Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 85. ayet

Vâkıa suresi, 85. ayet. وَنَحْنُ أَقْرَبُ إِلَيْهِ مِنكُمْ وَلَٰكِن لَّا تُبْصِرُونَ

venaḥnü aḳrabü ileyhi minküm velâkil lâ tübṣirûn.

Diyanet İşleri

Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 82–88 · surenin 85. ayeti / 96

Konu Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu Vâkıa 83–96 3

  1. Vâkıa 82

    (81-82) Şimdi siz, bu sözü mü küçümsüyorsunuz ve Allah'ın verdiği rızka O'nu yalanlayarak mı şükrediyorsunuz?

  2. Vâkıa 83

    Can boğaza geldiğinde, onu geri döndürsenize!

  3. Vâkıa 84

    Oysa siz o zaman bakıp durursunuz.

  4. 85

    Biz ise ona sizden daha yakınız. Fakat siz göremezsiniz.

  5. Vâkıa 86–87

    (86-87) Eğer hesaba çekilmeyecekseniz ve doğru söyleyenler iseniz, onu geri döndürsenize!

  6. Vâkıa 88

    (88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 83–85. ayetler için yazılmıştır.

83-85. Yani can gelip boğaza dayandığında ve sizler ölüm döşeğinde bu halde can çekişen kimseye bakıp durduğunuzda, biz ilmimizle ve meleklerimiz ile sizden ona daha yakınızdır. Ama siz bunu göremezsiniz.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Biz; ilmimiz, kudretimiz ve meleklerimiz ile ölülerinize sizden daha yakınız. Fakat sizler o melekleri görmüyorsunuz.

Kelimeler

7 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَنَحْنُ ve nehnu ve biz
  2. أَقْرَبُ ekrabu daha yakınız kök: قرب
  3. إِلَيْهِ ileyhi ona
  4. مِنكُمْ minkum sizden
  5. وَلَـٰكِن velakin fakat
  6. لَّا la
  7. تُبْصِرُونَ tubsirune siz görmezsiniz kök: بصر

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 3 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Dedik ki: "Ey Adem! Sen ve eşin cennete yerleşin. Orada dilediğiniz gibi bol bol yiyin, ama şu ağaca yaklaşmayın, yoksa zalimlerden olursunuz."

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    Hani, biz İsrailoğulları'ndan, "Allah'tan başkasına ibadet etmeyeceksiniz, anne babaya, yakınlara, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz, herkese…

  • Aynı kök: قرب (96 geçiş)

    İyilik, yüzlerinizi doğu ve batı taraflarına çevirmeniz(den ibaret) değildir. Asıl iyilik, Allah'a, ahiret gününe, meleklere, kitap ve peygamberlere…

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mustafa İslamoğlu

Ve Biz ona sizden çok daha yakınızdır, fakat siz görmeyeceksiniz.

Muhammed Esed

ve (Bizi) görmediğiniz halde, Biz ona sizden daha yakınken:

Ahmed Hulusi

Biz ona sizden daha yakınızdır, fakat görmezsiniz.

Ali Bulaç

Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.

Ali Özek ve heyeti

(O anda) biz ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Ali Rıza Safa

Ona, sizden daha yakınız. Fakat siz görmezsiniz.

Bayraktar Bayraklı

- Hele can boğaza dayandığı zaman. Siz o zaman, bakıp duracaksınız. O anda biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Edip Yüksel

Biz ona (can çekişene) sizden daha yakınız; ancak siz göremezsiniz.

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Biz ona (can çekişene) sizden daha yakınız; ancak siz göremezsiniz.

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Biz ise ona sizden daha yakınızdır, fakat siz göremezsiniz!

Elmalılı Hamdi Yazır

Biz ise ona sizden yakınızdır ve lakin görmezsiniz

Erhan Aktaş

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Biz ona sizden daha yakınız fakat siz göremezsiniz.

Gültekin Onan

Biz ona sizden daha yakınız; ancak görmezsiniz.

Hasan Basri Çantay

Biz ona sizden yakınız. Fakat görmezsiniz.

İbni Kesir

Biz ona sizden daha yakınız, ama görmezsiniz.

Mehmet Alagaş

(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.

Rowwad Tercüme Merkezi

Biz; ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Süleyman Ateş

Biz ona sizden daha yakınız, fakat siz görmezsiniz.

Süleymaniye Vakfı

Biz ona, sizden daha yakınızdır ama siz göremezsiniz.

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

Biz ona, sizden daha yakınız ama göremezsiniz.

Şaban Britch

Biz, ona sizden daha yakınız, ama göremezsiniz.

Şaban Piriş

Biz, ona sizden daha yakınız. Ama göremezsiniz.

Yaşar Nuri Öztürk

Biz ona sizden daha yakınız, ama siz görmezsiniz.

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

There and then We are in his or her immediate proximity and far closer to the dying than you can possibly perceive or imagine, but you cannot see.

Abdul Haleem

We are nearer to him than you, though you do not see Us-

Abdullah Yusuf Ali

But We are nearer to him than ye, and yet see not,-

Abul A'la Maududi

– at that moment when We are closer to him than you, although you do not see (Us)

Aisha Bewley

and We are nearer him than you but you cannot see –

Al-Hilali & Khan

But We (i.e. Our angels who take the soul) are nearer to him than you, but you see not, (Tafsir At-Tabarî)

Ali Quli Qarai

—and We are nearer to him than you are, though you do not perceive—

Amatul Rahman Omar

And (when) We are nearer to him than you, though you do not see.

Arthur John Arberry

(And We are nigher him than you, but you do not see Us)

Bijan Moeinian

I am the closest to the dying person but you can not see.

E. Henry Palmer

though we are nearer to him than you are, but ye cannot see,-

Edip-Layth

We are closer to it than you are, but you do not see.

George Sale

-- and We are nigher unto him than ye, but ye see not his true condition: --

Hamid S. Aziz

And We are nearer to it (the soul) than you, but you see not -

Mahmoud Ghali

And We are nearer to him than you, but you do not behold-

Marmaduke Pickthall

- And We are nearer unto him than ye are, but ye see not -

Mohamed Ahmed - Samira

We are closer to him than you, even though you cannot see?

Muhammad Asad

and while We are closer to him than you, although you see [Us] not -:

Mustafa Khattab

And We are nearer to such a person than you, but you cannot see.

Progressive Muslims

We are closer to it than you are, but you do not see.

Rashad Khalifa

We are closer to it than you are, but you do not see.

Sahih International

And Our angels are nearer to him than you, but you do not see -

Sam Gerrans

And We were nearer to it than you, but you saw not.

Shabbir Ahmed

And We are closer unto him (the dying person) than you are, although you see not -

Syed Vickar Ahamed

But We are nearer to him than you, and you see not—

Taqi Usmani

And We are closer to him than you, but you do not perceive.

The Monotheist Group

We are closer to it than you are, but you do not see.

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 85. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 85. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 85. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩