Vâkıa suresi

Vâkıa suresi, 9. ayet

Vâkıa suresi, 9. ayet. وَأَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ مَآ أَصْحَٰبُ ٱلْمَشْـَٔمَةِ

veaṣḥâbü-lmeş'emeti mâ aṣḥâbü-lmeş'emeh.

Diyanet İşleri

Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!

26 meali daha karşılaştır →

Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1

Sureyi kesintisiz dinle, okunan kelime işaretlensin

Okuma günlüğüne ekle

Bağlam2

Vâkıa 6–12 · surenin 9. ayeti / 96

Konu Kıyametin kopuşu ve üç sınıf Vâkıa 1–12 3

  1. Vâkıa 6–7

    (3-7) Yeryüzü şiddetle sarsıldığı, dağlar parça parça dağılıp saçılmış toz olduğu ve siz de üç sınıf olduğunuz zaman, O, (kimini) yükseltir, (kimini) alçaltır.

  2. Vâkıa 8

    Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!

  3. 9

    Kötülüğe batanlara gelince; ne mutsuz kimselerdir!

  4. Vâkıa 10–11

    (10-11) (İman ve amelde) öne geçenler ise (Ahirette de) öne geçenlerdir. İşte onlar (Allah'a) yaklaştırılmış kimselerdir.

  5. Vâkıa 12

    Onlar, Naim cennetlerindedirler.

Tefsir4

2 eser · ayetin kendisi değil, ona getirilmiş yorum

Tefsîru's-Sa'dî 5

Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)

Abdurrahman b. Nâsır es-Sa'dî (v. 1957)

Bu metin 7–9. ayetler için yazılmıştır.

7. Ey insanlar! “Sizler de üç sınıf olduğunuzda” iyi ve kötü amellerinize göre üç ayrı gruba ayrıldığınızda… Sonra bu üç grubun her birisini ayrıntılı olarak söz konusu ederek şöyle buyurmuştur:

8. “Amel defterleri sağdan verilecek olanlar, ne mutludur amel defterleri sağdan verilecek olanlar!” Bu ifade, onların şanlarını yüceltmekte, durumlarının güzelliğini dile getirmektedir.

9. “Amel defterleri soldan verilecek olanlar, ne bedbahttır amel defterleri soldan verilecek olanlar” Bu da onların durumlarının oldukça dehşetli olacağını ifade etmektedir.

el-Muhtasar 6

el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)

Merkezü Tefsîr li'd-Dirâsâti'l-Kur'âniyye

Sol taraf ehli öyle kimselerdir ki, kitaplarını sol taraflarından alırlar. Onların makamları ne kötü, ne aşağılıktır!

Kelimeler

5 kelime · kök bağlantısı bütün geçişlere götürür
  1. وَأَصْحَـٰبُ ve eshabu adamları kök: صحب
  2. ٱلْمَشْـَٔمَةِ l-meşemeti solun kök: شام
  3. مَآ ma ne (uğursuzlardır)
  4. أَصْحَـٰبُ eshabu adamları kök: صحب
  5. ٱلْمَشْـَٔمَةِ l-meşemeti solun kök: شام

Keşif7

Bu ayet neyle ilişkili

İlgili ayetler 4 bağ · gerekçesi yanında yazar

  • Aynı kök: شام (3 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Ayetlerimizi inkar edenler ise; kötülüğe batmış kimselerdir.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    Evet, kötülük işleyip suçu benliğini kaplamış (ve böylece şirke düşmüş) olan kimseler var ya, işte onlar cehennemliklerdir. Onlar orada ebedi…

  • Aynı kök: صحب (97 geçiş)

    İman edip salih ameller işleyenler ise cennetliklerdir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.

Bu ayeti taşıyan yazmalar 8

57 yazma · en eski 5 tanesi

Tamamı: yazma kataloğu

Diğer mealler9

26 meal daha · Diyanet İşleri yukarıda
Karşılaştır — hangi mealler görünsün?

Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.

Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.

Mehmet Okuyan

Solun halkı, ne mutsuz insanlardır o solun halkı! dipnot 1

Mehmet Okuyan — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    "Sağın halkı" ifadesi, İsrâ 17:71, Hâkka 69:19 ve İnşikâk 84:7'de belirtildiği gibi mahşerde amel defteri kendisine sağdan verilecek iyi kişiler, dünyada verdikleri kulluk yeminine sadık kalanlardır; "solun halkı" ise Hâkka 69:25 ve İnşikâk 84:10'da verilen bilgiler gereği bu defterin kendilerine sol ve arka taraftan verilecek kötü kişileri tanımladığı bilinmektedir.

Mustafa İslamoğlu

Bir de bedbaht kampa dahil olan kesim olacak; ama ne felaket bir bedbahtlık!..

Muhammed Esed

Ve kiminiz kötülüğe batmışlardan olacak. Ah! ne (mutsuz) kimselerdir kötülüğe batmış olanlar!

Ahmed Hulusi

Ashab-ı Meş'eme (solcular, Hak'tan kozalı yaşamışlar), ne ashab-ı meş'emedir!

Ali Bulaç

"Ashab-ı Meş'eme" ne (mutsuz ve uğursuzdur o) "Ashab-ı Meş'eme".

Ali Özek ve heyeti

Soldakiler, ne bahtsızdırlar onlar!

Ali Rıza Safa

Ve kötülüğe batanların yoldaşları! Kötülüğe batanların yoldaşları, nedir? dipnot 488

Ali Rıza Safa — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 488
    "Kötülüğe batanların yoldaşları" olarak yazdığımız "Ashabu'l meş'eme" terimi, kimi Kur'an çevirilerinde, "Soldakiler" veya "Sol taraf halkı" veya "Defterleri soldan verilenler" veya "Solcular" veya "Mutsuzlar" veya "Uğursuzluk ve bunalım dostları" biçiminde çevrilmiştir. Kimi Kur'an çevirilerinde ise "Ashab-ı meş'eme" olarak bırakılmıştır. Bu terimin tıpkısı, 90:19 ayetinde de bildirilmiştir.

Bayraktar Bayraklı

Sol taraftaki mutsuz kişiler, ne kötü olacak onların halleri!

Edip Yüksel

Mutsuzlar ne kadar da mutsuzdurlar!

Edip Yüksel (Eski Baskı)

Mutsuzlar ne kadar da mutsuzdurlar!

Elmalılı (sadeleştirilmiş)

Solda solun adamları, ne mutsuzdur onlar!

Elmalılı Hamdi Yazır

Solda "Ashab-ı Meş'eme": Ne "Ashab-ı Meş'eme!"

Erhan Aktaş

Ashabı meş'eme! dipnot 1 Nedir ashabı meş'eme?

Erhan Aktaş — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Kelime anlamı olarak, "uğursuzluk, talihsizlik demektir. "Sol el" anlamı da bulunmaktadır. "Amel defterleri solundan verilenler" veya "solun ashabı," "solun taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen Ashabı meş'eme; Arapça'da deyim olarak, zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler demektir.

Erhan Aktaş (10. Baskı)

Ashabı meş'eme dipnot 1 ! Nedir ashabı meş'eme?

Erhan Aktaş (10. Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Sözcük olarak, "uğursuzluk, talihsizlik demektir. "Sol el" anlamı da bulunmaktadır. "Amel defterleri solundan verilenler" veya "solun ashabı, " "solun taraftarları" şeklinde yanlış anlam verilen Ashabı meş'eme; Arapçada deyim olarak; zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler demektir.

Erhan Aktaş (Eski Baskı)

Ashabı meş'eme dipnot 1 ! Nedir ashabı meş'eme?

Erhan Aktaş (Eski Baskı) — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    Genellikle "amel defterleri solundan verilenler" veya "solun ashabı," "solun taraftarları" şeklinde çeviriye konu edinilen Ashabı meş'eme; Arapçada bir deyim olup; zillet içerisinde, aşağılık, değersiz, onursuz kimseler için kullanılmaktadır.

Gültekin Onan

'Ashab-ı Meş'eme' ne (mutsuz ve uğursuzdur o) 'Ashab-ı Meş'eme'.

Hasan Basri Çantay

Solcular (a gelince:) O solcular ne (bedbaht) dırlar!

İbni Kesir

Solcular; o solcular ne bahtsızdırlar.

Mehmet Alagaş

(7-26) Sizler üç türdünüz, Sağın sahipleri! nedir sağın sahipleri? Solun sahipleri! nedir sonun sahipleri? Yarıştıkça yarışanlar! Bunlar Naim cennetlerinde yakınlaşanlar / akrabalaşanlardır. Evvelkilerden sülalece sonrakilerden azıcık . (Yarışanlar zamanla azalsa da hep varlar) Oymalı, işlemeli koltuklar üzerinde , karşılıklı olarak yaslanır vaziyetteler , a ralarında, kaynağından doldurulmuş kadehler ibrikler ve sürahilerle ölümsüz gençler dolaşır , o içtikleri şeyden dolayı ne başları döner ne de başları ağrır , seçip beğendikleri meyvelerden ve iştah ettikleri kuşun etinden, ve de iri gözlü saklı inciler misali hurilerden , yaptıklarının karşılığıdır, o rada ne bir boş laf işitirler ne de kötülenirler , onlara s adece Selam Selam denilir.

Rowwad Tercüme Merkezi

Soldakiler, ne bahtsızdır onlar!

Süleyman Ateş

Solun adamları (amel defterleri sol tarafından verilenler), ne uğursuzlardır onlar!

Süleymaniye Vakfı (Eski Baskı)

(İkinci sınıf) uğursuzlardır. Ne yazık o uğursuzlara!

Şaban Britch

Soldakiler, nedir o soldakiler?

Şaban Piriş

Sol taraf halkı... Ne sol taraf halkı!

Yaşar Nuri Öztürk

İşte şomluk ve bunalım yaranı. Nedir şomluk ve bunalım yaranı?

İngilizce çeviriler

(27)

Abdel Khalek Himmat

A position on the left side which of right belongs to those who had eagerly earned their position on the left. Among them are those who denied Allah and the hypocrites who assumed a false appearance of virtue and goodness with dissimulation of real character and inclinations and also those who counselled deaf to Allah's ordinances. These had Allah destined to hell where they make abode.

Abdul Haleem

Those on the Left––what people they are!

Abdullah Yusuf Ali

And the Companions of the Left Hand,- what will be the Companions of the Left Hand?

Abul A'la Maududi

And the People on the Left: dipnot 1 and how miserable will be the People on the Left!

Abul A'la Maududi — dipnotlar

  1. metne dön, dipnot 1
    The word mashamah in ashab-al-mashamah, in the original, is from shum which means misfortune, ill-luck and bad omen. In Arabic the left hand also is called shuma. The Arabs regarded shimal (the left hand) and shum (bad omen) as synonyms, the left hand being a symbol of weakness and indignity. If a bird flew left on the commencement of a journey, they would take it as a bad omen; if they made a person sit on their left, it meant they regarded him as a weak man. Therefore, ashab-almashamah implies ill-omened people, or those who would suffer disgrace and ignominy, and would be made to stand on the left side in the court of Allah.

Aisha Bewley

the Companions of the Left: what of the Companions of the Left?

Al-Hilali & Khan

And those on the Left Hand (i.e. those who will be given their Record in their left hands) - how (unfortunate) will be those on the Left Hand! (As a disgrace for them, because they will enter Hell).

Ali Quli Qarai

And the People of the Left Hand —and what are the People of the Left Hand?

Amatul Rahman Omar

And (then) those that are wretched, how (miserable) the condition of the wretched will be!

Arthur John Arberry

Companions of the Left (O Companions of the Left!)

Bijan Moeinian

(B) And the [misfortunate] people of the left hand. How unfortunate will be the people of the left hand.

E. Henry Palmer

And the fellows of the left hand - what unlucky fellows!

Edip-Layth

Those on the left; who will be from those on the left?

George Sale

And the companions of the left hand; -- how miserable shall the companions of the left hand be! --

Hamid S. Aziz

And then the companions of the left hand - what will be the companions of the left hand?

Mahmoud Ghali

And the companions of the Sinister (befalling), what (will become) of the companions of the Sinister (befalling)? (Or: the Left Hand)

Marmaduke Pickthall

And (then) those on the left hand; what of those on the left hand?

Mohamed Ahmed - Samira

Then those of the left hand -- how (unhappy) will be those of the left hand!

Muhammad Asad

And there shall be such as will have lost themselves in evil: oh, how [unhappy] will be they who have lost themselves in evil!

Mustafa Khattab

the people of the left, how ˹miserable˺ will they be;

Progressive Muslims

And those on the left, who will be from those on the left

Rashad Khalifa

Those who deserved misery will be in misery.

Sahih International

And the companions of the left - what are the companions of the left?

Sam Gerrans

And the companions of the left! — what of the companions of the left? —

Shabbir Ahmed

And (secondly) the unblessed ones. Ah, how unfortunate are the unblessed ones! ('Mash'amah, from 'Shimal' = Unblessed = Left side = Wrong action (18:17), (56:41), (69:25)).

Syed Vickar Ahamed

And (there will be) the companions of the left hand— What will be the companions of the left hand?

Taqi Usmani

And the People of the Left ? How (wretched) are the People of the Left!

The Monotheist Group

And those on the left, who will be from those on the left?

Notlar ve kaynaklar

  1. Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 9. ayet kıraati — Mishary Rashid Alafasy. EveryAyah — ayet ayet kıraat arşivi · Kayıtlar kârîlere aittir; arşiv ücretsiz dağıtım için yayımlanır. İzin proje sahibi tarafından yürütülür (karar 2026-09-06).
    ↩
  2. Bağlam metinleri Diyanet İşleri mealindendir; bu ayetin bütün mealleri aşağıdadır. Birleşik numaralar (Diyanet İşleri bu ayetleri tek metin olarak veriyor) aralık olarak yazılır. ↩
  3. Konu başlıkları platform derlemesidir; bir tefsirden alınmamıştır. ↩
  4. Tefsir ayetin kendisi değil, ona getirilmiş bir YORUMDUR; her eser kendi geleneğinden konuşur ve aralarında fark olabilir. Yukarıdaki 2 eser tek doğru olarak değil, kaynağıyla birlikte verilir (plan §12.9). ↩
  5. QuranEnc.com · sürüm 1.0.0 · anahtar turkish_saadi. Rowwad Tercüme Merkezi gözetiminde Türkçeye çevrildi. Selefî geleneğe ait bir tefsirdir; tek başına değil, kaynak etiketiyle ve başka tefsirlerle birlikte gösterilmelidir (plan §12.9).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 9. ayet tefsiri — Tefsîru's-Sa'dî. QuranEnc — Kral Fahd Kur'an-ı Kerim Basım Kompleksi · quranenc.com — yeniden yayin izinli; degistirilmeden, kaynak ve surum belirtilerek
    ↩
  6. Kur'an bütünlüğünü gözeten kısa/özet tefsir; bir kurul eseridir, tek müellifi yoktur. QUL kaynak 258 üzerinden alındı (indirme oturum açmayı gerektirir).
    Kaynaklı bilgi — Vâkıa suresi, 9. ayet tefsiri — el-Muhtasar. QUL — Quranic Universal Library (Tarteel) · Yeniden yayın izinli — izin proje sahibi tarafından alındı (2026-09-06)
    ↩
  7. Her bağın gerekçesi yanında yazar. Bunlar yorum değil, ortak kıssa / olay / kök / kavram sayımıdır. Meal parçaları Diyanet İşleri mealindendir. ↩
  8. Görüntüler kullanım kısıtlı olduğu için burada gösterilmez, kaynağa bağlanır. Kaynak: Corpus Coranicum (BBAW), CC BY-SA 4.0. ↩
  9. Mealler arasındaki fark yorum farkıdır; hiçbiri tek doğru olarak sunulmaz. ↩