allah’s promise is ˹always˺ true, but most of them do not know.

Progressive Muslims

To God is what is in the heavens and the Earth. God's promise is true, but most of them do not know.

Rashad Khalifa

Absolutely, to GOD belongs everything in the heavens and the earth. Absolutely, GOD's promise is truth, but most of them do not know.

Sahih International

Unquestionably, to Allah belongs whatever is in the heavens and the earth. Unquestionably, the promise of Allah is truth, but most of them do not know

Sam Gerrans

In truth, to God belongs what is in the heavens and the earth. In truth, the promise of God is true; but most of them know not.

Shabbir Ahmed

Oh, verily, To Allah belongs all that is in the heavens and the earth. His Promise is unwaveringly True but most of them never learn.

Syed Vickar Ahamed

Is it not that to Allah belongs whatever that is in the heavens and on the earth? Is it not that Allah’s promise is definitely true? But most of them do not understand.

Taqi Usmani

Look! To Allah belongs all that is in the heavens and the earth. Look! Allah’s promise is certainly true, but most of them do not know.

The Monotheist Group

To God is what is in the heavens and the earth. The promise of God is true, but most of them do not know.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 55. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 55. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 55. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩