Yûnus suresi

Yûnus suresi, 95. ayet

Yûnus suresi, 95. ayet. وَلَا تَكُونَنَّ مِنَ ٱلَّذِينَ كَذَّبُوا۟ بِـَٔايَٰتِ ٱللَّهِ فَتَكُونَ مِنَ ٱلْخَٰسِرِينَ

velâ tekûnenne mine-lleẕîne keẕẕebû biâyâti-llâhi fetekûne mine-lḫâsirîn.

Diyanet İşleri

Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 92–98 · surenin 95. ayeti / 109

Konu Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi Yûnus 94–103 3

  1. Yûnus 92

    Biz de bugün bedenini, arkandan geleceklere ibret olman için, kurtaracağız. Çünkü insanlardan birçoğu ayetlerimizden gerçekten habersizdir.

  2. Yûnus 93

    Andolsun, biz İsrailoğullarını çok güzel bir yurda yerleştirdik ve onlara temiz rızıklar verdik. Kendilerine bilgi gelinceye kadar ayrılığa düşmediler. Şüphesiz ki, ayrılığa düşmüş oldukları şeyler hakkında Rabbin kıyamet günü aralarında hükmünü verecektir.

  3. Yûnus 94

    Eğer sana indirdiğimiz şeyden şüphe içinde isen, senden önce Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyanlara sor. Andolsun ki, sana Rabbinden hak gelmiştir. O halde, sakın şüphe edenlerden olma!

  4. 95

    Sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma! Yoksa zarara uğrayanlardan olursun.

  5. Yûnus 96–97

    (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

  6. Yûnus 98

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

95. “Allah’ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra zarara uğrayanlardan olursun.” Bu son iki âyet-i kerime ile Yüce Allah, iki hususu yasaklamaktadır: Bu Kur’an hakkında şüphe ve tereddüde düşmek, bundan daha ileri derecede olmak üzere de onu yalanlamaktır. Oysa bu Kur’an, Yüce Allah’ın hiçbir şekilde yalanlamayı kabul etmeyen apaçık âyetleridir. Yalanlanması halinde ise zarar ve ziyan söz konusudur. Zarar ise asla kâr etmemek demektir. Bu da dünya ve âhirette mükâfatın elden kaçırılması, buna karşılık dünya ve âhirette cezanın söz konusu olmasıyla olur. Diğer taraftan bir şeyin yasaklanması, onun zıddını emredilmesi demektir. O halde bu Kur’ân’ı Kerim’in tam anlamı ile tasdik edilmesi, kalbin ondan yana mutmain olması, ilim ve amel ile ona yönelmesi bu ayette emrediliyor demektir. Böylelikle kul, en üstün maksadı gerçekleştirmiş, en değerli arzuyu ve en üstü şerefi elde etmiş bulunan “kâr edenlerden” olur ve zarara uğramaktan uzak kalır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Ve sakın Allah'ın delillerini ve kesin kanıtlarını yalanlayıp küfürleri (inkârları) sebebi ile kendilerini helaka sevk edip kendi nefislerini ziyana uğratanlardan olma. Bütün bu uyarılar şüphe etmenin ve yalanlamanın tehlikesini açıklamak için yapılmıştır. Yoksa Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bu şeylerin (şüphe ve yalanlamanın) kendisinden sadır olması hususunda masumdur.

Kelimeler

10 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَلَا ve la ve sakın
  2. تَكُونَنَّ tekunenne olma kök: كون
  3. مِنَ mine -den
  4. ٱلَّذِينَ ellezine kimseler-
  5. كَذَّبُوا۟ kezzebu yalanlayan(lar) kök: كذب
  6. بِـَٔايَـٰتِ biayati ayetlerini kök: ايي
  7. ٱللَّهِ llahi Allah'ın kök: اله
  8. فَتَكُونَ fetekune yoksa olursun kök: كون
  9. مِنَ mine -dan
  10. ٱلْخَـٰسِرِينَ l-hasirine hüsrana uğrayanlar- kök: خسر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Onlar, Allah'a verdikleri sözü, pekiştirilmesinden sonra bozan, Allah'ın korunmasını emrettiği bağları (iman, akrabalık, beşeri ve ahlaki bütün…

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Bundan sonra yine yüz çevirdiniz. Allah'ın bol nimeti ve merhameti olmasaydı, herhalde ziyana uğrayanlardan olurdunuz.

  • Aynı kök: خسر (65 geçiş) · Ortak kavram: Hüsran

    Kendilerine kitab verdiğimiz kimseler, onu gereği gibi okurlar. İşte bunlar ona inanırlar. Onu inkar edenlere gelince, işte onlar ziyana uğrayanların…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; sonra kaybedenlerden olursun. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Bu uyarılar Hz. Muhammed'in şahsında ümmete yönelik olarak anlaşılmalıdır; çünkü Hz. Muhammed'in kendisine vahyedilenlerle ilgili herhangi bir şüphesi olamazdı. Zaten Yûnus 10:104'te verilen bilgi de bunun delilidir.

Mustafa İslamoğlu

Dahası, Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerden olmaktan şiddetle sakın! Sonra büsbütün kaybedenlerden olursun!"

Muhammed Esed

Allah'ın ayetlerini yalanlayan kimselerden olma ki, kendini kaybedenler arasında bulmayasın.

Ahmed Hulusi

Açığa çıkmış olan Allah işaretlerini yalanlayanlardan olma! (Bunu yaparsan) hüsrana düşenlerden olursun.

Ali Bulaç

Ve Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın âyetlerini yalanlayanlardan da olma, sonra ziyana uğrayanlardan olursun.

Ali Rıza Safa

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlar arasında olma; yitime uğrarsın.

Bayraktar Bayraklı

Asla, Allah'ın ayetlerini de yalanlayanlardan olma,yoksa kaybedenlerden olursun.

Edip Yüksel

Sakın, ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa kaybedenlerden olursun.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Sakın, ALLAH'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa kaybedenlerden olursun.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve sakın Allah'ın ayetlerini inkar edenlerden olma ki, hüsrana düşenlerden olmayasın!

Elmalılı Hamdi Yazır

sakın şüphe edenlerden olma ki husrana düşenlerden olmıyasın

Erhan Aktaş

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma. Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Gültekin Onan

Ve Tanrı'nın ayetlerini yalanlayanlardan olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Hasan Basri Çantay

Sakın Allahın ayetlerini yalan sayanlardan olma. Sonra maddi ve ma'nevi zarara uğramışlardan olursun.

İbni Kesir

Sakın Allah'ın ayetlerini yalan sayanlardan olma, yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ve sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun!

Süleyman Ateş

Ve sakın Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan olma, yoksa ziyana uğrayanlardan olursun.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın ayetleri karşısında yalana sarılanlardan da olma. Yoksa kaybedenlere karışır gidersin.

Şaban Britch

Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; Yoksa hüsrana uğrayanlardan olursun!

Şaban Piriş

Allah'ın ayetlerini yalanlayanlardan da olma; Yoksa kaybedenlerden olursun!

Yaşar Nuri Öztürk

Ve sakın ayetlerimizi yalanlayanlardan olma, yoksa hüsrana düşenlerden olursun.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Nor should you or anyone of those who followed you be among those who deny Allah's revelations and signs lest you be a part of those who were born to be losers.

Abdul Haleem

and do not deny God’s signs– then you would become one of the losers.

Abdullah Yusuf Ali

Nor be of those who reject the signs of Allah, or thou shalt be of those who perish.

Abul A'la Maududi

or reject the signs of Allah as false, for then you shall be among those who will be in utter loss. dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Though these words were addressed to the Prophet (peace be upon him), they were meant for those who expressed doubts about his message. As regards to the reference to the people of the Book, it is because they possessed the knowledge of the scriptures, whereas the common people of Arabia lacked this, and were, therefore, strangers to the voice of the Quran. It was also expected that their just and pious scholars would testify that its message was the same as that of the scriptures of the former Prophets.

Aisha Bewley

And on no account be among those who deny Allah’s Signs and so become one of the lost.

Al-Hilali & Khan

And be not one of those who belie the Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.) of Allâh, for then you shall be one of the losers.

Ali Quli Qarai

And do not be of those who deny the signs of Allah, [for] then you shall be among the losers.

Amatul Rahman Omar

And be not of those who cry lies to the Messages of Allâh, for then you shall be of the losers.

Arthur John Arberry

nor be of those who cry lies to God's signs so as to be of the losers.

Bijan Moeinian

Do not join the losers who chose to disregard the Lord’s Commandments.

E. Henry Palmer

And be not of those who say the signs of God are lies, or thou wilt be of those who lose!

Edip-Layth

Do not be of those who denied God's signs, for you will be of the losers.

George Sale

Neither be thou one of those who charge the signs of God with falsehood, lest thou become one of those who perish.

Hamid S. Aziz

And if you are in doubt of that which We have revealed unto you, ask those who read the Book before you; verily, the truth has come to you from your Lord. So be not you of those who doubt.

Mahmoud Ghali

And do not definitely be of the ones who have cried lies to the signs of Allah so as to be of the losers.

Marmaduke Pickthall

And be not thou of those who deny the revelations of Allah, for then wert thou of the losers.

Mohamed Ahmed - Samira

And do not be one of those who deny the signs of God, or you will be among the losers.

Muhammad Asad

and neither be among those who are bent on giving the lie to God's messages, lest thou find thyself among the lost.

Mustafa Khattab

and do not be one of those who deny Allah’s signs or you will be one of the losers.[1]

Progressive Muslims

And do not be of those who denied God's revelations, for you will be of the losers.

Rashad Khalifa

Nor shall you join those who rejected GOD's revelations, lest you be with the losers.

Sahih International

And never be of those who deny the signs of Allah and [thus] be among the losers.

Sam Gerrans

And be thou not of those who deny the proofs of God, for thou wouldst be among the losers.

Shabbir Ahmed

(Those who consider Our Revelations as intrinsic inspiration, in fact deny them. ) Be not of those who deny Our Revelations and become losers.

Syed Vickar Ahamed

And do not be of those who reject the Signs (verses) of Allah, or you shall be of those who will perish.

Taqi Usmani

And never be among those who have rejected Our signs, lest you should be among the losers.

The Monotheist Group

And do not be of those who have denied the revelations of God, for you will be of the losers.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 95. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 95. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 95. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩