Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 71. ayet

Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

Diyanet İşleri

Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 68–74 · surenin 71. ayeti / 96

Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3

  1. Vâkıa 68

    İçtiğiniz suya ne dersiniz?!

  2. Vâkıa 69

    Siz mi onu buluttan indirdiniz, yoksa indiren biz miyiz?

  3. Vâkıa 70

    Dileseydik onu acı bir su yapardık. O halde şükretseydiniz ya!.

  4. 71

    Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!

  5. Vâkıa 72

    Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?

  6. Vâkıa 73

    Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.

  7. Vâkıa 74

    O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 71–73. ayetler için yazılmıştır.

71-72. Bu da insanların kendisi olmasa hayatlarını devam ettiremeyecekleri temel ve zaruri ihtiyaçlar kapsamındaki bir nimettir. İnsanlar pek çok işlerinde ve gereklerinde ona ihtiyaç duyarlar. Yüce Allah ağaçlarda (potansiyel olarak) var ettiği ateş nimetini hatırlatmaktadır. İnsanların onun ağacını yaratmaya güç yetiremeyeceklerini ve Yüce Allah’ın ateşi yeşil ağaçta yaratmış olduğunu onlara da itiraf ettirmektdir. Bakarsın ki o, kulların ihtiyacı oranında bir ateş halini alır. İhtiyaçlarını gördükleri vakit de onu söndürürler.

73. “Biz onu” kullar için hem Rablerinin nimetini hatırlatan hem de Allah’ın isyankârlara hazırlamış olduğu ve kulları nimet yurduna sevkeden itici bir unsur kılıdığı cehennem ateşini hatırlatan “bir öğüt vesilesi ve yolcular” ile diğer yararlananlar “için bir nimet kıldık.”

Yüce Allah’ın özellikle yolcuları söz konusu etmesi, yolcuların ondan yararlanmasının başkalarına göre daha ileri derecede oluşundan ya da dünyanın tümünün bir yolculuk yurdu olmasından dolayıdır. Zira kul, doğduğundan itibaren Rabbine doğru yolculuk eder. İşte bu ateşi Yüce Allah, bu dünya yurdunun yolcuları için bir fayda ve ebedilik yurdu için öğüt ve ibret kılmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kendisinden faydalanmak için tutuşturduğunuz ateşi gördünüz mü?

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَرَءَيْتُمُ eferaeytumu gördünüz mü? kök: راي
  2. ٱلنَّارَ n-nara ateşi kök: نور
  3. ٱلَّتِى lleti
  4. تُورُونَ turune çıkardığınız kök: وري

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: وري (32 geçiş) · Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Münafık erkeklerle münafık kadınların, iman edenlere, "Bize bakın ki sizin ışığınızdan biz de aydınlanalım" diyecekleri gün kendilerine, "Arkanıza…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Onlara, "Allah'ın indirdiğine (Kur'an'a) iman edin" denilince, "Biz sadece bize indirilene (Tevrat'a) inanırız" deyip, ondan sonra geleni (Kur'an'ı)…

  • Aynı kök: وري (32 geçiş)

    Onlara, Allah katından ellerinde bulunan Kitab'ı (Tevrat'ı) doğrulayıcı bir peygamber gelince, kendilerine kitap verilenlerden bir kısmı, sanki…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Onların durumu, (geceleyin) ateş yakan kimsenin durumuna benzer: Ateş tam çevresini aydınlattığı sırada Allah ışıklarını yok ediverir de onları…

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    Eğer, yapamazsanız -ki hiçbir zaman yapamayacaksınız- o halde yakıtı insanlarla taşlar olan ateşten sakının. O ateş kafirler için hazırlanmıştır.

  • Ortak kavram: Nûr (Işık)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

55 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Tutuşturmakta olduğunuz ateşi hiç düşündünüz mü?

Mustafa İslamoğlu

Hiç tutuşturduğunuz ateşi düşündünüz mü?

Muhammed Esed

Hiç tutuşturduğunuz ateşi düşündünüz mü?

Ahmed Hulusi

Çakarak (ağaçtan) çıkardığınız o ateşi gördünüz mü?

Ali Bulaç

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?

Ali Özek ve heyeti

Söyleyin şimdi bana, tutuşturmakta olduğunuz ateşi,

Ali Rıza Safa

Yaktığınız ateşi görüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

- Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!

Edip Yüksel

Yakmakta olduğunuz ateşe dikkat ettiniz mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Yakmakta olduğunuz ateşe dikkat ettiniz mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Bir de o çaktığınız ateşi gördünüz mü?

Elmalılı Hamdi Yazır

bir de gördünüz mü o çakdığınız ateşi?

Erhan Aktaş

Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Yaktığınız o ateşe baktınız mı hiç?

Gültekin Onan

Şimdi yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?

Hasan Basri Çantay

Şimdi bana (yeşil bir ağacdan) çakmakda olduğunuz ateşi söyleyin.

İbni Kesir

Söyleyin bana, şimdi çakmakta olduğunuz ateşi,

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Tutuşturup, yakmakta olduğunuz ateşi gördünüz mü?

Süleyman Ateş

(İki dalı birbirine sürterek) Çıkardığınız ateşi gördünüz mü?

Süleymaniye Vakfı

Peki ya tutuşturmakta olduğunuz ateşi düşündünüz mü?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Tutuşturduğunuz ateşi de mi düşünmediniz?

Şaban Britch

Tutuşturduğunuz ateşi gördünüz mü?

Şaban Piriş

-Çaktığınız ateşi gördünüz mü?

Yaşar Nuri Öztürk

Çakıp çakıp çıkardığınız o ateşi gördünüz mü?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you see the fire you kindle?

Abdul Haleem

Consider the fire you kindle-

Abdullah Yusuf Ali

See ye the Fire which ye kindle?

Abul A'la Maududi

Did you consider the fire which you kindle?

Aisha Bewley

Have you thought about the fire that you light?

Al-Hilali & Khan

Then tell Me about the fire which you kindle.

Ali Quli Qarai

Have you considered the fire that you kindle?

Amatul Rahman Omar

Have you given thought to the fire which you kindle?

Arthur John Arberry

Have you considered the fire you kindle?

Bijan Moeinian

Have you ever thought the fire that you "make"? Who Created its wood [and its initial spark] ?. ...

E. Henry Palmer

Have ye considered the fire which ye strike?

Edip-Layth

Have you noted the fire you kindle?

George Sale

What think ye? The fire which ye strike,

Hamid S. Aziz

Have you considered the fire which you strike?

Mahmoud Ghali

Have you then seen the fire you flare up?

Marmaduke Pickthall

Have ye observed the fire which ye strike out;

Mohamed Ahmed - Samira

Consider the fire that you strike (and get by friction).

Muhammad Asad

Have you ever considered the fire which you kindle?

Mustafa Khattab

Have you considered the fire you kindle?[1]

Progressive Muslims

Have you noted the fire you kindle

Rashad Khalifa

Have you noted the fire you ignite?

Sahih International

And have you seen the fire that you ignite?

Sam Gerrans

Have you considered the fire which you light?

Shabbir Ahmed

Did you consider the fire you strike out?

Syed Vickar Ahamed

Do you not see the Fire that you kindle?

Taqi Usmani

Now tell Me about the fire you kindle:

The Monotheist Group

Have you noted the fire you kindle?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 71. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 71. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 71. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩