Diyanet İşleri
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ
fî semûmiv veḥamîm.
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Soldakilerin hâli Vâkıa 41–56 3
(39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.
Kötülüğe batanlar ise ne mutsuz kimselerdir!
(42-44) Onlar, iliklere işleyen bir ateş ve bir kaynar su içindedirler. Ne serin ve ne de yararlı olan zifiri bir gölge içinde!.
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 41–44. ayetler için yazılmıştır.
41. “Amel defterleri soldan verilecek olanlar”dan kasıt cehennemlikler ve kötü amel sahibi kimselerdir. Yüce Allah onlara layık olan bazı azapları söz konusu etmekte ve onlarla ilgili olarak bize şunları haber vermektedir:
42. Yani cehennem ateşinin sıcaklığından dolayı oldukça sıcak bir rüzgâra maruz kalacaklardır. Bu rüzgâr nefeslerini tıkayacak ve onları alabildiğine rahatsız edecektir.
"Ve kaynar” sıcaklığından dolayı bağırsaklarını koparıp paramparça edecek “bir su içinde”
43. “Kapkara dumandan bir gölge altındadırlar.” Dumanla karışık ateş alevi içinde olacaklardır.
44. “O serin de değildir. Faydası da yoktur.” O gölgenin serinliği de olmayacaktır, hoş bir yönü de. Yani orada üzüntü, gam, keder ve kötülük bulunacaktır; azıcık da olsa iyi hiçbir şey olmayacaktır. Çünkü bir şeyin olmadığını söylemek, aksinin varlığını söz konusu etmek demektir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Sıcaklığı şiddetli olan rüzgârlar ve sıcaklığı şiddetli olan sular içindedirler.
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
Ayetlerimizi yalanlayanlar ve o ayetlere uymayı kibirlerine yediremeyenler var ya, onlara göklerin kapıları açılmaz. Onlar, deve iğne deliğinden…
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
Cinleri de daha önce dumansız ateşten yaratmıştık.
Aynı kök: سمم (4 geçiş)
"Allah da bize lütfetti ve bizi iliklere işleyen cehennem azabından korudu."
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
Dinlerini oyun ve eğlence edinenleri ve dünya hayatı kendilerini aldatmış olanları bırak. Hiç kimsenin kazandığı yüzünden mahrumiyete sürüklenmemesi…
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
Hepinizin dönüşü ancak O'nadır. Allah, bunu bir gerçek olarak va'detmiştir. Şüphesiz O, başlangıçta yaratmayı yapar, sonra, iman edip salih ameller…
Aynı kök: حمم (21 geçiş)
İşte iki hasım taraf ki, Rableri hakkında tartışmaya girmişlerdir. Bunlardan inkar edenler için ateşten giysiler biçilmiştir. Başlarının üstünden de…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(42, 43, 44) (Onlar) içlerine işleyen bir ateş ve kaynar su ile serinliği de rahatlatması da olmayan zifiri bir karanlığın içinde olacaklardır.
Zehir gibi içe işleyen yakıcı bir ateş ve yürek dağlayan bur umutsuzluk içinde olacaklar;
(Onlar,) kavurucu rüzgarlar ve yakıcı bir ümitsizlik içinde (bulacaklar kendilerini),
Semum (zehirleyici ateş, radyasyon) ve hamim (yakan su; gerçek dışı bilgi ve şartlanmalar) içinde,
Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su,
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
İliklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.
- İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde serin ve hoş olmayan kapkara dumandan bir gölge altındadırlar. Çünkü onlar bundan önce, varlık içinde sefahete dalmışlardı. Büyük günahı işlemekte ısrar edip dururlardı.
İşleyen ve kaynayan bir azap içindedirler.
İşleyen ve kaynayan bir azap içindedirler.
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
Bir semum ve hamim
Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler.
Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler.
Kavurucu bir azap ve kaynar su içindedirler.
Hücrelere işleyen kavurucu bir sıcaklık ve kaynar su,
(Ateşin mesamatlarına işleyen) sıcaklığı ve kaynar bir su,
Kızgın ateşte, kaynar sulardadırlar.
(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.
İçlerine işleyen bir ateş ve kaynar su içinde.
(Onlar) Delikçiklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
Onlar, iliklerine kadar işleyen ateş ile kaynar su arasında dipnot 1
Zehirli yerde, kaynar sular arasında,
İçlerine işleyen ateşin rüzgarı ve kaynar su içindedirler.
Kızgın ateş ve kaynar su içindedirler.
İliklere işleyen bir ateş ve kaynar su içinde,
They shall be exposed to a very strong and lasting hot blast and their thirst will make the boiling water inviting, but never will it quench their thirst.
They will dwell amid scorching wind and scalding water
(They will be) in the midst of a Fierce Blast of Fire and in Boiling Water,
They will be in the midst of scorching wind and boiling water,
Amid searing blasts and scalding water
In fierce hot wind and boiling water,
Amid infernal miasma and boiling water
(They shall dwell) in the midst of (painfully) scorching winds and scalding water;
mid burning winds and boiling waters
In the midst of hot wind and in boiling water.
In hot blasts and boiling water;
In fierce hot winds and boiling water.
Shall dwell amidst burning winds, and scalding water,
In hot wind and boiling water,
(They will be) in pestilential wind, and scalding water,
In scorching wind and scalding water
Will be in the scorching wind and boiling water,
[They will find themselves] in the midst of scorching winds, and burning despair,
˹They will be˺ in scorching heat and boiling water,
In fierce hot winds and boiling water.
In misery and inferno.
[They will be] in scorching fire and scalding water
In scorching wind and scalding water,
In scorching wind, smoldering anguish!
(They will be) in the middle of a brutal blast of Fire and in boiling water,
(They will be) in scorching wind and boiling water,
In fierce hot winds and boiling water.