Diyanet İşleri
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 50. ayet. لَمَجْمُوعُونَ إِلَىٰ مِيقَٰتِ يَوْمٍ مَّعْلُومٍ
lemecmû`ûne ilâ mîḳâti yevmim ma`lûm.
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Soldakilerin hâli Vâkıa 41–56 3
Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"
"Evvelki atalarımız da mı?"
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Karınlarınızı ondan dolduracaksınız.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 49–50. ayetler için yazılmıştır.
49-50. Yani de ki: Önce yaratılanların da sonra yaratılanların da hepsini Allah, öldükten sonra diriltecektir. Onları vadesi belli bir günde toplayıp bir araya getirecektir. Yüce Allah, bütün yaratılmışların yok olmasından sonra kulları için böylece takdir etmiş ve teklîf yurdunda (dünyada) yaptıkları işlerinin karşılığını vermeyi murad etmiştir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Hesap ve karşılık için kıyamet gününde bir araya getirileceklerdir.
Aynı kök: وقت (13 geçiş)
Sana, hilalleri soruyorlar. De ki: "Onlar, insanlar ve hac için vakit ölçüleridir. İyilik, evlere arkalarından girmeniz değildir. Ama iyi davranış,…
Aynı kök: وقت (13 geçiş)
Namazı kıldınız mı, gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yan yatarak hep Allah'ı anın. Güvene kavuştunuz mu namazı tam olarak kılın. Çünkü namaz,…
Aynı kök: وقت (13 geçiş)
Musa'ya otuz gece süre belirledik, buna on (gece) daha kattık. Böylece Rabbinin belirlediği vakit kırk geceye tamamlandı. Musa, kardeşi Harun'a,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Bilinen bir günün belirlenen vaktinde mutlaka toplanacaksınız." dipnot 1
elbet (sadece Allah tarafından) bilinen bir günün belirli vaktinde bir araya toplanacaklar.
(yalnızca Allah tarafından) bilinen bir Gün'ün belirlenmiş olan bir vaktinde bir araya getirilecekler;
"Bilinen bir sürecin buluşma vaktinde elbette toplanacaklardır!"
"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
belli bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır!
Bilinen bir günün, belirlenmiş bir zamanında kesinlikle toplanacaklar.
- Şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?" De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de,belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir."
"Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır."
'Bilinen günün buluşma anı için toplanacaklardır.'
belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır!"
Labüd cem' olunacaklar mikatına ma'lum bir günün
Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.
Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.
Bilinen günün belli olan zamanında kesinlikle toplanmış olacaklar.
"Bilinen bir günün belli vaktinde mutlaka toplanacaklardır."
ma'lum bir günün muayyen vaktında behemehal toplanacaklardır".
Belli bir günün belli bir vaktinde mutlaka toplanacaklardır.
(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
"Belli bir günün buluşma vakti için mutlaka toplanacaklardır."
bilinen günün belirlenen vaktinde (diriltilip), kesinlikle bir araya toplanacaklardır dipnot 1 ."
Hepsi belli günün belli vaktinde bir araya toplanacaklardır."
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
Belli bir günün, belli bir vaktinde bir araya getirileceksiniz.
Bilinen bir günün buluşma vakti/buluşma yerinde mutlaka biraraya getirileceklerdir.
" Shall all be gathered at a certain time on a predestined Day which shall neither be postdated nor anticipated. "?
will all be gathered on a predetermined Day
"All will certainly be gathered together for the meeting appointed for a Day well-known.
shall all be brought together on an appointed Day.
to the appointment of a specified Day.
"All will surely be gathered together for appointed Meeting of a known Day.
will all be gathered for the tryst of a known day.
`Shall all be gathered together at the fixed time of an appointed day.
shall be gathered to the appointed time of a known day.
…. "Surely you and your forefathers all will be gathered together one day, the time of which is already determined by God."
shall surely be gathered together unto the tryst of the well-known day. '
"Will be summoned to a meeting on a predetermined day."
shall surely be gathered together to judgment, at the prefixed time of a known day.
"Shall most surely be gathered together for the appointed hour of a known day.
Will indeed be gathered to the fixed time of a known Day.
Will all be brought together to the tryst of an appointed day.
Will be gathered together on a certain day which is predetermined.
will indeed be gathered together at an appointed time on a Day known [only to God]:
will surely be gathered ˹together˺ for the appointed Day.
"Will be summoned to a meeting on a predetermined Day. "
"Will be summoned to a meeting on a predetermined day.
Are to be gathered together for the appointment of a known Day. "
“Will be gathered together at the appointed time of a known day.”
All will be brought together on a Day assigned at an appointed time. "
"All will certainly be gathered together for the meeting appointed for a well-known Day
will be gathered together for a fixed time of a specified Day.
"Will be summoned to a meeting on a predetermined Day."