Yûnus suresi

Yûnus suresi, 23. ayet

Yûnus suresi, 23. ayet. فَلَمَّآ أَنجَىٰهُمْ إِذَا هُمْ يَبْغُونَ فِى ٱلْأَرْضِ بِغَيْرِ ٱلْحَقِّ يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّاسُ إِنَّمَا بَغْيُكُمْ عَلَىٰٓ أَنفُسِكُم مَّتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ إِلَيْنَا مَرْجِعُكُمْ فَنُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

felemmâ encâhüm iẕâ hüm yebgûne fi-l'arḍi bigayri-lḥaḳḳ. yâ eyyühe-nnâsü innemâ bagyüküm `alâ enfüsiküm metâ`a-lḥayâti-ddünyâ ŝümme ileynâ merci`uküm fenünebbiüküm bimâ küntüm ta`melûn.

Diyanet İşleri

Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 20–26 · surenin 23. ayeti / 109

Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3

  1. Yûnus 20

    "Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

  2. Yûnus 21

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

  3. Yûnus 22

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah'a has kılarak "Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.

  4. 23

    Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

  5. Yûnus 24

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hale getiririz. İşte düşünen bir toplum için, ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

  6. Yûnus 25

    Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.

  7. Yûnus 26

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 22–23. ayetler için yazılmıştır.

22. Yüce Allah, sıkıntıdan sonra rahmetin, zorluktan sonra kolaylığın gelmesi halinde insanların tavrı ile ilgili genel kuralı söz konusu ettikten sonra burada da bunu teyit eden bir durumu zikretmektedir. Bu da onların denizdeki şiddetli durum ve korkulu son karşısındaki halleridir. İşte yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Sizi karada ve denizde” bu ikisinde de sizin için kolaylaştırdığı sebepler ve size gösterdiği yollar ile kolaylık sağlayarak “gezdiren O’dur. Hatta siz” denizlerde yol alan “gemilerde bulunduğunuz, o gemiler de içindeki yolcuları” arzularına uygun, rahatsız etmeyen ve zorluk çıkarmayan “hoş bir rüzgarla alıp götürdüğü ve yolcular da bu rüzgar dolayısıyla sevindikleri” böylelikle de huzur içinde bulundukları bir “sırada gemiye şiddetli” esen “bir fırtına gelip çatar. Dalgalar dört bir taraftan yolculara hücum eder ve onlar çepeçevre kuşatılıp (sonlarının geldiğini) anlarlar” yani helâk olacaklarına inanırlar “İşte o vakit” bütün yaratıklarla olan bağları kesilir ve bu sıkıntıdan kendilerini yalnızca Allah’ın kurtaracağını anlarlar. O nedenle de “dini yalnızca Allah’a halis kılarak” ve mutlaka yerine getireceklerine dair bir söz vererek “şöyle dua ederler: Andolsun eğer bizi bu halden kurtarırsan kesinlikle şükredenlerden olacağız.”

23. “Ama Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki yeryüzünde (yine) haksız yere taşkınlık ediyorlar” Yani o sıkıntıyı da o yaptıkları duayı da kendileri adına verdikleri sözü de unutuverirler. Sıkıntılardan kendilerini kurtaramayacağını ve darlıkları önleyemeyeceğini itiraf ettikleri varlıkları Allah’a ortak koşarlar. Halbuki sıkıntılı hallerde ibadetlerini yalnızca Allah’a halis kıldıkları gibi, rahat ve bolluk hallerinde böyle bir ihlâs ile Allah’a ibadet etmeleri gerekmez mi?! Ancak bu azgınlığın, bu haddi aşmanın vebali onlara döner. Yüce Allah bunu da şöyle açıklamaktadır: “Ey insanlar! Taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir. (Onunla sadece) dünya hayatının menfaatini elde edersiniz.” Sizin bu azgınlıkla ve Allah’a ihlastan kaçışınızla elde etmeyi umabileceğiniz en ileri şey, dünya hayatının çabucak geçen ve hepsi de yok olmaya mahkum değersiz menfaatinden ve önemsiz makamlardan başkası değildir. Sonra istemeseniz dahi bütün bunları bırakıp orayı terk edeceksiniz.

“Sonra” kıyamet gününde “dönüşünüz bize olacak ve biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.” Bu, davranışlarını sürdürmemeleri için ileri derecede bir uyarı ve sakındırmadır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Allah, onların dualarını kabul edip de onları o sıkıntıdan kurtarınca, küfür, masiyet ve günah işleyerek yeryüzünde bozgunculuk yaparlar. -Ey insanlar!- Sizin taşkınlığınızın zararı sizedir. Sizin taşkınlığınız Allah'a bir zarar veremez. Sizler bu taşkınlığınız ile geçici dünya hayatında faydalanırsınız. Sonra kıyamet günü dönüşünüz bizedir. Size işlemiş olduğunuz günahlarınızı haber vereceğiz ve sizleri işlemiş olduklarınıza karşılık olarak cezalandıracağız.

Kelimeler

25 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَلَمَّآ felemma ne zaman ki
  2. أَنجَىٰهُمْ encahum kurtarır onları kök: نجو
  3. إِذَا iza hemen
  4. هُمْ hum onlar
  5. يَبْغُونَ yebgune taşkınlık etmeye başlarlar kök: بغي
  6. فِى fi
  7. ٱلْأَرْضِ l-erdi yeryüzünde kök: ارض
  8. بِغَيْرِ bigayri kök: غير
  9. ٱلْحَقِّ ۗ l-hakki haksız yere kök: حقق
  10. يَـٰٓأَيُّهَا ya eyyuha ey kök: ايي
  11. ٱلنَّاسُ n-nasu insanlar kök: نوس
  12. إِنَّمَا innema gerçekte
  13. بَغْيُكُمْ begyukum taşkınlığınız kök: بغي
  14. عَلَىٰٓ ala aleyhinize olan
  15. أَنفُسِكُم ۖ enfusikum kendinizin kök: نفس
  16. مَّتَـٰعَ metaa geçici zevkleridir kök: متع
  17. ٱلْحَيَوٰةِ l-hayati hayatının kök: حيي
  18. ٱلدُّنْيَا ۖ d-dunya dünya kök: دنو
  19. ثُمَّ summe sonra
  20. إِلَيْنَا ileyna bizedir
  21. مَرْجِعُكُمْ merciukum dönüşünüz kök: رجع
  22. فَنُنَبِّئُكُم fe nunebbiukum ve size bildiririz kök: نبا
  23. بِمَا bima şeyi
  24. كُنتُمْ kuntum olduğunuz kök: كون
  25. تَعْمَلُونَ tea'melune yapıyor kök: عمل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş · Ortak kavram: Dünya

    Göklerdeki ve yerdeki her şeyi Allah'ın bildiğini görmüyor musun? Üç kişi gizlice konuşmaz ki, dördüncüleri O olmasın. Beş kişi gizlice konuşmaz ki…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Nübüvvet

    Ey Peygamber! Hanımlarına de ki: "Eğer dünya hayatını ve onun süsünü istiyorsanız, gelin size mut'a vereyim ve sizi güzelce bırakayım."

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    Bir sadaka vermeyi, yahut iyilik yapmayı, yahut da insanların arasını düzeltmeyi emredenleri hariç, onların aralarındaki gizli konuşmaların çoğunda…

  • Aynı kök: نجو (84 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Kurtuluş

    "Hani kız kardeşin (Firavun ailesine) gidiyor ve "size onun bakımını üstlenecek kimseyi göstereyim mi?" diyordu. Derken, gözü aydın olsun, üzülmesin…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Dünya

    Onlar için dünyada (geçici) bir yararlanma vardır. Sonra dönüşleri bizedir. Sonra da, inkar etmekte olduklarına karşılık onlara şiddetli azabı…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Aynı kök: رجع (104 geçiş) · Ortak kavram: Nübüvvet

    De ki: "Her şeyin Rabbi O iken ben başka bir Rab mı arayayım? Herkes günahı yalnız kendi aleyhine kazanır. Hiçbir günahkar başka bir günahkarın günah…

  • Aynı kök: متع (70 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Kadınlar, oğullar, yük yük altın ve gümüş, salma atlar, davarlar ve ekinler gibi nefsin şiddetle arzuladığı şeyler insana süslü gösterildi. Bunlar…

  • Aynı kök: بغي (96 geçiş) · Ortak kavram: Dünya · Ortak kavram: Hayat

    Ey iman edenler! Allah yolunda sefere çıktığınız zaman, gerekli araştırmayı yapın. Size selam veren kimseye, dünya hayatının geçici menfaatine…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

83 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(Allah) kendilerini kurtarınca bir de bakarsın ki onlar yeryüzünde haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız dünya hayatının menfaatini elde etmek üzere ancak kendi aleyhinizedir. Sonunda dönüşünüz sadece bizedir. Yaptıklarınızı size bildireceğiz.

Mustafa İslamoğlu

Sonunda (ne oluyor, biliyor musunuz): kurtarmasının hemen ardından bu kimseler, yeryüzünde hak hukuk dinlemeden azgınlık yapmaya başlıyorlar. Ey insanlık! Yaptığınız azgınlıkların neticesi gelip yine sizi bulacaktır. Dünya hayatının zevkleri gelip geçicidir. Sonunda Bize döneceksiniz ve Biz yaptıklarınızı bir bir size haber vereceğiz.

Muhammed Esed

Ne var ki, Allah onları bu (felaketten) kurtarır kurtarmaz, hemen yeryüzünde haksız yere azgınlık yapmaya koyulurlar! Ey insanlar! Yaptığınız bütün taşkınlıklar döne dolaşa yine kendinizi bulacaktır! (Yalnızca) bu dünya hayatının (geçici) doyumları(nı) gözetiyorsunuz: fakat (hatırlayın ki,) sonunda Bize döneceksiniz ve o zaman (hayatta) yapıp ettiğiniz her şeyi size (eksiksiz) haber vereceğiz.

Ahmed Hulusi

Ne zaman ki Allah onları kurtarır, yeryüzünde haksız olarak hemen azgınlığa başlarlar. . . Ey insanlar, sizin zulüm ve taşkınlığınız, sadece nefslerinize zarar verecektir! O dünya hayatının geçici zevklerinden yararlanırsınız; sonra dönüşünüz bizedir! (İşte o zaman) yapmış olduklarınızı (hakikatini) bildiririz.

Ali Bulaç

Ama (Allah) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

Ali Özek ve heyeti

Fakat Allah onları kurtarınca bir de bakarsın ki onlar, yine haksız yere taşkınlık ediyorlar. Ey insanlar! Sizin taşkınlığınız ancak kendi aleyhinizedir, (bununla) sadece fâni dünya hayatının menfaatini elde edersiniz; sonunda dönüşünüz yine bizedir. O zaman yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.

Ali Rıza Safa

Fakat onları kurtardığında, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar! Yaptığınız taşkınlıklar kendinize karşıdır. Dünya yaşamından yararlanırsınız. Sonra, Bize döneceksiniz. Sonunda, yaptıklarınızı size bildireceğiz.

Bayraktar Bayraklı

Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. "Ey insanlar! Dünya hayatında yaptığınız taşkınlık aleyhinizedir. Bununla sadece dünya menfaatini elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir, o zaman yapmış olduklarınızı size bildiririz."

Edip Yüksel

Onları kurtarınca da yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendinize karşıdır. Dünya hayatının geçici zevkine düşkünsünüz; halbuki dönüşünüz bizedir ve yapmış olduğunuz her şeyi size haber veririz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları kurtarınca da yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendinize karşıdır. Dünya hayatının geçici zevkine düşkünsünüz; halbuki dönüşünüz bizedir ve yapmış olduğunuz her şeyi size haber veririz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Derken, onları kurtardığı vakit, kurtulur kurtulmaz yeryüzünde haksız olarak azgınlığa başlarlar. Ey insanlar, bu azgınlığınız sadece kendi zararınızadır; o alçak hayatın biraz zevkini sürersiniz, sonra döner bize gelirsiniz, biz de bütün yaptıklarınızı size haber veririz.

Elmalılı Hamdi Yazır

Derken vaktaki onları halas eder, çıkar çıkmaz Yer yüzünde haksızlıkla bagye başlarlar, ey insanlar, bagyiniz sırf kendi aleyhinizedir, o alçak hayatın biraz zevkını sürersiniz, sonra döner bize gelirsiniz, biz de bütün yaptıklarınızı size haber veririz

Erhan Aktaş

Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir. Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size haber veririz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir. Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size haber veririz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ama onları kurtarınca, yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar! Sizin azgınlığınız ancak kendiniz içindir. Dünya hayatı bir geçimliktir. Sonunda bize döneceksiniz. Yaptıklarınızı size haber veririz.

Gültekin Onan

Ama (Tanrı) onları kurtarınca, hemen haksız yere, yeryüzünde taşkınlığa koyulurlar. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız, ancak kendi aleyhinizedir; (bu) dünya hayatının geçici metaıdır. Sonra dönüşünüz bizedir, biz de yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

Hasan Basri Çantay

Fakat (Allah) onları selamete erdirince bakarsın ki yer (yüzün) de yine haksız yere taşkınlıklarda bulunuyorlar! Ey insanlar, sizin taşkınlığınız ancak kendinize karşıdır. (Kendi aleyhinizedir. Bu da) dünya hayaatının (o fani) menfaati gibi (süreksiz) dir. Nihayet dönüşünüz ancak bizedir. O vakit neler yapıyor olduğunuzu size biz haber vereceğiz!

İbni Kesir

Allah onları kurtarınca; hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlıklara başlarlar. Ey insanlar; yaptığınız taşkınlık aleyhinize, dünya hayatının eğlencesidir. Sonra dönüşünüz, Bizedir. Biz de yapmış olduğunuzu size bildiririz.

Mehmet Alagaş

(19-24) İnsanlar sadece tek bir topluluk idi/ ümmet idi ve ayrılığa düştüler / ihtilaf ettiler. Şayet Rabbinden önceden belirlenmiş bir kelime olmasa idi aranızda ayrılığa düştüğünüz konuların hükmü gerçekleşirdi /gaza edilirdi. Diyorlar ki Rabbinden bir ayet inse ya? De ki kesinlikle gayb Allah’ındır ve bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Ne vakit insanlara, onlara dokunan bir zarardan sonra, rahmet tattırsak ayetlerimiz hakkında bir tuzak / hile / sinsilik kurarlar. De ki Allah tuzak ta daha seridir / hızlıdır, Muhakkak ki elçilerimiz / Resullerimiz sinsiliklerini yazıyorlar. O sizi karada ve denizde olduğunuz zaman da gezdirendir (seyri sefer), gemide iken size hoş bir Rüzgâr cereyan ettiğinde onunla rahatlarsınız / mutlu olursunuz, onlara sert bir Rüzgâr geldiğinde ve dalgalar her bir taraftan geldiğinde ve de dalgalarla tamamen kuşatıldıklarını sandıklarında, dini ona has kılarak / ihlasla Allah’a eğer ki bizi bundan kurtarır isen şükredenlerden / teşekkür edenlerden olacağız diye dua ederler. Ne vakit ki onları kurtarırız, o zamanda yerde / arzda haksız yere azgınlık ederler , ey insanlar azgınlığınız kendinizedir, dünya hayatı geçim malzemesidir / metadır, sonra bize geri döndürüleceksiniz amellerinizi size haber vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Fakat Allah onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde (şirk koşarak) haksız yere taşkınlıkta bulunurlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

Süleyman Ateş

Ama (Allah) onları kurtarınca hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık yaparlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendi aleyhinizedir. Sadece şu yakın (geçici) hayatın zevkinden ibarettir. Sonra dönüşünüz bizedir; size bütün yaptıklarınızı haber veririz.

Süleymaniye Vakfı

Onları kurtarınca hemen yeryüzünde haksız yere üstünlük kurmaya çalışırlar dipnot 1 . Ey insanlar! Dünya hayatının menfaati için verdiğiniz üstünlük kurma çabası sadece kendi aleyhinizedir dipnot 2 . Sonunda dönüp geleceğiniz yer bizim huzurumuzdur. Yapmış olduğunuz şeyleri, size bir bir haber vereceğiz dipnot 3 .

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onları kurtarınca da bakarsınız ki o yerde yine yanlış işlere dalmışlar. Ey insanlar! Bu gibi davranışlarınızın zararı kendinizedir. Bu hayatta biraz menfaat sağlarsınız ama sonunda dönüşünüz bize olur. Yapmış olduğunuz şeyleri, size bir bir haber veririz.

Şaban Britch

Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde (şirk koşarak) haksız yere taşkınlık ederler. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız dünya kendi aleyhinizedir. (Bununla ancak) Dünya hayatından geçici olarak faydalanırsınız. Sonra da dönüşünüz bizedir. O zaman size yapmakta olduğunuz amelleri haber veririz.

Şaban Piriş

Allah onları kurtarınca, hemen yeryüzünde haksız yere taşkınlık ederler. Ey insanlar, sizin taşkınlığınız dünya hayatı boyunca kendi aleyhinizedir. Sonra da dönüşünüz bizedir. O zaman size yapmakta olduğunuz şeyleri haber veririz.

Yaşar Nuri Öztürk

Ama Allah onları kurtarınca, hiç vakit geçirmeden yeryüzünde haksızlığa sapıp azgınlaşırlar. Ey insanlar! Şu iğreti hayatın menfaati için yaptığınız azgınlık ve taşkınlık yalnız sizin aleyhinizedir. Bir süre sonra bize döndürüleceksiniz ve yapmakta olduklarınızı size haber vereceğiz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

After He has rescued them from a sure disaster, they simply run riot and go unjustly beyond prudent and reasonable limits. O you people, who do not keep a promise nor honour a vow: You had better realize that your imprudence works against your own interest: The enjoyment in life here is evanescent and fleeting and suddenly and soon enough shall you be on your way back to us, and there and then We shall inform you of all that your minds and souls have impelled you to do.

Abdul Haleem

Yet no sooner does He save them than, back on land, they behave outrageously against all that is right. People! Your outrageous behaviour only works against yourselves. Take your little enjoyment in this present life; in the end you will return to Us and We shall confront you with everything you have done.

Abdullah Yusuf Ali

But when he delivereth them, behold! they transgress insolently through the earth in defiance of right! O mankind! your insolence is against your own souls,- an enjoyment of the life of the present: in the end, to Us is your return, and We shall show you the truth of all that ye did.

Abul A'la Maududi

But no sooner than He delivers them than they go about committing excesses on the earth, acting unjustly. Men ! The excesses you commit will be of harm only to yourselves, (Enjoy, if you will) the fleeting pleasure of this world; in me end you shall all return to Us, and then We shall tell you what you did.

Aisha Bewley

But then, when He does rescue them, they become rebellious in the earth without any right to do so. Mankind, your rebelliousness is only against yourselves. There is the enjoyment of the life of this world and then you will return to Us and We will inform you about what you did.

Al-Hilali & Khan

But when He delivers them, behold! they rebel (disobey Allâh) in the earth wrongfully. O mankind! Your rebellion (disobedience to Allâh) is only against your ownselves, - a brief enjoyment of this worldly life, then (in the end) unto Us is your return, and We shall inform you of that which you used to do.

Ali Quli Qarai

But when He delivers them, behold, they commit violations on the earth unduly! O mankind! Your violations are only to your own detriment. [These are] the wares of the life of this world; then to Us will be your return, whereat We will inform you concerning what you used to do.

Amatul Rahman Omar

Nevertheless when He delivers them, behold! they begin to commit excesses in the land for no just reason. O people! your excesses will only recoil upon your ownselves. Have a temporary enjoyment of the life of this world, then to Us shall be your return (and) then We will tell you all that you have been doing.

Arthur John Arberry

Nevertheless when He has delivered them behold, they are insolent in the earth, wrongfully. O men, your insolence is only against yourselves; the enjoyment of this present life, then unto Us you shall return, then We shall tell you what you were doing.

Bijan Moeinian

When the Lord [miraculously] saves you, however, you [go back to your old tricks and] rebel against the Truth. Know that this rebellion of yours harms only your own souls. You are so preoccupied with this world that you forget [that pretty soon] you have to return to your Lord [and imagine the embarrassment at the moment] when your actions are played back to you at the presence of your Lord.

E. Henry Palmer

But when He has saved them, lo! they are willful in the earth unjustly;- O ye folk! your willfulness against yourselves is but a provision of this world's life; then unto us is your return, and we will inform you of that which ye have done!

Edip-Layth

But when He saves them, they then traverse through the land with injustice. O people, your rebellion is only against yourselves. What you seek out is only the consumption of this worldly life, then to Us is your return and We will inform you of all that you had done.

George Sale

But when He had delivered them, behold, they behaved themselves insolently in the earth, without justice. O men, verily the violence which ye commit against your own souls, is for the enjoyment of this present life only; afterwards unto Us shall ye return, and We will declare unto you that which ye have done.

Hamid S. Aziz

He it is who makes you travel in the land and sea, until when you are in the ships, and these carry them afloat with a favourable wind, and they rejoice therein, there comes to them a violent wind, and there comes to them a wave from every side, and they deem that they are overwhelmed, then they call on Allah, sincere in religion towards Him, praying, "If you deliver us from this, we will truly be of the thankful. "

Mahmoud Ghali

Yet as soon as He has delivered them, only then do they (transgress) inequitably in the earth untruthfully. (Literally: with other than the truth) O you mankind, surely your inequity is only against yourselves. The enjoyment is of the present life; (Literally: the lowly life, i.e., the life of this world) thereafter to Us will be your return, then We will fully inform you of whatever you were doing..

Marmaduke Pickthall

Yet when He hath delivered them, behold! they rebel in the earth wrongfully. O mankind! Your rebellion is only against yourselves. (Ye have) enjoyment of the life of the world; then unto Us is your return and We shall proclaim unto you what ye used to do.

Mohamed Ahmed - Samira

But when He rescues them, they commit excesses in the land unjustly again. Your rebellion, O people, shall recoil back on your own selves. The joys of the world (are only ephemeral): You have to come back to Us in the end. We shall then inform you what you were doing.

Muhammad Asad

Yet as soon as He has saved them from this [danger], lo! they behave outrageously on earth, offending against all right! O men! All your outrageous deeds are bound to fall back upon your own selves! [You care only for] the enjoyment of life in this world: [but remember that] in the end unto Us you must return, whereupon We shall make you truly understand all that you were doing [in life].

Mustafa Khattab

But as soon as He rescues them, they transgress in the land unjustly. O  humanity! Your transgression is only against your own souls. ˹There is only˺ brief enjoyment in this worldly life, then to Us is your return, and then We will inform you of what you used to do.

Progressive Muslims

But when God saves them, they then traverse through the land with injustice. "O mankind, what you seek out is only the luxury of this worldly life, then to Us is your return and We will inform you of all that you had done."

Rashad Khalifa

But as soon as He saves them, they transgress on earth, and oppose the truth. O people, your transgression is only to the detriment of your own souls. You remain preoccupied with this worldly life, then to us is your ultimate return, then we inform you of everything you had done.

Sahih International

But when He saves them, at once they commit injustice upon the earth without right. O mankind, your injustice is only against yourselves, [being merely] the enjoyment of worldly life. Then to Us is your return, and We will inform you of what you used to do.

Sam Gerrans

Then when He delivers them, they rebel in the earth without cause.) O mankind: your sectarian zealotry is but against yourselves, — the enjoyment of the life of this world — then to Us is your return and We will inform you of what you did.

Shabbir Ahmed

Yet as soon as He has saved them, they return to land in their behavior of rebellion against the Divine Laws. O Mankind! Remember that your rebellion is only against your own "Self" (91:9-10). Enjoyment of the worldly life with disregard of Eternity, is but a fleeting delight. Then unto Us is your return, and We shall make you understand what you truly accomplished.

Syed Vickar Ahamed

But when He saves them, behold! They exceed all limits proudly on earth against the right! O Mankind! Your insolence is against your own souls, an enjoyment of the life of the present! To Us is your return, in the end; And We shall show you the truth of all that you did.

Taqi Usmani

But when He delivers them, they at once start rebelling on the earth wrongfully. O people, your rebellion is, in fact, against your own selves. It is only worldly life that you are enjoying. Thereafter, it is to Us that you have to return; then We will tell you what you have been doing.

The Monotheist Group

But when He saves them, they then traverse through the land with injustice. "O people, what you seek out is only the luxury of this worldly life, then to Us is your return and We will inform you of all that you had done."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 23. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 23. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 23. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩