Yûnus suresi

Yûnus suresi, 50. ayet

Yûnus suresi, 50. ayet. قُلْ أَرَءَيْتُمْ إِنْ أَتَىٰكُمْ عَذَابُهُۥ بَيَٰتًا أَوْ نَهَارًا مَّاذَا يَسْتَعْجِلُ مِنْهُ ٱلْمُجْرِمُونَ

ḳul era'eytüm in etâküm `aẕâbühû beyâten ev nehâram mâẕâ yesta`cilü minhü-lmücrimûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 47–53 · surenin 50. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 47

    Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

  2. Yûnus 48

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

  3. Yûnus 49

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

  4. 50

    De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

  5. Yûnus 51

    (Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).

  6. Yûnus 52

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

  7. Yûnus 53

    "O (azap) gerçek midir?" diye senden haber soruyorlar. De ki: "Evet, Rabbime andolsun ki o elbette gerçektir. Siz (bu konuda Allah'ı) aciz kılacak değilsiniz."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

50. “De ki: Eğer O’nun azabı geceleyin” uyku vaktinizde “veya gündüzün” gafil olduğunuz bir zamanda “size gelip çatsa (ne olacak), söyleyin bana o günahkârlar (böyle bir) azabın nesini acele isterler?” Çabucak gelmesini istedikleri iyi bir şey midir, yoksa bir ceza mıdır? (Bir düşünsünler!)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Azabın gelmesi hususunda acele edenlere de ki: Allah'ın azabı size, gecenin yahut gündüzün herhangi bir vaktinde gelecek olsa bu azaptan hangisini istemekte acele ettiğinizi bana haber verin?

Kelimeler

12 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُلْ kul de ki kök: قول
  2. أَرَءَيْتُمْ eraeytum söyleyin bakalım kök: راي
  3. إِنْ in eğer
  4. أَتَىٰكُمْ etakum size gelirse kök: اتي
  5. عَذَابُهُۥ azabuhu O'nun azabı kök: عذب
  6. بَيَـٰتًا beyaten gece vakti kök: بيت
  7. أَوْ ev veya
  8. نَهَارًۭا neharan gündüz kök: نهر
  9. مَّاذَا maza ne diye
  10. يَسْتَعْجِلُ yestea'cilu acele ediyorlar kök: عجل
  11. مِنْهُ minhu bunda
  12. ٱلْمُجْرِمُونَ l-mucrimune suçlular kök: جرم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş) · Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah'ın (koyduğu din) nişanelerine, haram aya, hac kurbanına, (bu kurbanlıklara takılı) gerdanlıklara ve de Rab'lerinden bol nimet…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş) · Aynı kök: نهر (113 geçiş)

    (Ey Muhammed!) O halde, yüksek azim sahibi peygamberlerin sabretmesi gibi sabret. Onlar için acele etme. Onlar tehdit edildikleri azabı gördükleri…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Ey iman edenler! Allah için hakkı titizlikle ayakta tutan, adalet ile şahitlik eden kimseler olun. Bir topluma olan kininiz, sakın ha sizi…

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    Suçluların yolu da açığa çıksın diye ayetleri işte böyle ayrı ayrı açıklarız.

  • Aynı kök: جرم (66 geçiş) · Ortak kavram: Cürüm (suç)

    İşte böyle, her memlekette günahkarları oranın ileri gelenleri kıldık ki oralarda hilekarlık etsinler. Halbuki onlar hilekarlığı ancak kendilerine…

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Hani, biz Musa ile kırk gece için sözleşmiştik. Sizler ise onun ardından (kendinize) zulmederek bir buzağıyı tanrı edinmiştiniz.

  • Aynı kök: عجل (47 geçiş)

    Musa, kavmine dedi ki: "Ey kavmim! Sizler, buzağıyı ilah edinmekle kendinize yazık ettiniz. Gelin yaratıcınıza tövbe edin de nefislerinizi öldürün…

  • Aynı kök: بيت (73 geçiş)

    Hani, biz Kabe'yi insanlara toplantı ve güven yeri kılmıştık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namaz yeri edinin. İbrahim ve İsmail'e şöyle…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Hiç düşündünüz mü O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız)!" Suçlular bunun hangisini istemekte acele ediyorlar!

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Baksanıza! Tutun ki O'nun azabı bir gece ya da bir gündüz çıkageldi; günaha batmış olanlar ne (elde edeceklerini umarak) onu çabuklaştırmak istiyorlar?"

Muhammed Esed

De ki: "Ya bir gece vakti, ya da güpegündüz, eğer O'nun azabı başınızda koparsa, (neler hissedebileceğinizi) hiç düşündünüz mü? Günaha gömülüp gitmiş bir toplumun bunu tezlikle istemesini gerektirecek nasıl bir umudu olabilir ki?

Ahmed Hulusi

De ki: "Gördünüz mü (düşünün bakalım), şayet O'nun azabı gece veya gündüzün bir anında gelmiş olsa, (söyleyin) suçlular neyi acele isterler?"

Ali Bulaç

De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu günahkarlar, bunu ne diye erkene almak istiyorlar?"

Ali Özek ve heyeti

De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüzün gelirse (ne yaparsınız?). Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar!

Ali Rıza Safa

De ki: "Hiç düşündünüz mü? O'nun cezası, size gece veya gündüz gelse, suçlular, hangisini ivedi olarak isterler?"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ne dersiniz? Allah'ın azabı size geceleyin veya gündüz vaktinde gelirse ne yaparsınız? Suçlular ondan hangisini istemekte acele ediyorlar?"

Edip Yüksel

De ki: "O'nun azabı ister gece veya gündüz gelsin, ama neden suçlular o konuda acele içindedirler?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'O'nun azabı ister gece veya gündüz gelsin, ama neden suçlular o konuda acele içindedirler?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

De ki: "Ne dersiniz, şayet O'nun azabı size yatarken veya gündüzün gelecek olsa, suçlular bunlardan hangisinin hemen gelmesini isterler?"

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: söyleyin bakayım şayed size onun azabı yatarken veya gündüzün gelecekse mücrimler bunun hangisini isti'cal ediyorlar?

Erhan Aktaş

De ki: "Söyleyin bakalım! O'nun azabı ister gece uykuda ister gündüz gelsin. Suçlular neden bunu acele istiyorlar?"

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Söyleyin bakalım! O'nun azabı ister gece uykuda, ister gündüz gelsin. Suçlular neden bunu acele istiyorlar?"

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Söyleyin bakalım! O'nun azabı ister gece, ister gündüz gelsin. Suçlular neden bunu acele istiyorlar?"

Gültekin Onan

De ki: "Düşündünüz mü hiç, eğer O'nun azabı size gece veya gündüz geliverirse, suçlu günahkarlar (cürüm ehli), bunu ne diye erkene almak istiyorlar?"

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ya Onun (Allahın) azabı geceleyin, yahud gündüzün size gelib çatarsa (ne yapacaksınız?) söyleyin bana. Günahkarların ona olan isti'cali (ne sebeb) nedir"?

İbni Kesir

De ki: Görmüyor musunuz, ya Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse? Suçlular neden bunu acele istiyorlar?

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah’ın azabı size gece veya gündüz gelirse ne yaparsınız? Suçlular niye bunda acele ediyorlar?

Süleyman Ateş

De ki: "Bakın, eğer O'nun azabı size geceleyin, ya da gündüzün gelirse... Suçlular bun(lar)dan hangisini acele istiyor?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Düşünsenize, Allah'ın azabı size gece ya da gündüz gelse ne olur? Bu suçlular onun nesini çarçabuk isterler?"

Şaban Britch

De ki: (Ey müşrikler!) Ne dersiniz? Allah’ın azabı size gece veya gündüz gelirse ne yaparsınız? Suçlular niye bunda acele ediyorlar?

Şaban Piriş

De ki: -Allah'ın azabı size gece veya gündüz gelirse ne yaparsınız? Suçlular onu ne acele istiyorlar?!

Yaşar Nuri Öztürk

Şöyle söyle: "Diyelim O'nun azabı size gündüzün veya geceleyin gelecektir. Suçlular bunlardan hangisini aceleyle ister?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "What if Allah afflicts you with a penalty by night or by day in requital of your evil deeds or your Hereafter be planted in the now; what benefit would you -the wicked- derive from it that you wish it to be hastened on!

Abdul Haleem

Say, ‘Think: if His punishment were to come to you, during the night or day, what part of it would the guilty wish to hasten?

Abdullah Yusuf Ali

Say: "Do ye see,- if His punishment should come to you by night or by day,- what portion of it would the sinners wish to hasten?

Abul A'la Maududi

Tell them: 'Did you consider (what you would do) were His chastisement to fall upon you suddenly by night or by day? So why are the culprits seeking to hasten its coming?

Aisha Bewley

Say: ‘What do you think? If His punishment came upon you by night or day, what part of it would the evildoers then try to hasten?'

Al-Hilali & Khan

Say: "Tell me, if His torment should come to you by night or by day, which portion thereof would the Mujrimûn (disbelievers, polytheists, sinners, criminals) hasten on ?"

Ali Quli Qarai

Say, ‘Tell me, should His punishment overtake you by night or day, [you will not be able to avert it]; so what part of it do the guilty seek to hasten?’

Amatul Rahman Omar

Say, `Tell me, if His punishment overtakes you (unexpectedly) by night or by day. How can those who cut off their ties (with Allâh) hasten away (to escape) from it?

Arthur John Arberry

Say: 'Have you considered? If His chastisement comes upon you by night or day, what part of it will the sinners seek to hasten?

Bijan Moeinian

Say to them: "Suppose the Lord’s punishment [that you are asking to be subjected to as a proof of the existence of God] comes upon you (all of a sudden, at night or during the day), What are you going to do to save yourselves from such punishment then?" Why is it that these criminals are anxious to be sentenced to the punishment as soon as possible?

E. Henry Palmer

Say, 'Let us see now when the torment comes to you, by night or day, what will the sinners fain bring on thereof?

Edip-Layth

Say, "Do you see if His retribution will come to you by night or by day, then which portion would the criminals hasten in?"

George Sale

Say, tell me; if the punishment of God overtake you by night, or by day, what part thereof will the ungodly wish to be hastened?

Hamid S. Aziz

Say, "I have no power to harm or profit myself (or I have no power myself to harm or profit), save what Allah wills. Every nation has its appointed time; when their appointed time comes to them they cannot delay it for an hour or hasten it."

Mahmoud Ghali

Say, "Have you seen (that), in case His torment comes up to you at night (Or in their homes) or day-time, what is there of it that the criminals seek to hasten?

Marmaduke Pickthall

Say: Have ye thought: When His doom cometh unto you as a raid by night, or in the (busy) day; what is there of it that the guilty ones desire to hasten?

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "Have you ever thought if His punishment befalls you at night or in the day, what would the sinners do to despatch it?

Muhammad Asad

Say: "Have you ever considered [how you would feel] if His chastisement were to befall you by night or by day? What could there be in that prospect that people lost in sin should wish to hasten?

Mustafa Khattab

Tell them ˹O Prophet˺, "Imagine if His torment were to overcome you by night or day—do the wicked realize what they are ˹really˺ asking Him to hasten?

Progressive Muslims

Say: "Do you see if His retribution will come to you by night or by day, then which portion would the criminals hasten in"

Rashad Khalifa

Say, "Whether His retribution comes to you by night or by day, why are the transgressors in such a hurry?

Sahih International

Say, "Have you considered: if His punishment should come to you by night or by day - for which [aspect] of it would the criminals be impatient?"

Sam Gerrans

Say thou: “Have you considered: if His punishment come to you by night or by day, what is there of it the lawbreakers will seek to hasten?”

Shabbir Ahmed

Say, "Have you thought, when His retribution comes to you suddenly by night, or in the bustling day, what portion of it would the guilty wish to hasten?"

Syed Vickar Ahamed

Say: "Do you see— If the punishment from Him should come to you by night or by day— Which part of it (punishment) would the sinners want to hasten?

Taqi Usmani

Say, "Just tell me, if His punishment befalls you at night or by day, what (desirable thing) will it have that the sinners are asking it so hurriedly?

The Monotheist Group

Say: "Do you see if His retribution will come to you by night or by day, then which portion would the criminals hasten in?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 50. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 50. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 50. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩