Yûnus suresi

Yûnus suresi, 49. ayet

Yûnus suresi, 49. ayet. قُل لَّآ أَمْلِكُ لِنَفْسِى ضَرًّا وَلَا نَفْعًا إِلَّا مَا شَآءَ ٱللَّهُ لِكُلِّ أُمَّةٍ أَجَلٌ إِذَا جَآءَ أَجَلُهُمْ فَلَا يَسْتَـْٔخِرُونَ سَاعَةً وَلَا يَسْتَقْدِمُونَ

ḳul lâ emlikü linefsî ḍarrav velâ nef`an illâ mâ şâe-llâh. likülli ümmetin ecelün. iẕâ câe ecelühüm felâ yeste'ḫirûne sâ`atev velâ yestaḳdimûn.

Diyanet İşleri

De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 46–52 · surenin 49. ayeti / 109

Konu Her ümmete bir peygamber ve azabın vakti Yûnus 41–53 3

  1. Yûnus 46

    Onları tehdit ettiğimiz şeylerin bir kısmını sana göstersek de, (göstermeden) seni vefat ettirsek de sonunda onların dönüşü bizedir. Sonra, Allah onların yapmakta olduklarına da şahittir.

  2. Yûnus 47

    Her ümmetin bir peygamberi vardır. Onların peygamberi geldiği (tebliğini yaptığı) zaman, aralarında adaletle hükmedilir ve onlara asla zulmedilmez.

  3. Yûnus 48

    "Eğer doğru söyleyenler iseniz, (söyleyin) bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?" diyorlar.

  4. 49

    De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendime bile ne bir zarar, ne de fayda verme gücüne sahibim. Her milletin bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler ne de öne geçebilirler."

  5. Yûnus 50

    De ki: "Söyleyin bakalım, O'nun azabı size geceleyin veya gündüzün (ansızın) gelecek olsa, suçlular bunun hangisini acele isterler?!" (Bunların hiçbiri istenecek bir şey değildir.)

  6. Yûnus 51

    (Onlara) "Azap gerçekleştikten sonra mı O'na iman ettiniz? Şimdi mi!? Oysa siz onu acele istiyordunuz" (denilecek).

  7. Yûnus 52

    Sonra da zulmedenlere, "Ebedi azabı tadın! Siz ancak vaktiyle kazanmakta olduğunuzun cezasına çarptırılıyorsunuz" denilecektir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 48–49. ayetler için yazılmıştır.

48-49. Artık seni yalanlayanlar da helak edilen ümmetlere benzemekten sakınsınlar. O takdirde öncekilerin başına gelenlerin bir benzeri bunların da başına gelir. Hiçbir zaman da kendilerine vaad edilen cezanın geciktiği kanaatine kapılarak: “Eğer doğru söyleyenler iseniz bu tehdit ne zaman (gerçekleşecek)?” demesinler. Çünkü bu bir zulümdür. Zira onlar, bu azabı peygamberden istemektedirler. Halbuki onun bu gibi işlerde bir yetkisi yoktur. Ona düşen insanlara tebliğ etmek ve açıklamaktır. Onların hesabını görmek ve onlara azap indirmek ise Allah’a aittir. Bu azap da Allah’ın tayin ettiği vade dolunca, O’nun ilahî hikmetine uygun olarak tespit ve takdir ettiği vakti gelince gelir. Bu zaman geldi mi de “ne bir an ne geri kalabilirler ne de öne geçebilirler.” O bakımdan yalanlayanlar azabı çabuk istemekten çekinmelidirler. Çünkü onlar, aslında Allah’ın azabını acele istemektedirler ki bu azap bir indi mi, artık onun belası günahkârlar topluluğundan asla geri çevrilemez. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır:

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Onlara de ki: Ben, Allah'ın dilemesi dışında kendi nefsimden bir zararı savmaya veya kendi nefsime bir fayda vermeye sahip değilken nasıl olur da bir başkasından bir zararı savabilir yahut ona bir fayda verebilirim? Ve ben, bunların gaybını nasıl bilebilirim? Ümmetlerden, Allah'ın kendilerini helak etmek ile tehdit ettiği her ümmetin helak edilmeleri için kendilerine belirlenmiş olan bir zaman vardır. Bunun ne zaman olacağını sadece Allah bilir. Onların helak edilecekleri o vakit (ecel) geldiğinde ise artık o (helak) ne bir saat geri kalır, ne de ileri gider.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. قُل kul de ki kök: قول
  2. لَّآ la
  3. أَمْلِكُ emliku ben dokunduramam kök: ملك
  4. لِنَفْسِى linefsi kendime kök: نفس
  5. ضَرًّۭا derran bir zarar kök: ضرر
  6. وَلَا ve la veya
  7. نَفْعًا nef'an yarar kök: نفع
  8. إِلَّا illa başka
  9. مَا ma
  10. شَآءَ şa'e dilediğinden kök: شيا
  11. ٱللَّهُ ۗ llahu Allah'ın kök: اله
  12. لِكُلِّ likulli hepsi için vardır kök: كلل
  13. أُمَّةٍ ummetin ümmetin kök: امم
  14. أَجَلٌ ۚ ecelun bir eceli kök: اجل
  15. إِذَا iza zaman
  16. جَآءَ ca'e geldiği kök: جيا
  17. أَجَلُهُمْ eceluhum ecelleri kök: اجل
  18. فَلَا fela ne
  19. يَسْتَـْٔخِرُونَ yeste'hirune öne alınırlar kök: اخر
  20. سَاعَةًۭ ۖ saaten bir saat kök: سوع
  21. وَلَا ve la ne de
  22. يَسْتَقْدِمُونَ yestekdimune geriye bırakılırlar kök: قدم

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Her milletin belli bir eceli vardır. Onların eceli geldi mi, ne bir an geri kalabilirler, ne de öne geçebilirler.

  • Aynı kök: سوع (49 geçiş) · Aynı kök: قدم (48 geçiş) · Aynı kök: اجل (56 geçiş)

    Eğer Allah, insanları zulümleri yüzünden hemen cezalandırsaydı, yeryüzünde hiçbir canlı bırakmazdı. Fakat onları belirli bir süreye kadar erteler.…

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Hiçbir toplum ecelini geçemez ve ondan geri de kalamaz.

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: امم (118 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Hiçbir ümmet, kendi ecelinin önüne geçemez, onu geciktiremez de.

  • Aynı kök: اجل (56 geçiş) · Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Ortak kavram: Ecel

    Sizin için onlarda belli bir zamana kadar birtakım yararlar vardır. Sonra da kurbanlık olarak varacakları yer Beyt-i Atik (Kabe)'dir.

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    "Süleyman'ın hükümranlığı hakkında şeytanların (ve şeytan tıynetli insanların) uydurdukları yalanların ardına düştüler. Oysa Süleyman (büyü yaparak)…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    (Ey Muhammed!) De ki: "Allah'ı bırakıp da, sizin için ne bir zarara ne de bir yarara gücü yeten şeylere mi tapıyorsunuz? Oysa Allah, hakkıyla…

  • Aynı kök: نفع (50 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş) · Ortak kavram: Mülk (Egemenlik)

    De ki: "Allah dilemedikçe ben kendime bir zarar verme ve bir fayda sağlama gücüne sahip değilim. Eğer ben gaybı biliyor olsaydım, daha çok hayır elde…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

87 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

De ki: "Allah'ın dilemesi hariç, kendime herhangi bir zarar veya yarar sağlayacak güce sahip değilim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri geldiği zaman artık ne bir saat (bir an) geri kalabilir ne de ileri gidebilirler. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: A‘râf 7:34; Hicr 15:5; Nahl 16:61; Mü'minûn 23:43.

Mustafa İslamoğlu

De ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim için dahi ne yarar sağlayacak ne de zararı önleyecek bir güce sahibim. Her ümmet için belirlenmiş bir süre vardır; süreleri dolduğunda artık onu ne bir an erteleyebilirler, ne de öne alabilirler."

Muhammed Esed

(Ey Peygamber) de ki: "Allah dilemedikçe, ben kendim ne bir zararı önleyecek ne de kendime bir yarar sağlayabilecek güçteyim. Her ümmet için bir süre belirlenmiştir: süreleri son bulunca, onu ne bir an geciktirebilirler, ne de çabuklaştırabilirler".

Ahmed Hulusi

De ki: "Nefsim için Allah'ın dilediği haricinde bir zarar ve bir faydaya malik değilim. . . Her ümmetin bir ömrü vardır. . . Yaşam süreleri tamam olduğunda, ne bir saat geri kalırlar ve ne de ileri giderler. "

Ali Bulaç

De ki: "Allah'ın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince, artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler.

Ali Özek ve heyeti

(Ey Muhammed!) De ki: «Ben kendime bile Allah'ın dilediğinden başka ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim.» Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.

Ali Rıza Safa

De ki: "Allah dilemedikçe, kendime bile, ne bir yitim ne de bir yarar verme gücüm yok. Her toplum için bir süre belirlenmiştir. Süreleri dolduğunda, artık, ne bir saat ertelenirler ne de öne alınırlar!"

Bayraktar Bayraklı

De ki: "Ben kendime bile, Allah'ın istediği dışında ne bir zarar ne de bir fayda verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman, artık ne bir saat geri kalırlar ne de ileri giderler.

Edip Yüksel

De ki: "ALLAH'ın dilemesi dışında, ben kendime dahi ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim. Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri bitince ne bir an geciktirilir ne de öne alınırlar.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

De ki: 'ALLAH'ın dilemesi dışında, ben kendime dahi ne bir zarar ne de bir yarar verme gücüne sahip değilim. Her toplumun bir süresi vardır. Süreleri bitince ne bir saat geciktirilir ne de öne alınırlar.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

(48-49) "Ne zamandır bu va'dedilen (azap); eğer doğru söylüyorsanız?" diyorlar. De ki: "Ben Allah'ın dilediğinin dışında kendi kendime ne bir yarar, ne de bir zarara malikim!" Her ümmetin bir eceli vardır; ecelleri gelince artık bir an geride kalamazlar, ileri de gidemezler.

Elmalılı Hamdi Yazır

De ki: ben kendi kendime Allahın dilediğinden başka ne bir menfeate ne de bir mazarrata malik değilim, her ümmet için bir ecel vardır, ecelleri geldiği vakıt artık bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler

Erhan Aktaş

De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim." Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

De ki: "Ben, kendime dahi Allah'ın dilediğinden başka ne bir yarar sağlama ne de bir zarar verme gücüne sahibim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir saat öne alınırlar ne de geriye bırakılırlar.

Gültekin Onan

De ki: "Tanrı'nın dilemesi dışında, kendim için zarardan ve yarardan (hiç bir şeye) malik değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Onların ecelleri gelince artık ne bir saat ertelenebilirler, ne öne alınabilirler."

Hasan Basri Çantay

De ki: "Ben kendi kendime Allahın dilediğinden başka ne bir zarar, ne de bir faide (yapmıya) muktedir değilim. Her ümmetin (helakleri için mukadder) bir eceli vardır. Ecelleri geldiği zaman artık bir saat geri de kalamazlar, öne de geçemezler".

İbni Kesir

De ki: Allah'ın dilemesi dışında, ben; kendime bir fayda ve zarar verecek durumda değilim. Her ümmet için bir sure vardır. Sureleri gelince; ne bir an geciktirilir, ne de öne alınırlar.

Mehmet Alagaş

(45-57) Onları bir araya getirdiğimiz günde , sanki gündüzün bir saati kadar beklemiş gibi dirler ve kendi aralarında tanışırlar, Allah’la buluşmayı yalanlayanlar hasara uğradılar, hidayete de eremediler, o nlara vaa t edilenin bir kısmını sana göstersek ya da seni vefat ettirsek bile, onların geri gelecekleri yer bizizdir, ayrıca Allah da onların yaptıklarına tanıktır / şahittir. Her toplum için / ümmet için gönderilen vardır / Resul vardır, Resulleri geldiği zaman aralarında ölçülü bir şekilde hüküm gerçekleşir, onlara zulmedilmez. Diyorlar ki eğer verdiğin söze bağlı isen / sadıksan ne zaman bu vaad / bu söz? De ki ben kendime zarara ya da faydaya dahi Allah ’ın istedikleri hariç egemen değilim ki . Her topluma / her ümmete bir süre / bir ecel vardır, ne zaman ki ecelleri gelir, bir saat bile öteleyemezler / tehir edemezler ya da öne alamazlar / takdim edemezler. De ki eğer onun azabı yatarken / yatılı iken ya da gündüzün gelse peki? suçlular neyi ondan acele istiyorlar gördünüz mü? Peki o gerçekleştiğin de mi / azap gerçekleştiğinde mi, ona iman edeceksiniz? ya da şimdi mi? kesinlikle siz aceleyi isteyen oldunuz , s onra onlara denilir ki, kalıcı azabı tadın , sizler, kazanmış olduklarınızdan dolayı cezalandırılmıyor musunuz? Sana soruyorlar O, gerçek midir / hak mıdır? diye, deki evet, Rabbim, muhakkak ki O’da / Allah’ta haktır ve siz O’nu yetersizliğe / acze düşüremezsiniz. Kendine zulmetmiş her nefis, azabı gördüğü vakit, pişmanlık duygusuyla / nedamet duygusuyla, arzda ne var ise onu fidye olarak verirdi, aralarımda ölçüye / kıstasa uygun hüküm gerçekleşmiştir onlara zulmedilmemektedir. Dikkat edin! semalarda ve yeryüzünde ne varsa Allah içindir , y ine dikkat edin! Allah ’ın vaadi / verdiği söz, gerçektir , lakin onların çoğunluğu / ekserisi bilmiyorlar, O diriltir ve öldürür ve geri dönüş te onadır.

Rowwad Tercüme Merkezi

(Ey Muhammed) De ki: Allah’ın dilediğinden başka kendim için bir zarar da faydaya da sahip değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiği zaman bir saat bile geri de bırakılmaz, ileri de alınmaz.

Süleyman Ateş

De ki: "Ben kendime dahi, Allah'ın dilediğinden başka, ne zarar, ne de yarar verme gücüne sahip değilim. Her ümmetin bir süresi vardır. Süreleri gelince ne bir an geri kalırlar, ne de ileri giderler."

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

De ki "Kendim için, zararlı veya yararlı bir iş yapmaya gücüm yetmez; Allah'ın koyduğu kanuna uyarsam başka dipnot 1 . Her toplumun (ümmetin) bir eceli vardır. Ne ecelleri gelince onu bir süre erteleyebilirler, ne de ecelleri gelmeden dipnot 2 onun gelmesini sağlayabilirler. dipnot 3 "

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Nebimiz dahil hiç kimse, Allah'ın kanuna uymadan başarılı veya başarısız olamaz.
  2. metne dön, dipnot 2
    Biz bir şeyi irade etsek bile onu, Allah, ayrı bir varlık olarak yaratmadan hiçbir şey yapamayız. (Araf 7/54, Tekvir 81/29,Tevbe 9/51, Hadid 57/22)
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzeşik (müteşabih ayetler) (Araf 7/34,Hicr 15/5, Yunus 10/49, Nahl 16/61, Müminun 23/43)

Şaban Britch

De ki: Allah’ın dilediğinden başka kendim için bir zarar da faydaya sahip değilim. Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiği zaman bir saat bile geri de bırakılmaz; ileri de alınmaz.

Şaban Piriş

De ki: -Allah'ın dilediğinden başka kendim için bir zarar da fayda da sağlayamam. Her ümmetin bir eceli vardır. Eceli geldiği zaman bir saat bile geri de bırakılmaz; ileri de alınmaz."

Yaşar Nuri Öztürk

De ki: "Ben kendime bile Allah'ın istediği dışında bir zarar verme yahut yarar sağlama gücünde değilim. Her ümmetin bir eceli var. Ecelleri geldiğinde bir saat geri de kalamazlar, ileri de gidemezler."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Say to them: "I have no control over what will come nor of what will befall me, be it bad or good, but as Allah Wills" And to every people, all and each, We have ordained a definite point of time, and when their. time is fulfilled never shall they be able to delay it or anticipate it for one hour or infinitely less.

Abdul Haleem

Say [Prophet], ‘I cannot control any harm or benefit that comes to me, except as God wills. There is an appointed term for every community, and when it is reached they can neither delay nor hasten it, even for a moment.’

Abdullah Yusuf Ali

Say: "I have no power over any harm or profit to myself except as Allah willeth. To every people is a term appointed: when their term is reached, not an hour can they cause delay, nor (an hour) can they advance (it in anticipation)."

Abul A'la Maududi

Tell them: 'I have no power to harm or benefit even myself, except what Allah may will. dipnot 1 There is an appointed term for every people; and when the end of their term comes, neither can they put it off for an hour, nor can they bring it an hour before. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This is to say, I never said that I will sit in judgment on you and inflict torment on those who do not believe in me. Therefore, I am not in a position to tell when the threat will be made good. As the threat has been held out by Allah, He will pass His judgment on you when He wills, and in whatever way He wills, for everything depends on His will.
  2. metne dön, dipnot 2
    That is, Allah passes His judgment on individuals and communities after the expiry of the term that He Himself has set and He alone knows how long it lasts for a community. He is not hasty in giving rewards or punishments. When He sends His Messenger to deliver His Message, He allows sufficient time to each individual and to each community to consider it and ponder over it and mend his (or its) way, during the appointed term. The period of the term may extend to centuries in the case of a community and He knows best how long it should be.

Aisha Bewley

Say: ‘I possess no power to harm or help myself except as Allah wills. Every nation has an appointed time. When their appointed time comes, they cannot delay it a single hour or bring it forward.’

Al-Hilali & Khan

Say (O Muhammad صلى الله عليه وسلم): "I have no power over any harm or profit to myself except what Allâh may will. For every Ummah (a community or a nation), there is a term appointed; when their term comes, neither can they delay it nor can they advance it an hour (or a moment)." (Tafsir Al-Qurtubî).

Ali Quli Qarai

Say, ‘I have no control over any benefit for myself nor [over] any harm except what Allah may wish. There is a time for every nation: when their time comes, they shall not defer it by a single hour nor shall they advance it.’

Amatul Rahman Omar

Say, `I have no power to hurt or to do good to myself. It shall happen as Allâh will. There is a term appointed for every nation (for the recompense of their actions). When their term comes they cannot remain behind (it) a single moment (to escape from it), nor can they get ahead (of it to avoid it).'

Arthur John Arberry

Say: 'I have no power to profit for myself, or hurt, but as God will. To every nation a term; when their term comes they shall not put it back by a single hour nor put it forward.'

Bijan Moeinian

Say to them: "I do not have any power of my own to materialize my wishful thinking or to prevent any hardship which I am destined to go through. Whatever is the Will of Lord will happen. Every nation has a destiny; when its time come, it will neither be postponed nor advanced."

E. Henry Palmer

Say, 'I have no power over myself for harm or for profit, save what God will. Every nation has its appointed time; when their appointed time comes to them they cannot delay it for an hour or bring it on.'

Edip-Layth

Say, "I do not posses for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one moment nor advance it."

George Sale

Answer, I am able neither to procure advantage unto my self, nor to avert mischief from me, but as God pleaseth. Unto every nation is a fixed term decreed; when their term therefore is expired, they shall not have respite for an hour, neither shall their punishment be anticipated.

Hamid S. Aziz

But they say, "When will this promise come to pass, if you tell the truth?"

Mahmoud Ghali

Say, "I do not possess (any means for) harm or profit for myself, excepting whatever Allah decides. To every nation is a term; when their term comes they will not be able to postpone it by a (single) hour, nor will they be able put it forward."

Marmaduke Pickthall

Say: I have no power to hurt or benefit myself, save that which Allah willeth. For every nation there is an appointed time. When their time cometh, then they cannot put it off an hour, nor hasten (it).

Mohamed Ahmed - Samira

Say: "I have no power over my own gain or loss other than what God may please. " Every people have a certain term. When their time is come they can neither delay it an hour nor advance it a moment forward.

Muhammad Asad

Say [O Prophet]: "It is not within my power to avert harm from, or bring benefit to, myself, except as God may please. For all people a term has been set: when the end of their term approaches, they can neither delay it by a single moment, nor hasten it."

Mustafa Khattab

Say, ˹O Prophet,˺ "I have no power to benefit or protect myself, except by the Will of Allah." For each community there is an appointed term. When their time arrives, they cannot delay it for a moment, nor could they advance it.

Progressive Muslims

Say: "I do not posses for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one hour nor advance it."

Rashad Khalifa

Say, "I possess no power to harm myself, or benefit myself; only what GOD wills takes place." Each community has a predetermined life span. Once their interim comes to an end, they cannot delay it by one hour, nor advance it.

Sahih International

Say, "I possess not for myself any harm or benefit except what Allah should will. For every nation is a [specified] term. When their time has come, then they will not remain behind an hour, nor will they precede [it]."

Sam Gerrans

Say thou: “I have power to do myself neither harm nor benefit save that God should will.” For every community is a term; when their term comes, then they will not defer an hour, nor will they advance.

Shabbir Ahmed

Say (O Messenger), "I have no power even to avert any harm to myself, or benefit myself contrary to the Laws of Allah. Every nation determines its own rise and fall. When the time comes, they can neither delay, nor hasten the Requital."

Syed Vickar Ahamed

Say: "I have no power over any harm or gain to myself except as Allah wills. A term is fixed for every people: When their term is come, they can not postpone it by an hour, nor can they advance (it by an hour)."

Taqi Usmani

Say, "I have no power to bring a harm or a benefit to myself, except what Allah wills. For every people there is an appointed time. When their time comes, they are not able to put it off for a moment, nor are they able to go ahead of it."

The Monotheist Group

Say: "I do not possess for myself any harm or benefit except what God wills. For every nation is a time. When their time comes, they cannot delay it one hour nor advance it."

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 49. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 49. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 49. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩