56. sure

Vâkıa Suresi الواقعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12 karşılaştır — Kıyametin kopuşu ve üç sınıf
  2. Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40 karşılaştır — Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri
  3. Soldakilerin hâli 41–56 karşılaştır — Soldakilerin hâli
  4. Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74 karşılaştır — Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi?
  5. Kur'an'ın değeri 75–82 karşılaştır — Kur'an'ın değeri
  6. Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96 karşılaştır — Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12

  1. Vâkıa suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 1. ayet. إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    Mehmet Okuyan

    O olay (Son Saat) gerçekleştiği zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 1. ayet

  2. Vâkıa suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 2. ayet. لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

    leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

    Mehmet Okuyan

    Meydana gelişini yalanlayan kimse olmayacaktır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 2. ayet

  3. Vâkıa suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

    ḫâfiḍatür râfi`ah.

    Mehmet Okuyan

    (O, bazılarını) alçaltıcı, (bazılarını) yükselticidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 3. ayet

  4. Vâkıa suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 4. ayet. إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

    iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

    Mehmet Okuyan

    (4, 5, 6, 7) Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 4. ayet

  5. Vâkıa suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 5. ayet. وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

    vebüsseti-lcibâlü bessâ.

    Mehmet Okuyan

    (4, 5, 6, 7) Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 5. ayet

  6. Vâkıa suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 6. ayet. فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

    fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

    Mehmet Okuyan

    (4, 5, 6, 7) Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 6. ayet

  7. Vâkıa suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 7. ayet. وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَٰثَةً

    veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

    Mehmet Okuyan

    (4, 5, 6, 7) Yer şiddetle sarsıldığı, dağlar tamamen parçalanıp toz duman hâline geldiği, (mahşerde) siz üç eş (grup) olacağınız zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 7. ayet

  8. Vâkıa suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 8. ayet. فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

    Mehmet Okuyan

    Sağın halkı, ne mutlu insanlardır o sağın halkı!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 8. ayet

  9. Vâkıa suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    Mehmet Okuyan

    Solun halkı, ne mutsuz insanlardır o solun halkı! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      "Sağın halkı" ifadesi, İsrâ 17:71, Hâkka 69:19 ve İnşikâk 84:7'de belirtildiği gibi mahşerde amel defteri kendisine sağdan verilecek iyi kişiler, dünyada verdikleri kulluk yeminine sadık kalanlardır; "solun halkı" ise Hâkka 69:25 ve İnşikâk 84:10'da verilen bilgiler gereği bu defterin kendilerine sol ve arka taraftan verilecek kötü kişileri tanımladığı bilinmektedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 9. ayet

  10. Vâkıa suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 10. ayet. وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

    vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    (Ahirette) önde olanlar, (dünyada fedakârlıkta da) önde olanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 10. ayet

  11. Vâkıa suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 11. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    ülâike-lmüḳarrabûn.

    Mehmet Okuyan

    (11, 12) Bu kişiler, nimet cennetlerinde (Allah'a) yakınlaştırılanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 11. ayet

  12. Vâkıa suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 12. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    Mehmet Okuyan

    (11, 12) Bu kişiler, nimet cennetlerinde (Allah'a) yakınlaştırılanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 12. ayet

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Mehmet Okuyan

    Çoğu önceki (ümmet)lerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 13. ayet

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

    Mehmet Okuyan

    Birazı da sonraki (ümmet)lerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 14. ayet

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    `alâ sürurim mevḍûneh.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 15. ayet

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

    Mehmet Okuyan

    (15, 16) Karşılıklı olarak yaslanacakları mücevherlerle işlenmiş tahtlar üzerinde (ağırlanacaklar)dır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 16. ayet

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

    Mehmet Okuyan

    (17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 17. ayet

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

    Mehmet Okuyan

    (17, 18) Çevrelerinde, kaynağından çıkan (suyla dolu) testiler, ibrikler ve kadehler bulunan uzun ömürlü gençler dolaşır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 18. ayet

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

    Mehmet Okuyan

    O (içtiklerinden) dolayı başları ağrıtılmaz; sarhoş da olmazlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 19. ayet

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

    Mehmet Okuyan

    Tercih ettikleri meyve(ler),

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 20. ayet

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

    Mehmet Okuyan

    Canlarının çektiği kuş et(ler)i,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 21. ayet

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    veḥûrun `în.

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 22. ayet

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 23. ayet

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    Mehmet Okuyan

    (22, 23, 24) Saklı inciler gibi güzel gözlü huriler yaptıklarının bir karşılığı olarak kendilerine (verilecektir). dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Benzer mesaj: Sâffât 37:48; Sâd 38:52; Duhân 44:54; Tûr 52:20; Rahmân 55:56, 72. Bu ayetlerde geçen [hûr] kelimesinin cinsiyet ve cinsellik içermesi söz konusu değildir. Çünkü kadın-erkek bütün cennetliklere cennet arkadaşı olarak ikram edilecektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 24. ayet

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 25. ayet

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 26. ayet

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

    Mehmet Okuyan

    Sağın halkı, ne mutlu insanlardır o sağın halkı!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 27. ayet

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    fî sidrim maḫḍûd.

    Mehmet Okuyan

    (İşte onlar) düzgün (dalbastı) kiraz ağacında,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 28. ayet

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    veṭalḥim menḍûd.

    Mehmet Okuyan

    Meyveleri kat kat muz ağaçları(n)da,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 29. ayet

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    veżillim memdûd.

    Mehmet Okuyan

    Uzamış gölge(lik)te,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 30. ayet

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    vemâim meskûb.

    Mehmet Okuyan

    Çağlayarak akan sularda,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 31. ayet

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    vefâkihetin keŝîrah.

    Mehmet Okuyan

    (32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 32. ayet

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

    Mehmet Okuyan

    (32, 33) Kesilmeyen (tükenmeyen) ve engellenemeyen sayısız meyve(lik)lerde (ağırlanacaklardır).

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 33. ayet

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    vefüruşim merfû`ah.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 34. ayet

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    innâ enşe'nâhünne inşââ.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 35. ayet

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    fece`alnâhünne ebkârâ.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 36. ayet

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    `uruben etrâbâ.

    Mehmet Okuyan

    (34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 37. ayet

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    liaṣḥâbi-lyemîn.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 38. ayet

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 39. ayet

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

    Mehmet Okuyan

    (38, 39, 40) (Bütün bunlar) bir bölümü önceki (ümmet)lerden, bir bölümü de sonrakilerden oluşan sağın halkı içindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 40. ayet

Soldakilerin hâli 41–56

  1. Vâkıa suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 41. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

    veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

    Mehmet Okuyan

    Solun halkı, ne mutsuz insanlardır o solun halkı! dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Bu ifade "(Defterini) soldan alanlara gelince ne mutsuz insanlardır onlar (yazıklar olsun onlara)!" şeklinde de tercüme edilebilir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 41. ayet

  2. Vâkıa suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

    fî semûmiv veḥamîm.

    Mehmet Okuyan

    (42, 43, 44) (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 42. ayet

  3. Vâkıa suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 43. ayet. وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

    veżillim miy yaḥmûm.

    Mehmet Okuyan

    (42, 43, 44) (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 43. ayet

  4. Vâkıa suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 44. ayet. لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

    lâ bâridiv velâ kerîm.

    Mehmet Okuyan

    (42, 43, 44) (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 44. ayet

  5. Vâkıa suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 45. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

    innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki onlar bundan önce (dünyada) şımartılmışlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 45. ayet

  6. Vâkıa suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 46. ayet. وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

    vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Büyük günahı (şirki) işlemekte ısrar ediyorlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 46. ayet

  7. Vâkıa suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    Mehmet Okuyan

    (47, 48) Şöyle diyorlardı: "Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 47. ayet

  8. Vâkıa suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    Mehmet Okuyan

    (47, 48) Şöyle diyorlardı: "Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?"

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 48. ayet

  9. Vâkıa suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 49. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

    ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

    Mehmet Okuyan

    De ki: "Hem öncekiler (atalarınız) hem de sonrakiler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 49. ayet

  10. Vâkıa suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 50. ayet

  11. Vâkıa suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

    ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

    Mehmet Okuyan

    Sonra siz ey yalancı sapkınlar!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 51. ayet

  12. Vâkıa suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 52. ayet. لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

    leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

    Mehmet Okuyan

    (52, 53) Elbette zakkum ağacından dipnot 1 yiyenler ve karınlar(ını) ondan dolduranlar (olacaksınız).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 52. ayet

  13. Vâkıa suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 53. ayet. فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    femâliûne minhe-lbüṭûn.

    Mehmet Okuyan

    (52, 53) Elbette zakkum ağacından dipnot 1 yiyenler ve karınlar(ını) ondan dolduranlar (olacaksınız).

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Zakkum ağacıyla ilgili bkz. Sâffât 37:62, dipnot 3.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 53. ayet

  14. Vâkıa suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 54. ayet. فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

    feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

    Mehmet Okuyan

    (54, 55) Üzerine (bir) de susamış develer(in su içişi) gibi insanın içine işleyen kaynar sudan içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 54. ayet

  15. Vâkıa suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 55. ayet. فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

    feşâribûne şürbe-lhîm.

    Mehmet Okuyan

    (54, 55) Üzerine (bir) de susamış develer(in su içişi) gibi insanın içine işleyen kaynar sudan içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 55. ayet

  16. Vâkıa suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

    hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

    Mehmet Okuyan

    Hesap gününde onların ağırlanması(!) böyle (olacak)tır!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 56. ayet

Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74

  1. Vâkıa suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 57. ayet. نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

    naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Sizi biz yaratmıştık. (Gerçekleri) onaylamanız gerekmez miydi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 57. ayet

  2. Vâkıa suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 58. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

    eferaeytüm mâ tümnûn.

    Mehmet Okuyan

    Atmakta olduğunuz meniyi (spermi) hiç düşündünüz mü?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 58. ayet

  3. Vâkıa suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 59. ayet. ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

    Mehmet Okuyan

    Onu siz mi yaratıyorsunuz; yoksa yaratanlar biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 59. ayet

  4. Vâkıa suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    Mehmet Okuyan

    (60, 61) Aranızda ölümü belirleyen biziz. Sizi, benzerlerinizle değiştirmemiz ve yine sizi bilemeyeceğiniz şekilde (ahirette) yeniden yaratmamızda kimse bizim önümüze geçemez.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 60. ayet

  5. Vâkıa suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 61. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

    `alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

    Mehmet Okuyan

    (60, 61) Aranızda ölümü belirleyen biziz. Sizi, benzerlerinizle değiştirmemiz ve yine sizi bilemeyeceğiniz şekilde (ahirette) yeniden yaratmamızda kimse bizim önümüze geçemez.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 61. ayet

  6. Vâkıa suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

    Mehmet Okuyan

    Üstelik ilk yaratılışı biliyorsunuz. dipnot 1 (Buna rağmen gerçeği) hatırlamanız gerekmez mi?

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Yüce Allah'ın yaratma işleminde yorulmamasıyla ilgili benzer mesajlar: Lokmân 31:28; Ahkâf 46:33; Kâf 50:15, 38.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 62. ayet

  7. Vâkıa suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

    eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

    Mehmet Okuyan

    Ektiğinizi (tohumu) düşündünüz mü hiç?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 63. ayet

  8. Vâkıa suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 64. ayet. ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

    eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

    Mehmet Okuyan

    Onu siz mi yetiştiriyorsunuz; yoksa yetiştiren biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 64. ayet

  9. Vâkıa suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 65. ayet. لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

    Mehmet Okuyan

    (65, 66, 67) Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da "Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!" diyerek şaşar kalırdınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 65. ayet

  10. Vâkıa suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 66. ayet. إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

    innâ lemugramûn.

    Mehmet Okuyan

    (65, 66, 67) Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da "Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!" diyerek şaşar kalırdınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 66. ayet

  11. Vâkıa suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 67. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    Mehmet Okuyan

    (65, 66, 67) Dileseydik onu kuru bir çöp yapardık da "Şüphesiz ki borçlandık (zarardayız); dahası biz (üründen) mahrum bırakıldık!" diyerek şaşar kalırdınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 67. ayet

  12. Vâkıa suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 68. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

    eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

    Mehmet Okuyan

    İçmekte olduğunuz suyu düşündünüz mü hiç?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 68. ayet

  13. Vâkıa suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 69. ayet. ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

    eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

    Mehmet Okuyan

    Onu bulutlardan siz mi indirdiniz; yoksa indirenler biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 69. ayet

  14. Vâkıa suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 70. ayet. لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

    Mehmet Okuyan

    Dileseydik onu da tuzlu yapardık. Şükretmeniz gerekmez mi?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 70. ayet

  15. Vâkıa suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

    eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

    Mehmet Okuyan

    Tutuşturmakta olduğunuz ateşi hiç düşündünüz mü?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 71. ayet

  16. Vâkıa suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 72. ayet. ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

    eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

    Mehmet Okuyan

    Onun ağacını siz mi yetiştirdiniz; yoksa oluşturanlar biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 72. ayet

  17. Vâkıa suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

    naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

    Mehmet Okuyan

    İşte, biz onu (ağacı, gerçeğin) hatırlatması ve ihtiyacı olanlar için geçimlik yaptık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 73. ayet

  18. Vâkıa suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 74. ayet

Kur'an'ın değeri 75–82

  1. Vâkıa suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 75. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

    felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

    Mehmet Okuyan

    Hayır! Nücûm'un yerlerine dipnot 1 yemin ederim. dipnot 2

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada yemine konu olan şeyler, genellikle "yıldızların yörüngeleri, yıldızların yerleri" vs şeklinde yıldızlarla ilişkili olarak kabul edilse de metnin devam eden kısmı Kur'an'la ilgili olduğu için, Necm 53:1'de olduğu gibi kastedilen mesajı vahyin peyderpey indirilişi, peyderpey indirilen bölümleri, yazıldığı malzemeler, yerleştiği gönüller şeklinde anlamak daha doğru olsa gerektir. Çeşitli görüşler için bk. Taberî, Câmi'u'l-Beyân, XVII, 204; Râzî, Mefâtîhu'l-Ğayb, XXIX, 188. Gerçeği Allah bilir.
    2. metne dön, dipnot 2
      [Lâ uksimü] ifadesi hakkında dört tercüme ihtimali vardır: 1. Kesinlikle yemin ederim ki. 2. (İş o kadar açık ki) yemin bile etmem. 3. Hayır, iş, sizin zannettiğiniz gibi değil, yemin ederim ki. 4. Yemin ederim ki. Kur'an'da sekiz kez geçen bu yemin ifadeleri için bkz. Vâkı‘a 56:75; Hâkka 69:38; Me‘âric 70:40; Kıyâmet 75:1, 2; Tekvîr 81:15; İnşikâk 84:16; Beled 90:1.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 75. ayet

  2. Vâkıa suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 76. ayet. وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

    veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Bilirseniz şüphesiz ki bu büyük bir yemindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 76. ayet

  3. Vâkıa suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 77. ayet. إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

    innehû leḳur'ânün kerîm.

    Mehmet Okuyan

    Şüphesiz ki bu değerli bir Kur'an'dır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 77. ayet

  4. Vâkıa suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 78. ayet. فِى كِتَٰبٍ مَّكْنُونٍ

    fî kitâbim meknûn.

    Mehmet Okuyan

    Saklı bir kitaptadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 78. ayet

  5. Vâkıa suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

    lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

    Mehmet Okuyan

    Ona arındırılmış (melek)lerin dışında kimse dokunamaz. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Buradaki mesaj Yüce Allah'ın katındaki saklı kitaba Allah'a yakınlaştırılmış meleklerden başkasının dokunamayacağı, ulaşamayacağı, müdahale edemeyeceği gerçeğine dikkat çekmeyle ilgilidir. Konunun, mevcut hâliyle eldeki mushafa abdestsizlerin dokunamayacağı şeklindeki bir yasakla ilişkisi yoktur. Kur'an, kendisine dokunulsun diye indirilmiş bir kitaptır; ona abdestli dokunmak ise bir saygı göstergesidir; hüküm değildir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 79. ayet

  6. Vâkıa suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 80. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    Mehmet Okuyan

    Alemlerin Rabbinden indir(il)medir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 80. ayet

  7. Vâkıa suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

    efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

    Mehmet Okuyan

    Siz bu sözü küçümsüyor musunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 81. ayet

  8. Vâkıa suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

    Mehmet Okuyan

    Rızkınızı yalanlamaya dönüştürüyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 82. ayet

Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96

  1. Vâkıa suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 83. ayet. فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

    felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

    Mehmet Okuyan

    Peki (ya can) boğaza dayandığı zaman (haliniz nasıl olacak)!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 83. ayet

  2. Vâkıa suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 84. ayet. وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

    veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

    Mehmet Okuyan

    O zaman siz (ölmekte olan kişiye) bakar durursunuz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 84. ayet

  3. Vâkıa suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 85. ayet

  4. Vâkıa suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 86. ayet. فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    felevlâ in küntüm gayra medînîn.

    Mehmet Okuyan

    (86, 87) Mademki hesaba çekilmeyeceksiniz, dipnot 1 doğruysanız (ölmekte olanı geri) döndürsenize!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [ğayra medînîne] ifadesi "yalanlamanın cezasını çekmemek", "cezalandırılmamak", "bağımlı olmamak", "borçlu olmamak" gibi anlamlara gelmektedir. Bu ifade aslında "eğer mahşerde hesaba çekilmeyecekseniz, bu inançsızlığınızın cezasını çekmeyecekseniz" demektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 86. ayet

  5. Vâkıa suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    Mehmet Okuyan

    (86, 87) Mademki hesaba çekilmeyeceksiniz, dipnot 1 doğruysanız (ölmekte olanı geri) döndürsenize!

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Ayetteki [ğayra medînîne] ifadesi "yalanlamanın cezasını çekmemek", "cezalandırılmamak", "bağımlı olmamak", "borçlu olmamak" gibi anlamlara gelmektedir. Bu ifade aslında "eğer mahşerde hesaba çekilmeyecekseniz, bu inançsızlığınızın cezasını çekmeyecekseniz" demektir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 87. ayet

  6. Vâkıa suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 88. ayet. فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

    Mehmet Okuyan

    (88, 89) (Ölen kişi Allah'a) yakınlaştırılanlardan ise ona rahatlık, güzel rızık ve nimet cenneti vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 88. ayet

  7. Vâkıa suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 89. ayet. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

    Mehmet Okuyan

    (88, 89) (Ölen kişi Allah'a) yakınlaştırılanlardan ise ona rahatlık, güzel rızık ve nimet cenneti vardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 89. ayet

  8. Vâkıa suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 90. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

    Mehmet Okuyan

    (90, 91) Sağın halkından ise (kendisine) "Sana (senin gibi olan) sağın halkından selam olsun!" (denecektir).

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 90. ayet

  9. Vâkıa suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

    Mehmet Okuyan

    (90, 91) Sağın halkından ise (kendisine) "Sana (senin gibi olan) sağın halkından selam olsun!" (denecektir).

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 91. ayet

  10. Vâkıa suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

    veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

    Mehmet Okuyan

    (92, 93, 94) Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada yani 88-94. ayetlerde sözü edilen üç grup, surenin 7-10. ayetlerde dile getirilen üç grup insanı içermekte, onların mahşerdeki durumunu ortaya koymaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 92. ayet

  11. Vâkıa suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 93. ayet. فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

    fenüzülüm min ḥamîm.

    Mehmet Okuyan

    (92, 93, 94) Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada yani 88-94. ayetlerde sözü edilen üç grup, surenin 7-10. ayetlerde dile getirilen üç grup insanı içermekte, onların mahşerdeki durumunu ortaya koymaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 93. ayet

  12. Vâkıa suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    vetaṣliyetü ceḥîm.

    Mehmet Okuyan

    (92, 93, 94) Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır. dipnot 1

    Mehmet Okuyan — dipnotlar

    1. metne dön, dipnot 1
      Burada yani 88-94. ayetlerde sözü edilen üç grup, surenin 7-10. ayetlerde dile getirilen üç grup insanı içermekte, onların mahşerdeki durumunu ortaya koymaktadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 94. ayet

  13. Vâkıa suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 95. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

    inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

    Mehmet Okuyan

    İşte bu, gerçeğin ta kendisidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 95. ayet

  14. Vâkıa suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 96. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    Mehmet Okuyan

    Yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt)!

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 96. ayet