Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 3. ayet

Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

ḫâfiḍatür râfi`ah.

Diyanet İşleri

(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 1–6 · surenin 3. ayeti / 96

Konu Kıyametin kopuşu ve üç sınıf Vâkıa 1–12 3

  1. Vâkıa 1–2

    (1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.

  2. 3–6

    (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.

1-2. Yüce Allah gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şey olan kıyametin durumunu haber vermektedir. “Onun gerçekleşmesinde yalan/şüphe yoktur.” Yani gerçekleşmesi şüphesizdir. Zira buna dair aklî ve nakli deliller birbirini desteklemektedir. Yüce Allah’ın hikmeti de buna delildir.

3. “O, (kimilerini) alçaltır” kimi insanları aşağıların aşağısına indirir. “(kimilerini de) yükseltir” kimilerini de yükseklerin yükseği olan mertebelere çıkartır. Yahut da o, sesini kısıp yakın olana işittirmiştir, sesini yükseltip uzak olana işittirmiştir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Kâfir ve fâcirleri cehenneme koyarak alçaltıcı; Mümin ve takva sahiplerini cennete koyarak yükselticidir.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. خَافِضَةٌۭ hafidetun o alçaltıcıdır kök: خفض
  2. رَّافِعَةٌ rafiatun yükselticidir kök: رفع

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 6 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş)

    Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş)

    Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."

  • Aynı kök: خفض (4 geçiş)

    Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…

  • Aynı kök: رفع (29 geçiş)

    Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(O, bazılarını) alçaltıcı, (bazılarını) yükselticidir.

Mustafa İslamoğlu

O'dur (bazılarını) alçaltan, (bazılarını) yücelten.

Muhammed Esed

o, (bazılarını) alçaltan, (diğerlerini) yücelten(dir)!

Ahmed Hulusi

Kimini) alçaltıcıdır, (kimini) yükselticidir!

Ali Bulaç

O aşağılatıcı, yücelticidir.

Ali Özek ve heyeti

O, alçaltıcı, yükselticidir.

Ali Rıza Safa

Aşağılar; yüceltir.

Bayraktar Bayraklı

O, kimini alçaltacak, kimini de yükseltecektir.

Edip Yüksel

O alçaltıcıdır, yücelticidir.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

O alçaltıcıdır, yücelticidir.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

İndirir, bindirir.

Elmalılı Hamdi Yazır

İndirir bindirir

Erhan Aktaş

Alçaltıcıdır, yükselticidir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Alçaltıcıdır, yükselticidir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Alçaltıcıdır, yükselticidir.

Gültekin Onan

O aşağılatıcı, yücelticidir.

Hasan Basri Çantay

O, (kimini) alçaltıcı, (kimini) yükselticidir.

İbni Kesir

O; alçaltıcı, yükselticidir.

Mehmet Alagaş

(1-6) Olay olduğunda / vakıa vukû bulduğunda onun vukû bulması yalanlanacak şey değildir, Alçaltandır yükseltendir, Arz sarsıntı ile sarsıldığı zaman , d ağlar parça parça parçalandığı zaman artık saçılmış toz olmuş tur. (Kelama / kaleme dökülmüş hakikatler dünya hayatında sadece misafir değil misafirhane de geçici)

Rowwad Tercüme Merkezi

O; alçaltıcı, yükselticidir.

Süleyman Ateş

O alçaltıcı, yükselticidir (yerleri alt üst eder),

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

O (olay), kimini alçaltır, kimini de yükseltir.

Şaban Britch

O, alçaltıcı, yükselticidir.

Şaban Piriş

Yer sarsıldıkça alçalacak, sarsıldıkça yükselecektir.

Yaşar Nuri Öztürk

Kimini alçaltır, kimini yükseltir.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

It shall abase those whose mode of action incurred the destiny they brought upon themselves of coming down very low, and it shall raise and exalt in dignity those whose breasts had been filled with the profound reverence dutiful to Allah.

Abdul Haleem

bringing low and raising high.

Abdullah Yusuf Ali

(Many) will it bring low; (many) will it exalt;

Abul A'la Maududi

(a calamitous Event) that shall turn things upside down: dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Literally: That which causes something or somebody to rise and to fall. Its one meaning can be that it will upset every order and it will turn things upside-down. Another meaning can also be that it will exalt the lowly and bring low the high and mighty; that is, on its advent the decision as to who is noble and who is ignoble among the people will be made on quite a different basis. Those who posed as honorable people in the world would become contemptible and those who were considered contemptible would become honorable.

Aisha Bewley

bringing low, raising high.

Al-Hilali & Khan

Bringing low (some - those who will enter Hell) Exalting (others - those who will enter Paradise). [Tafsir Ibn Kathir]

Ali Quli Qarai

[it will be] lowering, exalting.

Amatul Rahman Omar

(This event shall be) lowering (the status of some and) exalting (that of others).

Arthur John Arberry

abasing, exalting,

Bijan Moeinian

Some people will be lowered and some raised in rank.

E. Henry Palmer

abasing - exalting!

Edip-Layth

Abasing, exalting.

George Sale

It will abase some, and exalt others.

Hamid S. Aziz

Abasing some, exalting others.

Mahmoud Ghali

Lowering (some), raising (others)

Marmaduke Pickthall

Abasing (some), exalting (others);

Mohamed Ahmed - Samira

Degrading (some) and exalting (others);

Muhammad Asad

abasing [some], exalting [others]!

Mustafa Khattab

It will debase ˹some˺ and elevate ˹others˺.[1]

Progressive Muslims

It will bring low, and raise up.

Rashad Khalifa

It will lower some, and raise others.

Sahih International

It will bring down [some] and raise up [others].

Sam Gerrans

Abasing, exalting;

Shabbir Ahmed

Lowering some, raising others, the Great Equalizer!

Syed Vickar Ahamed

It will bring down (many) it will raise (many others);

Taqi Usmani

It will be abasing (some), exalting (others)

The Monotheist Group

It will bring low, and raise up.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 3. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 3. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 3. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩