Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 47. ayet

Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

Diyanet İşleri

Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 44–50 · surenin 47. ayeti / 96
  1. Vâkıa 44

    (42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.

  2. Vâkıa 45

    Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.

  3. Vâkıa 46

    Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.

  4. 47

    Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"

  5. Vâkıa 48

    "Evvelki atalarımız da mı?"

  6. Vâkıa 49–50

    (49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 45–48. ayetler için yazılmıştır.

45. Daha sonra cehennemlikleri böyle bir cezaya maruz bırakan amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarmış kimselerdi.” Dünya onları alabildiğine oyalamıştı. Onlar dünya için çalışmış, dünya nimetlerinden oldukça yararlanmış, bunun sonucunda da uzun emeller onları oyalayarak güzel amellerde bulunmalarını engellemişti. İşte Yüce Allah’ın kendilerini yermesine sebep olan rahat yaşayış ve refah budur.

46. “Büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.” Pek büyük günahlar işler, bunlardan tevbe etmez, bunlar dolayısı ile pişmanlık duymazlardı. Aksine yüce Mevlâlarını gazaplandıracak şeyleri ısrarla yaparlardı. Bu yüzden O’nun huzuruna, bağışlanıp affolunmamış pek çok ağır günah yükü ile gelmişlerdir.

47-48. Hem onlar öldükten sonra dirilişi de inkâr ediyor ve bunun gerçekleşmesinin uzak bir ihtimal olduğunu ifade ederek şöyle diyorlardı: “Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltileceğiz?! Geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” Biz ölümden sonra çürüyüp toprak ve kemikler haline geldikten sonra nasıl diriltileceğiz? Böyle bir şey imkânsızdır, diyorlardı.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Yeniden dirilişi inkâr edip, alay ederek ve bunun olmasını uzak görerek şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve çürümüş kemik yığını haline geldikten sonra yeniden mi diriltileceğiz?"

Kelimeler

9 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَكَانُوا۟ ve kanu ve kök: كون
  2. يَقُولُونَ yekulune diyorlardı ki kök: قول
  3. أَئِذَا eiza zaman mı?
  4. مِتْنَا mitna biz öldükten kök: موت
  5. وَكُنَّا ve kunna ve olduğumuz kök: كون
  6. تُرَابًۭا turaben toprak kök: ترب
  7. وَعِظَـٰمًا ve izamen ve kemik yığını kök: عظم
  8. أَءِنَّا einna biz mi?
  9. لَمَبْعُوثُونَ lemeb'usune bir daha diriltileceğiz kök: بعث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 8 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Dediler ki: "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı tekrar diriltileceğiz?"

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    "Gerçekten biz, ölüp bir toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi tekrar diriltileceğiz?"

  • Aynı kök: ترب (22 geçiş) · Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş

    Ey insanlar! Ölümden sonra diriliş konusunda herhangi bir şüphe içindeyseniz (düşünün ki) hiç şüphesiz biz sizi topraktan, sonra az bir sudan…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Sonra, şükredesiniz diye ölümünüzün ardından sizi tekrar dirilttik.

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Yahut altı üstüne gelmiş (ıpıssız duran) bir şehre uğrayan kimseyi görmedin mi? O, "Allah, burayı ölümünden sonra nasıl diriltecek (acaba)?" demişti.…

  • Aynı kök: بعث (67 geçiş) · Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    (Davete), ancak (bütün kalpleriyle) kulak verenler uyar. (Kalben) ölüleri ise (yalnızca) Allah diriltir. Sonra da hepsi O'na döndürülürler.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Andolsun, ölseniz de öldürülseniz de, Allah'ın huzurunda toplanacaksınız.

  • Ortak kavram: Diriliş · Ortak kavram: Ölüm

    Biz onlara melekleri de indirseydik, kendileriyle ölüler de konuşsaydı ve her şeyi karşılarında (hakikatın şahidleri olarak) toplasaydık, Allah…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(47, 48) Şöyle diyorlardı: "Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?"

Mustafa İslamoğlu

ve "Ne yani" demiştiler, "biz ölüp gittikten, toza toprağa karışmış bir iskelet halini aldıktan sonra tekrar mı diriltileceğiz?

Muhammed Esed

ve diyorlardı ki: "Ne Yani! Biz ölüp de toz ve kemik yığını haline geldikten sonra mı diriltileceğiz yeniden?

Ahmed Hulusi

"Ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, gerçekten yeni bir bedenle yaşama devam edecek miyiz = ba's olunacak mıyız?" derlerdi.

Ali Bulaç

Ve derlerdi ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"

Ali Özek ve heyeti

Ve diyorlardı ki: Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?

Ali Rıza Safa

Şöyle diyorlardı: "Öldüğümüz ve toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı? Gerçekten, bize yeniden yaşam mı verilecek?"

Bayraktar Bayraklı

- Şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?" De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de,belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir."

Edip Yüksel

Diyorlardı ki, "Biz öldükten, toz ve kemiğe dönüştükten sonra mı diriltileceğiz?"

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Diyorlardı ki, 'Biz öldükten, toz ve kemiğe dönüştükten sonra mı diriltileceğiz?'

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

ve diyorlardı ki: "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, gerçekten biz mi bir daha diriltileceğiz?

Elmalılı Hamdi Yazır

Ve diyorlardı ki: Öldüğümüz ve bir toprak, bir yığın kemik olduğumuz vakıt mi? Cidden biz mi mutlak ba'solunacakmışız?

Erhan Aktaş

Ve "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?" diyorlardı.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ve "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?" diyorlardı.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ve "Biz ölüp, toprak ve kemik yığını olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz?" diyorlardı.

Gültekin Onan

Ve derlerdi ki: "Biz öldüğümüz, toprak ve kemik olduğumuzda mı, gerçekten biz mi diriltilecekmişiz?"

Hasan Basri Çantay

Bir de "Biz öldüğümüz, bir toprak ve bir yığın kemik olduğumuz vakit mı, hakıykaten biz mi diriltilib kaldırılacakmışız?" derlerdi.

İbni Kesir

Ve derlerdi ki: Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, gerçekten biz mi yeniden diriltileceğiz?

Mehmet Alagaş

(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.

Rowwad Tercüme Merkezi

"Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz?" diyorlardı.

Süleyman Ateş

Ve diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını olduktan sonra, biz mi bir daha diriltileceğiz?"

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

"Ölüp toprağa ve kemiklere dönüştükten sonra gerçekten kalkacak mıyız!" diye söylenirlerdi,

Şaban Britch

Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz? diyorlardı

Şaban Piriş

-Biz ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra tekrar mı dirileceğiz? diyorlardı.

Yaşar Nuri Öztürk

Ve şöyle derlerdi: "Ölünce mi, toprak ve kemik haline gelince mi, sahi o zaman mı yeniden diriltileceğiz?"

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

They always maintained their false dictum that: " How can we be raised after death when we have been reduced to dust and bones? ",

Abdul Haleem

always saying, ‘What? When we are dead and have become dust and bones, shall we then be raised up?

Abdullah Yusuf Ali

And they used to say, "What! when we die and become dust and bones, shall we then indeed be raised up again?-

Abul A'la Maududi

They used to say: "What! Once we are dead and are reduced to dust and bones, shall we still be raised to a new life from the dead?

Aisha Bewley

and saying, ‘When we are dead and turned to dust and bones, shall we then be raised again

Al-Hilali & Khan

And they used to say: "When we die and become dust and bones, shall we then indeed be resurrected?

Ali Quli Qarai

And they used to say, ‘What! When we are dead and become dust and bones, shall we be resurrected?

Amatul Rahman Omar

And they were wont to say, `Is it that when we are dead and reduced to dust and bones we shall then be raised to life (again)?

Arthur John Arberry

ever saying, 'What, when we are dead and become dust and bones, shall we indeed be raised up?

Bijan Moeinian

They used to jokingly say: "When we die and turn into dust and bones, will we be raised up again?"

E. Henry Palmer

and used to say, 'What, when we die and have become dust and bones, shall we then indeed be raised?

Edip-Layth

They used to say, "After we die and turn to dust and bones, shall we then get resurrected?"

George Sale

And they said, after we shall have died, and become dust and bones, shall we surely be raised to life?

Hamid S. Aziz

And they used to say, "What! When we die and have become dust and bones, shall we then indeed be raised?

Mahmoud Ghali

And they used to say, "When we die and are dust and bones, will we surely be made to rise again?

Marmaduke Pickthall

And they used to say: When we are dead and have become dust and bones, shall we then, forsooth, be raised again,

Mohamed Ahmed - Samira

And said: "What! When we are dead and turned to dust and bones, shall we then be raised again?

Muhammad Asad

and would say, "What! After we have died and become mere dust and bones, shall we, forsooth, be raised from the dead? -

Mustafa Khattab

They used to ask ˹mockingly˺, "When we are dead and reduced to dust and bones, will we really be resurrected?

Progressive Muslims

And they used to Say: "After we die and turn to dust and bones, we will get resurrected"

Rashad Khalifa

They said, "After we die and turn to dust and bones, we get resurrected?

Sahih International

And they used to say, "When we die and become dust and bones, are we indeed to be resurrected?

Sam Gerrans

And said: “When we are dead and are dust and bones, will we be raised,

Shabbir Ahmed

And they used to say, "What! When we die and become dust and bones, shall we possibly be raised?

Syed Vickar Ahamed

And they used to say, "When we die and become dust and bones, shall we then indeed be Resurrected again?

Taqi Usmani

and used to say, "Is it that when we die and become dust-is it that we will be raised again,

The Monotheist Group

And they used to say: "After we die and turn to dust and bones, we will get resurrected?"

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 47. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 47. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 47. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩