Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 36. ayet

Vâkıa suresi, 36. ayet. فَجَعَلْنَٰهُنَّ أَبْكَارًا

fece`alnâhünne ebkârâ.

Diyanet İşleri

(36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 33–39 · surenin 36. ayeti / 96

Konu Öne geçenlerin ve sağdakilerin nimetleri Vâkıa 13–40 3

  1. Vâkıa 33–34

    (28-34) (Onlar), dikensiz sidir ağaçları ve meyveleri küme küme dizili muz ağaçları altında, yayılmış sürekli bir gölgede, çağlayan bir su başında, tükenmeyen ve yasaklanmayan çok çeşitli meyveler içinde ve yüksek döşekler üzerindedirler.

  2. Vâkıa 35

    Biz onları (hurileri) yepyeni bir yaratılışta yarattık.

  3. 36–38

    (36-38) Onları ahiret mutluluğuna erenler için, hep bir yaşta eşlerini çok seven gösterişli bakireler yaptık.

  4. Vâkıa 39

    (39-40) Bunların birçoğu öncekilerden, birçoğu da sonrakilerdendir.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 35–38. ayetler için yazılmıştır.

35. “Biz o (cennet kadınlarını)” cennet ehli olan kadınları, dünyadaki yaratılıştan başka, kâmil ve yok olması kabil olmayan bir şekilde “yeniden yarattık.”

36. “Onları hem” küçükleri ile büyükleri ile “bakire kıldık.” İfadelerin genel oluşu, hem hurileri hem de dünya kadınlarını kapsamaktadır. Bu bakire oluş vasfı hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır.

37. Aynı şekilde onlar “eşlerine düşkün ve yaşıt” olacaklardır. Bu özelik de hiçbir zaman onlardan ayrılmayacaktır. (“Eşlerine düşkün” diye meali verilen) “عُرُبًا ”; kocası tarafından çok sevilen, güzel konuşan, güzel görünüşlü, nazlı, sevgi dolu olan kadın demektir. Böyle bir kadın konuştuğu zaman insanın aklını başından alır, konuşmasını dinleyen sözü bitmesin diye arzu eder. Hele de oldukça güzel seslerle ve neşe verici nağmelerle şarkı söylediği vakit. Böylesinin edebine, heybetine, davranışına baktığı zaman kocasının kalbi sevinç ve neşe ile dolar. Bir yerden bir başka yere geçti mi orası onun güzel kokusu ve aydınlığı ile dolar. Bu güzelliğe cima esnasındaki cilveleri de dahildir.

Yaşıt olmalarına gelince bu gençlik yaşının kemâli olarak kabul edilen otuz üç yaş olacaktır.

İşte onların hanımları kocalarına düşkün ve hep aynı yaşta olacak, uyumlu, geçimli, hoşnut, hoşnut edici olacaklardır. Ne üzen, ne üzülenlerden olmayacaklardır. Aksine onlar ruhların sevinci ve gözlerin aydınlığı olacaklardır.

38. İşte bütün bunlar “amel defterleri sağdan verilenler için” hazırlanmıştır.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Onları daha önceden el değmemiş bakireler kıldık.

Kelimeler

2 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. فَجَعَلْنَـٰهُنَّ fe cealnahunne onları yapmışızdır kök: جعل
  2. أَبْكَارًا ebkaran bakireler kök: بكر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    "Bizim için Rabbine dua et de onun nasıl bir sığır olduğunu bize açıklasın." dediler. Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki: O, ne yaşlı, ne körpe, ikisi…

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    Zekeriya, "Rabbim! (çocuğum olacağına dair) bana bir alamet ver" dedi. Allah da şöyle dedi: "Senin için alamet, insanlarla üç gün konuşamaman, ancak…

  • Aynı kök: بكر (12 geçiş)

    Derken Zekeriya ibadet yerinden halkının karşısına çıktı. (Konuşmak istedi, konuşamadı) ve onlara "Sabah akşam Allah'ı tespih edin" diye işaret etti.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

62 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

(34, 35, 36, 37) (Uyumlu), yepyeni olarak şekillendirdiğimiz ve tamamen yeni bir yaratılışla oluşturduğumuz kabartılmış döşeklerde dipnot 1 (onlara ödüller verilecektir).

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Ayetteki [hünne] zamiri öncesindeki [furuş] kelimesine gitmektedir. Esasında bu zamir 27. ayetten itibaren başlayan pasajda "sağın halkına verilecek ödüllere de gidebilir. Sanıldığı gibi bu zamir her zaman hakiki [müennes] denen kadınlarla ilgili kullanılmamakta, dolayısıyla konunun dişi kabul edilen hurilerle herhangi bir ilgisi bulunmamaktadır. Çünkü bu çoğul zamir farklı varlıkların çoğul kullanımları için de söz konusu edilmektedir. Genelde konu hurilerle ilgili görülse de bizim kanaatimiz bunun "döşeklerle" ilgili olduğu yönündedir.

Mustafa İslamoğlu

ve onları bakir/bakire olarak var edeceğiz:

Muhammed Esed

ve bakireler olarak dirilteceğiz,

Ahmed Hulusi

Onları daha önce hiç kullanılmamış türden oluşturduk!

Ali Bulaç

Onları hep bakireler olarak kıldık,

Ali Özek ve heyeti

Onları, eşlerine bâkireler kıldık.

Ali Rıza Safa

Böylece, el değmemişler olarak yeniden yaşam vereceğiz. dipnot 492

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 492
    "El değmemişler" tanımlaması, kimi Kur'an çevirilerinde, "Bakireler" veya "Kız oğlan kızlar" veya "Eşlerini çok seven gösterişli bakireler" veya "Defterleri sağdan verilenler için yaratılmış kızlar" veya "Kullanılmamış kızlar" biçiminde çevrilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

- Sağdakiler için biz, kadınları yeniden biçimlendiririz. Onları genç kızlar haline getiririz. Eşleri tarafından sevilen yaşıt genç kızlar. Bütün bunlar amel defteri sağından verilenler içindir. Onların birçoğu öncekilerden,birçoğu da sonrakilerdendir.

Edip Yüksel

Onları gençleştirdik.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Onları, gençleştirdik.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

onları bakire kılmışızdır,

Elmalılı Hamdi Yazır

(36-37) Kılmışızdır bir yaşıd ebkar-i şeyda

Erhan Aktaş

Onları dokunulmamışlar[1] yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Onları dokunulmamışlar dipnot 1 yaptık.

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Hiç kullanılmamış, üzerinde yatılmamış döşekler.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Onları dokunulmamışlar yaptık.

Gültekin Onan

Onları hep bakireler olarak kıldık,

Hasan Basri Çantay

(36-37) kız oğlan kızlar, zevcelerine sevgi ile düşkün, hep bir yaşıt yapdık,

İbni Kesir

Ve onları el değmemişler kıldık.

Mehmet Alagaş

(27-40) Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Dikensiz sedir ağacı (Kirazlar) içinde , küme küme, salkım salkım muzlar, uzayan gölgeler, çağlayan sular, y asaklanması olmayan ve kesintisi olmayan çokça meyveler, yükseltilmiş döşekler, kadınları, sağın sahipleri için yeniden inşa edeceğiz, onları bakire, sevgi dolu, denk, yaşıt ve uyumlu yapacağız , evvelkilerden bir sülale sonrakilerden de bir sülale.

Rowwad Tercüme Merkezi

Onları bakireler kıldık.

Süleyman Ateş

Onları bakireler yapmışızdır.

Süleymaniye Vakfı

Onları ilk olarak (orada) yarattık dipnot 1 .

Süleymaniye Vakfı — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "İlk olarak" diye anlam verilen kelime "(بكر) bikr"in çoğulu olan "(أبكار) ebkar"dır. Bikr'in kök anlamı, bir şeyin ilki ve başlangıcı olmaktır (Mekayis'ul-luğa (بكر) md.). Bu kelime, bakire kadınlar için de kullanılır. Tefsir ve mealler, "(فَجَعَلْنَاهُنَّ أَبْكَارًا)" ayetine "onları ilk defa (orada) yarattık" yerine "onları bakireler yaptık" anlamı vermişlerdir. Halbuki hurilerle ilk defa cennette karşılaşılacağını söyleyen başka ayetler de vardır (Rahman 55/56, 72-74).

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Her birini birer bakire kıldık.

Şaban Britch

Onları bakireler şeklinde yarattık.

Şaban Piriş

Onları bakireler şeklinde yarattık.

Yaşar Nuri Öztürk

Hepsini bakireler yapmışızdır,

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

We made them virgins, a symbol of purity, and maidens in a state of inviolate chastity,

Abdul Haleem

virginal,

Abdullah Yusuf Ali

And made them virgin - pure (and undefiled), -

Abul A'la Maududi

and shall have made them virgins, dipnot 1

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    This signifies the virtuous women of the world, who will enter Paradise on the basis of their faith and good works. Allah will make them young no matter how aged they might have died in the world; will make them beautiful whether or not they were beautiful in the world; and will make them virgins whether they died virgins in the world or after bearing children. If their husbands also entered Paradise with them, they would be joined with them. Otherwise, Allah will wed them to another dweller in Paradise. This very explanation of this verse has been reported from the Prophet (peace be upon him) in several Ahadith. According to Shama ile Tirmidhi, an old woman requested the Prophet (peace be upon him) to pray for her admission to Paradise. The Prophet (peace be upon him) replied: No old woman will enter Paradise. Hearing this the woman went back crying. Thereupon the Prophet (peace be upon him) said to the people: Tell her that she will not enter Paradise as an old woman, for Allah says: We shall create them anew and make them virgins. Ibn Abi Hatim has related, on the authority of Salamah bin Yazid, that he heard the Prophet (peace be upon him) explain this verse, thus: This implies the women of the world; whether they died virgins or married. Tabarani contains a lengthy tradition related from Umm Salamah according to which she asked the Prophet (peace be upon him) the meaning of the several references in the Quran to the women of Paradise. In answer, he explained this very verse and said: These are the women who died as aged and decayed women, with sticky eyes and gray hair; after this old age Allah will again make them young and virgins. Umm Salamah asked: If a woman had several husbands in the world, one after the other, to whom will she belong in Paradise? The Prophet (peace be upon him) replied: She will he asked to make her own choice, and she will choose the one who had the best moral character. She will say: O my Lord, make me his wife, for he was the best in his conduct and dealings with me. O Umm Salamah, good moral conduct has carried off all the good of this world and the Hereafter. (For further explanation, see(E.N. 51 of Surah Ar-Rahman).

Aisha Bewley

and made them purest virgins,

Al-Hilali & Khan

And made them virgins.

Ali Quli Qarai

and made them virgins,

Amatul Rahman Omar

And have made them virgins, pure and undefiled.

Arthur John Arberry

and We made them spotless virgins,

Bijan Moeinian

. . perfect matched…

E. Henry Palmer

And made them virgins,

Edip-Layth

Made them young.

George Sale

And We have made them virgins,

Hamid S. Aziz

And made them virgins pure,

Mahmoud Ghali

So We have made them virgins,

Marmaduke Pickthall

And made them virgins,

Mohamed Ahmed - Samira

And made them virginal,

Muhammad Asad

having resurrected them as virgins,

Mustafa Khattab

making them virgins,

Progressive Muslims

And made them never previously touched.

Rashad Khalifa

Never previously touched.

Sahih International

And made them virgins,

Sam Gerrans

And made them virgins,

Shabbir Ahmed

And made them of unparalleled virtue.

Syed Vickar Ahamed

And made them virgin, pure (and untouched)—

Taqi Usmani

and have made them virgins,

The Monotheist Group

And made them never previously touched.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 36. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 36. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 36. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩