Diyanet İşleri
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 91. ayet. فَسَلَٰمٌ لَّكَ مِنْ أَصْحَٰبِ ٱلْيَمِينِ
feselâmül leke min aṣḥâbi-lyemîn.
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu Vâkıa 83–96 3
(88-89) Fakat (ölen kişi) Allah'a yakın kılınmışlardan ise, ona rahatlık, güzel rızık ve Naim cenneti vardır.
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Bir de cehenneme atılma vardır.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 90–91. ayetler için yazılmıştır.
90. “Eğer amel defterleri sağdan verilenlerden ise...” Bunlar, farzları edâ eden ve haramları terk eden, bununla birlikte iman ve tevhîdlerine halel getirmeyecek bazı hakları yerine getirmekte kısmen kusur işleyen kimselerdir.
91. İşte bunlardan olan kimseye: “Amel defterleri sağdan verilenlerden sana selam olsun” denir. Yani kardeşlerin olan bu kimselerden sana selâm vardır, denilir.
Bu da şu demektir: O, onlara ulaştığında ve onlar da onu karşıladığında onu selâmlayacaklardır. Yahut da ona şöyle denilecektir: Her türlü afet, belâ ve azaptan yana sana esenlik vardır. Çünkü sen amel defterleri sağdan verilenlerden yani helâk edici günahlardan uzak bir kimsesin.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Bu metin 90–91. ayetler için yazılmıştır.
Eğer ölen kişi sağ taraf ehlinden ise onların durumu için kaygı duyma. Zira onlar için selamet ve güven vardır.
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Allah'a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Ana babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki…
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler var ya; ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: يمن (71 geçiş) · Aynı kök: صحب (97 geçiş)
Ahiret mutluluğuna erenler, ne mutlu kimselerdir!
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
De ki: "Allah'ı bırakıp da bize faydası olmayan, zararı da dokunmayan şeylere mi tapalım? Allah, bizi hidayete kavuşturduktan sonra gerisingeri…
Aynı kök: صحب (97 geçiş) · Ortak kavram: İslâm
İkisi (cennet ve cehennem) arasında bir sur, A'raf üzerinde de birtakım adamlar vardır. Cennet ve cehennemliklerin hepsini simalarından…
Aynı kök: صحب (97 geçiş)
İnkar edenler ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte bunlar cehennemliktir. Onlar orada ebedi kalacaklardır.
Ortak kavram: İslâm
Musa şöyle dedi: "Rabbim diyor ki; o, çift sürmek, ekin sulamak için boyunduruğa vurulmamış, kusursuz, hiç alacası olmayan bir sığırdır." Onlar,…
Ortak kavram: İslâm
Hayır, öyle değil! Kim "ihsan" derecesine yükselerek özünü Allah'a teslim ederse, onun mükafatı Rabbinin katındadır. Artık onlara korku yoktur, onlar…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(90, 91) Sağın halkından ise (kendisine) "Sana (senin gibi olan) sağın halkından selam olsun!" (denecektir).
Artık, (ey) sözünün eri olan bahtiyarlardan olan kişi: sana selam olsun!
(cennette şu sözlerle karşılanacaktır:) "Dürüst ve erdemlilerden (olan) sana selam olsun!"
(Eğer öyle ise): "Ashab-ı yemin'den senin için bir Selam var" (denilir).
Artık, "Ashab-ı Yemin"den selam sana.
«Ey sağdaki! Sana selam olsun!»
Öyleyse selam sana; üzerindeki sözü yerine getiren.
- Eğer sağdakilerdense, kendisine, "Sağdakilerden sana selam vardır" denilir.
"Sana sağdakilerden selam olsun!"
'Sana sağdakilerden selam olsun!'
artık selam sana, sağın adamlarından.
artık selam sana Eshab-ı Yemin'den
O zaman sağın adamlarından, "Sana selam olsun."
O zaman sağın adamlarından, "Sana selam olsun."
O zaman sağın adamlarından, " Sana selam olsun."
Artık, 'Ashab-ı Yemin'den selam sana.
Artık sağcılardan selam sana!
Selem sana sağcılardan.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Ey sağdaki! Sana selam olsun!
"(Ey sağcı) Sana sağcılardan selam var!"
(ona şöyle denir:) "Defteri sağdan verilenlerden olan kişi! Sana selam olsun!"
Uğurlu olan kimseler güven ve esenlik içinde olurlar.
Ey sağdaki! Sana selam olsun!
Sağ taraf halkından sana selam!
"Selam sana kutlu ve uğurlu kişilerden!" denir ona.
Then a greeting of " Peace be upon you " shall be addressed by the angels who express good will.
[he will hear], ‘Peace be on you,’ from his companions on the Right;
(For him is the salutation), "Peace be unto thee", from the Companions of the Right Hand.
he will be welcomed by the words: "Peace to you" from the People on the Right.
‘Peace be upon you!’ from the Companions of the Right
Then there is safety and peace (from the Punishment of Allâh) for those on the right Hand.
then ‘Peace be on you, ’ [a greeting] from the People of the Right Hand!
Then (it will be said to him, ) `Peace be upon you ever, (O you) of the blessed people!'
'Peace be upon thee, Companion of the Right!'
If the dying person is of disbelievers….
then 'Peace to thee!' from the fellows of the right!
Then: "Peace" from the people of the right.
he shall be saluted with the salutation, Peace be unto thee! By the companions of the right hand, his brethren:
Then (the salutation) "Peace to you" from the companions of the Right Hand.
Then (it will be said), "Peace be upon you; (you are) one of the companions of the Right. "
Then (the greeting) "Peace be unto thee" from those on the right hand.
There will be the salutation by those of the right hand: "Peace on you.
[he, too, will be welcomed into paradise with the words,] "Peace be unto thee [that art] of those who have attained to righteousness!"
then ˹they will be told,˺ "Greetings to you from the people of the right."
Then: "Peace" from the people of the right.
peace is the lot of those on the right.
Then [the angels will say], "Peace for you; [you are] from the companions of the right. "
“Peace for thee, among the companions of the right!”
So, "Salutation of Peace be upon you!" - from the blessed ones. (56:38).
(For him is the salutation); "Peace be upon you, " for the companions of the right hand.
then, (it will be said to him,) "Peace is for you, as you are one of the People of the Right."
Then: "Peace" from the people of the right.