Yûnus suresi

Yûnus suresi, 97. ayet

Yûnus suresi, 97. ayet. وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

velev câethüm küllü âyetin ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

Diyanet İşleri

(96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 94–100 · surenin 97. ayeti / 109

Konu Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi Yûnus 94–103 3

  1. Yûnus 94

    Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!

  2. Yûnus 95

    Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

  3. 96–97

    (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

  4. Yûnus 98

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

  5. Yûnus 99

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekun iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

  6. Yûnus 100

    Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 96–97. ayetler için yazılmıştır.

96-97. Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Doğrusu üzerlerine Rabbinin sözü hak olmuş bulunanlar” yani cehennem ehlinden, azgın ve sapıklardan olanlar, mutlaka Allah’ın kader ve kazası ile tayin ettiği duruma gelirler ve onlara her türlü mucize gelse bile iman etmezler. Mucizeler onların ancak tuğyanlarını artırır, azgınlıklarına azgınlık katar. Allah bu yolla onlara zulmetmemiştir, ancak onlar hak kendilerine geldiği ilk seferinde hakkı reddetmek sureti ile kendi kendilerine zulmetmişlerdir. Yüce Allah da kalplerine, kulaklarına ve gözlerine mühür vurmakla onları cezalandırmıştır. O bakımdan onlar tehdit olunageldikleri can yakıcı azabı görünceye kadar iman etmezler. İşte o vakit üzerinde bulundukları halin kesinlikle sapıklık olduğunu, peygamberlerin kendilerine getirdiklerinin ise hakkın ta kendisi olduğunu bileceklerdir. Fakat bu zamanda iman etmelerinin kendilerine bir faydası olmayacaktır. O zaman zulmedenlere mazeretleri fayda vermeyeceği gibi mazeret belirtmelerine ve rızalık almaya çalışmalarına da müsaade edilmeyecektir. Ayetler ve mucizeler, ancak kalbi bulunanlara ve hazır bulunup kalpten kulak verene faydalı olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendilerine, şeri yahut kevni bütün ayetler gelmiş olsa da elem verici azabı müşahede edecekleri ana kadar iman etmezler. İman etmenin kendilerine fayda vermeyeceği zaman iman ederler.

Kelimeler

8 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَوْ velev bile
  2. جَآءَتْهُمْ ca'ethum gelse kök: جيا
  3. كُلُّ kullu bütün kök: كلل
  4. ءَايَةٍ ayetin ayetler kök: ايي
  5. حَتَّىٰ hatta kadar
  6. يَرَوُا۟ yeravu görünceye kök: راي
  7. ٱلْعَذَابَ l-azabe azabı kök: عذب
  8. ٱلْأَلِيمَ l-elime acıklı kök: الم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Kalplerinde münafıklıktan kaynaklanan bir hastalık vardır. Allah da onların hastalıklarını artırmıştır. Söyledikleri yalana karşılık da onlara elem…

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Ey iman edenler! "Ra'ina (bizi gözet)" demeyin, "unzurna (bize bak)" deyin ve dinleyin. Kafirler için acıklı bir azap vardır.

  • Aynı kök: الم (75 geçiş)

    Allah'ın indirdiği kitaptan bir kısmını gizleyip onu az bir bedel ile değişenler (var ya); işte onlar karınlarına ateşten başka bir şey…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

85 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine her bir delil gelmiş olsa bile elem verici azabı görünceye kadar (inanmayacaklardır). dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yûnus 10:33, 96 ve 97 gibi ayetler, Yüce Allah'ın gelecekte kimlerin inanmayacağını bildiğinin apaçık delillerindendir. Benzer mesajlar: En‘âm 6:25, 109, 111; A‘râf 7:146; Yûnus 10:33, 96; Hicr 15:13-15; İsrâ 17:93; Şu‘arâ 26:199; Sebe' 34:31.

Mustafa İslamoğlu

İsterse hakikatin her tür belgesi (ayaklarına kadar) gelmiş olsun: ta ki can yakıcı azabı görünceye kadar...

Muhammed Esed

Kendilerine her türlü kanıtlayıcı belge gelse bile, ta ki (öte dünyada kendilerini bekleyen) o çok can yakıcı azabı gözleriyle görünceye kadar...

Ahmed Hulusi

İsterse onlara bütün mucizeler gelsin (yine de iman etmezler). . . Acı azabı görünceye kadar!

Ali Bulaç

Onlara her ayet getirilse bile.. Acı azabı görünceye kadar.

Ali Özek ve heyeti

bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.

Ali Rıza Safa

Onlara tüm mucizeler gelse bile; acı bir cezayı görünceye dek.

Bayraktar Bayraklı

Onlara bütün ayetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.

Edip Yüksel

Acı azabı görünceye kadar onlara her çeşit mucize gelse bile...

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onlara her çeşit mucize gelse bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(evet imana gelmezler) -kendilerine her türlü mucize gelse bile- o acı azabı görecekleri ana kadar.

Elmalılı Hamdi Yazır

Velevse kendilerine her ayet gelmiş olsun, ta o elim azabı görecekleri ana kadar

Erhan Aktaş

Onlara, her türlü ayet dipnot 1 gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt, gösterge.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onlara, her türlü ayet dipnot 1 gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt, gösterge.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onlara, her türlü ayet dipnot 1 gelse bile yine de can yakıcı azabı görmedikçe inanmazlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Mucize, kanıt, gösterge.

Gültekin Onan

Onlara her ayet getirilse bile... Acı azabı görünceye kadar.

Hasan Basri Çantay

(96-97) Üzerlerine Rabbinin kesilmesi hak olmuş bulunanlar (yok mu?) onlar, velev kendilerine her (hangi bir) ayet gelmiş olsun, acıklı bir azab görecekleri (zama) na kadar iman etmezler.

İbni Kesir

Onlara her türlü ayet gelse bile elem verici azabı görünceye kadar.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Bütün mucizeler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmayacaklardır.

Süleyman Ateş

Onlara bütün ayetler gelmiş olsa bile, acı azabı görünceye kadar (inanmazlar).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Bütün mucizeler(ayetler) önlerine gelse bile acıklı azabı görünceye kadar böyle gider.

Şaban Britch

Can yakıcı azabı görene kadar, Kendilerine her türlü ayetler gelse bile...

Şaban Piriş

Can yakıcı azabı görene kadar, kendilerine her türlü belge gelse bile...

Yaşar Nuri Öztürk

Tüm ayetler onlara gelse bile. Ta, o korkunç azabı görünceye kadar...

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They just would not believe even if they be presented with every supernatural sign clearly betokening Allah's Omnipotence and Authority until they meet face to face with the torment Allah lays upon the damned.

Abdul Haleem

even if every sign comes to them, until they see the agonizing torment.

Abdullah Yusuf Ali

Even if every Sign was brought unto them,- until they see (for themselves) the penalty grievous.

Abul A'la Maududi

even if they witness every single sign that might come to them until they are face to face with the painful chastisement,

Aisha Bewley

not even if every Sign were to come to them – until they see the painful punishment.

Al-Hilali & Khan

Even if every sign should come to them, until they see the painful torment.

Ali Quli Qarai

even though every sign were to come to them, until they sight the painful punishment.

Amatul Rahman Omar

Till they see the grievous punishment, even though they have witnessed every (kind of) sign.

Arthur John Arberry

though every sign come to them, till they see the painful chastisement.

Bijan Moeinian

No matter what is presented to them, they will keep on denying. They will believe only when they face the Fire.

E. Henry Palmer

even though there come to them every sign, until they see the grievous woe.

Edip-Layth

Even if every sign were to come to them; until they see the painful retribution.

George Sale

although there come unto them every kind of miracle; until they see the grievous punishment prepared for them.

Hamid S. Aziz

Verily, those against whom the word of your Lord has been pronounced will not believe,

Mahmoud Ghali

Though every sign may have come to them, till they see the painful torment.

Marmaduke Pickthall

Though every token come unto them, till they see the painful doom.

Mohamed Ahmed - Samira

Even though all the signs came to them, not till they face the grievous punishment.

Muhammad Asad

even though every sign [of the truth] should come within their ken - until they behold the grievous suffering [that awaits them in the life to come].

Mustafa Khattab

even if every sign were to come to them—until they see the painful punishment.

Progressive Muslims

Even if every sign were to come to them; until they see the painful retribution.

Rashad Khalifa

No matter what kind of proof you show them, (they cannot believe), until they see the painful retribution.

Sahih International

Even if every sign should come to them, until they see the painful punishment.

Sam Gerrans

And though every proof come to them until they see the painful punishment[...].

Shabbir Ahmed

Though every evidence may come to them, till they see the painful doom.

Syed Vickar Ahamed

Even if every Sign was brought to them— Until they (themselves) see the great penalty.

Taqi Usmani

even though every sign comes to them, unless they witness the painful punishment.

The Monotheist Group

Even if every sign were to come to them; until they see the painful retribution.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 97. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 97. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 97. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩