56. sure

Vâkıa Suresi الواقعة

Bu sureyi dinle — okunan kelime işaretlenir

Konu dizini 6 konu
  1. Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12 karşılaştır — Kıyametin kopuşu ve üç sınıf
  2. Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40 karşılaştır — Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri
  3. Soldakilerin hâli 41–56 karşılaştır — Soldakilerin hâli
  4. Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74 karşılaştır — Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi?
  5. Kur'an'ın değeri 75–82 karşılaştır — Kur'an'ın değeri
  6. Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96 karşılaştır — Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu

Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır.

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

Kıyametin kopuşu ve üç sınıf 1–12

  1. Vâkıa suresi, 1. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 1. ayet. إِذَا وَقَعَتِ ٱلْوَاقِعَةُ

    iẕâ veḳa`ati-lvâḳi`ah.

    İbni Kesir

    Kıyamet koptuğu zaman,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 1. ayet

  2. Vâkıa suresi, 2. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 2. ayet. لَيْسَ لِوَقْعَتِهَا كَاذِبَةٌ

    leyse livaḳ`atihâ kâẕibeh.

    İbni Kesir

    Onun vukuunu hiç bir yalanlayıcı yoktur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 2. ayet

  3. Vâkıa suresi, 3. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 3. ayet. خَافِضَةٌ رَّافِعَةٌ

    ḫâfiḍatür râfi`ah.

    İbni Kesir

    O; alçaltıcı, yükselticidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 3. ayet

  4. Vâkıa suresi, 4. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 4. ayet. إِذَا رُجَّتِ ٱلْأَرْضُ رَجًّا

    iẕâ rucceti-l'arḍu raccâ.

    İbni Kesir

    Yer; sarsıldıkça sarsıldığı;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 4. ayet

  5. Vâkıa suresi, 5. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 5. ayet. وَبُسَّتِ ٱلْجِبَالُ بَسًّا

    vebüsseti-lcibâlü bessâ.

    İbni Kesir

    Dağlar, ufalandıkça ufalandığı;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 5. ayet

  6. Vâkıa suresi, 6. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 6. ayet. فَكَانَتْ هَبَآءً مُّنۢبَثًّا

    fekânet hebâem mümbeŝŝâ.

    İbni Kesir

    Dağılmış toz haline geldiği zaman;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 6. ayet

  7. Vâkıa suresi, 7. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 7. ayet. وَكُنتُمْ أَزْوَٰجًا ثَلَٰثَةً

    veküntüm ezvâcen ŝelâŝeh.

    İbni Kesir

    Siz üç sınıf olmuşsunuzdur:

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 7. ayet

  8. Vâkıa suresi, 8. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 8. ayet. فَأَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَيْمَنَةِ

    feaṣḥâbü-lmeymeneti mâ aṣḥâbü-lmeymeneh.

    İbni Kesir

    Sağcılar; o sağcılar ne mutludurlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 8. ayet

  9. Vâkıa suresi, 9. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

    veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

    İbni Kesir

    Solcular; o solcular ne bahtsızdırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 9. ayet

  10. Vâkıa suresi, 10. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 10. ayet. وَٱلسَّٰبِقُونَ ٱلسَّٰبِقُونَ

    vessâbiḳûne-ssâbiḳûn.

    İbni Kesir

    Önde olanlar da öncüdürler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 10. ayet

  11. Vâkıa suresi, 11. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 11. ayet. أُو۟لَٰٓئِكَ ٱلْمُقَرَّبُونَ

    ülâike-lmüḳarrabûn.

    İbni Kesir

    İşte onlar en çok gözde olanlardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 11. ayet

  12. Vâkıa suresi, 12. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 12. ayet. فِى جَنَّٰتِ ٱلنَّعِيمِ

    fî cennâti-nne`îm.

    İbni Kesir

    Naim cennetlerindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 12. ayet

Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri 13–40

  1. Vâkıa suresi, 13. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 13. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    İbni Kesir

    Bir çoğu öncekilerden,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 13. ayet

  2. Vâkıa suresi, 14. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 14. ayet. وَقَلِيلٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veḳalîlüm mine-l'âḫirîn.

    İbni Kesir

    Birazı da sonrakilerden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 14. ayet

  3. Vâkıa suresi, 15. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 15. ayet. عَلَىٰ سُرُرٍ مَّوْضُونَةٍ

    `alâ sürurim mevḍûneh.

    İbni Kesir

    Murassa tahtlar üzerindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 15. ayet

  4. Vâkıa suresi, 16. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 16. ayet. مُّتَّكِـِٔينَ عَلَيْهَا مُتَقَٰبِلِينَ

    müttekiîne `aleyhâ müteḳâbilîn.

    İbni Kesir

    Karşılıklı olarak üzerinde yaslanırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 16. ayet

  5. Vâkıa suresi, 17. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 17. ayet. يَطُوفُ عَلَيْهِمْ وِلْدَٰنٌ مُّخَلَّدُونَ

    yeṭûfü `aleyhim vildânüm müḫalledûn.

    İbni Kesir

    Ölümsüz civanlar etraflarında dolaşırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 17. ayet

  6. Vâkıa suresi, 18. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 18. ayet. بِأَكْوَابٍ وَأَبَارِيقَ وَكَأْسٍ مِّن مَّعِينٍ

    biekvâbiv veebârîḳa veke'sim mim me`în.

    İbni Kesir

    Main'den büyük kaplarla, ibrikler ve kadehlerle.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 18. ayet

  7. Vâkıa suresi, 19. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 19. ayet. لَّا يُصَدَّعُونَ عَنْهَا وَلَا يُنزِفُونَ

    lâ yüṣadde`ûne `anhâ velâ yünzifûn.

    İbni Kesir

    Ondan baş ağrısına uğratılmayacakları gibi, akılları da giderilmez.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 19. ayet

  8. Vâkıa suresi, 20. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 20. ayet. وَفَٰكِهَةٍ مِّمَّا يَتَخَيَّرُونَ

    vefâkihetim mimmâ yeteḫayyerûn.

    İbni Kesir

    Beğenecekleri meyveler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 20. ayet

  9. Vâkıa suresi, 21. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 21. ayet. وَلَحْمِ طَيْرٍ مِّمَّا يَشْتَهُونَ

    velaḥmi ṭayrim mimmâ yeştehûn.

    İbni Kesir

    Kuş eti, içlerinin çektiğinden.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 21. ayet

  10. Vâkıa suresi, 22. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 22. ayet. وَحُورٌ عِينٌ

    veḥûrun `în.

    İbni Kesir

    Şahin gözlü huriler de;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 22. ayet

  11. Vâkıa suresi, 23. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 23. ayet. كَأَمْثَٰلِ ٱللُّؤْلُؤِ ٱلْمَكْنُونِ

    keemŝâli-llü'lüi-lmeknûn.

    İbni Kesir

    Saklı inci misali.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 23. ayet

  12. Vâkıa suresi, 24. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 24. ayet. جَزَآءًۢ بِمَا كَانُوا۟ يَعْمَلُونَ

    cezâem bimâ kânû ya`melûn.

    İbni Kesir

    Yapmakta olduklarına karşılık olarak.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 24. ayet

  13. Vâkıa suresi, 25. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 25. ayet. لَا يَسْمَعُونَ فِيهَا لَغْوًا وَلَا تَأْثِيمًا

    lâ yesme`ûne fîhâ lagvev velâ te'ŝîmâ.

    İbni Kesir

    Orada ne boş bir laf, ne de günaha sokacak birşey işitmezler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 25. ayet

  14. Vâkıa suresi, 26. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 26. ayet. إِلَّا قِيلًا سَلَٰمًا سَلَٰمًا

    illâ ḳîlen selâmen selâmâ.

    İbni Kesir

    Yalnız selama karşılık; selam, denir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 26. ayet

  15. Vâkıa suresi, 27. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 27. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْيَمِينِ

    veaṣḥâbü-lyemîni mâ aṣḥâbü-lyemîn.

    İbni Kesir

    Sağcılar; ne bahtiyardır o sağcılar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 27. ayet

  16. Vâkıa suresi, 28. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 28. ayet. فِى سِدْرٍ مَّخْضُودٍ

    fî sidrim maḫḍûd.

    İbni Kesir

    Dikensiz kiraz,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 28. ayet

  17. Vâkıa suresi, 29. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 29. ayet. وَطَلْحٍ مَّنضُودٍ

    veṭalḥim menḍûd.

    İbni Kesir

    Salkımları sarkmış muz ağaçları,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 29. ayet

  18. Vâkıa suresi, 30. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 30. ayet. وَظِلٍّ مَّمْدُودٍ

    veżillim memdûd.

    İbni Kesir

    Yayılmış gölge,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 30. ayet

  19. Vâkıa suresi, 31. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 31. ayet. وَمَآءٍ مَّسْكُوبٍ

    vemâim meskûb.

    İbni Kesir

    Çağlayan su,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 31. ayet

  20. Vâkıa suresi, 32. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 32. ayet. وَفَٰكِهَةٍ كَثِيرَةٍ

    vefâkihetin keŝîrah.

    İbni Kesir

    Bir çok meyve,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 32. ayet

  21. Vâkıa suresi, 33. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 33. ayet. لَّا مَقْطُوعَةٍ وَلَا مَمْنُوعَةٍ

    lâ maḳṭû`ativ velâ memnû`ah.

    İbni Kesir

    Bitip tükenmeyen ve yasaklanmayan.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 33. ayet

  22. Vâkıa suresi, 34. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 34. ayet. وَفُرُشٍ مَّرْفُوعَةٍ

    vefüruşim merfû`ah.

    İbni Kesir

    Yükseltilmiş döşekler üstündedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 34. ayet

  23. Vâkıa suresi, 35. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 35. ayet. إِنَّآ أَنشَأْنَٰهُنَّ إِنشَآءً

    innâ enşe'nâhünne inşââ.

    İbni Kesir

    Gerçekten Biz; onları, yeni bir yaratılışla yarattık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 35. ayet

  24. Vâkıa suresi, 36. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

    fece`alnâhünne ebkârâ.

    İbni Kesir

    Ve onları el değmemişler kıldık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 36. ayet

  25. Vâkıa suresi, 37. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 37. ayet. عُرُبًا أَتْرَابًا

    `uruben etrâbâ.

    İbni Kesir

    Eşlerine düşkün hep bir yaşıtlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 37. ayet

  26. Vâkıa suresi, 38. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 38. ayet. لِّأَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    liaṣḥâbi-lyemîn.

    İbni Kesir

    Sağcılar için.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 38. ayet

  27. Vâkıa suresi, 39. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 39. ayet. ثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْأَوَّلِينَ

    ŝülletüm mine-l'evvelîn.

    İbni Kesir

    Bir çoğu öncekilerden,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 39. ayet

  28. Vâkıa suresi, 40. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 40. ayet. وَثُلَّةٌ مِّنَ ٱلْـَٔاخِرِينَ

    veŝülletüm mine-l'âḫirîn.

    İbni Kesir

    Bir çoğu da sonrakilerdendir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 40. ayet

Soldakilerin hâli 41–56

  1. Vâkıa suresi, 41. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 41. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلشِّمَالِ

    veaṣḥâbü-şşimâli mâ aṣḥâbü-şşimâl.

    İbni Kesir

    Solcular da. Solcular kimlerdir?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 41. ayet

  2. Vâkıa suresi, 42. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 42. ayet. فِى سَمُومٍ وَحَمِيمٍ

    fî semûmiv veḥamîm.

    İbni Kesir

    Kızgın ateşte, kaynar sulardadırlar.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 42. ayet

  3. Vâkıa suresi, 43. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 43. ayet. وَظِلٍّ مِّن يَحْمُومٍ

    veżillim miy yaḥmûm.

    İbni Kesir

    Ve kapkara dumandan bir gölge içindedirler.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 43. ayet

  4. Vâkıa suresi, 44. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 44. ayet. لَّا بَارِدٍ وَلَا كَرِيمٍ

    lâ bâridiv velâ kerîm.

    İbni Kesir

    Ne serindir, ne de hoştur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 44. ayet

  5. Vâkıa suresi, 45. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 45. ayet. إِنَّهُمْ كَانُوا۟ قَبْلَ ذَٰلِكَ مُتْرَفِينَ

    innehüm kânû ḳable ẕâlike mütrafîn.

    İbni Kesir

    Çünkü onlar; bundan önce refahla şımarmışlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 45. ayet

  6. Vâkıa suresi, 46. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 46. ayet. وَكَانُوا۟ يُصِرُّونَ عَلَى ٱلْحِنثِ ٱلْعَظِيمِ

    vekânû yüṣirrûne `ale-lḥinŝi-l`ażîm.

    İbni Kesir

    Ve büyük günah işlemekte direnip dururlardı.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 46. ayet

  7. Vâkıa suresi, 47. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 47. ayet. وَكَانُوا۟ يَقُولُونَ أَئِذَا مِتْنَا وَكُنَّا تُرَابًا وَعِظَٰمًا أَءِنَّا لَمَبْعُوثُونَ

    vekânû yeḳûlûne eiẕâ mitnâ vekünnâ türâbev ve`iżâmen einnâ lemeb`ûŝûn.

    İbni Kesir

    Ve derlerdi ki: Öldüğümüzde, toprak ve kemik yığını olduğumuzda mı, gerçekten biz mi yeniden diriltileceğiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 47. ayet

  8. Vâkıa suresi, 48. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ

    eveâbâüne-l'evvelûn.

    İbni Kesir

    Önce gelmiş geçmiş atalarımız da mı?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 48. ayet

  9. Vâkıa suresi, 49. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 49. ayet. قُلْ إِنَّ ٱلْأَوَّلِينَ وَٱلْـَٔاخِرِينَ

    ḳul inne-l'evvelîne vel'âḫirîn.

    İbni Kesir

    De ki: Şüphesiz hem öncekiler, hem sonrakiler,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 49. ayet

  10. Vâkıa suresi, 50. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ

    lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.

    İbni Kesir

    Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 50. ayet

  11. Vâkıa suresi, 51. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 51. ayet. ثُمَّ إِنَّكُمْ أَيُّهَا ٱلضَّآلُّونَ ٱلْمُكَذِّبُونَ

    ŝümme inneküm eyyühe-ḍḍâllûne-lmükeẕẕibûn.

    İbni Kesir

    Sonra gerçekten siz ey sapıklar, yalanlayıcılar;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 51. ayet

  12. Vâkıa suresi, 52. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 52. ayet. لَـَٔاكِلُونَ مِن شَجَرٍ مِّن زَقُّومٍ

    leâkilûne min şecerim min zeḳḳûm.

    İbni Kesir

    Muhakkak ki yiyeceksiniz zakkum ağacından.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 52. ayet

  13. Vâkıa suresi, 53. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 53. ayet. فَمَالِـُٔونَ مِنْهَا ٱلْبُطُونَ

    femâliûne minhe-lbüṭûn.

    İbni Kesir

    Karınlarınızı dolduracaksınız hep ondan.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 53. ayet

  14. Vâkıa suresi, 54. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 54. ayet. فَشَٰرِبُونَ عَلَيْهِ مِنَ ٱلْحَمِيمِ

    feşâribûne `aleyhi mine-lḥamîm.

    İbni Kesir

    Üstüne de içeceksiniz o kaynar sudan.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 54. ayet

  15. Vâkıa suresi, 55. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 55. ayet. فَشَٰرِبُونَ شُرْبَ ٱلْهِيمِ

    feşâribûne şürbe-lhîm.

    İbni Kesir

    Susamış develerin suya saldırışı gibi içeceksiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 55. ayet

  16. Vâkıa suresi, 56. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 56. ayet. هَٰذَا نُزُلُهُمْ يَوْمَ ٱلدِّينِ

    hâẕâ nüzülühüm yevme-ddîn.

    İbni Kesir

    İşte ceza günü onlara sunulacak ziyafet budur.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 56. ayet

Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? 57–74

  1. Vâkıa suresi, 57. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 57. ayet. نَحْنُ خَلَقْنَٰكُمْ فَلَوْلَا تُصَدِّقُونَ

    naḥnü ḫalaḳnâküm felevlâ tüṣaddiḳûn.

    İbni Kesir

    Sizi; Biz, yarattık. Hala tasdik etmez misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 57. ayet

  2. Vâkıa suresi, 58. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 58. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تُمْنُونَ

    eferaeytüm mâ tümnûn.

    İbni Kesir

    Söyleyin öyleyse; dökmekte olduğunuz meni nedir?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 58. ayet

  3. Vâkıa suresi, 59. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 59. ayet. ءَأَنتُمْ تَخْلُقُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلْخَٰلِقُونَ

    eentüm taḫlüḳûnehû em naḥnü-lḫâliḳûn.

    İbni Kesir

    Onu siz mi yaratıyorsunuz, yoksa yaratanlar Biz miyiz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 59. ayet

  4. Vâkıa suresi, 60. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 60. ayet. نَحْنُ قَدَّرْنَا بَيْنَكُمُ ٱلْمَوْتَ وَمَا نَحْنُ بِمَسْبُوقِينَ

    naḥnü ḳaddernâ beynekümü-lmevte vemâ naḥnü bimesbûḳîn.

    İbni Kesir

    Biz, takdir ettik aranızda ölümü. Ve Biz, önüne geçilecekler de değiliz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 60. ayet

  5. Vâkıa suresi, 61. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 61. ayet. عَلَىٰٓ أَن نُّبَدِّلَ أَمْثَٰلَكُمْ وَنُنشِئَكُمْ فِى مَا لَا تَعْلَمُونَ

    `alâ en nübeddile emŝâleküm venünşieküm fî mâ lâ ta`lemûn.

    İbni Kesir

    Yerinize benzerlerinizi getirmekte ve sizi bilemeyeceğiniz bir yaratılışla tekrar var etmekte.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 61. ayet

  6. Vâkıa suresi, 62. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 62. ayet. وَلَقَدْ عَلِمْتُمُ ٱلنَّشْأَةَ ٱلْأُولَىٰ فَلَوْلَا تَذَكَّرُونَ

    veleḳad `alimtümü-nneş'ete-l'ûlâ felevlâ teẕekkerûn.

    İbni Kesir

    Andolsun ki; ilk yaratılışınızı bildiniz. İyice düşünmeli değil misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 62. ayet

  7. Vâkıa suresi, 63. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

    eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

    İbni Kesir

    Şimdi Bana; ekmekte olduğunuzu haber verin.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 63. ayet

  8. Vâkıa suresi, 64. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 64. ayet. ءَأَنتُمْ تَزْرَعُونَهُۥٓ أَمْ نَحْنُ ٱلزَّٰرِعُونَ

    eentüm tezra`ûnehû em naḥnü-zzâri`ûn.

    İbni Kesir

    Onu, siz mi bitiriyorsunuz, yoksa Biz miyiz, bitirenler?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 64. ayet

  9. Vâkıa suresi, 65. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 65. ayet. لَوْ نَشَآءُ لَجَعَلْنَٰهُ حُطَٰمًا فَظَلْتُمْ تَفَكَّهُونَ

    lev neşâü lece`alnâhü ḥuṭâmen feżaltüm tefekkehûn.

    İbni Kesir

    Dilersek Biz, onu çörçöp yaparız da şaşar kalırsınız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 65. ayet

  10. Vâkıa suresi, 66. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 66. ayet. إِنَّا لَمُغْرَمُونَ

    innâ lemugramûn.

    İbni Kesir

    Doğrusu borç altına girdik,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 66. ayet

  11. Vâkıa suresi, 67. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 67. ayet. بَلْ نَحْنُ مَحْرُومُونَ

    bel naḥnü maḥrûmûn.

    İbni Kesir

    Daha doğrusu biz mahrumlarız.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 67. ayet

  12. Vâkıa suresi, 68. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 68. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلْمَآءَ ٱلَّذِى تَشْرَبُونَ

    eferaeytümü-lmâe-lleẕî teşrabûn.

    İbni Kesir

    Söyleyin Bana şimdi, içmekte olduğunuz suyu;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 68. ayet

  13. Vâkıa suresi, 69. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 69. ayet. ءَأَنتُمْ أَنزَلْتُمُوهُ مِنَ ٱلْمُزْنِ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنزِلُونَ

    eentüm enzeltümûhü mine-lmüzni em naḥnü-lmünzilûn.

    İbni Kesir

    Onu buluttan siz mi indirdiniz, yoksa Biz miyiz indirenler?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 69. ayet

  14. Vâkıa suresi, 70. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 70. ayet. لَوْ نَشَآءُ جَعَلْنَٰهُ أُجَاجًا فَلَوْلَا تَشْكُرُونَ

    lev neşâü ce`alnâhü ücâcen felevlâ teşkürûn.

    İbni Kesir

    İsteseydik onu tuzlu bir su kılardık. Öyleyse şükretmeli değil misiniz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 70. ayet

  15. Vâkıa suresi, 71. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 71. ayet. أَفَرَءَيْتُمُ ٱلنَّارَ ٱلَّتِى تُورُونَ

    eferaeytümü-nnâra-lletî tûrûn.

    İbni Kesir

    Söyleyin bana, şimdi çakmakta olduğunuz ateşi,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 71. ayet

  16. Vâkıa suresi, 72. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 72. ayet. ءَأَنتُمْ أَنشَأْتُمْ شَجَرَتَهَآ أَمْ نَحْنُ ٱلْمُنشِـُٔونَ

    eentüm enşe'tüm şeceratehâ em naḥnü-lmünşiûn.

    İbni Kesir

    Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa Biz miyiz yaratanlar?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 72. ayet

  17. Vâkıa suresi, 73. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 73. ayet. نَحْنُ جَعَلْنَٰهَا تَذْكِرَةً وَمَتَٰعًا لِّلْمُقْوِينَ

    naḥnü ce`alnâhâ teẕkiratev vemetâ`al lilmuḳvîn.

    İbni Kesir

    Biz, onu bir ibret ve konaklayanlar için faydalı kıldık.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 73. ayet

  18. Vâkıa suresi, 74. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    İbni Kesir

    Öyleyse Rabbını o büyük adıyla tesbih et.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 74. ayet

Kur'an'ın değeri 75–82

  1. Vâkıa suresi, 75. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 75. ayet. فَلَآ أُقْسِمُ بِمَوَٰقِعِ ٱلنُّجُومِ

    felâ uḳsimü bimevâḳi`i-nnücûm.

    İbni Kesir

    Hayır yıldızların yerleri üzerine yemin ederim;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 75. ayet

  2. Vâkıa suresi, 76. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 76. ayet. وَإِنَّهُۥ لَقَسَمٌ لَّوْ تَعْلَمُونَ عَظِيمٌ

    veinnehû leḳasemül lev ta`lemûne `ażîm.

    İbni Kesir

    Gerçekten bilseniz bu, büyük bir yemindir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 76. ayet

  3. Vâkıa suresi, 77. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 77. ayet. إِنَّهُۥ لَقُرْءَانٌ كَرِيمٌ

    innehû leḳur'ânün kerîm.

    İbni Kesir

    Şüphesiz o; şerefli bir Kur'an'dır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 77. ayet

  4. Vâkıa suresi, 78. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 78. ayet. فِى كِتَٰبٍ مَّكْنُونٍ

    fî kitâbim meknûn.

    İbni Kesir

    Korunmuş bir kitabdadır.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 78. ayet

  5. Vâkıa suresi, 79. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 79. ayet. لَّا يَمَسُّهُۥٓ إِلَّا ٱلْمُطَهَّرُونَ

    lâ yemessühû ille-lmüṭahherûn.

    İbni Kesir

    Ona arınmış olanlardan başkası dokunamaz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 79. ayet

  6. Vâkıa suresi, 80. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 80. ayet. تَنزِيلٌ مِّن رَّبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    tenzîlüm mir rabbi-l`âlemîn.

    İbni Kesir

    Alemlerin Rabbından indirilmedir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 80. ayet

  7. Vâkıa suresi, 81. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 81. ayet. أَفَبِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَنتُم مُّدْهِنُونَ

    efebihâẕe-lḥadîŝi entüm müdhinûn.

    İbni Kesir

    Siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 81. ayet

  8. Vâkıa suresi, 82. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 82. ayet. وَتَجْعَلُونَ رِزْقَكُمْ أَنَّكُمْ تُكَذِّبُونَ

    vetec`alûne rizḳaküm enneküm tükeẕẕibûn.

    İbni Kesir

    Rızkınızı yalanlamakla mı çıkarıyorsunuz?

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 82. ayet

Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu 83–96

  1. Vâkıa suresi, 83. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 83. ayet. فَلَوْلَآ إِذَا بَلَغَتِ ٱلْحُلْقُومَ

    felevlâ iẕâ belegati-lḥulḳûm.

    İbni Kesir

    Hele can boğaza gelince;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 83. ayet

  2. Vâkıa suresi, 84. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 84. ayet. وَأَنتُمْ حِينَئِذٍ تَنظُرُونَ

    veentüm ḥîneiẕin tenżurûn.

    İbni Kesir

    O vakit görürsünüz siz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 84. ayet

  3. Vâkıa suresi, 85. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

    venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

    İbni Kesir

    Biz ona sizden daha yakınız, ama görmezsiniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 85. ayet

  4. Vâkıa suresi, 86. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 86. ayet. فَلَوْلَآ إِن كُنتُمْ غَيْرَ مَدِينِينَ

    felevlâ in küntüm gayra medînîn.

    İbni Kesir

    Madem ki ceza görmeyecekmişsiniz,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 86. ayet

  5. Vâkıa suresi, 87. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 87. ayet. تَرْجِعُونَهَآ إِن كُنتُمْ صَٰدِقِينَ

    terci`ûnehâ in küntüm ṣâdiḳîn.

    İbni Kesir

    Onu geri çevirsenize. Şayet sadıklar iseniz.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 87. ayet

  6. Vâkıa suresi, 88. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 88. ayet. فَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُقَرَّبِينَ

    feemmâ in kâne mine-lmüḳarrabîn.

    İbni Kesir

    Eğer o kişi gözdelerden ise;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 88. ayet

  7. Vâkıa suresi, 89. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 89. ayet. فَرَوْحٌ وَرَيْحَانٌ وَجَنَّتُ نَعِيمٍ

    feravḥuv verayḥânüv vecennâtü ne`îm.

    İbni Kesir

    Rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 89. ayet

  8. Vâkıa suresi, 90. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 90. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    veemmâ in kâne min aṣḥâbi-lyemîn.

    İbni Kesir

    Şayet sağcılardan ise;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 90. ayet

  9. Vâkıa suresi, 91. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ

    feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.

    İbni Kesir

    Selem sana sağcılardan.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 91. ayet

  10. Vâkıa suresi, 92. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ

    veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.

    İbni Kesir

    Eğer sapık yalanlayıcılardan ise;

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 92. ayet

  11. Vâkıa suresi, 93. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 93. ayet. فَنُزُلٌ مِّنْ حَمِيمٍ

    fenüzülüm min ḥamîm.

    İbni Kesir

    İşte ona da kaynar sudan bir ziyafet,

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 93. ayet

  12. Vâkıa suresi, 94. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ

    vetaṣliyetü ceḥîm.

    İbni Kesir

    Ve cehenneme atılış.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 94. ayet

  13. Vâkıa suresi, 95. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 95. ayet. إِنَّ هَٰذَا لَهُوَ حَقُّ ٱلْيَقِينِ

    inne hâẕâ lehüve ḥaḳḳu-lyeḳîn.

    İbni Kesir

    Şüphesiz ki bu; kesin gerçeğin kendisidir.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 95. ayet

  14. Vâkıa suresi, 96. ayet — tek başına aç

    Vâkıa suresi, 96. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ

    fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.

    İbni Kesir

    Öyleyse Rabbını büyük adıyla tesbih et.

    Ayet detayı — Vâkıa suresi, 96. ayet