Diyanet İşleri
Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"
Yûnus suresi
Yûnus suresi, 85. ayet. فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ
feḳâlû `ale-llâhi tevekkelnâ. rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilḳavmi-żżâlimîn.
Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş Yûnus 75–93 3
Suçluların hoşuna gitmese de, Allah, hakkı sözleriyle gerçekleştirecektir."
Firavun ve ileri gelenlerinin kötülük yapmaları korkusu ile kavminin küçük bir bölümünden başkası Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, o yerde zorba bir kişi idi. O, gerçekten aşırı gidenlerdendi.
Musa, "Ey kavmim! Eğer siz gerçekten Allah'a iman etmişseniz, eğer O'na teslim olmuş kimseler iseniz, artık sadece O'na tevekkül edin" dedi.
Onlar da şöyle dediler: "Biz yalnız Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz, bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!"
Bizi rahmetinle o kafirler topluluğundan kurtar.
Musa'ya ve kardeşine, "Kavminiz için Mısır'da (sığınak olarak) evler hazırlayın ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapın. Namazı dosdoğru kılın. Mü'minleri müjdele" diye vahyettik.
Musa, şöyle dedi: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen Firavun'a ve onun ileri gelenlerine, dünya hayatında nice zinet ve mallar verdin. Ey Rabbimiz, yolundan saptırsınlar diye mi? Ey Rabbimiz, sen onların mallarını silip süpür ve kalplerine darlık ver, çünkü onlar elem dolu azabı görünceye kadar iman etmezler."
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
85. “Onlar da” Mûsâ’nın bu emrine uyarak “şöyle dediler: Biz yalnız Allah’a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz bizi o zalimler topluluğunun fitnesine uğratma!” Yani onları bize musallat etme! Çünkü o vakit onlar bizi dinimizden çevirmek kastı ile bize işkence yaparlar yahut da bize galip gelirler de böylelikle kendileri de fitneye düşüp: Eğer bunlar hak üzere olsalardı yenik düşmezlerdi, derler.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onlar Musa -aleyhisselam-'a şöyle cevap verdiler: Bizler sadece Allah'a güvenip dayandık. Ey Rabbimiz! Zalimleri bizim üzerimize musallat etme! Yoksa onlar; öldürme, işkence etme ve yolumuzdan çevirme ile bizi dinimizde fitneye sokarlar.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Hani sizden iki takım (paniğe kapılarak) çözülmeye yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Mü'minler, yalnız Allah'a tevekkül etsinler.
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah'ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen…
Aynı kök: وكل (70 geçiş) · Ortak kavram: Tevekkül
Allah size yardım ederse, sizi yenecek yoktur. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Mü'minler, ancak Allah'a tevekkül…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
"Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Onları nerede yakalarsanız öldürün. Sizi çıkardıkları yerden (Mekke'den) siz de onları çıkarın. Zulüm ve baskı, adam öldürmekten daha ağırdır.…
Aynı kök: فتن (60 geçiş) · Ortak kavram: İmtihan
Hiçbir zulüm ve baskı kalmayıncaya ve din yalnız Allah'ın oluncaya kadar onlarla savaşın. Onlar savaşmaya son verecek olurlarsa, artık düşmanlık…
Ortak kavram: İmtihan
Hani, sizi azabın en kötüsüne uğratan, kadınlarınızı sağ bırakıp, oğullarınızı boğazlayan Firavun ailesinden kurtarmıştık. Bunda, size Rabbinizden…
Ortak kavram: İmtihan
Bir zaman Rabbi İbrahim'i birtakım emirlerle sınamış, İbrahim onların hepsini yerine getirmiş de Rabbi şöyle buyurmuştu: "Ben seni insanlara önder…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Onlar da şöyle demişlerdi: "Yalnızca Allah'a güvendik. Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğu için deneme konusu kılma! dipnot 1
Bunun üzerine dediler ki: "Yalnızca Allah'a güvenip dayandık: Rabbimiz! Bizi bu zalim kavmin zulmüne muhatap kılma!
Bunun üzerine onlar da: "Biz güvenimizi Allah'a bağlamışız! Ey Rabbimiz, bizi zalim bir topluluğun elinde rüsvay etme!" dediler.
(Onlar da) dediler ki: "Biz Allah'a tevekkül ettik (El Vekiyl isminin özelliğine iman ettik, vekilimiz O'dur). . . Rabbimiz, bizi onların zulmüne alet etme!"
Dediler ki: 'Biz Allah'a tevekkül ettik; Rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma.'
Onlar da dediler ki: «Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!
Dediler ki: "Allah'a güvendik!" "Efendimiz! Haksızlık yapan toplumla bizi sınama!"
Onlar da dediler ki: "Sadece Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!"
Dediler ki: "ALLAH'a güvendik. Efendimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma."
Dediler ki: "ALLAH'a güvendik. Rabbimiz, bizi zalim halkın baskısına maruz bırakma."
Onlar: "Biz Allah'a güvendik.Ey Rabbimiz, bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme!
Onlar da, biz Allaha i'timad ettik, ya rabbena bizi o zalim kavmin fitnesine düşürme
Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabb'imiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."
Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."
Dediler ki: "Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalim halk için bir fitne dipnot 1 yapma."
Dediler ki: "Biz Tanrı'ya tevekkül ettik; rabbimiz, bizi zulmeden bir kavim için bir fitne (konusu) kılma."
Onlar da şöyle dediler: "Biz yalınız Allaha güvenib dayandık. Ey Rabbimiz, bizi o zaalimler güruhuna bir fitne (mevzuu) yapma".
Onlar da dediler ki: Biz, Allah'a tevekkül ettik. Ey Rabbımız, bizi, o zalimler güruhu ile sınama.
(75-93) Sonra o nların ardından Musa ve Harun ’u Firavun ve seçkinlerine yolladık, büyüklendiler ve suçlu kavim oldular , yanımızdan bir gerçek geldiğinde dediler ki bu apaçık bir büyüdür / sihirdir , Musa, size hak geldiği için mi böyle söylüyorsunuz? Sihir mi bu? Sihirbazlar iflah olmazlar / kurtuluşa eremezler dedi. Dediler ki babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan, dikkatimizi başka yöne çevirmeye ve arzın büyüklerinden olmaya mı geldiniz? Bizler her ikinize de iman etmiyoruz . Firavun dedi ki bilge tüm büyücüleri bana getirin , s ihirbazlar geldiğinde Musa onlara dedi ki, ne atacaksanız atın, attıkları zaman Musa dedi ki sizin bu getirdiğiniz sihirdir, muhakkak ki Allah, onu iptal edecektir. Kesin olan şu ki Allah bozguncuların / ifsat edenlerin amellerini ıslah etmez. Allah, kelimelerinin / ifade ettiklerinin gerçek olduğunu / hakikat olduğunu suçlular hoşlanmasa da gerçekleştir ir. Musa’ya sadece kavminden zürriyeti / soydaşları, onlar da firavun ve seçkinlerinin onları sınayacakları / fitneye düşürecekleri korkularından dolayı iman etti. Muhakkak ki Firavu n, arzda yüceydi ve de kesinlikle savurganlardandı / müsrif ti. Musa dedi ki ey kavmim Eğer Allaha iman ettiyseniz eğer ki tam teslim olduysanız vekaleti ona veriniz. Dediler ki Allaha tevekkül ettik , Rabbimiz Zalim kavme bizleri sınama yapma / fitne yapma, rahmetinle bizleri, örtbas eden kavimden / kafir kavimden kurtar. Musa’ya ve kardeşine Mısırda kavminiz için evler hazırlayın, evleriniz kıbleli olsun , namazları kılın ve de müminleri müjdele yin şeklinde vahyettik. Musa dedi ki Rabbimiz sen Firavuna ve se çkinlerine dünya hayatında ziynet ve mal verdin, Rabbimiz! yolundan sapmaları için mi verdin? Rabbimiz onların mallarını sil süpür / kazı, kalplerini şiddetlendir, onlar acı veren azabı görünceye kadar sana iman etmezler. Her ikinizin de duasına icabet edildi , İstikamet üzere kalın, bilmeyenlerin yoluna uymayın dedi. İsrail oğullarını denizden geçirdik, Firavun ve ordusu kin ve düşmanlık içinde onları takip ettiler, Firavun boğulduğunu idrak ettiğinde dedi ki kesinlikle İsrail oğullarının iman ettiği ilahlarından başka ilah olmadığına iman ettim ve ben Müslümanlardanım dedi, yani şimdi mi? sen önceden kesinlikle i syan etmiştin, bozgunculardandın, bugün senin bedenini s enin ardından gelenlere gösterge olsun / ayet olsun diye kurtaracağız , İnsanların çoğu ayetlerimize karşı dikkatsizdirler / gafildirler. Kesin olan şu ki biz, İ srail oğullarını güvenli yerleşim yerlerine yerleştirdik , hoş olan şeylerden onları rızıklandırdık , ne zaman ki onlara ilim geldi / bilgi geldi karşıtlığa / ihtilafa düştüler, muhakkak ki Rabbin aralarındaki ihtilaf ettikleri şeylerde kıyamet günü hükmünü gerçekleştirecektir.
Onlar da şöyle dediler: “Biz yalnız Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! Bizi zalimler topluluğunun baskı ve şiddetine maruz bırakma!”
Dediler ki: "Allah'a dayandık, Rabbimiz bizi o zulmeden kavme fitne yapma (bizi onların işkencesiyle deneme)!
Bunun üzerine dediler ki: "Biz Allah'a güvenip dayandık. Rabbimiz! Bizi yanlışlar içindeki bu topluluğun (eline düşürüp de) fitne dipnot 1 /işkence konusu yapma.
Bunun üzerine dediler ki "Biz Allah'a güvenip dayandık. Ey Rab! Bizi yanlışlar içindeki o topluluğa ezdirme.
Allah’a tevekkül ettik. Ey Rabbimiz! O zulmeden kavmi bize fitne yapma!
-Allah'a güvendik, "ey Rabbimiz! Bizi o zulmeden kavme fitne yapma"
Şöyle yakardılar: "Yalnız Allah'a dayandık. Rabbimiz! Bizleri, zulmedenler toplumu için bir imtihan aracı yapma!"
There, they said: "In Allah we trust". and they expressed their thoughts in the invocatory prayer, thus: "O Allah our Creator, uphold us and forsake us not, lest we should come to the wrong-headed's lure and be lured into their snare and suffer persecution."
They said, ‘We have put our trust in God. Lord! Do not make us an object of persecution for the oppressors.
They said: "In Allah do we put our trust. Our Lord! make us not a trial for those who practise oppression;
They replied: dipnot 1 'We place our reliance on Allah. Our Lord! Do not make us a trial for the oppressors, dipnot 2
They said, ‘We have put our trust in Allah. Our Lord, Do not make us a target for this wrongdoing people,
They said: "In Allâh we put our trust. Our Lord! Make us not a trial for the folk who are Zâlimûn (polytheists and wrong-doers) (i.e. do not make them overpower us).
Whereat they said, ‘In Allah we have put our trust. ’ ‘Our Lord! Do not make us a [means of] test for the wrongdoing lot,
Thereupon they said, `In Allâh alone do we put our trust. Our Lord! do not make us a target of persecution of the wrongdoing people.
They said, 'In God we have put our trust. Our Lord, make us not a temptation to the people of the evildoers,
They replied: " O’ Lord, we put our trust in you. Please [make our trial easy and] do not try us in hardship caused by the persecution of these unjust people."
They said, 'Upon God do we rely. O our Lord! make us not a cause of trial for a people who do wrong,
They said, "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."
They answered, we put our trust in God: O Lord, suffer us not to be afflicted by unjust people;
And Moses said, "O my people! If you did believe in Allah, then on Him rely, if you have, indeed, surrendered (unto Him - become Muslims). "
Then they said, "On Allah we have put our trust. Our Lord, do not make us a temptation to the unjust people;
They said: In Allah we put trust. Our Lord! Oh, make us not a lure for the wrongdoing folk;
They answered: "We have placed our trust in God. O Lord, do not make us a target of oppression for these tyrannical people,
Whereupon they answered: "In God have we placed our trust! O our Sustainer, make us not a plaything for evildoing folk,
They replied, "In Allah we trust. Our Lord! Do not subject us to the persecution of the oppressive people,
They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."
They said, "We trust in GOD. Our Lord, save us from the persecution of these oppressive people.
So they said, "Upon Allah do we rely. Our Lord, make us not [objects of] trial for the wrongdoing people
And they said: “In God have we placed our trust.” — “Our Lord: make Thou not us a means of denial for the wrongdoing people,
They responded, "In Allah we trust. O Our Lord! Save us from the oppression of the oppressor."
They said: "We do put our trust in Allah. Our Lord! Do not make us a trial for those who act in cruelty and who are the wrongdoers;
So, they said, "In Allah we have placed our trust: Our Lord, do not make us a victim of the unjust people,
They said: "In God we put our trust. Our Lord, do not make us a test for the wicked people."