Yûnus suresi

Yûnus suresi, 27. ayet

Yûnus suresi, 27. ayet. وَٱلَّذِينَ كَسَبُوا۟ ٱلسَّيِّـَٔاتِ جَزَآءُ سَيِّئَةٍۭ بِمِثْلِهَا وَتَرْهَقُهُمْ ذِلَّةٌ مَّا لَهُم مِّنَ ٱللَّهِ مِنْ عَاصِمٍ كَأَنَّمَآ أُغْشِيَتْ وُجُوهُهُمْ قِطَعًا مِّنَ ٱلَّيْلِ مُظْلِمًا أُو۟لَٰٓئِكَ أَصْحَٰبُ ٱلنَّارِ هُمْ فِيهَا خَٰلِدُونَ

velleẕîne kesebü-sseyyiâti cezâü seyyietim bimiŝlihâ veterheḳuhüm ẕilleh. mâ lehüm mine-llâhi min `âṣim. keennemâ ugşiyet vucûhühüm ḳiṭa`am mine-lleyli mużlimâ. ülâike aṣḥâbü-nnâr. hüm fîhâ ḫâlidûn.

Diyanet İşleri

Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 24–30 · surenin 27. ayeti / 109

Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3

  1. Yûnus 24

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hale getiririz. İşte düşünen bir toplum için, ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

  2. Yûnus 25

    Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.

  3. Yûnus 26

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

  4. 27

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  5. Yûnus 28

    Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

  6. Yûnus 29

    "Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter."

  7. Yûnus 30

    Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler ve (ilah diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

27. Yüce Allah cennetlikleri söz konusu ettikten sonra, cehennemlikleri de söz konusu etmekte ve onların dünya hayatında kazandıkları şeylerin, Yüce Allah’ı gazaplandıran çeşitli küfür, yalanlama ve türlü masiyetlerden oluşan kötü ameller olduğunu zikretmektedir. Onlaırn işledikleri “bir kötülüğün cezası kendisi kadardır.” Yani onlara verilecek ve hoşlarına gitmeyecek olan ceza -değişik hallerine uyun olarak- işledikleri kötülüklere göre olacaktır. “ve onları bir zillet kaplayacaktır.” Kalplerinde de Allah’ın azabından yana bir korku yer edecektir. Bu korkuyu onlardan hiç kimse uzaklaştıramayacak ve bu azaptan da kimse onları koruyamayacaktır. İçlerinde yer eden bu zillet dışlarına da yansıyacak ve yüzlerinde bir siyahlığa dönüşecektir. “Yüzlerini sanki karanlık gecenin parçaları bürümüştür. İşte bunlar cehennemliktir ve orada ebedi kalacaklardır.”

Bu iki kesim arasında ne kadar büyük bir fark vardır! Bunların derecelerinin arası ne kadar da uzaktır! “O günde yüzler var ki apaydınlıktır ve Rablerine bakarlar. O günde asık nice suratlar vardır ki kendilerine bel kemiklerini kıran çok belalı işler yapılacağını anlarlar.” (el-Kıyâme, 75/22-25) “O günde apaydınlık yüzler vardır, gülmekte, sevinmektedir. Yine o günde üzerlerini toz toprak kaplamış yüzler de vardır. Bunları da karanlık ve siyahlık kaplayacaktır. İşte bunlar kâfirlerin ve facirlerin ta kendileridir.” (Abese, 80/38-42)

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Küfür ve masiyet gibi kötü ameller işleyen kimselere ise ahirette Allah tarafından işledikleri amellerin karşılığı kadar bir ceza vardır. Onların yüzlerini bir toz ve zillet bürümüştür. Allah'ın azabı onların üzerine indiğinde onlardan bu azabı savacak kimse de yoktur. Ateşin ve ateşin dumanının onlara çokça isabet etmesinden dolayı sanki onların yüzlerini gecenin karanlık parçaları kaplamış gibidir. İşte bu sıfatlar ile sıfatlanmış olan kimseler cehennem ahalisidir ve onlar orada ebedî kalıcıdırlar.

Kelimeler

27 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَٱلَّذِينَ vellezine kimselere gelince
  2. كَسَبُوا۟ kesebu kazanan(lara) kök: كسب
  3. ٱلسَّيِّـَٔاتِ s-seyyiati kötülükler kök: سوا
  4. جَزَآءُ ceza'u ceza verilir kök: جزي
  5. سَيِّئَةٍۭ seyyietin bir kötülüğe kök: سوا
  6. بِمِثْلِهَا bimisliha aynıyla kök: مثل
  7. وَتَرْهَقُهُمْ ve terhekuhum ve bürür kök: رهق
  8. ذِلَّةٌۭ ۖ zilletun bir aşağılık kök: ذلل
  9. مَّا ma yoktur
  10. لَهُم lehum onlar için
  11. مِّنَ mine -tan
  12. ٱللَّهِ llahi Allah- kök: اله
  13. مِنْ min
  14. عَاصِمٍۢ ۖ aasimin kurtaracak kök: عصم
  15. كَأَنَّمَآ keennema gibidir
  16. أُغْشِيَتْ ugşiyet kaplanmış kök: غشو
  17. وُجُوهُهُمْ vucuhuhum yüzleri kök: وجه
  18. قِطَعًۭا kitaan parçalarıyla kök: قطع
  19. مِّنَ mine
  20. ٱلَّيْلِ l-leyli bir gecenin kök: ليل
  21. مُظْلِمًا ۚ muzlimen kapkaranlık kök: ظلم
  22. أُو۟لَـٰٓئِكَ ulaike bunlar
  23. أَصْحَـٰبُ eshabu ehlidirler kök: صحب
  24. ٱلنَّارِ ۖ n-nari cehennem kök: نور
  25. هُمْ hum onlar
  26. فِيهَا fiha orada
  27. خَـٰلِدُونَ halidune sürekli kalıcıdırlar kök: خلد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رهق (10 geçiş) · Aynı kök: ذلل (24 geçiş) · Aynı kök: وجه (78 geçiş)

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar…

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

  • Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Onlar cennetliklerdir. Yapmakta olduklarına karşılık, orada sürekli kalacaklardır.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Allah'a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir: Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk…

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    İşte böyle, Allah düşmanlarının cezası ateştir. Ayetlerimizi inkar etmelerinin cezası olarak orada onlar için ebedilik yurdu vardır.

  • Aynı kök: خلد (87 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş) · Ortak kavram: Ebedîlik (huld)

    Nihayet ikisinin de (azdıranın da azanın da) akıbeti, ebediyen ateşte kalmaları olmuştur. İşte zalimlerin cezası budur.

  • Aynı kök: قطع (36 geçiş) · Aynı kök: كسب (67 geçiş) · Aynı kök: جزي (118 geçiş)

    Yaptıklarına bir karşılık ve Allah'tan caydırıcı bir müeyyide olmak üzere hırsız erkek ile hırsız kadının ellerini kesin. Allah, mutlak güç…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

89 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kötülük yapanlara gelince, herhangi bir kötülüğün karşılığı misli iledir. dipnot 1 Onları aşağılanma kaplayacaktır. Kendilerini Allah'tan (gelecek herhangi bir cezaya karşı) koruyacak kimse de yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır; orada ebedî kalacaklardır.

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: Bakara 2:261, 272, 273; En‘âm 6:160; Enfâl 8:60; Nahl 16:126; Hacc 22:60; Neml 27:89-90; Yâsîn 36:54; Zümer 39:10; Şûrâ 42:40; Müzzemmil 73:20; Nebe' 78:36.

Mustafa İslamoğlu

Kötülük yapmakta ısrar edenler ise, sadece yaptıkları kötülüğün misliyle cezalandırılacaklar. Ve onlar (o gün) öyle bir aşağılanmaya mahkum olurlar ki -Allah'ın gazabından kaçıp sığınacakları biri de olmadığı (için)- sanki zifiri bir gecenin karanlığı sıvanmış gibi suratları (utanç ve zilletten) kapkara kesilir: işte bunlar (da) ateşin sakinleridirler; onlar (da) orada yerleşip kalmak üzre girerler.

Muhammed Esed

Ama kötü işler yapmış olanlara gelince; kötülüğün karşılığı kendisi kadar olacaktır; ve Allah'a karşı kendilerini savunacak kimseleri olmayacağına göre (utanç) ve aşağılanma onları, sanki yüzlerini kopkoyu bir gecenin karanlığı bürümüş gibi, gölgeleyecek: İşte bunlardır cehennemlikler; orada yerleşip kalacak olanlar...

Ahmed Hulusi

(Yaptıklarıyla) kötülükler kazanmış olanlara gelince; kötülüğün cezası (= karşılığı = sonucu) onun benzeri olacaktır! Onları zillet bürür. . . Onları, Allah'ın, yaptıklarının sonucunu yaşatmasından koruyacak (hiçbir kuvveleri) yoktur. . . Vechleri (şuurları) gecenin zifiri karanlığına bürünmüş gibidir. . . Onlar sonsuza dek cehennem ehlidirler!

Ali Bulaç

Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Allah'tan (kurtaracak) hiç bir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

Ali Özek ve heyeti

Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ali Rıza Safa

Kötü edimler yapmış olanlara gelince, kötülüğün karşılığı, yapılan kadardır. Onları, bir aşağılanma kaplayacaktır. Allah'ın karşısında, onları koruyacak kimse de yoktur. Karanlık geceden bir parçayla yüzleri kaplanmış gibidir. Ateşin yoldaşları, işte onlardır. Sürekli orada kalacaklardır.

Bayraktar Bayraklı

Kötülük kazananlara ise kötülüklerine denk ceza vardır. Fakat yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'ın azabından kurtaracak kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürümüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada süreli kalacaklardır.

Edip Yüksel

Kötülük ve günah kazananlara ise kötülüğünün aynısıyla karşılık verilir. Yüzlerini bir aşağılanma duygusu kaplar. ALLAH'tan başka bir koruyucuları yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parçayla bürünmüştür. Onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedî kalacaklardır.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kötülük ve günah kazananlara ise kötülüğünün aynısıyla karşılık verilir. Yüzlerini bir aşağılanma duygusu kaplar. ALLAH'tan başka bir koruyucuları yoktur. Yüzleri sanki karanlık geceden bir parçayla bürünmüştür. Onlar ateş halkıdır; onlar orada ebedi kalacaklardır.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Kötülükler kazanmış olanlara gelince, kötülüğün cezası misliyledir ve onları aşağılık kaplar; Allah'tan kendilerini kurtaracak yoktur; sanki yüzleri gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık! Onlar cehennem ehli olup hep orada ebedi kalacaklardır.

Elmalılı Hamdi Yazır

Seyyiat kazananlara gelince kötülüğün cezası misliledir, ve onları bir zillet kaplar, Allahdan kendilerini kurtaracak yoktur, sanki yüzleri gece parçalarından kaplanmış kapkaranlık, onlar, eshabı nar, hep orada muhalleddirler

Erhan Aktaş

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Kötülük yapanların cezaları, yaptıkları kötülük kadardır. Onları her yönden zillet kaplayacaktır. Onları Allah'ın cezasından kurtaracak hiç kimse yoktur. Yüzleri geceden daha kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte onlar ateş halkıdır. Orada sürekli kalacaklardır.

Gültekin Onan

Kötülükler kazanmış olanlar ise; her bir kötülüğün karşılığı, kendi misliyledir. Bunları bir zillet sarıp kaplar. Onları Tanrı'dan (kurtaracak) hiç bir koruyucu yok. Onların yüzleri, sanki bir karanlık gecenin parçalarına bürünmüş gibidir. İşte bunlar ateşin halkıdırlar; orada süresiz kalacaklardır.

Hasan Basri Çantay

Kötülükler kazanmış olanlar (a gelince: Onların) bir kötülüğünü) n cezası bir misliyledir. Kendilerini bir horlukdur kaplayacak. Onları Allahdan hiç bir kurtarıcı da yokdur. Sanki yüzleri karanlık geceden bir parçaya bürünmüşdür onların. İşte bunlar da ateşin yaranıdırlar ki kendileri onun için ebedi kalıcıdırlar.

İbni Kesir

Kötülükleri kazananlara; kötülükleri kadar ceza verilir. Onların yüzlerini zillet bürür. Allah'a karşı onları savunacak kimse yoktur. Yüzleri, geceden de kara bir parçayla örtülmüş gibidir. İşte bunlar da ateşin yaranıdırlar. Orada temelli kalacaklardır.

Mehmet Alagaş

(24-36) Dünya hayatının misali tıpkı gökten indirdiğimiz su gibidir, arzın bitkileri / nebatı onunla karışır / harmanlanır ve ondan da insanlar ve hayvanlar yerler , ne zaman ki arz takılarını alıp süslendiğinde ehli / kullanıcıları buna onların muktedir olduklarını sanarlar, gece veya gündüz oraya emrimiz geldiğinde onu, sanki hiçbir şeyi yokmuş hale / hasat edilmiş hale getiririz, adeta dün ki zenginliği kalmamış gibidir, f ikir üreten kavim için ayetlerimizi böyle ayrıntılı açıklarız, Allah sizi teslimiyet yurduna / teslimiyet alanına davet eder ve istediğini de doğru yola yönlendirir. Güzel davranışlılara daha güzeli ve de ilavesi / ziyadesi vardır , yüzlerine ne toz ne de zillet bulaşır , işte onlar cennet halkıdırlar orada ebedi kalıcıdırlar. Kötülük kazanmış olanların cezası benzeri şekilde bir kötülüktür , onları ise zillet kaplar, onlar için Allahtan başka k urtarıcı da / asım da yoktur, gecenin karanlığından bir parça yüzlerini kaplamış gibidirler, işte bunlar Ateş halkıdır onlar orada kalıcıdırlar. O gün onları bir araya toplayacağız , sonra ortak koşanlara işte sizin ve ortaklarınızın mekanlarınız diyeceğiz ve aralarını da ayıracağız, onların ortakları; sizler bize ibadet eder değildiniz diyecekler, Allah’ın sizinle bizim aramızdaki şahitliği yeterlidir ki bizler sizin bize olan ibadetinizden gafil idik / farkında değildik. İşte o rada her kişiye geçmiş te yaptıklarıyla ilgili bilgilendirilecek / tebliğ edilecek, gerçek dostları olan Allah’a döndürülürl er ve iftira ettikleri şeyler ise onlardan sapar gider ler. De ki k im sizi semalardan ve arzdan rızıklandırıyor? kim işitmelere ve görmelere maliktir? Kim ölüden diri çıkarıyor, kim diriden ölüyü çıkarıyor? kim işleri idare ediyor? Allah diyecekler, hemen deki o halde sakınmaz mısınız? Bu sizin Allah’ınızdır gerçek rabbinizdir, Haktan sonrası ise sadece sapmışlıktır, nasıl olurda savrulursunuz. İşte böylelikle Rabbinin, yoldan çıkmışlar / fasıklar hakkında ki kelimesi gerçekleşti , kesinlikle onlar inanmıyorl ar. De ki ortak koştuklarınızdan yaratmaya başlay an ve onu tekrarlayacak olan var mı? Deki Allah yaratmaya başlar ve onu tekrarlar , nasıl olurda uydurursunuz? De ki ortak koştuklarınızdan gerçeğe / hakka yönlendirecek olan var mı? Deki Allah gerçeğe yönlendirir. Gerçeğe yönlendirene mi uyulur yoksa yönlendirilmediği sürece yön bulamaya kimseye mi tabi olunur? Ne oluyor size , nasıl yargıda bulunuyorsunuz / nasıl hüküm veriyorsunuz. Onların çoğu sanmalarına / zanlarına u yuyorlar muhakkak ki sanmak, gerçek olandan / hakikatten bir fayda sağlamaz, Allah yaptıklarınızı kesinlikle çok iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kötü amel işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onları zillet bürümüştür. Onları Allah’a karşı koruyacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gecenin karanlık parçalarıyla kaplanmış gibidir. İşte onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidirler.

Süleyman Ateş

Kötü işler yapanlara da (yaptıkları) kötülüğün aynen cezası verilir. Ve onların yüzlerini bir horluk kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak hiç kimse yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalara bürünmüştür. İşte onlar da ateş halkıdır, hep orada kalacaklardır.

Süleymaniye Vakfı

Kötü işler yapanların cezası ise yaptıkları kötülüğün dengidir dipnot 1 . Onları bir aşağılanmışlık kaplar. Kendilerini Allah'tan koruyacak biri de yoktur. Yüzleri sanki gecenin karanlık parçaları ile örtülmüştür dipnot 2 . İşte bunlar o ateşin ahalisidir; onlar da orada ölümsüz olacaklardır.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Kötü işlerle uğraşanların cezası o kötülüğün dengidir (bir katıdır dipnot 1 ). Alçaklık onların her yanını sarar. Onları Allah'tan koruyacak kimseleri de olmaz. Yüzleri sanki gecenin karanlık parçaları ile örtülmüş gibidir. İşte bunlar cehennem ahalisidir; onlar da orada ölümsüzdürler.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Furkan 25/69, Araf 7/38.

Şaban Britch

Kötü amel işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onları zillet bürümüştür. Onları Allah’a karşı koruyacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gecenin karanlık parçalarıyla kaplanmış gibidir. İşte onlar ateş ehlidir. Onlar, orada ebedidirler.

Şaban Piriş

Kötülük işleyenlere, kötülükleri kadar ceza vardır. Onların yüzünü zillet bürümüştür. Onları Allah'a karşı savunacak kimse yoktur. Sanki onların yüzleri gece gibi karanlık bir parçayla örtülmüştür. İşte onlar ateşin dostlarıdır. Onlar, orada ebedidirler.

Yaşar Nuri Öztürk

Kötülük kazananlara ise kötülüğün miktarınca karşılık vardır. Ama yüzlerini bir zillet de kaplar. Onları Allah'tan kurtaracak kimse yoktur. Yüzleri gece parçalarından karanlıklarla kaplanmış gibidir. Ateşin dostlarıdır bunlar. Sürekli kalıcıdırlar içinde.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

But those who have committed themselves to an evil line of conduct, the retribution for evil doing is evil of a like nature, in addition to the gloom and the mortification which shall overlay their faces. No one shall they find then to afford them protection against Allah's retributive punishment; their faces shall be coated with gloom; a painful distressing darkness they will have to assume, as if they were wearing a mask made by a mould of a pitch-dark night These are the Inmates of Hell wherein they will have passed through nature to eternal suffering.

Abdul Haleem

As for those who did evil, each evil deed will be requited by its equal and humiliation will cover them- no one will protect them against God- as though their faces were covered with veils cut from the darkness of the night. These are the inmates of the Fire, and there they shall remain.

Abdullah Yusuf Ali

But those who have earned evil will have a reward of like evil: ignominy will cover their (faces): No defender will they have from (the wrath of) Allah: Their faces will be covered, as it were, with pieces from the depth of the darkness of night: they are companions of the Fire: they will abide therein (for aye)!

Abul A'la Maududi

Those who do evil deeds, the recompense of an evil deed is its like, dipnot 1 and humiliation shall spread over them and there will be none to protect them from Allah. Darkness will cover their faces as though they were veiled with the dark blackness of night. dipnot 2 These are the people of the Fire and in it they shall abide.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    That is, in contrast to the additional rewards to the good people, those who earned evil deeds, shall be punished only in proportion to their crimes. See (E.N. 110 of An- Namal).
  2. metne dön, dipnot 2
    It shall be that kind of gloom that overspreads the faces of the criminals when they are caught, and they despair all hopes of escape.

Aisha Bewley

But as for those who have earned bad actions – a bad action will be repaid with one the like of it. Debasement will darken them. They will have no one to protect them from Allah. It is as if their faces were covered by dark patches of the night. Those are the Companions of the Fire, remaining in it timelessly, for ever.

Al-Hilali & Khan

And those who have earned evil deeds, the recompense of an evil deed is the like thereof, and humiliating disgrace will cover them (their faces). No defender will they have from Allâh. Their faces will be covered as it were with pieces from the darkness of night. They are the dwellers of the Fire, they will abide therein forever.

Ali Quli Qarai

For those who have committed misdeeds, the requital of a misdeed shall be its like, and they shall be overcast by abasement. They shall have no one to protect [them] from Allah. [They will be] as if their faces were covered with dark patches of the night. They shall be the inmates of the Fire, and they shall remain in it [forever].

Amatul Rahman Omar

And (as for) those who knowingly committed evil deeds, they shall be punished in measure with the evil done and ignominy shall cover them. They shall have none to protect them against (the punishment of) Allâh. And (they shall look) as if their faces have been covered with patches of night with no light. It is these who are the fellows of the Fire, they shall abide in it for long.

Arthur John Arberry

And for those who have earned evil deeds the recompense of an evil deed shall be the like of it; abasement shall overspread them, neither have they any defender from God, as if their faces were covered with strips of night shadowy. Those are the inhabitants of the Fire, therein dwelling forever.

Bijan Moeinian

As for those who earned sins, their punishment will be proportional to their wrongdoings (and not many folded like the reward of the righteous people. ) They will realize that there is none to save them from the punishment of the Lord. Disgrace will cover them and their face will turn black; as black as the darkness of the night. They were wrong to their souls and have to pay for it by staying in the Hell forever.

E. Henry Palmer

But, as for those who have earned ill, the reward of evil is the like thereof; abasement shall cover them! they shall have none to defend them against God;- as though their faces were veiled with the deep darkness of the night; these are the fellows of the Fire, and they shall dwell therein for aye.

Edip-Layth

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have any besides God as a protector. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the fire, in it they will abide.

George Sale

But they who commit evil shall receive the reward of evil, equal thereunto, and they shall be covered with shame, -- for they shall have no protector against God; -- as though their faces were covered with the profound darkness of the night. These shall be the inhabitants of hell fire; they shall remain therein for ever.

Hamid S. Aziz

To those who do what is good, (is granted) goodness and increase! Neither does darkness nor abasement cover their faces! Such are Companions of the Garden (Paradise); they will dwell therein.

Mahmoud Ghali

And for the ones who have earned odious deeds, the recompense of a bad deed will be the like of it, and humiliation shall oppress them. In no way will they have a safeguard from Allah, as if their faces are enveloped with strips of darkest night. Those are the companions (i.e., inhabitants) of the Fire; they are therein eternally (abiding).

Marmaduke Pickthall

And those who earn ill-deeds, (for them) requital of each ill-deed by the like thereof; and ignominy overtaketh them - They have no protector from Allah - as if their faces had been covered with a cloak of darkest night. Such are rightful owners of the Fire; they will abide therein.

Mohamed Ahmed - Samira

But those who earn evil shall be punished to an equal degree as their evil, and they will be covered with shame, and will have none to protect them against God: Their faces shall be blackened as though with patches of the night. They are the people of Hell, where they will abide for ever,

Muhammad Asad

But us for those who have done evil deeds - the recompense of an evil, deed shall be the like thereof: and - since they will have none to defend them against God - ignominy will overshadow them as though their faces were veiled by the night's own darkness: it is they who are destined for the fire. therein to abide.

Mustafa Khattab

As for those who commit evil, the reward of an evil deed is its equivalent. Humiliation will cover them—with no one to protect them from Allah—as if their faces were covered with patches of the night’s deep darkness. It is they who will be the residents of the Fire. They will be there forever.

Progressive Muslims

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have any besides God as a helper. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the Fire, in it they will abide.

Rashad Khalifa

As for those who earned sins, their requital is equivalent to their sin. Humiliation is their lot, and no one beside GOD can protect them. Their faces will seem overwhelmed by masses of dark night. They will be the dwellers of Hell; they abide therein forever.

Sahih International

But they who have earned [blame for] evil doings - the recompense of an evil deed is its equivalent, and humiliation will cover them. They will have from Allah no protector. It will be as if their faces are covered with pieces of the night - so dark [are they]. Those are the companions of the Fire; they will abide therein eternally.

Sam Gerrans

And for those who earn evil deeds is a reward for evil by the like thereof; and disgrace will cover them — they will not have against God any defender — as if their faces were covered with pieces of darkening night. Those are the companions of the Fire; therein they abide eternally.

Shabbir Ahmed

And those who are unjust to others in their daily lives, will fail to balance their own personalities. They will spend their lives in sadness and humiliation, a linear result of their own actions. There will be no one to protect them from Allah's Law. They will wander as if the darkness of night had covered their faces. They are the ones who have built their Hell and they will inherit it in the Eternity.

Syed Vickar Ahamed

But those who have earned evil deeds will have a repayment of like evil: And (humiliating) shame and dishonor will cover their (faces): None will they have to save from (the anger of) Allah: Their faces will be covered, so to say, with pieces of the deep darkness of Night: They are the companions of the Fire: In there they will live forever!

Taqi Usmani

As for those who commit evils, the recompense of each evil shall be similar to that evil, and disgrace shall cover them. For them, there is none to save from Allah. Their faces will seem to be covered with layers of a dark night. Those are the people of the Fire. Therein they shall live forever.

The Monotheist Group

As for those who earn evil, the recompense of evil will be evil like it, and they will be humiliated. They do not have anyone to help them from God. It is as if their faces have been covered by a piece of darkness from the night. These are the people of the Fire, in it they will abide.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 27. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 27. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 27. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩