Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 82. ayet

Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

Diyanet İşleri

(81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 79–85 · surenin 82. ayeti / 96
  1. Vâkıa 79

    Ona, ancak tertemiz olanlar dokunabilir.

  2. Vâkıa 80

    Alemlerin Rabb'inden indirilmedir.

  3. 81–82

    (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

  4. Vâkıa 83

    Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

  5. Vâkıa 84

    Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

  6. Vâkıa 85

    Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

82. “Size verilen rızka yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?” Allah’ın size lütfettiği rızka siz, yalanlama ve Allah’ın nimetini inkâr/nankörlükle mi karşılık veriyorsunuz? “Falan yıldız sebebiyle yağmura kavuştuk”, diyor ve nimeti gerçek ihsan edicisinden ve gerçek sahibinden başkasına mı izafe ediyorsunuz?

Yağmur yağdırdığında O’nun bu lütuf ve ihsanından ötürü Allah’a şükretmeniz gerekmez mi? Ki O da size lütfunu daha çok ihsan etsin. Çünkü yalanlamak, küfür ve nankörlük, nimetlerin kaldırılmasına, azap ve musibetlerin gelip çatmasına sebep olur.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yüce Allah'ın sizi nimetlerle rızıklandırmasına karşılık O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz? Yağmurun yağmasını yıldızlara nispet edip; "Falanca ve filanca yıldız sayesinde bize yağmur verildi mi?" diyorsunuz.

Kelimeler

4 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَتَجْعَلُونَ ve tec'alune ve kılıyorsunuz? kök: جعل
  2. رِزْقَكُمْ rizkakum rızkınızı kök: رزق
  3. أَنَّكُمْ ennekum sizin
  4. تُكَذِّبُونَ tukezzibune yalanlamanızdan (ibaret) kök: كذب

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    Onlar gaybe inanırlar, namazı dosdoğru kılarlar, kendilerine rızık olarak verdiğimizden de Allah yolunda harcarlar.

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    O, yeri sizin için döşek, göğü de bina yapan, gökten su indirip onunla size rızık olarak çeşitli ürünler çıkarandır. Öyleyse siz de bile bile Allah'a…

  • Aynı kök: رزق (123 geçiş) · Ortak kavram: Rızık

    İman edip salih ameller işleyenlere, kendileri için; içinden ırmaklar akan cennetler olduğunu müjdele. Cennetlerin meyvelerinden kendilerine her…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

56 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Rızkınızı yalanlamaya dönüştürüyorsunuz?

Mustafa İslamoğlu

Böylece siz yalanla beslenmeyi alışkanlık haline getireceksiniz.

Muhammed Esed

ve hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?

Ahmed Hulusi

Yaşam gıdanız yalanlamanız mı oldu?

Ali Bulaç

Ve rızkınızı (Kur'an'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?

Ali Özek ve heyeti

Allah’ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?

Ali Rıza Safa

Ve yalanlamayı, geçiminiz olarak mı görüyorsunuz?

Bayraktar Bayraklı

- Şimdi siz, böyle bir söze mi leke süreceksiniz? Hakikati yalanlamayı günlük gıdanız olarak mı görüyorsunuz?

Edip Yüksel

İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

İnkar etmeyi iş mi ediniyorsunuz?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Ve rızkınızı tekzibiniz (nasibinizi yalanlamanızdan ibaret) mi kılacaksınız?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve rızkınızı tekzibiniz mi kılacaksınız?

Erhan Aktaş

Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Verilen rızıklara yalanlayarak mı karşılık veriyorsunuz?

Gültekin Onan

Ve rızkınız (Kuran'dan yararlanma nimetini bırakıp onu) mutlaka yalan saymaktan ibaret mi kılıyorsunuz?

Hasan Basri Çantay

Rızkınıza (şükür edeceğinize) siz behemehal tekzibe mi kalkışırsınız?

İbni Kesir

Rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsunuz?

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükrediyorsunuz?

Süleyman Ateş

(Kur'an'dan istifade edeceğiniz yerde) Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz (sizin ondan elde ettiğiniz nasib, sadece onu yalanlamanız mıdır)?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Söylediğiniz yalanları geçim kaynağı haline mi getiriyorsunuz? dipnot 1

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Al-i İmran 3/78

Şaban Britch

Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?

Şaban Piriş

Onu yalanlayarak mı size verilen nimete şükür ediyorsunuz?

Yaşar Nuri Öztürk

Rızkınızı, yalanlamanızdan ibaret mi kılıyorsunuz?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

And you prosper by refusing to acknowledge it and by refusing to admit it as authentic and authoritatively true?

Abdul Haleem

And how, in return for the livelihood you are given, can you deny it?

Abdullah Yusuf Ali

And have ye made it your livelihood that ye should declare it false?

Abul A'la Maududi

and your portion in it is simply that you denounce it as false? dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    In his commentary of tajaluna rizqa-kum, Imam Razi has expressed the view that probably the word rizq here means livelihood. Since the disbelieving Qaraish regarded the message of the Quran as harmful to their economic interests and feared that if it succeeded it would deprive them of their means of livelihood, the verse may also mean this: You have made the denial of this Quran a question of your economic interests, and for you the question of the right and wrong is of no consequence; the only thing of real importance in your sight is the bread for the sake of which you would least hesitate to oppose the truth and adhere to the falsehood.

Aisha Bewley

and think your provision depends on your denial of the truth?

Al-Hilali & Khan

And instead (of thanking Allâh) for the provision He gives you, you deny (Him by disbelief)!

Ali Quli Qarai

And make your denial of it your vocation?

Amatul Rahman Omar

And do you make the denial of it your lot?

Arthur John Arberry

and do you make it your living to cry lies?

Bijan Moeinian

Do you deny this truth of utmost importance simply because it may not be good for your business [that you have to close your idol worshipping temples, gambling casinos, sex shops, liquor stores, drug business, etc. ]?

E. Henry Palmer

And make for your provision, that you call it a lie?

Edip-Layth

You made your denial your livelihood?

George Sale

And do ye make this return for your food which ye receive from God, that ye deny yourselves to be obliged to Him for the same?

Hamid S. Aziz

And make denial of it your means of subsistence.

Mahmoud Ghali

And making your provision (for livelihood) that you cry lies?

Marmaduke Pickthall

And make denial thereof your livelihood?

Mohamed Ahmed - Samira

You live by calling it a lie.

Muhammad Asad

and make it your daily bread [as it were] to call the truth a lie?

Mustafa Khattab

and repay ˹Allah for˺ your provisions with denial?[1]

Progressive Muslims

And you have your provisions, yet you are denying

Rashad Khalifa

Do you make it your business that you disbelieve?

Sahih International

And make [the thanks for] your provision that you deny [the Provider]?

Sam Gerrans

And make denial thereof your livelihood?

Shabbir Ahmed

And make its denial your daily bread? (Peddling conjecture as a means of minting money).

Syed Vickar Ahamed

And have you made it your livelihood that you should renounce it?

Taqi Usmani

and take your denial as your livelihood?

The Monotheist Group

And you have your provisions, yet you are denying?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 82. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 82. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 82. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩