Diyanet İşleri
O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 74. ayet. فَسَبِّحْ بِٱسْمِ رَبِّكَ ٱلْعَظِيمِ
fesebbiḥ bismi rabbike-l`ażîm.
O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Yaratma, tohum, su ve ateş: siz mi, biz mi? Vâkıa 57–74 3
Tutuşturduğunuz ateşe ne dersiniz?!
Onun ağacını siz mi yarattınız, yoksa yaratan biz miyiz?
Biz onu bir ibret ve ıssız yerlerde yaşayanlara bir yarar kaynağı kıldık.
O halde, O yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt).
(75-76) Yıldızların yerlerine yemin ederim ki, -eğer bilirseniz, gerçekten bu, büyük bir yemindir-
O, elbette değerli bir Kur'an'dır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
74. Yüce Allah, kulları tarafından övülmeyi, şükredilmeyi ve ibadet edilmeyi gerektiren birtakım nimetlerini söz konusu ettikten sonra tesbih ve tazim edilmesini emrederek şöyle buyurmaktadır:
"O halde yüce Rabbinin adını tesbih et.” İsim ve sıfatları kemâl derecesinde, ihsan ve bağışları pek çok olan pek büyük Rabbini tüm eksikliklerden tenzih et. Kalbinle, dilinle ve azalarınla O’na hamdet. Çünkü O, buna layıktır. Şükredilmek O’nun hakkıdır. O’na nankörlük edilmemelidir. O’nu hatırlamak, unutmamak; O’na itaat etmek, isyan etmemek gerekir.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
-Ey Resul!- Azim olan Rabbini yakışık olmayan her şeyden tenzih et.
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Hani, Rabbin meleklere, "Ben yeryüzünde bir halife yaratacağım" demişti. Onlar, "Orada bozgunculuk yapacak, kan dökecek birini mi yaratacaksın? Oysa…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
Melekler, "Seni bütün eksikliklerden uzak tutarız. Senin bize öğrettiklerinden başka bizim hiçbir bilgimiz yoktur. Şüphesiz her şeyi hakkıyla bilen,…
Aynı kök: سبح (92 geçiş) · Ortak kavram: Tesbih
"Allah, çocuk edindi" dediler. O, bundan uzaktır. Hayır! Göklerdeki ve yerdeki her şey Allah'ındır. Hepsi O'na boyun eğmiştir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
Yüce Rabbinin adını tesbih et (yücelt)! dipnot 1
Şu halde azamet sahibi Rabbin adına hareket et!
Öyleyse kudret sahibi Rabbinin ismini yücelt!
Öyleyse tespih et ismi Aziym Rab olan namına!
Şu halde büyük Rabbini ismiyle tesbih et.
Öyleyse Yüce Rabbinin adıyla tesbih et.
Artık, Efendinin Büyük İsmini yücelterek an!
- Hiç düşündünüz mü yaktığınız ateşi? Onun ağacını siz mi var ettiniz yoksa biz mi? Biz onu bir ders ve çölden gelip geçenlerin istifadesi için yarattık. Öyleyse Yüce Rabbinin adını övgüyle an!
Öyleyse Büyük Efendinin ismini yücelt.
Öyleyse Büyük Rabbinin ismini yücelt.
O halde Rabbini o büyük adıyla tesbih et!
O halde tesbih et rabbine azim ismiyle
O halde Azim dipnot 1 Rabb'inin adını tesbih dipnot 2 et.
O halde Azim dipnot 1 Rabb'inin adını tesbih dipnot 2 et.
O halde Azim dipnot 1 Rabb'inin adını tesbih dipnot 2 et.
Şu halde büyük rabbini ismiyle tesbih et.
O halde Rabbini o büyük adiyle tesbih (ve tenzih) et.
Öyleyse Rabbını o büyük adıyla tesbih et.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
O halde sen, Yüce Rabbinin adını tesbih et!
Öyleyse büyük Rabbinin adını yücelt.
Öyleyse sen, Rabbinin muazzam ismi /özelliği dipnot 1 sebebiyle ona boyun eğ! dipnot 2
Öyleyse Yüce Rabbinin adını her türlü eksiklikten uzak tut.
O halde yüce Rabbinin adını tesbih et!
O halde yüce Rabbinin adını tesbih et!
O halde o yüce Rabbinin adını tespih et!
And so, praise the attributes and advance the glory of the Name of Allah your Creator, Who conducts and advances your growth and inspires you with actuation.
so [Prophet] glorify the name of your Lord, the Supreme.
Then celebrate with praises the name of thy Lord, the Supreme!
Glorify, then, (O Prophet), the name of your Great Lord. dipnot 1
So glorify the name of your Lord, the Magnificent!
Then glorify with praises the Name of your Lord, the Most Great.
So celebrate the Name of your Lord, the All-supreme.
Glorify, therefore, the name of your Lord, the Incomparably Great.
Then magnify the Name of thy Lord, the All-mighty.
[After given these intellectually stimulating example, it is time that you] Glorify the name of your Lord, the Supreme.
Then celebrate the grand name of thy Lord!
You shall glorify the name of your Lord, the Great.
Wherefore praise the name of thy Lord, the great God.
Therefore, glorify the name of your Lord, the Supreme.
So extol with the Name of your Lord, The Ever-Magnificent!
Therefor (O Muhammad), praise the name of thy Lord, the Tremendous.
So glorify your Lord, the most supreme.
Extol, then, the limitless glory of thy Sustainer’s mighty name!
So glorify the Name of your Lord, the Greatest.
You shall glorify the name of your Lord, the Great.
You shall glorify the name of your Lord, the Great.
So exalt the name of your Lord, the Most Great.
So give thou glory with the name of thy Lord, the Great!
Work hard, then, to establish the Glory of your Lord's Supreme Name.
Then celebrate with Praises the Name of your Lord (Rab), the Greatest (Al-Azeem)!
So, proclaim purity of the name of your Lord, the Magnificent.
You shall glorify the name of your Lord, the Great.