Yûnus suresi

Yûnus suresi, 28. ayet

Yûnus suresi, 28. ayet. وَيَوْمَ نَحْشُرُهُمْ جَمِيعًا ثُمَّ نَقُولُ لِلَّذِينَ أَشْرَكُوا۟ مَكَانَكُمْ أَنتُمْ وَشُرَكَآؤُكُمْ فَزَيَّلْنَا بَيْنَهُمْ وَقَالَ شُرَكَآؤُهُم مَّا كُنتُمْ إِيَّانَا تَعْبُدُونَ

veyevme naḥşüruhüm cemî`an ŝümme neḳûlü lilleẕîne eşrakû mekâneküm entüm veşürakâüküm. fezeyyelnâ beynehüm veḳâle şürakâühüm mâ küntüm iyyânâ ta`büdûn.

Diyanet İşleri

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Yûnus 25–31 · surenin 28. ayeti / 109

Konu Denizdeki kurtuluş, dünya hayatı meseli ve ortaklar Yûnus 21–33 3

  1. Yûnus 25

    Allah, esenlik yurduna çağırır ve dilediğini doğru yola iletir.

  2. Yûnus 26

    Güzel iş yapanlara (karşılık olarak) daha güzeli ve bir de fazlası vardır. Onların yüzlerine ne bir kara bulaşır, ne de bir zillet. İşte onlar cennetliklerdir ve orada ebedi kalacaklardır.

  3. Yûnus 27

    Kötü işler yapmış olanlara gelince, bir kötülüğün cezası misliyledir ve onları bir zillet kaplayacaktır. Onları Allah'(ın azabın)dan koruyacak hiçbir kimse de yoktur. Sanki yüzleri, karanlık geceden parçalarla örtülmüştür. İşte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  4. 28

    Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara, "Siz de, ortaklarınız da yerinizde bekleyin" diyeceğimiz günü düşün. Artık onların (ortak koştuklarıyla) aralarını tamamen ayırırız ve ortak koştukları derler ki: "Siz bize ibadet etmiyordunuz."

  5. Yûnus 29

    "Şimdi ise sizin bize tapınmanızdan habersiz olduğumuza dair sizinle bizim aramızda şahit olarak Allah yeter."

  6. Yûnus 30

    Orada herkes daha önce yaptığı şeyleri yoklayacak (ve kendi akıbetini öğrenecek), hepsi de gerçek sahipleri olan Allah'a döndürülecekler ve (ilah diye) uydurdukları şeyler (onları yüzüstü bırakıp) kendilerinden kaybolup gidecektir.

  7. Yûnus 31

    De ki: "Sizi gökten ve yerden kim rızıklandırıyor? Ya da işitme ve görme yetisi üzerinde kim mutlak hakimdir? Ölüden diriyi, diriden ölüyü kim çıkarıyor? İşleri kim yürütüyor?" "Allah" diyecekler. De ki: "O halde, Allah'a karşı gelmekten sakınmayacak mısınız?"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

28. “O gün hepsini bir araya toplayacak” Bütün mahlukatı belli bir günde bir araya toplayacak ve müşrikleri de Allah’tan başka tapındıklarını da huzura getirecek “sonra da şirk koşanlara: Siz de Allah’a eş koştuklarınız da durun yerinizde!” mahkemeleşmek ve sizinle onlar arasında ilahî hükmün verilmesi için yerinizden ayrılmayın “diyeceğiz.”

“Sonra onları tamamen birbirinden ayıracağız.” Aralarında bedenen de kalben de uzaklık meydana getireceğiz. Böylelikle dünya hayatında iken tapındıkları varlıklara içten sevgi duymalarına, son derece samimiyetle bağlı olmalarına rağmen âhirette aralarında bu derece ileri bir düşmanlık meydana gelecektir. O sevgi ve bağlılık, nefret ve düşmanlığa dönüşecektir. “O zaman ortak koştukları da” kendilerini Allah'a eş koşanlardan uzak olduklarını belirterek: “Siz bize tapmıyordunuz ki, diyecekler.” Biz, Yüce Allah’ı herhangi bir ortağı veya dengi bulunmasından tenzih ederiz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

-Ey Peygamber!- Hatırla! Kıyamet günü, mahlukatın tamamını toplarız ve sonra dünyada Allah'a şirk koşanlara: Ey müşrikler! (Ortak koşanlar!) Haydi siz ve Allah'tan gayrı ibadet ettikleriniz yerlerinizde kalınız deriz. Ve ibadet edilenler (ortak koşulanlar) ile ibadet edenlerin arasını ayırırız. Kendilerine ibadet edilenler (mabutlar), ibadet edenlerden beri olduklarını söyleyerek: "Siz, dünyada iken bize ibadet etmiyordunuz" derler.

Kelimeler

18 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَيَوْمَ ve yevme ve o gün kök: يوم
  2. نَحْشُرُهُمْ nehşuruhum onları biraraya toplarız kök: حشر
  3. جَمِيعًۭا cemian tümünü kök: جمع
  4. ثُمَّ summe sonra
  5. نَقُولُ nekulu deriz kök: قول
  6. لِلَّذِينَ lillezine kimselere
  7. أَشْرَكُوا۟ eşraku ortak koşan(lara) kök: شرك
  8. مَكَانَكُمْ mekanekum (haydi) yerlerinize! kök: كون
  9. أَنتُمْ entum siz
  10. وَشُرَكَآؤُكُمْ ۚ ve şuraka'ukum ve ortak koştuklarınız kök: شرك
  11. فَزَيَّلْنَا fezeyyelna böylece ayırırız kök: زيل
  12. بَيْنَهُمْ ۖ beynehum onları birbirlerinden kök: بين
  13. وَقَالَ ve kale ve (şöyle) derler kök: قول
  14. شُرَكَآؤُهُم şuraka'uhum koştukları ortaklar kök: شرك
  15. مَّا ma
  16. كُنتُمْ kuntum siz değildiniz kök: كون
  17. إِيَّانَا iyyana bize
  18. تَعْبُدُونَ tea'budune ibadet ediyor kök: عبد

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Andolsun, daha önce Yusuf da size apaçık deliller getirmişti de, onun size getirdikleri hakkında şüphe edip durmuştunuz. Daha sonra o ölünce de,…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Şirk

    Onları tümüyle (mahşere) toplayıp da Allah'a ortak koşanlara, "Nerede, ilah olduklarını iddia ettiğiniz ortaklarınız?" diyeceğimiz günü hatırla.

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Sayılı günlerde Allah'ı anın (telbiye ve tekbir getirin). Kim iki gün içinde acele edip (Mina'dan Mekke'ye) dönerse, ona günah yoktur. Kim geri…

  • Aynı kök: حشر (43 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    İnkar edenlere de ki: "Siz mutlaka yenilgiye uğrayacak ve toplanıp cehenneme doldurulacaksınız. Orası ne fena yataktır!"

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş)

    Sana haram ayda savaşmayı soruyorlar. De ki: "O ayda savaş büyük bir günahtır. Allah'ın yolundan alıkoymak, onu inkar etmek, Mescid-i Haram'ın…

  • Aynı kök: زيل (10 geçiş)

    İşte, verdikleri sözlerini bozmaları sebebiyledir ki onları lanetledik, kalplerini de kaskatı kıldık. Kelimeleri yerlerinden kaydırarak (tahrif edip)…

  • Ortak kavram: Diriliş

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Ortak kavram: Diriliş

    "Rabbimiz! İçlerinden onlara bir peygamber gönder; onlara ayetlerini okusun, kitabı ve hikmeti öğretsin ve onları her kötülükten arındırsın.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

86 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Onların hepsini bir araya toplayacağımız, sonra da (Allah'a) ortak koşmuş olanlara "Siz ve koştuğunuz ortaklar, yerinizde bekleyin!" diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışız (olacağız). Onların ortakları şöyle diyecektir: "Siz bize ibadet etmiyordunuz. dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Benzer mesajlar: İbrâhîm 14:22; Nahl 16:86; Meryem 19:82; Furkân 25:18-19; Kasas 28:63; ‘Ankebût 29:25; Rûm 30:13; Sebe' 34:41; Fâtır 35:14; Ahkâf 46:6.

Mustafa İslamoğlu

Ve bir gün onların tümünü bir araya toplayacak, ardından da (hayattayken) Allah'a has özellikleri başkalarına yakıştırmakta direnenlere diyeceğiz ki: "Siz ve ilahlık yakıştırdıklarınız: haydi yerlerinize!" İşte böylece onların arasını kesip ayırmış (olacağız). Ve (o zaman) onların ilahlık yakıştırdıkları, dönüp kendilerine şöyle diyecek: "Zaten sizin tapınıp durduklarınız, (gerçekte) hiç biz olmadık ki;

Muhammed Esed

Çünkü, bir gün onların hepsini bir araya toplayacağız ve (hayattayken) Allah'tan başkalarına ilahlık yakıştıranlara: "Siz ve Allah'a ortak koştuğunuz o şeyler, (o varlıklar ve güçler, hepiniz) olduğunuz yerde kalın!" diyecek ve böylece onları birbirinden ayıracağız. Ve (o zaman) Allah'a ortak koştukları kimseler, (vaktiyle kendilerine kul, köle olmuş olanlara): "Sizin tapınıp durduğunuz biz değildik;

Ahmed Hulusi

Toplu halde onları haşredeceğimiz süreç. . . Sonra şirk koşanlara: "Siz ve ortak koştuklarınız, her biriniz mekanınıza" deriz. . . Akabinde onların aralarını ayırmışızdır! Onların ortak koştukları ise: "Siz bize kulluk etmiyordunuz (kendi kurgu ve hayallerinize tapınıyordunuz)" derler.

Ali Bulaç

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: "Siz bize ibadet ediyor değildiniz."

Ali Özek ve heyeti

Onların hepsini biraraya toplayacağımız, sonra da Allah'a ortak koşanlara: «Siz ve koştuğunuz ortaklar yerinizde bekleyin» diyeceğimiz gün artık onların (putlarıyla) aralarını tamamen ayırmışızdır. Ve onların ortakları, (putları) derler ki: «Siz, bize ibadet etmiyordunuz.

Ali Rıza Safa

O gün, onların tümünü toplayacağız. Sonra, ortaklar koşanlara, şöyle diyeceğiz: "Siz ve ortaklar koştuklarınız yerlerinize!" Böylece, onların arasını açarız. Ortaklar koşulanlar, şöyle derler: "Siz, bize hizmet etmiyordunuz!"

Bayraktar Bayraklı

O gün onları bir araya topladıktan sonra, şirk koşanlara, "Haydi siz ve ortak koştuklarınız, yerlerinize!" deriz. Artık aralarını açmışızdır. Koştukları ortaklar, "Siz sadece bize tapmıyordunuz ki" derler.

Edip Yüksel

Onları bir araya topladığımız gün, ortak koşanlara; "Siz ve ortaklarınız haydi yerinize!" diyerek birbirlerinden ayırırız. Ortakları ise: "Siz bize hizmet etmiyordunuz" derler. dipnot 1

Edip Yüksel — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    * Peygamberleri ve erdemli kişileri Allah'a ortak koşanlar ve onların şefaatini umanlar aslında onlara kulluk etmiyorlar. Zira onlar böyle bir şeyi onaylamadıkları gibi haberleri bile olmaz. Müşrikler, sapkının arzusunu yerine getirdikleri için nihayette sapkına kulluk etmiş olurlar. 16:60; 40:74; 36:60.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları bir araya topladığımız gün, ortak koşanlara; 'Siz ve ortaklarınız haydi yerinize!,' diyerek birbirlerinden ayırırız. Ortakları ise: 'Siz bize kulluk etmiyordunuz,' derler

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

O gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra şirk koşanlara: "Haydi yerinize! Siz ve ortaklarınız!" diyeceğiz. Artık aralarını açmışızdır. Ortakları da: "Siz bize tapmıyordunuz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve o gün ki hepsini mahşere toplayacağız, sonra diyeceğiz o şirk koşanlara: yerinize! Siz de şerikleriniz de, artık aralarını açmışızdır, şerikleri şöyle demektedir: siz bize tapmıyordunuz

Erhan Aktaş

O Gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk dipnot 1 koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Şirk: Allah'ın; yetki, nitelik ve imtiyazlarını, O'nun yanı sıra soyut ya da somut başka birilerine -Nebilere, alimlere, mürşidlere, kişi ve kurumlara- vermek demektir. Allah'a ait; -gaybı bilmek, dinde hüküm koymak, şefaat etmek, yol göstermek gibi- nitelikleri Allah'ın yanı sıra başka bir varlıkta görmektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk dipnot 1 koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Allah'ın yetki, nitelik ve imtiyazlarını, -soyut ya da somut- O'nun yanı sıra birine veya bir şeye vermektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

O gün, onların hepsini toplarız. Sonra şirk koşanlara, "Siz ve şirk koştuklarınız, olduğunuz yerde durun." diyeceğiz. Artık onları birbirinden ayıracağız. Şirk koşulanlar, şöyle diyecekler: "Siz, bize kulluk etmiyordunuz."

Gültekin Onan

O gün, onların tümünü bir arada toplayacağız, sonra şirk katanlara: "Yerinizden ayrılmayınız; siz de, şirk koştuklarınız da" diyeceğiz. Artık onların arasını açmışızdır. Şirk koştukları derler ki: "Siz bize ibadet ediyor değildiniz."

Hasan Basri Çantay

O gün onların hepsini bir araya toplayacağız. Sonra o (Allaha) eş tutanlara: "Siz de, ortaklarınız (olan putlar) da, diyeceğiz, durun yerinizde". Artık onları birbirinden tamamen ayırımsızdır. Ortakları öyle dedi (diyecek): "Siz (dünyada) bize tapmıyordunuz".

İbni Kesir

O gün hepsini toplarız. Şirk koşanlara; Siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize, deriz. Artık onların arasını açmışızdır. Ortakları derler ki: Bize tapmıyordunuz.

Mehmet Alagaş

(24-36) Dünya hayatının misali tıpkı gökten indirdiğimiz su gibidir, arzın bitkileri / nebatı onunla karışır / harmanlanır ve ondan da insanlar ve hayvanlar yerler , ne zaman ki arz takılarını alıp süslendiğinde ehli / kullanıcıları buna onların muktedir olduklarını sanarlar, gece veya gündüz oraya emrimiz geldiğinde onu, sanki hiçbir şeyi yokmuş hale / hasat edilmiş hale getiririz, adeta dün ki zenginliği kalmamış gibidir, f ikir üreten kavim için ayetlerimizi böyle ayrıntılı açıklarız, Allah sizi teslimiyet yurduna / teslimiyet alanına davet eder ve istediğini de doğru yola yönlendirir. Güzel davranışlılara daha güzeli ve de ilavesi / ziyadesi vardır , yüzlerine ne toz ne de zillet bulaşır , işte onlar cennet halkıdırlar orada ebedi kalıcıdırlar. Kötülük kazanmış olanların cezası benzeri şekilde bir kötülüktür , onları ise zillet kaplar, onlar için Allahtan başka k urtarıcı da / asım da yoktur, gecenin karanlığından bir parça yüzlerini kaplamış gibidirler, işte bunlar Ateş halkıdır onlar orada kalıcıdırlar. O gün onları bir araya toplayacağız , sonra ortak koşanlara işte sizin ve ortaklarınızın mekanlarınız diyeceğiz ve aralarını da ayıracağız, onların ortakları; sizler bize ibadet eder değildiniz diyecekler, Allah’ın sizinle bizim aramızdaki şahitliği yeterlidir ki bizler sizin bize olan ibadetinizden gafil idik / farkında değildik. İşte o rada her kişiye geçmiş te yaptıklarıyla ilgili bilgilendirilecek / tebliğ edilecek, gerçek dostları olan Allah’a döndürülürl er ve iftira ettikleri şeyler ise onlardan sapar gider ler. De ki k im sizi semalardan ve arzdan rızıklandırıyor? kim işitmelere ve görmelere maliktir? Kim ölüden diri çıkarıyor, kim diriden ölüyü çıkarıyor? kim işleri idare ediyor? Allah diyecekler, hemen deki o halde sakınmaz mısınız? Bu sizin Allah’ınızdır gerçek rabbinizdir, Haktan sonrası ise sadece sapmışlıktır, nasıl olurda savrulursunuz. İşte böylelikle Rabbinin, yoldan çıkmışlar / fasıklar hakkında ki kelimesi gerçekleşti , kesinlikle onlar inanmıyorl ar. De ki ortak koştuklarınızdan yaratmaya başlay an ve onu tekrarlayacak olan var mı? Deki Allah yaratmaya başlar ve onu tekrarlar , nasıl olurda uydurursunuz? De ki ortak koştuklarınızdan gerçeğe / hakka yönlendirecek olan var mı? Deki Allah gerçeğe yönlendirir. Gerçeğe yönlendirene mi uyulur yoksa yönlendirilmediği sürece yön bulamaya kimseye mi tabi olunur? Ne oluyor size , nasıl yargıda bulunuyorsunuz / nasıl hüküm veriyorsunuz. Onların çoğu sanmalarına / zanlarına u yuyorlar muhakkak ki sanmak, gerçek olandan / hakikatten bir fayda sağlamaz, Allah yaptıklarınızı kesinlikle çok iyi bilendir.

Rowwad Tercüme Merkezi

O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: "Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize!" deriz ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları onlara: "Siz bize ibadet etmiyordunuz ki." derler.

Süleyman Ateş

O gün onları hep bir araya toplarız, sonra ortak koşanlara; "Haydi siz ve koştuğunuz ortaklar yerlerinize!" deriz. Artık (tanrılariyle) aralarını açmışızdır (dünyadaki gibi aralarında bir bağ kalmamıştır). Koştukları ortaklar: "Siz bize tapmıyordunuz?" demektedirler.

Süleymaniye Vakfı

Hepsini bir araya topladığımız gün şirke girmiş olanlara: "Siz ve bana ortak saydıklarınız, yerlerinize!" der ve sonra aralarını ayırırız. Ortak saydıkları, şöyle derler: "Siz bize kulluk etmiyordunuz ki!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Onların hepsini topladığımız gün Allah'a ortak uyduranlara "Sizler ve ortak saydıklarınız! Olduğunuz yerde kalın!" diyeceğiz, sonra da aralarını ayıracağız. Ortak saydıkları diyecekler ki "Siz sadece bize kul olmuyordunuz ki!"

Şaban Britch

O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları onlara: Siz bize ibadet etmiyordunuz.

Şaban Piriş

(28-29) O gün onların hepsini bir araya toplarız. Sonra şirk koşanlara: -Siz ve ortaklarınız (şirk koştuklarınız) yerlerinize! deriz. Ve aralarını ayırırız. Ortak koştukları: -Siz bize kulluk etmiyordunuz. Allah, sizinle bizim aramızda şahit olarak yeter. Sizin bize kulluk ettiğinizden haberimiz yoktu, derler.

Yaşar Nuri Öztürk

Gün olur, onları bir araya toplarız; sonra şirke batmışlara sesleniriz: "Siz ve ortak yaptıklarınız, yerlerinize!" Aralarını ayırmışızdır. Ortak tuttukları şöyle haykırırlar: "Siz bize kulluk etmiyordunuz."

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

The Day We throng them all together, We will address them, thus: Stop, where you are, together with your predominant partners whom you incorporated with Allah; you shall hear His verdict and We keep them apart. There and then shall say those who were worshipped to their worshippers: "You did not really worship us, but you worshipped your lust and your inordinate self-esteem and determination."

Abdul Haleem

On the Day We gather them all together, We shall say to those who associate partners with God, ‘Stay in your place, you and your partner-gods.’ Then We shall separate them, and their partner-gods will say, ‘It was not us you worshipped-

Abdullah Yusuf Ali

One day shall We gather them all together. Then shall We say to those who joined gods (with Us): "To your place! ye and those ye joined as 'partners' We shall separate them, and their "Partners" shall say: "It was not us that ye worshipped!

Abul A'la Maududi

And the Day when We shall muster them all together, We shall say to those who associated others with Allah in His divinity: 'Keep to your places - you and those whom you associated with Allah.' Then We shall remove the veil of foreignness separating them. dipnot 1 Those whom they had associated with Allah will say. 'It was not us that you worshipped.

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Some commentators are of the opinion that the original words of the text mean this: We will cut off every kind of connection and relation between them so that they are not able to show any concern for one another. But these meanings are opposed to the Arabic usage, according to which they mean: We will distinguish them from one another, or We will cause a distinction among them. That is why these have been translated like this: Then We will separate, one from the other. That is, the mushriks and their deities shall stand in front of each other and recognize their mutual and respective positions. The mushriks shall come to know the whole truth about those whom they worshiped and their deities will learn everything about their worshipers.

Aisha Bewley

On the Day We gather them all together, We will say then to those who associated others with Allah, ‘To your place, you and your partner-gods!’ Then We will sift them out, and their partner-gods will say, ‘It was not us you worshipped.

Al-Hilali & Khan

And the Day whereon We shall gather them all together, then We shall say to those who did set partners in worship with Us: "Stop at your place! You and your partners (whom you had worshipped in the worldly life)." then We shall separate them, and their (Allâh’s so-called) partners shall say: "It was not us that you used to worship."

Ali Quli Qarai

On the day when We gather them all together, We shall say to those who ascribe partners [to Allah], ‘Stay where you are —you and your partners!’ Then We shall set them apart from one another, and their partners will say, ‘It was not us that you worshipped.

Amatul Rahman Omar

And (imagine) the day when We shall muster all the people together, then We shall say to those who associated partners (with God), `Keep to your places (in Gehenna) you and your (associated) partners (with God). ' Then We shall separate them thoroughly one from another, and their (associated) partners (with God) will say (to them), `Surely, it was not us that you worshipped;

Arthur John Arberry

And the day We shall muster them all, then We shall say to those who associate other gods with God: 'Get you to your place, you and your associates!' Then We shall set a space between them, and their associates will say, 'Not us you were serving.

Bijan Moeinian

On the Day that they are all raised, I will ask them: "Where are those whom you referred to as My partners?" Once they confront their gods, the latter will say: “We did not have the least idea that you were worshipping us!”

E. Henry Palmer

And on the day we gather them all together then we will say to those who associated other gods (with us), 'To your places, ye and your associates!' and we will part them; and their associates will say, 'It was not us ye worshipped. -

Edip-Layth

On the day We gather them all, We will say to those who have set up partners: "Take your place, you and your partners," then We separate between them, and their partners will say, "It was not us that you served."

George Sale

On the day of the resurrection We will gather them altogether; then will We say unto the idolaters, get ye to your place, ye and your companions: And We will separate them from one another; and their companions shall say unto them, ye did not worship us;

Hamid S. Aziz

But, as for those who have earned ill, the reward of evil is the like thereof; abasement (ignominy) shall cover them - They shall have none to protect them against Allah - as though their faces were veiled with the deep darkness of the night. Such are the Companions of the Fire, and they shall dwell therein.

Mahmoud Ghali

And the Day We will muster them altogether, thereafter we say to the ones who associated (other gods with Allah), "To your place, you and your associates!" Then We will distinguish between them, and the associates will say, (i. e., to the associators) "In no way did you worship us.

Marmaduke Pickthall

On the day when We gather them all together, then We say unto those who ascribed partners (unto Us): Stand back, ye and your (pretended) partners (of Allah)! And We separate them, the one from the other, and their (pretended) partners say: It was not us ye worshipped.

Mohamed Ahmed - Samira

The day We shall gather them all together We shall say to the idolaters: "Take your stand with the compeers you worshipped as the equals of God. " We shall then create a rift between them, and the compeers will say: "You did not worship us;

Muhammad Asad

For, one Day We shall gather them all together, and then We shall say unto those who [in their lifetime] ascribed divinity to aught but God, "Stand where you are, you and those [beings and powers] to whom you were wont to ascribe a share in God's divinity! -for by then We shall have [visibly] separated them from one another. And the beings to whom they had ascribed a share in God's divinity will say [to those who had worshipped them], "It was not us that you were wont to worship;

Mustafa Khattab

˹Consider˺ the Day We will gather them all together then say to those who associated others ˹with Allah in worship˺, "Stay in your places—you and your associate-gods." We will separate them from each other, and their associate-gods will say, “It was not us that you worshipped!

Progressive Muslims

And on the Day We gather them all, We will say to those who have set up partners: "Stop where you are, you and your partners," then We separate between them, and their partners will Say: "It was not us that you served. "

Rashad Khalifa

On the day when we summon them all, we will say to those who worshipped idols, "We have summoned you, together with your idols." We will have them confront each other, and their idols will say to them, "We had no idea that you idolized us.

Sahih International

And [mention, O Muúammad], the Day We will gather them all together - then We will say to those who associated others with Allah, "[Remain in] your place, you and your 'partners. ' " Then We will separate them, and their "partners" will say, "You did not used to worship us,

Sam Gerrans

And the day We gather them all together, then will We say to those who ascribe a partnership: “Your places — you and your partners!” Then We will separate them, and their partners will say: “It was not us you served.

Shabbir Ahmed

One Day We will gather all of them together. We will say to those who acknowledged false deities, "Stay back, you and your pretended partners of Allah!" We will have the leaders and their followers confront each other. Their leaders will say, "It was not us you worshiped."

Syed Vickar Ahamed

And one Day, We shall gather them all together— Then We shall say to those who joined gods (with Us): "(Go) to your place! You and those you joined as 'partners'. " Then We shall separate them, and their 'partners' shall say: "It was not us that you used to worship!

Taqi Usmani

And (be mindful of) the Day when We shall gather them together, then We shall say to those who associated partners with Allah, "Wait in your place, you and your associate-gods." Then We will cause a split between them, and their associate-gods will say, “It was not us that you worshipped.

The Monotheist Group

And on the Day We gather them all, then We will say to those who were polytheists: "Stop where you are, you and your partners," then We will separate between them, and their partners will say: "It was not us that you served!"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 28. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 28. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Yûnus suresi, 28. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩