Diyanet İşleri
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ
ḫâfiḍatür râfi`ah.
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kıyametin kopuşu ve üç sınıf Vâkıa 1–12 3
(1-2) Kesin gerçekleşecek (olan Kıyamet) koptuğu zaman, onun kopuşunu yalanlayacak kimse olmayacaktır.
(3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 1–3. ayetler için yazılmıştır.
1-2. Yüce Allah gerçekleşmesi kaçınılmaz bir şey olan kıyametin durumunu haber vermektedir. “Onun gerçekleşmesinde yalan/şüphe yoktur.” Yani gerçekleşmesi şüphesizdir. Zira buna dair aklî ve nakli deliller birbirini desteklemektedir. Yüce Allah’ın hikmeti de buna delildir.
3. “O, (kimilerini) alçaltır” kimi insanları aşağıların aşağısına indirir. “(kimilerini de) yükseltir” kimilerini de yükseklerin yükseği olan mertebelere çıkartır. Yahut da o, sesini kısıp yakın olana işittirmiştir, sesini yükseltip uzak olana işittirmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Kâfir ve fâcirleri cehenneme koyarak alçaltıcı; Mümin ve takva sahiplerini cennete koyarak yükselticidir.
Aynı kök: خفض (4 geçiş)
Kafirlerden bir kısmını faydalandırdığımız şeylerde sakın gözün kalmasın. Onlara karşı mahzun olma ve mü'minlere (şefkat) kanadını indir.
Aynı kök: خفض (4 geçiş)
Onlara merhamet ederek tevazu kanadını indir ve de ki: "Rabbim! Tıpkı beni küçükken koruyup yetiştirdikleri gibi sen de onlara acı."
Aynı kök: خفض (4 geçiş)
Mü'minlerden sana uyanlara kanatlarını indir.
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani, (Tevrat ile amel edeceğinize dair) sizden sağlam bir söz almış, Tur dağını da tepenize dikmiş ve "Sakınasınız diye, size verdiğimiz Kitab'ı…
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani, Tur'u tepenize dikerek sizden söz almıştık, "Size verdiğimiz Kitab'a sımsıkı sarılın; ona kulak verin" demiştik. Onlar, "Dinledik, karşı…
Aynı kök: رفع (29 geçiş)
Hani İbrahim, İsmail ile birlikte evin (Kabe'nin) temellerini yükseltiyor, "Ey Rabbimiz! Bizden kabul buyur! Şüphesiz sen hakkıyla işitensin,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(O, bazılarını) alçaltıcı, (bazılarını) yükselticidir.
O'dur (bazılarını) alçaltan, (bazılarını) yücelten.
o, (bazılarını) alçaltan, (diğerlerini) yücelten(dir)!
Kimini) alçaltıcıdır, (kimini) yükselticidir!
O aşağılatıcı, yücelticidir.
O, alçaltıcı, yükselticidir.
Aşağılar; yüceltir.
O, kimini alçaltacak, kimini de yükseltecektir.
O alçaltıcıdır, yücelticidir.
O alçaltıcıdır, yücelticidir.
İndirir, bindirir.
İndirir bindirir
Alçaltıcıdır, yükselticidir.
Alçaltıcıdır, yükselticidir.
Alçaltıcıdır, yükselticidir.
O aşağılatıcı, yücelticidir.
O, (kimini) alçaltıcı, (kimini) yükselticidir.
O; alçaltıcı, yükselticidir.
(1-6) Olay olduğunda / vakıa vukû bulduğunda onun vukû bulması yalanlanacak şey değildir, Alçaltandır yükseltendir, Arz sarsıntı ile sarsıldığı zaman , d ağlar parça parça parçalandığı zaman artık saçılmış toz olmuş tur. (Kelama / kaleme dökülmüş hakikatler dünya hayatında sadece misafir değil misafirhane de geçici)
O; alçaltıcı, yükselticidir.
O alçaltıcı, yükselticidir (yerleri alt üst eder),
O olay, (kimini) alçaltacak, (kimini de) yükseltecektir dipnot 1 .
O (olay), kimini alçaltır, kimini de yükseltir.
O, alçaltıcı, yükselticidir.
Yer sarsıldıkça alçalacak, sarsıldıkça yükselecektir.
Kimini alçaltır, kimini yükseltir.
It shall abase those whose mode of action incurred the destiny they brought upon themselves of coming down very low, and it shall raise and exalt in dignity those whose breasts had been filled with the profound reverence dutiful to Allah.
bringing low and raising high.
(Many) will it bring low; (many) will it exalt;
(a calamitous Event) that shall turn things upside down: dipnot 1
bringing low, raising high.
Bringing low (some - those who will enter Hell) Exalting (others - those who will enter Paradise). [Tafsir Ibn Kathir]
[it will be] lowering, exalting.
(This event shall be) lowering (the status of some and) exalting (that of others).
abasing, exalting,
Some people will be lowered and some raised in rank.
abasing - exalting!
Abasing, exalting.
It will abase some, and exalt others.
Abasing some, exalting others.
Lowering (some), raising (others)
Abasing (some), exalting (others);
Degrading (some) and exalting (others);
abasing [some], exalting [others]!
It will debase ˹some˺ and elevate ˹others˺.[1]
It will bring low, and raise up.
It will lower some, and raise others.
It will bring down [some] and raise up [others].
Abasing, exalting;
Lowering some, raising others, the Great Equalizer!
It will bring down (many) it will raise (many others);
It will be abasing (some), exalting (others)
It will bring low, and raise up.