Diyanet İşleri
Bir de cehenneme atılma vardır.
Vâkıa suresi
Vâkıa suresi, 94. ayet. وَتَصْلِيَةُ جَحِيمٍ
vetaṣliyetü ceḥîm.
Bir de cehenneme atılma vardır.
Mishary Rashid Alafasy murattal — ölçülü tempo 1
Konu Can boğaza geldiğinde: üç sınıfın sonu Vâkıa 83–96 3
(90-91) Eğer Ahiret mutluluğuna ermiş kişilerden ise, kendisine, "Selam sana Ahiret mutluluğuna ermişlerden!" denir.
(92-93) Ama haktan sapan yalancılardan ise, işte ona da kaynar sudan bir ziyafet vardır.
Bir de cehenneme atılma vardır.
Şüphesiz bu, kesin gerçektir.
Öyleyse yüce Rabbinin adını tesbih et.
Teysîru'l-Kerîmi'r-Rahmân fî Tefsîri Kelâmi'l-Mennân (Türkçe)
Bu metin 92–94. ayetler için yazılmıştır.
92-94. “Ama eğer sapık yalanlayıcılardan ise” hakkı yalanlayıp hidâyetten sapan kimselerden ise “artık (onun için) kaynar sudan bir ziyafet ve cehenneme girip yanmak vardır.” Rablerinin huzuruna varacakları gündeki ziyafetleri, onları çepeçevre kuşatacak ve acısı kalplerine kadar varacak olan cehennem ateşine girip yanmak olacaktır.
Aşırı derecedeki susuzluktan dolayı yardım isteyecekleri vakit de “erimiş maden gibi yüzleri kavuran bir su ile yardımlarına varılacaktır. O, ne fena içecektir ve orası ne kötü bir konaktır!” (el-Kehf, 18/29)
el-Muhtasar fî Tefsîri'l-Kur'âni'l-Kerîm (Türkçe)
Onun için cehennem ateşinde yanmak vardır.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)
(161-163) (Ey müşrikler!) Ne siz ve ne de taptıklarınız, cehenneme gireceklerden başkasını kandırıp Allah'ın yolundan saptırabilirsiniz.
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)
"Sonra onu cehenneme atın."
Aynı kök: صلي (25 geçiş) · Aynı kök: جحم (26 geçiş)
Sonra onlar muhakkak cehenneme gireceklerdir.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
Şüphesiz biz seni hak ile; müjdeleyici ve uyarıcı olarak gönderdik. Sen cehennemlik olanlardan sorumlu tutulacak değilsin.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edip ayetlerimizi yalanlayanlar var ya; işte onlar cehennemliklerdir.
Aynı kök: جحم (26 geçiş)
İnkar edenlere ve ayetlerimizi yalanlayanlara gelince, işte onlar cehennemliklerdir.
Tamamı: yazma kataloğu
Seçim bu sayfada geçerlidir; başka bir ayete geçince sıfırlanır. Saklamak tarayıcıda betik çalıştırmayı gerektirirdi, okuma ekranında betik çalıştırmıyoruz.
Hiçbir meal işaretlenmedi. Yukarıdaki listeden en az bir meal seçin ya da “yalnızca işaretlediklerimi göster” kutusunu kapatın.
(92, 93, 94) Sapkınlık yapan, yalanlayanlardan ise ona da kaynar sudan bir ziyafet(!) ve cehenneme yaslanma vardır. dipnot 1
ve çılgın bir ateşe atılmaktır.
ve alev saçan bir ateşin sıcaklığı!
Cahim'in (yakıcı şartlar) ateşine maruz kalır!
Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da.
Ve (onun sonu) cehenneme atılmaktır.
Ve cehenneme atılmak.
- Eğer o kişi, yalanlayan sapıklardansa, o da kaynar su ile ağırlanır ve onun için cehenneme yaslanış vardır.
ve cehennemde yanma...
ve cehennemde yanma...
ve yaslanacağı cehennemdir!
Ve yaslanacağı Cahimdir
Ve Cehennem'e atılma vardır.
Ve Cehennem'e atılma vardır.
Ve Cehennem'e atılma vardır.
Ve çılgınca yanan ateşe bir atılma da.
ve cehenneme bir atılış.
Ve cehenneme atılış.
(3, 9, 56, 57, 58, 59, 60, 61, 62, 63, 64, 65, 66, 67, 68, 69, 70, 71, 72, 74, 74, 75, 76, 77, 78, 79, 80, 81, 82, 83, 84, 85, 86, 87, 88, 89, 90, 91, 92, 94, 95, 96) Sizleri biz yarattık hala onaylamıyor musunuz / tasdik etmiyor musunuz? Döktüğünüz şeyi / meniyi görmüyor musunuz siz mi onu yaratıyorsunuz yoksa biz mi yaratıcıyız? Sizin aranızda ölümü biz ayarladık / takdir ettik, sizi benzerlerinizle değiştirmede ve bilemediğiniz şekilde yeniden inşa etmede bizi geçemezsiniz. Kesin olan şu ki, ilk yaratılışınızı / ilk inşanızı bildiniz , halde hatırlasanıza. Neyi ektiğinizi görmüyor musunuz? Siz mi onu yetiştiriyorsunuz / ziraat ediyorsunuz yoksa biz mi onu ziraat ediyoruz ? Eğer istesek, onu çerçöp halinde yapardık , siz de şaşırır kalırdınız. Biz borca girdik ve üstelikte mahrum bırakıldık derdiniz. İ çtiğiniz suyu görmüyor musunuz? Bulut'tan onu siz mi indiriyorsunuz yoksa biz mi indiriciyiz ? Eğer i stesek onu acı yapardık. O halde teşekkür etsenize. Yaktığınız ateşi görmüyor musunuz? Onun ağacını siz mi yarattınız / inşa ettiniz yoksa biz mi inşa atçıyız? Biz onu / ateşi (cehennemin) hatırlanması için ve de ihtiyaç giderici geçimlik malzeme / meta yaptık. Çok büyük olan Rabbinin ismini üstün tut. Yemin olsun yıldızlarda vuku bulacaklara. Eğer bilebilirsen ki bu yemin, kesinlikle çok büyük bir yemindir. Kesinlikle o , ikam eden bir Kur’andır, titizlikle saklanan kitaptadır, ona temiz olandan başkası el süremez (istese de dokunamaz) alemlerin Rabbinden indirilmedir. Sizler bu anlatıyı hor mu görüyorsunuz? Rızkınızı siz mi yap ıyorsunuz? Kesinlikle siz yalanlamış oluyorsunuz? (Rızkı biz kazandık deyince bizi yok saymış oluyorsunuz) Boğazınızda (ölüm) olgunlaştığı vakit, sizler o süre boyunca bakar kalırsınız , biz ona sizden daha yakınız ve lakin siz göremezsiniz. Eğer ki sizler hesap dışındaysanız, (Size hesap sorulmayacaksa) eğer ki doğruysanız, onu geri döndürün / geri çevirin. Amma eğer o / ölen sağın halkı idiyse sağın halklarından selam sana. Amma eğer o, sapmış yalancılardan idiyse indirilecek olan kaynar sudur ve cehenneme salınır. Kesinlikle bu yaşanacak bir hakikattir. Çok büyük Rabbinin ismini üstün tut.
Ve (onun sonu) Cehennem'e atılmaktır.
Ve cehenneme atılma var.
ve yakıcı ateşte kızarma vardır dipnot 1 .
Ayrıca ateş yığınında kızarırlar.
Ve cehenneme atılış.
Ve cehenneme atılış...
Ve cehenneme salıverilme var ona.
And he or she shall go down in Hell to the pit.
He will burn in Hell.
And burning in Hell-Fire.
and will be scorched by the Fire.
and roasting in the Blazing Fire.
And burning in Hell-fire.
and entry into hell.
And burning in Hell.
and the roasting in Hell.
… burning in Hell.
and broiling in hell!
A burning in hell.
and the burning of hell fire.
And burning in Hell.
And the roasting in Hell-Fire.
And roasting at hell-fire.
And the roasting in Hell.
and the heat of a blazing fire!
and burning in Hellfire.
And a burning in Hell.
and burning in Hell.
And burning in Hellfire
And burning in Hell.
And scorching heat before the Insurmountable Barrier.
And burning in Hell-Fire.
and burning in the Hell.
And a burning in Hell.