10. sure

Yûnus Suresi يونس

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 11 konu
  1. Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup 1–10 karşılaştır — Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup
  2. İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği 11–20 karşılaştır — İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği
  3. Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar 21–33 karşılaştır — Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar
  4. Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir" 34–40 karşılaştır — Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir"
  5. Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti 41–53 karşılaştır — Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti
  6. Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak 54–60 karşılaştır — Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak
  7. Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası 61–70 karşılaştır — Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası
  8. Nûh 71–74 karşılaştır — Nûh
  9. Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş 75–93 karşılaştır — Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş
  10. Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi 94–103 karşılaştır — Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi
  11. "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret 104–109 karşılaştır — "İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kitabın ayetleri; yaratılış ve iki grup 1–10

  1. Yûnus suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 1. ayet. الٓر تِلْكَ ءَايَٰتُ ٱلْكِتَٰبِ ٱلْحَكِيمِ

    elif-lâm-râ. tilke âyâtü-lkitâbi-lḥakîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Elif, lam, ra. İşte şunlar, hikmet dolu kitabın ayetleridir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 1. ayet

  2. Yûnus suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 2. ayet. أَكَانَ لِلنَّاسِ عَجَبًا أَنْ أَوْحَيْنَآ إِلَىٰ رَجُلٍ مِّنْهُمْ أَنْ أَنذِرِ ٱلنَّاسَ وَبَشِّرِ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ أَنَّ لَهُمْ قَدَمَ صِدْقٍ عِندَ رَبِّهِمْ قَالَ ٱلْكَٰفِرُونَ إِنَّ هَٰذَا لَسَٰحِرٌ مُّبِينٌ

    ekâne linnâsi `aceben en evḥaynâ ilâ racülim minhüm en enẕiri-nnâse vebeşşiri-lleẕîne âmenû enne lehüm ḳademe ṣidḳin `inde rabbihim. ḳâle-lkâfirûne inne hâẕâ lesâḥirum mübîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İçlerinden birine, "İnsanları uyar, iman edenlere de kendileri için Allah katında yüksek bir doğruluk derecesi bulunduğunu müjdele!" diye vahiy göndermemiz insanlara şaşırtıcı mı geldi? İnkar edenler, "Bu adam açık bir büyücüdür" dediler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 2. ayet

  3. Yûnus suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 3. ayet. إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ مَا مِن شَفِيعٍ إِلَّا مِنۢ بَعْدِ إِذْنِهِۦ ذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمْ فَٱعْبُدُوهُ أَفَلَا تَذَكَّرُونَ

    inne rabbekümü-llâhü-lleẕî ḫaleḳa-ssemâvâti vel'arḍa fî sitteti eyyâmin ŝümme-stevâ `ale-l`arşi yüdebbiru-l'emr. mâ min şefî`in illâ mim ba`di iẕnih. ẕâlikümü-llâhü rabbüküm fa`büdûh. efelâ teẕekkerûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz ki Rabbiniz, gökleri ve yeri altı devirde/evrede yaratan, sonra da arşın üzerinde hükmedip işleri yöneten Allah'tır. O'nun izni olmadan kimse kendiliğinden şefaat edemez. Rabbiniz Allah işte budur. O'na kulluk ediniz. Hala düşünmüyor musunuz?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 3. ayet

  4. Yûnus suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 4. ayet. إِلَيْهِ مَرْجِعُكُمْ جَمِيعًا وَعْدَ ٱللَّهِ حَقًّا إِنَّهُۥ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ لِيَجْزِىَ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ بِٱلْقِسْطِ وَٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ لَهُمْ شَرَابٌ مِّنْ حَمِيمٍ وَعَذَابٌ أَلِيمٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

    ileyhi merci`uküm cemî`â. va`de-llâhi ḥaḳḳâ. innehû yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû liyecziye-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti bilḳisṭ. velleẕîne keferû lehüm şerâbüm min ḥamîmiv ve`aẕâbün elîmüm bimâ kânû yekfürûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Hepinizin dönüşü O'nadır. Allah'ın verdiği söz gerçektir. Doğrusu O, önce yaratmaya başlar, sonra inanıp yararlı iş yapanları adaletle ödüllendirmek için yaratmayı tekrarlar. İnkarcılara, inkar etmelerinden dolayı kızgın bir içecek ve acıklı bir azap vardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 4. ayet

  5. Yûnus suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 5. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ ٱلشَّمْسَ ضِيَآءً وَٱلْقَمَرَ نُورًا وَقَدَّرَهُۥ مَنَازِلَ لِتَعْلَمُوا۟ عَدَدَ ٱلسِّنِينَ وَٱلْحِسَابَ مَا خَلَقَ ٱللَّهُ ذَٰلِكَ إِلَّا بِٱلْحَقِّ يُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَعْلَمُونَ

    hüve-lleẕî ce`ale-şşemse ḍiyâev velḳamera nûrav veḳadderahû menâzile lita`lemû `adede-ssinîne velḥisâb. mâ ḫaleḳa-llâhü ẕâlike illâ bilḥaḳḳ. yüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Güneşi ışık kaynağı,ayı aydınlık yapan, yılların sayısını ve hesaplamayı bilmeniz için aya konak yerleri düzenleyendir. Allah bunları bir amaç uğruna yaratmıştır. O, bilen bir topluma ayetlerini açıklamaktadır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 5. ayet

  6. Yûnus suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 6. ayet. إِنَّ فِى ٱخْتِلَٰفِ ٱلَّيْلِ وَٱلنَّهَارِ وَمَا خَلَقَ ٱللَّهُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَتَّقُونَ

    inne fi-ḫtilâfi-lleyli vennehâri vemâ ḫaleḳa-llâhü fi-ssemâvâti vel'arḍi leâyâtil liḳavmiy yetteḳûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Gece ile gündüzün değişmesinde, Allah'ın göklerde ve yerde yarattığı şeylerde, sakınan bir toplum için nice deliller vardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 6. ayet

  7. Yûnus suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 7. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا وَرَضُوا۟ بِٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَٱطْمَأَنُّوا۟ بِهَا وَٱلَّذِينَ هُمْ عَنْ ءَايَٰتِنَا غَٰفِلُونَ

    inne-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ veraḍû bilḥayâti-ddünyâ vaṭmeennû bihâ velleẕîne hüm `an âyâtinâ gâfilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Huzurumuza çıkacaklarını beklemeyenler, dünya hayatına razı olup onunla doyuma ulaşanlar ve ayetlerimizden habersiz olanlar vardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 7. ayet

  8. Yûnus suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 8. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ مَأْوَىٰهُمُ ٱلنَّارُ بِمَا كَانُوا۟ يَكْسِبُونَ

    ülâike me'vâhümü-nnâru bimâ kânû yeksibûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte onların, kazanmış oldukları günahlar yüzünden varacakları yer ateştir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 8. ayet

  9. Yûnus suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 9. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَعَمِلُوا۟ ٱلصَّٰلِحَٰتِ يَهْدِيهِمْ رَبُّهُم بِإِيمَٰنِهِمْ تَجْرِى مِن تَحْتِهِمُ ٱلْأَنْهَٰرُ فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    inne-lleẕîne âmenû ve`amilu-ṣṣâliḥâti yehdîhim rabbühüm biîmânihim. tecrî min taḥtihimü-l'enhâru fî cennâti-nne`îm.

    Bayraktar Bayraklı

    İnanıp yararlı işler yapanlara gelince, imanları sebebiyle Rableri, onları içinden ırmaklar akan nimet dolu cennetlerine iletir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 9. ayet

  10. Yûnus suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 10. ayet. دَعْوَىٰهُمْ فِيهَا سُبْحَٰنَكَ ٱللَّهُمَّ وَتَحِيَّتُهُمْ فِيهَا سَلَٰمٌ وَءَاخِرُ دَعْوَىٰهُمْ أَنِ ٱلْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    da`vâhüm fîhâ sübḥâneke-llâhümme veteḥiyyetühüm fîhâ selâm. veâḫiru da`vâhüm eni-lḥamdü lillâhi rabbi-l`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onların orada duası, "Allahım! Sen, her türlü eksikliklerden uzaksın!" Birbirlerine esenlik dilemeleri de "Selam" şeklindedir. Onların son duaları şudur: "Bütün övgüler alemlerin rabbi Allah'adır."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 10. ayet

İnsanın acelesi; yalanlayanlar ve mucize isteği 11–20

  1. Yûnus suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 11. ayet. وَلَوْ يُعَجِّلُ ٱللَّهُ لِلنَّاسِ ٱلشَّرَّ ٱسْتِعْجَالَهُم بِٱلْخَيْرِ لَقُضِىَ إِلَيْهِمْ أَجَلُهُمْ فَنَذَرُ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا فِى طُغْيَٰنِهِمْ يَعْمَهُونَ

    velev yü`accilü-llâhü linnâsi-şşerra-sti`câlehüm bilḫayri leḳuḍiye ileyhim ecelühüm. feneẕeru-lleẕîne lâ yercûne liḳâenâ fî ṭugyânihim ya`mehûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer Allah insanlara, hayrı çarçabuk istedikleri gibi, şerri de acele verseydi, elbette onların ecelleri bitirilmiş olurdu. Fakat bize kavuşmayı beklemeyenleri biz, azgınlıkları içinde bocalar bir halde bırakırız.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 11. ayet

  2. Yûnus suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 12. ayet. وَإِذَا مَسَّ ٱلْإِنسَٰنَ ٱلضُّرُّ دَعَانَا لِجَنۢبِهِۦٓ أَوْ قَاعِدًا أَوْ قَآئِمًا فَلَمَّا كَشَفْنَا عَنْهُ ضُرَّهُۥ مَرَّ كَأَن لَّمْ يَدْعُنَآ إِلَىٰ ضُرٍّ مَّسَّهُۥ كَذَٰلِكَ زُيِّنَ لِلْمُسْرِفِينَ مَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    veiẕâ messe-l'insâne-ḍḍurru de`ânâ licembihî ev ḳâ`iden ev ḳâimen. felemmâ keşefnâ `anhü ḍurrahû merra keel lem yed`unâ ilâ ḍurrim messeh. keẕâlike züyyine lilmüsrifîne mâ kânû ya`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsana bir zarar dokunduğunda yan yatarak, oturarak veya ayakta durarak bize dua eder; fakat biz ondan sıkıntısını kaldırınca, sanki kendisine dokunan bir zarardan ötürü bize dua etmemiş gibi geçip gider. İşte, böylece haddi aşanlara yapmakta oldukları şeyler süslü gösterildi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 12. ayet

  3. Yûnus suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 13. ayet. وَلَقَدْ أَهْلَكْنَا ٱلْقُرُونَ مِن قَبْلِكُمْ لَمَّا ظَلَمُوا۟ وَجَآءَتْهُمْ رُسُلُهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ وَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ كَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْقَوْمَ ٱلْمُجْرِمِينَ

    veleḳad ehlekne-lḳurûne min ḳabliküm lemmâ żalemû vecâethüm rusülühüm bilbeyyinâti vemâ kânû liyü'minû. keẕâlike neczi-lḳavme-lmücrimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun, sizden önce, peygamberleri kendilerine açık belgeler getirmişken inanmayarak haksızlık ettikleri zaman, nice nesilleri yok ettik. İşte, suçlu topluluğu böyle cezalandırırız.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 13. ayet

  4. Yûnus suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 14. ayet. ثُمَّ جَعَلْنَٰكُمْ خَلَٰٓئِفَ فِى ٱلْأَرْضِ مِنۢ بَعْدِهِمْ لِنَنظُرَ كَيْفَ تَعْمَلُونَ

    ŝümme ce`alnâküm ḫalâife fi-l'arḍi mim ba`dihim linenżura keyfe ta`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra da, sizin nasıl davranacağınızı görmek için onların ardından sizi yeryüzünde iktidara getirdik.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 14. ayet

  5. Yûnus suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 15. ayet. وَإِذَا تُتْلَىٰ عَلَيْهِمْ ءَايَاتُنَا بَيِّنَٰتٍ قَالَ ٱلَّذِينَ لَا يَرْجُونَ لِقَآءَنَا ٱئْتِ بِقُرْءَانٍ غَيْرِ هَٰذَآ أَوْ بَدِّلْهُ قُلْ مَا يَكُونُ لِىٓ أَنْ أُبَدِّلَهُۥ مِن تِلْقَآئِ نَفْسِىٓ إِنْ أَتَّبِعُ إِلَّا مَا يُوحَىٰٓ إِلَىَّ إِنِّىٓ أَخَافُ إِنْ عَصَيْتُ رَبِّى عَذَابَ يَوْمٍ عَظِيمٍ

    veiẕâ tütlâ `aleyhim âyâtünâ beyyinâtin ḳâle-lleẕîne lâ yercûne liḳâene-'ti biḳur'ânin gayri hâẕâ ev beddilh. ḳul mâ yekûnü lî en übeddilehû min tilḳâi nefsî. in ettebi`u illâ mâ yûḥâ ileyy. innî eḫâfü in `aṣaytü rabbî `aẕâbe yevmin `ażîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Ayetlerimiz onlara açık açık okunduğu zaman bize kavuşmayı ummayanlar, "Bundan başka bir Kur'an getir veya bunu değiştir" dediler. De ki: "Onu kendiliğimden değiştiremem. Ben ancak bana vahyolunana uyarım. Doğrusu, Rabbime karşı gelirsem, büyük günün azabından korkarım."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 15. ayet

  6. Yûnus suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 16. ayet. قُل لَّوْ شَآءَ ٱللَّهُ مَا تَلَوْتُهُۥ عَلَيْكُمْ وَلَآ أَدْرَىٰكُم بِهِۦ فَقَدْ لَبِثْتُ فِيكُمْ عُمُرًا مِّن قَبْلِهِۦٓ أَفَلَا تَعْقِلُونَ

    ḳul lev şâe-llâhü mâ televtühû `aleyküm velâ edrâküm bih. feḳad lebiŝtü fîküm `umüram min ḳablih. efelâ ta`ḳilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Eğer Allah dileseydi, onu size okuyamazdım, Allah da onu size bildirmezdi. Ben bundan önce bir ömür boyu içinizde durmuştum. Hala aklınızı kullanmıyor musunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 16. ayet

  7. Yûnus suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 17. ayet. فَمَنْ أَظْلَمُ مِمَّنِ ٱفْتَرَىٰ عَلَى ٱللَّهِ كَذِبًا أَوْ كَذَّبَ بِـَٔايَٰتِهِۦٓ إِنَّهُۥ لَا يُفْلِحُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    femen ażlemü mimmeni-fterâ `ale-llâhi keẕiben ev keẕẕebe biâyâtih. innehû lâ yüfliḥu-lmücrimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'a karşı yalan uydurandan veya O'nun ayetlerini yalanlayandan daha zalim kim olabilir? Bilesiniz ki suçlular asla iflah olmazlar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 17. ayet

  8. Yûnus suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 18. ayet. وَيَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَضُرُّهُمْ وَلَا يَنفَعُهُمْ وَيَقُولُونَ هَٰٓؤُلَآءِ شُفَعَٰٓؤُنَا عِندَ ٱللَّهِ قُلْ أَتُنَبِّـُٔونَ ٱللَّهَ بِمَا لَا يَعْلَمُ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَلَا فِى ٱلْأَرْضِ سُبْحَٰنَهُۥ وَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    veya`büdûne min dûni-llâhi mâ lâ yeḍurruhüm velâ yenfe`uhüm veyeḳûlûne hâülâi şüfe`âünâ `inde-llâh. ḳul etünebbiûne-llâhe bimâ lâ ya`lemü fi-ssemâvâti velâ fi-l'arḍ. sübḥânehû vete`âlâ `ammâ yüşrikûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "Bunlar, Allah katında bizim şefaatçilerimizdir" diyorlar. De ki: "Siz Allah'a göklerde ve yerde bilmeyeceği bir şeyi mi haber veriyorsunuz? Haşa! O, onların ortak koştuklarından uzak ve yücedir."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 18. ayet

  9. Yûnus suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 19. ayet. وَمَا كَانَ ٱلنَّاسُ إِلَّآ أُمَّةً وَٰحِدَةً فَٱخْتَلَفُوا۟ وَلَوْلَا كَلِمَةٌ سَبَقَتْ مِن رَّبِّكَ لَقُضِىَ بَيْنَهُمْ فِيمَا فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    vemâ kâne-nnâsü illâ ümmetev vâḥideten faḫtelefû. velevlâ kelimetün sebeḳat mir rabbike leḳuḍiye beynehüm fîmâ fîhi yaḫtelifûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İnsanlar bir topluluk halindeydi, sonradan ayrılığa düştüler. Eğer daha önce Rabbinden verilmiş bir söz olmasaydı, ayrılığa düştükleri şeyler hakkında aralarında hüküm hemen verilirdi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 19. ayet

  10. Yûnus suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 20. ayet. وَيَقُولُونَ لَوْلَآ أُنزِلَ عَلَيْهِ ءَايَةٌ مِّن رَّبِّهِۦ فَقُلْ إِنَّمَا ٱلْغَيْبُ لِلَّهِ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

    veyeḳûlûne levlâ ünzile `aleyhi âyetüm mir rabbih. feḳul inneme-lgaybü lillâhi fenteżirû. innî me`aküm mine-lmünteżirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Peygambere Rabbinden bir mucize indirilmeli değil mi?" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'a aittir. Bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 20. ayet

Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar 21–33

  1. Yûnus suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 21. ayet. وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

    veiẕâ eẕaḳne-nnâse raḥmetem mim ba`di ḍarrâe messethüm iẕâ lehüm mekrun fî âyâtinâ. ḳuli-llâhü esra`u mekrâ. inne rusülenâ yektübûne mâ temkürûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: "Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz,elçilerimiz/yazıcı melekler kurduğunuz tuzakları yazıyorlar."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 21. ayet

  2. Yûnus suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 22. ayet. هُوَ ٱلَّذِى يُسَيِّرُكُمْ فِى ٱلْبَرِّ وَٱلْبَحْرِ حَتَّىٰٓ إِذَا كُنتُمْ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَرَيْنَ بِهِم بِرِيحٍ طَيِّبَةٍ وَفَرِحُوا۟ بِهَا جَآءَتْهَا رِيحٌ عَاصِفٌ وَجَآءَهُمُ ٱلْمَوْجُ مِن كُلِّ مَكَانٍ وَظَنُّوٓا۟ أَنَّهُمْ أُحِيطَ بِهِمْ دَعَوُا۟ ٱللَّهَ مُخْلِصِينَ لَهُ ٱلدِّينَ لَئِنْ أَنجَيْتَنَا مِنْ هَٰذِهِۦ لَنَكُونَنَّ مِنَ ٱلشَّٰكِرِينَ

    hüve-lleẕî yüseyyiruküm fi-lberri velbaḥr. ḥattâ iẕâ küntüm fi-lfülk. vecerayne bihim birîḥin ṭayyibetiv veferiḥû bihâ câethâ rîḥun `âṣifüv vecâehümü-lmevcü min külli mekâniv veżannû ennehüm üḥîṭa bihim de`avu-llâhe muḫliṣîne lehü-ddîn. lein enceytenâ min hâẕihî lenekûnenne mine-şşâkirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizi karada ve denizde yürüten Allah'tır. Bulunduğunuz gemi, içindekileri hoş bir rüzgarla götürürken yolcular neşelenirler. Bir kasırga çıkıp, onları her yönden dalgaların sardığı ve çepeçevre kuşatıldıklarını anladıkları anda ise dini sırf Allah'a has kılarak, "Bizi bu tehlikeden kurtarırsan andolsun şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 22. ayet

  3. Yûnus suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 23. ayet. فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    felemmâ encâhüm iẕâ hüm yebgûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳ. yâ eyyühe-nnâsü innemâ bagyüküm `alâ enfüsiküm metâ`a-lḥayâti-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uküm fenünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. "Ey insanlar! Dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Bununla sadece dünya menfaatini elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir, o zaman yapmış olduklarınızı size bildiririz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 23. ayet

  4. Yûnus suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 24. ayet. إِنَّمَا مَثَلُ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا كَمَآءٍ أَنزَلْنَٰهُ مِنَ ٱلسَّمَآءِ فَٱخْتَلَطَ بِهِۦ نَبَاتُ ٱلْأَرْضِ مِمَّا يَأْكُلُ ٱلنَّاسُ وَٱلْأَنْعَٰمُ حَتَّىٰٓ إِذَآ أَخَذَتِ ٱلْأَرْضُ زُخْرُفَهَا وَٱزَّيَّنَتْ وَظَنَّ أَهْلُهَآ أَنَّهُمْ قَٰدِرُونَ عَلَيْهَآ أَتَىٰهَآ أَمْرُنَا لَيْلًا أَوْ نَهَارًا فَجَعَلْنَٰهَا حَصِيدًا كَأَن لَّمْ تَغْنَ بِٱلْأَمْسِ كَذَٰلِكَ نُفَصِّلُ ٱلْـَٔايَٰتِ لِقَوْمٍ يَتَفَكَّرُونَ

    innemâ meŝelü-lḥayâti-ddünyâ kemâin enzelnâhü mine-ssemâi faḫteleṭa bihî nebâtü-l'arḍi mimmâ ye'külü-nnâsü vel'en`âm. ḥattâ iẕâ eḫaẕeti-l'arḍu zuḫrufehâ vezzeyyenet veżanne ehlühâ ennehüm ḳâdirûne `aleyhâ etâhâ emrunâ leylen ev nehâran fece`alnâhâ ḥaṣîden keel lem tagne bil'ems. keẕâlike nüfeṣṣilü-l'âyâti liḳavmiy yetefekkerûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Dünya hayatının durumu, gökten indirdiğimiz bir su gibidir ki, insanların ve hayvanların yiyecekleri olan yeryüzü bitkileri, o su sayesinde gürleşip birbirine girer. Nihayet yeryüzü ziynetini takınıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerinde kudret sahibi olduklarını sandıkları bir sırada, bir gece veya gündüz, ona emrimiz gelir de, yeryüzünü sanki dün yerinde yokmuş gibi kökünden koparılarak biçilmiş bir hale getiririz. İşte, iyi düşünecek kavimler için ayetlerimizi böyle açıklıyoruz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 24. ayet

  5. Yûnus suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 25. ayet. وَٱللَّهُ يَدْعُوٓا۟ إِلَىٰ دَارِ ٱلسَّلَٰمِ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ إِلَىٰ صِرَٰطٍ مُّسْتَقِيمٍ

    vellâhü yed`û ilâ dâri-sselâm. veyehdî mey yeşâü ilâ ṣirâṭim müsteḳîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah esenlik yurduna çağırıyor ve O, dileyeni doğru yola iletiyor.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 25. ayet

  6. Yûnus suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 26. ayet. لِّلَّذِينَ أَحْسَنُوا۟ ٱلْحُسْنَىٰ وَزِيَادَةٌ وَلَا يَرْهَقُ وُجُوهَهُمْ قَتَرٌ وَلَا ذِلَّةٌ أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلْجَنَّةِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    lilleẕîne aḥsenü-lḥusnâ veziyâdeh. velâ yerheḳu vucûhehüm ḳateruv velâ ẕilleh. ülâike aṣḥâbü-lcenneh. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Güzel davrananlara daha güzel karşılık, bir de daha fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara leke bulaşır ne de bir zillet. İşte onlar cennet ehlidirler. Onlar, orada süreli kalacaklardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 26. ayet

  7. Yûnus suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

    velleẕîne kesebü-sseyyiâti cezâü seyyietim bimiŝlihâ veterheḳuhüm ẕilleh. mâ lehüm mine-llâhi min `âṣim. keennemâ ugşiyet vucûhühüm ḳiṭa`am mine-lleyli mużlimâ. ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Kötülük kazananlara ise kötülüklerine denk ceza vardır. Fakat yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'ın azabından kurtaracak kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürümüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada süreli kalacaklardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 27. ayet

  8. Yûnus suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 28. ayet. وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ مَكَانَكُمْ أَنتُمْ وَشُرَكَآؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَآؤُهُم مَّا كُنتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ

    veyevme naḥşüruhüm cemî`an ŝümme neḳûlü lilleẕîne eşrakû mekâneküm entüm veşürakâüküm. fezeyyelnâ beynehüm veḳâle şürakâühüm mâ küntüm iyyânâ ta`büdûn.

    Bayraktar Bayraklı

    O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, "Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!" deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, "Siz sadece bize tapmıyordunuz ki" derler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 28. ayet

  9. Yûnus suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 29. ayet. فَكَفَىٰ بِٱللَّهِ شَهِيدًۢا بَيْنَنَا وَبَيْنَكُمْ إِن كُنَّا عَنْ عِبَادَتِكُمْ لَغَٰفِلِينَ

    fekefâ billâhi şehîdem beynenâ vebeyneküm in künnâ `an `ibâdetiküm legâfilîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Bu yüzden bizimle sizin aranızda şahit olarak Allah yeter. Şüphesiz ki biz sizin bize tapmanızdan tamamen habersizdik."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 29. ayet

  10. Yûnus suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 30. ayet. هُنَالِكَ تَبْلُوا۟ كُلُّ نَفْسٍ مَّآ أَسْلَفَتْ وَرُدُّوٓا۟ إِلَى ٱللَّهِ مَوْلَىٰهُمُ ٱلْحَقِّ وَضَلَّ عَنْهُم مَّا كَانُوا۟ يَفْتَرُونَ

    hünâlike teblû küllü nefsim mâ eslefet veruddû ile-llâhi mevlâhümü-lḥaḳḳi veḍalle `anhüm mâ kânû yefterûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte orada herkes, geçmişte yaptıklarını karşısında bulur. Artık onlar gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülürler ve uydurdukları şeyler, kendilerinden kaybolup gider.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 30. ayet

  11. Yûnus suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 31. ayet. قُلْ مَن يَرْزُقُكُم مِّنَ ٱلسَّمَآءِ وَٱلْأَرْضِ أَمَّن يَمْلِكُ ٱلسَّمْعَ وَٱلْأَبْصَٰرَ وَمَن يُخْرِجُ ٱلْحَىَّ مِنَ ٱلْمَيِّتِ وَيُخْرِجُ ٱلْمَيِّتَ مِنَ ٱلْحَىِّ وَمَن يُدَبِّرُ ٱلْأَمْرَ فَسَيَقُولُونَ ٱللَّهُ فَقُلْ أَفَلَا تَتَّقُونَ

    ḳul mey yerzüḳuküm mine-ssemâi vel'arḍi emmey yemlikü-ssem`a vel'ebṣâra vemey yuḫricü-lḥayye mine-lmeyyiti veyuḫricü-lmeyyite mine-lḥayyi vemey yüdebbiru-l'emr. feseyeḳûlûne-llâh. feḳul efelâ tetteḳûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Size gökten ve yerden kim rızık veriyor, ya da gözleri ve kulakları yaratan, koruyan kim? Kim çıkarıyor ölüden diriyi ve kim çıkarıyor diriden ölüyü? İşi kim idare ediyor?" Hemen "Allah" diyecekler. De ki: "Hala sakınmıyor musunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 31. ayet

  12. Yûnus suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 32. ayet. فَذَٰلِكُمُ ٱللَّهُ رَبُّكُمُ ٱلْحَقُّ فَمَاذَا بَعْدَ ٱلْحَقِّ إِلَّا ٱلضَّلَٰلُ فَأَنَّىٰ تُصْرَفُونَ

    feẕâlikümü-llâhü rabbükümü-lḥaḳḳ. femâẕâ ba`de-lḥaḳḳi ille-ḍḍalâl. feennâ tuṣrafûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte O, gerçek Rabbiniz olan Allah'tır. Artık haktan sonra sapıklıktan ne kalır ki? O halde nasıl döndürülüyorsunuz?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 32. ayet

  13. Yûnus suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 33. ayet. كَذَٰلِكَ حَقَّتْ كَلِمَتُ رَبِّكَ عَلَى ٱلَّذِينَ فَسَقُوٓا۟ أَنَّهُمْ لَا يُؤْمِنُونَ

    keẕâlike ḥaḳḳat kelimetü rabbike `ale-lleẕîne feseḳû ennehüm lâ yü'minûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İşte böylece Rabbinin, yoldan çıkanlar hakkındaki "Onlar inanmazlar" sözü gerçekleşmiş oldu.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 33. ayet

Ortakların âcizliği; "Kur'an uydurma değildir" 34–40

  1. Yûnus suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 34. ayet. قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ قُلِ ٱللَّهُ يَبْدَؤُا۟ ٱلْخَلْقَ ثُمَّ يُعِيدُهُۥ فَأَنَّىٰ تُؤْفَكُونَ

    ḳul hel min şürakâiküm mey yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdüh. ḳuli-llâhü yebdeü-lḫalḳa ŝümme yü`îdühû feennâ tü'fekûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Allah'a ortak koştuklarınız arasında, yoktan yaratacak, arkasından onu yeniden hayata döndürecek biri var mı?" De ki: "Allah yoktan yaratıp onu yeniden hayata döndürür. O halde nasıl saptırılıyorsunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 34. ayet

  2. Yûnus suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 35. ayet. قُلْ هَلْ مِن شُرَكَآئِكُم مَّن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ قُلِ ٱللَّهُ يَهْدِى لِلْحَقِّ أَفَمَن يَهْدِىٓ إِلَى ٱلْحَقِّ أَحَقُّ أَن يُتَّبَعَ أَمَّن لَّا يَهِدِّىٓ إِلَّآ أَن يُهْدَىٰ فَمَا لَكُمْ كَيْفَ تَحْكُمُونَ

    ḳul hel min şürakâiküm mey yehdî ile-lḥaḳḳ. ḳuli-llâhü yehdî lilḥaḳḳ. efemey yehdî ile-lḥaḳḳi eḥaḳḳu ey yüttebe`a emmel lâ yehiddî illâ ey yühdâ. femâ leküm. keyfe taḥkümûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ortak koştuklarınızdan, hakka iletecek olan var mı?" De ki: "Allah hakka iletir. Öyle ise hakka götüren mi uyulmaya layıktır, yoksa hidayet verilmedikçe kendi kendine doğru yolu bulamayan mı? Size ne oluyor? Nasıl böyle yanlış hükmediyorsunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 35. ayet

  3. Yûnus suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 36. ayet. وَمَا يَتَّبِعُ أَكْثَرُهُمْ إِلَّا ظَنًّا إِنَّ ٱلظَّنَّ لَا يُغْنِى مِنَ ٱلْحَقِّ شَيْـًٔا إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَفْعَلُونَ

    vemâ yettebi`u ekŝeruhüm illâ żannâ. inne-żżanne lâ yugnî mine-lḥaḳḳi şey'â. inne-llâhe `alîmüm bimâ yef`alûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onların çoğu, zandan başka bir şeye uymaz. Şüphesiz zan, haktan hiçbir şeyin yerini tutmaz. Allah, onların yapmakta olduklarını çok iyi bilendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 36. ayet

  4. Yûnus suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 37. ayet. وَمَا كَانَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ أَن يُفْتَرَىٰ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِن تَصْدِيقَ ٱلَّذِى بَيْنَ يَدَيْهِ وَتَفْصِيلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا رَيْبَ فِيهِ مِن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    vemâ kâne hâẕe-lḳur'ânü ey yüfterâ min dûni-llâhi velâkin taṣdîḳa-lleẕî beyne yedeyhi vetefṣîle-lkitâbi lâ raybe fîhi mir rabbi-l`âlemîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bu Kur'an, Allah'tan başka varlıklar tarafından uydurulabilecek bir kitap değildir. Kur'an, kendinden öncekini tasdik etmekte ve onu açıklamaktadır. Onda şüphe yoktur; o, alemlerin Rabbindendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 37. ayet

  5. Yûnus suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 38. ayet. أَمْ يَقُولُونَ ٱفْتَرَىٰهُ قُلْ فَأْتُوا۟ بِسُورَةٍ مِّثْلِهِۦ وَٱدْعُوا۟ مَنِ ٱسْتَطَعْتُم مِّن دُونِ ٱللَّهِ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    em yeḳûlûne-fterâh. ḳul fe'tû bisûratim miŝlihî ved`û meni-steṭa`tüm min dûni-llâhi in küntüm ṣâdiḳîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Yoksa,"Onu uydurdu" mu diyorlar? De ki: "Eğer doğru iseniz, Allah'tan başka, gücünüzün yettiklerini çağırınız da, onun benzeri bir sure getiriniz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 38. ayet

  6. Yûnus suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 39. ayet. بَلْ كَذَّبُوا۟ بِمَا لَمْ يُحِيطُوا۟ بِعِلْمِهِۦ وَلَمَّا يَأْتِهِمْ تَأْوِيلُهُۥ كَذَٰلِكَ كَذَّبَ ٱلَّذِينَ مِن قَبْلِهِمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلظَّٰلِمِينَ

    bel keẕẕebû bimâ lem yüḥîṭû bi`ilmihî velemmâ ye'tihim te'vîlüh. keẕâlike keẕẕebe-lleẕîne min ḳablihim fenżur keyfe kâne `âḳibetu-żżâlimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bilakis, onlar ilmini kavrayamadıkları ve yorumu kendilerine asla gelmemiş olan Kur'an'ı yalanladılar. Onlardan öncekiler de böyle yalanlamışlardı. Şimdi bak, zalimlerin sonu nasıl oldu?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 39. ayet

  7. Yûnus suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 40. ayet. وَمِنْهُم مَّن يُؤْمِنُ بِهِۦ وَمِنْهُم مَّن لَّا يُؤْمِنُ بِهِۦ وَرَبُّكَ أَعْلَمُ بِٱلْمُفْسِدِينَ

    veminhüm mey yü'minü bihî veminhüm mel lâ yü'minü bih. verabbüke a`lemü bilmüfsidîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İçlerinden kimi var ki ona inanır, kimi de ona inanmaz. Rabbin bozguncuları en iyi bilendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 40. ayet

Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti 41–53

  1. Yûnus suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 41. ayet. وَإِن كَذَّبُوكَ فَقُل لِّى عَمَلِى وَلَكُمْ عَمَلُكُمْ أَنتُم بَرِيٓـُٔونَ مِمَّآ أَعْمَلُ وَأَنَا۠ بَرِىٓءٌ مِّمَّا تَعْمَلُونَ

    vein keẕẕebûke feḳul lî `amelî veleküm `amelüküm. entüm berîûne mimmâ a`melü veenâ berîüm mimmâ ta`melûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar seni yalanlarsa, de ki: "Benim işim bana, sizin işiniz de size aittir. Siz benim yaptığımdan uzaksınız, ben de sizin yaptığınızdan uzağım."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 41. ayet

  2. Yûnus suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 42. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَسْتَمِعُونَ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تُسْمِعُ ٱلصُّمَّ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يَعْقِلُونَ

    veminhüm mey yestemi`ûne ileyk. efeente tüsmi`u-ṣṣumme velev kânû lâ ya`ḳilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    İçlerinde seni dinleyenler de vardır. Peki,hele bir de akıllarını kullanmıyorlarsa, sağırlarsa sen mi işittireceksin?!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 42. ayet

  3. Yûnus suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 43. ayet. وَمِنْهُم مَّن يَنظُرُ إِلَيْكَ أَفَأَنتَ تَهْدِى ٱلْعُمْىَ وَلَوْ كَانُوا۟ لَا يُبْصِرُونَ

    veminhüm mey yenżuru ileyk. efeente tehdi-l`umye velev kânû lâ yübṣirûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlardan sana bakanlar da vardır. Peki, körleri sen mi doğru yola ileteceksin? Hele gönül gözleriyle de görmüyorlarsa!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 43. ayet

  4. Yûnus suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 44. ayet. إِنَّ ٱللَّهَ لَا يَظْلِمُ ٱلنَّاسَ شَيْـًٔا وَلَٰكِنَّ ٱلنَّاسَ أَنفُسَهُمْ يَظْلِمُونَ

    inne-llâhe lâ yażlimü-nnâse şey'ev velâkinne-nnâse enfüsehüm yażlimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Şüphesiz ki Allah, insanlara hiçbir şekilde zulmetmez; fakat onlar kendilerine zulmederler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 44. ayet

  5. Yûnus suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 45. ayet. وَيَوْمَ يَحْشُرُهُمْ كَأَن لَّمْ يَلْبَثُوٓا۟ إِلَّا سَاعَةً مِّنَ ٱلنَّهَارِ يَتَعَارَفُونَ بَيْنَهُمْ قَدْ خَسِرَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِلِقَآءِ ٱللَّهِ وَمَا كَانُوا۟ مُهْتَدِينَ

    veyevme yaḥşüruhüm keel lem yelbeŝû illâ sâ`atem mine-nnehâri yete`ârafûne beynehüm. ḳad ḫasira-lleẕîne keẕẕebû biliḳâi-llâhi vemâ kânû mühtedîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onları huzuruna toplayacağı gün, gündüzün bir saatinden başka, dünyada durmamış gibidirler;birbirleriyle tanışırlar. Allah'a kavuşmayı yalanlayıp da doğru yolu tutmayanlar, hüsrana uğramışlardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 45. ayet

  6. Yûnus suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 46. ayet. وَإِمَّا نُرِيَنَّكَ بَعْضَ ٱلَّذِى نَعِدُهُمْ أَوْ نَتَوَفَّيَنَّكَ فَإِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ ٱللَّهُ شَهِيدٌ عَلَىٰ مَا يَفْعَلُونَ

    veimmâ nüriyenneke ba`ḍa-lleẕî ne`idühüm ev neteveffeyenneke feileynâ merci`uhüm ŝümme-llâhü şehîdün `alâ mâ yef`alûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara vaad ettiğimiz azabın bir kısmını sana göstersek de, göstermeden seni vefat ettirsek de, dönüşleri bizedir. Sonunda Allah, işlemiş olduklarına tanıklık edecektir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 46. ayet

  7. Yûnus suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 47. ayet. وَلِكُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولٌ فَإِذَا جَآءَ رَسُولُهُمْ قُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    velikülli ümmetir rasûl. feiẕâ câe rasûlühüm ḳuḍiye beynehüm bilḳisṭi vehüm lâ yużlemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Her ümmetin bir peygamberi vardır. Peygamberleri geldiğinde, aralarında adaletle hüküm verilir ve onlara asla zulmedilmez.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 47. ayet

  8. Yûnus suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 48. ayet. وَيَقُولُونَ مَتَىٰ هَٰذَا ٱلْوَعْدُ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    veyeḳûlûne metâ hâẕe-lva`dü in küntüm ṣâdiḳîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Diyorlar ki: "Doğru iseniz bu vaad ne zaman?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 48. ayet

  9. Yûnus suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 49. ayet. قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى ضَرًّا وَلَا نَفْعًا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ إِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

    ḳul lâ emlikü linefsî ḍarrav velâ nef`an illâ mâ şâe-llâh. likülli ümmetin ecelün. iẕâ câe ecelühüm felâ yeste'ḫirûne sâ`atev velâ yestaḳdimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ben kendime bile, Allah'ın istediği dışında ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 49. ayet

  10. Yûnus suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 50. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوْ نَهَارًا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ

    ḳul era'eytüm in etâküm `aẕâbühû beyâten ev nehâram mâẕâ yesta`cilü minhü-lmücrimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüz vaktinde gelirse ne yaparsınız? Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 50. ayet

  11. Yûnus suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 51. ayet. أَثُمَّ إِذَا مَا وَقَعَ ءَامَنتُم بِهِۦٓ ءَآلْـَٰٔنَ وَقَدْ كُنتُم بِهِۦ تَسْتَعْجِلُونَ

    eŝümme iẕâ mâ veḳa`a âmentüm bih. âl'âne veḳad küntüm bihî testa`cilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Başınıza bela geldikten sonra mı O'na iman edeceksiniz, şimdi mi? Halbuki azabın gelmesini istemekte acele ediyordunuz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 51. ayet

  12. Yûnus suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 52. ayet. ثُمَّ قِيلَ لِلَّذِينَ ظَلَمُوا۟ ذُوقُوا۟ عَذَابَ ٱلْخُلْدِ هَلْ تُجْزَوْنَ إِلَّا بِمَا كُنتُمْ تَكْسِبُونَ

    ŝümme ḳîle lilleẕîne żalemû ẕûḳû `aẕâbe-lḫuld. hel tüczevne illâ bimâ küntüm teksibûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra zulmedenlere, "Süreli azabı tadınız" denilecek. Kazanmakta olduğunuzdan başkasının karşılığını mı bulacaksınız?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 52. ayet

  13. Yûnus suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 53. ayet. وَيَسْتَنۢبِـُٔونَكَ أَحَقٌّ هُوَ قُلْ إِى وَرَبِّىٓ إِنَّهُۥ لَحَقٌّ وَمَآ أَنتُم بِمُعْجِزِينَ

    veyestembiûneke eḥaḳḳun hû. ḳul î verabbî innehû leḥaḳḳuv vemâ entüm bimü`cizîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "O bir gerçek midir?" diye senden haber istiyorlar. De ki: "Evet, Rabbime yemin ederim ki, o şüphesiz gerçektir ve siz aciz bırakacak değilsiniz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 53. ayet

Rabbinizden öğüt; helâl ve haramı uydurmak 54–60

  1. Yûnus suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 54. ayet. وَلَوْ أَنَّ لِكُلِّ نَفْسٍ ظَلَمَتْ مَا فِى ٱلْأَرْضِ لَٱفْتَدَتْ بِهِۦ وَأَسَرُّوا۟ ٱلنَّدَامَةَ لَمَّا رَأَوُا۟ ٱلْعَذَابَ وَقُضِىَ بَيْنَهُم بِٱلْقِسْطِ وَهُمْ لَا يُظْلَمُونَ

    velev enne likülli nefsin żalemet mâ fi-l'arḍi leftedet bih. veeserrü-nnedâmete lemmâ raevu-l`aẕâb. veḳuḍiye beynehüm bilḳisṭi vehüm lâ yużlemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Zulmeden herkes, yeryüzündeki bütün servete sahip olsa azaptan kurtulmak için elbette onu feda eder ve azabı gördükleri zaman, için için yanarlar. Aralarında adaletle hükmedilir ve onlara zulmedilmez.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 54. ayet

  2. Yûnus suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 55. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ أَلَآ إِنَّ وَعْدَ ٱللَّهِ حَقٌّ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    elâ inne lillâhi mâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. elâ inne va`de-llâhi ḥaḳḳuv velâkinne ekŝerahüm lâ ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bilesiniz ki, göklerde ve yerde olan her şey Allah'ındır. Yine bilesiniz ki, Allah'ın vaadi haktır, fakat onların çoğu bilmez.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 55. ayet

  3. Yûnus suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 56. ayet. هُوَ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَإِلَيْهِ تُرْجَعُونَ

    hüve yuḥyî veyümîtü veileyhi türce`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    O, hem diriltir, hem de öldürür ve yalnız O'na döndürüleceksiniz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 56. ayet

  4. Yûnus suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 57. ayet. يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَتْكُم مَّوْعِظَةٌ مِّن رَّبِّكُمْ وَشِفَآءٌ لِّمَا فِى ٱلصُّدُورِ وَهُدًى وَرَحْمَةٌ لِّلْمُؤْمِنِينَ

    yâ eyyühe-nnâsü ḳad câetküm mev`iżatüm mir rabbiküm veşifâül limâ fi-ṣṣudûri vehüdev veraḥmetül lilmü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Ey insanlar! Rabbinizden size bir öğüt, sinelerdekine bir şifa, müminler için bir hidayet ve rahmet gelmiştir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 57. ayet

  5. Yûnus suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 58. ayet. قُلْ بِفَضْلِ ٱللَّهِ وَبِرَحْمَتِهِۦ فَبِذَٰلِكَ فَلْيَفْرَحُوا۟ هُوَ خَيْرٌ مِّمَّا يَجْمَعُونَ

    ḳul bifaḍli-llâhi vebiraḥmetihî febiẕâlike felyefraḥû. hüve ḫayrum mimmâ yecme`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Söyle onlara, Allah'ın bu lütfu ve rahmetiyle sevinsinler. Bu, onların toplayıp biriktirdiği her şeyden daha üstündür.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 58. ayet

  6. Yûnus suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 59. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُم مَّآ أَنزَلَ ٱللَّهُ لَكُم مِّن رِّزْقٍ فَجَعَلْتُم مِّنْهُ حَرَامًا وَحَلَٰلًا قُلْ ءَآللَّهُ أَذِنَ لَكُمْ أَمْ عَلَى ٱللَّهِ تَفْتَرُونَ

    ḳul era'eytüm mâ enzele-llâhü leküm mir rizḳin fece`altüm minhü ḥarâmev veḥalâlâ. ḳul ellâhü eẕine leküm em `ale-llâhi tefterûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ne oldu size de, Allah'ın size rızık olarak indirdiği şeylerden bir haram bir de helal yaptınız?" De ki: "Allah mı size izin verdi, yoksa Allah'a iftira mı ediyorsunuz?"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 59. ayet

  7. Yûnus suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 60. ayet. وَمَا ظَنُّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ إِنَّ ٱللَّهَ لَذُو فَضْلٍ عَلَى ٱلنَّاسِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَشْكُرُونَ

    vemâ żannü-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe yevme-lḳiyâmeh. inne-llâhe leẕû faḍlin `ale-nnâsi velâkinne ekŝerahüm lâ yeşkürûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Yalanı Allah'a yakıştıranlar, kıyamet günü hakkında ne düşünüyorlar? Allah, insanlara karşı elbette lütuf sahibidir, fakat onların çoğu şükretmiyor.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 60. ayet

Allah'ın dostları ve "Allah çocuk edindi" iddiası 61–70

  1. Yûnus suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 61. ayet. وَمَا تَكُونُ فِى شَأْنٍ وَمَا تَتْلُوا۟ مِنْهُ مِن قُرْءَانٍ وَلَا تَعْمَلُونَ مِنْ عَمَلٍ إِلَّا كُنَّا عَلَيْكُمْ شُهُودًا إِذْ تُفِيضُونَ فِيهِ وَمَا يَعْزُبُ عَن رَّبِّكَ مِن مِّثْقَالِ ذَرَّةٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَلَا فِى ٱلسَّمَآءِ وَلَآ أَصْغَرَ مِن ذَٰلِكَ وَلَآ أَكْبَرَ إِلَّا فِى كِتَٰبٍ مُّبِينٍ

    vemâ tekûnü fî şe'niv vemâ tetlû minhü min ḳur'âniv velâ ta`melûne min `amelin illâ künnâ `aleyküm şühûden iẕ tüfîḍûne fîh. vemâ ya`zübü `ar rabbike mim miŝḳâli ẕerratin fi-l'arḍi velâ fi-ssemâi velâ aṣgara min ẕâlike velâ ekbera illâ fî kitâbim mübîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Ne zaman sen bir iş yapsan, ne zaman Kur'an'dan bir şey okusan ve siz ne zaman bir iş yaparsanız, o işe daldığınız zaman biz mutlaka üstünüzde şahidizdir. Ne yerde ne gökte zerre miktarı bir şey Rabbinden gizli kalabilir! Bundan daha küçüğü de daha büyüğü de apaçık bir kitapta kayıtlıdır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 61. ayet

  2. Yûnus suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 62. ayet. أَلَآ إِنَّ أَوْلِيَآءَ ٱللَّهِ لَا خَوْفٌ عَلَيْهِمْ وَلَا هُمْ يَحْزَنُونَ

    elâ inne evliyâe-llâhi lâ ḫavfün `aleyhim velâ hüm yaḥzenûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bilesiniz ki, Allah'ın dostlarına korku yoktur; onlar üzülmeyeceklerdir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 62. ayet

  3. Yûnus suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 63. ayet. ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ وَكَانُوا۟ يَتَّقُونَ

    elleẕîne âmenû vekânû yetteḳûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar iman edip takvaya erişmişlerdir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 63. ayet

  4. Yûnus suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 64. ayet. لَهُمُ ٱلْبُشْرَىٰ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَفِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَا تَبْدِيلَ لِكَلِمَٰتِ ٱللَّهِ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْفَوْزُ ٱلْعَظِيمُ

    lehümü-lbüşrâ fi-lḥayâti-ddünyâ vefi-l'âḫirah. lâ tebdîle likelimâti-llâh. ẕâlike hüve-lfevzü-l`ażîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Dünya hayatında da ahirette de onlara müjde vardır. Allah'ın sözlerinde asla değişme yoktur. İşte bu, büyük kurtuluşun ta kendisidir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 64. ayet

  5. Yûnus suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 65. ayet. وَلَا يَحْزُنكَ قَوْلُهُمْ إِنَّ ٱلْعِزَّةَ لِلَّهِ جَمِيعًا هُوَ ٱلسَّمِيعُ ٱلْعَلِيمُ

    velâ yaḥzünke ḳavlühüm. inne-l`izzete lillâhi cemî`â. hüve-ssemî`u-l`alîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Onların sözleri seni üzmesin; şeref bütünüyle Allah'a aittir. Allah işitendir; bilendir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 65. ayet

  6. Yûnus suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 66. ayet. أَلَآ إِنَّ لِلَّهِ مَن فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا يَتَّبِعُ ٱلَّذِينَ يَدْعُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ شُرَكَآءَ إِن يَتَّبِعُونَ إِلَّا ٱلظَّنَّ وَإِنْ هُمْ إِلَّا يَخْرُصُونَ

    elâ inne lillâhi men fi-ssemâvâti vemen fi-l'arḍ. vemâ yettebi`u-lleẕîne yed`ûne min dûni-llâhi şürakâ'. iy yettebi`ûne ille-żżanne vein hüm illâ yaḫruṣûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Biliniz ki, göklerde ve yerde kim varsa onların hepsi yalnız Allah'ındır. O halde Allah'tan başka ortaklara tapanlar neyin ardına düşüyorlar? Doğrusu onlar zandan başka bir şeyin ardına düşmüyorlar ve onlar sadece yalan söylüyorlar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 66. ayet

  7. Yûnus suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 67. ayet. هُوَ ٱلَّذِى جَعَلَ لَكُمُ ٱلَّيْلَ لِتَسْكُنُوا۟ فِيهِ وَٱلنَّهَارَ مُبْصِرًا إِنَّ فِى ذَٰلِكَ لَـَٔايَٰتٍ لِّقَوْمٍ يَسْمَعُونَ

    hüve-lleẕî ce`ale lekümü-lleyle liteskünû fîhi vennehâra mübṣirâ. inne fî ẕâlike leâyâtil liḳavmiy yesme`ûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sizin için geceyi dinlenmeniz, gündüzü de aydınlatsın diye yaratan O'dur. Şüphesiz bunda, dinleyen bir toplum için dersler vardır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 67. ayet

  8. Yûnus suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 68. ayet. قَالُوا۟ ٱتَّخَذَ ٱللَّهُ وَلَدًا سُبْحَٰنَهُۥ هُوَ ٱلْغَنِىُّ لَهُۥ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ إِنْ عِندَكُم مِّن سُلْطَٰنٍۭ بِهَٰذَآ أَتَقُولُونَ عَلَى ٱللَّهِ مَا لَا تَعْلَمُونَ

    ḳâlü-tteḫaẕe-llâhü veleden sübḥâneh. hüve-lganiyy. lehû mâ fi-ssemâvâti vemâ fi-l'arḍ. in `indeküm min sülṭânim bihâẕâ. eteḳûlûne `ale-llâhi mâ lâ ta`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Müşrikler,"Allah çocuk edindi" dediler. Haşa! O bundan uzaktır. Onun çocuğa ihtiyacı yoktur. Göklerde ve yerde ne varsa O'nundur. Bu hususta yanınızda herhangi bir delil yoktur. Allah hakkında bilmediğiniz bir şeyi mi söylüyorsunuz?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 68. ayet

  9. Yûnus suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 69. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلَّذِينَ يَفْتَرُونَ عَلَى ٱللَّهِ ٱلْكَذِبَ لَا يُفْلِحُونَ

    ḳul inne-lleẕîne yefterûne `ale-llâhi-lkeẕibe lâ yüfliḥûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Allah hakkında yalan uyduranlar asla kurtuluşa ulaşamazlar."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 69. ayet

  10. Yûnus suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 70. ayet. مَتَٰعٌ فِى ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُهُمْ ثُمَّ نُذِيقُهُمُ ٱلْعَذَابَ ٱلشَّدِيدَ بِمَا كَانُوا۟ يَكْفُرُونَ

    metâ`un fi-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uhüm ŝümme nüẕîḳuhümü-l`aẕâbe-şşedîde bimâ kânû yekfürûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Dünyada biraz nimetlenme vardır; ardından dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar ettiklerinden dolayı şiddetli azabı onlara tattıracağız."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 70. ayet

Nûh 71–74

  1. Yûnus suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 71. ayet. وَٱتْلُ عَلَيْهِمْ نَبَأَ نُوحٍ إِذْ قَالَ لِقَوْمِهِۦ يَٰقَوْمِ إِن كَانَ كَبُرَ عَلَيْكُم مَّقَامِى وَتَذْكِيرِى بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَعَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْتُ فَأَجْمِعُوٓا۟ أَمْرَكُمْ وَشُرَكَآءَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُنْ أَمْرُكُمْ عَلَيْكُمْ غُمَّةً ثُمَّ ٱقْضُوٓا۟ إِلَىَّ وَلَا تُنظِرُونِ

    vetlü `aleyhim nebee nûḥ. iẕ ḳâle liḳavmihî yâ ḳavmi in kâne kebüra `aleyküm meḳâmî veteẕkîrî biâyâti-llâhi fe`ale-llâhi tevekkeltü feecmi`û emraküm veşürakâeküm ŝümme lâ yekün emruküm `aleyküm gummeten ŝümme-ḳḍû ileyye velâ tünżirûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara Nuh'un haberini oku: Hani o kavmine demişti ki: "Ey kavmim! Eğer benim aranızda durmam ve Allah'ın ayetlerini hatırlatmam size ağır geliyorsa, ben sadece Allah'a güvenip dayanırım. Siz de ortaklarınızla beraber toplanıp, yapacağınızı kararlaştırınız. Sonra işiniz başınıza dert olmasın. Ondan sonra aldığınız kararı bana uygulayınız ve bana mühlet de vermeyiniz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 71. ayet

  2. Yûnus suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 72. ayet. فَإِن تَوَلَّيْتُمْ فَمَا سَأَلْتُكُم مِّنْ أَجْرٍ إِنْ أَجْرِىَ إِلَّا عَلَى ٱللَّهِ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    fein tevelleytüm femâ seeltüküm min ecr. in ecriye illâ `ale-llâhi veümirtü en ekûne mine-lmüslimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Eğer yüz çeviriyorsanız, zaten ben sizden bir ücret istemedim. Benim ücretim Allah'tan başkasına ait değildir ve bana Müslümanlardan olmam emrolundu."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 72. ayet

  3. Yûnus suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 73. ayet. فَكَذَّبُوهُ فَنَجَّيْنَٰهُ وَمَن مَّعَهُۥ فِى ٱلْفُلْكِ وَجَعَلْنَٰهُمْ خَلَٰٓئِفَ وَأَغْرَقْنَا ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    fekeẕẕebûhü fenecceynâhü vemem me`ahû fi-lfülki vece`alnâhüm ḫalâife veagraḳne-lleẕîne keẕẕebû biâyâtinâ. fenżur keyfe kâne `âḳibetü-lmünẕerîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Yine de onu yalanladılar; biz de hem onu hem de onunla beraber gemide bulunanları kurtardık ve onları iktidar sahibi yaptık. Ayetlerimizi yalanlayanları da boğduk. Bak ki, uyarılanların sonu nasıl oldu!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 73. ayet

  4. Yûnus suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 74. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِۦ رُسُلًا إِلَىٰ قَوْمِهِمْ فَجَآءُوهُم بِٱلْبَيِّنَٰتِ فَمَا كَانُوا۟ لِيُؤْمِنُوا۟ بِمَا كَذَّبُوا۟ بِهِۦ مِن قَبْلُ كَذَٰلِكَ نَطْبَعُ عَلَىٰ قُلُوبِ ٱلْمُعْتَدِينَ

    ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihî rusülen ilâ ḳavmihim fecâûhüm bilbeyyinâti femâ kânû liyü'minû bimâ keẕẕebû bihî min ḳabl. keẕâlike naṭbe`u `alâ ḳulûbi-lmü`tedîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra Nuh'un ardından birçok peygamberi kendi toplumlarına gönderdik. Onlara mucizeler getirdiler. Fakat onlar daha önce yalanladıkları şeye inanacak değillerdi. İşte, haddi aşanların kalplerini biz böyle mühürleriz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 74. ayet

Mûsâ, Firavun, sihirbazlar ve denizden geçiş 75–93

  1. Yûnus suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 75. ayet. ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَٰرُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    ŝümme be`aŝnâ mim ba`dihim mûsâ vehârûne ilâ fir`avne vemeleihî biâyâtinâ festekberû vekânû ḳavmem mücrimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra onların ardından da Musa ile Harun'u, Firavun ve toplumuna mucizelerimizle gönderdik, fakat onlar kibirlendiler ve günahkar bir toplum oldular.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 75. ayet

  2. Yûnus suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 76. ayet. فَلَمَّا جَآءَهُمُ ٱلْحَقُّ مِنْ عِندِنَا قَالُوٓا۟ إِنَّ هَٰذَا لَسِحْرٌ مُّبِينٌ

    felemmâ câehümü-lḥaḳḳu min `indinâ ḳâlû inne hâẕâ lesiḥrum mübîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Katımızdan onlara hak gelince,"Bu elbette apaçık bir sihirdir" dediler.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 76. ayet

  3. Yûnus suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 77. ayet. قَالَ مُوسَىٰٓ أَتَقُولُونَ لِلْحَقِّ لَمَّا جَآءَكُمْ أَسِحْرٌ هَٰذَا وَلَا يُفْلِحُ ٱلسَّٰحِرُونَ

    ḳâle mûsâ eteḳûlûne lilḥaḳḳi lemmâ câeküm. esiḥrun hâẕâ. velâ yüfliḥu-ssâḥirûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Musa,"Size hak geldiğinde onun için hep böyle mi dersiniz? Bu bir sihir midir? Halbuki sihirbazlar iflah olmazlar" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 77. ayet

  4. Yûnus suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 78. ayet. قَالُوٓا۟ أَجِئْتَنَا لِتَلْفِتَنَا عَمَّا وَجَدْنَا عَلَيْهِ ءَابَآءَنَا وَتَكُونَ لَكُمَا ٱلْكِبْرِيَآءُ فِى ٱلْأَرْضِ وَمَا نَحْنُ لَكُمَا بِمُؤْمِنِينَ

    ḳâlû eci'tenâ litelfitenâ `ammâ vecednâ `aleyhi âbâenâ vetekûne leküme-lkibriyâü fi-l'arḍ. vemâ naḥnü lekümâ bimü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Bunun üzerine onlar şöyle dediler: "Babalarımızı üzerinde bulduğumuzdan bizi döndüresin ve yeryüzünde ululuk sizin ikinizin olsun diye mi bize geldin? Biz size inanacak değiliz."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 78. ayet

  5. Yûnus suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 79. ayet. وَقَالَ فِرْعَوْنُ ٱئْتُونِى بِكُلِّ سَٰحِرٍ عَلِيمٍ

    veḳâle fir`avnü-'tûnî bikülli sâḥirin `alîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Firavun,"Bana bütün bilgili büyücüleri getirin!" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 79. ayet

  6. Yûnus suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 80. ayet. فَلَمَّا جَآءَ ٱلسَّحَرَةُ قَالَ لَهُم مُّوسَىٰٓ أَلْقُوا۟ مَآ أَنتُم مُّلْقُونَ

    felemmâ câe-sseḥaratü ḳâle lehüm mûsâ elḳû mâ entüm mülḳûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Büyücüler gelince Musa onlara,"Atacağınızı atın!" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 80. ayet

  7. Yûnus suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 81. ayet. فَلَمَّآ أَلْقَوْا۟ قَالَ مُوسَىٰ مَا جِئْتُم بِهِ ٱلسِّحْرُ إِنَّ ٱللَّهَ سَيُبْطِلُهُۥٓ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُصْلِحُ عَمَلَ ٱلْمُفْسِدِينَ

    felemmâ elḳav ḳâle mûsâ mâ ci'tüm bihi-ssiḥr. inne-llâhe seyübṭilüh. inne-llâhe lâ yuṣliḥu `amele-lmüfsidîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar iplerini ve değneklerini atınca Musa,"Sizin getirdiğiniz şey büyüdür, Allah onu mutlaka boşa çıkaracaktır. Çünkü Allah bozguncuların işini düzeltmez!" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 81. ayet

  8. Yûnus suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 82. ayet. وَيُحِقُّ ٱللَّهُ ٱلْحَقَّ بِكَلِمَٰتِهِۦ وَلَوْ كَرِهَ ٱلْمُجْرِمُونَ

    veyüḥiḳḳu-llâhü-lḥaḳḳa bikelimâtihî velev kerihe-lmücrimûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Suçlular istemese de Allah, sözleriyle gerçeği ortaya çıkaracaktır!"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 82. ayet

  9. Yûnus suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 83. ayet. فَمَآ ءَامَنَ لِمُوسَىٰٓ إِلَّا ذُرِّيَّةٌ مِّن قَوْمِهِۦ عَلَىٰ خَوْفٍ مِّن فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِمْ أَن يَفْتِنَهُمْ وَإِنَّ فِرْعَوْنَ لَعَالٍ فِى ٱلْأَرْضِ وَإِنَّهُۥ لَمِنَ ٱلْمُسْرِفِينَ

    femâ âmene limûsâ illâ ẕürriyyetüm min ḳavmihî `alâ ḫavfim min fir`avne vemeleihim ey yeftinehüm. veinne fir`avne le`âlin fi-l'arḍ. veinnehû lemine-lmüsrifîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Firavun ve etrafındakilerin, kendilerine işkence etmesinden korkuya düştükleri için, halktan bir grup gençten başka kimse Musa'ya iman etmedi. Çünkü Firavun, yeryüzünde ululuk taslayan bir diktatör ve haddi aşanlardan biri idi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 83. ayet

  10. Yûnus suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 84. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰ يَٰقَوْمِ إِن كُنتُمْ ءَامَنتُم بِٱللَّهِ فَعَلَيْهِ تَوَكَّلُوٓا۟ إِن كُنتُم مُّسْلِمِينَ

    veḳâle mûsâ yâ ḳavmi in küntüm âmentüm billâhi fe`aleyhi tevekkelû in küntüm müslimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Musa dedi ki: "Ey kavmim! Eğer Allah'a inandıysanız ve O'na teslim olduysanız sadece O'na güvenip dayanın."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 84. ayet

  11. Yûnus suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 85. ayet. فَقَالُوا۟ عَلَى ٱللَّهِ تَوَكَّلْنَا رَبَّنَا لَا تَجْعَلْنَا فِتْنَةً لِّلْقَوْمِ ٱلظَّٰلِمِينَ

    feḳâlû `ale-llâhi tevekkelnâ. rabbenâ lâ tec`alnâ fitnetel lilḳavmi-żżâlimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlar da dediler ki: "Sadece Allah'a dayandık. Ey Rabbimiz! Bizi o zalimler topluluğu için deneme konusu kılma!"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 85. ayet

  12. Yûnus suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 86. ayet. وَنَجِّنَا بِرَحْمَتِكَ مِنَ ٱلْقَوْمِ ٱلْكَٰفِرِينَ

    veneccinâ biraḥmetike mine-lḳavmi-lkâfirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Bizi rahmetinle o kafirler topluluğundan kurtar!"

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 86. ayet

  13. Yûnus suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 87. ayet. وَأَوْحَيْنَآ إِلَىٰ مُوسَىٰ وَأَخِيهِ أَن تَبَوَّءَا لِقَوْمِكُمَا بِمِصْرَ بُيُوتًا وَٱجْعَلُوا۟ بُيُوتَكُمْ قِبْلَةً وَأَقِيمُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    veevḥaynâ ilâ mûsâ veeḫîhi en tebevveâ liḳavmikümâ bimiṣra büyûtev vec`alû büyûteküm ḳibletev veeḳîmu-ṣṣalâh. vebeşşiri-lmü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Biz de Musa ve kardeşine,"Kavminiz için Mısır'da evler hazırlayınız ve evlerinizi namaz kılınacak yerler yapınız, namazlarınızı da dosdoğru kılınız. Ey Musa! Müminleri müjdele!" diye vahyettik.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 87. ayet

  14. Yûnus suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 88. ayet. وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    veḳâle mûsâ rabbenâ inneke âteyte fir`avne vemeleehû zînetev veemvâlen fi-lḥayâti-ddünyâ rabbenâ liyüḍillû `an sebîlik. rabbene-ṭmis `alâ emvâlihim veşdüd `alâ ḳulûbihim felâ yü'minû ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Musa dedi ki: "Ey Rabbimiz! Gerçekten sen, Firavun ve kavmine dünya hayatında ziynet ve nice mallar verdin. Ey Rabbimiz! Onlara bu nimetleri, insanları senin yolundan saptırsınlar ve elem verici cezayı görünceye kadar iman etmesinler diye mi verdin? Ey Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerine sıkıntı ver."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 88. ayet

  15. Yûnus suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 89. ayet. قَالَ قَدْ أُجِيبَت دَّعْوَتُكُمَا فَٱسْتَقِيمَا وَلَا تَتَّبِعَآنِّ سَبِيلَ ٱلَّذِينَ لَا يَعْلَمُونَ

    ḳâle ḳad ücîbet da`vetükümâ festeḳîmâ velâ tettebi`ânni sebîle-lleẕîne lâ ya`lemûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah,"İkinizin de duası kabul edilmiştir. O halde siz doğruluğa devam edin ve sakın o bilmezlerin yoluna gitmeyin!" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 89. ayet

  16. Yûnus suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 90. ayet. وَجَٰوَزْنَا بِبَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ ٱلْبَحْرَ فَأَتْبَعَهُمْ فِرْعَوْنُ وَجُنُودُهُۥ بَغْيًا وَعَدْوًا حَتَّىٰٓ إِذَآ أَدْرَكَهُ ٱلْغَرَقُ قَالَ ءَامَنتُ أَنَّهُۥ لَآ إِلَٰهَ إِلَّا ٱلَّذِىٓ ءَامَنَتْ بِهِۦ بَنُوٓا۟ إِسْرَٰٓءِيلَ وَأَنَا۠ مِنَ ٱلْمُسْلِمِينَ

    vecâveznâ bibenî isrâîle-lbaḥra feetbe`ahüm fir`avnü vecünûdühû bagyev ve`advâ. ḥattâ iẕâ edrakehü-lgaraḳu ḳâle âmentü ennehû lâ ilâhe ille-lleẕî âmenet bihî benû isrâîle veenâ mine-lmüslimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    İsrailoğulları'nı denizden geçirdik; Firavun ve askerleri de zulmetmek ve saldırmak için onların arkalarına düştü. Nihayet boğulma tehlikesiyle burun buruna gelince Firavun,"Gerçekten İsrailoğulları'nın inandığından başka tanrı olmadığına inandım, ben de Müslümanlardanım" dedi.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 90. ayet

  17. Yûnus suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 91. ayet. ءَآلْـَٰٔنَ وَقَدْ عَصَيْتَ قَبْلُ وَكُنتَ مِنَ ٱلْمُفْسِدِينَ

    âl'âne veḳad `aṣayte ḳablü vekünte mine-lmüfsidîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah şöyle buyurdu: "Şimdi mi? Oysa daha önce isyan etmiş, bozgunculardan olmuştun."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 91. ayet

  18. Yûnus suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 92. ayet. فَٱلْيَوْمَ نُنَجِّيكَ بِبَدَنِكَ لِتَكُونَ لِمَنْ خَلْفَكَ ءَايَةً وَإِنَّ كَثِيرًا مِّنَ ٱلنَّاسِ عَنْ ءَايَٰتِنَا لَغَٰفِلُونَ

    felyevme nüneccîke bibedenike litekûne limen ḫalfeke âyeh. veinne keŝîram mine-nnâsi `an âyâtinâ legâfilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Bugün senin bedenini kurtaracağız ki senden sonra gelenlere ders olasın. Ama insanların çoğu ayetlerimizden gafildir."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 92. ayet

  19. Yûnus suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 93. ayet. وَلَقَدْ بَوَّأْنَا بَنِىٓ إِسْرَٰٓءِيلَ مُبَوَّأَ صِدْقٍ وَرَزَقْنَٰهُم مِّنَ ٱلطَّيِّبَٰتِ فَمَا ٱخْتَلَفُوا۟ حَتَّىٰ جَآءَهُمُ ٱلْعِلْمُ إِنَّ رَبَّكَ يَقْضِى بَيْنَهُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فِيمَا كَانُوا۟ فِيهِ يَخْتَلِفُونَ

    veleḳad bevve'nâ benî isrâîle mübevvee ṣidḳiv verazaḳnâhüm mine-ṭṭayyibât. feme-ḫtelefû ḥattâ câehümü-l`ilm. inne rabbeke yaḳḍî beynehüm yevme-lḳiyâmeti fîmâ kânû fîhi yaḫtelifûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Andolsun biz, İsrailoğulları'nı iyi bir yere yerleştirdik ve onlara güzel rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler de, bilgi geldikten sonra ayrılığa düştüler. Şüphesiz Rabbin, kıyamet günü, anlaşmazlığa düştükleri şey hakkında aralarında hüküm verecektir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 93. ayet

Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi 94–103

  1. Yûnus suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 94. ayet. فَإِن كُنتَ فِى شَكٍّ مِّمَّآ أَنزَلْنَآ إِلَيْكَ فَسْـَٔلِ ٱلَّذِينَ يَقْرَءُونَ ٱلْكِتَٰبَ مِن قَبْلِكَ لَقَدْ جَآءَكَ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكَ فَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُمْتَرِينَ

    fein künte fî şekkim mimmâ enzelnâ ileyke fes'eli-lleẕîne yaḳraûne-lkitâbe min ḳablik. leḳad câeke-lḥaḳḳu mir rabbike felâ tekûnenne mine-lmümterîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sana indirdiğimizden şüphede isen, senden önce kitap okuyanlara sor! Andolsun, sana Rabbinden gerçek geldi. Sakın şüphelenenlerden olma!

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 94. ayet

  2. Yûnus suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 95. ayet. وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

    velâ tekûnenne mine-lleẕîne keẕẕebû biâyâti-llâhi fetekûne mine-lḫâsirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Asla, Allah'ın ayetlerini de yalanlayanlardan olma,yoksa kaybedenlerden olursun.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 95. ayet

  3. Yûnus suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 96. ayet. إِنَّ ٱلَّذِينَ حَقَّتْ عَلَيْهِمْ كَلِمَتُ رَبِّكَ لَا يُؤْمِنُونَ

    inne-lleẕîne ḥaḳḳat `aleyhim kelimetü rabbike lâ yü'minûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Haklarında Rabbinin azap kelimesi sabit olanlar inanmazlar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 96. ayet

  4. Yûnus suresi, 97. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 97. ayet. وَلَوْ جَآءَتْهُمْ كُلُّ ءَايَةٍ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ

    velev câethüm küllü âyetin ḥattâ yeravu-l`aẕâbe-l'elîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Onlara bütün ayetler gelmiş olsa bile, elem verici azabı görünceye kadar inanmazlar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 97. ayet

  5. Yûnus suresi, 98. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 98. ayet. فَلَوْلَا كَانَتْ قَرْيَةٌ ءَامَنَتْ فَنَفَعَهَآ إِيمَٰنُهَآ إِلَّا قَوْمَ يُونُسَ لَمَّآ ءَامَنُوا۟ كَشَفْنَا عَنْهُمْ عَذَابَ ٱلْخِزْىِ فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا وَمَتَّعْنَٰهُمْ إِلَىٰ حِينٍ

    felevlâ kânet ḳaryetün âmenet fenefe`ahâ îmânühâ illâ ḳavme yûnüs. lemmâ âmenû keşefnâ `anhüm `aẕâbe-lḫizyi fi-lḥayâti-ddünyâ vemetta`nâhüm ilâ ḥîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Yunus'un toplumundan başka, herhangi bir ülke halkının da inanıp, inançlarının kendilerine fayda vermesi gerekmez miydi? Yunus'un toplumu inanınca dünya hayatındaki azabı onlardan kaldırdık ve bir süreye kadar onları refah içinde yaşattık.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 98. ayet

  6. Yûnus suresi, 99. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 99. ayet. وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    velev şâe rabbüke leâmene men fi-l'arḍi küllühüm cemî`â. efeente tükrihü-nnâse ḥattâ yekûnû mü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündekilerin hepsi elbette iman ederlerdi. O halde sen, inanmaları için insanları zorlayacak mısın?

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 99. ayet

  7. Yûnus suresi, 100. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 100. ayet. وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تُؤْمِنَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَجْعَلُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

    vemâ kâne linefsin en tü'mine illâ biiẕni-llâh. veyec`alü-rricse `ale-lleẕîne lâ ya`ḳilûn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 100. ayet

  8. Yûnus suresi, 101. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 101. ayet. قُلِ ٱنظُرُوا۟ مَاذَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا تُغْنِى ٱلْـَٔايَٰتُ وَٱلنُّذُرُ عَن قَوْمٍ لَّا يُؤْمِنُونَ

    ḳuli-nżurû mâẕâ fi-ssemâvâti vel'arḍ. vemâ tugni-l'âyâtü vennüẕüru `an ḳavmil lâ yü'minûn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bakın da ders alın!" Fakat inanmayan bir topluma deliller ve uyarılar fayda sağlamaz.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 101. ayet

  9. Yûnus suresi, 102. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 102. ayet. فَهَلْ يَنتَظِرُونَ إِلَّا مِثْلَ أَيَّامِ ٱلَّذِينَ خَلَوْا۟ مِن قَبْلِهِمْ قُلْ فَٱنتَظِرُوٓا۟ إِنِّى مَعَكُم مِّنَ ٱلْمُنتَظِرِينَ

    fehel yenteżirûne illâ miŝle eyyâmi-lleẕîne ḫalev min ḳablihim. ḳul fenteżirû innî me`aküm mine-lmünteżirîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Onlar, sadece kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen günler gibisini bekliyorlar, öyle mi?" De ki: "O halde bekleyiniz, ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 102. ayet

  10. Yûnus suresi, 103. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 103. ayet. ثُمَّ نُنَجِّى رُسُلَنَا وَٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ كَذَٰلِكَ حَقًّا عَلَيْنَا نُنجِ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    ŝümme nüneccî rusülenâ velleẕîne âmenû keẕâlik. ḥaḳḳan `aleynâ nünci-lmü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Sonra biz, peygamberlerimizi ve aynı şekilde iman edenleri kurtarırız. İnananları kurtarmamız, üzerimize bir haktır.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 103. ayet

"İşte benim dinim"; vahye uy ve sabret 104–109

  1. Yûnus suresi, 104. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 104. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِن كُنتُمْ فِى شَكٍّ مِّن دِينِى فَلَآ أَعْبُدُ ٱلَّذِينَ تَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَلَٰكِنْ أَعْبُدُ ٱللَّهَ ٱلَّذِى يَتَوَفَّىٰكُمْ وَأُمِرْتُ أَنْ أَكُونَ مِنَ ٱلْمُؤْمِنِينَ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü in küntüm fî şekkim min dînî felâ a`büdü-lleẕîne ta`büdûne min dûni-llâhi velâkin a`büdü-llâhe-lleẕî yeteveffâküm. veümirtü en ekûne mine-lmü'minîn.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ey İnsanlar! Benim dinimden şüphede iseniz, biliniz ki ben Allah'ı bırakıp da sizin taptıklarınıza tapmam; fakat ancak, sizi öldürecek olan Allah'a kulluk ederim. Bana, inananlardan olmam emrolundu."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 104. ayet

  2. Yûnus suresi, 105. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 105. ayet. وَأَنْ أَقِمْ وَجْهَكَ لِلدِّينِ حَنِيفًا وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ

    veen eḳim vecheke lildîni ḥanîfâ. velâ tekûnenne mine-lmüşrikîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Hanif olarak yüzünü dine çevir; sakın müşriklerden olma" diye emrolundum.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 105. ayet

  3. Yûnus suresi, 106. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 106. ayet. وَلَا تَدْعُ مِن دُونِ ٱللَّهِ مَا لَا يَنفَعُكَ وَلَا يَضُرُّكَ فَإِن فَعَلْتَ فَإِنَّكَ إِذًا مِّنَ ٱلظَّٰلِمِينَ

    velâ ted`u min dûni-llâhi mâ lâ yenfe`uke velâ yeḍurruk. fein fe`alte feinneke iẕem mine-żżâlimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    Allah'ı bırakıp da sana fayda ve zarar vermeyecek şeylere tapma! Eğer bunu yaparsan, o takdirde sen elbette zalimlerden olursun.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 106. ayet

  4. Yûnus suresi, 107. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 107. ayet. وَإِن يَمْسَسْكَ ٱللَّهُ بِضُرٍّ فَلَا كَاشِفَ لَهُۥٓ إِلَّا هُوَ وَإِن يُرِدْكَ بِخَيْرٍ فَلَا رَآدَّ لِفَضْلِهِۦ يُصِيبُ بِهِۦ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ وَهُوَ ٱلْغَفُورُ ٱلرَّحِيمُ

    veiy yemseske-llâhü biḍurrin felâ kâşife lehû illâ hû. veiy yüridke biḫayrin felâ râdde lifaḍlih. yüṣîbü bihî mey yeşâü min `ibâdih. vehüve-lgafûru-rraḥîm.

    Bayraktar Bayraklı

    Eğer Allah sana bir zarar dokundurursa, onu yine O'ndan başka giderecek yoktur. Eğer Allah sana bir hayır dilerse, O'nun lütfunu geri çevirecek de yoktur. O, lütfunu kullarından dilediğine ulaştırır. O, affedicidir; merhamet sahibidir.

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 107. ayet

  5. Yûnus suresi, 108. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 108. ayet. قُلْ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ قَدْ جَآءَكُمُ ٱلْحَقُّ مِن رَّبِّكُمْ فَمَنِ ٱهْتَدَىٰ فَإِنَّمَا يَهْتَدِى لِنَفْسِهِۦ وَمَن ضَلَّ فَإِنَّمَا يَضِلُّ عَلَيْهَا وَمَآ أَنَا۠ عَلَيْكُم بِوَكِيلٍ

    ḳul yâ eyyühe-nnâsü ḳad câekümü-lḥaḳḳu mir rabbiküm. femeni-htedâ feinnemâ yehtedî linefsih. vemen ḍalle feinnemâ yeḍillü `aleyhâ. vemâ ene `aleyküm bivekîl.

    Bayraktar Bayraklı

    De ki: "Ey İnsanlar! Size Rabbinizden hak olan Kur'an gelmiştir. Artık kim doğru yola gelirse, ancak kendisi için gelecektir. Kim de saparsa, o da ancak kendi aleyhine sapacaktır. Ben sizin üzerinize vekil değilim."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 108. ayet

  6. Yûnus suresi, 109. ayet — tek başına aç

    Yûnus suresi, 109. ayet. وَٱتَّبِعْ مَا يُوحَىٰٓ إِلَيْكَ وَٱصْبِرْ حَتَّىٰ يَحْكُمَ ٱللَّهُ وَهُوَ خَيْرُ ٱلْحَٰكِمِينَ

    vettebi` mâ yûḥâ ileyke vaṣbir ḥattâ yaḥküme-llâh. vehüve ḫayru-lḥâkimîn.

    Bayraktar Bayraklı

    "Sen, sana vahyolunana uy ve Allah hükmedinceye kadar sabret! O hakimlerin en üstünüdür."

    Ayet detayı — Yûnus suresi, 109. ayet