Diyanet İşleri
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ
vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Kur'an'ın değeri Vâkıa 75–82 3
Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.
Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.
(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?
Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!
Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.
Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
82. “Size verilen rızka yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?” Allah’ın size lütfettiği rızka siz, yalanlama ve Allah’ın nimetini inkâr/nankörlükle mi karşılık veriyorsunuz? “Falan yıldız sebebiyle yağmura kavuştuk”, diyor ve nimeti gerçek ihsan edicisinden ve gerçek sahibinden başkasına mı izafe ediyorsunuz?
Yağmur yağdırdığında O’nun bu lütuf ve ihsanından ötürü Allah’a şükretmeniz gerekmez mi? Ki O da size lütfunu daha çok ihsan etsin. Çünkü yalanlamak, küfür ve nankörlük, nimetlerin kaldırılmasına, azap ve musibetlerin gelip çatmasına sebep olur.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Yüce Allah'ın sizi nimetlerle rızıklandırmasına karşılık O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? Yağmurun yağmasını yıldızlara nispet edip; "Falanca ve filanca yıldız sayesinde bize yağmur verildi mi?" diyorsunuz.
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…
Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık
İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Rızkınızı yalanlamaya dönüştürüyorsunuz?
Böylece siz yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.
ve hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?
Yaşam gıdanız yalanlamanız mı oldu?
Ve rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?
Allah’ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?
Ve yalanlamayı, geçiminiz olarak mı görüyorsunuz?
- Şimdi siz, böyle bir söze mi leke süreceksiniz? Hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?
İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?
İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?
Ve rızkınızı tekzibiniz (nasibinizi yalanlamanızdan ibaret) mi kılacaksınız?
Ve rızkınızı tekzibiniz mi kılacaksınız?
Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?
Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?
Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?
Ve rızkınız (Kuran'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?
Rızkınıza (şükür edeceğinize) siz behemehal tekzibe mi kalkışırsınız?
Rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsunuz?
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükrediyorsunuz?
(Kur'an'dan istifade edeceğiniz yerde) Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz (sizin ondan elde ettiğiniz nasib, sadece onu yalanlamanız mıdır)?
Yalan söylemeyi geçim kaynağınız haline mi getiriyorsunuz dipnot 1 ?
Söylediğiniz yalanları geçim kaynağı haline mi getiriyorsunuz? dipnot 1
Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?
Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?
Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?
And you prosper by refusing to acknowledge it and by refusing to admit it as authentic and authoritatively true?
And how, in return for the livelihood you are given, can you deny it?
And have ye made it your livelihood that ye should declare it false?
and your portion in it is simply that you denounce it as false? dipnot 1
and think your provision depends on your denial of the truth?
And instead (of thanking Allâh) for the provision He gives you, you deny (Him by disbelief)!
And make your denial of it your vocation?
And do you make the denial of it your lot?
and do you make it your living to cry lies?
Do you deny this truth of utmost importance simply because it may not be good for your business [that you have to close your idol worshipping temples, gambling casinos, sex shops, liquor stores, drug business, etc. ]?
And make for your provision, that you call it a lie?
You made your denial your livelihood?
And do ye make this return for your food which ye receive from God, that ye deny yourselves to be obliged to Him for the same?
And make denial of it your means of subsistence.
And making your provision (for livelihood) that you cry lies?
And make denial thereof your livelihood?
You live by calling it a lie.
and make it your daily bread [as it were] to call the truth a lie?
and repay ˹Allah for˺ your provisions with denial?[1]
And you have your provisions, yet you are denying
Do you make it your business that you disbelieve?
And make [the thanks for] your provision that you deny [the Provider]?
And make denial thereof your livelihood?
And make its denial your daily bread? (Peddling conjecture as a means of minting money).
And have you made it your livelihood that you should renounce it?
and take your denial as your livelihood?
And you have your provisions, yet you are denying?