Diyanet İşleri
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 92. ayet. وَأَمَّآ إِن كَانَ مِنَ ٱلْمُكَذِّبِينَ ٱلضَّآلِّينَ
veemmâ in kâne mine-lmükeẕẕibîne-ḍḍâllîn.
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu Vâkıa 83–96 3
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Bir de cehenneme atılma vardır.
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 92–94. ayetler için yazılmıştır.
92-94. “Ama eğer sapık yalanlayıcılardan ise” hakkı yalanlayıp hidâyetten sapan kimselerden ise “artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet ve cehenneme girip yanmak vardır.” Rablerinin huzuruna varacakları gündeki ziyafetleri, onları çepeçevre kuşatacak ve acısı kalplerine kadar varacak olan cehennem ateşine girip yanmak olacaktır.
Aşırı derecedeki susuzluktan dolayı yardım isteyecekleri vakit de “erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır. O, ne fena içecektir ve orası ne kötü bir konaktır!” (el-Kehf, 18/29)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Eğer ölen kişi dosdoğru yoldan sapan, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerini yalanlayanlardan ise.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
(6-7) Bizi doğru yola, kendilerine nimet verdiklerinin yoluna ilet; gazaba uğrayanlarınkine ve sapıklarınkine değil.
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
İşte onlar, hidayete karşılık sapıklığı satın almış kimselerdir. Bu yüzden alışverişleri onlara kar getirmemiş ve (sonuçta) doğru yolu…
Ortak kavram: Dalâlet (Sapma)
Allah, bir sivrisineği, ondan daha da ötesi bir varlığı örnek olarak vermekten çekinmez. İman edenler onun, Rablerinden (gelen) bir gerçek olduğunu…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(92, 93, 94) Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır. dipnot 1
Fakat eğer o, yalanlayıp da yoldan sapmışlardan biriyse:
Ama eğer biriniz hakikati yalanlayanlardan ve (böylece) yoldan sapmışlardan olursa,
Eğer (o can) sapık inançlı (hakikati) yalanlayıcılardansa;
Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,
Ama yalanlayan sapıklardan ise,
Ama yalanlayan sapkınlar arasındaysa.
- Eğer o kişi, yalanlayan sapıklardansa, o da kaynar su ile ağırlanır ve onun için cehenneme yaslanış vardır.
Ama o yalanlayan sapıklardan ise,
Ama o yalanlayan sapıklardan ise-
Ama o yalanlayan sapıklardan ise,
Ve amma o tekzib eden sapgınlardan ise
Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,
Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,
Ama sapkınlıkta olan yalanlayıcılardan ise,
Ve eğer o, yalanlayan sapıklardan ise,
Amma eğer tekzibcilerden, sapıklardansa,
Eğer sapık yalanlayıcılardan ise;
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Eğer o, yalanlayan sapıklardan ise.
Ama yalanlayıcı sapıklardan ise;
Ama eğer yalan söyleyip duran sapkınlardan ise dipnot 1 ,
Ama eğer yalancı sapkınlardansa,
Eğer o, yalanlayanlardan ve sapıklardan ise.
Eğer o, yalanlayanlardan ve sapıklardan ise...
Eğer yalanlayan sapıklardansa;
But if he or she be among those who denied the truth and strayed from the path of righteousness,
but if he is one of those who denied the truth and went astray,
And if he be of those who treat (Truth) as Falsehood, who go wrong,
And if he is one of those who give the lie (to this Message) and go astray,
And if he is one of the misguided deniers,
But if he (the dying person) be of the denying (of the Resurrection), the erring (away from the Right Path of Islâmic Monotheism),
But if he be of the impugners, the astray ones,
But if he belongs to those who deny the truth and are steeped in error,
But if he be of them that cried lies, and went astray,
…. and lost ones, then his entertainment will be….
Or, if he be of those who say it is a lie,- who err!
But if he is one of the deniers, the strayers.
Or whether he be of those who have rejected the true faith, and gone astray,
And if he is one of the rejecters, the erring ones,
And as for him who in case he is of the beliers (and) the erring,
But if he is of the rejecters, the erring,
But if he is of the deniers and the errants,
But if one happens to be of those who are wont to call the truth a lie, and [thus] go astray,
But if such person is one of the misguided deniers,
But if he is one of the deniers, the strayers.
But if he is one of the disbelievers, the strayers -
But if he was of the deniers [who were] astray,
And if he be of the denying and the straying:
But if he is of the rejecters, the straying,
And if he be of those who treat (truth) as falsehood, who go wrong,
But if he is one of the deniers, the astray,
But if he is one of the deniers, the strayers.