Diyanet İşleri
"Evvelki atalarımız da mı?"
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 48. ayet. أَوَءَابَآؤُنَا ٱلْأَوَّلُونَ
eveâbâüne-l'evvelûn.
"Evvelki atalarımız da mı?"
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Soldakilerin hâli Vâkıa 41–56 3
Çünkü onlar, bundan önce (dünyada varlık içinde) sefahata dalmış ve azgın kimselerdi.
Büyük günah üzerinde ısrar ediyorlardı.
Diyorlardı ki: "Biz öldükten, toprak ve kemik yığını haline geldikten sonra mı, biz mi bir daha diriltilecekmişiz?"
"Evvelki atalarımız da mı?"
(49-50) De ki: "Şüphesiz öncekiler ve sonrakiler, mutlaka belli bir günün belli bir vaktinde toplanacaklardır."
(51-52) Sonra siz ey haktan sapan yalanlayıcılar! Mutlaka (cehennemde) bir ağaçtan, zakkumdan yiyeceksiniz.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 45–48. ayetler için yazılmıştır.
45. Daha sonra cehennemlikleri böyle bir cezaya maruz bırakan amellerini söz konusu ederek şöyle buyurmaktadır: “Çünkü onlar, bundan önce refah içinde şımarmış kimselerdi.” Dünya onları alabildiğine oyalamıştı. Onlar dünya için çalışmış, dünya nimetlerinden oldukça yararlanmış, bunun sonucunda da uzun emeller onları oyalayarak güzel amellerde bulunmalarını engellemişti. İşte Yüce Allah’ın kendilerini yermesine sebep olan rahat yaşayış ve refah budur.
46. “Büyük günah üzerinde ısrar ederlerdi.” Pek büyük günahlar işler, bunlardan tevbe etmez, bunlar dolayısı ile pişmanlık duymazlardı. Aksine yüce Mevlâlarını gazaplandıracak şeyleri ısrarla yaparlardı. Bu yüzden O’nun huzuruna, bağışlanıp affolunmamış pek çok ağır günah yükü ile gelmişlerdir.
47-48. Hem onlar öldükten sonra dirilişi de inkâr ediyor ve bunun gerçekleşmesinin uzak bir ihtimal olduğunu ifade ederek şöyle diyorlardı: “Biz ölüp de toprak ve kemik olduğumuz vakit, evet biz (bu hale geldikten sonra) mı diriltileceğiz?! Geçmiş atalarımız da mı (diriltilecek)?” Biz ölümden sonra çürüyüp toprak ve kemikler haline geldikten sonra nasıl diriltileceğiz? Böyle bir şey imkânsızdır, diyorlardı.
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
"Bizden önce ölen atalarımız da mı diriltilecekler?"
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Yoksa siz Yakub'un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına, "Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?" dediği, onların da, "Senin ilahına ve ataların İbrahim,…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Onlara, "Allah'ın indirdiğine uyun!" denildiğinde, "Hayır, biz, atalarımızı üzerinde bulduğumuz (yol)a uyarız!" derler. Peki ama, ataları bir şey…
Aynı kök: ابو (117 geçiş)
Hac ibadetinizi bitirdiğinizde, artık (cahiliye döneminde) atalarınızı andığınız gibi, hatta ondan da kuvvetli bir anışla Allah'ı anın. İnsanlardan,…
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(47, 48) Şöyle diyorlardı: "Hem biz hem de önceki atalarımız, ölüp toprak ve kemik hâline geldikten sonra (yeniden) diriltilecekmişiz, öyle mi?"
Önden giden atalarımız da (diriltilecek), öyle mi?"
Ve eski atalarımız da mı?"
"Evvelki atalarımız da mı?" derlerdi.
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
Önceki atalarımız da mı?
"Önceki atalarımız da mı?"
- Şöyle diyorlardı: "Ölüp, toprak ve kemik olduktan sonra mı yeniden diriltileceğiz? Eski atalarımız da mı?" De ki: "Şüphesiz öncekiler de, sonrakiler de,belli bir günün randevusunda bir araya getirileceklerdir."
"Önceki atalarımız da mı?"
'Önceki atalarımız da mı?'
Önceki atalarımız da mı?"
Ya evvelki atalarımız da mı?
"Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?"
Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?
Bizden önce ölmüş olan atalarımız da mı?
"Önceden gelip geçmiş atalarımız da mı?"
"Evvelce geçmiş atalarımız da mı?"
Önce gelmiş geçmiş atalarımız da mı?
(41-55) Solun sahipleri! nedir solun sahipleri? Alev ve kaynar suyun olduğu, ikramın ve serinliğin olmadığı sıcak bir gölgenin içindedirler, b undan önce onlar keyiflerine düşkün idiler , b üyük bir günah üzerinde ısrar ediyorlardı , diyorlardı ki, öldüğümüz, kemik ve toprak olduğumuz vakit , kesin, diriltilecek miyiz? Evvelki babalarımız da mı? De ki kesinlikle! evvelkiler de sonrakiler de bilinen günün belirlenmiş vaktinde toparlanacaklar. Sonra Ey yalancı sapmışlar! sizler, Zakkum bir ağaçtan yiyeceksiniz, onunla karnınızı dolduracaksınız ve üzerine de kaynar su içeceksiniz susamış devenin içişi gibi içeceksiniz, din günü indirilişiniz bu şekilde olacaktır.
"Daha önceki atalarımız da mı?"
"Önceki atalarımız da mı?"
Geçmiş atalarımız da mı dipnot 1 !"
"Eski atalarımız da mı kalkacak!" derlerdi.
Daha önceki atalarımızda mı?
Daha önceki atalarımızda mı? ..
"Önceki atalarımız da mı?"
" And what about our forefathers; are they also included? "
And our earliest forefathers too?’
"(We) and our fathers of old?"
(We) and our fore-fathers of yore?"
or our forefathers, the earlier peoples?’
"And also our forefathers?"
And our forefathers too?’
`And is it that our fathers of yore (shall also be raised to a new life with us)?'
What, and our fathers, the ancients?'
[Continuing their joke:] "How about our forefathers who died before?"
or our fathers of yore?'
"As well as our forefathers?"
Shall our forefathers also be raised with us?
"Or our fathers of yore?"
And (also) our earliest fathers?"
And also our forefathers?
And so will our fathers?"
and perhaps, too, our forebears of old?"
And our forefathers as well?"
"As well as our forefathers"
"Does this include our forefathers?"
And our forefathers [as well]?"
“Or our fathers of former times?”
And also our forefathers?"
"We and our fathers of old?"
and our ancient fathers as well?"
"And also our fathers of old?"