Yûnus suresi

Yûnus suresi, 21. ayet

Yûnus suresi, 21. ayet. وَإِذَآ أَذَقْنَا ٱلنَّاسَ رَحْمَةً مِّنۢ بَعْدِ ضَرَّآءَ مَسَّتْهُمْ إِذَا لَهُم مَّكْرٌ فِىٓ ءَايَاتِنَا قُلِ ٱللَّهُ أَسْرَعُ مَكْرًا إِنَّ رُسُلَنَا يَكْتُبُونَ مَا تَمْكُرُونَ

veiẕâ eẕaḳne-nnâse raḥmetem mim ba`di ḍarrâe messethüm iẕâ lehüm mekrun fî âyâtinâ. ḳuli-llâhü esra`u mekrâ. inne rusülenâ yektübûne mâ temkürûn.

Diyanet İşleri

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 18–24 · surenin 21. ayeti / 109

Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3

  1. Yûnus 18

    Allah'ı bırakıp, kendilerine ne zarar, ne de fayda verebilecek şeylere tapıyorlar ve "İşte bunlar Allah katında bizim şefaatçılarımızdır" diyorlar. De ki: "Siz, Allah'a göklerde ve yerde O'nun bilmediği bir şeyi mi haber veriyorsunuz!? O, onların ortak koştukları şeylerden uzaktır, yücedir.".

  2. Yûnus 19

    İnsanlar (başlangıçta tevhit inancına bağlı) tek bir ümmet idiler; sonra ayrılığa düştüler. Eğer (azabın ertelenmesiyle ilgili olarak ezelde) Rabbinden bir söz geçmiş olmasaydı, ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında derhal hüküm verilir (işleri bitirilir)di.

  3. Yûnus 20

    "Ona (peygambere) Rabbinden bir mucize indirilse ya!" diyorlar. De ki: "Gayb ancak Allah'ındır. Bekleyin, şüphesiz ben de sizinle birlikte bekleyenlerdenim!"

  4. 21

    Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzakları (birtakım tertipleri ve asılsız iddiaları) vardır. De ki: "Allah, daha çabuk tuzak kurar." Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

  5. Yûnus 22

    O, sizi karada ve denizde gezdirip dolaştırandır. Öyle ki gemilerle denize açıldığınız ve gemilerinizin içindekilerle birlikte uygun bir rüzgarla seyrettiği, yolcuların da bununla sevindikleri bir sırada ona şiddetli bir fırtına gelip çatar ve her taraftan dalgalar onlara hücum eder de çepeçevre kuşatıldıklarını (batıp boğulacaklarını) anlayınca dini Allah'a has kılarak "Andolsun, eğer bizi bundan kurtarırsan, mutlaka şükredenlerden olacağız" diye Allah'a yalvarırlar.

  6. Yûnus 23

    Fakat onları kurtarınca, bir de bakarsın ki yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapıyorlar. Ey İnsanlar! Sizin taşkınlığınız, sırf kendi aleyhinizedir. (Bununla) sadece dünya hayatının yararını elde edersiniz. Sonunda dönüşünüz bizedir. (Biz de) bütün yaptıklarınızı size haber vereceğiz.

  7. Yûnus 24

    Dünya hayatının hali, ancak gökten indirdiğimiz bir yağmurun hali gibidir ki, insanların ve hayvanların yedikleri yeryüzü bitkileri onunla yetişip birbirine karışmıştır. Nihayet yeryüzü (o bitkilerle) bütün zinet ve güzelliklerini alıp süslendiği ve sahipleri de onun üzerine (her türlü tasarrufa) kadir olduklarını sandıkları bir sırada, geceleyin veya güpegündüz ansızın ona emrimiz (afetimiz) geliverir de, bunları, sanki dün yerinde hiç yokmuş gibi, kökünden yolunmuş bir hale getiririz. İşte düşünen bir toplum için, ayetleri böyle ayrı ayrı açıklıyoruz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

21. “Başlarına gelen bir sıkıntının ardından insanlara” hastalıktan sonra sağlık, fakirlikten sonra zenginlik, korkudan sonra güvenlik gibi “bir rahmet tattırdığımız zaman” kendilerine isabet eden bu sıkıntıyı unuturlar da bolluk, rahatlık ve rahmete karşılık Allah’a şükretmezler. Aksine azgınlıklarını ve hilelerini sürdürür giderler. Bundan dolayı Yüce Allah devamla şöyle buyurmaktadır: “…bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında bir tuzak peşindeler.” Yani hakkı batıl ile çürütmek kastı ile batıl uğrunda koşuşturur dururlar.

“De ki: Allah’ın tuzağı daha çabuktur.” Çünkü kötü tuzaklar ancak onu kuranların başına geçer. Maksatları kendi aleyhlerine döner ve sorumluluktan da kurtulamazlar. Aksine melekler onların yaptıklarını yazar, Allah da bu yaptıklarını tespit eder. Sonra da Yüce Allah onları en uygun şekilde cezalandırır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Müşriklere isabet eden kuraklık ve fakirlikten sonra yağmur ve bolluk nimeti tattırdığımız zaman onlar, ayetlerimizle alay ederler ve ayetlerimizi yalanlarlar. -Ey Peygamber!- O müşriklere de ki: Allah, tuzağı en hızlı olan ve sizi cezalandırmakta en çabuk olandır. Meleklerden kaydedici olanlar, sizin kurduğunuz tuzakları yazarlar. Ondan hiçbir şey o meleklerden kaçamazken, sizi yaratandan nasıl kaçabilir! Allah, kurmuş olduğunuz tuzaklara karşılık olarak sizi cezalandıracaktır.

Kelimeler

22 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَإِذَآ ve iza ve zaman
  2. أَذَقْنَا ezekna tattırdığımız kök: ذوق
  3. ٱلنَّاسَ n-nase insanlara kök: نوس
  4. رَحْمَةًۭ rahmeten genişlik kök: رحم
  5. مِّنۢ min
  6. بَعْدِ bea'di sonra kök: بعد
  7. ضَرَّآءَ derra'e bir darlıktan kök: ضرر
  8. مَسَّتْهُمْ messethum kendilerine dokunan kök: مسس
  9. إِذَا iza hemen
  10. لَهُم lehum onların vardır
  11. مَّكْرٌۭ mekrun hileleri kök: مكر
  12. فِىٓ fi hakkında
  13. ءَايَاتِنَا ۚ ayatina ayetlerimiz kök: ايي
  14. قُلِ kuli de ki kök: قول
  15. ٱللَّهُ llahu Allah kök: اله
  16. أَسْرَعُ esrau daha hızlıdır kök: سرع
  17. مَكْرًا ۚ mekran düzen kurmada kök: مكر
  18. إِنَّ inne şüphesiz
  19. رُسُلَنَا rusulena elçilerimiz kök: رسل
  20. يَكْتُبُونَ yektubune yazmaktadırlar kök: كتب
  21. مَا ma
  22. تَمْكُرُونَ temkurune sizin hilelerinizi kök: مكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Ama kendisine dokunan bir sıkıntıdan sonra, ona bir nimet tattırırsak mutlaka, "Kötülükler benden gitti" diyecektir. Çünkü o, şımarık ve böbürlenen…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    İnsanlara bir zarar dokunduğu zaman, Rablerine yönelerek O'na dua ederler. Sonra Allah, onlara kendinden bir rahmet tattırınca da, bir bakarsın ki…

  • Aynı kök: مسس (61 geçiş) · Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Andolsun! Başına gelen bir zarardan sonra kendisine tarafımızdan bir rahmet tattırsak mutlaka "Bu benim hakkımdır, Kıyametin kopacağını da…

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    Küfürde yarışanlar seni üzmesin. Onlar, Allah'a hiçbir şekilde zarar veremezler. Allah, onlara ahirette bir pay vermemek istiyor. Onlar için büyük…

  • Aynı kök: ذوق (63 geçiş) · Aynı kök: ضرر (74 geçiş)

    İşte bugün birbirinize ne fayda ne de zarar verebilirsiniz. Zulmedenlere, "Yalanlamakta olduğunuz cehennem azabını tadın" deriz.

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş)

    İşte onlara kazandıklarından bir nasip vardır. Allah, hesabı pek çabuk görendir.

  • Aynı kök: سرع (23 geçiş)

    Şüphesiz Allah katında din İslam'dır. Kitap verilmiş olanlar, kendilerine ilim geldikten sonra sırf, aralarındaki ihtiras ve aşırılık yüzünden…

  • Aynı kök: مكر (43 geçiş)

    Onlar tuzak kurdular. Allah da tuzak kurdu. Allah, tuzak kuranların en hayırlısıdır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

81 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra o (nankör) insanlara bir merhamet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında bir tuzak (kurmuşlar). dipnot 1 De ki: "Allah'ın tuzağı daha hızlıdır." dipnot 2 Şüphesiz ki elçilerimiz (meleklerimiz) kurduğunuz tuzakları yazıyorlar. dipnot 3

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Yüce Allah inkârcı insanın başına herhangi bir sıkıntı geldikten sonra kendisine rahmet ve merhametini ulaştırdığında hemen eski nankörlüğüne geri döndüğünü ve ayetlere karşı düşmanca tavırlarına devam ettiğini haber vermektedir.
  2. metne dön, dipnot 2
    Yüce Allah'ın tuzak kurması, tuzakları boşa çıkarması anlamına gelir. Bu konu Enfâl 8:18, 30. ayetler çerçevesinde değerlendirilmelidir.
  3. metne dön, dipnot 3
    Benzer mesajlar: Al-i İmrân 3:181; Nisâ 4:81; İsrâ 17:13; Kehf 18:49; Meryem 19:79; Enbiyâ 21:94; Yâsîn 36:12; Zuhruf 43:80; Câsiye 45:29; Kâf 50:18; Kamer 54:53; İnfitâr 82:10-12; Târık 86:4.

Mustafa İslamoğlu

Ve ne zaman, kendilerine dokunan bir sıkıntının ardından bu tiplere rahmet(imizden) bir parça tattırsak, derhal ayetlerimiz hakkında tuzak tezler kurgulamaya başlarlar. De ki: "Allah her türlü tuzağı seri bir biçimde (boşa çıkarır)." Dikkan edin, elçilerimiz inceden inceye tasarladığınız her şeyi kayda alıyorlar.

Muhammed Esed

Ve (işte bunun gibi:) ne zaman kendilerine (bir) darlık dokunup geçtikten sonra (bu tür) insanlara rahmet(imizden biraz) tattırsak, hemen ayetlerimiz hakkında asılsız iddialar tasarlamaya başlarlar. De ki: "İnce tasarımda Allah (sizden çok) daha tezdir!" Dikkat edin! Bizim (görünmeyen) habercilerimiz tasarlayıp durduğunuz her şeyi (inceden inceye) kaydediyorlar!

Ahmed Hulusi

İnsanlara, kendilerine dokunmuş bir sıkıntıdan sonra bir rahmet, güzellik tattırdığımızda, işaretlerimiz hakkında hemen bir mekre düşerler. . . De ki: "Mekr itibarıyla Allah daha süratlidir. . . Muhakkak ki Rasullerimiz mekrlerinizi yazıyorlar. " (Yaşadıkları sıkıntının, elleriyle yaptıklarının sonucu olduğunu kavrayamayıp; ardından gelen rahmetin ise, yaptıkları yanlışın gerçekte yanlış olmamasının sonucu olduğunu ve doğru yolda olduklarını sanırlar. Allah da onların bu sanılarını bozmaz ve yanlışta devam etmelerine müsaade ederek, azaplarının daha da büyümesine izin verir. İşte onların bu zanları, kendi mekrleri; Allah'ın yanlışlarında devama müsaadesi de, karşı mekridir. A. H. )

Ali Bulaç

İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika çevirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim)dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Allah daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar."

Ali Özek ve heyeti

Kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet (esenlik) tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki âyetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz elçilerimiz kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Ali Rıza Safa

Başlarına gelen bir zorluktan sonra, insanlara bir rahmet tattırdığımızda, ayetlerimiz hakkında sinsi düzenler tasarlarlar. De ki: "Allah, daha hızlı tasarlar!" Aslında, tasarladığınız sinsi düzenleri elçilerimiz yazıyor.

Bayraktar Bayraklı

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, bir de bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların bir tuzağı vardır. De ki: "Allah'ın tuzağı daha süratlidir. Şüphesiz,elçilerimiz/yazıcı melekler kurduğunuz tuzakları yazıyorlar."

Edip Yüksel

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ayet ve mucizelerimize karşı hemen bir plan düzenlerler. De ki: "Plan yapmada ALLAH daha hızlıdır. Elçilerimiz, düzenlediğiniz tüm planları kaydetmektedir."

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımız zaman, ayet ve mucizelerimize karşı hemen bir plan düzenlerler. De ki: 'Plan yapmada ALLAH daha hızlıdır. Elçilerimiz, düzenlediğiniz tüm planları kaydetmektedir.'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimiz hakkında derhal bir hileye girişirler. De ki: "Allah'ın mukabelesi daha çabuktur!" Haberiniz olsun ki, elçilerimiz olan melekler yaptığınız hileleri yazıp duruyorlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra bir rahmet tattırdığımız zaman da ayetlerimiz hakkında derhal bir mekirleri vardır, de ki: Allahın mekri daha çabuktur, haberiniz olsun: elçilerimiz yaptığınız mekirleri yazıb duruyorlar

Erhan Aktaş

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

İnsanlara dokunan bir sıkıntıdan sonra, bir rahmet tattırdığımız zaman, ayetlerimize karşı hemen plan yapmaya kalkışırlar. De ki: "Plan yapmada Allah daha seridir." Elçilerimiz, yaptığınız tüm planları kaydetmektedirler.

Gültekin Onan

İnsanlara, şiddetli bir sıkıntı dokunduktan sonra, bir rahmet dokundurduğumuz zaman, ayetlerimiz konusunda hileli bir düzen kurmak (bir entrika çevirmek) onlar için (bir alışkanlık ve kötü bir edinim)dir. De ki: "Düzen kurmada (karşılık vermede) Tanrı daha hızlıdır. Şüphesiz, bizim elçilerimiz, sizin 'geliştirmekte olduğunuz düzenleri' yazmaktadırlar."

Hasan Basri Çantay

İnsanlara, kendilerine dokunan (kıtlık ve hastalık gibi) sıkıntı (lar) dan sonra, bir rahmet (bir bolluk, bir sıhhat zevkini) tatdırdığımız zaman bakarsın ki ayetlerimiz hakkında onların yine kötü bir fikri vardır. De ki: "Allahın (o kötü fikirlerine karşı olan) mukaabelesi, ıkaabı daha çabukdur. Elçilerimiz sizin beslemekde olduğunuz o kötü fikirleri şübhesiz yazıyorlar.

İbni Kesir

Kendilerine dokunan sıkıntılardan sonra insanlara bir rahmet tattırdığımızda; hemen ayetlerimize düzen kurmaya çalışırlar. De ki: Düzen kurmada Allah en hızlıdır. Elçilerimiz de kurduğunuz düzenleri hiç şüphesiz yazmaktadırlar.

Mehmet Alagaş

(19-24) İnsanlar sadece tek bir topluluk idi/ ümmet idi ve ayrılığa düştüler / ihtilaf ettiler. Şayet Rabbinden önceden belirlenmiş bir kelime olmasa idi aranızda ayrılığa düştüğünüz konuların hükmü gerçekleşirdi /gaza edilirdi. Diyorlar ki Rabbinden bir ayet inse ya? De ki kesinlikle gayb Allah’ındır ve bekleyin, ben de sizle beraber bekleyenlerdenim. Ne vakit insanlara, onlara dokunan bir zarardan sonra, rahmet tattırsak ayetlerimiz hakkında bir tuzak / hile / sinsilik kurarlar. De ki Allah tuzak ta daha seridir / hızlıdır, Muhakkak ki elçilerimiz / Resullerimiz sinsiliklerini yazıyorlar. O sizi karada ve denizde olduğunuz zaman da gezdirendir (seyri sefer), gemide iken size hoş bir Rüzgâr cereyan ettiğinde onunla rahatlarsınız / mutlu olursunuz, onlara sert bir Rüzgâr geldiğinde ve dalgalar her bir taraftan geldiğinde ve de dalgalarla tamamen kuşatıldıklarını sandıklarında, dini ona has kılarak / ihlasla Allah’a eğer ki bizi bundan kurtarır isen şükredenlerden / teşekkür edenlerden olacağız diye dua ederler. Ne vakit ki onları kurtarırız, o zamanda yerde / arzda haksız yere azgınlık ederler , ey insanlar azgınlığınız kendinizedir, dünya hayatı geçim malzemesidir / metadır, sonra bize geri döndürüleceksiniz amellerinizi size haber vereceğiz.

Rowwad Tercüme Merkezi

Kendilerine dokunan bir sıkıntıdan sonra, insanlara bir rahmet (ferahlık ve mutluluk) tattırdığımız zaman bir de bakarsın ki, âyetlerimiz hakkında onların bir tuzakları vardır. De ki: “Allah, daha çabuk tuzak kurar.” Şüphesiz elçilerimiz (melekler) kurmakta olduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Süleyman Ateş

Kendilerine dokunan bir darlıktan sonra insanlara bir rahmet (sağlık ve bolluk zevkini) taddırdığımız zaman bakarsın ki, yine onların, ayetlerimiz hakkında bir tuzakları vardır. De ki: "Allah daha çabuk tuzak kurar!" Elçilerimiz, sizin kurduğunuz tuzakları yazıyorlar.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

İnsanlara, uğradıkları sıkıntıdan sonra ikramda bulunsak hemen ayetlerimiz konusunda kendilerine özel bir oyun kurarlar. De ki "Allah oyunu daha çabuk kurar. Çünkü elçilerimiz onların oyunlarını yazmaktadır."

Şaban Britch

İnsanlara darlık/zorluk dokunduktan sonra, onlara bir rahmet tattırdığımız zaman, hemen ayetlerimiz hakkında tuzak kurarlar. De ki: Allah'ın tuzağı daha hızlıdır. Şüphesiz bizim elçilerimiz onların kurdukları tuzakları yazmaktadır.

Şaban Piriş

İnsanlara darlık/zorluk dokunduktan sonra, onlara bir rahmet tattırdığımız zaman, hemen ayetlerimiz hakkında hile kurarlar. De ki: -Allah hile kurmada daha hızlıdır. Şüphesiz bizim elçilerimiz onların kurdukları planı yazıyorlar.

Yaşar Nuri Öztürk

İnsanlara, kendilerine dokunan bir darlıktan sonra bir rahat tattırdığımızda, ayetlerimiz hakkında hemen bir tuzak sergilerler. De ki: "Tuzak kurma bakımından Allah daha hızlıdır." Zaten, resullerimiz, kurmakta oldukları tuzakları kaydediyorlar.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Should We make people taste Our mercy and benediction following a touch of a misfortune that has befallen them, their cunning borders upon knavery and they direct their roguery against Our signs and revelations. Say to them: "Allah is prompt in having recourse to stratagem and indeed Our watchful guardian angels commit to writing every cunning act that your minds and souls impel you to do"

Abdul Haleem

No sooner do We let people taste some mercy after some hardship has afflicted them, than they begin to scheme against Our revelations. Say, ‘God schemes even faster.’ Our messengersrecord all your scheming.

Abdullah Yusuf Ali

When We make mankind taste of some mercy after adversity hath touched them, behold! they take to plotting against Our Signs! Say: "Swifter to plan is Allah!" Verily, Our messengers record all the plots that ye make!

Abul A'la Maududi

No sooner than We bestow mercy on a people after hardship has hit them than they begin to scheme against Our signs. dipnot 1 Tell them: 'Allah is swifter in scheming. Our angels are recording all your intriguing. dipnot 2

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    They practiced deceptions regarding the sign of the famine that had been inflicted on them (Ayats 11, 12). This verse alludes to the same, as if to say, "How dare you demand a sign again, whereas recently the sign of the famine has been shown to you? At that time you invoked the help of your deities but in vain, though you had set them up as intercessors with Allah and believed that offerings to their shrines would prove very effective in removing the famine. But you yourselves learned by the first hand experience that those so called gods possessed no power at all. Therefore when you were convinced that all power belongs to Allah alone, you turned to Him and began to invoke His help. This experience ought to have convinced you of the truth of the Message of Muhammad (peace be upon him) for this was the very fundamental thing which he was teaching. Instead of learning a lesson from this sign, you began to practice deceptions to explain it away, as soon as the famine was over and there had come the blessed rainfall. You invented many explanations (deceptions) concerning the causes of the famine and its subsequent end in order to escape from the doctrine of Tauhid and stick to your shirk. The verse is meant to declare that no sign would convince such people as those who had not benefited from the great sign of the famine. Therefore there was no use of showing any sign to them.
  2. metne dön, dipnot 2
    "Allah is more swift in plotting" means this: If you practice deceptions in order to explain away the sign of the famine so that you might find excuses to evade the implications of its acceptance in order to continue your rebellious attitudes. Allah is more swift in carrying out His plans to outdo your deceptive methods. He will leave you free to move in your wrong ways. He will even bestow upon you the worldly prosperity, which will so delude you that you will forget that you were being closely watched. And you will commit evil deeds with apparent immunity and enjoy yourselves to your heart’s content. But His angels will go on keeping a full and complete record of your deeds, which will be presented for your prosecution after your death.

Aisha Bewley

When We let people taste mercy after hardship has afflicted them, immediately they plot against Our Signs. Say: ‘Allah is swifter at plotting.’ Your plotting is recorded by Our messengers.

Al-Hilali & Khan

And when We let mankind taste mercy after some adversity has afflicted them, behold! they take to plotting against Our Ayât (proofs, evidence, verses, lessons, signs, revelations, etc.)! Say: "Allâh is more Swift in planning!" Certainly, Our Messengers (angels) record all of that which you plot.[1]

Ali Quli Qarai

When We let people taste [Our] mercy after a distress that has befallen them, behold, they scheme against Our signs! Say, ‘Allah is more swift at devising. ’ Indeed Our messengers write down what you scheme.

Amatul Rahman Omar

When We show mercy to people after adversity has visited them, they at once start scheming (devices) against Our revelations. Say, `Allâh is Quicker at scheming (counter-devices). Indeed Our messengers (- the angels appointed for the purpose) are recording all that you devise.

Arthur John Arberry

When We let the people taste mercy after hardship has visited them, lo, they have a device concerning Our signs. Say: 'God is swifter at devising; surely Our messengers are writing down what you are devising.'

Bijan Moeinian

When I show mercy and save people from a disaster (as the sea was opened to provide a safe passage for the Jews), they [forget such miracle (as the Jews forgot the pass over and started to worship the statue of a cow) and] start devising evil plans against My Revelations [like early Christians who put aside the Lord’s Revelations (presented to them in "Gospel According to Jesus Christ") and devised their own gospels. ) Say to them: “God will devise much more effective plans for you as He has ordered your plans to be written down (and presented against you in the most appropriate time.)

E. Henry Palmer

When we have let men taste of mercy after distress which has touched them, lo! they use a stratagem against our signs! Say, 'God is quicker at stratagem. ' Verily, our messengers write down what stratagem ye use.

Edip-Layth

When We let the people taste a mercy after some harm had afflicted them, they take to scheming against Our signs! Say, "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

George Sale

And when We caused the men of Mecca to taste mercy, after an affliction which had befallen them, behold, they devised a stratagem against our signs. Say unto them, God is more swift in executing a stratagem, than ye. Verily our messengers write down that which ye deceitfully devise.

Hamid S. Aziz

They say, "If only a sign had been sent down upon him from his Lord?" Say, "The unseen belongs only to Allah; but wait you for a while. Verily, I, too, am waiting with you!"

Mahmoud Ghali

And when We cause mankind to taste mercy even after tribulation has touched them, only then do they have a scheming against Our signs; Say, " Allah is swifter at scheming; surely Our Messengers are writing down whatever you are scheming. "

Marmaduke Pickthall

And when We cause mankind to taste of mercy after some adversity which had afflicted them, behold! they have some plot against Our revelations. Say: Allah is more swift in plotting. Lo! Our messengers write down that which ye plot.

Mohamed Ahmed - Samira

When We let them taste Our mercy after affliction, they contrive against Our signs. Say: "God is swifter at contriving," for Our angels record everything you plan.

Muhammad Asad

And [thus it is:] whenever We let [such] people taste [some of Our] grace after hardship has visited them-lo! they forthwith turn to devising false arguments against Our messages. Say: "God is swifter [than you] in His deep devising!" Behold, Our [heavenly] messengers are recording all that you may devise!

Mustafa Khattab

When We give people a taste of mercy after being afflicted with a hardship, they swiftly devise plots against Our revelations! Say, ˹O Prophet,˺ "Allah is swifter in devising ˹punishment˺. Surely Our messenger-angels record whatever you devise."

Progressive Muslims

And if We let the people taste a mercy after some harm had afflicted them, they take to scheming against Our revelations! Say: "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

Rashad Khalifa

When we bestow mercy upon the people, after adversity had afflicted them, they immediately scheme against our revelations! Say, "GOD's scheming is far more effective. For our messengers are recording everything you scheme."

Sahih International

And when We give the people a taste of mercy after adversity has touched them, at once they conspire against Our verses. Say, " Allah is swifter in strategy." Indeed, Our messengers record that which you conspire

Sam Gerrans

And when We let men taste mercy after affliction has touched them, then have they a scheme concerning Our proofs. Say thou: “God is swifter in scheme!” Our messengers write down what you scheme.

Shabbir Ahmed

When We cause people to taste of Mercy after they have suffered a hardship, they start scheming to defy Our Commands. Say, "Allah is more Swift in planning. Our couriers write down what you plot."

Syed Vickar Ahamed

And then We make Mankind taste of some mercy after pain (and sorrow) has touched them, they start to plot against Our Signs! Say: "Allah! Is swifter to plan. " Surely, Our messengers write down all the plots that you make!

Taqi Usmani

Once We cause people to taste a blessing after a hardship having afflicted them, they at once start devising plans against Our verses. Say, Allah is swifter in implementing His plan. Indeed, Our messengers (angels) record whatever you intrigue.

The Monotheist Group

And if We let the people taste a mercy after some hardship had afflicted them, they take to scheming against Our revelations! Say: "God is faster in scheming;" Our messengers record what you scheme.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 21. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 21. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 21. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩