Yûnus suresi

Yûnus suresi, 100. ayet

Yûnus suresi, 100. ayet. وَمَا كَانَ لِنَفْسٍ أَن تُؤْمِنَ إِلَّا بِإِذْنِ ٱللَّهِ وَيَجْعَلُ ٱلرِّجْسَ عَلَى ٱلَّذِينَ لَا يَعْقِلُونَ

vemâ kâne linefsin en tü'mine illâ biiẕni-llâh. veyec`alü-rricse `ale-lleẕîne lâ ya`ḳilûn.

Diyanet İşleri

Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 97–103 · surenin 100. ayeti / 109

Konu Şüpheye düşme; iman eden tek kavim: Yûnus kavmi Yûnus 94–103 3

  1. Yûnus 97

    (96-97) Şüphesiz, haklarında Rabbinin sözü (hükmü) gerçekleşmiş olanlar, kendilerine bütün mucizeler gelse bile, elem dolu azabı görünceye kadar inanmazlar.

  2. Yûnus 98

    Yunus'un kavminden başka, keşke (azabı görmeden) iman edip, imanı kendisine fayda veren bir tek memleket halkı olsaydı! (Yunus'un kavmi) iman edince, dünya hayatında (sürüklenebilecekleri) rezillik azabını onlardan uzaklaştırmış ve onları belli bir zamana kadar yararlandırmıştık.

  3. Yûnus 99

    Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların hepsi elbette topyekun iman ederlerdi. Böyle iken sen mi mü'min olsunlar diye, insanları zorlayacaksın?

  4. 100

    Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir kimse iman edemez. Allah, azabı akıllarını (güzelce) kullanmayanlara verir.

  5. Yûnus 101

    De ki: "Göklerde ve yerde neler var, bir baksanıza." Fakat ayetler ve uyarılar, inanmayan bir topluma hiçbir fayda sağlamaz.

  6. Yûnus 102

    Onlar sadece, kendilerinden önce gelip geçenlerin başlarına gelen (azap dolu) günlerin benzerini mi bekliyorlar? De ki: "Bekleyin bakalım, ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim."

  7. Yûnus 103

    Sonra resullerimizi ve iman edenleri kurtarırız. (Ey Muhammed!) Aynı şekilde üzerimize bir hak olarak, inananları da kurtaracağız.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

100. “Allah’ın izni” irade ve meşîeti, O’nun kaderî ve şer’î izni “olmadan hiçbir kimsenin iman etmesi mümkün değildir.” O bakımdan insanlar arasından bu imanı kabule yatkın ve imanını geliştirecek durumda olanlara Allah, tevfikini ihsan edip hidâyet verir. Buna karşılık “murdarlığı” şerri ve sapıklığı da “akıl etmeyenlerin” Allah’ın emir ve yasaklarını düşünmeyenlerin, O’nun öğüt ve nasihatlerine iltifat etmeyenlerin “üzerine bırakır.”

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Hiçbir nefis Allah'ın izni olmadan kendiliğinden iman edemez. İman, ancak Allah'ın izni ile olur. Sen kendini onlar için üzme. Yüce Allah; azabı ve alçaklığı delillerini, emirlerini ve yasaklarını idrak etmeyenlerin üzerine indirir.

Kelimeler

14 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَمَا ve ma değildir
  2. كَانَ kane mümkün kök: كون
  3. لِنَفْسٍ linefsin hiç kimsenin kök: نفس
  4. أَن en
  5. تُؤْمِنَ tu'mine iman etmesi kök: امن
  6. إِلَّا illa dışında
  7. بِإِذْنِ biizni izni kök: اذن
  8. ٱللَّهِ ۚ llahi Allah'ın kök: اله
  9. وَيَجْعَلُ ve yec'alu O gönderir kök: جعل
  10. ٱلرِّجْسَ r-ricse iğrenç azabı kök: رجس
  11. عَلَى ala üzerlerine
  12. ٱلَّذِينَ ellezine kimselerin
  13. لَا la
  14. يَعْقِلُونَ yea'kilune akıl erdiremeyen(ler) kök: عقل

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş) · Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Yeryüzünde gezip dolaşmadılar mı ki, düşünecek kalpleri, işitecek kulakları olsun? (Dolaştılar, ama ibret almadılar). Çünkü gerçekte gözler değil,…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş)

    Ey iman edenler! (Aklı örten) içki (ve benzeri şeyler), kumar, dikili taşlar ve fal okları ancak, şeytan işi birer pisliktir. Onlardan kaçının ki…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş)

    Allah, her kimi doğruya erdirmek isterse, onun göğsünü İslam'a açar. Kimi de saptırmak isterse, onun da göğsünü göğe çıkıyormuşçasına daraltır,…

  • Aynı kök: رجس (10 geçiş)

    De ki: "Bana vahyolunan Kur'an'da bir kimsenin yiyecekleri arasında leş, akıtılmış kan, domuz eti -ki o şüphesiz necistir- ya da Allah'tan başkası…

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    Siz Kitab'ı (Tevrat'ı) okuyup durduğunuz halde, kendinizi unutup başkalarına iyiliği mi emrediyorsunuz? (Yaptığınızın çirkinliğini) anlamıyor musunuz?

  • Aynı kök: عقل (49 geçiş)

    "Sığırın bir parçası ile öldürülene vurun" dedik. (Denileni yaptılar ve ölü dirildi.) İşte, Allah ölüleri böyle diriltir, düşünesiniz diye…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    Yahut onların durumu, gökten yoğun karanlıklar içinde gök gürültüsü ve şimşekle sağanak halinde boşanan yağmura tutulmuş kimselerin durumu gibidir.…

  • Aynı kök: اذن (102 geçiş)

    De ki: "Her kim Cebrail'e düşman ise, bilsin ki o, Allah'ın izni ile Kur'an'ı; önceki kitapları doğrulayıcı, mü'minler için de bir hidayet rehberi ve…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Allah'ın izni olmadan kimse inanamaz. dipnot 1 Akıllarını kullanmayanlara pislik verir (yağdırır). dipnot 2

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayette sözü edilen [iznillâhi] tamlaması "Allah'ın izni, müsaadesi, yol göstermesi, gerçeği duyurması, yardım etmesi, kolaylaştırması ve hüküm vermesi" manalarını içermektedir. Rabbimiz, insanlara vicdan, fıtrat, akıl ve irade verip peygamberler görevlendirmesi ve kitap göndermesi ile bu konudaki buyruklarını insanlara duyurmuştur.
  2. metne dön, dipnot 2
    Benzer mesaj: Enfâl 8:22. Bu ayet akıl etmenin dindeki vazgeçilmez yerinin ve öneminin en açık ifadelerindendir.

Mustafa İslamoğlu

Hem Allah'ın (akıl ve irade vermek suretiyle gerçekleşen) izni olmasaydı, hiçbir insan imana eremezdi! Ve O aklını kullanmayanları pisliğe mahkun eder!

Muhammed Esed

hem de, hiç kimsenin, Allah'ın izni olmadıkça asla imana erişemeyeceği ve aklını kullanmayanlara alçaltıcı, bayağılaştırıcı (inançsız)lığı musallat edenin O olduğu (gerçeği) ortadayken?

Ahmed Hulusi

Kendisini yaratan Allah Esma'sının bileşimi elvermedikçe, bir nefs için iman etmek mümkün değildir! (Allah) aklını değerlendirmeyenlerde (düşünsel) pislik meydana getirir!

Ali Bulaç

Allah'ın izni olmaksızın, hiç kimse için iman etme (imkanı) yoktur. O, akıl erdiremeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar.

Ali Özek ve heyeti

Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar (inkârcı) kılar.

Ali Rıza Safa

Allah'ın izni olmadıkça, hiçbir benlik inanmaz. Ve aklını kullanmayanların üzerine pislik bırakır.

Bayraktar Bayraklı

Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanamaz. O, akıllarını kullanmayanları murdar kılar.

Edip Yüksel

Hiçbir kişi ALLAH'ın izni olmadan gerçeği onaylayamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkûm eder.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Hiç bir kişi ALLAH'ın izni olmadan inanamaz ve O, akıllarını kullanmayanları rezilliğe mahkum eder.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Allah'ın izni olmadıkça hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. Akıllarını güzelce kullanmayanları Allah pislik içinde bırakır!

Elmalılı Hamdi Yazır

Allahın izni olmadıkça hiç bir nefs için iyman edebilmek yoktur ve akıllarını husni isti'mal etmiyenleri o pislik içinde bırakır

Erhan Aktaş

Allah'ın bilgisi dipnot 1 dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir. dipnot 2 Ve aklını kullanmayanları rics3 ile karşı karşıya bırakır.

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimin iman etmeyi hak ettiğini belirlemesi.
  2. metne dön, dipnot 2
    96. ayetten 101. ayete kadar şu husus ifade edilmektedir: Zulmedenlere/Zalimlere Allah hidayet etmeyecek. Zira onlar, zulümlerinin karşılığı olarak Cehennem'e gitmeyi hak etmektedirler. Allah, yüzlerce ayette kesinlikle zalimleri bağışlamayacağını söylemektedir. Bundan şu anlaşılmaktadır ki, dünün Firavunları da bugünün zorba diktatörleri, kralları, prensleri, toplumun azgın ileri gelenleri, kan dökücü zorbaları, haksız yere cana kıyanları, az bir değer karşılığında din satıcıları da kesinlikle imana eremeyeceklerdir. Eremeyeceklerdir ki, yaptıklarına karşılık Cehennem azabını tatsınlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ahlaki kirlilik. Karakteristik kirlilik. Üzen, sıkıntıya sokan, rahatsız eden, acı veren, çirkin ve ahlaksızlık olan, azaba yol açan her şey.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Allah'ın bilgisi dipnot 1 dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir.[2] Ve aklını kullanmayanları rics dipnot 3 ile karşı karşıya bırakır.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kimin iman etmeyi hak ettiğini belirlemesi.
  2. metne dön, dipnot 3
    ayetten
  3. metne dön, dipnot 4
    ayete kadar şu husus ifade edilmektedir: Zulmedenlere/Zalimlere Allah hidayet etmeyecek. Zira onlar, zulümlerinin karşılığı olarak Cehenneme gitmeyi hak etmektedirler. Allah, yüzlerce ayette kesinlikle zalimleri bağışlamayacağını söylemektedir. Bundan şu gerçek ortaya çıkmaktadır ki, dünün Firavunları da bugünün diktatörleri, kralları, prensleri, toplumun azgın ileri gelenleri, kan dökücü zorbaları, haksız yere cana kıyanları, az bir değer karşılığında din satıcıları da kesinlikle imana eremeyeceklerdir. Eremeyeceklerdir ki, yaptıklarına karşılık Cehennem azabını tatsınlar.
  4. metne dön, dipnot 5
    Ahlaki kirlilik. Karakteristik kirlilik. Üzen, sıkıntıya sokan, rahatsız eden, acı veren, çirkin ve ahlaksızlık olan, azaba yol açan her şey.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Allah'ın bilgisi dipnot 1 dışında hiç kimsenin iman etmesi mümkün değildir. dipnot 2 Ve aklını kullanmayanları rics dipnot 3 ile karşı karşıya bırakır.

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Uygun görmesi.
  2. metne dön, dipnot 2
    96. ayetten 101. ayete kadar şu husus ifade edilmektedir: Zulmedenlere/Zalimlere Allah hidayet etmeyecek. Zira onlar, zulümlerinin karşılığı olarak Cehenneme gitmeyi hak etmektedirler. Allah, yüzlerce ayette kesinlikle zalimleri bağışlamayacağını söylemektedir. Bundan şu gerçek ortaya çıkmaktadır ki, dünün Firavunları da, bugünün diktatörleri, kralları, prensleri, toplumun azgın ileri gelenleri, kan dökücü zorbaları, haksız yere cana kıyanları, az bir değer karşılığında din satıcıları da kesinlikle imana eremeyeceklerdir. Eremeyeceklerdir ki, yaptıklarına karşılık Cehennem azabını tatsınlar.
  3. metne dön, dipnot 3
    Ahlaki kirlilik. Üzen, sıkıntıya sokan, rahatsız eden, acı veren, çirkin ve ahlaksızlık olan, azaba yol açan her şey "rics"tir.

Gültekin Onan

Tanrı'nın izni olmaksızın hiç kimse için inanma (imkanı) yoktur. O, akletmeyenlerin üzerine iğrenç bir pislik kılar.

Hasan Basri Çantay

Allahın izni olmadan hiç bir kimsenin iman etmesi mümkün değildir. O, akılları iyi kullanmazlara murdarlık (azab) verir.

İbni Kesir

Allah'ın izni olmadan hiç kimse iman edemez. Ve o, pisliği akledemeyenlerin üzerine kılar.

Mehmet Alagaş

(94-109) Sana indirdiğimizde şüpheye düştün ise, senden önc e kitap okuyanlara sor. Kesin olan şu ki, s ana Rabbinden gerçek gelmiştir / hak gelmiştir , sakın tereddüt edenlerden olma , sakın Allah’ın ayetlerini yalanlayanlardan olma , ki hasara uğrayanlardan olursun. Muhakkak ki Rabbinin kelimeleri / ifade ettikleri onlar üzerinde gerçekleşti, şayet onlara, tüm ayetler gelse dahi, ta ki acıklı azabı görünceye kadar inanmazlar. Bir memleket vardı iman etseydiler ve imanları onlara fayda verseydi, yunus kavmi hariç tir, vaktaki imanlarından dolayı onlardaki / yunus kavminde ki onursuzluk azabını dünya hayatında kaldırdık ve belli vakte kadar onları geçindirdik / metalandırdık. Oysa Rabbin istese arzda kim varsa herkes iman ederdi, sen mi insanları mümin oluncaya kadar zorlayacaksın? Allah'ın izni hariç hiçbir kimse iman edemez, akletmeyenlerin üzerinde pislik yapar. Bakınız de! Semalarda ve Arzda ne var? Ayetler ve uyarmalar iman etmeyen kavime bir zenginlik / yarar / fayda sağlamaz, onlardan öncekilerin yaşadıklarının benzeri günlerin başlarına gelmesini mi bekliyorlar, bekleyin de bende sizlerle beraber bekleyenlerdenim. Ardından elçilerimizi kurtarırız aynı şekilde iman edenleri de müminleri kurtarmak üzerimizde bir haktır. De ki Ey insanlar eğer dinimden şüphelendiyseniz ben asla Allah dışında taptıklarınıza tapmam velakin beni vefat ettirecek olan Allaha ibadet ederim. İman edenlerden olmam bana emredildi. Yüzünü hanif dine doğru ortaya çıkar / çevir, ortak koşanlardan olma. Allahtan başkasına, sana yararı ve zararı olmayana, çağrıda bulunma, eğer ki bunu yaparsan o zaman sen de kesinlikle zalimlerden olursun. Allah’tan bir zarar sana dokunursa, O’ndan başka onu kaldıracak / giderecek yoktur, eğer ki sana bir hayır murat ettiyse onun hazinesini reddedecek te yoktur , Onu kullarından istediğine isabet ettirir / nasip eder, O, bağışlayandır, esirgeyendir. Deki ey insanlar! size Rabbinizden gerçek geldi / hak geldi, kim yola girerse kendisi için yola girmiştir, Kim de saparsa kendi aleyhine sapmıştır, ben sizin üzerinize vekil değilim. Allah hüküm verinceye kadar sana vahyedilene uy ve sabret, O hakimlerin en hayırlısıdır.

Rowwad Tercüme Merkezi

Allah’ın izni olmadıkça hiçbir nefis iman etmez ve azabını akıllarını kullanmayanların üzerine verir.

Süleyman Ateş

Allah'ın izni olmadan hiç kimse inanmaz ve (Allah) pisliği (huzursuzluğu, azabı), akıllarını kullanmayanların üzerine kor.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Allah'ın onayı olmadan kimse inanıp güvenmiş (mümin) sayılmaz. Allah, aklını kullanmayanların üstünde inançsızlık pisliği oluşturur.

Şaban Britch

Allah’ın izni olmadıkça hiçbir nefis iman etmez ve azabını akıllarını kullanmayanların üzerine verir.

Şaban Piriş

Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse inanamaz. O, aklını kullanmayanlara kötü bir azap verir. Ve pisliği akıllarını kullanmayanların üzerine koyar.

Yaşar Nuri Öztürk

Allah'ın izni olmadıkça hiçbir benlik iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

No soul yields itself servant to Allah but by His leave, and Allah lays the charge to the doors of those who have come within the measure of His wrath. They are characterized with dullness of comprehension.

Abdul Haleem

No soul can believe except by God’s will, and He brings disgrace on those who do not use their reason.

Abdullah Yusuf Ali

No soul can believe, except by the will of Allah, and He will place doubt (or obscurity) on those who will not understand.

Abul A'la Maududi

No one can believe except by Allah's leave, dipnot 1 and Allah lays abomination on those who do not use their understanding. dipnot 2 and conduct.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to emphasize the principle that the bestowal of all these blessings is in the power of Allah alone: therefore none can acquire or bestow on anyone any blessing without the permission of Allah. As faith and guidance are also blessings, they, too, can be acquired only with Allah’s permission; and no one can acquire these without His permission nor bestow these on anyone else even though one should desire to do so. That is why, even if the Prophet had sincerely desired to make people believers forcibly, he could not have done this, for this could be done only with Allah’s permission and help.
  2. metne dön, dipnot 2
    This points out clearly that the above principle is not applied blindly and irrationally so as to bestow the blessing of faith on or withhold it from anyone without any rhyme or reason, but it works according to a system which is based on wisdom. Allah bestows this on anyone who uses his common sense properly in search of the truth, for Allah provides for such a one the means of attaining it in proportion to the sincerity of his intention and the extent of his exertion and grants him its correct knowledge required for faith. But He throws the filth of ignorance, deviation, wrong thinking and wrong doing on the one who is not a seeker after the truth and does not use his common sense properly because of his prejudices, or does not use it at all in search of the truth. And this is what such people deserve.

Aisha Bewley

No self can have iman except with Allah’s permission. He places a blight on those who do not use their intellect.

Al-Hilali & Khan

It is not for any person to believe, except by the Leave of Allâh, and He will put the wrath on those who are heedless.

Ali Quli Qarai

No soul may have faith except by Allah’s leave, and He lays defilement on those who do not apply reason.

Amatul Rahman Omar

Indeed, no one can believe save by the leave of Allâh. Yet He will inflict (His) punishment on those who would not refrain (from evil).

Arthur John Arberry

It is not for any soul to believe save by the leave of God; and He lays abomination upon those who have no understanding.

Bijan Moeinian

No soul will believe unless [he proves himself to the Lord and then] God showers him with the blessing of the belief. Those who do not use their faculty of thinking are nothing but the trash in the sight of the Lord.

E. Henry Palmer

It is not for any person to believe save by the permission of God; He puts horror on those who have no sense.

Edip-Layth

It is not for a person to acknowledge except by God's leave. He casts the affliction upon those who do not reason.

George Sale

No soul can believe, but by the permission of God: And He shall pour out his indignation on those who will not understand.

Hamid S. Aziz

But had your Lord willed, all who are in the earth would have believed together. Would you force men to become believers?

Mahmoud Ghali

And in no way can (any) self believe except by the permission of Allah; and He sets (Literally: makes) abomination upon those who do not consider.

Marmaduke Pickthall

It is not for any soul to believe save by the permission of Allah. He hath set uncleanness upon those who have no sense.

Mohamed Ahmed - Samira

Are you going to compel the people to believe except by God's dispensation? He puts doubt in (the minds of) those who do not think.

Muhammad Asad

notwithstanding that no human being can ever attain to faith otherwise than by God's leave, and [that] it is He who lays the loathsome evil [of disbelief] upon those who will not use -their reason?

Mustafa Khattab

It is not for any soul to believe except by Allah’s leave, and He will bring His wrath upon those who are unmindful.

Progressive Muslims

And it is not for a soul to believe except by God's leave. And He makes the affliction upon those who do not comprehend.

Rashad Khalifa

No soul can believe except in accordance with GOD's will. For He places a curse upon those who refuse to understand.*

Sahih International

And it is not for a soul to believe except by permission of Allah, and He will place defilement upon those who will not use reason.

Sam Gerrans

And it is for a soul to believe only by the leave of God; and He appoints abomination for those who do not reason.

Shabbir Ahmed

None can attain conviction contrary to Allah's Laws. And those who do not use their intellect are made to carry loads of confusion on their minds.

Syed Vickar Ahamed

No soul can believe, except by the Will of Allah, and He will place (basic) doubt on those who will not understand.

Taqi Usmani

It is not (possible) for any one that he believes except with the will of Allah. And He makes filth settle on those who do not understand.

The Monotheist Group

And it is not for a soul to believe except with the permission of God. And He lets taint those who do not comprehend.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 100. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 100. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 100. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩