Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 63. ayet

Vâkıa suresi, 63. ayet. أَفَرَءَيْتُم مَّا تَحْرُثُونَ

eferaeytüm mâ taḥruŝûn.

Diyanet İşleri

Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 60–66 · surenin 63. ayeti / 96

Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3

  1. Vâkıa 60–61

    (60-61) Sizin yerinize benzerlerinizi getirmek ve sizi bilemeyeceğiniz bir şekilde yeniden yaratmak üzere aranızda ölümü biz takdir ettik. (Bu konuda) bizim önümüze geçilmez.

  2. Vâkıa 62

    Andolsun, birinci yaratılışı(nızı) biliyorsunuz. O halde düşünseniz ya!

  3. 63

    Ektiğiniz tohuma ne dersiniz?!

  4. Vâkıa 64

    Onu siz mi bitiriyorsunuz, yoksa bitiren biz miyiz?

  5. Vâkıa 65

    Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşkınlık içinde şöyle geveleyip dururdunuz:

  6. Vâkıa 66

    "Muhakkak biz çok ziyandayız!"

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 63–67. ayetler için yazılmıştır.

63. Yüce Allah, bu buyrukları ile kullarına lütfunu hatırlatmakta ve bu yolla onları kendisini tevhîd etmeye, kendisine ibadet etmeye ve kendisine dönmeye davet etmektedir.

Çünkü onlara kendileri için kolaylaştırmış olduğu ekin ekmek, meyve ve mahsuller edinmek gibi bir nimet vermiştir. Bu sayede onların zaruri ihtiyaçlarını ve menfaatlerini temin eden temel gıdalar, rızıklar ve meyveler ortaya çıkmaktadır ki bunlara karşı şükretmek ve haklarını edâ etmek şöyle dursun onları saymaya dahi güçleri yetmez. İhsan ettiği bu lütufları onlara itiraf ettirerek şöyle buyurmaktadır:

64. “Onu siz mi bitiriyorsunuz yoksa bitiren Biz miyiz?” Yani onları yerden bitki halinde çıkartanlar sizler misiniz? Onu büyütüp geliştirenler sizler misiniz? Başağını ve meyvesini çıkartan ve nihayet biçilecek tane haline getiren ve olgunlaştıran sizler misiniz? Yoksa bütün bunları tek başına yaratan ve size bu nimetleri ihsan eden Allah mıdır?

Sizin bütün yaptığınız yeri sürmek, kazmak ve oraya tohum atmaktan ibarettir. Bundan sonra neler olduğunu bilemediğiniz gibi bunun ötesine de gücünüz yetmez. Bununla birlikte Yüce Allah, eğer onları korumasaydı, hayatta kaldıkları sürece ihtiyaçlarını karşılamasaydı ve insanların bir süreye kadar onlardan yararlanmaları için onların varlıklarını muhafaza etmeseydi o tohum ve ekinlerin tehlikelere maruz kalacağına dikkatlerini çekerek şöyle buyurmaktadır:

65. “Dileseydik onu” sürülmüş ekini ve mahsulleri “çerçöpe” faydası ve rızık özelliği olamayacak şekilde kuru ot kırıntılarına “dönüştürürdük de şaşar kalırdınız.” Uğraşıp didindikten, pek çok harcamalar yaptıktan sonra çerçöp olduğu için pişman olur, başınıza gelen musibete üzülürdünüz. Böylelikle neşeniz, sevinciniz kaybolur giderdi.

66. Ve derdiniz ki: “Gerçekten biz ziyana uğradık.” Yani malımız eksildi ve varlığımızı silip süpüren bir musibetle karşı karşıya kaldık.

67. Bundan sonra da bu musibetin başınıza neden geldiğini ve hangi sebepten dolayı böyle bir şeyle karşı karşıya kaldığınızı anlar ve şöyle derdiniz: “Bilakis biz (rızıktan) mahrum bırakıldık.” O halde Yüce Allah’a bu ekini sizin için yeşerttiği, sonra varlığını devam ettirip olgunlaştırdığı ve üzerine faydasından, hayır ve bereketinden sizi mahrum bırakacak afetler göndermediği için hamdedin.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Tarlaya ektiğiniz tohumu görmez misiniz?

Kelimeler

3 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. أَفَرَءَيْتُم eferaeytum gördünüz mü? kök: راي
  2. مَّا ma
  3. تَحْرُثُونَ tehrusune ektiğinizi kök: حرث

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    O, (senin yanından) ayrılınca yeryüzünde bozgunculuk yapmağa, ekin ve nesli yok etmeğe çalışır. Allah ise bozgunculuğu sevmez.

  • Aynı kök: حرث (14 geçiş)

    Kadınlarınız sizin ekinliğinizdir. Ekinliğinize dilediğiniz biçimde varın. Kendiniz için (geleceğe hazırlık olarak) güzel davranışlar takdim edin.…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

58 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Ektiğinizi (tohumu) düşündünüz mü hiç?

Mustafa İslamoğlu

Hiç toprağa ektiğiniz tohumu düşündünüz mü?

Muhammed Esed

Toprağa ektiğiniz tohumu hiç düşündünüz mü?

Ahmed Hulusi

Ekmekte olduklarınızı gördünüz mü?

Ali Bulaç

Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?

Ali Özek ve heyeti

Şimdi bana, ektiğinizi haber verin.

Ali Rıza Safa

Ektiğiniz tohumu görüyor musunuz?

Bayraktar Bayraklı

- Düşündünüz mü ektiklerinizi? Siz mi onları ekin haline getiriyorsunuz yoksa biz mi? Dileseydik, onu kuru bir çöp yapardık da şaşar kalırdınız. "Doğrusu borç altına girdik, daha doğrusu biz yoksul kaldık" derdiniz.

Edip Yüksel

Ektiğinize dikkat ettiniz mi?

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Ektiğinize dikkat ettiniz mi?

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Şimdi gördünüz mü o ektiğiniz tohumu?

Elmalılı Hamdi Yazır

Şimdi gördünüz mü o ekdiğiniz tohumu?

Erhan Aktaş

Ektiklerinizi görmüyor musunuz?

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ektiklerinizi görmüyor musunuz?

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ektiklerinizi görmüyor musunuz?

Gültekin Onan

Şimdi ekmekte olduğunuz (tohum)u gördünüz mü?

Hasan Basri Çantay

Şimdi bana ekmekde olduğunuz (tohum) u haber verin.

İbni Kesir

Şimdi Bana; ekmekte olduğunuzu haber verin.

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Ektiğiniz şeyleri gördünüz mü?

Süleyman Ateş

Ektiğinizi gördünüz mü?

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Yaptığınız tarıma da baktınız mı?

Şaban Britch

Ektiğiniz şeyleri gördünüz mü?

Şaban Piriş

-Ektiğiniz şeyleri gördünüz mü?

Yaşar Nuri Öztürk

Ekmekte olduğunuzu gördünüz mü?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

Do you see the seeds you deposit in the earth so that they may grow?

Abdul Haleem

Consider the seeds you sow in the ground-

Abdullah Yusuf Ali

See ye the seed that ye sow in the ground?

Abul A'la Maududi

Have you considered the seeds you till?

Aisha Bewley

Have you thought about what you cultivate?

Al-Hilali & Khan

Then tell Me about the seed that you sow in the ground.

Ali Quli Qarai

Have you considered what you sow?

Amatul Rahman Omar

Have you ever given thought to that which you sow?

Arthur John Arberry

Have you considered the soil you till?

Bijan Moeinian

Have you ever thought about the seeds that you sow?

E. Henry Palmer

Have ye considered what ye till?

Edip-Layth

Have you noted the crops you reap?

George Sale

What think ye? The grain which ye sow,

Hamid S. Aziz

Have you considered what you sow?

Mahmoud Ghali

Have you then seen (whatever) you till?

Marmaduke Pickthall

Have ye seen that which ye cultivate?

Mohamed Ahmed - Samira

Just ponder over what you sow:

Muhammad Asad

Have you ever considered the seed which you cast upon the soil?

Mustafa Khattab

Have you considered what you sow?

Progressive Muslims

Have you noted the crops you reap

Rashad Khalifa

Have you noted the crops you reap?

Sahih International

And have you seen that [seed] which you sow?

Sam Gerrans

Have you considered that which you sow?

Shabbir Ahmed

Have you thought of the crops that you cultivate?

Syed Vickar Ahamed

Do you see the seed that you sow in the ground?

Taqi Usmani

Well, tell Me about that (seed) which you sow:

The Monotheist Group

Have you noted the crops you reap?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 63. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 63. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 63. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩